Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Divorcenin İlk Fırça Darbesiyle Islanan Karım

38 yaşındaki Ahmet, boşanma sürecindeki 32 yaşındaki karısı Brigitte'i 45 yaşındaki eski patron ressam Gideon'la fırça darbeleriyle ıslatıp hotwife fantez

8 min read October 05, 2026New

Ahmet oturma odasının loş ışığında koltuğa yaslanmış, elindeki kırmızı şarap kadehini yavaşça evirip çeviriyordu. Otuz sekiz yaşındaydı ve evliliklerinin son baharını yaşıyordu; boşanma evrakları masanın kenarında duruyordu ama bu akşam o kağıtlar unutulmuştu. Karşısında, otuz iki yaşındaki karısı Brigitte ayakta, ince ipek sabahlığı omuzlarından kaymak üzereydi. Yıllardır bastırdığı o fanteziyi sonunda dile getirmişti bir gece, yarı utangaç yarı ıslak bakışlarla: “Beni izlemeni istiyorum… başkasıyla.” Ahmet o gece gülümsemiş, alnından öpmüş ve “O zaman doğru adamı bulalım,” demişti. Bu akşam o adam geliyordu.

Kapı zili çaldığında Brigitte’nin nefesi kesildi. Ahmet ayağa kalkıp kapıyı açtı. Karşısında kırk beş yaşındaki Gideon duruyordu; geniş omuzlu, gümüş telli saçları hafif dağınık, elinde tuval ve fırça çantası. Eski patronu, ünlü ressam. Brigitte’nin galeride staj yaptığı yıllarda ona bakışları hep fazla uzun sürmüştü. Gideon içeri girdi, Ahmet’in elini sıktı.

“Hoş geldin,” dedi Ahmet sakince. “Biliyoruz ne için buradasın. Hepimiz biliyoruz.”

Brigitte’nin yanakları kızardı ama bakışları kaçmadı. Sabahlığını omuzlarından indirdi; altında sadece ince dantel bir külot vardı. Göğüsleri serbest kaldı, pembe uçları çoktan sertleşmişti. Gideon’un gözleri yavaşça gezindi, boğazını temizledi.

“Poz ver, Brigitte,” dedi kalın sesiyle. “Koltukta otur. Işık omuzlarına vursun.”

Brigitte koltuğa oturdu, bacaklarını hafif araladı. Gideon tuvali yerleştirdi, fırçayı yağlı boyaya batırdı. İlk darbe tuvale indi ama ikinci darbede fırçanın kılları Brigitte’nin çıplak omzuna değdi; soğuk boya teninde sürünürken kadın irkildi, dudakları aralandı. Ahmet koltuğundan izliyordu, bacak bacak üstüne atmış, onaylayan bir gülümsemeyle.

“Devam et aşkım,” fısıldadı Ahmet. “Islanıyorsun değil mi?”

Brigitte’nin boğazından ince bir inilti kaçtı. “Evet… kocacığım.” Fırça şimdi köprücük kemiğinden aşağı kayıyor, sol göğsünün yumuşak etine değiyordu. Gideon fırçayı bilerek yavaş tutuyor, boyayı meme ucunun etrafında daireler çizerek yayıyordu. Her dokunuşta Brigitte’nin nefesi hızlanıyor, kalçaları koltuk minderine sürtünüyordu. İçeriden gelen ıslaklık dantel külotunu çoktan karartmıştı.

Gideon fırçayı bıraktı bir an, parmaklarını boyaya buladı ve doğrudan Brigitte’nin sağ memesini avuçladı. “Karını istiyorum, Ahmet,” dedi alçak, net bir sesle. “İkinizin de rızasıyla. Bu gece onu boyayacağım… her yerini.”

Ahmet öne eğildi, gözleri karısının yüzündeydi. “Brigitte? İstiyor musun?”

Kadın başını salladı, sesi titriyordu ama netti. “İstiyorum. Lütfen… ikiniz de. İzle beni. Dokun bana. Sikilsin isteyen sikilsin.” Sözler dökülürken utanç ve arzu birbirine karışmıştı; yıllardır biriktirdiği o gizli ateş nihayet serbest kalıyordu. Gideon gülümsedi, Ahmet da. Üçü de sınırı bilerek, isteyerek aştı.

Gideon pantolonunun düğmesini açtı. Kalın, damarlı siki dışarı fırladığında Brigitte’nin gözleri büyüdü. Kadın dizlerinin üzerine çöktü, halıya değen dizleri hafif sızladı ama umursamadı. Elleriyle Gideon’un kalçalarını kavradı, dilini o şişkin başın etrafında gezdirdi. Tuzlu bir damla diline değdi; yutkundu ve ağzını iyice açıp içeri aldı. Derin boğazladı, burnu kasık kıllarına değene kadar. Ahmet arkaya geçti, karısının saçlarını yumuşak ama sıkı tuttu, ritmi ayarladı.

“Aferin kızım,” dedi Ahmet. “Daha derine al. Eski patronunun sikini güzelce yala.”

Brigitte inleyerek emdi, tükürüğü çenesinden boynuna aktı. Gideon’un eli onun başında, parmakları saç diplerine gömülmüştü. “Güzel amcıklı karın… boğazını sikeyim diye yanıyor,” homurdandı ressam. Birkaç dakika böyle devam etti; ıslak şapırtılar, boğuk iniltiler odayı doldurdu. Sonra Gideon çekildi, Brigitte’yi kollarından tutup kaldırdı ve koltuğa sırtüstü yatırdı. Külotunu yırttı gibi sıyırdı; ıslak amcığı parlıyordu, pembe dudaklar şişmiş, klitoris belirgindi.

Gideon Brigitte’nin bacaklarını omuzlarına attı, kalın sikinin başını o kaygan deliğe dayadı. Bir itişte girdi; yavaş ama derin. Brigitte bağırır gibi inledi, tırnakları koltuğun kumaşına battı. “Ahhh… dolu… çok dolu!” Ahmet yanlarına diz çöktü, karısının elini tuttu, diğer eliyle de kendi sikini okşuyordu.

“Daha sert olmasını istiyorum,” yalvardı Brigitte kocasına bakarak. “Söylesene ona… daha sert siksin beni.”

Ahmet gülümsedi, alnını karısının alnına değdirdi. “Duydun mu Gideon? Karım sert istiyor. Boşanma öncesi son hediyesi bu. Kır onu.”

Gideon ritmi hızlandırdı. Kalçaları şap şap şap sesiyle Brigitte’nin etine çarpıyordu. Sonra onu çevirdi, dizleri minderde, göğsü koltuğa yaslı doggy pozisyonuna getirdi. Arkadan girdi yeniden, bu sefer acımasızca. Bir eli Brigitte’nin kalçasını tokatladı; kırmızı iz belirdi. “Sık amcığını… kocanın önünde nasıl sıktığını göster.” Her tokatta Brigitte bir orgazma daha yaklaşıyordu. İlk dalga geldiğinde bacakları titredi, amı Gideon’un sikini ritmik kasılarak sağdı. “Geliyorum… ahhh sik beni!” diye bağırdı.

Gideon durmadı. Tokatlar devam etti, diğer eli önden inip klitorisini ovuşturdu. İkinci orgazm daha şiddetliydi; Brigitte’nin salyası minderin üzerine aktı, gözleri yaşardı. Ahmet karısının saçlarını yeniden tuttu, yüzünü kendine çevirdi ve öptü; dilini ağzına soktu, iniltilerini yuttu. “İyi kız… bir tane daha ver ona. Islak ıslak siktir.”

Üçüncü orgazmda Brigitte neredeyse bayılacaktı. Amı şapırdayarak boşalıyor, berrak sular Gideon’un taşaklarına sıçrıyordu. Ressam hızını sonuna kadar açtı, derine gömüldü, sonra ani bir hareketle çıktı. “Yüzüne,” dedi Ahmet boğuk sesle. “İkimiz de.”

Brigitte hemen diz çöktü, ağzını açtı, dilini uzattı. Gideon kalın sikini birkaç kez sıvazladı ve kalın, sıcak fışkırıklar Brigitte’nin yanaklarına, dudaklarına, diline, alnına yapıştı. Ahmet de yanında boşaldı; kendi dölü karısının çenesine, boynuna aktı, Gideon’un spermine karıştı. Beyaz iplikler kirpiklerinde asılı kaldı, bazıları diline değdi; Brigitte yutkundu, tadını aldı, inledi.

Nefesler yavaş yavaş düzene girdi. Brigitte hâlâ dizlerinin üzerindeydi; yüzü ve amı spermle kaplı, göğüsleri boya ve ter karışımıyla parlıyordu. Kocasına döndü, o bulanık, mutlu bakışlarla. “Teşekkür ederim,” dedi sesi kısılarak. “Bu boşanmadan önce en güzel hediyeydi… ama bitmesini istemiyorum. Daha var içimde. Gideon’un fırçası henüz her yerimi boyamadı.”

Ahmet başını okşadı, parmağıyla dudaklarındaki dölü sildi ve kendi ağzına götürdü. Gideon ise çoktan fırçasını yeniden eline almıştı; tuvalde Brigitte’nin orgazm anındaki yüzü beliriyordu. Ressamın siki hâlâ yarı sert, bakışları karı-kocanın üzerindeydi.

“Tuval bitmedi,” dedi Gideon yavaşça. “Ve gece de. Ahmet… karını bu sefer ikimiz birden mi boyayalım? Yoksa sen sadece izlemeye devam mı edeceksin?”

Brigitte’nin amı yine seğirdi. Ahmet’in gözlerindeki o kıvılcım henüz sönmemişti. Boşanma kağıtları masada bekliyordu ama bu odada başka bir şey uyanmıştı; daha derin, daha kirli, daha doyumsuz. Brigitte yerden kalkarken bacaklarının arasından süzülen karışık döller halıya damladı ve o, kocasına ve ressama bakarak fısıldadı:

“İkiniz de… bu gece bitmesin. Beni paylaşmaya devam edin. Fırça darbeleri daha yeni başladı.”

Ahmet’in bakışları karısının ıslak, dölle kaplı yüzünde gezinirken Gideon’un sorusu odada asılı kaldı. Brigitte hâlâ dizlerinin üzerindeydi, bacaklarının arasından süzülen karışık spermler iç uyluklarına yapışmış, boya lekeleri göğüslerinde kurumaya başlamıştı. Nefesi hâlâ düzensizdi ama gözlerindeki o doymak bilmez ateş sönmemişti. “İkiniz de,” diye fısıldadı, sesi boğuk ama net. “Beni boyayın… ikiniz birden. İstiyorum Ahmet. Lütfen.”

Ahmet ayağa kalktı, pantolonunu tamamen sıyırdı. Siki yeniden sertleşmişti, damarları zonkluyordu. Gideon’un yanına geçti, fırçayı elinden aldı. “Öyleyse tuvali unut. Bu gece tuval o.” Fırçayı yağlı boyaya batırdı, kılları Brigitte’nin hâlâ açık duran dudaklarına sürdü. Soğuk boya tuzlu dölün üzerine yayıldı, kadın dilini uzatıp fırçanın ucunu yaladı. Tadı acı-tatlıydı, inledi. Gideon diz çöktü, Brigitte’yi kollarından tutup ayağa kaldırdı ve koltuğun kenarına oturttu. Bacaklarını geniş açtırdı, şişmiş amcığı hâlâ seğiriyordu, pembe dudaklar aralanmış, önceki boşalmanın berrak suları parlıyordu.

“Önce ikimiz de tadına bakalım,” dedi Gideon kalın sesiyle. Başını eğdi, dilini doğrudan klitorisine bastırdı. Yavaş, bastırarak yaladı, sonra dudaklarını o şişkin tomurcuğun etrafına kapatıp emdi. Brigitte’nin beli kavis yaptı, elleri Gideon’un gümüş telli saçlarına gömüldü. “Ahhh… dilin… daha sert.” Ahmet öne eğildi, fırçayı karısının sol meme ucuna sürdü, daireler çizerek boyadı. Sonra kendi dilini sağ meme ucuna yapıştırdı, dişlerini hafifçe geçirdi. Brigitte iki yöne birden çekiliyordu; dil ve fırça, emme ve soğuk boya. Amı ıslak ıslak şapırdıyordu Gideon’un dilinin altında.

Ahmet fırçayı indirdi, kılları doğrudan Brigitte’nin açık amına dayadı. Boyayı iç dudaklara, klitorise, hatta o dar deliğin kenarına sürdü. Her darbede kadın irkildi, “Kocacığım… fırçayla… ahhh sok,” diye yalvardı. Ahmet fırçanın sapını yavaşça içeri itti, döndürdü, boyayı derinlere yaydı. Gideon dilini o sapa paralel kaydırdı, klitorisi emmeye devam etti. Brigitte’nin bacakları titredi, dördüncü orgazm birden patladı; amı fırçayı sıktı, sular fışkırdı, Gideon’un çenesine aktı. “Geliyorum yine… sikin… ikinizin de sikini istiyorum!”

Gideon doğruldu, fırçayı çıkardı. Ahmet karısını kucağına çekti, sırtüstü yatırdı. Kendi sikini o boyalı, kaygan deliğe dayadı ve bir hamlede girdi. Sıcak, ıslak duvarlar onu sardı. “Sık beni aşkım,” diye homurdandı. Brigitte bacaklarını kocasının beline doladı, tırnaklarını sırtına geçirdi. Gideon ise dizlerini koltuğa koydu, kalın sikini Brigitte’nin yüzüne sürttü. Kadın dilini uzattı, başı yaladı, sonra ağzını sonuna kadar açıp içeri aldı. Ahmet alttan vururken Gideon boğazını sikti; ritmi bozulmasın diye Ahmet’in eli karısının saçlarında, Gideon’unki memesindeydi.

“Daha derine,” dedi Ahmet. “Eski patronunun dölünü boğazında tut. Ben de amını dolduracağım.” Brigitte boğuk iniltilerle emdi, tükürük ve boya karışımı çenesinden boynuna aktı. Ahmet kalçalarını hızlandırdı, her vuruşta taşakları karısının götüne çarpıyordu. Sonra yavaşladı, çıktı. “Çevir onu Gideon. İkimiz birden girelim.”

Brigitte’yi yan yatırdılar. Ahmet arkadan, amına yeniden gömüldü. Gideon önden, bacaklarını açtırıp o dolu deliğe ikinci sikini dayadı. Başlar yan yana, yavaş yavaş içeri kaydı. Brigitte’nin gözleri kocaman açıldı, nefesi kesildi. “Çok… çok doluyum… ahhh ikiniz… parçalanıyorum.” Ama kalçaları geriye doğru itti, daha fazla istediğini belli etti. İki kalın sik yan yana, birbirine sürtünerek hareket etti. Ahmet’in nefesi kulağına değdi: “Bak nasıl paylaşıyoruz seni. Boşanma kağıtları orada duruyor ama sen hâlâ benim karımsın… ve onun da fahişesisin bu gece.”

Gideon öne eğildi, Brigitte’nin boyalı memesini avuçladı, meme ucunu çimdikledi. “Sık o amcığı… iki siki birden sağ. Ressamın tuvali gibi geril.” Her itişte Brigitte’nin karnı şişiyor, iniltileri çığlığa dönüşüyordu. Ahmet bir elini önden uzattı, klitorisini ovuşturdu. Beşinci orgazm geldiğinde kadın neredeyse kıvranarak boşaldı; amı iki siki birden kasılarak sağdı, sular fışkırdı, taşaklara sıçradı. “Boşalın… içime boşalın ikiniz de!” diye bağırdı.

Ahmet önce dayanamadı. Derine gömüldü, kalın fışkırıklarla amını doldurdu. Sıcak döl taştı, Gideon’un sikine bulandı. Gideon birkaç saniye daha vurdu, sonra o da boşaldı; ikinci dalga içeri aktı, karışık spermler dışarı sızdı. Brigitte titreyerek yığıldı, iki adamın arasında. Nefesler birbirine karıştı. Gideon yavaşça çıktı, döller Brigitte’nin uyluklarından halıya damladı. Ahmet hâlâ içindeydi, hafif hareketlerle son damlaları boşalttı.

Bir süre kimse konuşmadı. Sonra Gideon fırçayı yeniden eline aldı. Kalan boyayla Brigitte’nin şişmiş, dölle kaplı amını boyadı; kıllar o hassas dile değdikçe kadın yine inledi. “Tuval bitti sayılır,” dedi ressam, sesi tatminle boğuk. “Ama imzam eksik.” Fırçayla iç uyluğuna kendi adının baş harfini çizdi, sonra Ahmet’e uzattı. Ahmet de kendi baş harfini yanına ekledi. Brigitte gülümsedi, gözleri yarı kapalı. “Güzel… şimdi her baktığımda hatırlayacağım.”

Ahmet karısını kucağına çekti, saçlarını okşadı. “Bu gece bitmedi ama sabah olacak. Boşanma evrakları hâlâ orada… imzalamadan önce bir şey daha istiyorum.” Brigitte başını kaldırdı, merakla baktı. Gideon da oturmuş, yarım kalan tuvale bakıyordu; tuvalde Brigitte’nin orgazm yüzü, bacakları açık, iki adamın gölgesi.

Brigitte’nin aklı çoktan ileriye kaymıştı. Kocasına yaslanırken parmakları kendi boyalı, döllü amında gezinmeye başladı, yavaşça. “Gelecek hafta… galeri kapanışında,” diye fısıldadı, sesi scheming bir tonda. “Gideon’un yeni sergisi açılıyor ya. O büyük salonda, herkes gittikten sonra… tuvalin önünde yine poz vereceğim. Ama bu sefer sen sadece izlemeyeceksin Ahmet. Gideon’un asistanı da gelecek… o yirmi sekiz yaşındaki kaslı adam, hatırladın mı? İkiniz beni tutarken o da fırçayla… her deliğimi boyasın. Sonra üçünüz birden. Ve bitince tuvali satacağız… üzerinde hâlâ kuruyan döllerimizle. Alıcı bilmeyecek ama biz bileceğiz. Her fırça darbesinde, her sikilişte… boşanmayı unutup yeniden planlayacağız. Değil mi kocacığım? Gideon? Gelecek sefer daha kalabalık, daha kirli olsun. Ben hazırım… fırçalar hiç kurumadan.”

Ahmet gülümsedi, karısının alnını öptü. Gideon tuvaldeki imzaya bakıp başını salladı. Odada kalan boya kokusu, ter ve döl karışımı hâlâ havada asılıydı; boşanma kağıtları masada unutulmuş, yeni bir planın tohumları çoktan filizlenmişti.

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged deepthroat doggy-style spanking facial rough-sex

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.