Komşumun Buharda Islanan İlk Dokunuşu

28 yaşındaki evli komşum Yara'yla 32 yaşındaki ben, apartman saunasında buharın içinde ıslak amlarımızı yalayıp tribbing yaparak sertçe boşal

8 min read September 20, 2026New

Buharın ağır ve nemli sıcaklığı saunanın her köşesini kaplamıştı. Tahta sıralar ter ve nemle parlıyordu, hava o kadar yoğundu ki nefes almak bile insanı sersemletiyordu. Ben Paulina, otuz iki yaşında, apartmanda kendi halinde yaşayan bir kadınım. O Perşembe akşamı stresimi atmak için aşağı indim, havlumu belime dolayıp kapıyı açtığım anda anladım ki yalnız değildim. Yirmi sekiz yaşındaki evli komşum Yara oradaydı. Kocasıyla merdivenlerde karşılaştığımızda hep nazik gülümserdi ama ben onun bakışlarında başka bir şey yakalardım hep; kısa süren göz teması, dudaklarının hafif kıvrılması, sanki söyleyemedikleri bir şeyler varmış gibi. Evliydi, biliyordum. Ama o an, buharın içinde, ince beyaz havlusunu göğüslerine ve kalçalarına zar zor sarmış halde otururken, ter damlalarının boynundan aşağı, memelerinin arasına süzüldüğünü görünce içimdeki o uzun bastırılmış ateş birden alevlendi.

Yara’nın vücudu buharla ıslanmıştı. Dolgun memeleri havlunun kenarından taşmak üzereydi, koyu pembe uçları hafifçe sertleşmiş, terle parlıyordu. Bacakları kapalıydı ama kalçalarının yuvarlaklığı, terden kayganlaşmış teni gözlerimi çekiyordu. Oturduğu sırada hafifçe öne eğilmiş, havlusunun ucunu tutuyordu. Ben de karşı sıraya oturdum. Havlumu çıkardım, çıplak tenim tahtaya değdiğinde ürperdim. Gözlerimiz buluştu. Bu sefer bakışlarımız uzun sürdü, dakikalar geçti sanki. Ne ben ne o kaçırdı gözlerini. Aramızdaki o yıllardır koridorda, asansörde, kapı önünde biriken elektrik şimdi buharın içinde çıplak ve açık hissediliyordu. Kalbim deli gibi çarpıyordu. “O da istiyor mu acaba?” diye düşündüm. “Yoksa sadece tesadüf mü?” Ama o da gülümsedi. Ben de gülümsedim. Gülümsememizde utangaçlık yoktu; davet vardı, merak vardı, uzun zamandır bastırılan bir açlık vardı. İçimden “Bu gece bitecek bu hasret” diye geçirdim. Amım çoktan ıslanmaya başlamıştı, buharın sıcağından değil, onun terli vücudunu izlemekten.

Yara havlusunu biraz daha gevşetti. Omzundan kaydırdı havluyu, memeleri tamamen ortaya çıktı. Sonra bacaklarını yavaşça, hiç acele etmeden açtı. Havlu kucağından kaydı. Işığın buharla kırıldığı o anda ıslak amı gözlerimin önünde parladı. Tıraşlı, pürüzsüz, dudakları şişkin ve pembe, ortasında birikmiş sularla ışıldıyordu. Ter ve kendi arzusu karışmıştı, klitorisi hafifçe kabarmış, davet eder gibi duruyordu. Nefesim kesildi. Bacaklarımın arası zonkluyordu. Artık dayanamadım. Ayağa kalktım, havlum yere düştü, tamamen çıplak ona yaklaştım. Dizlerimin üstüne oturdum, yüzüm yüzüne yakındı. Sesim kalın ve titrek çıktı.

“İstiyor musun Yara?”

Gözleri arzuyla kararmıştı. Elini uzattı, parmak uçları koluma değdi, ıslak tenimde kaydı. “Çok uzun zamandır istiyorum seni Paulina. Her sabah koridorda seni gördüğümde amımın ıslandığını hissediyordum. Kocamın yanında bile seni düşünüyordum. Evet… istiyorum. Dokun bana. Lütfen.”

O sözler üzerine dudaklarımız birbirine yapıştı. Öpücük ilk anda yumuşaktı, sonra aç bir hal aldı. Dillerimiz birbirinin ağzında dolaşıyor, emiyor, ısırıyordu. Tadı tuzlu ter ve kadınsı bir tat karışımıydı. Ellerim ıslak memelerine kapandı, onları avuçladım, yoğurdum, parmaklarımın arasında meme uçlarını sıkıştırdım. İnledi, ağzımın içine doğru. “Ahh… evet, sık onları…” diye fısıldadı. Ben de inledim. Onun elleri kalçalarımı kavradı, tırnaklarını etime geçirdi, sonra bir eli amıma indi, parmakları dudaklarımın arasında kaydı. Islağım parmaklarına bulaştı. Karşılıklı okşuyorduk birbirimizi, tamamen rızamızla, açlıkla, yılların birikmiş arzusuyla. Buhar tenlerimizi daha da kaygan yapıyordu, memelerimiz birbirine sürtünüyor, sert uçlar değdikçe ikimiz de titriyorduk. İçimden “Bu doğru hissettiriyor, ikimiz de istiyoruz” diye tekrarlıyordum. Hiçbir baskı yoktu, sadece saf, ıslak, buharlı bir açlık.

Onu tahta sıraya yatırdım. Bacaklarını omuzlarıma attım, kalçalarını iki elimle kavradım ve yüzümü amına gömdüm. Dilimle uzun uzun yaladım, dudaklarını araladım, içindeki her damlayı tattım. Tadı ağır, tuzlu, inanılmazdı. Klitorisini emdim, dilimin ucuyla hızlı hızlı daireler çizdim. Yara kalçalarını yüzüme bastırıyor, “Daha sert Paulina, yala amımı, lütfen!” diye inliyordu. Parmağımı ıslak amına soktum, yavaşça çıkarıp soktum, iki parmak yaptım, içini doldurdum. G noktasını bulup bastırdım. Vücudu kasılıyor, teri göğüslerinden aşağı akıyordu. Ben de zevkten başım dönüyordu; kendi amımdan sular bacaklarımdan sızıyordu.

Sonra beni çekti, 69 pozisyonuna geçtik. Ben üstteydim. Amım onun ağzının tam üstündeydi. O da dilini klitorisime yapıştırdı, emmeye, yalamaya başladı. Parmağını içime soktu, çıkarıp soktu, ritmi mükemmeldi. Ben de onun amını yalamaya devam ettim, dilimi derinlere soktum, emdim, parmaklarımı hızlı hızlı çalıştırdım. Inlemelerimiz buharlı odada yankılanıyordu; “Mmmh… evet… yala… boşalacağım…” Seslerimiz birbirine karışıyordu. Vücutlarımız terden sırılsıklam, kaygan, yapış yapıştı. Onun orgazmı önce geldi. Bacakları titredi, amı kasılıp kasılıp açıldı, bol suları ağzıma fışkırdı. Hepsini yuttum, boğazımdan aşağı kaydırdım, tadını son damlasına kadar içtim. Bu beni de uçurdu. Ben de onun yüzüne boşaldım, sularım çenesinden, boynundan aktı, o da açlıkla yaladı, yuttu.

Nefes nefese kalktık. Gözlerimiz hala açtı. Karşılıklı oturduk, bacaklarımızı birbirinin üzerinden attık, ıslak amlarımızı sertçe birbirine bastırdık. Tribbing yapmaya başladık. Klitorislerimiz birbirine sürtünüyor, ıslak etlerimiz kayıyor, sesler çıkıyordu; şap şap, ıslak ve şehvetli. Kalçalarımızı ileri geri hareket ettiriyorduk, sertçe, açlıkla. “Sürt amını amıma Paulina… hissediyor musun?” diye inledi Yara. “Evet… çok ıslak… boşalacağız birlikte…” diye cevap verdim. Sürtünme hızlandı, klitorislerimiz birbirini dövüyordu sanki. Zevk karnımdan yukarı tırmandı, bacaklarım titremeye başladı. Aynı anda patladık. Çığlıklarımız buharı yardı, vücutlarımız sarsıldı, orgazm dalgaları üst üste vurdu. Sularımız karıştı, tahtayı ıslattı. İkimiz de titreyerek, inleyerek, birbirimizin adını sayıklayarak boşaldık.

Terden ve zevkten sırılsıklam halde birbirimize sarıldık. Memelerimiz birbirine yapışmıştı, kalp atışlarımızı hissediyorduk. Uzun uzun, yavaşça öpüştük. Dillerimiz tekrar buluştu, bu sefer tatmin olmuş, yumuşak ama hala aç. Yara kulağıma eğildi, nefesi sıcak ve ıslak, fısıldadı: “Bundan sonra her perşembe burada buluşalım mı? Bu sırrımızı… devam ettirelim.”

Gülümseyerek başımı salladım. “Evet… her perşembe seni burada istiyorum Yara.” İkimiz de yeni sırrımızın heyecanıyla titriyorduk, tatmin olmuştuk ama henüz doymamıştık. Tam havlularımızı almak için doğrulurken dışarıdan, saunanın kapısına doğru yaklaşan ayak sesleri duyduk. Hemencecik havluları kapattık, kalplerimiz güm güm atıyordu. Yara’nın gözlerinde korku ve arzu karışımı bir bakış belirdi. “Kocam mı… yoksa biri mi geldi?” diye fısıldadı. Sesler yaklaşıyordu. Buhar hala etrafımızı sararken, ikimiz de birbirimize baktık. Bu sadece başlangıçtı ve dışarıdaki o ayak sesleriyle birlikte içimize yeni bir gerilim, yeni bir tehlike ve yeni bir arzu daha eklenmişti. Ne yapacaktık şimdi? Kapı açılmak üzereydi…

Kapı gıcırdayarak aralandığında ikimiz de donup kaldık. Buhar o kadar yoğundu ki dışarıdan giren siluet sadece belli belirsiz bir gölgeydi ama kalp atışlarım kulaklarımda gümbürdüyordu. Yara’nın tırnakları koluma gömüldü, nefesini tuttuğunu duydum. Havlularımızı alelacele göğüslerimize ve kucağımıza çektik. Gelen apartmanın gece bekçisiydi, altmış yaşlarında, şişman bir adam. “İçerde kimse var mı?” diye homurdandı, sesi buharın içinde boğuk çıkıyordu. Ben boğazımı temizleyip titrek bir sesle cevap verdim: “Evet amca, ikimiz varız. Rahatsız etmeyin lütfen.” Adam homurdandı, “Kapıyı kilitleyin bari, rezil olay çıkmasın,” deyip kapıyı çekti. Klik sesi duyuldu ve yine yalnız kaldık.

Yara’nın gözleri kocaman açılmıştı. Evli bir kadın olarak yakalanma korkusu yüzüne vurmuştu ama aynı anda bacaklarının arasında parlayan ıslaklık da artmıştı. Eli yavaşça havlusunun altından kaydı, kendi amını okşadığını gördüm. “Paulina… az kalsın kocamın arkadaşıydı o. Ama… durmak istemiyorum. Bu tehlike beni daha da azdırdı. Amım zonkluyor resmen.” Sesindeki o açlık, o evli kadın utancıyla karışık şehvet beni de deli etti. Otuz iki yaşındaydım, yıllardır bastırdığım lezbiyen arzularım bu buharlı odada patlamak üzereydi. Onu kollarından tuttum, tahta sıraya sırtüstü yatırdım. Havlusu tamamen açıldı, dolgun memeleri iki yana yayıldı, koyu pembe uçları sert ve ıslaktı.

“Ben de istiyorum seni Yara. Her perşembe burada amını yalayacağımı, seni boşaltacağımı düşündüm durdum. Şimdi bırak da tadına doyayım.” Dizlerimin üzerine çöktüm, bacaklarını omuzlarıma aldım. Terden sırılsıklam kalçalarını avuçladım, parmaklarım etine gömüldü. Yüzümü amına gömdüm. Tıraşlı, pürüzsüz am dudakları şişmiş, ortasından berrak suları sızıyordu. Dilimi uzun uzun, yusyuvarlak yaladım. Tadı ağır, tuzlu, buharla karışık kadınsı bir tat… Klitorisini dudaklarımın arasına aldım, emdim, dilimin ucuyla hızlı hızlı titreterek daireler çizdim. Yara kalçalarını yüzüme bastırıyor, “Ahh Paulina… daha derine sok dilini… yala o ıslak amımı… kocam hiç böyle yalamadı,” diye inliyordu. Parmağımı ıslak deliğine soktum, iki parmak, üç parmak… G noktasını bulup bastırdım, içini hızlı hızlı parmaklamaya başladım. Suları elime fışkırıyordu, tahtayı ıslatıyordu. Kendi amımdan da bacaklarımın içinden sular sızdığını hissediyordum, otuz iki yıllık bedenim hiç bu kadar aç olmamıştı.

Yara birden doğruldu, beni itti ve 69 pozisyonuna geçti ama bu sefer daha vahşiydi. Üstüme oturdu, amını ağzıma bastırdı. Ben de onun yüzüne oturdum. Dili klitorisime yapıştı, emiyor, ısırıyor, parmaklarını içime köküne kadar sokup çıkarıyordu. Buhar tenlerimizi kayganlaştırmıştı, memelerimiz birbirine sürtünüyor, ter damlaları damla damla akıyordu. İkimizin de inlemeleri saunada yankılanıyordu: “Mmmh… amın çok güzel tatıyor… boşalt beni Paulina… parmaklarını daha sert sok…” Ben de onun amını emiyor, dilimi deliğine sokup çıkarıyor, klitorisini emerken iki parmağımı göt deliğine de değdiriyordum. Vücudu kasılıyordu, bacakları titriyordu. İlk orgazmı bu pozisyonda patladı. Amı kasılıp açıldı, bol suları ağzıma fışkırdı. Hepsi boğazımdan aşağı kaydı, tadını son damlasına kadar içtim. Bu beni de uçurdu. Ben de onun ağzına boşaldım, sularım çenesinden boynuna aktı, o da açlıkla yalayıp yuttu.

Ama yetmiyordu. Escalation devam ediyordu. Kalbim hâlâ kapıdan gelecek yeni bir ses yüzünden deli gibi atıyordu. Bu tehlike, bu yasak hissi ikimizi de hayvanlaştırdı. Yara beni sıraya oturttu, bacaklarımı açtı, kendi bacaklarını da benimkilerin üstünden attı. Islak amlarımız tam karşı karşıya geldi. “Şimdi sertçe sürtelim,” dedi gözleri kararmış halde. “Amımı amına vur Paulina. Tribbing yapalım, klitorislerimiz birbirini dövsün.” Kalçalarımı öne doğru ittim. Sıcak, ıslak etlerimiz birbirine yapıştı. Klitorislerimiz sertçe sürtünmeye başladı. Şap şap ıslak sesler çıkıyordu, buharın içinde her sürtünme elektrik gibi çarpıyordu. Yara memelerini avuçlayıp sıkıyor, “Daha hızlı… amını amıma bastır… hissediyor musun nasıl kayıyor? Kocamın sikini bile böyle hissetmiyorum,” diye inliyordu.

Ben de kalçalarımı ileri geri, dairesel hareketlerle bastırıyordum. Klitorislerimiz birbirine değdikçe zevk karnımdan beynime vuruyordu. Terimiz, sularımız karışıyor, tahtayı gölcük yapıyordu. Elleriyle kalçalarımı kavradı, tırnaklarını etime geçirdi, ritmi hızlandırdı. Sertçe, açlıkla sürtünüyorduk. “Boşalacağım yine… senin amınla boşalacağım Yara!” diye bağırdım. O da “Birlikte… birlikte boşalalım… amlarımızı birbirimize vura vura…” diye cevap verdi. Hızımız arttı, klitorislerimiz birbirini eziyor, ıslak dudaklarımız yapışıp ayrılıyordu. Orgazm dalgası ikimizi de aynı anda yakaladı. Vücutlarımız sarsıldı, çığlıklarımız buharı yardı. Sularımız fışkırarak karıştı, bacaklarımızdan aşağı aktı. Titreyerek, inleyerek, birbirimizin adını sayıklayarak defalarca boşaldık. Benimki üst üste iki kere geldi, bacaklarım kontrolsüz kasılıyordu.

Nefes nefese birbirimize yapıştık. Memelerimiz terden ve sularımızdan yapış yapıştı. Kalp atışlarımızı hissediyorduk. Uzun uzun öpüştük, dillerimiz yorgun ama hâlâ aç dolaşıyordu. Yara kulağıma eğildi, nefesi sıcak: “Her perşembe… burada… amlarımızı yalayıp tribbing yaparak boşalacağız değil mi?”

O an her şey güzel görünüyordu. Ama sonra kapının dışında bir ses daha duyduk. Bu sefer gerçekten tanıdık bir ses. Yara’nın kocası koridorda birine “Yara’yı gördünüz mü?” diye soruyordu. Ses yaklaşıyordu. Yara’nın yüzü birden bembeyaz oldu. Benden uzaklaştı, havlusunu aceleyle sardı. Gözlerinde panik, utanç ve pişmanlık karışımı bir bakış belirdi. “Paulina… bu… bu yanlıştı. Kocam dışarıda. Ben evliyim. Onu seviyorum… ama seninle bunu yaptım. Amımı yalatmak, klitorisimi senin amına sürtmek… hepsi çok güzel oldu ama şimdi midem bulanıyor. Kendimden nefret ediyorum.”

Sözleri göğsüme bıçak gibi saplandı. Ben de otuz iki yaşında, mantıklı bir kadın olarak birden gerçekle yüzleştim. Bu buharlı zevk, bu yasak tribbing ve yalamalar… hepsi bitmişti. Vücudum hâlâ titriyordu, amım hâlâ zonkluyordu ama içime ağır bir şüphe ve pişmanlık çöktü. Ya yakalansaydık? Ya kocası kapıyı açsaydı? Yara şimdi gözyaşlarını tutmaya çalışıyordu, dudakları titriyordu. “Bir daha olmaz. Bu sondu. Lütfen… kimseye söyleme.”

Havlumu belime doladım. Tenimdeki teri, onun sularını, kendi orgazm kokumu hâlâ hissediyordum. Dışarıdaki ayak sesleri uzaklaştı ama içimdeki o ses susmuyordu. “Ne yaptım ben?” diye düşündüm. Yirmi sekiz yaşındaki bu evli komşumla saunada amlarımızı yalayıp, sertçe tribbing yaparak defalarca boşalmak… harikaydı, yılların hasretini bitirmişti ama şimdi her şey kirli ve tehlikeli geliyordu. Kapıdan çıkarken birbirimize bakamadık. Buhar hâlâ sıcaktı ama aramızdaki o ateş birden buz kesmişti. Acaba yarın koridorda karşılaştığımızda ne yapacaktık? Bu sırrı taşıyabilecek miydik? İçimde derin bir pişmanlık ve “keşke dokunmasaydım” düşüncesi büyüdü. Zevk bitmişti. Geriye sadece şüphe, korku ve ağır bir vicdan azabı kalmıştı. Saunanın kapısını arkamdan kapattığımda, bu ıslak dokunuşun ikimizi de sonsuza dek değiştirdiğini anladım. Ve bu değişimin iyi yönde olmadığını hissediyordum.

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged tribbing cunnilingus 69 fingering scissoring

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.