Maskeli Yabancının Kalçalarımı Arzuladığı Evde İlk Teslimiyet
28 yaşındaki yalnız Ece, maskeli kiracı Marco’yla tanışır ve ilk geceden kalçalarını ona anal olarak teslim eder.
28 yaşındaki yalnız ve meraklı Ece, eski konağın ağır meşe kapısını itip içeri girdiğinde, nemli ahşap kokusu ve loş avize ışıkları onu hemen sardı. İstanbul’un biraz dışında, ormana yakın bu büyük konak dedesinden kalmıştı ve Ece burayı hem sığınak hem de yeni başlangıç olarak görüyordu. İş stresiyle geçen yıllarda kimseyle derin bağ kuramamıştı; yalnızlığı artık bir alışkanlık olmuştu ama içinde hep bir merak taşıyordu. Kalçaları dolgun, beli ince, göğüsleri ağır ve dik; aynada kendine baktığında bazen utandığı, bazen de gururlandığı bir vücudu vardı. Yirmi sekiz yaşında, bankada yönetici olarak çalışan bir kadındı ve artık hayatına biraz ateş katmak istiyordu.
Eşyalarını üst kattaki büyük odaya taşıdıktan sonra aşağı indi. Evin diğer sakiniyle tanışması gerekiyordu. Kiracı Marco’yu emlakçı öylesine anlatmıştı: “Maskeli bir yabancı, sessiz, parayı vaktinde öder.” Ece merdivenlerden inerken kalp atışları hızlandı. Salonun ortasında, şöminenin turuncu ışıkları yarı karanlığı yarıp geçtiğinde onu gördü. Marco, otuz sekiz yaşında, geniş omuzlu, İtalyan asıllı bir adamdı. Yüzünün üst yarısını simsiyah, deriye benzer bir maske kapatıyordu. Sadece keskin çenesi, dolgun dudakları ve koyu kahverengi, neredeyse siyahımsı gözleri görünüyordu. O gözler doğrudan Ece’nin üzerinde durdu ve genç kadın o anda karnının içinde bir sıcaklık dalgasının yükseldiğini hissetti.
“Hoş geldin, Ece,” dedi Marco. Sesi kalın, kontrollü ve biraz dominanttı ama kelimeleri nazikti. “Eşyalarını taşımana yardım edebilirim. Ev artık senin de.”
Ece bir an duraksadı. Adamın bakışları yüzünden göğüslerine, oradan da kalçalarına kaymıştı. Loş ışıkta maskenin gölgesi yüzüne düşüyor, onu hem tehlikeli hem de karşı konulmaz kılıyordu. Ece içinden “Bu bakışlar normal değil… sanki beni daha ilk saniyede soyuyor,” diye geçirdi. Ama garip bir şekilde hoşuna gitti. Aralarında anında, elle tutulur bir gerilim oluşmuştu. İkisi de bunu hissediyordu. Ece hafifçe gülümsedi, sesi biraz titrek çıktı.
“Teşekkürler Marco. Burası… gerçekten büyük ve biraz ürkütücü. Senin gibi biri varken yalnız hissetmem herhalde.”
Marco yavaşça yaklaştı. Aralarında bir metre bile yoktu şimdi. Şöminenin çıtırtısından başka ses duyulmuyordu. Maskenin arkasından gelen derin nefes sesi Ece’nin ensesini karıncalandırdı. Adamın gözleri yine Ece’nin kalçalarına takılı kaldı. Ece o gün dar bir kot etek giymişti; kalçaları eteğin altında yuvarlak ve davetkâr duruyordu. Marco’nun dudakları hafifçe aralandı.
“Senin varlığın bu evi değiştirdi bile,” dedi Marco. Ses tonu hâlâ nazikti ama altında bir sahiplenme hissediliyordu. “Özellikle o kalçalar… onları gördüğüm anda anladım ki bu gece kolay uyuyamayacağım.”
Ece’nin yanakları yandı. Ama utanç değildi bu; tahrikti. İçinden “Tanrım, bu kadar direkt mi konuşacak? Ve ben neden karşı çıkmıyorum?” diye düşündü. Kalçalarını fark ettiğinde adamın gözlerindeki açlık artık saklanmıyordu. Maskenin içinde bile o bakışlar parlıyordu. Ece bir adım daha attı, neredeyse göğüsleri Marco’nun göğsüne değecekti.
“Kalçalarımı fark ettin yani…” diye fısıldadı Ece. Sesi kendi kulağına yabancı geldi, daha alçak, daha istekli. “Çoğu erkek bakar ama sen… sanki yutmak istiyorsun onlarla gözlerinle.”
Marco’nun eli yavaşça kalktı ve Ece’nin beline kondu. Dokunuşu sıcak, kararlıydı. “Çünkü onlar gerçekten inanılmaz. Yuvarlak, dolgun, sıkı… avuçlarımı dolduracak kadar büyük ama yine de biçimli. Dokunmak istiyorum Ece. O kalçaları avuçlamak, parmaklarımı aralarına sokmak, dilimle ıslatmak istiyorum. Bunu söylemekten utanç duymuyorum. Sen de istiyorsun, değil mi?”
Ece’nin bacaklarının arası anında ıslandı. Pantolonunun içinde külodu nemlenmişti. Yirmi sekiz yıllık hayatında hiç kimse ilk tanıştığı anda bu kadar açık, bu kadar dominant ve aynı zamanda nazik konuşmamıştı. Maskeli yabancının sesi onu eritiyordu. İçinden “Evet… istiyorum. Bu evde, bu loş ışıkta, bu adamın ellerinde kendimi bırakmak istiyorum,” diye tekrarladı.
“Evet,” dedi Ece açıkça. “İstiyorum Marco. Kalçalarımı senin arzu etmen… beni çok ıslattı. Dokun. Öp. Ne istersen yap. Ama yavaşça… ilk defa böyle bir şey hissediyorum.”
Marco’nun dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. Maske yüzünden tam görünmüyordu ama gözleri gülümsüyordu. Bir eliyle Ece’nin çenesini tuttu, başını hafifçe kaldırdı ve dudaklarını dudaklarına bastırdı. Öpücük ilk anda yumuşaktı, sonra derinleşti. Dilleri birbirine değdiğinde Ece bir inilti koyuverdi. Marco’nun diğer eli aşağı kaydı, eteğin üzerinden kalçalarını avuçladı. Sıkı, sahiplenici bir kavrayıştı. Ece’nin kalçaları adamın büyük ellerinde yayıldı, parmak uçları etine gömüldü.
“Çok yumuşaklar… ama aynı zamanda sıkı,” diye mırıldandı Marco öpücüğün arasında. “Bu kalçaları istiyorum Ece. Bu gece onları tamamen benim yapmak istiyorum. Anal olarak… seni arka deliğinden alacağım. Ama önce tadını çıkarmak istiyorum.”
Ece’nin vücudu titredi. Kelimeler hem korkutucu hem de müthiş tahrik ediciydi. “Tamam,” diye fısıldadı, sesi neredeyse yalvarır gibi. “Rızam var. İstiyorum. Kalçalarımı sana veriyorum Marco.”
Öpüşmeleri hızlandı. Marco Ece’yi duvara yasladı. Elleri bluzunun düğmelerini tek tek açarken dudakları boynuna, köprücük kemiğine indi. Ece’nin sutyeni ortaya çıktı; siyah dantelli, dolgun memelerini güçlükle içine alan bir sutyen. Marco sutyenin kopçasını açtı ve memeleri avuçladı. Başparmakları sertleşmiş uçları daireler çizerek okşuyordu. Ece inledi, başını geriye attı.
“Kendi elinle eteğini çıkar,” dedi Marco dominant ama nazik bir sesle. “Bana kalçalarını göster.”
Ece hiç düşünmeden eteğinin fermuarını indirdi. Kot etek ayaklarının dibine düştü. Üzerinde sadece siyah bir tanga kalmıştı. Kalçaları tamamen ortaya çıkmıştı; yuvarlak, pürüzsüz, hafifçe titreyen iki dolgun yarım küre. Marco geriye bir adım attı ve uzun uzun baktı. Maskenin içinden gelen nefes sesi ağırlaşmıştı.
“Tanrım… mükemmeller. Eğil biraz Ece. Ellerini duvara koy.”
Ece söyleneni yaptı. Belini büktü, kalçalarını geriye doğru çıkardı. Marco arkasından yaklaştı, ellerini kalçalarının üzerine koydu ve yavaşça ayırdı. Tanganın ince ipi göt deliğinin tam üstünden geçiyordu. Marco parmağıyla o ipi kenara çekti, çıplak kalçaları ve pembeleşmiş deliği açıkta bıraktı.
“Burası… çok güzel görünüyor,” diye fısıldadı Marco. Parmağının ucu Ece’nin göt deliğinin etrafında daireler çizdi ama henüz içeri girmedi. “Seni buradan sikmek istiyorum. Yavaşça, derin derin… senin inlemelerini duymak istiyorum. Ama acele etmiyoruz. Önce seni iyice ıslatacağım, hazır hale getireceğim.”
Ece’nin nefesi kesik kesikti. İçinden “Bu maskeli adam beni deli ediyor. Kalçalarım onun için zonkluyor. Daha fazlasını istiyorum ama yarım bırakmasını da… ikinci perdeyi merak ediyorum,” diye düşündü. Vücudu ateş gibiydi. Marco eğildi, dudaklarını Ece’nin sol kalça yuvarlağına bastırdı. Islak, sıcak öpücükler kondurdu. Dişleriyle hafifçe ısırdı, sonra diliyle yaladı. Ece’nin bacakları titriyordu.
Marco doğruldu, Ece’yi kendine çevirdi. Şimdi tamamen çıplaktı Ece; memeleri, ıslak amı ve kalçaları açıkta. Marco kendi gömleğini çıkardı. Kaslı göğsü, karın kasları loş ışıkta belirgindi. Maske hâlâ yüzündeydi. Ece ellerini Marco’nun pantolonuna götürdü, fermuarı indirdi. Sert, damarlı yarağı dışarı fırladı. Kalın, uzun ve uçundan already sıvı sızıyordu.
Ece yarağı avuçladı, yavaşça sıvazladı. “Bunu da istiyorum,” dedi sesi titreyerek. “Ama önce kalçalarımı… onları gerçekten almanı istiyorum Marco.”
Marco Ece’yi kucakladı, salonun köşesindeki geniş kadife kanepeye taşıdı. Ece’yi yüzüstü yatırdı, kalçalarını yukarı kaldırdı. İki eliyle kalçaları ayırdı ve diliyle göt deliğinin etrafını yalamaya başladı. Ece yüksek sesle inledi. Dilinin ıslaklığı, maskenin hafifçe sürtünmesi, loş odanın serin havası… her şey birleşmişti.
“Evet… orada… çok iyi hissediyorum,” diye mırıldandı Ece. “Devam et. Parmaklarını da sok. Hazırlamak istiyorum kendimi… seni içimde hissetmeye.”
Marco bir parmağını ıslattı ve yavaşça Ece’nin dar göt deliğine bastırdı. Milim milim girdi. Ece’nin bedeni gerildi, sonra gevşedi. İçinde hem korku hem de müthiş bir arzu vardı. Marco parmağını ileri geri oynatırken diğer eli Ece’nin ıslak amını okşuyordu. İki delik aynı anda uyarılıyordu.
“Bu kalçalar artık benim,” dedi Marco dominant bir sesle, parmağını biraz daha derine iterek. “Bu gece tamamen teslim olacaksın bana. Ama önce seni iyice açacağım. Sonra o kalın yarağımı santim santim götüne sokacağım. İnleyeceksin, yalvaracaksın… ve alacaksın.”
Ece kalçalarını geriye doğru itti, parmağın daha derine girmesini istedi. Vücudu terlemişti. Maskeli yabancının dokunuşları, sözleri, evin yarı karanlığı… her şey onu zirveye yaklaştırıyordu. Ama Marco birden durdu. Parmağını çıkardı, Ece’nin kalçalarına bir tokat attı. Hafif, uyarıcı bir tokattı.
“Henüz değil,” dedi gülümseyerek. Sesindeki dominant ton Ece’yi daha da ıslattı. “Bu sadece başlangıç. Yukarıya, büyük yatak odasına çıkalım. Orada maskemi çıkarmadan seni saatlerce kalçalarından becereceğim. Ama önce seni daha da delirteceğim.”
Ece nefes nefese doğruldu. Bacakları titriyordu. Kalçaları Marco’nun tokadından hafifçe kızarmıştı. İçinden “Devamı gelecek… bu gece bitecek gibi değil. Kalçalarımı ona tamamen vereceğim ama yavaş yavaş, her saniyesini hissederek,” diye geçirdi. Marco’nun elini tuttu, birlikte merdivenlere yöneldiler. Loş koridor boyunca Ece’nin çıplak kalçaları sallanıyordu. Marco arkasından bakıyor, arada bir elini uzatıp bir tokat daha patlatıyordu.
Yatak odasının kapısına geldiklerinde Marco Ece’yi kapıya yasladı, yine öptü. Bu öpücük daha vahşiydi. Elleri kalçaları arasında gidip geliyor, parmakları deliğin etrafında daireler çiziyordu. Ece’nin zihni sadece teslimiyetle doluydu. Maskeli yabancının evinde, ilk geceden kalçalarını anal olarak ona sunmaya hazırdı. Ama henüz tam teslimiyet yoktu. Gerilim tavan yapmıştı. Marco kapıyı açtı, Ece’yi içeri çekti ve kapıyı kapattı. Loş odada sadece ay ışığı ve şöminenin uzaktan gelen turuncu yansıması vardı.
“Şimdi,” diye fısıldadı Marco, sesi hem vaat hem emir doluydu, “kalçalarını yatağın kenarına koy ve bana sun kendini. Bu gece daha yeni başlıyor Ece. O göt deliğin benim olacak… ama acele etmiyoruz. Her santimini hissedeceksin.”
Ece yatağa doğru yürüdü, kalçalarını kaldırdı, bacaklarını açtı. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Maskeli Marco’nun gölgesi üzerine düştü. Gerilim devam ediyordu; ikisi de biliyordu ki asıl teslimiyet daha derinlerde, daha ıslak ve daha karanlık bir yerde onları bekliyordu.
Ece yatağın kenarına diz çöktü, avuçlarını serin çarşafa bastırarak belini iyice çukurlaştırdı ve dört ayak üstüne eğildi. Yirmi sekiz yaşındaki banka yöneticisi kadın, o dolgun kalçalarını havaya kaldırmış halde, kalbinin güm güm attığını hissediyordu. Göğüsleri aşağı sarkmış, meme uçları sertleşip yatağa sürtünüyordu. Amı sırılsıklamdı, bacak içlerinden sızan sular çarşafa damlıyordu. İçinden geçiriyordu: “Bu maskeli adamın evinde, ilk geceden dört ayak üstüne eğilip kalçalarımı anal olarak sunuyorum. Yalnızlığım bitti, artık götüm onun olacak.” Marco arkasında dikildi, otuz sekiz yaşındaki İtalyan kiracının maskesi loş ay ışığında daha da karanlık duruyordu. Gözleri Ece’nin aralanmış kalçalarına kilitlenmişti.
“Bak şu mükemmel kalçalara,” diye homurdandı Marco, sesi kalın ve dominant. “Dört ayak üstüne ver kendini, Ece. O dar göt deliğini hazırlayacağım önce. Dilimle, parmaklarımla ıslatacağım ki kalın yarağım rahat girsin.” Eğildi, sıcak nefesi Ece’nin tenini yaktı. Önce uzun, ıslak dilini Ece’nin sırılsıklam amına bastırdı. Dilinin ucu am dudaklarını araladı, klitorisini emerek yaladı, sonra derinlere sokup çıkardı. Şapır şupur sesler odayı dolduruyordu. Ece yüksek sesle inledi, “Ahh Marco… yala amımı, dilin içimi kaşındırıyor.” Vücudu titriyordu, kalçalarını hafifçe sallıyordu. Marco dilini amından yukarı kaydırdı, göt deliğinin etrafında açgözlü daireler çizmeye başladı. Sıcak, nemli dili deliğin kenarlarını yalıyor, ucunu hafifçe içeri bastırıp çeviriyordu. Ece’nin götü zonkluyordu. “Orası… evet, göt deliğimi yala. Hiç kimse orayı böyle yalamamıştı,” diye inledi Ece. İçinden “Maskenin gölgesi düşüyor kalçalarıma, bu yabancı beni hazırlarken zevkten ölebilirim,” diye geçiriyordu.
Marco tükürüğünü bolca akıttı, bir parmağını ıslattı ve önce Ece’nin amına soktu. İleri geri pompalarken diğer eliyle kalçayı tokatladı, hafif ama uyarıcı bir şaplak. Sonra parmağını amından çıkarıp göt deliğine dayadı. Yavaşça, milim milim bastırdı. Ece’nin bedeni gerildi, nefesi kesildi. “Yavaş… ama sok, hazırlamak istiyorum kendimi,” dedi yalvarırcasına. Marco parmağını tamamen soktu, içerde döndürdü, ileri geri oynattı. Diğer eli Ece’nin amını ovuşturuyor, iki delik aynı anda uyarılıyordu. Islak, emici sesler yükseliyordu. Marco ikinci parmağını da ekledi, göt deliğini yavaşça açıyordu. Parmakları makas gibi açılıp kapanırken Ece zevkten bağırdı, “İki parmak götümde… genişlet beni! Sikine hazırla o deliği.” Kalçalarını geriye itiyor, parmakların daha derine girmesini istiyordu. Marco dominant bir sesle konuştu: “Bu kalçalar artık benim. Yirmi sekiz yıllık o sıkı göt deliğin parmaklarımı emiyor. Az sonra yarağımı da yutacak, seni anal orospum yapacağım.”
Hazırlık dakikalar sürdü. Marco dilini tekrar devreye soktu, parmaklarını çıkarırken göt deliğini uzun uzun yaladı, tükürüğüyle ıslattı. Ece’nin bacakları titriyordu, orgazmın eşiğindeydi ama Marco her seferinde yavaşlıyordu. “Daha fazla dayanamıyorum,” diye fısıldadı Ece, sesi kırık. “Yarağını ver artık. Kalçalarımın arasına sok, derin anal sik beni.” Marco doğruldu. Kalın, damarlı yarağı taş gibi sertti, ucundan sızan sıvılar parlıyordu. Ece’nin kalçalarını iki eliyle iyice ayırdı, yarağının başını dar deliğe dayadı. “Şimdi alıyorsun,” dedi tutkulu ama sert bir tonla. “Yavaşça bastıracağım, her santimini hissedeceksin.”
Yarağın başı deliği araladı, dirençle karşılaştı. Ece dişlerini sıktı, “Gir… gir içime.” Marco kalçalarına tokat atarak bastırdı, baş kısmı aniden içeri girdi. Ece’nin gözleri faltaşı gibi açıldı, “Aaaahhh! Çok kalın… götümü dolduruyor.” Acı ve zevk karışmıştı. Marco duraksamadan santim santim ilerledi, yarağı Ece’nin dar anal kanalını zorlaya zorlaya derinlere gömüldü. Tamamen içine girdiğinde topları Ece’nin ıslak amına çarpıyordu. Ece nefes alamıyordu, dolgunluk hissi inanılmazdı. “İçindesin… götümün en derininde,” diye inledi. Marco kalçalarını okşadı, sonra sert bir tokat indirdi. Kırmızı iz kaldı kalçada. “Şimdi seni sikiyorum. Sert ama senin zevkin için.” Yavaş yavaş çekip sokmaya başladı, ritmi her seferinde artıyordu.
Her ileri hamlede yarağı tamamen köküne kadar giriyor, Ece’nin kalçaları tokat sesleriyle sallanıyordu. Marco bir eliyle Ece’nin saçını hafifçe kavradı, diğer eliyle art arda tokatlıyordu kalçalarını. “Al bunu, kalçalı kaltak! Götün yarağımı sıkıyor, harika emiyor.” Ece zevkten deliriyordu. Anal zevk dalga dalga yükseliyordu. Kalçalarını geriye doğru iterken her darbeyi karşılamaya çalışıyor, “Daha sert sik! Tokatla kalçalarımı, kızart onları! Götüm senin için var,” diye bağırıyordu. Vücudu ter içinde kalmıştı, amından sular fışkırıyordu. Marco hızlandı, tutkulu ama vahşi darbelerle götünü beceriyordu. Tokatlar peş peşe iniyordu, Ece’nin yuvarlak kalçaları kıpkırmızı olmuştu, her tokatta et dalgalanıyordu.
Ece’nin ilk anal orgazmı patladı. Bütün bedeni sarsıldı, göt deliği yarağın etrafında kasılıyor, Marco’yu mengene gibi sıkıyordu. “Boşalıyorum… götümden boşalıyorum ahhh!” diye çığlık attı. Gözleri kaydı, zevk dalgaları beynini yakıyordu. Marco durmadı, daha sert sikti, tokatları artırdı. “Güzel, orgazmın götünü daha da daralttı. Şimdi ben boşalacağım, kalçalarının derinlerine fışkırtacağım.” Birkaç güçlü darbeden sonra en derine gömüldü, yarağı nabız gibi atarak Ece’nin götünün içine sıcak, bol spermleri boşalttı. Uzun, kalın fışkırtmalarla doldurdu içini, spermler taşarcasına geri sızıyordu. Marco homurdanarak son damlaya kadar boşaldı.
İkisi de nefes nefese, ter içinde kaldılar. Marco yarağını yavaşça çıkardı, Ece’nin genişlemiş göt deliğinden beyaz spermler aktı. Maskesini hafifçe kaldırıp yakışıklı çenesini ve dudaklarını gösterdi, sonra Ece’ye şefkatle sarıldı. Güçlü kolları onu sardı. Ece gülümseyerek, bu ilk teslimiyetin ardından, “Bir dahaki sefere de aynı şekilde istiyorum,” dedi. Geceyi birbirlerinin kollarında yeni bir arzuyla sonlandırdılar. Götümden taşan o kalın yarağın spermleriyle dolu halde uyumak istiyorum, maskeli orospun.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories