Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Kocasının İzniyle Müzenin Karanlığında Eşimin İlk Öpücüğü

Kocasının izniyle müzenin karanlığında 28 yaşındaki Ece, 32 yaşındaki küratör Tamara’yla ilk lezbiyen öpücüğünü alıp ı

7 min read September 28, 2026New

Müzeyin loş koridorlarında antik heykellerin gölgeleri uzarken Ece yavaş adımlarla ilerliyordu. 28 yaşındaki evli kadın, kocasının “Git, bir kadınla olursa izinim var, sonra her şeyi anlat” sözleriyle buradaydı. Bluzunun altında meme uçları zaten sertleşmiş, dar eteğinin altında ise amı hafifçe zonkluyordu. Uzun zamandır bastırdığı lezbiyen arzular bugün uyanmak üzereydi. Vitrindeki eski bir heykelin önünde durduğunda kokusu burnuna geldi; toz, eski ahşap ve biraz da kendi heyecanının ıslaklığı.

Tam o anda yanına yaklaştı o kadın. 32 yaşındaki küratör Tamara, koyu saçlarını topuz yapmış, beyaz gömleği dolgun memelerini zor zaptediyordu. Kalçaları dar eteğinin içinde yuvarlak ve davetkardı. Göz göze geldiklerinde Ece’nin karnına ateş düştü. Tamara’nın bakışları aç, çıplak ve hiç utanmadan arzuluydu. Ece o an anladı; bu kadın onu istiyordu ve o da istiyordu.

“Bu parça Babil’den,” dedi Tamara yumuşak ama kendinden emin bir sesle. “Ama sanırım senin aklın başka yerde.” Gülümsemesi hafifçe kıvrılmış, dudakları ıslaktı. Ece yutkundu, sesi titremesin diye çabaladı.

“Ece ben. 28 yaşındayım. Kocamın izniyle geziyorum… Yani, serbestim.” Son kelimeyi özellikle söylemişti. Tamara’nın gözleri parladı.

“Tamara. 32 yaşındayım ve bu müzenin küratörüyüm. Serbest olmak güzel bir şey.” Elini uzattı. Parmakları Ece’nin parmaklarına değdiğinde ikisi de o elektrik çarpmasını hissetti. Konuşmaya devam ettiler. Tamara eserleri anlatıyor gibi yapıyordu ama sözleri çift anlamlıydı. “Bu heykelin kıvrımları… dokunası geliyor insanın, değil mi?” Ece gülümsedi, “Dokunmak bazen izinsiz de güzel olabiliyor… ama izin alınca daha da güzel.”

Flört açıkça ilerliyordu. İkisi de birbirlerinin bedenini süzüyordu. Tamara’nın memeleri gömleğinin düğmeleri arasından hafifçe görünüyordu, Ece’nin ise bacakları hafif aralık duruyordu. Konuşa konuşa yavaş yavaş kalabalığın az olduğu, loş bir vitrinin arkasına çekildiler. Orada sadece eski bir lahit ve derin bir gölge vardı. Sesler uzaklaşmıştı.

Tamara Ece’ye iyice yaklaştı. Nefesi Ece’nin dudaklarını yalıyordu. “Hissediyorum… sen de hissediyorsun. İçindeki o açlığı.” Eli Ece’nin beline kondu. “İstiyor musun Ece?”

Ece kocası’nın yüzünü düşündü, gülümsemesini, verdiği izni. Kalbi deli gibi atıyordu ama amından akan ıslaklık kararını vermişti. Dudakları aralandı, sesi fısıltı halinde çıktı: “Evet… öp beni Tamara.”

Dudakları birleşti. İlk lezbiyen öpücüğü yumuşak başladı, sonra derinleşti. Dilleri birbirine dolandı, emdiler, ısırdılar. Ece’nin iniltisi Tamara’nın ağzının içinde kayboldu. Tamara’nın eli Ece’nin boynuna kaydı, orada emmeye başladı; dişleri hafifçe batıyor, morartacak kadar emiyordu. Diğer eli göğüslerine indi, bluzunun düğmelerini aceleyle açtı, sutyenini aşağı sıyırdı. Dolgun memeleri avuçladı, sert meme uçlarını parmaklarının arasında çevirdi, sıktı. Ece başını geriye attı, “Ahh… memelerimi öyle sık… çok iyi geliyor,” diye inledi.

Nefesleri hızlanmıştı. Ece’nin amı sırılsıklam olmuştu, külodu yapış yapıştı. Tamara’nın eli eteğinin altına kaydı, parmakları ıslak kumaşı hissetti. “Ne kadar ıslandın… amın su gibi akıyor,” diye fısıldadı kulağına. Ece sadece titredi, daha fazlasını istiyordu.

Tamara Ece’yi vitrinin karanlık köşesine iyice yasladı. Dizlerinin üzerine çöktü, eteğini beline kadar sıyırdı, külodunu dizlerine indirdi. Karşısında pürüzsüz, şişmiş, sırılsıklam bir am vardı. Kokusu Tamara’yı çıldırttı. “Güzel amcığın var Ece,” dedi ve dilini dayadı.

Uzun, ıslak bir yalama ile başladı. Dilini am dudaklarının arasından geçiriyor, klitorisini dairesel hareketlerle yalıyor, emiyordu. İki parmağını yavaşça içine soktu, içini keşfederek gidip gelmeye başladı. Ece’nin bacakları titriyordu. Bir eli Tamara’nın saçlarını kavradı, diğerini ağzına götürüp iniltisini bastırmaya çalıştı. “Tamara… dilin içimde… parmakların… ahh sik beni parmaklarınla,” diye fısıldıyordu. İçinden geçiriyordu: “Kocam izin verdi, bu zevke izin verdi… ve Tanrım, bir kadın dili bu kadar iyi hissettiriyormuş.”

Tamara hızlandı. Emme sesleri, ıslak şapırtılar vitrinin arkasında yankılanıyordu. Üçüncü parmağını da soktu, hızlı hızlı pompalarken klitorisini emmeye devam etti. Ece’nin bedeni gerildi, bacak kasları kasıldı ve ilk orgazmı şiddetle geldi. Amı Tamara’nın parmaklarının etrafında sıkıca kasılıyor, zevk suları çenesinden damlıyordu. Ama Tamara bırakmadı, yalamaya devam etti, orgazmı uzattı.

Sonra yer değiştirdiler. Ece şimdi aç ve cesurdu. Tamara’yı duvara yasladı, eteğini beline topladı, bacaklarını omuzlarına aldı. Tamara’nın amı da tıraşlı ve sırılsıklamdı, dudakları şişmiş, klitorisi belirgindi. Ece kokuyu derin derin içine çekti, sonra dilini bastırdı. Klitorisini emmeye başladı; dudaklarının arasına alıp emiyor, dilini hızlı hızlı titretiyordu. İki parmağını içine sokup G noktasını ovaladı. Tamara başını geriye atmış, “Evet Ece… em klitorisimi… parmaklarını daha derine sok… fışkırtacağım seni,” diye inliyordu.

Ece durmadı. Emiyor, yalıyor, parmaklarını hızla sokup çıkarıyordu. Tamara’nın bacakları Ece’nin omuzlarında titremeye başladı. Bedeni kasıldı, kalçaları ileri geri oynadı ve güçlü bir fışkırmayla boşaldı. Sıcak zevk suları Ece’nin yüzüne, dudaklarına, boynuna fışkırdı. Ece hepsini yaladı, tadını içine çekti.

İkisi de ayaktaydı şimdi, nefes nefese, ter içinde. Gözlerinde hâlâ aynı açlık vardı. Bacaklarını birbirinin etrafına doladılar, ıslak amlarını birbirine bastırdılar. Klitorisleri doğrudan temas halindeydi. Ritmik hareketlerle sürtünmeye başladılar; am am’a, ıslak etler şapırtıyla birbirine çarpıyordu. Memeleri birbirine baskı yapıyor, dudakları tekrar birleşiyordu. “Boşal benimle,” diye fısıldadı Ece. “Amını amıma sürttür… hissediyor musun?”

Hissediyorlardı. Hareketler hızlandı, sürtünme daha sertleşti. İkisi de aynı anda zirveye ulaştı. Şiddetli orgazmlar bedenlerini sarstı; bacakları birbirine kenetlenmiş halde titrediler, inlemelerini birbirlerinin ağzına gömdüler. Amlarından akan sular bacaklarından aşağı aktı. Uzun uzun, dalga dalga boşaldılar.

Orgazmlar geçtikten sonra ter içinde, titreyerek birbirlerine sarıldılar. Kalpleri deli gibi atıyordu. Tamara Ece’nin alt dudağını son kez ısırdı, hafifçe kanatacak kadar. “Kocana selam söyle,” dedi nefes nefese. “İstediği zaman yine gelebilirsin. Hatta izlemek isterse… kapımız açık.”

Ece gülümsedi, hâlâ bacakları titriyordu. Telefonunu çıkardı, numarasını Tamara’nın telefonuna kaydetti. “Beni ara. Bu gece kocama her şeyi anlatacağım… ve sanırım bu sadece ilk öpücük değildi. Daha çok şey istiyoruz ikimiz de.”

Tamara numara yı kaydedip Ece’nin kalçasına son bir kez dokundu. Gözlerindeki ateş sönmemişti. Tam o sırada koridordan uzak ayak sesleri geldi. İkisi de hızla ayrıldı, kıyafetlerini düzeltti. Ece’nin amı hâlâ sızlıyor, bacakları ıslaktı. Müzeden çıkarken aklında sadece Tamara’nın dili, parmakları ve amının sıcak teması vardı. Bu iş bitmemişti. Tam tersi, yeni başlıyordu. Telefonu cebinde titrer gibi geldi, ama henüz değildi. Yine de Ece gülümsedi. Kocasına anlatacak çok şeyi vardı ve bir sonraki buluşma için planlar yapmaya şimdiden başlamıştı.

Müzeden çıkmak üzereyken telefonu cebinde titredi. Ekrana baktığında Tamara’dan gelen mesaj kalbinin hızını ikiye katladı: “Arka ofise gel. Kapıyı açık bıraktım. Daha bitmedi, seni yine istiyorum.” Ece’nin bacakları arasında kalan ıslaklık anında arttı, külodu yeniden yapış yapış oldu. 28 yaşındaki evli kadın, müzenin loş koridorunda bir an duraksadı. Kocası “Git, bir kadınla olursa izinim var, sonra her şeyi anlat” demişti ama bu izin şimdi Ece’yi zincirlerinden kurtarıyor, onu tekrar Tamara’ya çekiyordu. Telefonu cebine koydu, ayakları kendiliğinden arka koridora döndü. Kalçaları hafifçe sallanarak, eteğinin altında sırılsıklam amıyla yürüdü.

Ofisin kapısını ittiğinde Tamara onu hemen içeri çekti ve kapıyı kilitledi. 32 yaşındaki küratörün gözleri açlıktan parlıyordu. Beyaz gömleği artık tamamen açıktı, dolgun memeleri sutyeninin içinden taşmak üzereydi. Hiç konuşmadan birbirlerine yapıştılar. Bu öpücük ilkinden çok daha vahşiydi. Tamara’nın dudakları Ece’nin dudaklarını emiyor, dili ağzının derinliklerine dalıyor, dişleri alt dudağını hafifçe kanatacak kadar ısırıyordu. Ece inleyerek karşılık verdi, ellerini Tamara’nın kalın kalçalarına götürüp sertçe sıktı. “Daha fazlasını istiyorum… ilk öpücük yetmedi bana,” diye fısıldadı titrek bir sesle. İçinden geçiriyordu: Kocam izin verdi, ben de bu ateşi söndürmek istemiyorum. Bu kadın beni mahvediyor ve ben mahvolmak istiyorum.

Tamara Ece’nin bluzunu başından geçirip yere fırlattı, sutyenini de hemen ardından çıkardı. Dolgun, ağır memeleri serbest kalınca meme uçları taş gibi sertti. Tamara bir tanesini ağzına aldı, emdi, ısırdı, dilini etrafında döndürdü. Diğer eli Ece’nin eteğinin altına girip külodunu kenara çekti. İki parmağı birden ıslak am dudaklarının arasına daldı. “Bak şu haline… amın yine sel olmuş. Kocan seni böyle ıslak gönderdi bana değil mi?” diye mırıldandı Tamara, parmaklarını hızlı hızlı sokup çıkarırken. Ece başını geriye attı, masaya tutunmak zorunda kaldı. Bacakları titriyordu. “Evet… sik parmaklarınla beni… daha derin,” diye inledi. İçindeki ses Bu parmaklar bir erkeğinkinden daha usta, tam istediğim yere vuruyor diyordu.

Tamara Ece’yi masanın üzerine yatırdı, eteğini beline sıyırdı, külodunu tamamen çıkardı. Şimdi 28 yaşındaki kadın bacakları açık, pürüzsüz amı kıpkırmızı ve sırılsıklam halde önünde duruyordu. Tamara diz çöktü, yüzünü Ece’nin bacaklarının arasına gömdü. Bu sefer yalaması daha açtı; uzun dili am dudaklarını yarmış, klitorisini emiyor, sonra aşağı inip deliğine sokuluyordu. Emme sesleri, ıslak şapırtılar ofisin içinde yankılanıyordu. Ece bir eliyle Tamara’nın topuzunu dağılmış saçlarını kavradı, kalçalarını kadının yüzüne bastırıyordu. “Dilini içime sok… evet öyle… ahh Tamara, amımı yala, beni fışkırt,” diye bağırıyordu artık sesini tutamadan. Orgazm dalgası hızla yükseliyordu. Bacak kasları gerildi, karnı titredi ve şiddetle boşaldı. Sıcak zevk suları Tamara’nın çenesinden, boynundan aşağı aktı. Ama Tamara çekilmedi. Dilini klitorisin üzerinde titreterek orgazmı uzattı, Ece’nin bedeni sarsıla sarsıla ikinci küçük bir patlama daha yaşadı.

Ece soluk soluğa doğruldu, gözlerinde aynı açlık vardı. Şimdi sırası kendisindeydi. Tamara’yı koltuğa itti, kadının eteğini ve iç çamaşırını çıkardı. 32 yaşındaki küratörün tıraşlı amı şişmiş, dudakları aralanmış, klitorisi belirgin şekilde kabarmıştı. Ece kokuyu derin derin içine çekti; kadınsı, ıslak, baştan çıkarıcı bir koku. Dilini bastırdı, klitorisi emmeye başladı. Dudaklarının arasına alıp emiyor, dilini hızlı hızlı titretiyordu. İki parmağını amına sokup G noktasını ovalarken, diğer elinin işaret parmağını ıslatıp Tamara’nın kalçalarının arasındaki dar deliğe dayadı. “İstiyor musun?” diye sordu boğuk bir sesle. Tamara kalçalarını kaldırıp “Sok… parmağını da sok oraya… seni pis kız, kocanın izniyle karımı parmakla,” diye inledi.

Ece parmağını yavaşça arkaya itti, aynı anda amını yalamaya devam etti. Tamara’nın bedeni kasıldı, kalçaları ileri geri oynamaya başladı. “Daha hızlı… parmaklarını hissediyorum… amımda ve götümde… boşalacağım Ece!” diye neredeyse haykırdı. Ece hızlandı, emiyor, parmaklarını pompalıyor, dilini klitorisin üzerinde deli gibi gezdiriyordu. Tamara’nın orgazmı patladı. Güçlü bir fışkırma ile sıcak sular Ece’nin yüzüne, memelerine, boynuna aktı. Ece hepsini yaladı, tadını çıkardı, kadının amını son damlasına kadar emdi.

İkisi de doymamıştı. Tamara Ece’yi koltuktan kaldırdı, ikisini de halının üzerine yatırdı. Bacaklarını birbirinin etrafına doladılar, ıslak amlarını sıkıca bastırdılar. Klitorisleri direkt temas halindeydi. Ritmik, sert sürtünmeye başladılar. Memeleri birbirine baskı yapıyor, terli vücutları kayganlaşmıştı. “Amını amıma sürttür… hissediyor musun nasıl sırılsıklam olduğumuzu?” diye fısıldadı Ece. Tamara “Hissediyorum… senin klitorisin benimkine çarpıyor… boşal benimle birlikte, kocanın izniyle benim orospum ol,” diye cevap verdi. Hareketler hızlandı. Islak etlerin şapırtısı, inlemeleri, nefes sesleri odayı dolduruyordu.

Ece bir elini aralarına sokup hem kendi hem Tamara’nın klitorisini ovuşturmaya başladı. Diğer eli Tamara’nın memesini sıkıyordu. Sürtünme daha da sertleşti. Bacakları kenetlenmiş, kalçaları ileri geri oynuyordu. İkisi de aynı anda zirveye ulaştı. Ece’nin bedeni şiddetle sarsıldı, amından yeni bir zevk seli aktı. Tamara da aynı anda titriyor, tırnaklarını Ece’nin sırtına geçiriyordu. Orgazmlar uzun sürdü, dalga dalga geldiler. Amlarından akan sular halıya damlıyordu.

Tam o anda, orgazmın en yoğun sonrası, ikisi de ter içinde, titreyerek birbirlerine yapışmış haldeydiler. Ece’nin kalbi Tamara’nın göğsüne vuruyordu. Nefesleri hâlâ düzene girmemişti. Tamara’nın parmakları Ece’nin ıslak kalçasını okşuyor, dudakları boynundaki morarttığı yeri hafifçe emiyordu. Ece’nin amı hâlâ kadının amına yapışık duruyor, ikisinin de kasılmaları devam ediyordu. Vücutları ter ve zevk sularıyla kaygandı. Ece gözlerini kapattı, içinden Bu daha başlangıç… kocama her şeyi anlatacağım ama yarın yine geleceğim diye geçirdi. Tamara’nın sıcak nefesi kulağına değiyordu, memeleri birbirine baskılı, bacakları birbirine dolanmışken ikisi de kıpırdamadan, sadece zevkin yavaş yavaş çekilişini hissederek öylece kaldılar.

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged fingering cunnilingus squirting tribbing dirty-talk

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.