Son Gece, Çatı Sinemasında Kocamın Gözleri Önünde
Monica, kocasının gözleri önünde komşusu Callum’un kucağında sertçe sikişiyor.
Monica dar yazlık elbisesinin ince kumaşını uyluklarına yapıştıran sıcak rüzgârı hissederken çatı sinemasının eski metal basamaklarını tırmanıyordu. Yirmi sekiz yaşındaydı, ateşli bir ev kadını, saçları omuzlarına dökülmüş, memeleri elbisenin dekoltesinden neredeyse taşacak gibi dolgun. Yanında kocası Xavier yürüyordu; sakin, biraz çekingen, ama karısının her hareketini fark eden gözlerle. Yazın son sıcak gecesiydi ve eski açık hava sineması neredeyse bomboştu—sadece birkaç dağınık koltuk, loş ışıklar, perdeye vuran toz zerrecikleri.
Koltuklara oturduklarında Monica fark etti: yanlarındaki sırada komşuları Callum oturuyordu. Karizmatik, iri yapılı, yakışıklı; geniş omuzları, kalın kolları, çenesindeki hafif sakal. Callum ona baktı. Göz göze geldiler. Monica’nın dudakları aralandı, dilini yavaşça alt dudağına sürttü. Callum’un bakışları elbisesinin yırtmacından görünen bacağına kaydı, sonra tekrar yüzüne. Flörtöz, açık, aç.
Xavier bunu gördü. Karısının bakışlarındaki o ateşi, Callum’un kucağındaki hafif kabarıklığı fark etti. Kıskançlık boğazına düğümlendi ama altından tuhaf, sıcak bir heyecan sızdı. Kalbi hızlandı. Monica kocasına döndü, yanına eğildi, sıcak nefesini kulağına üfledi:
“Bunu gerçekten istiyor musun, Xavier? Söyle. İstersen buradan kalkarız. Ama… eğer izlemek istiyorsan, devam ederim.”
Xavier boğazını yutkundu. Sessizce başını salladı. “İstiyorum,” diye fısıldadı, sesi kısıldı. “Sadece… izle. Lütfen.”
Monica gülümsedi; o gülümseme hem şefkatli hem de acımasızdı. “İyi. O zaman sessiz ol ve seyret.”
Film başladı. Karanlık çöktü. Monica bacağını hafifçe açtı; Callum’un kalın uyluğu onunkine değdi. Sıcaklık yayıldı. Callum’un eli yavaşça kendi dizinden kaydı, Monica’nın çıplak dizine indi. Parmakları derisini okşadı, diz kapağının içine, daha yukarıya, eteğin altına doğru. Monica nefesini tuttu, kocasına baktı. Xavier’in gözleri karanlığa alışmıştı; her şeyi görüyordu. Monica gülümsedi, elini Callum’un elinin üzerine koydu ve daha yukarı çekti. Callum’un parmakları ıslak külotunun kenarına ulaştı.
Monica elini Callum’un kasıklarına götürdü. Sertleşmiş yarağı pantolonun içinde kalındı, sıcacıktı, zonkluyordu. Avucuyla sıvazladı, bastırdı, başparmağıyla başını buldu. Callum alçak bir homurtu çıkardı. Monica Xavier’e baktı, fısıldadı, sesi kirli ve netti:
“İzlemek istiyorsan sessiz ol. Anladın mı? Tek kelime etme. Sadece otur ve karının başka bir erkeğin sikine nasıl sarıldığını seyret.”
Xavier’in yüzü yandı. Utanç ve zevk karışımıyla kıvrandı, bacaklarını sıktı; kendi sikinin de sertleştiğini hissetti ama elini bile uzatmadı. Sadece izledi. Monica’nın parmakları Callum’un fermuarını indirdi, eli içeri girdi, o iri, damarlı yarağı dışarı çıkardı. Karanlıkta bile kalınlığı belliydi—Xavier’inkinden çok daha kalın, daha uzun. Monica tükürüğünü avucuna tükürdü, yavaşça sıvazlamaya başladı. Callum’un kalçaları hafifçe kalktı.
Monica’nın amı sırılsıklamdı. Külotu yapış yapıştı, klitori zonkluyordu. Callum’un parmakları külotunu kenara çekti, iki parmağını amına soktu, ıslak sesler çıkardı. “Siktir, ne kadar ıslaksın,” diye fısıldadı Callum, sesi kalındı. “Kocan buradayken bile amın akıyor.”
Monica inledi, kısık sesle. “Evet… onun gözleri önünde. Daha sert sok parmaklarını.” Callum üç parmağa çıkardı, basık sesle amını parmakladı, başparmağıyla klitorisini ovarak. Monica’nın bacakları titredi. Xavier’e baktı yine: “Görüyor musun? Parmağı ne kadar kalın. Amımı açıyor. Sen hiç böyle açamadın.”
Film ilerledikçe, Monica dayanamadı. Eteğini beline sıyırdı, külotunu yanlara doğru kaydırdı ve Callum’un kucağına oturdu—sırtı Callum’a dönük, yüzü kocasına. Callum’un iri yarağını amının dudağına dayadı, başını oyuğuna yerleştirdi. Yavaşça aşağı indi. Amı gerildi, açıldı, o kalın eti yutarken ıslak, şapırdayan bir ses çıktı. Monica’nın ağzı aralandı, gözleri yarı kapandı. “Ahh… sikiyor… içime giriyor, Xavier. Bak. Bak ne kadar doluyum.”
Callum’un elleri Monica’nın beline yapıştı. Monica yavaşça zıplamaya başladı—yukarı, aşağı, amı o kalın yarağı yutuyor, şap şap sesleri karanlıkta yükseliyordu. Memeleri elbisenin içinde hopluyordu. Callum bir elini dekolteye soktu, memesini sıktı, memebaşına tırnağını gezdirdi. Monica daha hızlı zıpladı, amının dudakları Callum’un taşaklarına çarpıyordu.
Sonra Callum onu kaldırdı, koltuğun önüne doğru eğdi, domalttı. Monica ellerini ön sıradaki boş koltuğa dayadı, kıçını kaldırdı. Callum arkadan girdi—tek hamlede, dibine kadar. Monica inledi, sesi boğuk: “Daha beter sikiyor, görüyor musun? Kocam… ahh… daha derin, daha kalın. Amımı eziyor.”
Callum saçını yakaladı, geriye çekti, diğer eliyle memesini sıkıp çimdikledi. Hızlı hızlı pompalamaya başladı—sert, ıslak şapırtılar, taşakların Monica’nın klitorisine çarpması, amının şapır şupur yalvaran sesleri. Monica defalarca boşaldı; bacakları titredi, amı kasılarak Callum’un sikini sıktı, suları uyluklarından aktı. “Geliyorum… siktir, geliyorum yine… Xavier, bak amım nasıl fışkırıyor onun sikinde…”
Xavier kenarda oturuyordu, elleri yumruk olmuş, yüzü kızarmış, utanç ve zevkle kıvranarak. Kendi pantolonunun önü ıslanmıştı ama dokunmuyordu. Sadece izliyordu—karısının kıçının her vuruşta nasıl dalgalandığını, Callum’un yarağının her çıkışta amının dudaklarını nasıl dışarı çektiğini, Monica’nın salyalarının çenesinden aktığını.
Callum temposunu bozmadı. Saçını daha sert çekti, belini büktü, dibine kadar gömülüp durdu, sonra tekrar hızlı pompaladı. Monica’nın sesi kesik kesik inlemelere dönüştü: “Daha sert… kocamın önünde boşalt içime… hayır, henüz değil… ama sik beni, sik beni parçala…”
Callum eğildi, kulağına fısıldadı, sesi her ikisine de duyulacak kadar açıktı: “Bu gece bitmedi. Film bitince çatının arka tarafına götüreceğim seni. Orada kocan diz çökecek ve senin amından akan döllerimi dilinecek. İstiyor musun?”
Monica, Xavier’in gözlerinin içine bakarak, amı hâlâ o iri yarağı emerken gülümsedi. “Evet,” diye nefesi kesik kesik cevap verdi. “İstiyorum. Her şeyi. Kocam da istiyor… değil mi, Xavier?”
Xavier’in boğazından sadece boğuk bir “evet” çıktı. Callum’un sikinin damarları Monica’nın amının içinde zonklarken, film perdesinde hâlâ sahneler akıyordu ama kimse bakmıyordu. Monica’nın kıçı kızarmış, amı şişmiş, Callum’un elleri hâlâ memelerinde ve saçındaydı. Xavier’in utancı ve sertliği artarken Callum yavaşladı, yarağını dibine kadar gömülü tuttu, Monica’yı kucağına geri çekti—ama bu sefer yüz yüze, bacakları açık, kocasına tam göstererek.
“Şimdi daha yakından bak,” dedi Callum, alaycı. “Karının amı benim sikime nasıl yapışıyor gör. Birazdan onu ayağa kaldırıp buradaki duvara yaslayacağım. Sen de tam arkasında duracaksın. Her damlayı izleyeceksin.”
Monica’nın gözleri parlıyordu; ter, şehvet ve o kirli zafer. Callum’un kalın parmakları yine klitorisine gitti, ovarak, sikini yavaş yavaş içeri dışarı kaydırarak. Monica titredi, yeni bir orgazmın eşiğinde. Xavier’in nefesi kesilmişti. Gece henüz bitmemişti—çatı sinemasının loş köşeleri, arka duvarın gölgeleri ve Callum’un henüz boşalmamış, zonklayan yarağı hâlâ Monica’nın içinde bekliyordu.
Monica’nın amı Callum’un kalın yarrağını hâlâ emiyordu; yüz yüze otururken her yavaş kayışta dudakları şişip geriliyor, suları taşaklarına damlıyordu. Xavier tam karşısında, bir koltuk geride, nefesini tutmuş bakıyordu. Callum parmaklarını Monica’nın klitorisine bastırdı, yavaşça daireler çizdi.
“Bak kocana,” diye fısıldadı Callum, sesi kalın ve alaycı. “Amın benim sikime nasıl yapışıyor görsün. Sen hiç böyle dolduramadın onu, değil mi Xavier?”
Xavier’in boğazından boğuk bir ses çıktı. Eli pantolonunun üstünde titredi ama dokunmadı; sadece izledi. Monica gülümsedi, terli alnını Callum’un boynuna yasladı, kalçalarını kıvırarak yarrağı daha derine çekti.
“Ahh… doluyum, Xavier. Bak, damarları amımın içinde zonkluyor. Senin o inceciğini unutturdu bana.” Monica’nın memeleri elbisenin dekoltesinden taşmış, Callum birini avuçlayıp memebaşına dişlerini geçirdi. Monica inledi, amı kasılarak sıktı.
Callum birden kalktı, Monica’yı kucağında taşıyarak çatı sinemasının arka duvarına doğru yürüdü. Loş ışıkta toz zerrecikleri dans ediyordu; film perdesinde hâlâ sesler geliyordu ama kimse bakmıyordu. Callum Monica’yı duvara yasladı, bacaklarını kaldırıp beline doladı. Tek hamlede dibine kadar soktu.
“Siktir!” Monica’nın sırtı soğuk betona yapıştı, kıçı her vuruşta duvara çarptı. Callum sert pompalamaya başladı—ıslak şapırtılar, taşakların çarpma sesi, Monica’nın boğuk inlemeleri karanlıkta yükseldi. “Daha sert… kocamın önünde parçala amımı… ahh, evet, orası, orası!”
Xavier yaklaştı, duvarın hemen yanında durdu. Karısının bacaklarının Callum’un beline kilitlenişini, amının her çıkışta yarrağı emip bırakışını, suların uyluklarından süzülüşünü görüyordu. Monica’nın gözleri yarı kapalı, salyası çenesinden akıyordu.
“Xavier… bak,” diye nefes nefese konuştu Monica. “Yarrağı ne kadar kalın… amımı yırtıyor neredeyse. Sen hiç böyle sikmedin beni. Hiç. O ince sikinle sadece okşuyordun. Bu… bu beni eziyor.”
Callum saçını yakaladı, başını geriye çekti, boynunu ısırdı. “Kocan izlerken boşalacaksın yine. Amını fışkırt benim sikime. Hadi.” Parmaklarını klitorisine bastırdı, hızlı ovdu. Monica’nın bacakları titredi, amı şiddetle kasıldı, bir orgazm daha patladı—suları Callum’un taşaklarına, yere sıçradı.
“Geliyorum… siktir, geliyorum kocamın gözleri önünde… ahh!” Monica’nın sesi çatladı. Callum temposunu bozmadı, daha derin, daha sert vurdu. “Bu kadar ıslak amı ilk defa görüyorum. Kocan buradayken bile akıyor. Utanmıyor musun Xavier? Karın başka erkeğin yarrağına böyle sarılıyor.”
Xavier’in yüzü yandı, pantolonunun önü iyice ıslanmıştı ama hâlâ dokunmuyordu. Sadece fısıldadı: “İzliyorum… devam et.”
Callum Monica’yı indirdi, arkasını döndürdü, ellerini duvara dayattı. Kıçı havada, bacakları aralık. Arkadan girdi yine—tek seferde, beline kadar. Monica inledi, alınını duvara yasladı. Callum belini tuttu, saçını çekti, hızlı hızlı sikmeye koyuldu. Her vuruşta Monica’nın memeleri sallanıyor, amı şapır şupur sesler çıkarıyordu.
“Daha beter… ahh, taşakların klitorime vuruyor… Xavier, görüyor musun amım nasıl yutuyor onu? Döllerini içime boşaltacak… istiyorum, kocamın önünde dolsun amım.”
Callum eğildi, kulağına: “Film bitti sayılır. Şimdi arka tarafa götürüyorum sizi. Orada Xavier diz çökecek. Anladın mı?” Monica başını salladı, nefesi kesik: “Evet… evet, istiyorum. Xavier de istiyor.”
Callum yarrağını çekti, Monica’nın amı açık kaldı, şişmiş, kızarmış, suları damlıyordu. Onu kolundan tuttu, çatının daha karanlık, duvarın gölgesindeki köşesine çekti. Eski bir metal korkuluk, birkaç boş kasa, loş bir lamba. Xavier peşlerinden geldi, ayakları ağır.
Orada Callum Monica’yı yine eğe büktü, korkuluğa yasladı. Yarrağını amına dayayıp yavaşça soktu, dibine kadar gömdü. “Şimdi bitiriyorum. İzle Xavier. Karının amına döllerimi basacağım. Sonra sen dilenecek sin.”
Monica’nın kıçı her sert vuruşta dalgalandı. Callum temposunu yükseltti—hızlı, derin, acımasız. “Sik beni… boşalt içime… kocamın yüzüne bakarak boşalt!” Monica bağırır gibi inledi. Callum bir son hamleyle dibine gömüldü, homurdanarak boşaldı. Sıcak döller Monica’nın amını doldurdu, fazlası taştı, uyluklarından aktı.
“Ahhh… doluyor… hissediyorum, sıcak… Xavier, amım onun dölleriyle dolu!” Monica titredi, bir orgazm daha sarsıldı. Callum birkaç kez daha yavaş pompaldı, döllerini iyice yaydı, sonra yarrağını çekti. Amı açık kaldı, beyaz sıvı damla damla süzülüyordu.
Callum Xavier’e döndü, sesi emir gibi: “Diz çök. Karının amından akan döllerimi yala. Hepsi. Bir damlasını bile bırakma.”
Xavier yutkundu, utanç ve o tuhaf ateşle titreyerek diz çöktü. Monica bacaklarını biraz daha açtı, kıçını geriye verdi. Xavier’in yüzü amına yaklaştı; kokusu keskin, karışık, kirli. Diliyle ilk yalamayı yaptı—Callum’un dölleri ve Monica’nın suları diline yapıştı. Monica inledi.
“Evet… yala, kocacığım. Başka erkeğin dölünü amımdan temizle. Daha derin, dilini sok.” Xavier utançla ama hevesle yaladı, emdi, yuttu. Callum arkada durmuş, yarrağını hâlâ yarı sert, Monica’nın beline sürtüyordu.
“Güzel köle,” dedi Callum. “Karın benim sikimden zevk alırken sen döl yutuyorsun. Bir daha yap. Amını iyice temizle ki tekrar sikebileyim.”
Xavier dilini Monica’nın amına soktu, dölleri emdi, klitorisini yaladı. Monica kalçalarını geriye itti, yüzüne sürttü. “Ahh, evet… dilin… ama Callum’un yarrağı gibi değil. Yine de yala, her damlayı iç.” Xavier boğazına kadar yuttu, yüzü ıslandı.
Callum Monica’yı kaldırdı, korkuluğa oturttu, bacaklarını ayırdı. Xavier hâlâ diz çökmüş bakıyordu. Callum yarrağını tekrar Monica’nın amına sürttü, yavaşça soktu—döllerle ıslak, şapırdayan ses. “Bir tur daha. Bu sefer sen de konuş Xavier. Söyle karına ne kadar güzel sikiyorum.”
Xavier’in sesi kısıktı: “Sikiyor… amını dolduruyor… benimkinden daha iyi… izliyorum.”
Monica gülümsedi, kirli bir zaferle. “Aferin. Şimdi sessiz ol yine. Sadece izle.” Callum hızlı sikmeye başladı, Monica’nın memelerini sıktı, boynunu ısırdı. Birkaç dakika daha—ıslak sesler, inlemeler, utanç. Callum ikinci kez boşaldı, döller yine taştı. Monica amını sıktı, hepsini tutmaya çalıştı.
Sonra Callum yarrağını çekti, Monica’nın bacaklarını kapatmadı. Xavier’e baktı. “Son temizlik. Yala. Bitir.”
Xavier tekrar eğildi, yaladı, emdi, yuttu. Monica’nın eli saçlarına gitti, bastırdı. “İyi koca… dölleri yut. Amım temizlensin.” Xavier itaat etti, ta ki damlalar bitene kadar.
Callum pantolonunu çekti, fermuarını kapattı. Monica elbisesini indirdi, külotunu bile takmadı; amı hâlâ şiş, hassas, sızıntılı. Xavier ayağa kalktı, pantolonu ıslak, yüzü kızarık, gözleri yerde.
Üçü bir süre orada durdu. Film perdesi çoktan kararmıştı, loş lambalar cılız yanıyordu. Rüzgâr hafif esti, çatıdaki metal bir şey tıkırdadı. Monica Callum’un göğsüne yaslandı bir an, sonra kocasının yanına geçti, elini onun eline koydu—ama sıkmadı.
Callum başını salladı, gülümsedi, merdivenlere doğru yürüdü. Ayak sesleri uzaklaştı, kayboldu.
Monica ve Xavier kaldı. Konuşmadılar. Monica’nın nefesi yavaş yavaş düzene girdi, teri soğudu. Xavier’in utancı hâlâ yanıyordu ama elini uzatmadı, soru sormadı. Sadece yan yana, çatının o loş köşesinde dikildiler.
Perde bomboştu. Rüzgâr usulca esti. Uzakta bir araba sesi geçti, sonra o da kesildi.
Sessizlik.
Rate this story
Popular Collections
Browse Categories