Yasak Hall Pass'in İlk Dokunuşu
22 yaşındaki evli Yasemin, yakışıklı komşusu 28 yaşındaki Emre'yle mutfakta ilk kez hall pass'in tadını çıkarıyor.
Yasemin, yirmi iki yaşındaki evli genç kadın, kocasının iki haftalık iş seyahati yüzünden evin içinde boş boş dolaşıp duruyordu. Mutfak tezgahına yaslanmış, parmaklarıyla kahve fincanının kenarını tıklatırken aklı dağılmıştı. Karşı binadaki komşusu Emre’yi düşündükçe karnının içinde kelebekler uçuşuyordu. Yirmi sekiz yaşındaki bu yakışıklı adamın kaslı kolları, keskin çene çizgisi ve her bakışında onu soymak ister gibi bakan gözleri Yasemin’i haftalardır rahatsız ediyordu. Balkonlarda başlayan o uzun bakışmalar, şakalaşmalar ve özellikle o yasak hall pass konuşmaları artık sadece fantezi olmaktan çıkmıştı. Kocası ona “istersen kullan” demişti ama Yasemin o zamana kadar bunu ciddiye almamıştı. Şimdi ise yalnızlık ve o yasak çekim birleşince kalbi deli gibi çarpıyordu. Bu onun ilk evlilik dışı deneyimi olacaktı ve Emre için de öyle. Hem heyecan hem de utangaç bir korku ikisini de sarıyordu.
Cesaretini topladı, pencereyi araladı ve seslendi. Sesinde hafif bir titreme vardı. “Emre… Kahve içmeye gelir misin? Yalnızım, mutfaktayım. Sohbet ederiz.”
Emre bahçeden başını kaldırdı, o kendine güvenen gülümsemesiyle baktı. “Hemen geliyorum Yasemin.”
Kapı çaldığında Yasemin’in avuçları terlemişti. Kapıyı açtığında Emre’nin erkeksi kokusu burnuna doldu. Kot pantolonu ve dar tişörtü vücudunun hatlarını belli ediyordu. “Hoş geldin… Mutfağa geçelim mi?” dedi Yasemin, gözlerini ondan kaçırarak. Tezgahın iki tarafına yerleştiler. Kahvelerini yudumlarken sohbet başladı. Emre fincanını bırakıp kollarını tezgaha yasladı, kasları geriliyordu.
“Kocan daha ne kadar kalacak yurtdışında?” diye sordu, sesi kalın ve meraklıydı.
“İki hafta daha. Ev bomboş, ben de sıkılıyorum.” Yasemin fincanını iki eliyle kavramıştı. “Aslında… Seninle konuşmak iyi geliyor. O hall pass muhabbetimizi hatırlıyor musun? Balkonda şakalaşırken açtığımız konuyu. O günden beri aklımdan hiç çıkmadı.”
Emre’nin gözleri parladı, dudaklarında hafif bir tebessüm belirdi. “Nasıl unuturum? Senin yüzünün kızarışını, gözlerindeki o parıltıyı… İkimiz de ilk kez böyle bir şey yapacaktık o zaman. Evlilik dışı, yasak bir dokunuş. Ben de itiraf edeyim, o konuşmadan beri seni her gördüğümde sikim kalkıyor Yasemin. Ama aynı zamanda utanıyorum. Sen evlisin, ben komşuyum… Bu ilk olacak benim için de.”
Yasemin’in yanakları alev alev oldu. Bacaklarının arasında hafif bir ıslaklık hissetmeye başlamıştı bile. “Ben de aynı şeyi hissediyorum. Heyecan içimi kemiriyor. Kalbim şu an deli gibi atıyor. İlk defa bir başka erkeğin dokunuşunu hissedeceğim… Senin dokunuşunu. Utangaçım ama istiyorum da.”
Sohbet derinleştikçe hava ağırlaştı. Emre kahve almak için uzandığında eli kazara Yasemin’in ince beline değdi. Parmakları bir saniye fazla kaldı orada. İkisi de donup kaldı. Yasemin’in nefesi kesildi, belinden aşağıya sıcak bir dalga indi. Emre elini hemen çekmedi, parmak uçları hafifçe bastırdı. Göz göze geldiler. Zaman durmuştu.
Yasemin utangaç bir gülümsemeyle, sesi neredeyse duyulmayacak kadar alçak, “İlk defa böyle bir şey yapacağım Emre… Gerçekten. Lütfen…” dedi.
Emre yavaşça yaklaştı. Bir eli hâlâ belindeydi, diğer eli Yasemin’in çenesini nazikçe kaldırdı. Dudakları önce hafifçe dokundu, sonra derinleşti. Yasemin’in dudakları aralandı, dilleri buluştu. Öpüşmeleri ıslak, aç ve tutkulu hale geldi. Yasemin’in kalbi göğsünden fırlayacak gibiydi. ‘Bu gerçekten oluyor… Emre’nin dudakları sıcak, dili benimkini yalıyor… Kocamınkinden çok farklı… Daha güçlü, daha erkekçe…’ diye düşündü. Elleri Emre’nin tişörtünün altına kaydı, karnındaki sert kasları, sıcak tenini hissetti. Emre’nin elleri de Yasemin’in sırtını, belini okşuyor, kalçalarını avuçluyordu.
“Devam et…” diye inledi Yasemin, öpüşmenin arasında, sesi istekle titriyordu. O söz ikisini de serbest bıraktı. Tutku kontrolden çıktı. Emre Yasemin’i kucağına aldı, güçlü kollarıyla kolayca kaldırdı. Yasemin bacaklarını onun beline doladı, Emre’nin sert yarağını kendi amının tam üstünde, kotunun üzerinden hissetti. Tezgaha oturttu onu. Eteğini beline sıyırdı, beyaz külodunu tek hamlede aşağı indirdi. Yasemin’in pürüzsüz, ıslak amı ortaya çıktı. Emre parmaklarını önce dudaklarının üzerinde gezdirdi, sonra klitorisine bastırdı.
“Ahh… Emre… Orası çok ıslak, senin yüzünden…” diye inledi Yasemin. Parmakları içeri girip çıkmaya başladı, orta parmağı derinlere dalıyor, kıvrılarak o hassas noktayı buluyordu. Yasemin tezgaha tutunmuş, kalçalarını ileri ileri itiyordu. Emre sonra diz çöktü, başını bacaklarının arasına gömdü. Sıcak dili klitorisini yaladı, emdi, daireler çizdi. Yasemin’in eli Emre’nin saçlarına gitti, parmaklarını sıkıca kavradı. “Evet… İşte orada… Yala beni… İlk defa biri beni böyle yalıyor…” diye mırıldandı. Zevk dalgaları hızla yükseliyordu. Bacakları titremeye başladı, karnı kasılıyor, amı Emre’nin ağzına karşı kasılıyordu. Orgazm geldiğinde yüksek sesle çığlık attı, “Geliyorum Emre! Ahh tanrım!” Vücudu sarsıldı, ıslak suları Emre’nin diline aktı. Emre hepsini yaladı, son damlasına kadar.
Yasemin nefes nefese, titreyen bacaklarla tezgahın önünden indi. Dizlerinin üzerine çöktü. Emre’nin pantolonunun düğmesini açtı, fermuarını indirdi. Kalın, damarlı sik dışarı fırladı. Başı parlak, topları ağırdı. Yasemin acemiydi ama hevesliydi. Elini sardı etrafına, yavaşça sıvazladı. Sonra ağzını açtı, sıcak dilini başının etrafında gezdirdi ve aldı içine. Emmeye başladı. Önce yavaş, sonra daha hevesli. Başını ileri geri hareket ettiriyor, boğazına kadar almaya çalışıyordu. Gözleri sulandı, salyası çenesinden aktı ama bırakmadı. Emre saçlarını tuttu, nazikçe yön verdi. “Çok iyi… Aynen böyle em sikimi Yasemin… Acemi ağzın bile harika hissettiriyor…” diye inledi. Yasemin daha derine aldı, gırtlağı sikinin başını sıkıştırıyordu. Emre’nin kalçaları hafifçe ileri gidip geliyordu.
Bir süre sonra Emre onu kaldırdı, tezgahın üzerine sırt üstü yatırdı. Kahve fincanlarını kenara itti. Yasemin’in bacaklarını omuzlarına aldı, misyoner pozisyonda tam üstüne geldi. Sikinin başını ıslak amının dudaklarına sürttü, sonra tek hamlede derinlere gömüldü. Yasemin’in gözleri faltaşı gibi açıldı. “Ohhh! Çok kalın… İçimi tamamen dolduruyorsun… İlk defa bir başkasının sikini içimde hissediyorum!” diye haykırdı. Emre yavaş yavaş ama güçlü darbelerle sikmeye başladı. Her seferinde dibine kadar giriyor, topları Yasemin’in kalçalarına çarpıyordu. Tezgah sallanıyordu. Yasemin’in memeleri tişörtünün içinde zıplıyor, saçları dağılmıştı.
Mutfak zevk sesleriyle doldu. Yasemin’in çığlıkları duvarlarda yankılanıyordu. “Daha sert Emre! Daha sert sik beni! Amımı parçala!” Emre hızlandı, ter damlaları ikisinin de tenine akıyordu. “Amın çok dar… Sikimi mengene gibi sıkıyor… Harikasın Yasemin…” diye homurdandı. Yasemin bacaklarını daha da açtı, tırnaklarını Emre’nin sırtına geçirdi. “İçime boşal… Lütfen… Dölünü içimde hissetmek istiyorum… Boşal bana!”
Emre’nin ritmi daha da sertleşti. Derin, hızlı darbelerle Yasemin’in en hassas yerlerine vuruyordu. Yasemin ikinci orgazmın eşiğindeydi, amı sikinin etrafında kasılıyor, zevkten gözleri kayıyordu. Emre son bir kez derinlere gömüldü, kasları gerildi ve Yasemin’in derinliklerine sıcak sıcak boşalmaya başladı. Spermleri fışkırıyor, Yasemin’in amını dolduruyordu. Yasemin de aynı anda patladı, vücudu şiddetle sarsıldı, uzun bir çığlık attı. İkisi de ter içinde, nefes nefese kaldı. Emre hâlâ içindeydi, sikinin son kasılmaları devam ediyordu.
Emre alnını Yasemin’in alnına dayadı, ikisinin de nefesleri birbirine karışıyordu. Henüz çekilmemişti. Sikinin yarısı hâlâ sıcak amının içinde duruyordu. Yasemin’in gözlerinde hâlâ açlık vardı. Parmakları Emre’nin sırtında geziniyor, tırnakları hafifçe batıyordu. “Bu… Bu daha bitmedi değil mi?” diye fısıldadı, sesi hem tatmin hem de yeni bir istek doluydu. Emre yavaşça kalçalarını oynattı, hâlâ sertliğini koruyan yarağı Yasemin’in içinde hafifçe kıpırdandı. Mutfağın tezgahı hâlâ ıslak ve dağınık duruyordu. Dışarıda bir kapı sesi duyuldu, belki başka bir komşu. İkisi de aynı anda gerildi ama Emre gülümsedi, dudaklarını Yasemin’in kulağına yaklaştırdı.
“Henüz seni bırakmaya niyetim yok… Yukarıda, yatak odanda devam edelim mi? Bu ilk dokunuş sadece başlangıçtı Yasemin… Senin amın hâlâ sikimi bırakmak istemiyor.”
Yasemin’in kalbi yeniden hızlandı. İçinde Emre’nin dölü ve hâlâ yarı sert yarağı varken, yeni bir heyecan dalgası sardı bedenini. Bu yasak hall pass’in kapısı aralanmıştı ve ikisi de o kapıdan geri dönmek istemiyordu. Gerilim, mutfaktaki bu ıslak ve nefes nefese andan sonra daha da büyüyerek devam ediyordu.
Yasemin, Emre’nin kulağına doğru eğildi, dudakları onun sıcak tenine değdiğinde titredi. Nefesi hızlanmıştı, amının içindeki o yarım sert yarak hâlâ hafif hafif kıpırdanıyordu. İçinden taşan döller bacaklarının iç kısmından süzülürken garip bir tatmin ve açlık karışımı hissediyordu. “Henüz bitmedi değil mi?” diye fısıldamıştı az önce ve şimdi o sözlerin ağırlığını hissederek kararını verdi. Yirmi iki yaşındaki evli genç kadın, kalbinin deli gibi attığını duyuyordu. “Hadi yukarı çıkalım Emre… Yatak odasına. Orada devam edelim. Seninle kendi yatağımda olmak istiyorum.”
Emre gülümsedi, o kendine güvenen bakışıyla Yasemin’in belini daha sıkı kavradı. Sikini yavaşça, santim santim içinden çıkardı. Yasemin’in am dudakları onun kalın başını bırakmak istemiyormuş gibi yapışkan bir ses çıkardı. Sıcak döller ve Yasemin’in suları birlikte aktı, tezgahın kenarından damladı. Bacakları hâlâ titriyordu, dizleri boşalmış gibiydi ama o heyecan onu ayakta tutuyordu. Emre’nin eli kalçasını okşadı, parmak uçları ıslak teninde iz bıraktı. “Sen nasıl istersen güzelim. Bu ilk dokunuşun devamını yatağında yaşamak… Aklımı başımdan alıyor.”
Merdivenleri çıkarlarken ikisi de suskundu. Yasemin önde yürüyordu, Emre hemen arkasından. Her basamakta kalçaları sallanıyor, Emre’nin gözleri o hareketi yiyordu. Yasemin’in aklından binbir düşünce geçiyordu: ‘Kocam iki hafta daha yok. Bana hall pass verdi ama şimdi… Emre’nin dölü içimdeyken kendi evime, kendi yatağıma götürüyorum onu. Bu gerçekten istediğim şey mi? Ama vücudum yanıyor, amım hâlâ zonkluyor, bırakmak istemiyorum.’ Kapıyı açtığında oda loş ışıkla doluydu. Perdeler yarı aralıktı, dışarıdan hafif bir ışık sızıyordu. Kocasıyla aldığı o geniş çift kişilik yatak, tertemiz çarşaflarıyla onları bekliyordu. Yasemin bir an duraksadı, komodinin üzerindeki düğün fotoğrafına gözü kaydı ama hemen çevirdi bakışını.
Emre arkadan sarıldı, sert göğsü Yasemin’in sırtına yapıştı. Elleri öne doğru kaydı, birini memelerinin arasına, diğerini ıslak amının üzerine koydu. “Burası çok güzel kokuyor,” diye mırıldandı kalın sesiyle. “Senin kokun, seks kokun… Bağımlılık yapıyor.” Yasemin başını geriye yasladı, Emre’nin boynunu öptü. Tişörtünü başından sıyırdılar, sutyeni zaten mutfakta kalmıştı. Dolgun, dik memeleri özgür kaldı, pembe uçları sertleşmiş, Emre’nin avuçlarına sığmıyordu. Emre onları avuçladı, başparmaklarıyla uçlarını daireler çizerek ovuşturdu. Yasemin’in ağzından uzun bir inilti kaçtı. “Ahh… Memelerimi böyle sık Emre. Daha sert. İlk defa bir başkası bu kadar açlıkla dokunuyor bana.”
Tamamen soyundular. Emre’nin kotu ve boxer’ı yere düştü, kalın, damarlı yarağı karnına doğru kalkmıştı yine. Topları ağır ve gergindi. Yasemin yatağın kenarına oturdu, sonra sırtüstü uzandı. Çarşaflar serindi ama vücudu yanıyordu. Emre üstüne çıktı, dudakları dudaklarını ezdi. Dilleri tekrar birbirine dolandı, ıslak ve aç öpüşüyorlardı. Emre’nin erkeksi kokusu – ter, kahve ve erkeklik – Yasemin’in burnunu dolduruyordu. Elleri Emre’nin sırtındaki kaslarda geziniyordu, tırnaklarını hafifçe batırıyordu. ‘Yirmi sekiz yaşında bu adamın vücudu… Kocamdan çok daha sert, çok daha dominant. İçimde bir yerler eriyor.’
Emre aşağı kaydı. Önce memelerini yaladı uzun uzun. Dilini sol memenin etrafında gezdiriyor, sonra ucunu emiyor, hafifçe dişliyor, sonra diğerine geçiyordu. Yasemin’in sırtı yay gibi geriliyor, kalçaları yatağa bastırıyordu. “Emre… Lütfen… Daha aşağı in.” Ama Emre acele etmiyordu. Karnını, kalça kemiklerini öptü. Sonra Yasemin onu durdurdu, bedenini çevirdi. “Ben de seni istiyorum. Beraber yapalım.” İkisi 69 pozisyonuna girdiler. Yasemin üstteydi, Emre’nin kalın yarağının tam önüne diz çöktü. Ağzını açtı, önce sadece başını yaladı, dilini o parlak mor başın etrafında döndürdü, idrar deliğinden sızan pre-cum’un tuzlu tadını aldı. Sonra derinlere aldı, boğazına kadar indirip çıkardı. Salyası sikinin üzerine akıyor, elini de kullanarak sıvazlıyordu.
Emre altında inledi, sesi boğuktu. “Ağzın harika Yasemin… Acemi olmana rağmen sikimi yutuyorsun.” Sonra başını Yasemin’in bacaklarının arasına gömdü. Dili am dudaklarını araladı, klitorisini emdi, iki parmağını birden içeri soktu. Kıvrık parmakları o hassas noktayı bulup bastırırken dili hızlı hızlı yalıyordu. Yasemin’in bacakları titredi, ağzındaki sik daha da sertleşti. ‘Mutfağın üstünde yediğim orgazmdan sonra yine geliyorum… Bu adamın dili amımı mahvediyor. Kocam hiç böyle yalamamıştı. Bu ilk defa hissettiğim bu yoğun zevk… Bağımlısı olabilirim.’ İnlemeleri sikinin etrafında titreşim yaratıyordu. Emre’nin kalçaları hafifçe yukarı kalkıyor, sikini Yasemin’in boğazına sokuyordu. Yasemin’in gözlerinden yaşlar süzüldü ama bırakmadı, daha hızlı emdi.
Zevk dayanılmaz hale gelince Yasemin doğruldu. “Artık içimde istiyorum. Sik beni Emre. Yatağımda hissetmek istiyorum seni.” Emre onu sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Sikinin başını ıslak amına sürttü, sonra tek hamlede köküne kadar gömdü. Yasemin’in gözleri faltaşı gibi açıldı. “Ohh fuck… Yine o kalınlık… İçimi tamamen ayırıyorsun!” Emre yavaş ama güçlü darbelerle sikmeye başladı. Her seferinde topları Yasemin’in ıslak kalçalarına tok tok çarpıyordu. Yatak gıcırdıyor, başucu lambası hafif hafif sallanıyordu. Yasemin’in memeleri her darbede zıplıyor, Emre bir eliyle onları sıkıyordu.
“Amın inanılmaz dar… Beni sıkıyor,” diye homurdandı Emre ter içinde. Yasemin tırnaklarını onun kollarına geçiriyordu. “Daha hızlı… Lütfen daha sert sik. Bu ilk hall pass’im olsun, aklımdan hiç çıkmasın.” Emre hızlandı. Oda sadece et çarpma sesleri, inlemeler ve ıslak am sesleriyle doluydu. Yasemin ikinci kez, mutfaktakinden daha güçlü bir orgazmın eşiğine geldi. Karnı kasılıyor, amı Emre’nin siki etrafında ritmik ritmik sıkıyordu. “Geliyorum yine! İçimde boşalma… Henüz değil!” diye yalvardı ama Emre durmadı. Yasemin patladı, çığlığı odayı doldurdu, bacakları Emre’nin omuzlarında kasılıp kaldı. Suları fışkırır gibi aktı.
Emre sikini çıkardı, Yasemin’i çevirdi. Dizlerinin üzerine getirdi, köpek stilinde kalçalarını havaya kaldırttı. Yasemin yüzünü yastığa gömdü, kendi kokusunu ve Emre’nin kokusunu karışık hissediyordu. Emre arkadan tek hamlede girdi. Bu pozisyon çok daha derindi. “Ahh! Dibime vuruyorsun… Götüme kadar hissediyorum seni!” Emre bir eliyle Yasemin’in saçlarını kavradı, nazik ama dominant bir şekilde hafifçe çekti. Diğer eliyle kalçasına tokat attı, kırmızı bir iz bıraktı. “Al hepsini orospu… Kendi yatağında komşunun sikiyle parçalanıyorsun. Hoşuna gidiyor değil mi?”
Yasemin “Evet… Çok hoşuma gidiyor… Sert tokat at yine,” diye inledi. Zevk ve utanç karışımı içini dolduruyordu. Emre ritmini vahşileştirdi. Her darbe daha sert, daha hızlıydı. Topları Yasemin’in klitorisine çarpıyor, yeni bir orgazm dalgasını tetikliyordu. Yasemin’in parmakları çarşafı sıkıca kavramıştı. ‘Bu çok yoğun… 22 yaşımda evliyken ilk defa böyle vahşi sikişiyorum. Emre’nin yarağı amımı şekillendiriyor resmen.’ Emre’nin ter damlaları Yasemin’in sırtına düşüyordu. “Boşalmak üzereyim Yasemin… İçine mi boşalayım?”
“İçime… Dölünü yine içimde hissetmek istiyorum!” Emre son hızıyla vurdu, kasları gerildi, derin bir homurtuyla Yasemin’in en derinlerine boşaldı. Sıcak, kalın fışkırtmalar amını doldururken Yasemin de üçüncü kez patladı. Vücudu şiddetle sarsıldı, gözleri kaydı, uzun uzun inledi. “Geliyorum… Seninle beraber… Ahh Emre!” İkisi de aynı anda zirvedeydi. Emre’nin sikinin son kasılmaları bittiğinde yavaşça içinden çıktı. Yasemin yatağa yığıldı, bacakları açık, amından beyaz döller süzülüyordu çarşafa. Nefesleri odayı dolduruyordu.
Emre yanına uzandı, kolunu beline attı, memnun bir şekilde gülümsedi. “Bu… Hayatımın en iyi sikişiydi. Sen harikasın Yasemin. Tekrar yapmak istiyorum.” Sesinde tatmin ve mutluluk vardı. Ama Yasemin cevap vermedi. Zevk dalgaları çekilirken yerine tuhaf bir boşluk gelmişti. Gözleri tekrar komodindeki fotoğrafa kaydı. Kocasıyla gülümsedikleri o düğün fotoğrafı. İçindeki sıcak döl birden ağırlaştı, midesinde bir bulantı gibi yükseldi. ‘Ne yaptım ben? Hall pass olsa bile… Kendi evlilik yatağımda, kocamın çarşaflarında başka bir erkeğin spermiyle yatıyorum. Amım hâlâ zonkluyor ama artık zevk değil… Pişmanlık var. Bir şey çok yanlış. Sanki bir çizgiyi aştım ve geri dönemiyorum. Heyecan bitti, geriye sadece kuşku kaldı. Emre’ye bunu nasıl söylerim? Bu ilk dokunuş belki de en son olmalı. İçimde bir ağırlık var şimdi, pişmanlık ve korku. Kocam öğrense bile izin verdiğini bilsem de… Bu his kötü. Çok kötü.’
Yasemin gözlerini kapattı, dudaklarını sıktı. Emre nefes alarak yanında yatarken o sessizce içinde büyüyen o şüpheyle baş başa kaldı. Yasak hall pass’in tadı şimdi ağzında acı bir tat bırakmıştı. Dışarıda hafif bir rüzgar perdeleri kıpırdattı ama odadaki sessizlik ağırdı. Bir şey gerçekten çok yanlıştı ve Yasemin bunu ilk kez o anda, orgazm sonrası boşlukta tüm çıplaklığıyla hissediyordu.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories