Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Müzede Yalnız Kalınca Komşu Boşanıktan Kalçalarını Verdim

28 yaşındaki evli müzeci Danielle, 35 yaşındaki boşanmış komşusu Sergio’nun kalın sikini müzede kıçına almayı kabul edip vahşi anal sikişiyor

7 min read October 13, 2026New

Danielle yirmi sekiz yaşındaydı; evli bir müzeci olarak şehrin en kalabalık sergi salonunda haftanın son turunu kapatıyordu. Vitrin camlarını silerken topuklarının tıkırtısı boş koridorlarda yankılanıyor, neon lambalar mermer zemine soğuk bir parıltı döküyordu. Kapı aralandı. Otuz beşindeki boşanmış komşusu Sergio içeri süzüldü; yakası açık gömleği, omuzlarını dolduran vücudu ve eski karısından kalan o dolgun, tok kalçalarıyla. Danielle’in bakışları istemeden o kalçalara kaydı, sonra adamın bacak arasının belirgin şişliğine. Sergio gülümsedi, sanki yıllardır biriken flörtün kokusunu burnuna çekmiş gibi.

“Geç kaldın,” dedi Danielle, sesi boğuk. “Alarmı kurmam lazım.”

“Biliyorum.” Sergio yaklaşıp vitrinin kenarına yaslandı. “Seni izliyorum. O etek kalçalarını sarıyor, her adımında salınıyor. Eski karımın götü bile bu kadar dolgun değildi. Ama seninki… sinirimi bozuyor.”

Danielle’in karnında sıcak bir kıvılcım çaktı. Evlilik yüzüğü parmağında ağırlaştı ama bacaklarının arası çoktan ıslanmıştı. “Bakışlarındaki o açlığı hissediyorum, Sergio. Yıllardır birbirimizi yokluyoruz merdivende, asansörde. Artık yeter. Seni istiyorum. Burada, şimdi.”

Sergio’nun eli beline sarıldı, parmakları etek kumaşının altından kalçasına kaydı. Etini avuçlayıp sıktı, tırnaklarını hafifçe bastırdı. Kulağına eğildi, nefesi sıcak: “Kaç aydır rüyamda seni anal siktiğimi görüyorum. O daracık göt deliğini yavaş yavaş açıp kalın yarrağımı köküne kadar gömüyorum. Senin inlemelerini, ‘daha sert komşu’ diye yalvarışını duyuyorum. Evli orospum olmanı istiyorum.”

Danielle kahkaha attı, ama sesi titriyordu; kalçalarını geriye doğru bastırıp adamın şişmiş aletine sürttü. “O kalın yarağını içime almaya hazırım. Hem de götüme. Soyun. Hemen.”

İkisi de aceleyle soyundu. Danielle’in sütyeni yere düştü, dolgun memeleri serbest kaldı; külotu ıslak kumaş şeridi halinde kaydı. Sergio’nun bokseri indiğinde kalın, damarlı siki fırladı—baş kısmı parlak, kökü kıllı ve ağır. Danielle dizlerinin üzerine çöktü, mermerin soğukluğu diz kapaklarını yakarken avuçlarıyla o kalınlığı kavradı. Dilini başa sürttü, tuzlu damlayı yaladı, sonra ağzını açıp mümkün olduğunca derine aldı. Salyası aktı, çenesinden damladı; homurdanarak emdi, diliyle alt damarı yokladı. Bir eliyle kendi göt deliğine uzandı, tükürüğünü parmaklarına sürdü, iki parmağını yavaşça içine soktu. Deliği sıkıydı, ama kendi kendini açıyordu; inleyerek boğazına kadar sik aldı, parmaklarını kendi götünde kıvırdı.

“Bak ne kadar ıslak,” diye mırıldandı ağzı doluyken, salya saçarak. “Götüm yanıyor. Sik beni. Kirli konuş, söyle ne kadar orospu olduğumu.”

Sergio saçını yakalayıp kafasını geri çekti, siki dudaklarından çıktığında şapırdadı. “Ayağa kalk. Banka yaslan. Dört ayak.”

Danielle sergi salonunun ortasındaki deri kaplı banka doğru emekledi, dirseklerini yasladı, kalçalarını havaya kaldırdı. Bacaklarını araladı; pembe, kırışık göt deliği ve altında sızıntı yapan amcığı apaçık kaldı. Sergio arkasına diz çöktü, elleriyle kalçalarını ayırdı. Önce dilini deliğe bastırdı—sıcak, ıslak, kıvrılarak içeri giren bir dil. Danielle inledi, sırtını kamburlaştırdı. Sergio dilini içeri dışarı gezdirdi, tükürüğünü bolca sürdü, deliği parmakla biraz daha genişletti. “Tattın mı kendi götünün tadını? Ben bayılıyorum. Şimdi kalın sikimi alıyorsun.”

Kalın başı deliğe dayandı. Yavaşça, milim milim bastırdı. Danielle’in nefesi kesildi; yanma ve doluluk karışımı bütün belini sard. “Aahh… siktir, çok kalın… yavaş… hayır, devam et, sok içine…”

Sergio kalçalarını tutup yavaşça ileri itti. Baş geçti, sonra gövde. Daracık et etrafını sımsıkı kavradı, her damarı hissediliyordu. Dibine kadar gömünce ikisi de inledi. Bir an öyle kaldılar; Danielle’in götü sergilenen bir heykel gibi gerilmiş, nabız gibi atıyordu. Sonra Sergio geri çekilip sertçe sapladı. Şap şap sesleri salona yayıldı. Tokat indirdi sağ kalçaya—etli bir şapırtı, kızaran iz. “Al işte komşu orospum. Götün benim oldu. Evli amcığını kocan siksin, bu göt bana ait. Sık daha fazla. Orospu gibi inle.”

Danielle kalçalarını geriye doğru çarptı, her vuruşta daha derine almak istedi. “Daha sert! Pis pis sik götümü! Vur, tokatla, söyle orospuyum diye… ahh evet, köküne kadar… müzede götümü siktiriyorum sana, komşum… boşal içime, doldur beni…”

Sergio tempo arttırdı. Kalçalar şapırdıyor, sik ıslak seslerle girip çıkıyor, Danielle’in memeleri bankın üzerinde sallanıyordu. Bir eliyle belini bastırıp açıyı değiştirdi; her dürtüşte prostat noktasına sürtündü, Danielle’in bacakları titredi, amcığından sular aktı. “Göt deliğin beni emiyor. Bak nasıl yutuyor. Yıllardır flört ediyorduk ya… işte sonucu. Senin götün benim çöplüğüm. Al, al, al…”

Tokatlar peş peşe indi. Danielle zevkten bağırıyordu artık; utanç ve haz birbirine karışmış, gözleri yaşarmıştı ama geri çekilmiyordu. “Sergio… daha derine… komşu yarağın götümü parçalıyor… seviyorum… daha pis konuş, aşağılayıp sik…”

Sergio eğilip kulağına küfür yağdırdı, aynı anda köküne kadar gömüp boşaldı. Sıcak, koyu döl dalga dalga götünün derinliklerine fışkırdı; her kasılma Danielle’in karnına vuruyordu. Sergio birkaç kez daha pompaladı, son damlaları da içerde bıraktı. Sonra yavaşça sikini çıkardı—delik bir an açık kaldı, beyaz döl sızmaya başladı, kalçaların arasından aşağı aktı. Sergio elini kaldırıp o dolgun kalçalara son, sert bir tokat indirdi; et titreşti, kızarık iz derinleşti, döl damlacıkları sıçradı.

Danielle banka yaslanmış, nefes nefese, götü yanarak ve dolu dolu sızarken arkasını döndü. Gözleri parlıyordu; doyumsuz bir gülümseme, hâlâ kocasına gidecekmiş gibi düzgün duran yüzüğü ve bacaklarının arasından süzülen dölle. Sergio’nun siki yarı sert, parlaktı. Koridordan uzak bir havalandırma uğultusu geldi—belki gece bekçisi tur atıyordu, belki de sadece rüzgâr. Danielle parmağını kendi göt deliğine götürüp sızan dölü toplayarak diline sürdü, tadına baktı, sonra Sergio’ya baktı.

“Henüz bitmedi,” diye fısıldadı, sesi kısık ve aç. “Kocam sabaha kadar yok. Müzede başka odalar var… ve senin o kalın sikin hâlâ benim götümü istiyor gibi duruyor. Ne dersin, komşu? Bir tur daha mı, yoksa beni burada, döl akıta akıta mı bırakacaksın?”

Danielle parmağındaki dölü yaladıktan sonra gülümsedi; o yarı sert sik hâlâ süzülüyordu, damarları zonkluyordu. Sergio bir adım attı, kalın aletini avuçlayıp birkaç kez sıvazladı—her çekişte daha da sertleşiyor, başı morarıp parlaklığa bürünüyordu. “Başka odalar ha… Seni o Eski Mısır salonuna götüreceğim. Lahitlerin arasında götünü parçalayacağım.”

Danielle ayağa kalktı; bacaklarının arasından hâlâ koyu döl damlıyor, mermere leke bırakıyordu. Memeleri sallanarak önünden yürüdü, kalçaları her adımda şapırdayan et parçaları gibi salınıyordu. Sergio arkasından yetişti, avucuyla o dolgun götü kavradı, parmaklarını yarık arasına sokup sızan dölü sürdü, deliğe iki parmağını birden batırdı. Danielle inledi, adımını bozdu ama durmadı. “Ahh… parmakların hâlâ sıcak… Daha derin sok, deliğimi açık tut.”

Koridorun loşluğunda ayak sesleri boğuk boğuk yankılanıyordu. Eski Mısır salonu loş bir ışıkla aydınlanıyordu; cam lahitler, mumya heykelleri, hiyeroglif paneller. Danielle büyük bir taş sunağın kenarına yürüdü—sergilenen bir sunak kopyası, soğuk ve sert. Ellerini taşa dayadı, belini büktü, kalçalarını geriye doğru itti. Göt deliği hâlâ aralıktı; kırmızı, şiş, içinden beyaz döl sızıyor, dudakları gibi kıvrılıp kapanmaya çalışıyordu. “Bak… hâlâ doluyum. Kocamın bilmediği deliğim senin dölünle kayıyor. Sok o kalın yarrağı yine. Vahşi sik. Beni ağlat.”

Sergio arkasına geçti, sikinin başını o ıslak, yapışkan deliğe dayadı. Bu sefer yavaş falan değildi. Kalçalarını tutup bir hamlede köküne kadar gömdü. Danielle’in çığlığı salonda yankılandı; taş soğuk, sik yanan bir demir gibi. “SİKTİR! Ahhh… götüm yanıyor… dolduruyor… çok kalın… ahh evet, köküne kadar, hissetiyorum karnımda…”

Sergio çekip sertçe sapladı. Her vuruşta taşın kenarı Danielle’in kalçalarına çarpıyor, et şapırdıyor, döl köpüklenip taşın üstüne sıçrıyordu. “Evli orospu… Müzede götünü açıyorsun komşuna. Bak bu heykeller nasıl izliyor seni. Lahitlerin önünde kıçını siktirdiğin halde utanmıyorsun. Sık o deliği. Em sikimi götünle.”

Danielle elleriyle taşı kavradı, tırnakları kaydı. Her savruluşta memeleri sallanıyor, sert uçlar taşa sürtünüyordu. “Orospuyum… senin göt orospun… Komşu yarağın beni parçalıyor… Daha sert vur! Tokatla o etimi, morart… Ahh… ahh… evet, oraya… o noktaya sürt… bacaklarım titriyor…”

Sergio bir eliyle saçını yakaladı, başını geri çekti; diğer eliyle sağ kalçaya peş peşe tokatlar yağdırdı. Et kızardı, titreşti, parmak izleri çıktı. Sik girip çıkarken ıslak şap şap sesleri, Danielle’in boğuk inlemeleri, Sergio’nun homurtuları birbirine karıştı. “Yıllardır merdivende o etekle kalça sallıyordun ya… İşte cezası. Bu göt benim çöplüğüm. Dölümü yutacak, sabaha kadar akıtacak. Kocan eve gelince hâlâ senin kıçından benim dölüm sızacak. Anladın mı, evli fahişe?”

“Anladım… ahh siktir… anladım… Götüm senin… sadece senin… Köküne kadar göm, boşalt içime yine… İstiyorum karnımda hissetmeyi… Daha pis konuş, aşağılaya aşağılaya sik beni…”

Sergio temposunu iyice yükseltti. Kalçaları Danielle’in etine çarpıyor, sik her seferinde dibine kadar kayboluyordu. Danielle’in amcığı hiç dokunulmadan sular içindeydi; kalın damlalar uyluklarından aşağı süzülüyor, mermere düşüyordu. Prostatına her sürtünüşte bacakları seğiriyor, gözleri yaşarıyor, ağzından salya akıyordu. “Geliyorum… götümle boşalıyorum… ahhh Sergio… komşu… sik beni boz… boz o deliği…”

Sergio belini bastırıp açıyı değiştirdi, neredeyse tamamen çıkarıp birden köküne kadar sapladı. Danielle’in bütün vücudu kasıldı; göt deliği ritmik ritmik sıkılarak sikini sağdı, amcığından berrak bir sıvı fışkırır gibi aktı. “İşte böyle… orospu gibi titreyerek boşal. Götün beni sağyor. Al… al… al…”

Birkaç sert pompadan sonra Sergio da gürledi. Sıcak döl ikinci kez fışkırdı—koyu, yoğun, dalga dalga Danielle’in bağırsaklarının derinliklerine. Her kasılmada karnına vurduğunu hissediyordu; fazla gelen kısım deliğin kenarlarından köpüklenip taştı, kalçalarının arasını beyaza boyadı. Sergio dibine kadar gömülü kaldı, son damlaları da boşaltana kadar yavaş yavaş kıpırdattı. “Doldurdum seni… yine. Bak nasıl akıyor. Müzedeki en güzel sergi bu: komşunun dölüyle dolu evli göt.”

Yavaşça sikini çıkardı. Deliği bir an açık kaldı—kırmızı, şiş, nabız gibi atan bir halka—içinden koyu beyaz döl boşa boşa aktı, uyluklardan dizlere indi. Sergio parmağıyla o deliği yokladı, dölü toplayıp Danielle’in dudaklarına sürdü. Danielle dilini uzatıp emdi, tuzlu-acı tadı yuttu, sonra gülümsedi.

Nefes nefese, ter içinde, taş sunağa yaslanmış halde kalçalarını hâlâ hafifçe sallıyordu. Sergio’nun siki parlak, yarı inik ama hâlâ ağır sarkıyordu. Uzaktan yine o havalandırma uğultusu geldi; belki bekçi, belki hayal. Danielle arkasına döndü, gözleri bulutlu, doyumsuz. Elini uzatıp o kaygan siki kavradı, yavaşça sıvazladı, başındaki kendi dölünü ve götünün sümüksü ıslaklığını parmaklarıyla yaydı.

“Kocam sabah altıda gelecek,” diye fısıldadı, sesi boğuk ve chıtır chıtır. “O zamana kadar bu müzede kaç oda daha var, sayabildin mi? Çünkü götüm hâlâ yanıyor ve senin o kalın sikin bir kez daha köklenmeden buradan çıkmana izin vermeyeceğim… Ne dersin, komşu—lahitlerin yanına mı geçelim, yoksa seni şu taşın üstüne yatırıp ben mi bineyim o yarrağa?”

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged anal rimming doggy-style dirty-talk creampie

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.