Gece Pazarı Kalabalığında Yabancıya Kendimi Bıraktım

28 yaşındaki evli Naomi, gece pazarının kalabalığında kocası izlerken dominant Omar’a amını verip kendini siktirdi.

8 min read September 18, 2026New

28 yaşındaki evli bir kadın olarak kocam Dante ile o yaz tatilinde Gece Pazarı’na gittiğimiz geceyi hiç unutamam. Dante 34 yaşındaydı, sakin, biraz çekingen ama beni seven bir adamdı. Evliliğimizin üçüncü yılıydı ve seks hayatımız yavaş yavaş aynılaşmıştı. Ben ise içten içe daha sert, daha dominant bir şeylerin özlemini çekiyordum. O gece üzerime kısa, hafif bir yaz eteği ve ince askılı bir bluz geçirmiştim. Göğüslerim bluzun altında serbestçe sallanıyor, eteğin kısa paçaları rüzgârda bacaklarımı okşuyordu. Dante fark etmişti kıyafetimin cesur olduğunu ama bir şey dememişti. Sadece elimi tutup pazarın kalabalığına karışmıştık.

Gece Pazarı tam bir kaostu. Her taraf rengârenk ışıklarla aydınlanmış, tezgâhlardan baharat, kızarmış et, tatlı ve tütsü kokuları yükseliyordu. İnsan denizi arasında zorla yürüyor, omuz omuza çarpışıyorduk. Müzik, satıcıların bağırışları, kahkahalar… Her yer canlı, her yer tehlikeli ve baştan çıkarıcıydı. Dante ile bir tezgâhın önünde durmuş, el yapımı bileziklere bakıyorduk ki göz göze geldik. O, Omar’dı. 35 yaşında, uzun boylu, geniş omuzlu, karanlık ve dominant bir yabancı. Siyah tişörtü kaslı göğsüne yapışmış, kolları damar damar belli oluyordu. Bakışları doğrudan benimkilerin içine girdi. Sanki beni bir anda soyup içimi okumuştu. Kalbim deli gibi atmaya başladı. Bacaklarımın arası anında ısınmıştı.

Dante hemen fark etti. Eli kolumda gerildi, tedirgin bir sesle “Naomi… Neye bakıyorsun öyle?” diye sordu. Sesinde hem korku hem de tuhaf bir heyecan vardı. Ben ise gözlerimi Omar’dan ayıramıyordum. Adam yavaş yavaş bize yaklaştı. Kalabalık onu itiyordu ama o kararlı adımlarla ilerliyordu. Gözlerindeki o hakimiyet ifadesi içimi eritiyordu. Gülümsedim ona. O da gülümsedi, dudaklarında kendinden emin, biraz alaycı bir kıvrım vardı. “Güzel bir gece,” dedim yüksek sesle, sesim kalabalığın içinde ona ulaşsın diye. Dante yanımda kıpırdandı, yüzü kızardı ama bir şey demedi. Omar bir adım daha attı, şimdi neredeyse kol mesafesindeydik.

“Gerçekten güzel,” dedi derin, tok bir sesle. “Ama senin gibi bir kadının burada yalnız dolaşması tehlikeli olabilir.” Kelimeleri bana hitap ediyor, Dante’yi yok sayıyordu. Bu aşağılayıcı tavır içimi gıdıkladı. Amım sızlamaya başlamıştı. Dante’nin tedirgin bakışlarını hissediyordum; gözleri ikimizin arasında gidip geliyor, elleri yanlarında sıkılıyordu. Bu durum ikimizi de garip bir heyecanla dolduruyordu. Benim içimde utanç ve arzu birbirine karışmıştı. Kocamın yanında, onun gözleri önünde başka bir erkeğe bu kadar açıkça flört etmek beni inanılmaz derecede ıslatıyordu. Omar ile sohbetimiz devam etti. Pazarın kalabalığından, satılan şeylerden bahsettik ama her cümlede gözlerimiz birbirine kilitleniyordu. O bana “Eşin seni yeterince koruyabiliyor mu?” diye sorduğunda Dante’nin nefesi kesildi. Ben ise gülüp “Bazen korumaya ihtiyacı olan ben değilim,” diye cevap verdim. Bu cümle ağzımdan çıkar çıkmaz bacaklarımın arası zonkladı.

Omar yavaş yavaş sokuldu. Kalabalık o kadar yoğundu ki vücudu benim vücuduma değmeye başladı. Sert göğsü koluma sürtündü. Erkeksi kokusu burnuma doldu; ter, odunsu parfüm ve saf erkeklik. Kulağıma eğildi, dudakları neredeyse kulağımın memesine değiyordu. Sıcak nefesi tenimi yaladı. “Söyle bana Naomi,” diye fısıldadı, sesi sadece bana ait, “o evli amın şu anda ne kadar ıslak?” Kelimeler doğrudan içime saplandı. Bir an dizlerim titredi. Islaklığımın eteğimin içinden sızdığını hissedebiliyordum. Tangam sırılsıklamdı, bacaklarımın iç kısmı kaygandı.

Dönüp kocama baktım. Dante’nin yüzü kıpkırmızı olmuştu. Gözlerinde utanç, kıskançlık ve inanılmaz bir heyecan vardı. Pantolonunun önü hafifçe kabarmıştı. Kalbim deli gibi çarpıyordu ama kendimi durduramadım. Sesim titreyerek ama net bir şekilde “Dante… İzlemek ister misin?” diye sordum. “Omar’ın bana dokunduğunu, parmakladığını izlemek… İster misin?”

Dante yutkundu. Boğazı inip kalkıyordu. Birkaç saniye süren sessiz bir savaş verdi içinden. Sonra, utanç ve arzu karışımı bir ifadeyle başını yavaşça salladı. “Evet…” diye fısıldadı, sesi neredeyse duyulmuyordu. “İzlemek istiyorum.”

O an Omar’ın dudaklarında zafer dolu bir gülümseme belirdi. Eli belimden aşağı kaydı. Kalabalığın içinde kimse dikkat etmiyordu; herkes kendi âlemindeydi. Parmakları eteğimin altına girdi, sıcak tenime değdi. Tangamın kenarını yavaşça kenara çekti. Doğrudan ıslak, kaygan amıma dokundu. İki parmağıyla dudaklarımı araladı, ortadaki parmağı klitorisimin üzerine bastırdı ve dairesel hareketlerle ovuşturmaya başladı.

“Ahh…” diye inledim, dudaklarımı ısırarak. Zevk bütün vücuduma yayıldı. Omar parmağını aşağı kaydırdı ve tek hamlede amımın içine soktu. İçim çok ıslaktı, parmağı kolayca kaydı. “Çok dar ve çok ıslak bir amın var,” diye kulağıma mırıldandı, sesi dominant ve alçak. “Kocan izlerken parmaklanmak hoşuna gidiyor değil mi? Bak, Dante’nin gözleri faltaşı gibi açık. Karısının yabancı bir adam tarafından parmaklandığını izliyor ve sikini bile sertleştiriyor.”

Parmakları ritim tuttu. Bir parmak içimde gidip gelirken başparmağı klitorisimi ezerek ovuşturuyordu. Bacaklarım titriyordu, bir elimle Omar’ın koluna tutundum. Göğüs uçlarım sertleşmiş, bluzumdan belirgin şekilde belli oluyordu. Amımdan sızan sular parmaklarına, sonra bacaklarımın iç kısmına akıyordu. Dante hemen yanımızda, bir adım ötede duruyordu. Gözlerini ayırmadan izliyordu. Yüzündeki o aşağılanmış ifade, yanaklarındaki kırmızılık, dudaklarının aralanması… Bunların hepsi beni daha da azdırıyordu. İçimden “Daha derine sok, Omar. Kocamın önünde beni parmakla, beni kullan,” diye geçiriyordum.

Omar ikinci parmağını da soktu. Şimdi iki kalın parmak amımın içinde gidip geliyor, iç duvarlarımı geriyordu. “Sıkı amın parmaklarımı emiyor,” diye fısıldadı. “Birazdan seni daha sert sikmek istiyorum. Kocanın gözlerinin içine bakarak seni boşaltmak istiyorum.” Sözleri beni deli ediyordu. Orgazma yaklaşıyordum, bacaklarım kasılıyordu ama o tam o noktada yavaşladı, gerilimi uzattı. Kalabalığın gürültüsü içinde inlemelerimi bastırmaya çalışıyordum ama ara sıra küçük, kontrolsüz sesler kaçıyordu ağzımdan.

Dante hâlâ izliyordu. Elleri titriyordu, gözleri nemliydi ama sikinin sertliği pantolonundan belli oluyordu. Bu manzara beni uçuruyordu. 28 yıllık hayatımda ilk defa kocamın önünde kendimi bu kadar bırakıyordum. Omar’ın parmakları hâlâ amımın içinde yavaş yavaş hareket ediyor, beni kenarda tutuyordu. Bana ne yapacağını, beni nasıl kullanacağını fısıldamaya devam ediyordu. Kalabalık etrafımızda akmaya devam ederken, ben titreyen bacaklarımla, sırılsıklam amımla ve kocamın utanç dolu bakışları arasında daha fazlası için bekliyordum. Bu sadece başlangıçtı. Omar’ın dokunuşu, sözleri ve Dante’nin sessiz teslimiyetiyle birlikte gerilim giderek artıyordu. Ne kadar ileri gideceğimi, kendimi ne kadar bırakacağımı o an bile tam olarak bilmiyordum. Ama durmak istemiyordum. Hiçbir şekilde.

Kalabalığın arasında adama kendimi teslim ettim. Omar’ın parmakları hâlâ amımın içinde yavaşça kıvrılırken gözlerimi onunkilere diktim ve sadece dudaklarımı oynatarak, sesimi kalabalığın gürültüsüne karıştırarak fısıldadım: “Beni al... Artık durma.” O an içimdeki tüm utanç, tüm tereddüt eriyip gitti. 28 yaşında evli bir kadın olarak, kocamın gözleri önünde yabancı bir erkeğe kendimi bu kadar açıkça sunmak inanılmaz bir özgürlük gibi geldi. Amım zonkluyordu, tangam sırılsıklamdı ve bacaklarımın arası kaygandı. Dante yanımızda taş kesilmiş halde izliyordu; yüzü kıpkırmızı, gözleri faltaşı gibi açıktı ama sikinin pantolonunun önünü zorladığı belliydi. Bu manzara beni daha da azdırdı.

Omar zafer dolu bir gülümsemeyle parmaklarını içimden çekti. Parmaklarını dudaklarıma sürttü, ıslaklığımı tattırdı. “Güzel kız,” dedi tok sesiyle. “O zaman gel.” Kalabalığın içinde bileğini tuttum, kendimi ona bıraktım. Eli belime kaydı, parmakları eteğimin kenarını sımsıkı kavradı ve beni tezgahların arasından çekiştirdi. İnsanlar omzumuza çarpıyor, kimse ne yaptığımızı fark etmiyordu. Kokular, sesler, ışıklar... Hepsi bulanık bir arka plan halindeydi. Omar beni pazarın kenarındaki eski bir tezgahın arkasındaki karanlık köşeye sürükledi. Orada sadece birkaç ahşap kasa ve tentenin yarattığı derin bir gölge vardı. Kimse bizi göremezdi ama Dante de peşimizden gelmişti; iki metre ötede, gölgenin kenarında duruyordu. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu, bunu bakışlarından anlıyordum.

Omar fermuarını indirdi. Kalın, damarlı sikini çıkardı. 35 yaşında bir adamın olgun, ağır sikini ilk defa bu kadar yakından görüyordum. Başını parmaklarıyla kavradı ve dudaklarıma dayadı. “Aç ağzını orospu. Kocanın önünde em beni.” Sesindeki hakimiyet bacaklarımı titretmişti. Dizlerimin üzerine çöktüm, eteğim kalçalarıma sıyrıldı. Ağzımı açtım ve o kalın başı dudaklarımın arasına aldım. Tadı tuzlu ve erkeksiydi, kokusu burnuma doldu. Omar kalçalarını ileri itti, sikini boğazıma kadar soktu. Gözlerim sulandı, öğürme refleksim devreye girdi ama o durmadı. İki eliyle saçımı kavradı, ritmik hareketlerle ağzımı sikmeye başladı. “İşte böyle... Derin al, boğazın sikimi yutsun. Dante, bak karın nasıl emiyor. Senin hiç böyle emmediğini bahse girerim.”

Boğazım dolu hissediyordu, salyalarım çeneme akıyordu. Burnumdan nefes almaya çalışırken içimden geçen tek şey “Daha fazla... Kullan beni” idi. Omar sikini tamamen çıkarıp tekrar köküne kadar sokuyor, taşaklarını çeneme çarpıyordu. Gözyaşlarım aktı ama zevkten inliyordum. Dante’nin nefes alışları hızlanmıştı, utanç içinde olduğu belliydi ama gözlerini ayıramıyordu. Omar sonunda sikini ağzımdan çekti, ıslak ve parlak bir halde sallanıyordu. Beni ayağa kaldırdı, sertçe çevirdi ve kasaların üzerine eğdi. Eteğimi belime sıyırdı, tangamı bir kenara çekti. Amım tamamen açıktaydı, suları bacaklarımdan sızıyordu.

“Domalt kendini,” diye emretti. Kalçalarımı geriye çıkardım. Omar sikinin başını amımın dudaklarında gezdirdi, sonra tek hamlede köküne kadar gömdü. Kalınlığı içimi geriyordu, acıyla karışık müthiş bir dolgunluk hissi sardı her yanımı. “Ahhh!” diye haykırdım. Hemen arkamdan hızlı ve sert sikmeye başladı. Her darbede kasalar gıcırdıyordu. Tok sesler, etimin onun kasıklarına çarpma sesi karanlık köşeyi dolduruyordu. Omar bir eliyle saçımı çekiyor, diğer eliyle kalçamı tokatlıyordu. “Bak Dante! Karın benim orospum oldu. Şu haline bak, amını yabancı sike nasıl veriyor. İçine alırken inliyor, sırılsıklam. Senin küçük sikinin yapamadığını ben yapıyorum.”

Kocamın utanç dolu bakışları beni uçuruyordu. Omar hızını artırdı, sikini her seferinde tamamen çıkarıp tekrar dibine kadar çarparak sikiyordu. İç duvarlarım onu emiyordu, klitorisimin her sürtünmede zevkten yanıyordu. “Evet... Sik beni,” diye mırıldandım. Omar güldü, sesi alaycıydı. “Duydun mu Dante? Karın ‘sik beni’ diyor. Senin karın artık benim. Bu am benim oldu. Bak nasıl titriyor, nasıl zevk alıyor. Sen sadece izle ve sikini ovuştur, aşağılık herif.”

Orgazmım yaklaşıyordu. Bacaklarım kasılıyor, karnım geriliyordu. Omar’ın her vuruşu daha derin, daha sertti. Sonunda dayanamadım. “Daha sert sik beni!” diye inledim, sesim titreyerek yükseldi. “Daha sert! Amımı parçala Omar! Boşalt içime!” Orgazmım patladı. Vücudum sarsıldı, amım sikinin etrafında kasılıp gevşedi. Gözlerim kaydı, ağzımdan kontrolsüz inlemeler döküldü. Omar da hızlandı, küfürler savurarak “Al orospu, al hepsini!” dedi ve amımın derinlerine boşalmaya başladı. Sıcak, kalın fışkırtmalar içimi dolduruyordu. Uzun uzun boşaldı, taşakları kasıklarımda kasılırken son damlalarına kadar içime verdi.

Nihayet sikini çekti. Amımdan sızan sperm bacaklarımdan aşağı akıyordu. Omar sikini eliyle sıvazladı, son damlaları kocamın tam önüne fışkırttı. Beyaz, yoğun damlalar Dante’nin ayakkabılarının dibine düştü. Omar kahkaha attı. “Bak bakalım Dante. Karının amından çıkan son damlalar. Temizle istersen.” Gülerken sesi hem zafer hem de aşağılamayla doluydu.

Yorgundum ama mutluluktan uçuyordum. Bacaklarım titriyordu, amım hâlâ zonkluyordu. Tangamı düzelttim, eteğimi indirdim. Omar’a son bir bakış attım, dudaklarımda memnun bir gülümseme vardı. Sonra Dante’nin yanına gittim, koluna girdim. Vücudum hâlâ onun spermiyle ıslaktı. Kulağına eğildim, nefes nefese fısıldadım: “Eve gidince sana ne yaptığını anlatacağım. Her şeyi... Nasıl ağzıma verdiğini, nasıl domaltıp amımı siktiğini, içime boşaldığını... Hepsi.” Dante’nin kolu kaskatıydı, utançtan yerin dibine girmiş gibiydi ama ereksiyonu hâlâ pantolonunu zorluyordu. Hiçbir şey demedi, sadece başını eğdi.

Pazardan kol kola ayrıldık. Kalabalık hâlâ etrafımızda akıyordu ama biz artık farklıydık. Adımlarım yavaş ve tatmin doluydu. İçimden ise çoktan bir plan kurmaya başlamıştım. Bu gece sadece bir başlangıçtı. Omar’ın numarasını almalıydım. Belki gelecek hafta Dante’yi yine yanıma alıp başka bir yere gidecektik. Ya da evimize davet edecektik. Kocamın izlerkenki o utanç dolu yüzünü tekrar görmek istiyordum. Belki bu sefer daha uzun sürerdi, belki götümü de verirdim. Belki Omar’ı evimizde ağırlardık ve Dante koltukta otururken bizi izlerdi. Bu düşünceler aklımı başımdan alıyordu. Amım yine sızlamaya başlamıştı. Eve varır varmaz Dante’ye her detayı anlatacaktım, sonra da onun küçük sikini boşaltmasına izin verecektim. Ama asıl istediğim, bir an önce Omar’la tekrar buluşmaktı. Gece pazarı bitmişti ama bu oyun daha yeni başlıyordu. Ve ben, 28 yaşındaki Naomi, artık durmaya hiç niyetli değildim.

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged fingering deepthroat doggy-style creampie dirty-talk

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.