Kocasının En Yakın Arkadaşıyla Fırında İlk Dokunuşlar

Married 28-year-old housewife Miriam gets her first taste of cheating when her husband's best friend, 32-year-old architect Silas, bends her over the kitchen counter and fucks her hard right next to the

8 min read September 19, 2026New

Miriam, yirmi sekiz yaşındaki evli ev kadını, mutfak tezgahının başında hamuru yoğururken alnından süzülen teri silmek için kolunu kaldırdı. Fırının sıcaklığı yüzünü pembeleştirmiş, ince bluzunu tenine yapıştırmıştı. Göğüsleri her hareketinde hafifçe sallanıyor, dar eteğinin altında kalçaları belirginleşiyordu. Kocası Grant iki gündür iş seyahatindeydi; yatak odasında verdiği son öpücük bile soğuk ve aceleciydi. Miriam yalnızlığın ağırlığını her sabah daha fazla hissediyordu. Tam o sırada kapı çaldı. Gelen Silas’tı. Otuz iki yaşındaki mimar, kocasının en yakın arkadaşı, elinde bir şişe şarapla kapıda dikiliyordu. “Grant yokken seni yalnız bırakmak içime sinmedi. Yardım edeyim dedim,” dedi gülümseyerek. O yakışıklı yüzündeki gülümseme, yıllardır süren o gizli bakışların devamı gibiydi.

Miriam’ın kalbi tekledi. Silas’ı her gördüğünde midesinde kelebekler uçuşurdu. Kocasıyla futbol maçı izlerken, bahçe partilerinde, akşam yemeklerinde... Silas’ın gözleri hep onun dudaklarında, boynunda, kalçalarında oyalanırdı. Miriam da aynı şekilde karşılık verirdi; masanın altında bacaklarını hafifçe birbirine sürtmek, ona uzatırken parmaklarının eline değmesi, masum gülümsemelerin ardına gizlenen arzu. Şimdi ikisi evde yalnızdı. Havada ağır, yapışkan bir gerilim vardı. Fırının fan sesi bile bu sessizliği örtemiyordu.

“Gel, pastayı birlikte yapalım,” dedi Miriam sesinin titremesine engel olmaya çalışarak. Silas ceketini çıkarıp tezgahın yanına astı. Kolları kaslı, gömleği vücuduna yapışmıştı. Yaklaştıkça erkeksi kokusu Miriam’ın burnuna doldu; odun, baharat ve hafif ter karışımı. Konuşurlarken kelimeler ikili anlamlarla doluydu. Silas “Bu hamur çok yumuşak olmuş, parmaklarınla daha fazla yoğursan iyi olur,” dediğinde Miriam’ın aklına başka şeyler geldi. İçinden geçiriyordu: Grant aylardır bana dokunmuyor. Silas ise her seferinde sanki beni soymak istiyormuş gibi bakıyor. Tanrım, bu gerilim beni deli ediyor.

Fırına tepsiyi sürdü. Hamurun kokusu yükseldikçe mutfak daha da sıcaktı. Miriam kapağı kapatmak için eğildiğinde Silas arkasından uzandı. “Ben kapatayım, yanma,” diye fısıldadı. Vücudu Miriam’ın sırtına yapıştı. Sert göğüs kasları sırtına, kasıklarındaki o kalın sertlik ise kalçalarının tam ortasına denk geldi. İkisi de aynı anda dondu. Zaman durmuştu. Miriam’ın nefesi kesildi, kalbinin gümbürtüsünü kulaklarında duyuyordu. Silas’ın sıcaklığı ince kumaşın üzerinden bile içini yakıyordu. Hiçbiri geri çekilmedi. Silas hafifçe kalçalarını ileri itti, o sert yarağın eteğinin üzerinden baskısını hissettirdi.

Miriam yavaşça başını çevirdi. Göz göze geldiler. Silas’ın bakışlarında yılların birikmiş açlığı vardı. “Miriam… Bunu o kadar uzun zamandır istiyorum ki. Her bakışında, her gülümsemende seni becermek istedim. Grant’in ihmal ettiğini gördüm. Senin yalnızlığını gördüm,” diye fısıldadı, sesi kalın ve arzulu. Miriam’ın bacaklarının arası anında ıslandı. Yıllardır bastırdığı o ateş patlıyordu. “Ben de istiyorum Silas. Kocam beni unuttu. Sen ise… sen her zaman buradasın. Öp beni. Lütfen,” diye cevap verdi titreyen bir sesle.

Dudakları birbirine kenetlendi. Öpücük önce yavaş, sonra vahşi bir açlıkla derinleşti. Dilleri birbirinin ağzında dolaşıyor, ısırıklar ve inlemelerle karışıyordu. Silas’ın elleri hemen Miriam’ın belini kavradı, sonra yukarı çıkıp göğüslerini avuçladı. Bluzunun üzerinden meme uçlarını parmaklarının arasında sıkıştırınca Miriam boğuk bir inilti koyuverdi. Elleri Silas’ın gömleğinin altına kaydı, karın kaslarını, sonra aşağı inip pantolonunun üzerinden o kalın, damarlı sikini sıvazladı. “Çok sertsin…” diye mırıldandı dudaklarının arasından. Silas cevap olarak eteğini beline sıyırdı, tangasını kenara çekti. Parmakları ıslak am dudaklarının arasında gezindi. “Sırılsıklamsın Miriam. Benim için mi bu kadar ıslandın?” diye sordu, orta parmağını yavaşça içine sokarken.

Miriam tezgaha yaslandı, kalçalarını geriye doğru çıkardı. Fırının sıcaklığı yüzlerini terletiyor, pastanın vanilya kokusuyla karışan seks kokusu mutfağı dolduruyordu. Silas pantolonunun fermuarını indirdi. Kalın, damarlı sikini çıkardı; başı parlak ve morarmıştı. Miriam’ın ıslak amına sürttü, klitorisini yarağının başıyla dairesel hareketlerle okşadı. “İçime gir Silas… Artık bekleyemiyorum,” diye yalvardı Miriam. Silas yavaşça ilerledi. Geniş başı dudaklarını araladı, santim santim içini doldurdu. Miriam’ın nefesi kesildi; kocaman sikin kendisini nasıl gererek doldurduğunu hissediyordu. “Ahh… Çok kalın… Derinlere kadar doluyor,” diye inledi.

Önce yavaş ve derin vuruşlarla düzüştüler. Silas her seferinde köküne kadar gömülüyor, sonra neredeyse tamamen çıkıp tekrar giriyordu. Miriam’ın parmakları tezgaha kenetlenmiş, kalçalarını ritme uyduruyordu. Fırının yanındaki saat tik tak ederken, tenlerinin şakırtısı ve ıslak sesler mutfağı kapladı. Silas hızını artırdı. Miriam’ı iyice tezgaha eğdi, bir eliyle saçını kavradı ve hafifçe geriye çekti. Sert, hızlı darbelerle sikmeye başladı. Her vuruşta kalçaları Miriam’ın dolgun kıçına çarpıyor, amının en derin noktasını dövüyordu.

“Kocanın en yakın arkadaşı seni böyle becerirken nasıl hissediyorsun Miriam?” diye sordu Silas kirli bir sesle, saçını daha sıkı çekerek. “Söyle… Grant’in en iyi dostunun yarağı amının içinde gidip gelirken ne hissediyorsun orospum?”

Miriam zevkten titriyordu. Kelimeler onu daha da azdırıyordu. “Çok iyi… Çok pis hissediyorum… Ama durma… Daha sert sik beni Silas!” diye inledi. Orgazmı yaklaşıyordu. Bacakları titremeye başladı, am kasları Silas’ın sikini sıkıca sardı. Tezgaha yapışmış göğüsleri sallanıyor, meme uçları soğuk mermere sürtünüyordu. Sonunda patladı. Yüksek bir iniltiyle boşaldı; gözleri kaydı, bütün vücudu sarsıldı, amından sular Silas’ın sikinin etrafından taşarak bacaklarından aşağı aktı.

Silas da sınırdaydı. Birkaç sert vuruş daha yaptıktan sonra aniden sikini çıkardı. Miriam’ı omuzlarından tutup dizlerinin üzerine çökertti. “Ağzına veriyorum… Boşalacağım,” diye homurdandı. Miriam hevesle ağzını açtı. Kalın yarak dudaklarının arasına girdi, dilinin üzerinde zonkluyordu. Silas saçını tutup birkaç kez ağzının derinlerine soktu ve patladı. Sıcak, kalın döller boğazına fışkırdı. Miriam yutkunmaya çalıştı, bir kısmı dudaklarının kenarından sızdı. Silas son damlalarına kadar boşalırken Miriam gözlerini ondan ayırmıyordu.

Nefes nefese kaldılar. Silas tezgaha yaslandı, Miriam ise dizlerinin üzerinde, dudaklarındaki ve çenesindeki dölleri diliyle yaladı. Yüzünde tatlı, doygun bir gülümseme belirdi. Parmak ucuyla ağzının kenarındaki son damlayı aldı, gözlerine bakarak yaladı. “Bundan sonra…” diye fısıldadı sesi hâlâ titreyerek, “her seferinde daha fazlasını isteyeceğim Silas. Grant eve dönünce bile… mutfakta, salonda, her köşede seni içimde hissetmek isteyeceğim. Bu ilk dokunuş yetmez… Bana söz ver, yine geleceksin. Hem de kocam uyurken bile.”

Silas eğilip dudaklarını onunkilere sürttü, hâlâ sert olan sikini Miriam’ın ıslak dudaklarına değdirerek. Gözlerinde yeni bir açlık parlıyordu. Dışarıda bir araba sesi duyuldu ama ikisi de yerinden kıpırdamadı. Miriam’ın kalbi hem korku hem de tarifsiz bir heyecanla çarpıyordu. Bu iş burada bitmeyecekti. Tam tersine, yeni başlıyordu ve ikisi de bunun farkındaydı. Silas’ın parmakları tekrar Miriam’ın eteğinin altına kayarken, mutfaktaki fırın hâlâ sıcaklığını koruyordu.

Silas’ın parmakları tekrar Miriam’ın eteğinin altına kayarken, mutfaktaki fırın hâlâ sıcaklığını koruyordu. Kalın parmak uçları hemen ıslak am dudaklarını buldu, yavaşça araladı ve klitorisinin etrafında dairesel hareketlerle oynamaya başladı. Miriam’ın dizleri titredi, tezgaha daha sıkı tutundu. Yirmi sekiz yaşındaki ev kadını, az önce patlayan orgazmının sularını hâlâ bacaklarında hissederken yeniden ıslanmaya başlamıştı. “Silas… Durmamız lazım ama parmakların… ahh, tam orası,” diye inledi, sesi mutfağın sıcak havasında dağılırken. Silas, otuz iki yaşındaki mimar, kocasının en yakın arkadaşı, parmağını yavaşça amının içine kaydırdı, iç duvarlarını okşarken diğer eliyle Miriam’ın dolgun kalçasını sıktı. Erkeksi kokusu yine burnuna doluyordu; odun, baharat ve şimdi seks kokusuyla karışmış ter.

Miriam gözlerini kapattı, içinden geçiriyordu: Grant iki gündür yok, aylardır da beni böyle ateşli hissettirmemişti. Silas’ın parmakları içimde gidip gelirken kendimi hem canlı hem de pis hissediyorum. Bu ilk dokunuşlar çoktan geçti, şimdi her şey kontrolden çıkıyor. Ama durmak istemiyorum. Silas ikinci parmağını da soktu, ritmini hızlandırdı. Islak, şapırtılı sesler fırının fan sesine karışıyordu. Miriam kalçalarını geriye doğru itti, parmaklara daha derin oturmak için. Göğüsleri bluzunun içinde ağır ağır sallanıyordu, meme uçları kumaşa sürtünerek sertleşmişti. Silas eğildi, dişlerini boynuna sürttü. “Sırılsıklamsın yine Miriam. Amın parmaklarımı emiyor. Grant’in seni unuttuğunu biliyorum, ben ise seni her gece düşünerek sikimi sıvazlıyordum,” diye fısıldadı, sesi kalın ve dominant.

Miriam titreyen bir sesle cevap verdi: “O zaman beni yine sik. Bu sefer bırakma içimde, doldur beni Silas. Kocamın en iyi dostunun yarağına ihtiyacım var.” Silas pantolonunu indirdi, kalın, damarlı sikini çıkardı. Başı morarmış, damarları kabarmıştı, hazırdı. Miriam’ı tezgaha iyice eğdi, eteğini beline sıyırdı ve tangasını tamamen kenara çekti. Yarağının başını ıslak amına dayadı, önce sadece başını sokup çıkardı, klitorisine sürttü. Miriam inliyordu, “İçime gir artık, lütfen… Ger beni.” Silas bir hamlede köküne kadar gömüldü. Genişliği Miriam’ın içini zorluyor, her santimi hissediliyordu. “Çok kalın… Amımı yırtıyor sanki,” diye mırıldandı Miriam, parmakları tezgahın kenarını kırarcasına sıkıyordu.

Silas ritme girdi. Önce derin ve yavaş vuruşlar; her seferinde tamamen çıkıp tekrar dibine kadar giriyordu. Tenlerinin şakırtısı mutfağı dolduruyordu. Fırının sıcaklığı terlerini artırıyor, sırtlarından, boyunlarından damlalar süzülüyordu. Miriam’ın dolgun kalçaları her çarpışta dalgalanıyordu. Silas bir eliyle saçını kavradı, hafifçe geriye çekti, diğer eliyle memesini avuçlayıp meme ucunu sertçe çimdikledi. “Nasıl hissediyorsun orospum? Kocasının en yakın arkadaşı mutfak tezgahında seni sikerken, amının en derininde benim yarağım varken ne hissediyorsun?” diye sordu kirli bir sesle. Miriam’ın zevki katlandı, kelimeler onu delirtiyordu. “Pis hissediyorum… Çok pis ve çok zevkli. Grant beni hiç böyle beceremedi. Senin yarağın içimi doldururken kendimi senin malın gibi hissediyorum. Daha sert Silas, hadi, parçala beni!”

Silas hızını artırdı. Artık vahşi, hızlı darbelerle sikiyordu. Topakları Miriam’ın ıslak amına ve klitorisine çarpıyor, her vuruşta yeni bir inilti koparıyordu. Miriam’ın bacakları titremeye başladı, orgazmı ikinci kez yaklaşıyordu. Tezgaha yapışmış memeleri soğuk mermerle sürtünüyor, meme uçları acıyacak kadar hassaslaşmıştı. Pastanın vanilya kokusu ile ter ve seks kokusu birbirine karışmıştı. Silas saçını daha sıkı tuttu, ritmini bozmadan konuşmaya devam etti: “Grant eve dönünce masada otururken amında benim döllerimi taşıyacaksın. Bunu biliyor musun? Her seferinde seni buraya çağıracağım, kocan uyurken bile seni tezgaha yatırıp sikeceğim.” Miriam patladı. Yüksek, boğuk bir çığlıkla boşaldı. Am kasları Silas’ın sikini ritmik şekilde sıktı, suları yarağın etrafından fışkırarak bacaklarından aşağı aktı. Vücudu sarsılıyor, gözleri kayıyor, nefesi kesiliyordu.

Silas da sınırdaydı. Birkaç sert, derin vuruş daha yaptıktan sonra homurdanarak boşalmaya başladı. Kalın, sıcak dölleri Miriam’ın amının derinliklerine fışkırdı, dolup taşırdı. Miriam orgazmının artçılarını yaşarken o sıcaklığı içinden hissediyordu. Silas son damlalarına kadar boşaldı, sonra yavaşça sikini çıkardı. Miriam’ın amından karışık sular ve döller bacak içlerinden süzülerek dizlerine kadar indi. İkisi de nefes nefese kalmıştı. Silas tezgaha yaslandı, gömleği terden ıslanmıştı. Miriam ise dizlerinin üzerine çöktü bir an, sonra zorlukla doğruldu. Eteğini indirdi ama bacaklarındaki ıslaklığı, içindeki o sıcaklığı hâlâ hissediyordu.

Fırının timer’ı çaldı. Pasta hazırdı. Miriam fırını açtı, sıcak tepsiyi çıkardı. Vanilya ve yanık kenar kokusu burnuna doldu. O sırada tezgahın üstündeki telefondan bildirim sesi geldi. Ekranı açtı: Grant’ti. “Yolculuk erken bitti aşkım, sabah erkenden evde olurum. Seni özledim,” yazıyordu. Miriam’ın kalbi birdenbire sıkıştı. Az önce Silas’ın dölleri hâlâ amından sızarken kocası mesaj atıyordu. Yüzüne bir pişmanlık dalgası çöktü. Silas’a baktı, hâlâ orada, sikini pantolonuna sokuyordu. “Silas… Bu mesaj. Grant sabah dönüyor. Biz ne yaptık?” diye fısıldadı, sesi titriyordu.

İçinden bir fırtına kopuyordu: Bu harikaydı, vücudum hala titriyor, amım hala onun yarağını özlüyor ama bu çok yanlış. Grant bana güvendi, Silas’a da güvendi. Mutfakta, tam burada, fırının yanında kocamın en yakın arkadaşı tarafından sikildim ve boşaldım. Dölleri içimde. Ya bir iz kalırsa? Ya yarın Grant’e bakarken yüzüm kızarırsa? Bu sadece ilk sefer değildi, bu bir başlangıçtı ama şimdi her şey berbat görünüyor. Silas yaklaştı, omzuna dokunmak istedi ama Miriam geriye çekildi. “Bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyorum. Çok zevk aldım, yıllardır ilk kez böyle boşaldım ama şimdi… pişmanım Silas. Ya her şeyi yok ederse bu? Ya bırakamazsam seni? Ya yakalanırız?” Gözleri dolmuştu. Mutfağın sıcaklığı yerini soğuk bir gerçekliğe bırakıyordu.

Silas bir şeyler mırıldandı, “Dikkatli oluruz, Miriam. Bu bizim sırrımız,” ama Miriam dinlemiyordu. Pasta tepsisine baktı; Grant için yapmıştı onu. Kenarları yanmıştı, tıpkı içindeki huzurun yanması gibi. Bacaklarından aşağı sızan ıslaklığı sildi, tangasını düzeltti. Kalbi hem korku hem de tarifsiz bir boşlukla çarpıyordu. Bu ilk dokunuşlar yetmemişti, tam tersine açlığını büyütmüştü ama şimdi ağır bir şüphe çökmüştü üstüne. Grant yarın gelecekti. Silas gidecekti. Ama mutfak aynı mutfak kalacaktı. Miriam tezgaha yaslandı, parmaklarını alnına bastırdı. “Bu iş burada bitmeli… Ama bitmeyeceğini biliyorum ve bu beni korkutuyor,” diye düşündü. Sessizlik çöktü mutfağa. Fırın soğumaya başlamıştı, Miriam’ın içindeki pişmanlık ve şüphe ise büyüyordu. Her şey yeni başlıyordu ama yanlış bir başlangıçtı bu ve ikisi de bunun farkındaydı. Miriam gözlerini kapattı, dudaklarında hâlâ Silas’ın tadı, amında hâlâ onun sıcaklığı varken, yarın dönecek kocasına ne diyeceğini bilmiyordu. Bir şeylerin çok yanlış gittiğini hissediyordu, derinlerden gelen bir ağırlıkla.

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged doggy-style fingering rough-sex dirty-talk facial

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.