Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Arkadaşımın Islak Vücuduyla İlk Kez Paylaştığım Karım

Arkadaşım Trent, 34 yaşındaki karım Heather'ın ıslak vücudunu havuz kenarında karımın kocası olarak izlerken ilk kez onunla sikip boşalıyor

8 min read September 26, 2026New

Yıllardır aynı tatil köyüne geliyorduk. Ben otuz iki yaşındaki Lorenzo, karım otuz dört yaşındaki Heather ve en yakın arkadaşım otuz dört yaşındaki Trent. Üçümüz, her yazın en sıcak haftalarını aynı bungalovlarda, aynı havuzun kenarında geçirirdik. Heather’ın vücudu suya her girdiğinde, bikini altının kumaşı kalçalarına yapışır, göğüslerinin üstündeki damlalar güneşte parlardı. Trent’in bakışlarını fark etmemek imkânsızdı. Gözleri Heather’ın ıslak teninde gezer, dudakları hafif aralanır, sonra bana dönüp “lan karın her sene daha da güzelleşiyor” derdi. Heather de bunu bilir gibiydi. Ona gülümserken başını hafif eğer, saçını kulağının arkasına atar, bazen kasten yavaş yüzer, bazen havuz kenarında oturup bacaklarını uzatırdı. Ben de izlerdim. İçimde kıpırdayan şey utanç değil, ağır ve tatlı bir gerilimdi. Yatakta Heather’la konuştuğumuz o fantezi yıllardır dilimizin ucundaydı: onu izlerken bir başkasının alması, benim karımın ıslak vücudunu paylaşmam. Bu yazın son gecesinde ikimiz de aynı bakışla birbirimize baktık. İkimiz de istiyorduk. Açıkça, net bir şekilde.

Havuzun kenarındaki lambalar sarı bir ışık döküyordu. Su hâlâ ılık, şezlonglar boş, gece rüzgârı hafif esiyordu. Üçümüz peş peşe bira içmiştik ama kimse sarhoş değildi; her şey berraktı. Heather hâlâ bikinisiyle oturuyordu. Üstü koyu yeşildi, altı ince bir ipe bağlıydı; suyun ıslattığı kumaş amının şeklini belli ediyor, meme uçları soğuktan sertleşmişti. Trent bardağını yere koydu, bakışlarını saklamadı.

“Heather… vücudun bu gece deli gibi duruyor,” dedi. Sesi alçak, netti. “Islak ıslak. O kalçalar, o göğüsler… bakmaya doyamıyorum.”

Heather’ın yanakları kızardı ama gülümsemesi utangaçlıktan çok bir davetti. Dizlerini birleştirdi, sonra yavaşça açtı. “Sen de bayağı bakıyorsun Trent,” dedi. “Hoşuna gidiyor mu gerçekten?”

Ben sandalyemde öne eğildim. Kalbim göğsüme vuruyordu. Heather’ın kulağına eğildim, fısıldadım: “İstiyorsan git. İstiyorsan yanına otur. Ben buradayım. İzleyeceğim. İkimiz de istiyoruz bunu, biliyorsun.”

Heather bana baktı. Gözlerinde korku yoktu; kararlı, yavaş yanan bir arzu vardı. Başını hafif salladı, ayağa kalktı. Ayak tabanları ıslak taşlara basarak Trent’e yürüdü. Bir an durdu, sonra kucağına oturdu. Bacaklarını onun bacaklarının iki yanına açtı. Trent’in elleri hemen beline gitti, parmakları ıslak teni kavradı. Heather eğildi. Öpüşmeleri ilk saniyede yavaştı, sonra derinleşti. Dilleri birbirine dolanıyordu. Heather’ın iniltisi boğazından çıktı; Trent’in eli bikini üstünün kenarından kayıp memesini sıktı. Ben pantolonumun içindeki siki sertleşmiş halde izliyordum. Karımın ıslak vücudu en yakın arkadaşımın kucağında, dudakları onun dudaklarında… O görüntü ikimizi de delirtmişti. Heather arada bir bana bakıyor, gözlerini kaçırmıyordu. “İyi misin?” der gibi. Ben başımı salladım. “Devam et,” dedim. Sesim boğuk çıkmıştı.

Trent’in eli bikini altını yana çekti. Heather’ın amı ıslaktı; parmakları arasına girince Heather belini büktü. “Sikim çok sert,” dedi Trent, Heather’ın kulağına. “Ağzınla ıslat istersen.”

Heather şezlongun kenarına indi, dizlerinin üstüne çöktü. Trent’in şortunu indirdi. Siki kalın, damarlı, ucu parlıyordu. Heather dilini yavaşça bastırdı, başını sallayarak yalamaya başladı. Derinlere indirdi, boğazı gerildi, tükürük siki parlatıyordu. Elleri taşaklarını kavradı, inleyerek emdi. Ben yerimden kalkıp yanlarına yaklaştım. Heather bir an ağzından çıkardı, bana baktı: “İzle Lorenzo… Trent’in sikini yalıyorum. Senin önünde.” Sonra tekrar ağzına aldı, daha derin, daha acele. Trent saçını tuttu ama zorlamadı; Heather kendi temposunu ayarlıyordu. “Ağzın harika,” diye homurdandı. “Karımın arkadaşı gibi yalıyorsun… hayır, kocanın önünde yalıyorsun.”

Heather şezlonga sırtüstü uzandı. Bacaklarını iki yana açtı, bikini altını tamamen sıyırdı. Amı pembe, şiş, ıslaktı. “Gel,” dedi Trent’e. “Misyoner… sertçe. İstiyorum.” Trent üstüne çıktı, sikinin ucunu amına sürttü, sonra bir hamlede girdi. Heather’ın çığlığı havuzun üstünde dağıldı. “Ah… dolu… çok dolu.” Trent kalçalarını çekip sertçe sokmaya başladı. Islak sesler, ten şapırtısı. Heather’ın memeleri her vuruşta sallanıyor, yeşil bikini üstü hâlâ üstündeydi ama bir memesi dışarı kaymıştı. Trent eğilip o memeyi ağzına aldı, emerken sikmeye devam etti.

“Arkadaşımın karısını sikerken izlemek hoşuna gidiyor mu Lorenzo?” diye sordu Trent, nefes nefese. Gözleri bana kilitliydi. “Karının amı nasıl sıkıyor, hissediyor musun bakışlarınla?”

“Evet,” dedim. Sesim titriyordu. “Sikiyor olman… hoşuma gidiyor. Daha sert.”

Heather inliyordu, tırnakları Trent’in sırtına gömülüyordu. “Daha sert… kocamın önünde beni sik Trent. Daha derin. Ah, işte orası… kocam izlerken boşalacağım neredeyse.” Bacaklarını Trent’in beline doladı, onu içeri çekti. Trent hızlandı; şezlong gıcırdadı. Heather’ın amından sular akıyor, her çıkışta pembe dudakları siki sarıyordu. Ben de pantolonumu indirdim. Sikim avucumun içinde zonkluyordu. Heather elini uzattı, beni çekti. “Ağzına ver,” diye yalvardı. “Sen de… ikinizi birden istiyorum.”

Trent Heather’ı çevirdi. Domalttı. Dizleri şezlongda, kalçaları havada, amı ve göt deliği açıkta. Trent arkadan girdi, bir anda köküne kadar. Heather’ın başı öne düştü; ben sikimi onun dudaklarına tuttum. Ağzı beni yutarken Trent arkadan vuruyordu. Her darbede Heather’ın boğazı titreşiyor, inlemeleri sikimin etrafında titreşiyordu. “Sert… daha sert sik beni,” diye mırıldandı aralarda. “Kocamın sikini emerken… ah Trent… içimde.” Trent bir eliyle belini tutuyor, diğer eliyle kalçasını tokatlıyordu. “Sikim arkadaşımın karısının amında,” diye homurdandı. “İçine boşalacağım. İstiyor musun?”

“İstiyorum,” dedi Heather, ağzı doluyken bile net. “İçime ver. Kocam görsün.”

Trent’in ritmi bozuldu, kalçaları kasıldı. Derin bir iniltiyle Heather’ın içine boşaldı. Sıcak, titreyen darbeler; Heather de o anda amını sıktı, kendi orgazmıyla sarsıldı. Bacakları titredi, yüzü şezlong mindesine gömüldü. Ben hâlâ ağzındaydım ama o yavaşladı, nefes nefese kaldı. Trent sikini çıkardı; amından beyazımsı bir sızıntı aktı, iç bakla kadar açık kalmış dudaklardan aşağı kaydı. Heather yavaşça yan yattı. Saçları yapışmış, göğsü inip kalkıyor, dudakları aralıktı. Yorgun ama mutlu bir gülümseme yayılmıştı yüzüne. Gözleri bana kaydı, sonra Trent’e, sonra yine bana.

Parmaklarıyla kendi amına dokundu, Trent’in dölünü hissetti, gülümsemesi derinleşti. “Daha bitmedi,” diye fısıldadı. Sesi kısık, ıslaktı. “Lorenzo… senin de… ve belki bir tur daha. İçim hâlâ yanıyor.” Trent’in siki yarı sert, parlaktı; o da şezlongun kenarına oturmuş, Heather’ın bacaklarının arasını izliyordu. Gece rüzgârı ıslak tenlerimize çarptı. Havuzun suyu hâlâ kıpırdıyordu. Heather elini uzatıp benim sikimi tuttu, yavaşça sıvazladı; diğer eli Trent’in kalçasına gitti. “İkiniz de… bu gece bana ait olmak zorunda,” dedi. Gözlerinde o aynı kararlı arzu hâlâ duruyordu. Son gecenin bitmediğini, daha yeni başladığını hepimiz biliyorduk.

Havuzun sarı lambaları hâlâ tenimizi yalıyordu. Heather’ın parmakları sikimi sıvazlarken Trent’in dölü amından ince bir çizgi halinde şezlong mindesine aktı. Onu öyle görmek—arkadaşımın boşalmasından sonra bile hâlâ açık, ıslak, isteyen—göğsümde ağır bir sıcaklık bıraktı. Karım otuz dört yaşındaydı, ben otuz iki, Trent otuz dört; üçümüz de ne yaptığımızı biliyorduk. Sarhoş değildik. Korkmuş da değildik. İstiyorduk.

Heather beni kendine çekti. “Gel Lorenzo,” diye fısıldadı. “Trent’in dölü hâlâ içimde… sen de gir. Karışsın.” Dizlerimi şezlonga dayadım. Amı pembe ve şiş, dudakları aralanmıştı; parmağımla hafifçe ayırdığımda Trent’in beyazı parmaklarıma bulaştı. Sikimin ucunu o sıcacık yarığa sürdüm. Heather belini kaldırdı, beni içeri aldı. Bir hamlede köküne kadar battım. İçerisi ıslak, kaygan, başka bir adamın dölüyle kayganlaşmış… ve hâlâ benim karımın amıydı. “Ah siktir,” diye inledim. “Hissediyorum onu… Trent’i… senin içinde.”

Heather’ın bacakları belime dolandı. “Sik beni kocacığım. Onun dölünün üstüne boşal… ya da karıştır. İstediğin gibi.” Kalçalarımı çekip sertçe vurdum. Her girişte ıslak şapırtı yükseldi; Trent’in sızıntısı sikimin etrafından taştı, taşaklarıma aktı. Trent şezlongun kenarında oturmuş izliyordu. Siki yeniden sertleşmeye başlamıştı; eliyle yavaşça sıvazlıyordu. “Karının amı nasıl sıkıyor şimdi?” diye sordu, sesi boğuk. “Benim dölümle doluyken…”

“Delirtici,” dedim nefes nefese. “Sikiyor gibi… ama benim. Karım. Senin bıraktığın yerden alıyorum.” Heather tırnaklarını sırtıma geçirdi. Göğüsleri her darbemde sallanıyor, yeşil bikini üstü tamamen kaymış, meme uçları sert ve koyu pembe görünüyordu. Eğilip birini ağzıma aldım, emerken kalçalarımı hızlandırdım. Heather’ın inlemeleri boğuk boğuk çıktı: “Daha derine… evet… kocamın siki… Trent’inkiyle birlikte… ah tanrım.”

Trent ayağa kalktı, şezlongun başına geçti. Heather başını çevirdi, ağzını açtı. Trent sikini dudaklarına sürttü; Heather dilini uzatıp yaladı, sonra derinlere indirdi. Ben amını sikerken o Trent’i emiyordu. Üçümüzün teni birbirine değiyordu—ter, havuz suyu, döl kokusu. Heather’ın boğazı her yutkunuşunda titreşti; ben her vuruşta amının duvarlarının beni sıktığını hissettim. “Bak Lorenzo,” dedi Trent, saçını nazikçe tutarak. “Karın ikimizi birden alıyor. Ağzı dolu, amı dolu… senin izninle.”

“İznimle,” diye doğruladım. Sesim titriyordu ama netti. “Daha sert al onu Heather. Boğazına kadar.” Heather inleyerek itaat etti; tükürük Trent’in sikinden aşağı aktı, göğsüne damladı. Ben tempo tuttum—yavaş, derin, sonra sert. Heather’ın klitorisine başparmağımla bastırdım. Bacakları aniden gerildi. “Boşalıyorum… kocam… Trent… ikiniz…” Amı ritmik ritmik sıktı; orgazmı tüm vücuduna yayıldı, şezlong gıcırdadı, çığlığı boğuk çıktı çünkü ağzı hâlâ doluydu. O sıkışmalar sikimi de sınırın eşiğine getirdi. “İçine mi?” diye sordum, neredeyse yalvarır gibi.

“İçime,” dedi Heather, Trent’in sikini bir an ağzından çıkarıp. “İkinizin dölü de içimde olsun. Lütfen.” Kalçalarımı son bir kez sertçe yapıştırdım ve boşaldım. Sıcak dalgalar halinde aktı; Trent’in bıraktığının üstüne, karımın hâlâ kasılan amına. Dizlerim titredi. Bir süre öyle kaldım—köküne kadar gömülü, nefes nefese, alnım Heather’ın omzunda. Trent de aynı anda Heather’ın dilinin üstüne boşaldı; kalın damlalar dudaklarından çenesine aktı. Heather yutkunurken gülümsedi, dilini uzatıp kalanı temizledi.

Bir süre kimse konuşmadı. Sadece nefesler ve uzaktan gelen su sesi vardı. Sonra Heather yavaşça kıpırdadı. “Daha bitmedi,” dedi yine, sesi kısık ama kararlı. “Trent… bir tur daha. Bu sefer ben üstte. Lorenzo da… izlesin, dokunsun, ne isterse.”

Trent şezlonga sırtüstü uzandı. Siki parlaktı, yarı sert ama Heather’ın elinde hızla kabardı. Heather bikinisi tamamen çıkmış halde üzerine çıktı, bacaklarını iki yana açtı. Amı hâlâ bizim döllerimizle ıslak ve şişti; sikin ucunu bulup yavaşça indi. “Ah… doluyor yine,” diye inledi. Kalçalarını daireler çizerek sallamaya başladı. Göğüsleri salındı; Trent ellerini o kalçalara yapıştırdı, parmaklarını ete gömdü. “Sik benim üstümde, arkadaşımın karısı,” diye homurdandı. “Kocan izlerken zıpla.”

Heather zıpladı. Islak sesler yeniden yükseldi—şap şap şap. Ben yanlarına diz çöktüm. Bir elimi Heather’ın beline koydum, diğerimle memesini sıktım, meme ucunu parmaklarımın arasında evirdim. “Güzel duruyorsun,” diye fısıldadım kulağına. “Trent’in sikine oturmuş, dölümüz sızıyor… benim karım.” Heather bana döndü, öptü; dilimiz birbirine dolandı, tuzu ve dölün tadı karıştı. “Seni seviyorum,” dedi öpücüğün arasında. “Bunu seninle paylaştığım için… izlediğin için.”

“Ben de,” dedim. “Devam et. Boşalana kadar inme üstünden.”

Trent belini yukarı itiyordu artık; Heather her inişte inliyor, klitorisini Trent’in kasığına sürtüyordu. “Orası… ah sik beni oradan… kocamın önünde doldur yine.” Tempo çıldırdı. Şezlong mindesi kaydı, ayakları taşlara değdi ama kimse durmadı. Heather’ın bacakları titremeye başladı. “Geliyorum… yine… Trent… Lorenzo bak bana…” Gözleri bana kilitli, ağzı açık, orgazm ikinci kez vurdu. Amı Trent’i sıktı; Trent de gırtlağından bir homurtu koparıp ikinci kez boşaldı—daha az ama hâlâ sıcak, hâlâ içeri. Heather üzerine yığıldı, göğsü Trent’in göğsüne yapışık, nefesleri birbirine karıştı.

Ben sikimi tuttum. Hâlâ serttim; bu gece doymuyordum. Heather elini uzattı, beni yanına çekti. “Ağzına ver,” dedi yorgun ama istekli. “Son… ikimizin tadını alayım.” Dizlerimin üzerine çöktüm. Heather dilini çıkardı, sikimin başını yaladı, sonra derinlere aldı. Trent’in ve benim dölümüzün karışımı hâlâ dilindeydi; o tadı emerken inledi. Ellerim saçındaydı ama zorlamadım—o tempo tuttu. Birkaç derin yutkunuştan sonra boşaldım. Heather her damlayı aldı, yuttu, dudaklarını yaladı, sonra bana baktı. “İşte,” diye fısıldadı. “Hepsi.”

Trent yavaşça çıktı altından. Heather yan yattı, bacakları gevşek açık. Amından karışık beyaz sızıntı aktı, kalçalarının içine doğru kaydı. Üçümüz de terli, nefes nefese, havuzun kenarında öylece kaldık. Ben Heather’ın yanına uzandım; bir kolumu beline doladım. Trent diğer tarafta, eli Heather’ın kalçasında, parmakları tembel tembel ıslak teni okşuyordu. Konuşmadık. Heather’ın parmakları benim parmaklarıma dolandı, sıktı. Trent’in bakışları bir an bana kaydı; başını hafif salladı—tamam, bitti, iyiydi, anlamında. Ben de salladım.

Gece rüzgârı serinledi. Havuzun suyu usul usul kıpırdıyordu. Lambalar sarı sarı yanmaya devam etti ama sesler kesildi. Heather’ın nefesi yavaşladı, göz kapakları ağırlaştı. Alnını omzuma yasladı. Trent sırtüstü bakıyordu gökyüzüne. Ben karımın ıslak, paylaşılmış, hâlâ titreyen vücudunu kucakladım ve hiçbir şey söylemedim.

Sadece sessizlik kaldı.

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged missionary doggy-style blowjob creampie dirty-talk

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.