Housebotta Son Dansımız Biterken Kocamın Gözleri Önünde Kendimi Ona Bıraktım
38 yaşındaki evli Aisha, kocası Reid’in gözleri önünde 42 yaşındaki eski patronu Marco’ya dans pistinde teslim olup otel odasında sertçe siktiriyor.
Aisha otuz sekiz yaşındaydı ve o gece lüks tatil köyünün açık hava dans pistinde kocası Reid’in kolunda dururken kalbinin göğüs kafesine çarptığını hissediyordu. Otuz yedi yaşındaki Reid, karısının beline nazikçe dokunmuş, ama parmakları gergindi; ikisi de biliyordu ki bu gece sıradan bir tatil gecesi olmayacaktı. Sahildeki spot ışıkları denizin üstünde titrerken orkestra yavaş bir ritim tuttu ve tam o anda kalabalığın arasından Marco çıktı.
Kırk iki yaşındaki Marco, Aisha’nın yıllar önce çalıştığı şirkette patronuydu; yakışıklı, geniş omuzlu, sesi alçak ve emredici bir iş adamı. Aisha’yı görünce gülümsedi, o gülümseme hâlâ aynıydı: sahiplenici, sabırsız, tehlikeli. “Aisha,” dedi, sesi kalabalığın gürültüsünü delip geçecek kadar net. “Hâlâ bu kadar yakıcı mısın?” Reid’in elini sıkıca sıktı, nazik ama ölçülü bir tokalaşmaydı. Aisha’nın içi kıpırdadı. Yıllardır süren o flört, ofis koridorlarındaki bakışmalar, asansörde fısıldanan cümleler… Hiç bitmemişti. Reid’in yanakları hafifçe kızarmıştı; karısının eski patronunun yanına yaklaşmasıyla içinde o gizli, utanç verici heyecan kabarıyordu. Cuckold fantezisi, yastık sohbetlerinde bile tam adını koyamadığı o arzu, şimdi somut bir bedenle karşısındaydı.
Marco, Aisha’ya elini uzattı. “Bir dans, eski hatıra için.” Reid’e baktı, neredeyse izin ister gibi, ama gözlerinde zafer vardı. Reid boğazını temizledi. “Tabii… dans edin.” Sesi kısılmıştı. Aisha kocasının gözlerine baktı bir saniye; orada korku değil, bekleyiş gördü. Sonra Marco’nun elini tuttu.
Dans pistine adım attıklarında Marco’nun eli hemen beline kaydı, parmakları kumaşın altından tenini buldu, sıkıca kavradı. Aisha nefesini tuttu. Marco onu kendine çekti, kalçaları birbirine değdi, sertliği henüz tam uyanmamış ama vaat eden bir basınçla kalçasına dayandı. “Yıllardır seni böyle hayal ediyorum,” diye fısıldadı kulağına, nefesı sıcak. “Kocanın yanında, herkesin içinde. O zavallı adam seni yeterince sikemiyor, değil mi? Ben seni parçalayacağım.” Aisha’nın bacaklarının arası anında ıslandı; külotu nemlendi, etek kumaşına yapıştı. Reid kenarda duruyordu, bir kadeh şarap tutmuş, karısının belinin o güçlü ellerde ezilişini, Marco’nun dudaklarının kulağına yaklaşmasını izliyordu. İçinde kıskançlıkla karışık bir sertleşme yükseldi; pantolonunun önü gerildi, utandı ama bakışlarını çekmedi.
