Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Kocamın İzlediği Akvaryum Gecesi

Kocası akvaryumun kenarından izlerken 32 yaşındaki evli Harriet, Xavier’in kalın yarrağıyla sertçe sikiliyor.

10 min read September 26, 2026New

Harriet otuz iki yaşındaydı ve kurumsal bankanın kredi biriminde yönetici olarak çalışıyordu. Lüks villanın salonu loş aydınlatılmıştı; duvarın birini kaplayan dev akvaryum mavi-yeşil ışıklar saçıyor, mercanlar ve yavaş yüzen balıklar suda parıldıyordu. Kocası Omar, otuz beş yaşındaki iş adamı Xavier’i eve davet etmişti. Xavier, Omar’ın yıllardır yakın arkadaşıydı; boğuk sesi, geniş omuzları ve koyu bakışlarıyla salona girdiğinde Harriet’in midesinde tatlı bir gerilim kıpırdadı.

“Hoş geldin,” dedi Omar, kadehleri doldururken. “Viski mi, yoksa kırmızı mı?”

Xavier Harriet’e baktı. Bakışları doğrudan göğüslerine, sonra kalçalarına kaydı; saklamaya hiç gerek duymuyordu. “Viski.”

Harriet kanepeye oturdu, etek ucunu biraz yukarı çekti. Bacaklarını çaprazladı. Xavier’in gözleri orada kaldı. Omar mutfağa geçip buz alırken, salonda sadece akvaryumun uğultusu ve ikisinin nefesleri kaldı.

“Kocan güzel bir ev yapmış,” dedi Xavier, sesi alçak. “Ama en güzel şey senin bacakların.”

Harriet gülümsedi, kalbi hızlandı. “Cesur konuşuyorsun.”

“Cesurum çünkü biliyorum. Omar bazen kör oluyor. Ben değilim.” Xavier yaklaştı, bardağını masaya koydu. Elini Harriet’in dizine koydu; parmakları yavaşça içe, etek altına doğru kaydı. “Islak mısın şimdiden?”

Harriet kocasının mutfaktan gelebileceğini biliyordu. Risk damarlarında zonkladı. Yine de bacağını açtı. “Dokun da anla.”

Xavier’in parmakları külotunun kenarından içeri girdi. Amı zaten sırılsıklamdı; kaygan dudaklarını ayırdı, ıslaklığına battı. Harriet nefesini tuttu, kalçası hafifçe öne doğru itildi.

Omar salona döndü, buz kovasıyla. Xavier elini çekmedi hemen; parmaklarını yavaşça çıkardı, ıslaklığını Harriet’in dizine sürdü. Omar hiçbir şey fark etmemiş gibi konuşmaya devam etti. İşten, borsadan, ortak bir projeden bahsetti. Harriet ise Xavier’in bakışlarıyla yanıyordu. Her fırsatta bacağına dokunuyor, dizini okşuyor, etek altına kaydırıyordu.

Bir ara Omar telefonunu çıkardı. “Ofisten arıyorlar, beş dakika.” Koridora çıktı, kapıyı yarı araladı.

Xavier hemen eğildi, Harriet’in kulağına fısıldadı. “Kocan izlerken seni sikmemi istiyor musun? Akvaryumun kenarından bakacak. Seni domaltıp kalın yarakla dolduracağım. İstiyor musun, orospu?”

Harriet’in amı kasıldı, daha fazla ıslandı. “Evet… istiyorum. Sik beni, izlesin. Kocamın önünde amımı yırt.”

Xavier parmaklarını tekrar külotunun içine soktu. İki parmak birden, kolayca kaydı. “Ne kadar ıslaksın. Kocanın yarakı yetmiyor mu ki başkasının parmaklarına açılıyorsun?”

“Yetmiyor,” diye inledi Harriet, bacaklarını daha da açarak. “Senin kalınını istiyorum. Hızlı gir, bastır.”

Xavier parmaklarını kıvırdı, o noktaya bastı. Harriet’in kalçası titredi. “Bak nasıl sıkıyorsun. Kocan az sonra dönecek ve sen hâlâ benim parmaklarımın içinde kıvranıyorsun.”

Omar’ın ayak sesleri duyuldu. Xavier elini çekti, parmaklarını yaladı. “Tadın güzel.”

Omar geldi, oturdu. Sohbet sürdü ama gerilim tavan yapmıştı. Harriet’in yüzü kızarmış, nefesleri kısa kısa idi. Xavier ara sıra bacağına dokunuyor, Omar görmeden etek altından sürtüyordu. Harriet kadehini yudumlarken “daha fazla” diye fısıldıyordu.

Omar bir süre sonra “Sigara içip geleyim, balkonda” dedi ve çıktı. Kapıyı tam kapatmadı; salonu akvaryumun yanından görebilecek bir açıdaydı. Harriet bunu biliyordu. Xavier de biliyordu.

Xavier ayağa kalktı, pantolonunun önünü gösterdi. Kalın yarakı kumaşı germişti. “Gel buraya. Diz çök.”

Harriet kanepenin kenarına diz çöktü. Fermuarı indirdi, boxerını aşağı çekti. Xavier’in yarrağı fırladı; kalın, damarlı, başı parlak ve zaten sızıntılı. Harriet dilini uzattı, başını yaladı, tuzlu damlayı aldı. Sonra ağzını açıp içine aldı. Derin boğazına kadar itti; salyası aktı, çenesinden damladı.

Xavier saçını tuttu. “Aynen böyle. Boğazını sikeyim. Kocan dışarıda, sen benim yarakımı yutuyorsun.”

Harriet boğazını gevşetti, daha derine aldı. Gözleri sulandı, salya yarakın köküne kadar aktı. Emdi, diliyle damarları takip etti, başını hızla ileri geri götürdü. Islak sesler salonu doldurdu; şapırtılar, boğuk inlemeler.

Xavier onu çekti, ayağa kaldırdı. “Domal. Kanepeye tutun.”

Harriet kanepenin koluna tutundu, belini büktü, etekini beline sıyırdı. Külotunu kenara çekti Xavier; amı açık, pembe, sıcacık ve akıyordu. Kalın yarrağının başını amına dayadı, bir hamlede köküne kadar girdi.

Harriet bağırdı. “Ah fuck… ne kadar kalın… doldurdu…”

Xavier saçını yakaladı, başını geri çekti. “Kocanın önünde orospum ol. Benim orospum. Amını siktire siktire inle.” Hızlı hızlı vurdu; kalçalar şapırdadı, yarrağı her seferinde dibine çarptı. “Sık amını. Kocan belki de bakıyor. Bakıyor mu sence? Karısının başka adamın yarrağını yediğini görüyor.”

Harriet inliyordu. “İzlesin… izlesin beni sikişimi… daha sert… amımı parçala…”

Xavier tempo tuttu, bir eliyle kalçasını ezdi, diğer eliyle saçını çekti. Sonra onu çevirdi, kucağına aldı. Ters cowgirl pozisyonuna oturttu; Harriet sırtı Xavier’e dönük, kalın yarrağı amına oturttu. Yavaşça indi, tamamen içine aldı.

Xavier memelerini avuçladı, sertçe sıktı, uçlarını burdu. “Zıpla. Kocanın yarakından daha kalın olanı yiyorsun şimdi.” Bir elini önden amına indirdi, klitorisini ovarak parmakladı; diğer elini arkaya kaydırdı, göt deliğini ıslak parmağıyla yokladı, bastırdı, içeri soktu.

Harriet iki deliği birden dolu hissederek inledi. “İkisini de… parmakla… yarak amımda… ah siktir…” Zıpladı, kalçalarını daireler çizerek oynattı. Xavier’in yarrağı her inişte rahmine vuruyordu. Götündeki parmak da ritme uydu.

“Orospu gibi inle,” dedi Xavier. “Kocana duyur. Onun evinde, onun kanepesinde, onun en yakın arkadaşının yarrağına oturuyorsun.”

