Maskeli Yabancıyla Göl Kenarında Kocamın Gözleri Önünde
32 yaşındaki evli Ece, maskeli yabancının kalın sikini kocası Everett’in gözleri önünde yalayıp köpek gibi siktiriyor.
Güneş, gölün sakin sularına turuncu bir örtü sererken Ece ile Everett’in arabası tozlu patikadan aşağı indi. Otuz iki yaşındaki Ece, evliliğinin dokuzuncu yılında hâlâ ateşli bir kadındı; dar yaz eteği kalçalarını sıkıca sarıyor, beyaz bluzu ise iri memelerinin dolgun kıvrımlarını belli ediyordu. Otuz beş yaşındaki kocası Everett ise çadırı kurarken terliyordu, kaslı ama biraz yumuşamış bedeniyle sıradan bir koca görüntüsü veriyordu. Issız göl kenarı tam aradıkları yerdi; ne bir ses, ne bir insan. Ta ki karşıdaki ağaçların arasında yükselen dumanı görene kadar.
Ece çadırın ipini gererken gözü oraya takıldı. Kırk yaşındaki Ravi, maskesiyle gizemli bir heykel gibi dikiliyordu. Maske yüzünün yarısını kapatıyordu ama atletik vücudu, geniş omuzları, kollarındaki damarları ve kendinden emin duruşu her şeyi anlatıyordu. Ece’nin boğazı kurudu. Adamın şortunun önündeki kalın kabarıklık, rüzgâr estikçe hafifçe sallanıyordu. İçinden geçirdi: “Tanrım… Mehmet’in sikinden iki kat büyük duruyor. Bu kadar mı olur?” Everett karısının bakışını fark etti. Kıskançlık midesini burktu ama aynı anda sikinin hafifçe sertleştiğini hissetti. Bu tuhaf heyecan onu utandırıyordu. “Niye öyle bakıyor ki?” diye düşündü, sesini çıkarmadı.
Akşam çökünce üçü de ateşin etrafında toplandı. Ravi maskesini çıkarmamıştı. “Burası yalnızlık için ideal,” dedi kalın, kendinden emin sesiyle. Gözleri Ece’nin bacaklarında dolaşıyordu. Ece gülümsedi, bacak bacak üstüne attı, eteği biraz daha yukarı çıktı. Everett sessizce viski şişesini yudumluyordu. Ravi doğrudan konuştu: “Ece, kocan seni hak etmiyor galiba. Böyle bir kadın… bu kadar ateşli bakışlar atınca insan dayanamıyor.” Ece kıkırdadı, göz ucuyla Everett’e baktı. Kocası utançtan kıpkırmızı olmuştu ama sikinin şortunun içinde zonkladığını Ece fark ediyordu. “Teşekkür ederim Ravi,” dedi Ece, sesi biraz titrek. “Sen de fena sayılmazsın. O maske… seni daha çekici yapıyor.”
Gerilim hızla yükseliyordu. Ravi yanına kaydı, büyük elini Ece’nin dizine koydu. Ece irkilmedi. Aksine hafifçe açtı bacaklarını. Everett’in gözleri faltaşı gibi açılmıştı. Ravi’nin parmakları yavaşça yukarı tırmandı, eteğin altına girdi. Ece’nin ıslak amını bulduğunda kalın bir homurtu çıkardı. “Sırılsıklam olmuşsun güzelim.” Ece dudaklarını ısırdı, kocasına dönüp baktı. Ravi eğildi, boynunu emdi, sonra dişlerini geçirerek ısırdı. Ece inledi. Elini Ravi’nin maskeli yüzüne koydu, diğer eliyle de Everett’in dizine dokundu. “Everett… izlemek istiyor musun?” diye sordu boğuk bir sesle. Everett yutkundu. Boğazı kupkuruydu. Kıskançlık, utanç ve dayanılmaz bir arzu karışımı içini yakıyordu. “Evet…” dedi sonunda, sesi zorlukla çıktı. “İzle… istiyorum.”
O an her şey kontrolden çıktı. Ravi ayağa kalktı, maskesinin altından gülümsediğini hissettiren bir sesle “Gel buraya orospu,” dedi. Ece dizlerinin üzerine çöktü. Toprak dizlerini acıtıyordu ama umurunda değildi. Ravi şortunu indirdi. Kalın, damarlı, yirmi santimlik yarak dışarı fırladı. Ece’nin gözleri büyüdü. Everett’in sikinden hem daha uzun hem daha kalındı. “Ağzını aç,” diye emretti Ravi. Ece dudaklarını araladı, o kocaman başı ağzına aldı. Dilini etrafında döndürdü, salyaları hemen akmaya başladı. Derin boğazına kadar bastırdı kendini. Gırtlağı şişti, gözleri sulandı ama bırakmadı. Başını ileri geri sallarken kocasına bakıyordu. Everett koltukta oturmuş, eli şortunun üstünden sikini ovuşturuyordu. Ece’nin aklından şunlar geçiyordu: “Bak kocacığım… senin karın maskeli bir yabancının yarrağını nasıl yutuyor. Hem de senin gözlerinin önünde.”
Ravi saçlarını kavradı, ritmi hızlandırdı. Ece’nin salyaları çenesinden göğüslerine damlıyordu. “İyi emiyorsun… kocanın önünde diz çöküp emen ucuz bir orospu gibi.” Ece mırıldandı, sesi yarakla doluydu. Boşalmak üzereydi, daha dokunulmadan. Ravi onu kaldırdı, çadırın önündeki battaniyenin üzerine domalttı. Ece dört ayak oldu, köpek gibi. Everett tam karşısındaydı, her şeyi görüyordu. Ravi eteğini beline sıyırdı, ıslak amını ortaya çıkardı. Kalın sikini girişe dayadı ve tek hamlede köküne kadar gömdü. Ece çığlık attı. “Ahh! Çok kalın… yırtıyor içimi!” Ravi sertçe vurmaya başladı. Tokatlar indi kalçalarına; kırmızı izler kaldı. Saçını çekti, başını geriye yatırdı. “Söyle… kocanın gözleri önünde kimin orospususun?”
“Senin… senin orospunum Ravi!” diye haykırdı Ece. Her darbede memeleri sallanıyordu. Amı sikinin etrafında kasılıyor, defalarca boşalıyordu. Suları bacaklarından aşağı akıyordu. Everett’in gözleri faltaşı gibiydi; utançtan ölüyordu ama sikini artık şortundan çıkarmış, deli gibi sıvazlıyordu. Ravi ritmi bozmadan konuşuyordu: “Bak Everett… karın benim yarrağımın altında eriyor. Senin küçük sikini unuttu bile.” Ece bir orgazm daha yaşadı, bedeni titredi, gözleri kaydı. Ama Ravi durmadı. Onu kucağına çekti, ters cowgirl pozisyonuna aldı. Ece sırtını Ravi’nin kaslı göğsüne yasladı, ayaklarını yere basıp kalın yarağın üzerine oturdu. Yavaşça inmeye başladı. Santim santim içine alıyordu. Sonunda kalçaları Ravi’nin kasıklarına değdiğinde iniltiyle karışık bir çığlık attı.
Zıplamaya başladı. Memeleri yukarı aşağı şiddetle sallanıyordu. Her inişte “Götüm… amım… hepsi senin,” diye inliyordu. Ravi bir eliyle memesini sıkıyor, diğer eliyle klitorisini ovuşturuyordu. Ece’nin gözleri kocasına kilitlenmişti. Everett’in yüzündeki ifade hem acıklı hem de aşırı tahrik olmuş haldeydi. Ece içinden geçiriyordu: “Daha bitmedi… bu maskeli adam beni daha ne kadar kullanacak, Everett daha ne kadar dayanacak?” Ravi aşağıdan sert darbeler vuruyor, Ece’nin kalçaları şaplak sesleriyle inip kalkıyordu. Ece’nin amı yine kasılmaya başladı, yeni bir orgazm dalgası geliyordu. Salyası akıyor, ter içinde kalıyordu. Ravi kulağına fısıldadı: “Kocan hâlâ izliyor… ve biz daha yeni başlıyoruz.”
Ece zıplamaya devam etti, memeleri havada daireler çiziyor, kalın sik her seferinde en derinlere ulaşıyordu. Everett’in eli daha hızlı gidip geliyordu. Ece’nin aklı karmakarışıktı; zevk, utanç, korku ve müthiş bir özgürlük hissi iç içe geçmişti. Ravi’nin maskesinin altından çıkan derin nefesleri ensesini yakıyordu. “Daha sert… daha derin sik beni,” diye yalvardı Ece, sesi titreyerek. Ravi güldü. “Kocanın gözleri önünde seni parçalayacağım orospu.” Ece yine boşaldı, bu sefer çığlığı gölün sessizliğinde yankılandı. Bedeni titrerken bile zıplamayı bırakmadı. Gerilim hâlâ yükseliyordu; ne Ravi ne de Ece durmaya niyetliydi. Everett ise artık tamamen teslim olmuş halde onları izliyor, elini sikinden çekemiyordu. Gece daha uzundu ve maskeli yabancının aklında daha fazla plan vardı. Ece’nin ıslak amı hâlâ o kalın yarağın etrafında kasılıyor, kocasına bakarak zevkin doruklarında kayboluyordu.
Ravi’nin güçlü kalçaları altından yükselen darbeler Ece’nin tüm bedenini sarsıyordu. Otuz iki yaşındaki evli kadın, maskeli yabancının kucağında ters oturmuş halde deli gibi zıplıyor, o yirmi santimlik kalın yarrağın her santimini amının en dibine kadar alıyordu. Islak am dudakları yarrağın etrafında gerilmiş, damarlarını tek tek hissediyordu. Her inişinde karnının içini dolduran o muazzam baskı yüzünden gözleri kayıyor, ağzı açık halde salyası akıyordu. Memeleri ağır ağır daireler çizerek havada uçuşuyor, terden parlıyordu. Ravi’nin bir eli sol memesini avuçluyor, parmakları sertleşmiş ucunu acıtacak kadar sıkıyordu. Diğer eli ise Ece’nin klitorisini iki parmağı arasında eziyor, ovuşturuyordu.
“Devam et orospu… kocanın gözleri önünde zıpla,” diye homurdandı Ravi, maskesinin altından gelen sesi iyice kalınlaşmıştı. Ece başını çevirip Everett’e baktı. Otuz beş yaşındaki kocası battaniyenin kenarında diz çökmüş, eli kendi sikinde deli gibi gidip geliyordu. Yüzü kıpkırmızı, gözlerinde utanç, kıskançlık ve dayanılmaz bir arzu vardı. Ece içinden geçirdi: “Bak bana Everett… bak karının nasıl bir yabancı tarafından parçalandığını. Senin sikinin asla ulaşamadığı yerlere ulaşıyor bu yarak. Ve sen… hâlâ izliyorsun, bırakamıyorsun.”
Zevk dalgası yine yükseldi. Ece’nin amı kasılmaya başladı, bacakları titredi. “Boşalıyorum yine… ahh sik beni Ravi!” Çığlığı gölün karanlık sularında yankılandı. Amından fışkıran sular Ravi’nin kasıklarına ve bacaklarına aktı. Ama Ravi durmadı. Onu kucağından sertçe kaldırdı, battaniyenin üzerine yüzüstü fırlattı. Ece hemen dizlerinin ve dirseklerinin üzerine kalktı, kalçalarını havaya dikti. Köpek gibi bekliyordu. Ravi arkasından yaklaştı, eteğini tamamen beline sıyırdı, ıslak ve sperm karışımı amını açıkta bıraktı. Kalın başı tekrar girişe dayandı ve tek hamlede köküne kadar gömdü.
Tok sesler ardı ardına yükseldi. Ravi’nin kasık kemikleri Ece’nin dolgun kalçalarına çarpıyor, kırmızı el izleri üst üste biniyordu. Saçlarını avucuna doladı, başını geriye çekti. Böylece Ece doğrudan Everett’in gözlerinin içine bakmak zorunda kalıyordu. “Söyle kocana,” diye emretti Ravi, her kelimesi bir tokat gibi iniyordu. “Söyle ona kimin amısın.”
“Senin orospunum Ravi! Maskeli yabancının amıyım!” Ece’nin sesi titriyordu, kelimeler zevkle kesiliyordu. “Everett… görüyorsun değil mi? Bu yarrağın karşısında senin sikinin lafı bile olmaz. İçimi yırtıyor… rahmime vuruyor… ben buna aitim artık.” Everett yutkundu, eli daha hızlı hareket etmeye başladı. Sikinin başından ön sıvı damlıyordu ama boşalmaya cesaret edemiyordu.
Ravi ritmi bozmadan Ece’nin kalçalarını iki eliyle kavradı, onu kendi bedenine doğru çekerek daha derin vuruşlar yapmaya başladı. Ece’nin amı şişmiş, kıpkırmızı olmuştu. Her çıkışta iç dudakları yarrağa yapışıyor, geri girerken ıslak şapırtılar göl kenarını dolduruyordu. Ece’nin düşünceleri darmadağınıktı: “Daha fazla… daha sert… kocamın tam burnunun dibinde köpek gibi kullanılmak… bu utanç… bu zevk… başka hiçbir şey hissetmiyorum artık.”
Ravi birden sikini çıkardı. Ece boşluk hissinden inledi. Ravi onu çevirdi, sırtüstü yatırdı ve bacaklarını omuzlarına aldı. Şimdi yüz yüze, çok yakınlardı. Maskeli adamın ter kokusu Ece’nin burnunu dolduruyordu. Kalın yarak yine girdi, bu sefer yerçekimi sayesinde daha da derinlere ulaşıyordu. Ece’nin gözleri faltaşı gibi açıldı. “Çok derin… karnımı deliyorsun!” Ravi üstüne abandı, ağırlığıyla Ece’yi ezerek sikmeye devam etti. Memeleri arasında ter damlaları birikiyor, aşağı kayıyordu.
“Everett, yaklaş,” dedi Ravi soğuk bir sesle. Everett sürünerek yaklaştı, şimdi sadece yarım metre öteden karısının sikilişini izliyordu. Ece elini uzattı, kocasının sikini avuçladı ve yavaşça sıvazlamaya başladı. “Sen de zevk al kocacığım… bizi izlerken boşalabilirsin. Ama dokunma bana. Sadece bak.”
Ravi hızlandı. Her vuruşta Ece’nin bedeni battaniyeye gömülüyor, memeleri şiddetle sallanıyordu. Ece’nin orgazmları ardı ardına geliyordu; üçüncü, dördüncü… sayısını kaybetmişti. Amı kasılıyor, yarrağı sıkıyor, yeni sular çıkarıyordu. Ravi bir eliyle Ece’nin boğazını hafifçe kavradı, baskıyı artırdı. “Boşalacağım orospu. Spermlerimi derinlere bırakacağım. Kocanın gözleri önünde dölleniyorsun.”
“Evet… doldur beni! Amımı doldur Ravi!” Ece haykırdı. Son orgazmı inanılmazdı. Bedenini baştan ayağa sarstı, gözleri kaydı, ağzından salya aktı. Ravi homurdanarak son kez kökledi ve kalın yarrağının içinde zonklayarak boşalmaya başladı. Sıcak, bol spermleri Ece’nin rahminin dibine fışkırdı, taşıyordu. Ece o an her şeyi unuttu; sadece doluluk, sıcaklık ve maskeli adamın ağırlığı vardı.
Uzun bir süre öyle kaldılar. Ravi yavaşça sikini çekti. Ece’nin şişmiş amından beyaz sperm karışımı sular yavaşça sızmaya, bacaklarının içinden aşağı akmaya başladı. Üçü de hareketsizdi. Ravi yanına uzandı, maskesi hâlâ yüzündeydi. Everett ise olduğu yere yığıldı, eli sikinden düşmüştü. Ateşin son korları hafifçe çıtırdıyordu. Gölün suyu kıyıya çok hafif dokunuyor, rüzgar yaprakları usulca hışırdatıyordu.
Kimse konuşmadı.
Ece gözlerini gökyüzüne dikti. Yıldızlar net ve soğuktu. Bedeni zonkluyor, amı yanıyor, kalçaları acıyordu ama zihni tuhaf bir huzurla doluydu. Everett’in nefes alıp verişini duyuyordu. Ravi’nin derin soluklarını da. Ama kelime yoktu. Ne utanç, ne zafer, ne de açıklama. Sadece gölün sessizliği, gece ve üç bedenin yavaşlayan kalp atışları. Maskeli yabancı, Ece ve kocası, o sessizliğin içinde öylece kaldılar. Gece, her şeyi örtüyordu.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories