Yağmurda Arkadaşımın Annesini Çıplak Bırakan Çadır
Yağmurda arkadaşımın seksi annesi Nadia'yla çadırda ıslak amını siktim.
Yaz kampının o haftası zaten Cehennem gibi sıcaktı ama akşamüstü gökyüzü bir anda karardı. Callum on dokuzunda, en yakın arkadaşı Hugo’yla paylaştığı dar çadırın fermuarını yeni çekmişti. İki metre ötede, kocaman aile çadırında Hugo’nun annesi Nadia yalnız kalmıştı; kocasız, tek başına, o ince yazlık elbiseleri ve her hareketinde sarsılan iri memeleriyle. Callum her sabah kahvaltıda kadının gülüşünü, boynundaki ter damlalarını, kalçalarının kumaşa nasıl oturduğunu izlemiş, sikini çadırın karanlığında defalarca avuçlamıştı. Hugo’nun annesi… kırk iki yaşında, vücudu hâlâ taş gibi, bakışları bilerek gezen bir kadın.
Saatlerce süren sağanak birden boğaza sarıldı. Su, zemin brandasından içeri sızmaya başladı. Callum’un çadırı yarı yarıya göllenirken Hugo dışarı fırladı; kampın ortak alanına, ekstra brandalar almak için koştu. “Hemen dönerim!” diye bağırdı yağmurun içinde. Callum fermuarı kapatmaya çalışırken dışarıda bir siluet belirdi. Nadia. Islanmış, titreyen, saçları yüzüne yapışmış.
“Callum… benimki battı, her yer su,” dedi sesi boğuk. “İçeri gireyim mi?”
Callum sözcük bulamadan kenara çekildi. Kadın çadırın dar alanına süzüldü. Beyaz tişörtü vücuduna ikinci bir deri gibi yapışmıştı; pembe meme uçları kumaşın arkasında belirgin, sert. Şortunun paçaları bacaklarına yapışmış, kalçalarının yuvarlak hatları ortadaydı. Oturduğu yerde dizlerini karnına çekmeye çalıştı ama yer yoktu. Callum’un dizine değen ıslak derisi ateş gibi yaktı. Genç adamın sikı anında kalınlaştı, şortunun önünü kabarttı. Nadia’nın bakışları oraya kaydı, bir an durdu, sonra yavaşça Callum’un yüzüne çıktı. Dudaklarının kenarında hafif, bilerek bir gülümseme belirdi.
“Üşüyorum,” fısıldadı. “Yanına geleyim mi?”
Callum başıyla onayladı. Nadia kayarak yaklaştı; ıslak bacakları Callum’un bacaklarına yaslandı, kalçası yanağına neredeyse değiyordu. Çadırın içinde yağmurun takırtısı boğuk bir ritim gibi vuruyordu. Kadının teninden yükselen ıslak kumaş ve hafif parfüm kokusu Callum’un beynini sisle kapladı. Sikinin başı şortunun belinden sızmaya başladı.
Nadia başını yana eğdi. “Beni bu halde gördüğün için utanıyor musun?”
Callum yutkundu. Cesaretini toplayıp baktı kadının gözlerine. “Hayır. Tam tersine… çok tahrik oldum. Memelerin, bu tişört… amın şortun içinde belli oluyor. Saatlerdir bakıyorum sana kamp boyunca.”
Nadia’nın gözleri kararır gibi oldu. Nefesi ağırlaştı. “Sen de mi… Ben de. Her sabah o kısa şortlarınla dolaşırken, oğlumun en yakın arkadaşının sikini hayal ediyordum. Utanılacak bir şey değil bu. İkimiz de istiyoruz.”
Callum’un eli kendi iradesi dışında Nadia’nın ıslak beline gitti. Kadın yaklaştı, dudakları önce hafifçe değdi, sonra açılıp birbirine yapıştı. Nadia’nın dili Callum’un ağzına girdi, aç, ıslak, emerek. Öpüşürken inledi, Callum’un elini yakalayıp kendi bacaklarının arasına götürdü. Şortun paçasından içeri soktu genç adamın parmaklarını.
“Dokun bana,” diye homurdandı. “Amım sırılsıklam, yağmurdan değil. Senin yüzünden.”
Callum’un iki parmağı ıslak am yarığına battı. Sıcak, kaygan, tüyümtrak kılların arasında kaydı. Nadia bacaklarını biraz daha açtı, çadırın alçak tavanına omuzları çarparak gerindi. Callum klitorisine bastırdı, daireler çizdi; kadın kalçalarını ileri sürmeye başladı, parmakların üstünde sürtünerek.
“Sikimi çıkar,” dedi Nadia nefessiz. “Ağzıma alacağım. Hemen.”
Callum şortunu indirdi. Siki dimdik, damarlı, ucundan damlayan bir damlayla parlıyordu. Nadia dizlerinin üstüne çöktü —çadırın içinde kambur, ama umurunda değil— ve yarrakı dilinin üstüne yatırdı. Islak, oburca yaladı; başını alıp boğazına kadar indirdi, öğürme sesi çıkardı ama çekilmedi. Tükürüğü siki boydan boya kapladı, eliyle taşaklarını sıvazlarken emmeye devam etti. Callum kadının ıslak saçlarını avuçladı, kalçalarını hafifçe ileri itti, sikini o sıcacık ağza daha derin soktu.
“Al… böyle… amcık gibi em,” diye tısladı.
Nadia inleyerek emdi, tükürük köpükleri çenesinden aktı. Bir ara başını çekti, ipli gibi salya sikiye bağlı kaldı. “Sik beni. Arkadan. Sert. Kalçalarımı tut da yardır.”
Kadın hemen döndü, ellerini brandaya dayayıp domaldı. Şortunu tek hareketle dizlerine indirdi; kıçını kaldırdı, ıslak amı aralandı, pembe ve parlak. Callum arkasına geçti, sikinin başını o yarığa dayadı ve bir hamlede köküne kadar girdi. Nadia uzun, boğuk bir inilti kopardı. “Ah siktir… dolu… daha sert.”
Callum kalçaları kavradı, parmakları o etli etlere gömüldü ve hızlı hızlı vurmaya başladı. Her darbeyte Nadia’nın iri memeleri tişörtün içinde sallanıyor, uçları kumaşa sürtünüyordu. Amın şapırtısı yağmurun sesini bile bastırıyordu. Callum bir eliyle tişörtü sırtından yukarı sıyırdı, memeleri serbest kaldı; sarkık değil, dolgun ve ağır, her vuruşta sallanıyorlardı. Nadia geriye bakarak inliyordu.
“Daha hızlı… amımı ez… oğlumun arkadaşının sikiyle doldur beni.”
Callum tempo yükseltti, taşakları kadının klitorisine çarpıyordu. Nadia bir anda titremeye başladı ama henüz boşalmadan pozisyon değiştirdi. “Üstüne binicem. Yat.”
Callum sırtüstü uzandı. Nadia şortunu tamamen çıkardı, bacaklarını Callum’un beline atarak sikin üstüne oturdu. Yavaşça indi, amı yarrakı yutana kadar. Sonra vahşi şekilde zıplamaya başladı; kalçaları şap şap diye çarpıyor, memeleri yüzüne doğru sallanıyordu. Callum ellerini uzatıp o memeleri avuçladı, uçlarını sıkıp çekti. Nadia başını geriye attı, saçları ıslak ıslak omuzlarına yapışmış.
“Siki yiyor… amım yutuyor seni,” diye homurdandı. “Parmaklarını da ver. Götüme koy.”
Callum bir elini arkaya götürdü, ıslak am suyuna banıp orta parmağını kadının göt deliğine bastırdı. Nadia inleyerek daha sert zıpladı; amı sıkılıp gevşiyor, götü parmağı emerken Callum’un beynini kaynatıyordu. İçeri düşünceler dönüyordu: Hugo’nun annesi, bu dar çadırda, yağmurun altında, sikinin üstünde boşa harcanmadan zıplıyor. Daha fazla istiyordu; kadını ters çevirip ağzına oturtmak, amını yiyip tekrar sikmek, her deliğini doldurmak…
Nadia aniden yavaşladı, sikin dibine oturmuş vaziyette öne eğildi, Callum’un kulağına fısıldadı. “Boşalma. Daha bitmedik. Yağmur dinene kadar… seni kurutacağım. Ama önce dilini amıma sok, yala beni. Sonra yine gireceksin. Anlaştık mı?”
Callum başını kaldırıp kadının boynunu ısırdı, cevap olarak kalçalarını yukarı itti. Nadia gülümsedi, o kararmış bakışlarla. Çadırın brandası rüzgarda şişiyor, dışarıda şimşek çakıyordu. İçeride ise sadece ıslak ten sesleri, iniltiler ve henüz bitmemiş bir açlık vardı. Nadia yavaşça kalktı, sik Callum’un karnına şap diye düştü; kadın dizlerini Callum’un omuz hizasına getirip amını genç adamın yüzüne doğru indirmeye başladı. “Ye,” dedi kısaca. “Sonra yine sik. Bütün gece.”
Nadia amını Callum’un yüzüne indirirken genç adamın nefesi bir an kesildi. Islak, sıcak, yağmur kokusuyla karışmış o etli yarık direkt dudaklarına oturdu. Callum dilini uzattı, yarığın ortasından klitorisine kadar yaladı; Nadia’nın kalçaları titredi, ellerini çadırın brandasına dayayıp daha sert bastırdı.
“İşte böyle… dilini sok içeri, amımı yala sikik,” diye homurdandı. Sesı boğuk, yağmurun takırtısına karışıyordu. Callum iki eliyle kadının kalçalarını kavradı, parmakları o dolgun etlere gömüldü ve dilini amın içine daldırdı. Tadını içine çekti; tuzlu, tatlı, sırılsıklam. Diliyle dudakları araladı, klitorisi emdi, dişlerini hafifçe sürttü. Nadia belini kıvırarak ileri geri sürtmeye başladı, amını Callum’un yüzüne eziyordu.
“Daha sert em… oğlumun arkadaşının dilini amıma göm. Ah siktir, evet…”
Callum burun deliklerine kadar ıslaklıkla doldu. Çenesinden aşağı am suyu aktı, tişörtünün yakasına sızdı. Diliyle deliğe girip çıktı, sonra yukarı kayıp klitorisi hızlı hızlı yaladı. Nadia’nın bacakları titremeye başladı. Kadın bir elini geriye uzatıp Callum’un taşaklarını avuçladı, sıvazladı, hafifçe sıktı.
“Parmak da sok… iki tane, amımı genişlet. Sonra götüme de koy yine.”
Callum orta ve yüzük parmağını birleştirdi, kaygan yarığa soktu. İçerisi sıcacıktı, duvarlar kasılıp gevşiyordu. Parmaklarını kıvırarak o pürüzlü noktaya bastırırken dilini de klitoristen ayırmadı. Nadia boğuk bir inilti kopardı, kalçalarını daha hızlı sürttü. Tişörtü hâlâ yarı sıyrık, memeleri sarkık değil dimdik sallanıyor, uçları pembe ve sert.
“Yalıyorum seni… amın ağzıma akıyor,” diye mırıldandı Callum, sesi boğuk. Nadia gülümsedi, o kararmış bakışlarla aşağı baktı.
“Yut hepsini. Hugo’nun annesinin am suyunu yut. Utanmıyor musun, ha? En yakın arkadaşının anasını dilinle sikmekten?”
Callum cevap vermedi, daha derin yaladı. Parmaklarını hızlandırdı, başparmağıyla göt deliğine bastırdı. Nadia bir anda kasıldı, bacakları Callum’un kafasını sıkıştırdı. “Geliyorum… amını yiyen piç… ah fucking boşalıyorum—”
Kadın titreyerek orgazm oldu. Amı Callum’un yüzüne sıçradı, sıcak dalgalar dilinin üstüne aktı. Callum her damlasını yalayıp yuttu, parmaklarını içerde kıpırdatmaya devam etti. Nadia inleyerek sarsıldı, sonra yavaşça kalktı. Amı hâlâ seğiriyordu, parlak ve açık.
“Şimdi yine sik beni,” dedi nefessiz. “Ama bu sefer götümü de aç. Yağmur dinene kadar her deliğimi dolduracaksın.”
Callum doğruldu, sırtı brandaya yaslandı. Siki dimdik, damarlı, ucundan ön suyı sızıyordu. Nadia döndü, ellerini yere dayayıp domaldı yine. Kıçını kaldırdı, amı ve göt deliği aralandı; ikisi de parlak, ıslak. Callum arkasına geçti, sikinin başını önce amına dayadı ve köküne kadar soktu. Nadia uzun bir inilti saldı.
“Dolu… amım yarrakını yutuyor. Vur sert, taşakların şap şap vursun.”
Callum kalçaları tuttu, parmak izleri bıraktı ve hızlı hızlı pompalamaya başladı. Her darbette Nadia’nın memeleri sallandı, tişörtün kenarından sızan uçlar kumaşa sürtündü. Amın ıslak şapırtısı çadırı doldurdu. Callum bir elini öne uzatıp klitorisini ovdu, diğer eliyle de göt deliğine tükürüp parmağını bastırdı. Parmak kolayca girdi; Nadia geriye doğru itti, daha fazlasını istedi.
“İki parmak sok götüme… sonra sikinle dene. Korkma, alırım.”
Callum tempo bozmadan iki parmağını göt deliğine kaydırdı. İçerisi sıkı, sıcacık, amıyla aynı ritimde kasılıyordu. Nadia başını brandaya dayadı, saçları ıslak ıslak yüzüne yapışmış. “Sik beni amcıktan, parmakla götümü… sonra yer değiştir. İstiyorum seni her yerimde.”
Callum birkaç dakika daha vurdu, ta ki Nadia tekrar titreyene kadar. Sonra sikini çıkardı; amı açık kaldı, pembe ve sızan. Kadını yan yatırdı, bacağını yukarı kaldırdı. Sikini göt deliğine dayadı. Başını yavaşça soktu. Nadia dişlerini sıktı, ama geri çekilmedi.
“Devam et… yavaş yavaş. Ah siktir ne kalın… götüm açılıyor senin yarrakına.”
Callum santim santim ilerledi. Sıkılık beynini kaynattı. Köküne kadar girdiğinde ikisi de nefes nefese kaldı. Sonra hareket etmeye başladı; kısa, sert darbeler. Nadia’nın götü her girişte emiyordu, amı boşta sızdırıyordu. Callum bir eliyle amını ovdu, parmaklarını içine soktu. Çift delik doldu.
“Hugo bilse… annesinin götünü siktiğimi… çadırda, yağmur altında,” diye tısladı Callum. İçinden geçenler diline dökülüyordu. Nadia gülümsedi, boğuk sesle:
“Bilsin isterim neredeyse. Oğlumun en yakın arkadaşı götümü yardırırken. Daha sert vur, Callum. Götümü ez.”
Callum hızlandı. Taşakları amına çarpıyordu. Nadia bir elini geriye uzatıp kendi memesini sıktı, ucunu çekti. “Memelerimi em… eğil, ısır.”
Callum öne eğildi, hâlâ götte sikiliyken kadının memesini ağzına aldı. Ucu dilinin üstünde sertleşti, emdi, dişledi. Nadia inleyerek kalçalarını geriye itti. “Boşalma henüz. Beni bir daha boşalt, sonra ağzıma ver. Yutacağım her damlasını.”
Callum götte birkaç dakika daha pompaladı, ta ki Nadia’nın bacakları yine titreyene kadar. Kadın amından parmaklarıyla klitorisini ovalayarak ikinci orgazma ulaştı; götü sıkı sıkı sarıldı, Callum’u neredeyse boşaltıyordu. Callum zor tuttu kendini, sikini yavaşça çıkardı. Göt deliği açık kaldı bir an, sonra kasıldı.
Nadia hemen döndü, dizlerinin üstüne çöktü. Callum’un sikini—am ve göt sularıyla parlayan—iki eliyle kavradı ve ağzına aldı. Boğazına kadar indirdi, öğürmeden emdi. Tükürük ve am suyu karışımı çenesinden aktı. Callum saçlarını tuttu, kalçalarını hafif ileri verdi.
“Yala temizle… hem amımı hem götümü yaladığın yarrakı yut.”
Nadia inleyerek emdi, diliyle başı çevirdi, damarları yaladı. Bir ara çekip “Şimdi üstüme işe… memelerime boşal, sonra yine sert sik” demek üzereyken dışarıda bir ses duyuldu. Uzak, ama net: ayak sesleri, brandaların hışırtısı. Hugo’nun sesi miydi, yoksa rüzgâr mı?
Nadia başını kaldırdı, dudakları şiş, salyalı. Gözleri parladı. “Sikimi çıkarma ağzımdan. Kimse gelmez hemen. Yağmur hâlâ şiddetli. Devam et… ama daha sessiz. Ağzımı doldur, sus ki duymasınlar.”
Callum kalçalarını tuttu, yavaş ama derin boğazladı. Nadia gözlerini kısıp emmeye devam etti, bir eliyle taşaklarını sıvazlarken diğerini amına götürüp kendini parmakladı. Çadırın içinde sadece ıslak emiş sesleri, yağmur ve ara sıra boğuk iniltiler vardı. Callum’un beyni sis içindeydi: Hugo’nun annesi dizlerinin dibinde, götü yeni sikilmiş, amı hâlâ açık, yarrakını boğazına almış.
Nadia bir an başını çekti, iplik gibi salya sikiye bağlı. Fısıldadı: “Yatma henüz. Beni ters çevir, amımı yiyip götümü tekrar sik. Sonra ağzıma boşalacaksın ama şimdi değil. Yağmur bitene kadar… seni her pozisyonda kurutacağım. Anlaştık mı, oğlumun yakışıklı arkadaşı?”
Callum başını salladı, nefes nefese. Nadia gülümsedi, o bilerek, kirli gülümsemeyle. Çadır brandası rüzgârda şişti, dışarıda şimşek bir daha çaktı. İçeride Callum kadını sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Amını tekrar yalamaya başladı; dilini deliğe sokup klitorisi emdi. Nadia sessizce inledi, elleriyle Callum’un kafasını bastırdı.
“Ye… amımı again ye. Sonra götüme gir yine. Bu gece bitmeyecek. Hugo dönerse… saklanırız, ya da belki izler. Ne dersin?”
Callum dilini daha hızlı oynattı, parmaklarını göt deliğine tekrar soktu. Nadia’nın kalçaları havaya kalktı. İçinden geçiyordu: Daha fazla, her delik, her damla. Yağmur dinmeyecek gibiydi. Ve Nadia’nın açlığı da. Callum amını yalarken sikini ovdu, ucundan sızan ön suyu parmaklarına bulaştırdı. Kadını hazırlıyordu bir sonraki tur için—daha sert, daha derin, belki ayakta, belki ters.
Nadia aniden Callum’u çekti, dudaklarını öptü; kendi am suyunu tattırdı. “Şimdi gir. Amıma. Sonra göt. Sırayla. Ve konuş… kirli konuş. Bana ne yaptığını anlat.”
Callum sikini amına dayadı, bir hamlede girdi. Nadia boğuk inledi. “Anlat,” diye baskı yaptı.
“Hugo’nun annesinin amını sikiyorum… yağmurda, çadırda. Götünü açtım az önce, şimdi amını eziyorum. Memelerini emeceğim, sonra yüzüne boşalacağım belki. Ama önce seni bir daha titreteceğim.”
Nadia bacaklarını beline doladı, tırnaklarını sırtına geçirdi. “Daha hızlı… amımı parçala. Oğlun arkadaşın yarrakıyla doldur beni. Ah… evet, orası… vur oraya.”
Callum hızlandı, çadır sallanmaya başladı hafiften. Her darbede et şapırtısı, memelerin sallanışı, ıslak ten sesleri. Nadia’nın gözleri kapalı, ağzı açık inliyordu. Callum eğilip boynunu ısırdı, memesini emdi. İçerideki gerilim artıyordu; boşalmak üzereydi ama tutuyordu. Nadia da üçüncü orgazma yaklaşıyordu, amı kasılıp Callum’u sıkıyordu.
Dışarıdaki ayak sesleri biraz yaklaşmış gibi geldi, sonra uzaklaştı. Yağmur savurdu. Nadia kulağına fısıldadı: “Kimse yok. Devam. Götüme geç şimdi. Yavaşça, ta ki köküne kadar. Sonra beni ters çevirip hem amımı hem götümü yalat bana… dilinle. Bitirmedik. Daha saatler var.”
Callum sikini çıkarıp göt deliğine kaydırdı. Tekrar girdi, bu sefer daha kolay. Nadia nefesini tuttu, sonra saldı. “İçerideyim… götün beni emiyor,” diye tısladı Callum. Pompalamaya başladı. Nadia bir elini amına götürüp parmakladı, diğerini Callum’un taşaklarına.
Gerilim tırmanıyordu. Callum daha derine, daha sert vuruyordu. Nadia’nın iniltileri boğuk ama aç. Çadırın dar alanında ter, yağmur kokusu, seks kokusu birbirine karışmıştı. Callum kadının götünü sikerken parmaklarını amına soktu, klitorisini ovdu. Nadia titredi yine.
“Boşalacağım… götümdeyken boşalacağım senin yarrakınla…”
Ama tam o anda Nadia birden yavaşlattı onu, kalçalarını geri çekti. Sikini çıkardı neredeyse. Gözleri parlıyordu. “Dur. Yat. Ben binicem yine. Ama bu sefer amıma oturup götüne parmak sokacağım sana. Sonra ağzına oturacağım. Yağmur bitsin istemiyorum. Seni sabaha kadar bu çadırda mahkûm edeceğim, Callum. Anladın mı?”
Callum nefes nefese başını salladı. Nadia üstüne çıktı, sikini amına alıp yavaşça indi. Sonra parmağını tükürüp Callum’un göt deliğine bastırmaya başladı. Genç adam kasıldı, ama Nadia gülümsedi.
“Rahatla. Ben de sana dokunacağım. İkimiz de kirliyiz bu gece.”
Parmağı girdi yavaşça. Callum inledi. Nadia zıplamaya başladı yine; amı şap şap yutuyor, parmağı götünde kıpırdıyordu. Memeleri yüzüne sallanıyordu. Callum avuçlayıp emdi.
Dışarıda yağmur savruluyor, şimşekler çakıyordu. İçeride ise sadece daha fazla—daha derin, daha fazla delik, daha fazla inilti—bekliyordu. Nadia eğilip kulağına fısıldadı, hâlâ zıplayarak:
“Hugo dönerse saklanırsın altımda. Amımın içinde. Ya da götümde. Ne dersin, devam edelim mi bütün gece? Bitirmedik daha… seni kurutacağım dedim.”
Callum kalçalarını yukarı itti, cevaben. Nadia’nın parmağı götünde daha derin gitti. Amı sıkı sıkı sarıldı. Gerilim boğazdı, boşalma eşiğinde ama tutuyorlardı. Çadır brandası şişti bir kez daha. İçerideki açlık dinmek bilmiyordu.
Nadia’nın parmağı Callum’un göt deliğinde daha da derinleşirken amı yarrakını şap şap yutmaya devam etti. Genç adamın kalçaları istemsiz kasıldı, ama kadın gülümsedi, o bilerek kirli gülümsemesiyle. “Rahatla sikik… götünü de seveceksin benim parmağımı. Bak nasıl sıkıyor seni.” Parmak bir eklem daha girdi, kıvrıldı, Callum boğuk bir inilti saldı. Nadia zıplamayı hızlandırdı; ıslak am dudakları her inişte yarrak köküne çarpıyor, taşaklar şapırdıyordu. Memeleri Callum’un yüzüne sallanıyor, pembe uçlar dudaklarına değiyordu. Callum birini yakalayıp ağzına aldı, emdi, dişledi. Nadia başını geriye attı, ıslak saçları omuzlarına yapışmış.
“Evet… em mememi. Oğlumun arkadaşının dili meme ucumda… amım da sikini yutuyor. Daha sert zıpla altımda.” Callum kalçalarını yukarı itti, ritmi yakaladı. Nadia’nın parmağı götünde pompalamaya başladı, aynı anda amı kasılıp gevşiyor, Callum’un beynini kaynatıyordu. İçinden geçiyordu: Hugo’nun annesi, bu dar çadırda, yağmurun altında, götüne parmak sokup amıyla sikini sağyor. Daha fazla istiyordu; kadını ters çevirip her deliğini dil ve yarrakla doldurmak.
Nadia aniden yavaşladı, dibine oturdu, parmağını çıkarmadan öne eğildi. Kulağına fısıldadı, nefesi sıcak: “Şimdi ağzıma oturacağım. Dilini amıma, parmaklarını götüme… sonra seni ters çevireceğim. Yağmur dinmesin istiyorum Callum. Seni bu çadırda mahkûm edeceğim.” Kalktı yavaşça, sik şap diye karnına düştü, parlak ve damarlı. Kadın dizlerini Callum’un omuzlarına getirdi, amını tekrar yüzüne indirdi. Islak yarık dudaklara oturdu; Callum dilini uzattı, yaladı, emdi. Nadia kalçalarını sürttü, am suyunu yüzüne bulaştırdı.
“Ye amımı… dilini sok, klitorisi em. Parmak da koy götüme, iki tane.” Callum iki parmağını kaygan am suyuna banıp göt deliğine bastırdı, girdi. Nadia inledi, boğuk, “Ah siktir… götüm dolu, dilin amımda. Daha derin… Hugo bilse annesinin amını yiyorsun diye.” Callum diliyle deliğe daldı, parmaklarını kıvırdı. Kadının bacakları titredi, amı yüzüne sıçradı biraz. “Geliyorum yine… yut am suyumu piç.” Orgazm dalgası geldi, Nadia titreyerek boşaldı, sıvı Callum’un diline, çenesine aktı. Yuttu, yalamaya devam etti.
Nadia kalktı, nefes nefese. “Şimdi seni ters çevireceğim. Domal. Götünü yalayacağım, sonra sikini amıma alıp götüne tükürüp parmak sokacağım yine. Anlaştık mı?” Callum itaat etti, sırtüstü yatmaktan karnüstü döndü, kıçını kaldırdı. Dar çadırda zor oldu ama Nadia arkasına geçti, elleriyle kalçalarını ayırdı. Dilini göt deliğine dayadı, yaladı, soktu. Callum inledi, “Nadia… ah fucking…” Kadın dilini çevirdi, tükürdü, parmağını bastırdı. “Temizle götünü dilimle… oğlumun yakışıklı arkadaşının göt deliğini yalıyorum. Utanmıyor musun?”
Callum utanç ve zevkle karışık homurdandı. Nadia parmağını sokup çıkardı, sonra Callum’u tekrar sırtüstü çevirdi. Sikini kavradı, amına oturdu bir hamlede. Yavaş indi, yuttu. Sonra parmağını tükürüp genç adamın götüne bastırdı yine, girdi. Zıplamaya başladı vahşice; am şapırtısı, parmak sesi, memelerin sallanışı. “Siki yiyor amım… götün de parmağımı emiyor. Konuş Callum, kirli konuş. Ne yapıyorsun bana?”
Callum nefessiz, “Hugo’nun annesinin amını sikiyorum… götüne parmak sokuyorum, memelerini emiyorum. Yağmurda çadırda… götünü de siktim az önce, şimdi amını eziyorum. Daha sert bin, amını parçala sikime.” Nadia hızlandı, tırnaklarını göğsüne geçirdi. “Evet… öyle. Daha hızlı. Taşaklarını amıma vur.” Her inişte et şap şap çarpıyordu. Callum memelerini avuçladı, uçlarını sıktı, çekti. Nadia bir elini geriye uzatıp kendi klitorisini ovdu.
Dışarıda ayak sesleri yine duyuldu, daha yakın. Brandanın hışırtısı. Nadia yavaşlamadı ama fısıldadı: “Sessiz… devam et. Amımın içinde kal. Kimse girmeyecek hemen.” Callum kalçalarını itti, derin. Ses uzaklaştı, yağmur savurdu. Nadia gülümsedi, “Kurtulduk… şimdi götüme geç. Yavaşça. Köküne kadar sok, sonra beni yüzüstü yatırıp hem amımı hem götümü yalat.”
Callum sikini çıkardı, Nadia domaldı hemen. Kıçını kaldırdı, göt deliği aralandı, hâlâ gevşek ve parlak. Callum başını dayadı, yavaş itti. Sıkılık sardı, santim santim girdi. Nadia dişlerini sıktı, “Devam… ah ne kalın… götüm açılıyor yarrakına. Daha… köküne kadar.” Callum kökledi, durdu bir an, ikisi de nefes nefese. Sonra kısa darbelerle pompalamaya başladı. Taşaklar amına çarpıyor, Nadia’nın memeleri yere sarkıp sallanıyordu.
“Anlat… ne yapıyorsun,” diye baskı yaptı Nadia. Callum tısladı, “Arkadaşımın annesinin götünü sikiyorum… çadırda, yağmur altında. Amı sızıyor, boşta. Parmak sokacağım amına şimdi.” Elini öne uzatıp iki parmağı amına daldırdı, klitorisi ovdu. Çift delik doldu. Nadia geriye itti, “Sert vur… götümü ez. Mememi em, eğil.” Callum öne eğildi, hâlâ götteyken bir memeyi yakalayıp emdi, ısırdı. Nadia inledi boğuk, “Boşalma… beni bir daha titreteceksin. Götümdeyken boşalacağım.”
Tempo yükseldi. Callum götü yardırırken parmaklarını amda kıvırdı. Nadia titremeye başladı, “Geliyorum… götümde yarrakınla… ah siktir boşalıyorum—” Götü sıkı sıkı sarıldı, amı parmakları sıkıştırdı, orgazm dalgası sarsı. Callum zor tuttu kendini, pompalamaya devam etti. Nadia sarsılarak inledi, sonra yavaşladı. “Çıkar… ağzıma ver. Yalayacağım, temizleyeceğim. Sonra yine amıma, yine götüme. Saatler var.”
Callum sikini çıkardı, göt deliği bir an açık kaldı. Nadia döndü, dizüstü çöktü, yarrakı—am ve göt sularıyla kaplı—ağzına aldı. Boğazına indirdi, öğürmeden emdi, tükürük köpükleri aktı. Callum saçlarını tuttu, derin boğazladı. “Yut… götümü siktiğim yarrakı yala. Am suyunu, göt suyunu hepsini.” Nadia inleyerek emdi, diliyle başı çevirdi, taşakları yaladı. Bir eliyle kendini parmakladı, amı hâlâ seğiriyordu.
Başını çekti, salya ipliği sikiye bağlı. Fısıldadı, “Üstüme binme henüz. Beni sırtüstü yatır, bacaklarımı omuzuna al. Amımı ye yine, dilini götüme sok. Sonra sırayla sik. Ve konuş… bana ne kadar pis olduğumu anlat.” Callum kadını yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Amını yalamaya koyuldu; dil deliğe, klitorise, sonra aşağı kayıp göt deliğini yaladı, soktu. Nadia kalçalarını kaldırdı, “Evet… dilin götümde… amımı da em. Kirli piç.”
Callum yalarken sikini ovdu, ön suyu aktı. Nadia elleriyle kafasını bastırdı. “Şimdi gir amıma. Birkaç vuruş, sonra göt. Bitirmedik. Yağmur bitsin istemiyorum… seni sabaha kadar her pozisyonda kurutacağım. Hugo dönerse altımda saklanırsın, amımın veya götümün içinde. Ne dersin?”
Callum sikini amına dayadı, bir hamlede kökledi. Nadia boğuk inledi, bacaklarını beline doladı. “Anlat,” dedi. Callum vururken, “Amını sikiyorum… Hugo’nun annesinin ıslak amını. Az önce götünü yaladım, dilimi soktum. Şimdi eziyorum, memelerini emeceğim, sonra yüzüne belki boşalacağım ama tutuyorum. Seni bir daha boşaltacağım önce.” Hızlandı, çadır hafif sallanıyordu. Et şapırtısı, ıslak sesler. Nadia tırnaklarını sırtına geçirdi, “Daha hızlı… amımı parçala. Oraya vur… evet!”
Callum boynunu ısırdı, memesini emdi. Amı kasılıyordu, üçüncü orgazma yaklaşıyordu Nadia. Dışarıdaki rüzgâr brandayı şişirdi, şimşek çaktı. Ayak sesleri yoktu şimdi, sadece yağmur. Callum sikini çıkarıp göt deliğine kaydırdı aniden, girdi kolay. Nadia nefesini tuttu, “İçeridesin… götüm emiyor. Pompola… sert.” Callum götte vururken parmaklarını amına soktu yine. Nadia titredi, “Götümdeyken geliyorum… ah fucking—”
Ama tam boşalırken yavaşlattı Callum’u, kalçalarını çekti. Gözleri parlıyordu, “Dur. Yat. Binicem ama bu sefer ters. Amıma oturup yüzünü yalatacaksın bana, götüne de dilimi sokacağım. Sonra seni ayakta sikmeye çalışacağız bu dar yerde. Daha fazla istiyorum Callum. Her damlanı, her deliğimi. Anladın mı? Yağmur dinene… hayır, dinmese de… seni bu çadırda tüketeceğim.”
Callum sırtüstü yattı, nefes nefese. Nadia ters döndü, amını yüzüne oturttu, aynı anda eğilip sikini ağzına aldı. 69 pozisyonunda yaladılar birbirlerini; Callum dilini am ve göte gezdirdi, Nadia boğazına kadar indirdi yarrakı. Islak emiş sesleri, iniltiler. Nadia bir ara çekip, “Parmak sok götüme… ben de seninkine dilimi.” Diliyle Callum’un göt deliğini yaladı, bastırdı. Callum amı ezerken inledi.
Nadia zıpladı amıyla yüze, emdi sikı. Gerilim boğazdaydı, boşalma eşiğinde ikisi de ama tutuyorlardı. Kadın kalktı, döndü, sikini amına alıp oturdu yine. Zıpladı, memeler sallanıyordu. “Devam… daha derine. Konuş, söyle ne kadar istiyorsun annemi sikmeyi.” Callum avuçladı kalçaları, “İstiyorum… her gün, her gece. Amını, götünü, ağzını. Hugo’nun yanında bile hayal edeceğim seni domaltmayı.” Nadia gülümsedi, parmağını yine götüne bastırdı Callum’un.
Dışarıda yağmur savrulmaya devam ediyor, şimşekler çakıyordu. İçeride ter kokusu, seks kokusu, ıslak ten. Nadia eğildi, kulağına fısıldadı hâlâ zıplayarak, parmağı derin: “Hugo gelirse saklanırız… ya da belki kapıyı açık bırakırız, izlesin. Ne dersin? Ama şimdi değil. Şimdi beni ters çevir, ayaklarımı omuzuna al, götümü sik köküne kadar. Sonra amıma boşalm Hook, yuttur bana. Ama henüz değil… daha turlar var. Seni kurutacağım dedim, Callum. Bu gece bitmeyecek.”
Callum kalçalarını itti cevaben, Nadia’nın amı sımsıkı sardı, parmağı götünde kıpırdadı. Açlık dinmek bilmiyordu; daha pozisyonlar, daha iniltiler, daha kirli fısıltılar bekliyordu. Çadır brandası bir kez daha şişti rüzgârda.
Nadia’nın amı yarrakını boğazına kadar yutarken parmağı Callum’un göt deliğinde bir eklem daha kıvrıldı. Genç adamın kalçaları istemsiz sıçradı, ama kadın gülümseyerek daha sert bastırdı. “Rahatla piç… götün parmağımı emiyor, amım da sikini sağyor. Bak nasıl kasılıyor altımda.” Zıplaması vahşileşti; ıslak am dudakları her inişte taşaklara şap şap çarpıyor, memeleri Callum’un yüzüne tokat gibi iniyordu. Pembe uçlar dudaklarına sürtündü, Callum birini yakalayıp dişledi, emdi, tükürüğü meme ucuna bulaştırdı. Nadia başını geriye attı, ıslak saçlar omuzlarına yapışmış, boğuk inilti yağmurun takırtısına karıştı.
“Evet… ısır mememi. Oğlumun en yakın arkadaşının dişi meme ucumda, yarrakı amımda, parmağım da götünde. Daha sert it altımdan, amımı parçala.” Callum kalçalarını yukarı pompaladı, ritmi yakaladı. İçinden dönenler diline dökülüyordu artık: Hugo’nun annesi, bu dar çadırda, yağmurun altında, götüne parmak sokup amıyla sikini sağyor, memelerini yediriyor. Daha fazla istiyordu; her deliği, her damlayı, her saniyeyi. Nadia parmağını çıkarıp tükürüp tekrar soktu, bu sefer iki parmak. Callum boğuk bir “ah siktir” saldı, amı sımsıkı sardı yarrakı.
Nadia aniden durdu, dibine oturmuş vaziyette öne eğildi. Sıcak nefesi kulağına çarptı. “Şimdi ters. Ağzıma oturacağım, dilini amıma götüme sok, ben de senin yarrakını boğazlayacağım. Sonra seni ayakta bu dar yerde sikmeye çalışacağız. Yağmur bitsin istemiyorum Callum. Seni sabaha kadar bu çadırda tüketeceğim.” Kalktı yavaşça, sik şap diye karnına düştü, damarlı ve parlak, am suyu damlıyordu. Kadın 69’a döndü; amını Callum’un yüzüne indirdi, aynı anda eğilip yarrakı ağzına aldı. Islak yarık dudaklara oturdu, Callum dilini uzattı, deliğe daldı, klitorisi emdi, sonra aşağı kayıp göt deliğini yaladı, dilini soktu. Nadia boğazına kadar indirdi siki, öğürme sesi çıkardı ama çekilmedi, tükürük köpükleri taşaklara aktı.
“Ye amımı… dilini götüme de sok, iki deliği birden yala sikik,” diye homurdandı Nadia, sesi yarrak boğazındayken boğuk. Callum iki eliyle kalçalarını kavradı, parmakları etli etlere gömüldü, dilini am ve göt arasında gezdirdi. Am suyu çenesinden boynuna aktı, tişörtüne sızdı. Nadia zıpladı yüze, amını eziyordu, aynı anda boğazlıyordu. Callum’un beyni sis içindeydi: Hugo’nun annesinin amı dilinde, götü dilinde, yarrakı o sıcak boğazda. Bir elini geriye uzatıp iki parmağını kadının götüne bastırdı, girdi kolayca. Nadia inledi, “Ah fucking… götüm dolu dilin amımda… daha derin, Hugo bilse annesinin götünü yalıyorsun diye.”
Orgazm dalgası Nadia’yı sardı yine. Bacakları Callum’un kafasını sıkıştırdı, amı yüzüne sıçradı, sıcak sıvı diline, burnuna aktı. “Yut… am suyumu yut piç, hepsini.” Callum yuttu, yalamaya devam etti, parmaklarını götte kıvırdı. Nadia titreyerek sarsıldı, sonra kalktı nefes nefese, amı seğiriyor, götü açık ve parlak. “Şimdi ayakta. Bu dar yerde dayay beni brandaya, götümü sik köküne kadar. Sonra amıma geç, yüzüme boşalacaksın ama önce bir tur daha.”
Callum doğruldu, sırtı eğik çünkü tavan alçak. Nadia dönüp ellerini brandaya dayadı, kıçını kaldırdı, bacaklarını araladı. Amı ve göt deliği aralanmış, ikisi de sırılsıklam, pembe. Callum arkasına geçti, sikinin başını göt deliğine dayadı ve yavaş ama sert itti. Sıkılık sardı, santim santim girdi, köküne kadar. Nadia dişlerini sıktı, “Devam… ah ne kalın… götüm yarrakını yutuyor. Vur sert, taşakların amıma şap şap çarpsın.” Callum kalçaları tuttu, parmak izleri bıraktı, kısa sert darbelerle pompalamaya başladı. Her vuruşta Nadia’nın iri memeleri sallanıyor, tişörtün kenarından sızan uçlar kumaşa sürtünüyordu. Am boşta sızdırıyor, şapırtı yağmuru bastırıyordu.
“Anlat… ne yapıyorsun bana,” diye baskı yaptı Nadia, boğuk. Callum tısladı, “Arkadaşımın annesinin götünü sikiyorum… yağmurda, çadırda. Amı sızıyor boşta, parmak sokacağım şimdi.” Elini öne uzatıp iki parmağı amına daldırdı, klitorisi ovdu, kıvırdı. Çift delik doldu. Nadia geriye itti, “Sert vur… götümü ez. Eğil, mememi em, ısır.” Callum öne eğildi zorla, hâlâ götteyken bir memeyi yakalayıp ağzına aldı, ucunu dilinin üstünde ezdi, emdi, dişledi. Nadia inledi, “Boşalma henüz… götümdeyken bir daha boşalacağım senin yarrakınla. Daha hızlı.”
Tempo yükseldi. Callum götü yardırırken parmaklarını amda hızlandırdı. Nadia titremeye başladı, bacakları kilitlendi. “Geliyorum… götümde yarrakın, amımda parmakların… ah siktir boşalıyorum—” Götü sımsıkı sardı, amı parmakları ezdi, orgazm dalgası sarsı onu. Callum zor tuttu kendini, pompalamaya devam etti birkaç saniye daha, ta ki Nadia sarsılarak yavaşlayana kadar. “Çıkar… amıma sok şimdi. Birkaç vuruş sert, sonra ağzıma ver. Yutacağım her damlayı ama önce amımı doldur hissiyle.”
Callum sikini çıkardı, göt deliği bir an açık kaldı, kasılarak kapandı. Hemen amına dayadı, bir hamlede kökledi. Nadia uzun boğuk inilti saldı, “Dolu… amım yutuyor. Vur, taşakların klitorise çarpsın.” Callum hızlandı, çadır brandası sallanıyordu hafiften. Her darbede et şapırtısı, memelerin savruluşu, ıslak ten sesleri. Nadia bir elini geriye uzatıp kendi klitorisini ovdu, diğerini Callum’un taşaklarına götürüp sıvazladı. “Konuş… kirli konuş. Söyle ne kadar pis olduğumu.”
Callum nefessiz, “Hugo’nun annesinin amını sikiyorum… az önce götünü yardırdım, dilim götündeydi, şimdi amını eziyorum. Memelerini emdim, yüzüne boşalacağım belki ama tutuyorum. Seni bir daha titreteceğim, amını parçalayacağım bu yarrakla. Her sabah kahvaltıda izlediğim o kalçaları, o memeleri… şimdi sikimin altında.” Hızlandı daha, boynunu ısırdı, tişörtü yukarı sıyırıp diğer memeyi emdi. Nadia’nın amı kasılıyordu yine, dördüncü orgazma yaklaşıyordu. Dışarıda şimşek çaktı, brandayı aydınlattı bir an; ayak sesi yoktu, sadece savrulan yağmur.
Nadia aniden “Dur, çıkar, ağzıma” dedi. Callum çıktı, Nadia hemen dizüstü döndü, yarrakı—am ve göt sularıyla parlayan—iki eliyle kavradı ve boğazına indirdi. Öğürmeden emdi, tükürük ve am suyu karışımı çenesinden memelerine aktı. Callum saçlarını tuttu, kalçalarını ileri verdi, derin boğazladı. “Yala temizle… götümü siktiğim, amımı eziğim yarrakı yut. Hepsini.” Nadia inleyerek emdi, diliyle başı çevirdi, damarları yaladı, taşakları ağzına aldı birer birer. Bir eliyle kendini parmakladı, amı hâlâ seğiriyordu, diğer eliyle Callum’un göt deliğine bastırıp parmağını soktu yine.
Başını çekti, salya ipliği sikiye bağlı kaldı, dudakları şiş ve parlak. Fısıldadı, “Üstüme boşalma henüz. Beni sırtüstü yatır, bacaklarımı omuzuna al, köküne kadar amıma gir. Sonra yüzüme, memelerime boşal. Yalayacağım, yutacağım. Ama konuşurken boşal… bana ne yaptığını anlat sonuna kadar.” Callum kadını yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı, amını bir hamlede kökledi. Nadia boğuk inledi, tırnaklarını sırtına geçirdi. “Anlat, vururken anlat.”
Callum pompalarken tısladı, “Amını sikiyorum… Hugo’nun kırk iki yaşındaki annesinin ıslak, sırılsıklam amını. Götünü açtım, dilimi soktum, parmakladım, siktim. Şimdi eziyorum, memelerini sündürüyorum, boynunu ısırıyorum. Yağmurda çadırda, oğlunun en yakın arkadaşı olarak annesini domaltıp her deliğini doldurdum. Amın beni sağyor, boşalacağım… yüzüne, diline, memelerine.” Hızlandı, çadır sallanıyordu. Nadia bacaklarını beline doladı, “Evet… oraya vur… amımı parçala… geliyorum yine—” Amı kasılıp Callum’u sıktı, orgazm sarsı onu bir kez daha, sıcak dalgalar sikin etrafında aktı.
Callum tutamadı. Sikini çıkardı, Nadia’nın üstüne çıktı, yarrakı yüzüne, açık ağzına, memelerine doğru tuttu. “Aç ağzını… yut.” İlk fışkınma Nadia’nın diline, dudaklarına çarptı, kalın ve sıcak. İkinci memelerine aktı, pembe uçları kapladı. Üçüncü boğazına doğru, Nadia yuttu, öksürmeden. Callum saçlarını tutup son damlaları diline sıktı, “Yala… hepsini yut, Hugo’nun annesi gibi yut.” Nadia dilini uzatıp yarrakı temizledi, taşakları yaladı, kendi memelerindeki dölleri parmaklayıp ağzına götürdü, yuttu. Gözleri kararmış, gülümsüyordu kirli.
Callum nefes nefese yere yığıldı yanına, ama Nadia hemen döndü, sikini yine ağzına aldı, yumuşarken bile emdi, temizledi. “Bitmedi… bak hâlâ sertleşiyor. Yağmur dinmedi. Bir tur daha. Götüme gir yine, bu sefer köküne kadar boşal içime. Sonra amıma da. Seni kurutacağım dedim.” Callum’un siki titreyerek sertleşmeye başladı yine, Nadia’nın dili ve tükürüğüyle. Kadın domaldı, kıçını kaldırdı. Callum arkasına geçti, göt deliğine dayadı, girdi kolay çünkü gevşemişti. Pompaladı, bu sefer daha derin, daha yavaş ama sert. Nadia geriye itti, “İçime boşal… götüme doldur. Anlat yine.”
“Götüne boşalıyorum… arkadaşımın annesinin götüne dölümü akıtıyorum. Amı sızıyor, memeleri döl içinde, ağzı döl tadında. Çadırda, yağmurda, her deliğin benim.” Callum hızlandı, taşaklar şapırdıyordu. Nadia klitorisini ovdu, “Geliyorum… götümde dölünle—” Götü sardı, Callum boşaldı ikinci kez, sıcak fışkınmalar götün içine aktı, taştı, bacaklarına indirdi. Nadia titreyerek orgazm oldu yine, amı boşta sıçrattı. Callum sikini çıkardı, döl göt deliğinden aktı, sızdı. Nadia döndü, dilini uzatıp akan dölü yaladı, parmaklayıp amına da sürdü, sonra yarrakı temizledi bir kez daha.
Dışarıda yağmur savruluyor, ama içeride açlık bitmemişti. Nadia Callum’un üstüne çıktı yine, yumuşayan siki amına alıp yavaşça sağdı, parmağını götüne soktu. “Sabaha kadar… her damlanı alacağım. Hugo gelirse amımın içinde saklanırsın, dölün götümdeyken. Şimdi sertleş yine, götümü yala, amımı sik, yüzüme boşal bir daha.” Callum kalçalarını itti, siki kanlanıyordu. Çadır brandası şişti, şimşek çaktı. Nadia eğilip kulağına fısıldadı, zıplayarak, parmağı derin: “Oğlumun arkadaşının yarrakı amımda, dölü götümde, dilim taşaklarında… bu gece seni tüketeceğim Callum, her pozisyonda, her delikte, ta ki sikin sızana kadar.”
Callum memelerini avuçlayıp emdi, kalçalarını yukarı pompaladı. Nadia’nın amı şap şap yutuyordu, döl ve am suyu karışımı taşaklara akıyordu. Daha fazla vuruş, daha fazla inilti, daha fazla kirli fısıltı. Callum üçüncü kez boşalmak üzereyken Nadia amından çıkarıp yüzüne doğru tuttu siki, “Boşal… dilime, gözlerime, saçıma.” Fışkınmalar geldi, Nadia dilini uzatıp yakaladı, yuttu, yüzüne bulaşanları parmaklayıp amına sürdü, götüne de. Gülümsedi, o bilerek pis gülümsemesiyle, “Hâlâ yağmur yağıyor… sikin hâlâ seğiriyor. Bir kez daha götüme sok, son damlaya kadar sağıl. Hugo’nun annesinin göt deliği senin döl kuyun bu gece.”
Callum kadını ters çevirdi, bacaklarını omuzlarına aldı, göt deliğine dayayıp girdi son kez. Yavaş ama derin pompaladı, kalan her şeyi akıttı içine. Nadia inledi, “Doldur… taşır götümü, amıma da akıt, yalat bana.” Callum çıktı, son damlaları amına, klitorisine sıktı, Nadia parmaklayıp yaladı, yuttu. İkisi de ter içinde, döl ve am suyu içinde, çadırın darlığında yığıldılar ama Nadia hemen sikini ağzına alıp emmeye devam etti, yumuşayana kadar, ta ki hiçbir damla kalmayana kadar. Dışarıda yağmur dinmiyordu. İçeride Nadia başını kaldırdı, dudakları döl ve tükürükle parlak, fısıldadı son olarak: “Yarrağım hâlâ tadınla dolu, götüm döl sızdırıyor, amım senin dilini istiyor yine… sabaha kadar bu çadırda her deliğimi sikmeye devam et, oğlumun piç arkadaşı, ta ki taşakların kuruyana dek.”
Rate this story
Popular Collections
Browse Categories