Harriet daha hızlı zıpladı. Amı şapırdıyor, sular Xavier’in taşaklarına akıyordu. “Boşalacağım… seninle… kocamın izlediği yerde…”

Xavier onu öne eğdi biraz, daha derine bastı. “Ağzına boşalacağım. Yutacaksın. Sonra da amını tekrar sikeceğim. Bitmedik daha.”

Harriet orgazmın eşiğindeydi; kasıkları seğiriyor, amı ritmik sıkılıyordu. Xavier’in parmakları klitorisini ovuyor, göt deliğini kurcalıyordu. Dışarıda, akvaryumun mavi ışığında bir gölge hareket etti — Omar’ın silueti. Harriet gördü; kocası oradaydı, izliyordu. Bu bilgi onu daha da ıslattı, daha da deli etti.

“Görüyor,” diye fısıldadı Harriet, sesi titreyerek. “İzliyor bizi… amımı senin yarakla dolu görüyor…”

Xavier gülümsedi, kalçalarını yukarı itti. “O zaman göster ona. Daha çok inle. Boşal üstüme. Sonra da diz çöküp dölümü yut.”

Harriet zıplamaya devam etti, memeleri sarsılıyor, Xavier’in elleri onları eziyordu. Amı bir anda kasıldı; orgazm dalga dalga geldi, bacakları titredi, sıcak sıvı yarrağın etrafından taştı. “Geliyorum… ah siktir… kocamın önünde boşalıyorum…”

Xavier onu hemen indirdi, ayağa kaldırdı, tekrar diz çöktürdü. Kalın, parlak yarrağını ağzına soktu. “Aç. Yut.”

Harriet ağzını sonuna kadar açtı. Xavier boğazına kadar itti, birkaç sert hamle yaptı ve boşaldı. Sıcak, koyu döl diline, boğazına aktı. Harriet yutkunmaya çalıştı; bir kısmı dudaklarından taştı, çenesine indi. Aynı anda kendi orgazmının artçıları hâlâ amını seğirtiyordu; bacakları arasını elle ovuşturdu, parmaklarını soktu, döl yutarken kendi sululuğunu parmakladı.

Xavier saçını okşadı. “Güzel orospu. Kocanın izlediği gibi yuttun.” Ama çekilmedi. Yarrağı hâlâ yarı sertti, tükürük ve dölle kaplı. “Kalk. Bitirmedik. Şimdi götünü de deneyeceğim. Omar hâlâ bakıyor olmalı. Ona karısının iki deliğini de nasıl verdiğini göstereceğiz.”

Harriet ayağa kalktı, titreyen bacaklarıyla. Ağzının kenarında döl kalıntısı vardı; diliyle sildi, yuttu. Akvaryumun ışığı yüzlerine vuruyor, balıklar yavaşça yüzüyordu. Kapının eşiğinde hâlâ o gölge duruyordu. Harriet kocasına baktı, sonra Xavier’e döndü.

“Devam et,” dedi boğuk sesle. “İzlesin sonuna kadar. Amımı da götümü de sik. Bu gece senin orospunum.”

Xavier onu tekrar kanepeye doğru çekti, belinden büktü. Kalın yarrağının başını bu kez göt deliğine dayadı, yavaşça bastırdı. Harriet nefesini tuttu, ama geri çekilmedi; aksine kalçasını geriye verdi. Dışarıdaki bakışlar altında, ihanetin ortasında, yasak heyecan daha yeni kızışıyordu.

Xavier’in kalın yarrağının başı Harriet’in göt deliğine baskı yapıyordu; kaygan, sıcak, hâlâ am sularıyla ve tükürükle ıslak. Harriet kanepenin koluna sıkıca tutundu, belini daha da büktü, kalçalarını geriye doğru itti. “Sok,” diye hırıldadı. “Yavaş yavaş değil, bastır. Kocam izliyor, ona göster.”

Xavier iki eliyle kalçalarını ayırdı, başı deliğe dayadı ve ağır ağır içeri itti. Harriet’in götü direndi bir an, sonra gevşedi; kalın baş içeri kaydı. “Siktir… ne kadar kalın… götümü yırtıyorsun…” Harriet’in sesi boğuk çıktı, parmakları kanepe kumaşına gömüldü. Xavier biraz daha bastırdı, yarım boy girdi, sonra geri çekilip tekrar itti. Her milimetrede Harriet’in deliği geriliyor, açılıyor, kalın damarlı eti yutuyordu.

“Bak nasıl açılıyorsun,” dedi Xavier, nefes nefese. “Kocanın en yakın arkadaşının yarrağı götünde. Omar dışarıda, akvaryumun mavi ışığında silueti duruyor. Karısının göt deliğinin benimkine nasıl sarıldığını görüyor.” Daha derine indi; yarısı girdi. Harriet inledi, bacakları titredi. Amı hâlâ akıyordu, uyluklarından damlalar iniyordu. Xavier bir hamlede köküne kadar gömdü. Harriet’in bağırması salonu doldurdu. “Ahhh fuck… doldu… götüm senin… tamamen…”

Xavier hareketsiz kaldı bir saniye, Harriet’in götünün etrafında kasılmalarını hissetti. Sonra yavaşça çekmeye başladı, neredeyse başı çıkacak kadar, sonra sertçe geri soktu. Şapırtı yükseldi. “Sık götünü. Orospu gibi sık. Kocana duyur nasıl inlediğini.”

Harriet kalçalarını geriye vererek karşılık verdi. “Sik… daha sert… götümü parçala… izlesin… karısının götünün başka yarak yediğini izlesin…” Xavier tempo tuttu; kısa, sert vuruşlar. Her seferinde taşakları Harriet’in amına çarpıyordu. Bir elini önden kaydırdı, ıslak am dudaklarını ayırdı, iki parmağını birden soktu. Harriet iki deliği birden dolu hissederek inledi; götünde kalın yarak, amında parmaklar. “İkisini de… ah siktir… doldur ikisini de…”

Xavier parmaklarını kıvırdı, amın içindeki o süngerimsi noktaya bastırdı, aynı anda götünü daha hızlı sikti. Harriet’in memeleri sarkıyordu, her vuruşta sallanıyorlardı. Xavier diğer eliyle bir memeyi yakaladı, sertçe sıktı, ucunu burdu. “Zıpla biraz. Kendi kendine yedir götüne.” Harriet ritme uydu, kalçalarını geriye savurdu, her inişte Xavier’in yarrağını dibine kadar aldı. Amından sular akıyor, Xavier’in elini ıslatıyordu.

Kapının eşiğindeki gölge kıpırdadı. Harriet başını çevirdi, akvaryumun mavi-yeşil ışığında Omar’ın siluetini net gördü. Kocası oradaydı, balkondan değil, kapı aralığından bakıyordu; eli belki de kendi pantolonundaydı, belki de sadece izliyordu. Bu düşünce Harriet’in amını daha da kasılttı. “Görüyor,” diye inledi. “Tam görüyor… götümün senin yarakla nasıl şiştiğini… amımın parmaklarınla nasıl şapırdadığını…”

Xavier gülümsedi, temposunu artırdı. “O zaman ona göster. Daha çok bağır. ‘Xavier götümü sikiyor’ de. Duyur ona.”

Harriet sesini yükseltti, utanma yoktu artık. “Xavier… götümü sikiyor… kocam… karının götü başka adamın kalın yarrağıyla dolu… amımı da parmaklıyor… ah fuck… daha derine…” Xavier parmaklarını amından çıkardı, ıslaklığını Harriet’in ağzına götürdü. “Yala. Kendi sululuğunu yala.” Harriet dilini uzattı, parmakları emdi, amının tadını aldı; tuzlu, keskin. Xavier parmakları boğazına kadar itti, sonra geri çekti.

Yarrağını götünden yavaşça çıkardı, ta ki sadece başı içinde kalsın, sonra birden köküne kadar gömdü. Harriet çığlık attı. “Siktirrr… götüm yanıyor… ama çekilme… devam et…” Xavier onu çevirdi, sırtüstü kanepeye yatırdı. Bacaklarını omuzlarına aldı, göt deliğini tekrar buldu ve tek hamlede girdi. Bu açıda daha derindi; Harriet’in karnında şişkinlik hissediliyordu neredeyse. Xavier eğildi, memesini ağzına aldı, emdi, ısırdı, aynı anda götünü sert sert sikti.

“Bak bana,” dedi Xavier. “Kocan izlerken gözlerime bak. Senin göt deliğin benim yarağıma yapışmış. Amın da akıyor, kanepe ıslanıyor.” Harriet gözlerini açtı, Xavier’in koyu bakışlarına kilitledi. Her vuruşta nefesi kesiliyordu. “Daha… daha hızlı… boşalacağım yine… götümle boşalacağım…”

Xavier bir elini Harriet’in klitorisine indirdi, hızlı daireler çizerek ovdu. Götündeki yarak da hızlandı; şapır şupur sesler, etin ete çarpma sesi, Harriet’in boğuk inlemeleri. “Boşal. Kocanın önünde götün sikilirken boşal. Orospu gibi.”

Harriet’in bacakları gerildi, parmak uçları kanepeye battı. Orgazm götünden yayıldı; deliği ritmik kasıldı, Xavier’in yarrağını sıktı, sıktı, sıktı. “Geliyorum… ahhh siktir… kocam izliyor… götümle boşalıyorum… senin yarağınla…” Sıcak sıvı amından fışkırdı, Xavier’in karnına, taşaklarına sıçradı. Harriet titredi, kasıldı, inledi; artçılar dalga dalga geldi.

Xavier onu bırakmadı. Orgazmın ortasında bile sikişmeye devam etti, göt deliğini açık tuttu. “Bitmedi. Amına geçiyorum şimdi.” Yarrağını götünden çekti; delik bir an açık kaldı, sonra yavaşça kapandı, kırmızı ve şiş. Xavier kalın, parlak, göt suları ve am sularıyla kaplı yarrağını Harriet’in amına dayadı ve köküne kadar soktu. Harriet yeniden bağırdı. “Doldu… amım da… ikisi de yırtık gibi…”

Xavier bacaklarını daha açtı, dizlerini göğsüne doğru itti, amını derinden, acımasızca sikti. “Sık amını. Az önce götünü yedim, şimdi amını yiyorum. Kocan hâlâ orada. Bakıyor. Karısının iki deliğinin de nasıl yarağa sarıldığını görüyor.” Her vuruşta taşakları şapırdıyordu. Harriet’in amı hâlâ orgazmın ıslaklığındaydı, kaygandı, sesler daha da kirli çıkıyordu.

Xavier onu yan çevirdi, kaşık pozisyonuna aldı ama bacağını yukarı kaldırdı. Yarrağını amına sokmaya devam ederken bir parmağını yine göt deliğine bastırdı, içeri kaydırdı. “İki delik birden. Alıştın artık.” Harriet inledi, kalçasını geriye itti. “Parmakla… yarakla… ikisini de doldur… kocam görsün… karısı nasıl dolu…”

Xavier amını hızlı sikiyor, götünü parmaklıyordu. Diğer eliyle saçını yakaladı, başını geriye çekti. “Konuş. Ne istediğini söyle. Omar duysun.”

Harriet nefesi kesik kesik. “Sik beni… götümü de amımı da… dölünü içime boşalt… yüzüme boşalt… yutayım… izlesin… karısının döl yuttuğunu izlesin… orospusuyum… senin orospun… kocamın arkadaşının orospusu…”

Xavier temposunu bozmadı. “Amına mı boşalayım yoksa ağzına mı? Yoksa götüne mi? Seç. Hızlı seç.”

“Hepsine,” diye homurdandı Harriet. “Önce amıma… sonra çekip ağzıma ver… yutayım… kalanını da götüme sür… her yerime sür…”

Xavier birkaç sert hamle daha yaptı, amın dibine vurdu, sonra derin bir inlemeyle boşaldı. Sıcak, koyu döl amın içine fışkırdı; dalga dalga, bol bol. Harriet hissetti, her kasılmayı, her sızmayı. “Doluluğu… amımda… ah fuck…” Xavier birkaç saniye içinde kaldı, sonra yarrağını çıkardı; döl am dudaklarından taştı, aşağı aktı. Hemen Harriet’in yüzüne doğru çıktı, diz çöktürdü. “Aç ağzını.”

Harriet dilini uzattı, ağzını sonuna kadar açtı. Xavier yarı sönmüş ama hâlâ kalın yarrağını diline sürdü, kalan dölü ve am sularını yalattı. “Temizle. Her damlasını yala.” Harriet yaladı, emdi, taşaklarını ağzına aldı, kökünü dilledi. Xavier saçından tuttu, boğazına kadar bir kez daha itti, sonra çıkardı. “Yere eğil. Götünü aç.”

Harriet kanepeye yüzüstü kapandı, kalçalarını kaldırdı, elleriyle göt yanaklarını ayırdı. Xavier parmağına tükürdü, döl karışımıyla ıslak yarrağının başını göt deliğine sürdü, biraz içeride döl bıraktı gibi bastırdı, sonra çekti. Döl ve tükürük karışımı deliğin etrafında parlıyordu. “Bak ne kadar açık. Kocan bunu görüyor. Karısının göt deliği dölle parlıyor.”

Xavier Harriet’i ayağa kaldırdı, akvaryumun camına doğru yürüttü. Cam soğuktu; Harriet memelerini cama dayadı, balıklar arkasında yavaş yavaş yüzüyordu. Xavier arkadan girdi yine, bu kez amına. “Camda izle kendine. Yansımanda kocanın arkadaşının yarrağını ye.” Sert vuruşlar; her biri Harriet’i cama yapıştırıyordu. Memeleri eziliyor, yanak cama sürtünüyordu. “Daha sert… amımı boz… götümü de bozdun… amımı da boz…”

Xavier bir eliyle boğazını hafifçe kavradı, diğer eliyle kalçasını ezdi. “Boşal bir daha. Son kez. Kocanın gözlerinin önünde, akvaryumun önünde, benim yarağımla.” Klitorisini ovdu, hızlandı. Harriet’in bacakları titredi, amı kasıldı, bir orgazm daha patladı; zayıf, titrek ama kirli. “Geliyorum… yine… seninle… izlenen orospu gibi…”

Xavier amından çekti, Harriet’i diz çöktürdü camın önünde. Yarrağını yüzüne, diline, dudaklarına sürdü. “Son döl. Yüzüne.” Birkaç kez sıkıca sıvazladı ve boşaldı; sıcak damlalar Harriet’in diline, yanağına, dudaklarına, çenesine sıçradı. Harriet dilini uzattı, yaladı, yuttu, parmaklarıyla yüzündekileri sildi, emdi. Xavier yarrağını ağzına soktu son kez, boğazını kullandı, sonra çıkardı.

Harriet yerde diz çökmüş, yüzü dölle kaplı, amı ve götü açık ve sızan, etek belinde, külot kenarda, nefes nefese kalmıştı. Akvaryumun ışığı her şeyi maviye boyuyordu. Kapı aralığındaki gölge hâlâ oradaydı. Xavier pantolonunu çekmeden, yarrağı sarkık ve ıslak halde saçını okşadı gibi yapıp aslında saçından tuttu, başını kaldırdı.

“Kocan izledi. Amını da götünü de yedim. Dölünü yuttun, yüzüne aldın, içine aldın. Yarın da aynı yerde, aynı şekilde sikileceksin. Duydun mu, orospu?”

Harriet dilindeki döl damlasını yutkundu, gülümsedi, bacaklarının arasını elle ovuşturdu, iki parmağını amına soktu, dölü dışarı çıkardı, yaladı.

“Duyduk. Şimdi götümü bir daha aç, kalan dölünü de oraya bas, kocam son damlasına kadar izlesin amcık sularımdan göt deliğime akan her şeyi.”

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged fingering deepthroat doggy-style cowgirl anal

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.