Marco dans ederken Aisha’yı biraz daha sıktı, kalçasına sürttü, “Islak mısın şimdiden, orospu?” diye fısıldadı. Aisha inledi, sesi müziğin altında kayboldu. Kocasına döndü, gözleri parlak, yanakları al al. “İstiyorum,” dedi net, titrek ama kararlı. “İzle, Reid. Lütfen… izle.” Reid yutkundu, başını salladı. O tek hareketle üçü de anladı: bu oyun, karşılıklı ve istekliydi. Marco Aisha’nın çenesini tuttu, ağzını öperek ele geçirdi; dilini derinlemesine soktu, Aisha’nın dudaklarını emdi, dişledi. Aisha karşılık verdi, kollarını Marco’nun boynuna doladı, kocasının bakışları altında eski patronuna teslim olurken kalbi deli gibi atıyordu. Öpüşme uzadı, salyalı ve aç; Marco’nun eli etek altında kalçasına kaydı, parmak uçları külotun kenarından içeri süzüldü, ıslaklığı buldu. “Siktir, zaten akıyorsun,” diye homurdandı.
Reid’in onayıyla üçü asansöre bindi, suit katına çıktı. Koridorda Marco Aisha’yı duvara yasladı bir an, boynunu emdi, “Odaya girince dizlerinin üstüne çökeceksin,” dedi. Aisha kocasının elini tuttu, parmaklarını sıktı: “Gel. Her şeyi gör.” Oda genişti, deniz manzaralı, yatağı kral boy, perdeler yarı açıktı. Kapı kapanır kapanmaz Marco Aisha’yı sertçe duvara yapıştırdı. Reid kapının yanında durdu, nefes nefese, izlemeye hazır.
Marco kemerini çözdü, fermuarı indirdi, kalın, damarlı sikini çıkardı. Başını Aisha’nın dudaklarına sürttü. “Ağzını aç. Kocandan daha iyi mi emeceksin, görelim.” Aisha dizlerinin üstüne çöktü, hevesle, yere diz çökerken etek hâlâ belindeydi. Diliyle başını yaladı, tuzlu tadı aldı, sonra derinlemesine yutuverdi. Marco’nun eli saçına gömüldü, kalçalarını ileri itti, boğazına kadar soktu. Aisha gözleri sulanarak emdi, salyası çenesinden aktı, “Hmmph—” sesleri odaya yayıldı. Marco yukarı baktı, Reid’e. “Bak, karın nasıl yutuyor beni. Senin sikinle asla böyle boğulmazdı.” Aisha geri çekildi bir an, nefesi kesik, dudakları şiş, bakışları kocasına kilitli: “Kocandan daha iyi mi? Daha kalın… daha sert. İzle beni.” Sonra yeniden ağzına aldı, elliyor, emiyor, dilinin altını yalıyordu. Marco inledi, “Aferin, iyi bir orospu gibi.”
Bir süre sonra Marco Aisha’yı saçından çekerek ayağa kaldırdı, yüzüstü domalttı, yatağın kenarına eğdi. Külotunu yana çekti, ıslak amcığını gördü, iki parmağını birden soktu, şapırdayan sesler yükseldi. “Siktir, ne kadar dar ve ıslak.” Sonra sikini dayadı, tek hamlede köküne kadar gömdü. Aisha çığlık attı, zevkten, duvarı tuttu. Marco arkadan sertçe sikmeye başladı, kalçalar şap şap şap çarpıştı, her vuruşta Aisha’nın memeleri sallanıyordu. Saçını yakaladı, başını geri çekti. “Reid izlerken seni benim orospum yapıyorum. Duyuyor musun? Kocanın gözleri önünde amını parçalıyorum.” Aisha inliyordu, “Ah—evet, sik beni, daha sert… Reid, bak, beni gerçekten beceriyor… bak nasıl dolduruyor içimi—” Sesı kırıldı, orgazma yaklaşırken bacakları titredi. Marco durmadı, daha da hızlandı, bir eliyle kalçasını tokatladı, kırmızı iz bıraktı. “Boşal amcığıma, orospu. Kocana göster.”
Aisha ilk orgazmını Marco’nun siki içindeyken yaşadı; amı kasıldı, suları aktı, bacakları çözüldü. Marco onu çevirdi, yatağa sırtüstü attı, bacaklarını omzuna aldı, misyoner pozisyonunda yeniden daldı. Derin, ezici vuruşlar… her seferinde rahmine değiyormuş gibi. Aisha’nın ayak bileklerini tuttu, bacaklarını açtı, “Bir daha boşal. Bir daha.” Parmaklarıyla klitorisine bastı, sürtünürken siki amını doldurup boşalttı. Aisha ikinci kez, sonra üçüncü kez geldi; her seferinde sesi yükseliyor, “Marco—ah tanrım, kocamın önünde… beni mahvediyorsun—” diye haykırıyordu. Reid koltuğa oturmuştu, pantolonunun fermuarı yarı açık, kendi sikini yavaşça sıvazlıyor, karısının bacaklarının omuzlarda sallanışını, amının o kalın siki yutuşunu, yüzündeki zevk ifadesini izliyordu. İçinde hem aşağılanma hem de tarifsiz bir arzu yanıyordu.
Marco yavaşlamadı. Aisha’nın memelerini avuçladı, meme uçlarını çimdikledi, boynuna dişlerini geçirdi. “Bu gece bitmeyecek,” diye fısıldadı, terli alınları birbirine değdi. “Seni her pozisyonda sikeceğim, kocan her damlasını görecek. Sonra onu da izletirim, belki senin amındaki döllerimi silersin dilinle.” Aisha gözlerini açtı, hem Marco’ya hem Reid’e baktı; rızası, açlığı, teslimiyeti berraktı. “Evet… ikinizi de istiyorum. İzle, Reid. Beni ona bırakıyorum. Tamamen.” Marco yeniden hızlandı, derin misyoner vuruşlarıyla Aisha’yı dördüncü orgazmın eşiğine sürüklerken oda inlemelerle, ten şaklamalarıyla, ıslak seslerle doldu. Yatak gıcırdıyordu. Aisha’nın tırnakları Marco’nun sırtına battı, “Daha… bırakma…” diye yalvardı.
Marco bir an durdu, sikini neredeyse tamamen çekti, sadece başı içeride kaldı, sonra birden dibine kadar sapladı. Aisha çığlık attı. Reid öne doğru eğilmişti, nefesini tutmuş, karısının amının o siki nasıl sardığını, her girişimde nasıl şişip parladığını izliyordu. Marco Aisha’nın çenesini tuttu, “Söyle ona. Kimin orospususun?” Aisha, sesi boğuk, “Senin… senin orospunum, Marco. Kocamın önünde senin amcığın, senin taşşaklarını emen karısıyım.” Marco gülümsedi, o sahibi gülümsemesiyle, ve yeniden sertçe sikmeye koyuldu. Gerilim tavan yapmıştı; Aisha’nın bedeni titriyor, bir sonraki boşalmanın eşiğinde sallanıyor, Marco’nun siki hâlâ dimdik ve acımasızca çalışıyordu. Reid’in bakışları karısının yüzünde, sonra o birleşen tenlerde geziyordu. Kimse bitirmeye niyetli değildi. Oda, gecenin geri kalanının vaadiyle, ter ve arzu kokusuyla doluydu; Aisha kendini tamamen bırakmış, kocasının gözleri önünde Marco’ya teslim olmuştu ve henüz asıl fırtına bile kopmamıştı.
Marco bir an daha yavaşladı, sadece başını Aisha’nın amına sokup çıkardı, ıslak kenarları gererek. Aisha inledi, kalçalarını yukarı kaldırdı, “Sok… lütfen köküne kadar,” diye yalvardı. Reid koltuğun kenarından öne eğilmiş, kendi sikini yumruklarken parmaklarını sıvazlıyordu; karısının amının o kalın, damarlı eti nasıl yuttuğunu, her çekilişte nasıl büzülüp açıldığını görüyordu. Marco gülümsedi, o sahiplenici gülümsemeyle, ve aniden belini savurdu. Sikinin tamamı bir hamlede Aisha’nın içine gömüldü, rahmine çarptı. Aisha’nın çığlığı odayı doldurdu, tırnakları çarşafa battı.
“Bak nasıl dolduruyorum onu, Reid,” diye hırladı Marco, her vuruşta kalçaları şap şap şap çarpıştırarak. “Senin karın… ofisteki o uslu orospu… şimdi benim amcığım. Daracık, ıslak, aç. Yıllarca seni hayal ettim böyle, kocanın önünde parçalanırken.” Aisha’nın bacakları Marco’nun omuzlarında sallanıyordu; ter damlaları göğsünden memelerine akıyor, meme uçları dimdik ve kırmızıydı. Marco bir eliyle memesini avuçladı, sertçe sıktı, diğer eliyle boğazını kavradı hafifçe—boğmadan, sadece baskı, sahiplenme. Aisha gözlerini açtı, hem Marco’ya hem kocasına baktı. “Reid… bak… amım onu yutuyor… daha kalın, daha uzun… seni unutturuyor—” Sesi kırıldı çünkü Marco hızlandı, derin ve acımasız vuruşlarla rahmini dövüyordu.
Reid pantolonunu indirdi tamamen, sikini serbest bıraktı; kırmızı, sızan, utanç verici derecede sert. “İzliyorum,” diye fısıldadı boğuk sesle. “Sik onu… karımı mahvet.” İçindeki aşağılanma ateş gibi yanıyordu ama o ateş sikini daha da şişiriyordu. Marco Aisha’yı çevirdi aniden, yüzüstü yatırdı, kalçalarını havaya kaldırdı. Dizlerini yatağa bastırdı, amını araladı ve yeniden daldı. Bu sefer daha derindi; her itişte Aisha’nın yüzü yastığa gömüldü, inlemeleri boğuk çıktı. Marco bir eliyle saçını yakaladı, başını geri çekti, diğer eliyle kalçasına şaplak indirdi. Kırmızı iz belirdi anında. “Orospu gibi inle. Kocan duysun.”
Aisha inledi, salyası yastığa aktı. “Ah—evet, sik beni Marco… kocamın gözleri önünde amımı parçala… daha sert, taşşaklarını çarp—” Marco tokadı tekrarladı, sonra iki parmağını Aisha’nın ağzına soktu. Aisha emdi hevesle, dilini doladı, salyaladı. “İyi kız,” diye homurdandı Marco. “Şimdi götünü de istiyorum. Hazır mısın?” Aisha başını salladı, gözleri dolu ama istekli. “Evet… al… ikisini de doldur. Reid görsün.”
Marco sikini amından çekti, ıslak ve parlak. Başını Aisha’nın göt deliğine dayadı, yavaşça bastırdı. Aisha nefesini tuttu, “Yavaş… ah siktir, kalın—” Marco sabırlı ama ısrarcıydı; santim santim içeri girdi, ta ki köküne kadar gömülene kadar. Aisha’nın götü onu sımsıkı sardı, sıcak ve dar. “Siktir, ne kadar sıkı,” diye inledi Marco. “Kocan burayı hiç sikmemiş, değil mi? Bakır gibi. Şimdi benim.” Ve başladı. Yavaş ama derin vuruşlar, her seferinde Aisha’nın kalçalarını kavrayıp savurarak. Aisha çığlık attı, zevk ve doluluk karışımı; klitorisini kendi parmaklarıyla ovuşturmaya başladı, amı hâlâ sızıyordu, suları uyluklarına akıyordu.
Reid ayağa kalktı, yatağın yanına geldi, sikini Aisha’nın yüzüne sürttü. “Ağzını aç,” dedi titrek sesle. Aisha açtı, kocasının sikini dilledi, emdi, ama gözleri Marco’nun götünü sikmesine kilitliydi. Marco hızlandı, göt deliğini şapırdatarak sikti, her vuruşta Aisha’nın bedeni sarsıldı. “Bak karına, Reid. Götünü yiyorum. Senin zavallı sikinle asla böyle inlemezdi. Değil mi Aisha? Söyle.”
Aisha kocasının sikini ağzından çıkardı, salyası aktı. “Evet… Marco’nun siki… götümü parçalıyor… amımı da… her yerimi… kocam, bak nasıl dolduruyor… boşalacağım yine—” Ve boşaldı. Amı kasıldı, suları fışkırdı, götü Marco’nun sikini sıkıca kavradı. Marco durmadı, orgazmı boyunca sikmeye devam etti, ta ki Aisha titreyip yığılıp kalana kadar. Sonra çekti, Aisha’yı sırtüstü çevirdi, bacaklarını iki yana açtı genişçe. Amına yeniden dayadı, tek hamlede kökledi. “Şimdi içine boşalacağım. Kocanın önünde dölleyeceğim seni. İstiyor musun?”
“İstiyorum,” diye haykırdı Aisha. “Boşal içime… doldur amımı… Reid görsün her damlasını… sonra yalat bana…” Marco’nun vuruşları vahşileşti; yatak gıcırdadı, başlık duvara vurdu. Ter gövdelerini kayganlaştırdı, ten şaklamaları ıslak ve yüksek çıktı. Aisha’nın memeleri hopluyordu, Marco onları emdi, dişledi, meme uçlarını çekiştirdi. “Orospu karın… benim dölümü alacak. Senin değil. Benim.” Reid kendi sikini hızlı hızlı sıvazlıyordu, neredeyse boşalmak üzere, ama tutuyordu; karısının yüzündeki o mahvolmuş zevk ifadesini, amının o siki yutuşunu izlemek istiyordu sonuna kadar.
Marco Aisha’nın bacaklarını omuzlarına aldı yine, neredeyse ikiye katladı, ve son bir hamle serisiyle derinliklere indi. “Al… al hepsini—” diye hırladı ve boşaldı. Sıcak döller Aisha’nın amına fışkırdı, nabız nabız, bol ve koyu. Aisha hissetti, her damlayı, ve o dolulukla birlikte beşinci orgazmını yaşadı; amı kasılarak Marco’nun sikini sağdı, suları dölle karışıp dışarı taştı. Marco birkaç saniye daha itti, dölünü iyice yaydı, sonra yavaşça çekti. Aisha’nın amı açık kaldı bir an, kırmızı, şiş, döl sızdıran. Beyaz damlalar kenarlarından aktı, göt deliğine doğru süzüldü.
Marco Aisha’nın saçını çekerek onu yatağın kenarına sürükledi, dizlerinin üstüne çöktürdü. “Yala. Kendi amındaki dölümü temizle. Kocan da izlesin.” Aisha eğildi, dilini uzattı, kendi amını yaladı. Tuzlu, acı, Marco’nun dölü ve kendi suları. Yaladı, emdi, dilini içeri sokup çıkardı, damlaları topladı. Reid’in önünde, bacakları titreyerek. “Daha fazla,” dedi Marco. “Taşşaklarımı da yala. Az önce götünü siktim onlarla.” Aisha Marco’nun taşşaklarını ağzına aldı, emdi, dilledi, döl kokusunu içine çekti. Reid artık dayanamadı; sikini Aisha’nın yanaklarına sürttü, “Yüzüne… boşalacağım yüzüne,” diye homurdandı.
Aisha kocasının sikini eline aldı, hızlıca çekti, dilini ucuna değdirdi. “Boşal… karının yüzüne boşal, izlerken…” Reid inledi ve fışkırttı; dölleri Aisha’nın yanaklarına, dudaklarına, diline saçıldı. Aisha yaladı, yuttu, gülümsedi kirli bir gülümsemeyle. Marco arkadan yaklaştı yine, hâlâ yarı sert sikini Aisha’nın döl sızan amına sürttü, hafifçe sokup çıkardı, kalan dölleri karıştırdı. “Bitmedi,” dedi. “Bir tur daha. Bu sefer ikimizi birden alacaksın. Ağzın ve amın.”
Aisha yatağa sırtüstü yığıldı, bacaklarını açtı. Marco arasına girdi, sikini yeniden amına gömdü—hâlâ ıslak, döl dolu, gevşemiş ama hâlâ saran. Reid Aisha’nın başına geçti, sikini ağzına soktu. Aisha ikisini birden aldı; Marco alttan sertçe sikerken, Reid boğazına kadar itiyordu. Salya aktı, inlemeler boğuldu, “Hmmph—ghk—” sesleri çıktı. Marco kalçalarını savurdu, “Yut kocanın sikini de… iyi bir orospu gibi… amını ve ağzını dolduruyoruz.” Aisha’nın gözleri yaşardı ama bacaklarını Marco’nun beline doladı, daha derine çekti. Reid saçını tuttu, “Bak nasıl yutuyorsun… eski patronun seni sikerken…”
Marco hızlandı, döl hâlâ Aisha’nın içinde şapırdıyordu. “Bir daha boşalacağım… bu sefer amına ve üstüne… her yerini kaplayacağım.” Aisha kocasının sikini emmeyi bıraktı bir an, nefesi kesik: “Boşal… ikiniz de… yüzümü, amımı, memelerimi… döl batırın beni… kocamın önünde sizin orospunuzum…” Marco birkaç sert vuruş daha yaptı ve ikinci kez boşaldı; sıcak fışkırmalar Aisha’nın amını yeniden doldurdu, taştı, uyluklarına aktı. Aynı anda Reid de boşaldı, boğazına doğru, Aisha yutkundu zorla, damlalar çenesinden aktı. Marco sikini çekti, kalan dölleri Aisha’nın memelerine, klitorisine, açık amına sıçrattı. Aisha parmaklarıyla yaydı, kendi amına soktu, dölleri karıştırdı, sonra diline sürdü, yaladı.
Marco Aisha’yı çevirdi bir kez daha, diz çöktürdü, götünü avuçladı. Hâlâ sertleşen sikini göt deliğine dayadı ve yeniden soktu, bu sefer daha kolay, döl ve salya sayesinde. “Son… götünü de dölleyeceğim.” Aisha başını yastığa gömdü, “Sok… götümü de doldur… Reid görsün… her deliğim senin…” Marco köküne kadar girdi, sert ve hızlı sikti, taşşakları şap şap vurdu. Reid yanlarına oturmuş, bitkin ama hâlâ izleyen, karısının götünün o siki yutuşunu seyrediyordu. Aisha bir eliyle amını ovuşturdu, klitorisini ezdi, ve son bir orgazmla sarsıldı; amı fışkırttı, götü kasıldı. Marco hırladı, “Al götüne—” ve boşaldı, sıcak döller Aisha’nın götüne aktı, taştı, amındaki dölle karışıp bacaklarından süzüldü.
Marco sikini çıkardı, Aisha’nın açık göt deliğinden döl sızdı, kalın damlalar. Aisha yığıldı, nefes nefese, her yeri kırmızı, şiş, döl batmış: amı, götü, yüzü, memeleri. Marco parmağını Aisha’nın amına soktu, dölü çıkarıp dudaklarına sürdü; Aisha emdi. Reid’e baktı, sesi boğuk ve kirli: “Gördün mü kocacığım… amım, götüm, ağzım… hepsi onun dölüyle dolu… senin karın… eski patronunun boşalttığı orospu deliği…”
Marco Aisha’nın saçını çekerek başını kaldırdı, sikini bir kez daha yüzüne sürttü, son damlaları yanaklarına, diline sıktı. “Yut,” dedi. Aisha yuttu, dilini uzattı, gösterdi. Reid’in bakışları altında, bacakları hâlâ açık, delikleri sızan, Marco’nun dölü her yerinden akarken Aisha gülümsedi ve fısıldadı: “Sikini yala bana şimdi, Marco… amımdaki, götümdeki taze dölünü dilimle silip yutayım, kocam da her damlasını izlesin, sonra sikini tekrar amıma sokup o dölleri daha derine bas, ta ki taşakların boşalana kadar karısının her deliğini senin bozukturunla doldurayım.”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories