Seni İlk Kez Kadın Olarak İstiyorum
Tamara, 28'indeki trans kadını evine çağırınca 32 yaşındaki sissy Callum utangaçça itiraf ediyor: onu ilk kez kadın olarak sikmek istiyor.
Tamara kapıyı açtığında üzerinde dar bir etek ve bluz vardı, 28 yaşındaki trans kadının kalçaları ve dolgun göğüsleri hemen belli oluyordu. Callum, 32 yaşındaki o utangaç sissy, elinde bir şişe şarapla eşiğin önünde dikiliyordu. Yıllardır birbirlerini uzaktan tanıyorlardı ama bu davet farklıydı. Tamara gülümseyerek onu içeri çekti, kapıyı kapattı ve “Hoş geldin Callum, rahat ol. Seni burada görmek güzel,” dedi yumuşak bir sesle. Callum salonda etrafına bakınırken gözü açık kalan yatak odası dolabına takıldı. İçerideki askılarda dantel kenarlı siyah çoraplar, kırmızı jartiyerler, saten külotlar ve korse gibi parçalar asılıydı. Hepsi özenle dizilmişti.
Callum’un yanakları kızardı. Kalbi güm güm atıyordu. İçinden “Bunlar onun… Gerçekten giyiyor mu bunları?” diye geçiriyordu. Tamara fark etti, yanına yaklaştı ve parmaklarını Callum’un kolunda gezdirdi. “Ne oldu? Dolabımı mı beğendin?” diye sordu. Callum yutkundu, gözlerini kaçıramıyordu. Sonunda utangaç bir fısıltıyla itiraf etti: “Tamara… Ben yıllardır gizlice kadın kıyafetleri giyiyorum. Evde yalnızken çorap giyer, makyaj yaparım. Ama seni… Seni ilk kez kadın olarak istiyorum. Seninle, seni gerçekten kadın olarak sikmek istiyorum. Utanıyorum ama içimde yıllardır bunu taşıyorum.”
Tamara’nın gözleri parladı. Karşılıklı bakışları ağırlaştı. Kadın elini Callum’un göğsüne koydu, parmaklarını yavaşça aşağı kaydırdı. Callum’un nefesi hızlandı. Tamara’nın eteğinin altında kendi sertliğinin kabardığını görebiliyordu. İkisi de aynı anda uzanıp birbirlerinin parmaklarına dokundular. O dokunuş elektrik gibiydi. Tamara gülümsedi, “O zaman gel bakalım… Sana bunu vereyim,” dedi ve Callum’u elinden tutup aynanın karşısındaki koltuğa oturttu.
Ayna önünde Callum’un kalbi deli gibi çarpıyordu. Tamara makyaj çantasını açtı. Önce nemlendirici sürdü yüzüne, sonra fondöten, allık. Her fırça darbesinde Callum’un teni ürperiyordu. “Gözlerini kapat,” diye fısıldadı Tamara ve eyeliner’ı ustaca çekti. Dudaklarına kırmızı ruj sürdü, parmağıyla dağıtarak ıslak bir parlaklık verdi. Callum aynada kendini görüyordu; yüzü yavaş yavaş yumuşuyor, kadınsılaşıyordu. İçinden “Bu gerçek olamaz… O beni gerçekten istiyor,” diye düşünüyordu. Tamara eğilip kulağına “Çok güzel oluyorsun,” diye fısıldadı. Nefesi Callum’un boynunu yaladı.
Sonra çoraplara sıra geldi. Tamara siyah dantel jartiyerli uzun çorapları çıkardı. Callum’un pantolonunu yavaşça indirdi, boxer’ını da. Adamın sikinin zaten yarı sert halde olduğu belliydi. Tamara çorabı top yaparak Callum’un ayak parmaklarından başlayıp bacaklarından yukarı yuvarladı. İnce naylon tenine yapışırken Callum inledi. Her santimde ipek gibi bir his vardı. Jartiyerleri taktı, tokaları tek tek ilikledi. Çorapların üst kısmı kalçalarına sıkıca oturmuştu. Ardından saten bir elbise giydirdi; elbise vücuduna yapışıyor, sertleşmiş sikini belli belirsiz örtüyordu. Tamara elbisenin eteğini kaldırıp elini Callum’un bacaklarında gezdirdi. “Bak nasıl da ıslak ve hazır olmuşsun,” dedi gülerek.
Callum’un sik’i şimdi fully sertti, satenin altında zonkluyordu. Tamara’nın kendi eteğinin altında da kalın bir sertlik vardı. Elini uzatıp Tamara’nın eteğinin altına soktu, trans kadının kalın yarağını avuçladı. Tamara inledi, “Evet… Dokun bana.” Öpüşmeye başladılar. Dudakları birbirine kenetlendi, dilleri dolaştı. Tamara “Beni kadın olarak istiyorsan al,” diye fısıldadı kulağına. “İlk kez kadın olarak sik beni Callum.” O sözler ikisini de delirtti. Elleri birbirlerinin vücudunda dolaşıyordu; Callum Tamara’nın göğüslerini sıktı, Tamara da onun jartiyerli bacaklarını okşadı, sikini yavaş yavaş sıvazladı.
Yatak odasına geçtiler. Tamara Callum’u yatağa yatırdı, kendi de üstüne çıktı. Jartiyerli bacaklarını iki yana açtı, eteğini beline sıyırdı. Kalın, damarlı yarağı ve yumuşak taşakları ortaya çıktı. Önce eğildi, Callum’un kadınsılaşmış, rujlu dudaklarının arasından fışkıran sikini ağzına aldı. Derin derin emmeye başladı. Boğazına kadar indiriyor, diliyle başını döndürerek yalıyordu. Callum “Ah Tamara… Çok iyi emiyorsun,” diye inledi, kalçalarını yukarı kaldırıyordu. Tamara’nın ağzı sıcak ve ıslaktı, salyası Callum’un sikinin üzerine akıyordu.
Sonra 69 oldular. Tamara üstteydi, Callum’un yüzüne oturdu. Callum trans kadının yarağını ağzına aldı, emmeye, yalamaya başladı. Aynı anda Tamara da onun sikini emiyordu. İkisinin de inlemeleri odayı dolduruyordu. Callum’un dili Tamara’nın taşaklarına, oradan da göt deliğine indi; ıslak ıslak yalıyordu. Tamara titriyordu. “Evet… Yala beni kadınım,” diye mırıldandı.
Tamara doğruldu, Callum’un üstüne oturdu. Elini arkaya atıp sikini kendi göt deliğine dayadı ve yavaşça içine aldı. “Ohhh… Kalınmış,” diye inledi. Yavaş ritimle inip kalkmaya başladı. Jartiyerli çorapları Callum’un bacaklarına sürtünüyordu. Callum onun kalçalarını iki eliyle kavradı, parmaklarını etine gömdü. Tamara’nın göğüslerini emmeye başladı, meme uçlarını ısırır gibi yalıyordu. Ritm hızlandı. Tamara ata biner gibi sikiliyordu, kendi yarağı da Callum’un karnına çarpıyordu. “Sik beni… Kadın olarak sik beni,” diye fısıldıyordu.
Sonra Tamara kalktı, Callum’u domaltıp dizlerinin üstüne getirdi. Elbisenin eteğini beline topladı, jartiyerlerin dantelleri gerildi. Tamara arkadan yaklaştı, sikinin başına tükürük sürdü ve Callum’un dar göt deliğine yavaşça girdi. “Çok sıkısın… Benim kadınım,” diye homurdandı. Sertçe itmeye başladı. Her darbede Callum’un sik’i aşağı sarkıyor, damlıyorlardı. Tamara bir eliyle Callum’un saçlarını tutuyor, diğer eliyle onun sikini sıvazlıyordu. Ritm vahşileşti. İkisi de yüksek sesle inliyordu. “Boşalacağım… İçine boşalacağım,” dedi Tamara. Callum da “Ben de… Seninle beraber,” diye cevap verdi.
İkisi neredeyse aynı anda patladılar. Tamara derinlere boşalırken Callum da çarşafların üzerine fışkırdı. İkisinin de bedenleri ter içindeydi, nefes nefese kaldılar. Tamara Callum’un yeni makyajlı yüzünü okşadı, rujunun dağılmış halini beğendi. “Artık her zaman benim kadınım olabilirsin,” dedi yumuşak ama istek dolu bir sesle. Callum gülümsedi, başını onaylarcasına salladı. Gözlerinde hâlâ açlık vardı.
Terli bedenlerini birbirine sarıp bir süre öyle kaldılar. Ama Tamara kalkıp elini uzattı. “Gel, duşa girelim… Orada da temizlenirken seni daha fazla kadın yapmak istiyorum.” Callum’un kalbi yeniden hızlandı. Bu gece bitmemişti. Duşun suyu açıldığında ikisi de biliyordu ki bu sadece ilk adımdı. Callum’un içinde daha derin itiraflar, Tamara’nın aklında ise onu tamamen kendine ait bir kadın haline getirecek yeni oyunlar dönüyordu. Sıcak suyun altına girdiklerinde parmakları yine birbirine dolandı ve bakışları vaat dolu bir şekilde kilitlendi.
Sıcak suyun altına girdiklerinde parmakları yine birbirine dolandı ve bakışları vaat dolu bir şekilde kilitlendi. Duşun buharı ikisini de sararken Tamara, Callum’un ıslak saçlarını geriye yatırdı ve dudaklarını yavaşça, derin bir açlıkla öptü. Su, rujunun dağılmış kalıntılarını çenesinden aşağı akıtıyordu. Callum 32 yaşındaki sissy bedeniyle titredi; içinden “O beni bu halde, makyajım akmış, çoraplarım ıslanmışken bile istiyor… Ben gerçekten onun kadınıyım,” diye geçirdi. Tamara’nın 28 yaşındaki dolgun göğüsleri suyun altında parlıyordu, meme uçları sertleşmiş, Callum’un ıslak elbisesine sürtünüyordu.
Tamara sabunlu ellerini Callum’un beline doladı, saten elbiseyi tamamen sıyırıp yere attı. Sadece siyah dantel jartiyer ve ıslak çoraplar kalmıştı bacaklarında. Köpükleri Callum’un göğsüne, karnına, sonra da zonklayan sikinin etrafına yaydı. Parmakları ustaca sikini sıvazlıyor, başparmağıyla tükrük ve su karışımıyla başını ovuyordu. Callum inledi, “Tamara… Ellerini hiç çekme,” dedi. Tamara gülümsedi, sesi suyun şırıltısı arasında kalınlaştı: “Seni daha da kadın yapacağım bu gece. Bak nasıl da hazır bekliyor o güzel yarağın.”
Callum da karşılık verdi. Elleri Tamara’nın kalçalarını kavradı, sabunu onun kalın, damarlı yarağına sürdü. Taşaklarını avuçladı, hafifçe sıkıp okşadı. İkisi de aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakıyordu. Callum’un aklındaki utangaçlık erimiş, yerini saf bir arzu almıştı. Tamara’yı duvara yasladı, jartiyerli bacaklarını araladı ve sikini onun yumuşak göt deliğine dayadı. “İlk kez seni kadın olarak istiyorum demiştim ya… Şimdi gerçekten alacağım seni,” diye fısıldadı. Yavaşça itti. Sıcak su sırtlarından akarken Tamara’nın götü sikini santim santim yuttu. Tamara’nın dudaklarından uzun bir inilti döküldü: “Ahh… Derin gir Callum, kadınını sik.”
Callum ritmi artırdı. Kalçaları ıslak ıslak çarpıyordu Tamara’nın dolgun kalçalarına. Her darbeyle Tamara’nın yarağı ileri geri sallanıyor, su damlalarıyla parlıyordu. Callum bir eliyle Tamara’nın ıslak saçlarını tutuyor, diğer eliyle göğüslerini yoğuruyordu. İçinden “Bu gerçek bir kadın bedeni… Ve beni de kendi kadını yapıyor,” diye düşünüyordu. Tamara belini büktü, götünü daha da geriye bastırdı. “Daha sert… Sissy kızımın yarağı çok iyi içimde,” diye mırıldandı. Kelimeler Callum’u delirtti. Hızlandı, suyun sesine karışan et çarpma sesleri banyonun fayanslarında yankılandı.
Bir süre sonra Tamara döndü, Callum’un dudaklarına yapıştı. Dilleri suyun tadıyla karışık dans ediyordu. Sonra dizlerinin üzerine çöktü. Su yüzüne çarpıyordu ama aldırmadan Callum’un sikini ağzına aldı. Boğazına kadar indiriyor, diliyle alt damarını yalıyor, bir eliyle de jartiyerin tokalarını çekip geriyordu. Callum’un bacakları titredi. “Tanrım… Ağzın cennet gibi,” diye inledi. Tamara gözlerini yukarı kaldırıp baktı, ağzı dolu halde gülümsedi. Sonra ayağa kalktı, Callum’u çevirdi ve duvara yasladı.
Şimdi sıra Tamara’daydı. Parmaklarını sabunla ıslattı, Callum’un dar göt deliğini yavaşça açtı. İki parmak, sonra üç. Callum’un inlemeleri yükseldi. “Hazır mısın güzelim?” diye sordu Tamara. Callum başını evet anlamında salladı. Tamara’nın kalın yarağı suyun altında parıldayarak girdi. Callum’un içini doldururken ikisi de aynı anda inledi. Tamara güçlü kalça hareketleriyle sikmeye başladı. Her itişinde Callum’un sik’i duvara çarpıyor, sızan ön sıvılar suyla karışıyordu. Tamara bir eliyle Callum’un belini kavrıyor, diğer eliyle ıslak çoraplarının dantel kenarlarını okşuyordu. “Bak nasıl da kadın oldun… Çorapların, ıslak bacakların, benim yarağımı yutan götün… Hepsi benim,” diye fısıldadı kulağına.
Callum’un aklı bulanıyordu. Zevk dalgaları belkemiğinden yukarı tırmanıyordu. Tamara’nın ritmi vahşileşti, tok tok sesler su sesini bastırıyordu. Callum’un eli kendi sikine gitti, hızlı hızlı sıvazlamaya başladı. “Boşalmak üzereyim Tamara… Seninle beraber,” dedi nefes nefese. Tamara saçlarını çekti, ritmini bozmadan cevap verdi: “İçine boşalacağım… Sen de dökül duvarlara.” İkisi de aynı anda patladı. Tamara derinlere, sıcak sıcak fışkırırken Callum’un sik’i duvara beyaz izler bıraktı. Bedenleri sarsılıyordu, su her şeyi temizliyordu ama arzu hâlâ orada, daha da güçlü duruyordu.
Duşu kapattılar. Tamara havluyu alıp Callum’un bedenini özenle kuruladı. Jartiyerleri ve çorapları dikkatle çıkardı, tenindeki kırmızı izleri parmaklarıyla okşadı. Sonra yatak odasına geçtiler. Tamara dolabından yeni parçalar çıkardı: ten rengi ultra ince bir külot, siyah dantelli bir korse, beli sıkan bir saten etek ve uzun, parlak bir peruk. “Şimdi seni tamamen benim kadınım yapacağım,” dedi. Callum’u aynanın karşısına oturttu. Yeni makyaj yaptı; bu sefer su geçirmez eyeliner, koyu kirpik boyası, dolgunlaştırıcı dudak parlatıcısı. Peruğu taktı, uzun siyah saçlar Callum’un omuzlarına döküldü.
Callum aynada kendini görüyordu: 32 yaşında, yıllardır gizli tuttuğu sissy yanı artık apaçık, arzu dolu bir kadın yüzüne dönüşmüştü. Kalbi deli gibi atıyordu. Tamara arkasından sarıldı, korsenin bağlarını sıktı, göğsünü yukarı kaldırdı. Sonra onu yatağa yatırdı. Bu sefer yavaş, tadını çıkara çıkara seviştiler. Tamara Callum’un yeni külodunu kenara çekti, sikini ağzına alıp uzun uzun emdi. Callum da Tamara’nın yarağını yalıyor, taşaklarını emiyor, göt deliğini diliyle ıslatıyordu. İkisi de tamamen açılmıştı.
Tamara Callum’u sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı ve yavaşça girdi. Yeni korsenin dantelleri geriliyor, peruk saçları yastığa dağılıyordu. Her darbede Tamara “Benim güzel kadınım… Tam istediğim gibi,” diye fısıldıyordu. Callum’un elleri Tamara’nın göğüslerini sıkıyor, meme uçlarını çekiyordu. Ritm derinleşti, yatak gıcırdıyordu. Callum’un bacakları Tamara’nın beline dolanmıştı. Zevk kat kat yükseliyordu. Tamara sikini çıkarıp Callum’u domalttı, eteğini beline sıyırdı ve arkadan tekrar girdi. Bir eliyle peruk saçlarını tutuyor, diğer eliyle Callum’un sikini ritmik şekilde sıvazlıyordu.
Callum’un götü Tamara’nın kalın yarağını sıkıca sarıyordu. “Daha derin… Lütfen daha derin sik beni,” diye yalvardı. Tamara hızlandı, terleri ikisinin de sırtından akıyordu. Odada sadece inlemeler, et sesleri ve ıslak çarpışmalar vardı. Callum ilk önce boşaldı; korsenin altına, çarşaflara fışkırdı. Kasılmaları Tamara’yı da tetikledi. Tamara son birkaç sert darbeyle derinlere boşaldı, sıcak spermi Callum’un içine doldurdu. İkisi de yatağa yığıldı, nefes nefese, bedenleri yapış yapış.
Tamara Callum’un peruk saçlarını okşadı, kulağına eğildi. Yeni makyajı dağılmış, dudak parlatıcısı yayılmıştı ama hiç bu kadar güzel görünmemişti. Bir süre sessiz kaldılar, parmakları yine birbirine dolandı. Sonra Tamara gülümsedi, sesi hem yorgun hem istek dolu çıktı ve son sözlerini fısıldadı: “Söyle bana Callum, artık her gece evime gelip benim tamamen kadınım olacak mısın?”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories