Kocasının Onayladığı Tek Gece
32 yaşındaki evli Deniz, kocasının onayıyla iş arkadaşı 35 yaşındaki Emre’yi evlerinde sertçe siktiriyor.
Deniz, otuz iki yaşında evli bir kadın olarak yıllardır içinde tuttuğu o karanlık arzuyu kocası Murat’la paylaşalı çok olmuştu. Murat, kırk yaşına yaklaşan, sakin ama kararlı bir adamdı; karısının başka bir erkek tarafından becerilmesini izlemek onun en büyük fantezisiydi. Bu geceyi aylar öncesinden planlamışlardı. Deniz’in uzun zamandır ofiste gözünü ayırmadığı, karizmatik ve kendinden emin otuz beş yaşındaki iş arkadaşı Emre’yi eve davet etmişlerdi. Hiç içki yoktu, herkes tamamen ayık ve bilinçliydi. Salonun yumuşak koltuklarında üçü de karşılıklı oturuyor, sohbeti yavaş yavaş flörte doğru kaydırıyorlardı.
Emre’nin derin bakışları Deniz’in dekolteli bluzunun içindeki dolgun göğüslerinde geziniyordu. Deniz bacak bacak üstüne atınca eteği biraz yukarı sıyrılmış, pürüzsüz bacakları ortaya çıkmıştı. Murat köşedeki tekli koltuktan onları izliyor, ara sıra gülümsüyordu. Konuşma yavaşça iş yerinden, ortak projelerden, sonra da daha özel konulara kaydı. Deniz’in yanakları kızarmıştı ama gözleri Emre’ninkilerden kaçmıyordu. İçinden geçiriyordu: “Kocam burada, her şeyi görüyor… ve bu beni neden bu kadar ıslatıyor?”
Murat koltuğunda arkasına yaslandı, sesi kalın ve onaylayıcı çıktı. “Deniz, istediğin kadar ileri gidebilirsin. Burası senin gecen. Ben sadece izlemek istiyorum.” Bu cümleyle birlikte oda birdenbire ağırlaştı. Deniz’in nefesi hızlandı. Utangaç bir hareketle elini Emre’nin koluna koydu, parmaklarını yavaşça yukarı kaydırarak boynuna getirdi. Emre’nin teni sıcaktı, damarları atıyordu. Deniz cesaretini toplayıp adamın göğsüne, oradan da kalın bacaklarının üst kısmına dokundu. Kendi amının sırılsıklam olduğunu hissedebiliyordu; iç çamaşırı tamamen ıslanmış, klitorisi zonkluyordu.
Emre de karşılık verdi. Eli Deniz’in dizinden yukarı çıkarken kadın titredi. Murat’ın bakışları altında bu dokunuşlar daha da yasak ve heyecan verici geliyordu. Deniz artık dayanamıyordu. Elini Emre’nin kasığına kaydırdı, fermuarın üzerinden kalın ve sertleşmeye başlayan sikini avuçladı. Parmaklarının altında zonklayan o kalınlığı hissedince inledi. “Artık… artık dayanamıyorum,” diye fısıldadı titrek bir sesle. Sonra önce Emre’yi, ardından dönüp Murat’ı uzun uzun öptü. Dudakları ikisinin de tadını alırken, kocası ona gülümsedi ve “Hadi aşkım, göster bize ne kadar azgın olduğunu,” dedi.
Deniz kanepeye diz çöktü. Emre ayağa kalkıp pantolonunu indirdiğinde ortaya çıkan sik gerçekten kalındı; damarları belirgin, başı parlak ve morumsuydu. Deniz kocasına son bir bakış attı – Murat’ın gözlerinde sadece arzu ve onay vardı. Kadın dudaklarını aralayıp Emre’nin sikini ağzına aldı. Önce yavaşça yaladı, dilini başının etrafında döndürdü, sonra derinlere indirdi. Boğazına kadar sokup çıkarmaya başladı, gözleri sulanırken bile durmuyordu. Emre’nin inlemeleri odayı dolduruyordu. “İşte böyle… karının boğazına kadar alması çok güzel,” diye homurdandı Emre. Deniz’in ağzından salyalar akıyor, sikini ıslatıyordu. Murat koltuktan izlerken eli kendi pantolonunun üzerinde geziniyordu ama karışmıyordu.
Emre daha fazla dayanamadı. Deniz’i kanepeye domalttı, eteğini beline sıyırdı, sırılsıklam olmuş tangasını kenara çekti. Kadının pürüzsüz, ıslak amı tamamen açıktaydı. Emre sikinin başını dudaklarına sürttü, sonra tek hamlede köküne kadar gömdü. Deniz yüksek sesle inledi. “Ahh… çok kalın!” Emre sert ritimle gitmeye başladı, kalçalarına tokat atarak. “Bak kocan izliyor… kocasının gözleri önünde sikilen orospu sen misin?” diye fısıldadı kulağına. Bu aşağılayıcı kelimeler Deniz’i delirtti. Amının kasları sikinin etrafını sıkıca sarıyor, her darbeyle zevk dalgaları vücuduna yayılıyordu. Murat’ın bakışları altında orgazm olmak üzereydi. Emre hızını artırdı, saçlarını çekerek “Boşal benim için, kocasının izlediği kaltak,” dedi. Deniz titreyerek, yüksek sesle boşaldı; bacakları kasılıyor, amından sular akıyordu.
Emre onu sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı ve misyoner pozisyonda yeniden girdi. Bu sefer daha derin, daha hızlı vuruyordu. Her seferinde rahminin dibine çarpıyor, ıslak sesler salonu dolduruyordu. Deniz’in göğüsleri bluzundan taşmış, uçları sertleşmişti. Emre bir eliyle o göğüsleri yoğururken diğer eliyle kalçasını kavrıyordu. “İçine boşalmak istiyorum,” dedi Emre nefes nefese. Gözleri Murat’a çevrildi. “İznin var mı? Karının rahmine boşalabilir miyim?”
Murat gülümsedi, sesi sakin ama heyecanlıydı. “Evet. İçine doldur. O senin bu gece.”
Emre son darbelerini vurdu, kalın sikini sonuna kadar bastırarak fışkırmaya başladı. Sıcak, kalın spermleri Deniz’in derinlerine, rahmine boşalıyordu. Deniz ikinci orgazmını yaşarken kollarını Emre’nin sırtına geçirmiş, tırnaklarını batırıyordu. “Doldur… hepsini ver,” diye inliyordu. Emre son damlalarına kadar boşaldıktan sonra yavaşça içinden çıktı. Kalın sikinden ve Deniz’in amından beyaz spermler süzülüyordu. Kadının bacakları hâlâ titriyordu, gözleri kaymıştı.
Murat hemen kalkıp karısının yanına geldi. Deniz’in terden ıslanmış alnını, sonra dudaklarını uzun uzun öptü. “En güzel halin bu işte… tam bir orospu gibi boşaldın,” diye fısıldadı sevgiyle. Deniz kocasına sarılırken hâlâ zevk dalgalarının etkisindeydi. Ama Emre koltuğa oturmuş, sikini yavaşça sıvazlıyordu. Hâlâ yarı sertti. Deniz’in bakışları ona kaydı, amından sızan spermleri hissediyordu. Murat karısının kulağına eğildi, sesi hem gururlu hem de yeni bir vaat taşır gibiydi: “Daha bitmedi, değil mi? Gece uzun…”
Deniz’in kalbi yeniden hızlandı. Spermlerle dolu amı hâlâ arzuyla kasılıyor, gözleri hem kocasına hem Emre’ye kayıyordu. Bu sadece başlangıçtı. Vücudu yeni bir tur için hazır bekliyordu ve salondaki hava hâlâ ağır, hâlâ elektrik doluydu. Murat’ın parmakları karısının ıslak bacaklarında gezinirken, Emre’nin bakışları da vaat dolu bir şekilde Deniz’in üzerinde dolaşıyordu. Gece, ikisinin de onu nasıl paylaşacaklarını daha göstermemişti.
Murat'ın parmakları karısının ıslak bacaklarında gezinirken, Emre'nin bakışları da vaat dolu bir şekilde Deniz'in üzerinde dolaşıyordu. Deniz hâlâ amından taşan sıcak spermleri hissedebiliyordu; kalın damlalar iç bacaklarından süzülüyor, kanepenin kumaşını lekeliyordu. Otuz iki yaşındaki evli kadın, orgazmın artçı sarsıntılarıyla titrerken bile yeni bir açlık duyuyordu. Kocası Murat'ın gözlerinin önünde 35 yaşındaki iş arkadaşı Emre tarafından bu kadar sert ve derin sikilmek, yıllardır bastırdığı o karanlık ateşi tamamen serbest bırakmıştı. “Daha fazla… hâlâ istiyorum,” diye geçirdi içinden, kalbi deli gibi çarpıyordu. Amı hâlâ kasılıyor, Emre'nin bıraktığı spermleri dışarı itiyordu ama bu onu utandırmak yerine daha da azdırıyordu.
Emre koltukta yayılmış, yarım sert sikini yavaş yavaş sıvazlıyordu. Damarları belirgindi, başı hâlâ Deniz'in sularıyla parlıyordu. Murat, karısının kulağına eğildi, sesi hem gururlu hem de buyurgandı: “Emre'yi tekrar sertleştir aşkım. Ağzınla. Ben de yakından izlemek istiyorum.” Deniz kocasına döndü, göz göze geldiler. Murat'ın bakışlarında sadece arzu ve onay vardı. Bu bakış Deniz'in cesaretini katladı. Emre'nin önüne diz çöktü, ellerini adamın kalın bacaklarına koydu. Sikini avuçladı, ağırlığını, sıcaklığını yeniden hissetti. “Bakalım bu kalın şey ikinci turda da aynı tadı verecek mi?” diye fısıldadı, sesi titrek ama arzulu. Sonra dilini uzattı, spermlerle karışık kendi sularının tadını alarak yalamaya başladı. Tuzlu, ağır, yasak bir tattı. Boğazına kadar aldı, yanakları içeri çöktü, gözleri sulandı. Emre homurdandı: “Murat, karın resmen sikmanyak. Boğazını bu kadar rahat açması… inanılmaz.”
Deniz içinden geçiriyordu: “Kocamın tam karşısında, az önce içime boşalan siki emiyorum. Bu beni neden bu kadar ıslatıyor? Amım zonkluyor, klitorisimin ucu sızlıyor.” Salyaları çenesinden damlıyor, Emre'nin taşaklarını ıslatıyordu. Beş dakika boyunca durmadan emdi, yaladı, gırtlağını zorladı. Emre'nin siki yeniden çelik gibi sertleşti, damarları şişti. Murat kalkıp yaklaştı, karısının saçlarını tuttu ve ritmi ayarladı. “Daha derin Deniz. Göster ona ne kadar azgın bir karı olduğunu.”
Emre sonunda dayanamadı. Deniz'i kollarından tutup kaldırdı, kanepeye oturdu ve kadını kucağına çekti. “Bu sefer sen bin. Ama Murat'a dönük ol. Kocan amının nasıl gerildiğini görsün.” Deniz bacaklarını iki yana açtı, Emre'nin kalın sikinin üzerine yavaşça oturdu. Baş kısmı am dudaklarını aralarken inledi: “Ahh… yine çok kalın… içimi yırtıyor.” Önceki boşalmadan kalan spermler mükemmel bir kayganlık yaratmıştı. Santim santim oturdu, ta ki kalçaları Emre'nin kasıklarına yapışana kadar. Rahminin dibine değdiğini hissediyordu. Murat tam karşılarına oturdu, gözleri bir santim ötedeki birleşim yerindeydi. “Harika görünüyor… sikinin içinde nasıl kaybolduğunu izlemek… devam et aşkım.”
Deniz kalçalarını kaldırmaya başladı. Önce yavaş, sonra hızlanarak inip kalkıyordu. Her inişinde ıslak, şapırtılı sesler çıkıyordu. Göğüsleri sertçe zıplıyor, uçları kıpkırmızıydı. Emre altından kalçalarına tokat atıyor, etin çıkardığı ses salonu dolduruyordu. “Hadi orospu, daha sert zıpla. Kocasının gözleri önünde sikimi yut.” Deniz hızlandı, amının duvarlarının sik etrafında gerildiğini, her damarının içini sıyırdığını hissediyordu. Klitorisi Emre'nin kasık kemiğine sürtünüyor, zevk dalgaları belkemiğinden beynine vuruyordu. “Murat… bak… Emre beni nasıl beceriyor. Senin karın onun siki için inliyor,” diye haykırdı. Gözleri kocasına kilitlenmişti. Utanç ve zevk birbirine karışmıştı. İçinden geçiriyordu: “Bu pozisyon çok iğrenç derecede güzel. Kocam her şeyi, amımın nasıl açıldığını, spermlerin etrafa saçıldığını görüyor. Bir daha boşalacağım.”
Emre bir eliyle Deniz'in saçlarını yumru yaptı, başını geriye çekti. Diğer eliyle göğüslerini yoğuruyor, uçlarını sertçe çekiştiriyordu. Ritmi altından destekleyerek daha vahşi vuruyordu. Deniz'in bacakları titremeye başladı. Orgazmı patladı; amı sikinin etrafını mengene gibi sıktı, berrak suları Emre'nin karnına fışkırdı. “Boşalıyorum… yine boşalıyorum… ahh!” Vücudu kasılıyor, gözleri kayıyordu. Ama Emre durmadı. Onu kucağından kaldırıp kanepenin kenarına domalttı. Arkadan tek hamlede kökledi. Bu sefer gerçekten sertti; kalçaları kıpkırmızı tokat sesleriyle iniyordu. “Götün de ne güzel titriyor. Belki bir dahaki sefere buradan da sikerim seni,” diye fısıldadı kulağına. Deniz bu sözle ürperdi, amı yeniden kasıldı. “Yap… ne istersen yap… bu gece benim her deliğim senin.”
Murat karısının yüzünün tam yanına oturdu, alnını öptü, saçlarını okşadı. Deniz kocasına bakarken Emre arkadan deli gibi pompalıyordu. Islak sesler, etin ete çarpması, inlemeler… oda tamamen seks kokuyordu. Deniz üçüncü orgazmına doğru sürükleniyordu. “Çek saçımı… daha sert sik… beni mahvet Emre!” Emre hızını ikiye katladı, terleri Deniz'in sırtına damlıyordu. Sonunda kükredi: “Al hepsini kaltak! Rahmini ikinci kez dolduruyorum!” Kalın sikini sonuna kadar bastırdı ve fışkırmaya başladı. Sıcak, bol spermler Deniz'in derinlerine, rahminin ta dibine boşalıyordu. Deniz de aynı anda boşaldı; bacakları titriyor, tırnaklarını kanepenin kumaşına geçiriyordu. “Doldur… hepsini ver… içim senin olsun…”
Emre yavaşça çekildiğinde amından beyaz spermler gürül gürül aktı, kanepenin üzerine ve bacaklarına yayıldı. Deniz yorgun argın yan yattı, göğsü inip kalkıyordu. Emre giyinirken gülümsedi: “Bu gece hayatımın en iyi sikişiydi. Tekrarını dört gözle bekliyorum.” Kapıya kadar uğurladılar. Emre gittikten sonra Murat karısını kucağına aldı, terli alnını, dudaklarını uzun uzun öptü. “En güzel halin buydu. Tam bir hotwife gibi davrandın.”
Deniz kocasına sarılırken bile aklı çoktan gelecek planlara kaymıştı. “Bu sadece başlangıçtı,” diye düşündü içinden, amındaki sızı ve sıcaklık hâlâ tazeyken. “Önümüzdeki ay Emre'yi yine çağıracağız. Ama bu sefer bir otel odası tutacağız, bütün gece boyunca. Belki Murat da daha yakından katılır, beni tutarken Emre'nin sikini izler. Hatta… eğer cesaretim olursa Emre'ye ofiste bundan bahseder, bir dahaki sefere daha uzun bir hafta sonu planlarız. Belki farklı oyuncaklar da getiririz. Kocamın onayıyla bu kapı bir kere açıldı, artık kapatmayacağım. Bir sonraki gece için şimdiden ıslanıyorum.” Vücudu yorgundu ama zihni çoktan yeni fanteziler kuruyordu. Gece bittiğinde, Deniz'in dudaklarında memnun bir gülümseme vardı. Bu sadece ilk onaylanmış geceydi ve kesinlikle son olmayacaktı.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories