Karımla Kar Altında Çatı Barında Eski Sevgilime Kendimi Verdim
38 yaşındaki evli orospu Elif, kocası Murat'ın gözleri önünde eski sevgilisi 40 yaşındaki dominant Xavier'e kendini çatı barın arka odasında vererek kocas
Karlı İstanbul gecesinde rüzgâr pencereleri dövüyordu; 38 yaşındaki Elif, kocası 42 yaşındaki Murat’ın koluna yaslanmış, asansörle lüks çatı barına çıkarken kalbinin hızlandığını hissediyordu. Kar taneleri camın arkasında dans ederken kapı açıldı ve sıcak, loş ışıkla boğuk müzik onları yutuverdi. Barın sahibi, eski sevgilisi 40 yaşındaki yakışıklı iş adamı Xavier, tezgâhın arkasından doğruldu. Geniş omuzları, keskin çenesi, o familiar dominant bakışları… Elif’in bacaklarının arası bir anda sızladı.
“Elif,” dedi Xavier, sesi alçak ve boğuk. “Yıllar geçmiş ama hâlâ aynı ateş.” Gözleri bilerek Murat’ın üstünden kaydı, sonra karısına geri döndü. Murat utangaçça yutkundu; karısının eski sevgilisinin yanında bu kadar gergin ve aynı zamanda gizli bir heyecanla dikildiğini fark ediyordu. Xavier onlara en iyi masayı ayırdı, camın kenarında, kar manzarasının tam önünde. Elif otururken etek ucunu çekiştirdi, içindeki ıslaklığı gizlemek ister gibi. Xavier şarap getirdi, parmakları Elif’in bardağına değdiğinde elektrik çarpmış gibi oldu.
“Kocan izin verirse,” diye fısıldadı Xavier, “bir dans?” Elif Murat’a baktı. Murat’ın yanakları kızarmıştı ama başını hafifçe eğdi. Elif ayağa kalktı, dar siyah elbisesi kalçalarını sardı. Xavier’in elini tuttu, dans pistine götürdü. Müzik yavaş ve erotikti. Xavier’in büyük elleri Elif’in beline yapıştı, kalçalarını kendine doğru çekti. Elif kasten geriye yaslandı, götünü Xavier’in sertleşen sikine sürttü. Her salınımda kocasına bakıyordu; Murat masada oturmuş, bacaklarını kavuşturmuş, utançla karışık arzuyla izliyordu. Elif’in iç monoloğu kirliydi: Bak bebeğim, eski sevgilim sikini kalçama dayıyor, sen de orada sikin kalkmış oturuyorsun. Orospu karın yine ona ait olacak.
Dans uzadıkça gerilim keskinleşti. Xavier Elif’in kulağına eğildi, sıcak nefesi tenini yaktı. “Kocanın yanında seni yine sikmek istiyorum,” diye fısıldadı, sesi ipek gibi ama emredici. “O amını, o götünü… yıllardır aklımdan çıkmıyor. Islak mısın hâlâ benim için?” Elif’in içi bir anda boşaldı; külotu sırılsıklam olmuştu. Bacakları titredi, nefesi kesildi. Dansı yarıda kesti, kocasına döndü. Yüzü ateş gibiydi ama gözleri net.
“Bebeğim,” dedi, sesi boğuk ve istekli, “izlemek istiyor musun?” Murat’ın boğazı düğümlendi. Utanç, kıskançlık ve koyu bir arzu karışımıyla başını salladı. “E-evet… izlemek istiyorum.” Xavier gülümsedi, o dominant, bilen gülümseme. Üçü barın arka koridoruna süzüldü; personel zaten gözlerini kaçırmıştı. Xavier özel odanın kapısını açtı: geniş bir deri kanepe, düşük ışık, büyük bir ahşap masa, pencereden hâlâ yağan kar. Kapı kapanınca Elif kocasına döndü, ellerini onun omuzlarına koydu.
“Beni ona veriyorum,” dedi açıkça, dudakları Murat’ın kulağına değerek. “Sen sadece izle ve sikini elle. Anladın mı? Karın eski sevgilisine amını, ağzını, götünü açıyor. Sen de otur, izle, sikini sıvazla.” Murat’ın sesi kısıktı: “Anladım… ver kendini.” Elif hemen Xavier’e döndü. Xavier yakasına yapıştı, onu duvara yasladı ve öptü. Dilini ağzına soktu, sert, sahiplenici. Elif inledi, elleri Xavier’in göğsüne gitti, gömleğin düğmelerini çözdü. Murat kanepeye çöktü, pantolonunun fermuarını indirdi, çoktan taş gibi sertleşmiş sikini çıkardı ve yavaşça sıvazlamaya başladı. Gözleri karısından ve eski sevgilisinden ayrılmıyordu.
Xavier Elif’i masaya doğru itti. “Diz çök,” diye emretti. Elif itaat etti, dizlerinin üstüne çöktü, kocasının tam karşısında. Xavier pantolonunu indirdi; kalın, damarlı, uzun siki fırladı. Elif tükürüğünü avucuna aldı, başını sıvazladı, sonra dudaklarını açıp ağzına aldı. Derin, yavaş, gırtlağına kadar. Salyası aktı, çenesinden damladı. Xavier’in eli saçlarına gitti, kalçalarını ileri itti. “İşte böyle, orospu… kocanın gözleri önünde sikimi yut. Bak nasıl da boğazını dolduruyor.” Elif boğulur gibi sesler çıkardı ama geri çekilmedi; aksine daha derine indi, burnu Xavier’in kasığına değdi. Murat’ın eli sikinde hızlandı, utançla inledi: “Elif… amın… tanrım.”
Xavier Elif’i ayağa kaldırdı, elbiseyi yukarı sıyırdı, külotu yırttı gibi çekti. Elif’i masaya sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Islak amı aparacık ortadaydı. Xavier sikinin başını amcığının dudaklarına sürttü, sonra bir hamlede sertçe girdi. Elif çığlık attı, zevkten. “Ahhh… sik beni… kocamın önünde sik!” Xavier ritmi yakaladı, kalın siki amını gererek girip çıkıyordu. “Kocanın yanında seni böyle sikerken amın nasıl da sulanıyor orospum,” diye homurdandı. “Dinle şu şapırtıyı… kocan duyuyor mu? Eski sevgilin amını dolduruyor, sulanıyorsun deli gibi.” Elif bağırıyordu, tırnakları masaya gömülmüş: “Evet… amım senin… Murat bak, bak nasıl sikiliyor karın!” Murat kanepede sikini avuçluyor, pre-come akıtarak izliyordu; utancı yüzünü yakıyordu ama sikinden vazgeçemiyordu.
Xavier birkaç dakikalık sert pompalamadan sonra Elif’i çevirdi. “Kocanın kucağına otur,” dedi. Elif titreyen bacaklarıyla Murat’ın üstüne gitti, kocasının kucağına oturdu, yüz yüze. Murat’ın siki karnına değiyordu. Xavier arkadan yaklaştı, Elif’in göt deliğini tükürükle ıslattı, parmağını soktu, sonra kalın sikini yavaş yavaş götüne dayadı. Elif Murat’ın omzuna yaslandı, inleyerek: “Bak, eski sevgilim hem amımı hem götümü kullanıyor… ahhh götüme giriyor bebeğim, dolu dolu… senin önünde götümü sikiyor.” Xavier boğum boğum içeri girdi, ta ki taşakları Elif’in amına değene kadar. Sonra pompalamaya başladı; her girişte Elif kocasının kucağında sarsılıyor, amı boşta zevkten kasılıyor, götü geriliyordu. “Söyle ona,” diye emretti Xavier, belini tutup sertçe vurarak. “Söyle kocana ne olduğun.”
“Orospuyum,” diye inledi Elif, gözleri dolu, zevkten. “Senin karın, onun orospusu… götümü sikiyor, amımı daha yeni sikip sulandırdı… Murat, sikini elle daha hızlı, izle beni… ahhh daha derine!” Xavier tempo arttırdı, göt deliği şapırdayarak yutuyordu sikini. Elif’in amı kocasının karnına sürtünüyor, klitori her salınımda okşanıyordu. Murat’ın nefesi kesilmişti; karısının götünün başka bir adam tarafından açılışını, o boğuk inlemeleri, o sahiplenici bakışları izlerken hem eziliyor hem de sikinin patlamak üzere olduğunu hissediyordu. Xavier eğildi, Elif’in kulağına: “Bu gece bitmeyecek. Amını da götünü de dolduracağım, kocan izlerken… belki sonra ona yalatırım kendi dölümü senin içinden.”
Elif’in bedeni gerildi, ikinci bir orgazmın eşiğindeydi ama Xavier bilerek yavaşladı, sikini götünde derin tuttu, çıkarmadı. Elif kocasının boynuna sarıldı, titreyerek fısıldadı: “Daha bitmedi… o hâlâ içimde… ve sen sadece izliyorsun, bebeğim. Ne kadar daha dayanabilirsin?” Xavier’in eli Elif’in amına uzandı, ıslak klitorisini ovaladı, götündeki sikiyle birlikte küçük daireler çizerek onu yine kenara getirdi. Kar pencerede yoğunlaşıyor, odanın içi inilti, et şapırtısı ve utanç dolu nefeslerle doluyordu. Murat’ın eli sikinde durdu, bir an nefesini tuttu; Elif’in götünde halen gömülü olan o kalın siki gördükçe hem küçük düşmüş hem de daha fazla istemiş gibi bakıyordu. Xavier yavaşça kalçalarını geri çekip tekrar gömdü, Elif’in inlemesi odayı doldurdu ve gerilim, bir sonraki hamlenin ne olacağını bekleyerek havada asılı kaldı.
Xavier götünde derin dururken Elif kocasının boynuna daha sıkı sarıldı; her nefeste kalın damarlı etin içinde titrediğini hissediyordu. Murat’ın karnına sürtünen amı hâlâ sızıyor, klitori her küçük hareketle elektrikleniyordu. Xavier’in parmakları am dudağını ayırıp ıslak düğmeyi ovuştururken Elif dişlerini Murat’ın omzuna geçirdi.
“Bak bebeğim,” diye fısıldadı, sesi boğuk ve kırık. “Hâlâ içimde… götüm onu yutuyor, senin kucağında. Sikini tut, elle… ama boşalma. İzle.”
Murat’ın eli titreyerek kendi sikine sarıldı. Taş gibiydi, ucundan ince bir ip gibi kayganlık akıyordu. Karısının göt deliğinin her salınımda gerilip gevşemesini, Xavier’in kalın kökünün yavaş yavaş çıkıp yeniden gömülmesini izlerken boğazı düğümlendi. Utanç yanaklarını yakıyordu ama bakışlarını çekemiyordu.
Xavier belini tuttu, yavaş yavaş geri çekildi; sikinin başı neredeyse çıkacakken tekrar boğum boğum içeri bastırdı. Elif inledi, amı kocasının karnına yapıştı, sular aktı. “Ahhh… dolu… Murat, hissediyor musun nasıl sarsıldığımı? Eski sevgilin götümü açıyor, sen de altımda sikini sıvazlıyorsun.”
Xavier tempo tuttu; önce yavaş, derinden, sonra sertleşen vuruşlarla. Her girişte taşakları Elif’in ıslak amına çarpıyor, şapırtı odayı dolduruyordu. Elif’in memeleri Murat’ın göğsüne sürtünüyor, sert uçlar kumaşa sürtülüyordu. Xavier bir elini uzatıp Elif’in çenesini tuttu, kafasını kaldırdı.
“Kocana bak,” diye emretti. “Gözlerini kaçırma. Söyle ona, amın kimin.”
“Senin,” diye inledi Elif, bakışları Murat’ın utanç dolu gözlerine kilitlenmiş. “Amım senin, götüm senin… Murat’ın karısıyım ama bu gece senin orospunum. Bak bebeğim, nasıl sikiyor… ahhh daha sert!”
Xavier götü boşaltıp bir anda amına daldı. Tek hamlede köküne kadar girdi; Elif çığlık attı, bedeni kocasının kucağında sıçradı. “İşte… amını da geri aldım,” diye homurdandı Xavier. “Yıllardır bu sıcak deliği özledim. Dinle şu sesi… sulanıyorsun deli gibi.” Kalçalarını şak şak vurarak pompaladı; her vuruşta Elif Murat’ın sikine sürtünüyor, pre-come’unu kendi karnına yayıyordu.
Murat inledi: “Elif… tanrım, amın… o kadar ıslak ki sesi duyuyorum…” Eli hızlandı ama Elif aniden elini tuttu.
“Dur,” dedi nefes nefese. “Boşalma. Daha göreceksin.”
Xavier Elif’i kocasının kucağından kaldırdı, masaya yüzüstü yatırdı. Bacaklarını ayırdı, amını ve götünü açıkta bıraktı. Murat kanepeden doğrulup yaklaştı; dizleri titriyordu. Xavier Elif’in belini kavradı, kalın sikini yeniden amına soktu ve sert, düzgün bir ritimle sikmeye başladı. Elif masaya tırnaklarını geçirdi, memeleri soğuk ahşaba eziliyordu.
“Murat, gel buraya,” diye emretti Xavier. “Karının yüzüne bak. Ağzını açsın.”
Murat siki elinde, masanın başına geçti. Elif başını kaldırdı, dilini çıkardı. Murat’ın kaygan başını yaladı, sonra ağzına aldı; aynı anda Xavier arkadan amını dövüyordu. Çifte doluluk Elif’i titretti. Salyası Murat’ın taşaklarına aktı, inlemeleri boğuk boğuk çıktı.
Xavier hızlandı. “Boğazını doldur kocanın sikiyle… ama yutma dölünü. Ben bitirene kadar tutacaksın.” Elif itaat etti; Murat’ın sikini gırtlağına kadar yutarken gözleri yaşardı ama geri çekilmedi. Xavier bir eliyle göt deliğine iki parmak soktu, amındaki sikiyle birlikte çalıştırdı. Elif’in bedeni gerildi, kasılmalar başladı.
“Geliyorum… ahhh sikin… içimde patlat!” diye bağırdı Elif, ağzı dolu dolu.
Xavier amından çekti, götüne dayadı ve tek seferde köküne kadar gömdü. Elif’in çığlığı boğuk çıktı. Birkaç sert vuruştan sonra Xavier gürledi, kalçaları kilitlendi; kalın siki götün içinde zonklayarak boşaldı. Sıcak döl boğum boğum aktı, taştı, Elif’in bacaklarının arasından süzüldü. Xavier birkaç saniye daha derin tuttu, sonra yavaşça çekti; açık delikten beyaz damlalar aktı.
“Şimdi,” dedi Xavier, nefesi ağır. “Kocan yalasın.”
Elif titreyerek doğruldu, masanın kenarına oturdu, bacaklarını açtı. Götünden sızan döl amına karışmış, uyluklarını boyuyordu. Murat’a baktı; gözleri dolu, yüzü kıpkırmızıydı ama siki hâlâ dimdikti.
“Yala bebeğim,” diye fısıldadı Elif. “Eski sevgilinin dölünü götümden ve amımdan yala. Orospu karın böyle istiyor.”
Murat diz çöktü. Dilini uzattı; tuzlu, yoğun tadı alınca inledi. Elif’in göt deliğini yaladı, dölü içine çekti, sonra amına kaydı, klitorisini emdi. Elif’in parmakları kocasının saçlarına gitti, kalçalarını yüzüne bastırdı.
“İşte böyle… temizle beni… ahhh dilin… Murat, bak ne kadar orospuyum, sen de yalıyorsun onun dölünü.”
Xavier arkadan yaklaştı, siki yeniden sertleşmişti. Elif’i kucaklayıp kaldırdı, ayakta amına soktu. Murat hâlâ dizlerinin üstünde, karısının siki yiyen amını ve götünü yalamaya devam ediyordu; her pompalamada dilini de sürüp yalıyordu. Elif bacaklarını Xavier’in beline doladı, sarsıla sarsıla sikiliyordu.
“Daha… daha derin… ikinizi de hissediyorum,” diye inledi. Amı kasıldı, berrak su gibi boşaldı; sıvı Murat’ın yüzüne aktı. Xavier tempo kaybetmeden amını dövüyor, her vuruşta “Orospu… kocanın dilinde boşalırken sikimi yutuyorsun” diye homurdanıyordu.
Murat ayağa kalktı, siki morarmış, damarları kabarmıştı. Elif bir eliyle kocasının sikini kavradı, sıvazladı. “Boşal… yüzüme boşal, bebeğim. İkiniz de işaretleyin beni.”
Xavier son birkaç sert hamleden sonra amından çekti, sikiyle Elif’in karnına, memelerine fışkırttı. Aynı anda Murat da patladı; sıcak döl Elif’in diline, yanaklarına, boynuna sıçradı. Elif ikisini de yalayarak karıştırdı, yuttu, gülümsedi.
Üçü nefes nefese kaldı. Kar pencerede hâlâ yağıyordu; odanın havası ter, döl ve utanç kokuyordu. Elif kocasının omzuna yaslandı, Xavier’in göğsüne de bir elini koydu. Bacaklarının arası zonkluyordu; amı ve götü şiş, dolu, sızıntılıydı.
Xavier parmağıyla Elif’in çenesinden bir damla döl aldı, dudaklarına sürdü. Elif emdi. Murat hâlâ titriyordu; karısının yüzündeki kendi dölünü ve Xavier’inkini görünce hem ezilmiş hem de yeniden sertleşmeye başlamıştı.
Elif yavaşça doğruldu, ikisine de baktı. Sesı boğuk, kirli ve netti:
“Eve gidince kocam, banyoda diz çöküp yine yalayacaksın… ama yarın gece yine buraya geliyoruz, değil mi? Xavier’in sikini tekrar götüme alıp senin dilinde boşalmamı izleyecek misin, bebeğim?”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories