Komşunun Uzun Bakışlarıyla İlk Kez Titreyen Eşim

Komşumuz 45 yaşındaki Trent’in bakışlarıyla karım 28 yaşındaki Vanessa ilk kez titreyerek onunla yattı.

10 min read September 25, 2026New

Her şeyi en başından itiraf eder gibi anlatacağım. Ben 32 yaşındaki Dante’yim. 28 yaşındaki karım Vanessa’yla yeni taşındığımız sitede hayatımız sakin başlıyordu. Vanessa uzun kahverengi saçlı, dolgun dudakları ve kalçalarıyla, her hareketinde erkeklerin başını döndüren bir kadındı. 45 yaşındaki komşumuz Trent ise olgun, geniş omuzlu, gri saçları ve kendinden emin duruşuyla hemen dikkat çekiyordu. İlk günlerde balkonlarda, asansörde karşılaştığımızda Trent’in bakışlarını fark ettim. Gözleri Vanessa’nın ince askılı bluzundan taşan göğüslerinde, dar şortunun altındaki bacaklarında ve kalçalarında uzun uzun kalıyordu. Sanki karımı soyuyordu bakışlarıyla. İçimde hem kıskançlık hem de tuhaf bir sıcaklık yükseliyordu. Sikim istemeden sertleşiyor, “Bu adam karımı istiyor” diye düşünüyordum ama Vanessa’ya hemen bir şey söylemedim.

Birkaç gün sonra akşam yemeğinde konuyu açtım. Şarap kadehleri elimizde, “Vanessa, Trent sana nasıl bakıyor fark ettin mi? Sanki gözleriyle yiyor seni,” dedim. Vanessa bir an kızardı, sonra gözlerimin içine baktı. “Fark ettim. Rahatsız olmuyorum aslında. Hatta… gizliden hoşlanıyorum. O yaşta bir adamın bana böyle arzuyla bakması kendimi çok çekici hissettiriyor. Sen kızar mısın?” dedi. Sesinde utangaç ama heyecanlı bir tını vardı. Bu itiraf beni hem şaşırttı hem de inanılmaz tahrik etti. Pantolonumun içinde yarağım zonkluyordu. Derin bir nefes aldım ve yıllardır içimde tuttuğum fantezimi açtım. “Aslında ben de bir şey istiyorum. Senin başka bir adamla, benim bilgim ve onayımla birlikte olman… Hotwife tarzı. Eğer Trent’le flört etmek, hatta daha ileri gitmek istersen izin veriyorum. Sadece her şeyi bana anlatacaksın.”

Vanessa’nın gözleri parladı, bacaklarını birbirine bastırdı. “Gerçekten mi Dante? Bu beni deli gibi heyecanlandırıyor. Trent’in bakışları beni haftalardır ıslatıyor. Senin izlemen, bilmen… Tanrım, amım şu an sırılsıklam.” O gece saatlerce konuştuk. Sınırları belirledik, kıskançlık anında ne yapacağımızı, güvenli olması gerektiğini. Konuşurken Vanessa’nın nefesi hızlanmıştı, ben de sikimi tutamıyordum. Yatağa geçtiğimizde beni üstüne çekti, “Trent beni sikerken sen izle diye hayal et,” diye fısıldadı. O gece sertçe sikiştik, ikimiz de erken ve şiddetle boşaldık. Aramızda yeni bir gerilim doğmuştu; her bakış, her dokunuş artık elektrikliydi. Bu konuşma evliliğimizi ateşlemişti. Vanessa ertesi sabah aynanın karşısında giyinirken “Acaba bugün Trent’le karşılaşsam ne hissederim?” diye mırıldandı. Ben de içimden “Bu iş büyüyor” diye geçirdim.

Sonraki günlerde Vanessa Trent’le cilveli sohbetleri artırdı. Sabah balkonda ince bir sabahlıkla çıkıyordu. “Trent, bu kadar fit kalmak için ne yapıyorsun? Bana da öğret,” diye gülümsüyordu, sesi biraz daha kalın ve davetkâr çıkıyordu. Trent de “Senin gibi güzel bir komşum varken motive oluyorum Vanessa,” diye cevap veriyor, gözleri karımın göğüs uçlarında geziniyordu. Vanessa eve dönüp her detayı anlatıyordu. “Balkonda elini koluma koydu Dante. Tenim yandı. Amım zonkluyordu. Senin iznin olmasa bu kadar cesur olamazdım.” Asansörde karşılaştıklarında Vanessa ona sokuluyor, “Yukarı çıkarken bana eşlik eder misin?” diyordu. Trent’in bakışları artık daha aç, daha sahipleniciydi. Vanessa her seferinde eve gelip “Beni nasıl süzdüğünü bilsen… Tangam ıslandı, değiştirmek zorunda kaldım,” diye anlatıyordu. Bu detaylar ikimizi de delirtiyordu. Ben dinlerken sikimi sıvazlıyor, Vanessa da parmaklarını amına götürüyordu. “Daha fazla bekleyemeyeceğim,” diyordu bazı geceler. Gerilim gün geçtikçe artıyordu; evde her an Trent’in adı geçiyor, her orgazmda onun yarağı hayal ediliyordu.

Bir akşam Trent bizi kahveye davet etti. “Yeni makinemle harika kahve yapıyorum, gelin,” dedi kapıda. Vanessa o gün dar bir elbise giymişti, kalçaları ve göğüsleri belli oluyordu. Evine gittik, salonda oturduk. Sohbet sırasında Vanessa Trent’in hemen yanına oturdu, bacağı hafifçe onunkine değiyordu. Kahvelerimizi içerken hava ağırlaşmıştı. Vanessa birden bana baktı, sonra Trent’e döndü ve açıkça “Trent, ben seninle yatmak istiyorum. Artık saklayamıyorum. Dante de biliyor ve onay veriyor,” dedi. Sesi titriyordu ama kararlıydı. Trent gülümsedi, elini Vanessa’nın dizine koydu. “Uzun zamandır bunu istiyordum. Bakışlarımla seni soymaya çalışıyordum zaten.” Ben de “Evet, karımın istediği buysa ben de izlemek istiyorum. Hepimiz yetişkiniz, istediğimiz sürece,” dedim. O an odadaki gerilim patladı. Vanessa’nın meme uçları elbisesinin altından belli oluyordu, Trent’in pantolonunda kabarıklık artmıştı. Kahve bittiğinde vedalaşırken Trent Vanessa’nın beline elini koydu, “Yakında,” diye fısıldadı. Eve dönerken arabada Vanessa elimi tuttu, “Sikimi hissediyor musun? Çok ıslaktım orada,” dedi. O geceden sonra sabırsızlık zirveye çıktı. Her gece “Ne zaman?” diye soruyordu. Ben de “Hazır olduğunda,” diyordum. Flört mesajları başladı, fotoğraflar, ima dolu cümleler. İkimiz de bu anı deli gibi bekliyorduk; gerilim öyle yoğundu ki bazen sadece konuşarak boşalıyorduk.

Nihayet o akşam geldi. Üçümüz Trent’in evinde buluştuk. Salona geçtiğimizde ben köşedeki geniş koltuğa oturdum, ellerim titriyordu. Vanessa Trent’e yaklaştı, ayakları üzerinde dururken kollarını boynuna doladı ve ateşli bir şekilde öpüşmeye başladılar. Dudakları birbirini emiyor, dilleri derin derin birbirine giriyordu. Vanessa inleyerek Trent’in gömleğini açtı, kaslı göğsünü, sert karnını okşadı. Trent de Vanessa’nın elbisesini fermuarından aşağı indirdi, elbise ayaklarının dibine düştü. Siyah dantel sutyeni ve tangasıyla kaldı karım. Trent sutyeni çıkardı, dolgun göğüslerini avuçladı, meme uçlarını emdi. Vanessa “Ah Trent… Ne kadar sertsin, ne kadar istiyordum seni,” diye inliyordu. Elleri Trent’in kemerine gitti, pantolonunu indirdi. Kalın, damarlı yarağı dışarı fırladı. Vanessa diz çökmeden önce bana baktı, gözlerinde hem aşk hem de vahşi bir arzu vardı. Sonra Trent’i ayakta öpmeye devam etti, elini yarağının etrafına doladı, sıvazladı. Ben koltukta izlerken içim yanıyordu; karımın başka bir adamı böyle arzulaması hem acı veriyordu hem de sikimi taş gibi yapmıştı. “Devam et,” diye mırıldandım kendi kendime.

Trent Vanessa’yı kanepeye yatırdı, tangasını yavaşça çıkardı. Bacaklarını omuzlarına aldı ve yüzünü amına gömdü. Dili uzun uzun, ıslak ıslak yalıyordu. Klitorisini emiyor, am dudaklarını ağzına alıyor, iki parmağını derinlere sokup çıkarıyordu. Vanessa kalçalarını kaldırıyor, “Evet… Yala amımı Trent! Karımın ıslak amcığını yala… Daha derine!” diye inliyordu. Trent “Çok tatlı ve sulu… Kocan izlerken seni böyle yalamak harika,” diye cevap veriyordu. Yalama dakikalar sürdü. Vanessa’nın sesi yükseldi, vücudu gerildi, parmaklarını Trent’in saçlarına geçirdi. “Boşalıyorum… Ahh titriyorum!” diye haykırdı ve ilk orgazmı patladı. Vücudu sarsılıyor, amından sular Trent’in çenesine akıyordu. İnlemeleri uzun uzun devam etti, gözleri kaymıştı.

Hemen ardından Trent Vanessa’yı domalttı. Kalın yarağını amının girişine dayadı ve tek hamlede köküne kadar soktu. Vanessa “Ahhh… Çok kalın!” diye bağırdı. Trent sertçe gidip gelmeye başladı, kalçalarına tokat atıyor, “Al karını… Karını sikiyorum Dante, bak nasıl alıyor!” diyordu. Vanessa da “Daha sert Trent! Daha sert sik beni… Kocamın karısını sertçe sik, yırt amımı!” diye haykırıyordu. Her çarpışta et sesi çıkıyordu, Vanessa’nın kalçaları dalgalanıyordu. Ben koltukta oturmuş, sikimi elimde sıkıca tutuyordum. Karımın hiç bu kadar vahşi olmadığını görüyordum. Trent hızını artırdı, saçından tutup çekiyor, “Söyle, kimin amı bu?” diye soruyordu. Vanessa “Senin… Senin amım artık!” diye cevap veriyordu. Bu domalma uzun sürdü, Vanessa’nın inlemeleri kesilmiyordu.

Sonra Vanessa üstte olmak istedi. Trent kanepeye uzandı, Vanessa yarağının üzerine çıktı. Eliyle tutup amına yerleştirdi ve yavaşça oturdu. “Derinlere… Doldur beni,” diye mırıldandı. Cowgirl pozisyonunda inip kalkmaya başladı, göğüsleri sertçe zıplıyordu. Trent altından kalçalarını kavrıyor, yukarı doğru vuruyordu. Vanessa “Daha derin… Yarağını sonuna kadar alıyorum!” diye bağırıyordu. Ritm hızlandı, terleri birbirine karıştı. “Karını güzelce kullan Trent, boşalt içime!” diyordu Vanessa. Trent de “Al hepsini… Titreyerek boşal karım,” diye kirli konuşuyordu. Vanessa’nın hareketleri hızlandı, vücudu gerildi, ikinci orgazmı gelirken “Geliyorum… Yine titriyorum… Boşalıyorum!” diye haykırdı. Vücudu şiddetle sarsıldı, amı Trent’in yarağının etrafında kasılıyor, zevkten gözleri kayıyordu. Uzun uzun inleyerek boşaldı, ikinci orgazmı ilkinden daha şiddetliydi.

Vanessa son orgazmının etkisiyle Trent’in göğsüne yığılıp kaldı, ter içinde, nefes nefese, titreyen bacaklarıyla. Vücudu hâlâ küçük küçük kasılıyordu. Ben kalktım, yanlarına gittim ve karımın terli saçlarını şefkatle okşadım. Teninden yükselen seks kokusu burnuma doldu. Trent gülümsedi, elini Vanessa’nın sırtında gezdirdi ve “Artık ne zaman istersen gelebilirsin. Bu ev senin de. Kocan da istediği zaman getir,” dedi. Vanessa başını hafifçe kaldırdı, bana baktı. Yorgun ama mutluluk dolu bir gülümsemeyle “Teşekkür ederim kocacığım… Bunu bana yaşattığın için,” dedi. Sesi kısık ve tatlıydı. O gece eve dönerken arabada ikimiz de sessizdik. Eve vardığımızda Vanessa bana sarıldı, dudaklarını boynuma değdirdi. “Bu inanılmazdı Dante… Ama sanırım içimde daha fazlası var. Trent’in yarağı… Bakışları… Yarın ne yapacağız?” diye fısıldadı. Gözlerinde yeni bir ateş yanıyordu. Ben de saçlarını okşarken içimde aynı gerilimin büyüdüğünü hissediyordum. Bu sadece ilk titreyişti ve ikimiz de bunun nereye gideceğini, bir sonraki seferin nasıl olacağını merak ediyorduk. Gece yatağımızda birbirimize sarılırken, Trent’in sözleri kulaklarımızda çınlıyordu ve karımın tenindeki o tatlı titreme hâlâ devam ediyor gibiydi.

Sabah uyandığımızda Vanessa yanıma kıvrılmış, bir bacağını belime atmış haldeydi. 28 yaşındaki karımın teni hâlâ dün geceki sevişmenin sıcaklığını taşıyordu; ter ve seks kokusu yatağın çarşaflarına sinmişti. Gözlerini açar açmaz bana baktı, dolgun dudaklarını yaladı ve eli doğrudan sikime gitti. Parmakları yavaşça etrafını sardı, sertleştiğimi hissedince gülümsedi. “Dante… Dün gece Trent’in o kalın yarağı içimdeyken titrediğim anı rüyamda bile yaşadım. Amım hâlâ sızlıyor ama bu sızı iyi geliyor. Onu bugün yine istiyorum. Hem de daha sert, daha uzun süre. Senin izlemen yetmiyor artık, senin de katılmanı istiyorum,” diye fısıldadı. Sesi kısık, arzu doluydu.

İçimde o tanıdık fırtına koptu. Kıskançlık boğazımı düğümlüyor, midemi yakıyor ama aynı anda sikim zonkluyordu. Karımın başka bir adam için bu kadar ıslanması, 45 yaşındaki komşumuzun ismini ağzına alırken bacaklarını birbirine bastırması beni hem utandırıyor hem de deli gibi tahrik ediyordu. “Tamam Vanessa,” dedim boğuk bir sesle. “Bugün onu çağıracağız. Ama bu sefer sadece izlemeyeceğim. İkimiz birlikte kullanacağız seni.” Bu sözler ağzımdan çıkar çıkmaz Vanessa’nın gözleri parladı. Bacaklarını araladı, amının ıslaklığını parmaklarımla hissettim. Trent’in dün gece bıraktığı kayganlık hâlâ oradaydı. İki parmağımı içine soktuğumda inleyerek kalçalarını kaldırdı.

Sabahın ilk ışıkları odada yayılırken onu üstüme çektim. Amı sikimin başına değdiğinde titredi. Yavaşça oturdu, kalın başımı içine aldı ve kalçalarını daireler çizerek indirdi. “Ahh… Seninki de güzel ama Trent’inki amımı daha fazla geriyordu,” diye itiraf etti. Bu cümle kalbime saplanan bir bıçak gibiydi ama aynı anda belimi yukarı itmeme sebep oldu. Sertçe soktum, göğüsleri yüzümde zıplarken meme uçlarını emdim, ısırdım. Vanessa saçlarımı çekiyor, “Dün domalırken Trent saçımı çekip ‘Kimin karısısın?’ diye sormuştu. O an her şeyimi ona vermek istedim,” diye anlatıyordu. Ritmimiz hızlandı. Karımın amı sikimin etrafında kasılıyor, her inişinde ıslak sesler çıkarıyordu. Kısa sürede ikimiz de geldik; Vanessa üstümde şiddetle titredi, tırnaklarını göğsüme geçirdi, ben de derinlere boşaldım. Ama bu orgazm sadece açlığımızı bastıramadı. Aksine daha da azdırdı.

Kahvaltıda Vanessa sadece ince bir sabahlık giymişti. Kahve içerken bacaklarını açıp bana amını gösterdi, parmaklarıyla dudaklarını araladı. “Bak Dante, hâlâ şiş. Trent’in yarağı amımı kalıcı olarak değiştirdi sanki.” Mesajı Trent’e o yazdı: “Bu akşam bizim evde. Dante de katılacak. Karını ikiniz birlikte sikin istiyorum.” Cevap beş dakika içinde geldi: “Saat yedide. Karını güzelce hazırlayın, bu sefer daha uzun süre titreteceğim.”

Bütün gün evin içinde dolaşırken gerilim tavan yaptı. Vanessa her yarım saatte bir yanıma geliyor, sikimi pantolonumun üzerinden ovuşturuyor, “Şu an amım sular akıtıyor. Trent’in kokusunu hâlâ hissediyorum,” diyordu. Ben de onu tezgâhın üzerine oturtup parmaklarımı içine sokuyor, “Anlat, domalırken ne hissettin tam olarak?” diye sordukça daha detaylı, daha iğrenç kelimelerle anlatıyordu. Akşamüzeri duşa girdik birlikte. Sıcak suyun altında Vanessa diz çöktü, ıslak saçları yüzüne yapışmış halde önce taşaklarımı yaladı, sonra sikimi boğazına kadar aldı. Gözleri sulanana, salyası memelerine akana kadar emdi. “Trent’i beklerken seni boşaltmak istiyorum ki sonra uzun uzun dayan,” dedi. Boşaldığımda ağzına verdim, hepsini yuttu ve dudaklarını yalayarak kalktı.

Saat yediye yaklaşırken Vanessa kırmızı dantel bir tanga ve yarım sutyen giydi. Üzerine de transparan siyah bir robe. Kalçaları, göğüsleri, her şeyi belli oluyordu. Kapı çaldığında ikimizin de kalbi deli gibi atıyordu. Trent içeri girdiğinde gri saçları taranmış, geniş omuzları tişörtünü geriyordu. Vanessa hemen boynuna atıldı. Öpüşmeleri vahşiydi; Trent karımın dudaklarını emiyor, dilini ağzının derinliklerine sokuyor, bir eliyle kalçalarını avuçluyordu. Robe yere düştü. Trent sutyeni çıkardı, dolgun memeleri avuçladı, meme uçlarını parmaklarının arasında sıkıştırdı. Vanessa inliyordu: “Uzun bakışlarınla beni haftalarca ıslattın Trent… Şimdi o bakışları yarağınla destekle.”

Ben koltuğa oturdum önce. İzlemek istiyordum başlangıçta. Trent Vanessa’yı kanepenin kenarına oturttu, tangasını kenara çekip diz çöktü. Yüzünü amına gömdü. Dilinin uzun uzun kaydığını, klitorisini emdiğini, iki parmağını derinlere sokup çıkardığını görüyordum. Vanessa’nın bacakları titremeye başladı. “Evet… İşte böyle yala komşu… Karımın amını yala!” diye haykırıyordu. Trent başını kaldırıp “Kocan izlerken tadın daha güzel oluyor,” dedi ve daha sert emdi. Vanessa’nın ilk titremesi geldi. Vücudu kasılıyor, kalçaları kanepeden kalkıyor, “Geliyorum… Yine titriyorum Trent!” diye bağırarak boşaldı. Amından fışkıran suları Trent’in çenesinden akıyordu.

Bu sefer sadece izlemedim. Ayağa kalktım, yanlarına gittim. Vanessa bana döndü, gözleri yalvarır gibiydi. Sikimi çıkardım. Karım bir eliyle Trent’in yarağını sıvazlarken diğer eliyle benimkini ağzına aldı. İkimizi birden yalıyordu; bir Trent’in kalın damarlı yarağını boğazına kadar indiriyor, sonra benimkini emiyordu. Salyası çenesinden memelerine damlıyordu. Trent saçlarını tutup ağzına daha sert soktu. Vanessa boğulur gibi sesler çıkarıyor ama zevkten inliyordu.

Trent onu kanepeden kaldırıp halının üzerine domalttı. Kalçalarını iki yana açtı, yarağının başını amının ıslak girişine dayadı ve tek harekette kökledi. Vanessa “Ahhh! Çok kalın… Yine doldurdun beni!” diye bağırdı. Trent ritmi artırdı. Her çarpışta tok sesler çıkıyor, karımın kalçaları dalgalanıyordu. Saçından tutup başını geriye çekiyor, “Söyle bakalım, kimin amı bu artık?” diye soruyordu. Vanessa “Senin! Trent’in amı… Kocamın izlerken siktiğin am!” diye cevap veriyordu. Ben de ön tarafa geçtim, yarağımı ağzına verdim. Karım hem arkadan sertçe sikiliyor hem de benim sikimi emiyordu. Vücudu iki yandan sallanıyor, memeleri aşağı yukarı gidip geliyordu. Bu manzara beni uçuruyordu. Karımın tamamen teslim oluşu, iki yarak arasında zevkten erimesi yeni bir seviyeydi.

Pozisyon değiştirdik. Trent sırtüstü uzandı, Vanessa üzerine çıktı. Yarağını eliyle tutup amına oturdu. “Derinlere… Ta dibine kadar istiyorum,” diye mırıldandı. Cowgirl pozisyonunda inip kalkmaya başladı. Göğüsleri sertçe zıplıyor, Trent de altından kalçalarını kavrayıp yukarı vuruyordu. Ben arkasına geçtim, parmağımı tükürüklü hale getirip kıç deliğine dayadım. Yavaşça soktum. Vanessa çığlık attı ama kalçalarını daha da bastırdı. “Evet… İkisi birden… Doldurun beni!” İki erkek tarafından aynı anda kullanılıyordu. Ritmimiz uyumlu hale geldi. Trent’in yarağı amına girip çıkarken parmağım kıçında aynı ritimde hareket ediyordu. Vanessa’nın sesi artık sürekli inilti halindeydi. Vücudu gerildi, kasları kilitlendi. İkinci orgazmı çok daha şiddetliydi. “Titriyorum… Durmuyor… Boşalıyorum ahh!” diye haykırırken amı Trent’in yarağını sıkıca sardı, bütün vücudu kasılıp gevşedi, gözleri kaydı. Trent de dayanamadı. Homurdanarak karımın derinliklerine boşaldı, sıcak döllerini fışkırta fışkırta doldurdu.

Vanessa üstünden kalktığında amından Trent’in beyaz spermleri akıyordu. Bacakları titriyordu, nefesi kesik kesikti. Ben dayanamadım. Onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım ve kaygan, sperm dolu amına girdim. Trent’in dölleri sikimin etrafında ıslak ıslak ses çıkarıyordu. Bu his inanılmazdı. Vanessa kollarını boynuma doladı, gözlerimin içine baktı. “Seni seviyorum Dante… Bunu bana yaşattığın için… Ama itiraf etmeliyim, onun yarağı beni daha çok titretiyor,” diye fısıldadı. Sertçe, hızlıca siktim. Her darbemde Trent’in spermleri dışarı taşıyordu. Vanessa üçüncü orgazmını da benimle yaşadı; bacakları şiddetle titriyor, tırnakları sırtımı çiziyordu. Ben de derinlere boşaldım, kendi döllerimi onun dölleriyle karıştırdım.

Hepimiz halının üzerinde ter içinde, nefes nefese uzandık. Vanessa aramızda yatıyordu. Bir eli Trent’in geniş göğsünde, diğer eli benim elimdeydi. Teninden yükselen ağır seks kokusu odayı doldurmuştu. Uzun bir sessizlikten sonra başını hafifçe çevirdi, gözleri hem yorgun hem de hâlâ açtı. Dudaklarını araladı ve son sözünü söyledi: “Peki kocacığım, bir dahaki sefere Trent kıçımdan sikerken sen de amımdan sikmeme izin verir misin?”

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged dirty-talk cowgirl doggy-style creampie fingering

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.