Uzun Ayrılıktan Sonra Plağın Arkasında

Uzun ayrılıktan sonra eski sevgilisiyle plak dinlerken sert anal sikiş yaptılar.

19 min read September 07, 2026New

Sergio kapıyı yavaşça iterek açtığında evin içine ağır, tozlu bir koku sinmişti; yıllardır yurt dışında geçirdiği zamanın geride bıraktığı o tanıdık nem ve ahşap kokusu. Yirmi sekiz yaşındaydı, omuzları genişlemiş, sesi biraz daha boğuklaşmıştı ama adımları hâlâ aynı temkinli ritimdeydi. Salonun ortasında, eski plak dolabının önünde diz çökmüş bir siluet gördü. Renata. Yirmi yedi yaşındaki eski sevgilisi, saçları omuzlarına dökülmüş, ince bir yaz elbisesi içinde, kolları dolabın derinliklerine uzanmış halde plakları karıştırıyordu. Dönüp baktığında gözleri büyüdü, dudakları aralandı.

“Sergio… gerçekten sen misin?” sesi kısık çıktı, parmakları bir plağın kenarında donakaldı.

O yaklaştı, ceketini koltuğa attı. “Döndüm. Kimse yok sandım, anahtarı hâlâ saklıyordum.” Gözleri Renata’nın boynundaki ince çizgide, clariklerindeki o eski ateşte gezindi. Aralarındaki mesafe kapanırken hava ağırlaştı; uzun yılların bastırdığı gerilim, bir anda odanın her köşesine sızdı. Renata ayağa kalktı, elindeki plağı gösterdi. Kapağında soluk harflerle “Uzun Ayrılıktan Sonra” yazıyordu. Sergio’nun eski koleksiyonundan, ikisinin de defalarca dinlediği o parça.

“Bunu buldum,” dedi Renata, sesi alçak ve titrek. “Hâlâ burada… her şey hâlâ burada.” Parmakları plağın kenarını sıvazladı, bakışları Sergio’nun dudaklarına kaydı. “Özledin mi beni? Yoksa sadece plakları mı?”

Sergio bir adım daha attı, elini onun beline koydu. “Seni. Her gece. O plağın sesini duyunca senin kalçalarını hatırlıyordum, nefesini, amının kokusunu.” Renata’nın nefesinin kesildiğini hissetti. Parmakları hafifçe beline baskı yaptı, flörtöz bir gülümsemeyle ekledi: “Bu gece kimse yok. Ne istersen yapabiliriz.”

Renata plağı pikaba koydu, iğneyi indirdi. İlk notalar odada yayıldığında kalçalarını yavaşça sallamaya başladı; elbisesinin eteği uyluklarında kıvrıldı, memeleri kumaşın altında hafifçe salındı. Gözleri yarı kapalı, dudakları aralık, tempo tutarak dans ediyordu. Sergio arkasından sarıldı, göğsünü sırtına yapıştırdı. Elleri önce beline, sonra aşağı kayarak kalçalarını sıktı; dolgun, yumuşak et parmaklarının arasında ezildi. Boynuna eğildi, sıcak nefesini kulağına üfleyerek öptü, dilini kulak memesinde gezdirdi.

“Hâlâ aynı kokuyorsun,” fısıldadı. “Sıcak ve ıslak.”

Renata kalçalarını geriye bastırdı, Sergio’nun sertleşmeye başlayan sikine dayadı. “Hisset… ne kadar hazırım.” Elbisesinin eteği yukarı kayarken Sergio’nun parmakları kumaşın altına girdi, külotsuz olduğunu fark etti. Islak amının dudakları parmak uçlarına yapıştı, kaygan ve sıcacıktı. Orta parmağını yavaşça aralardan geçirdi, klitorisine hafifçe bastırdı; Renata inleyerek geriye doğru itti.

“Beni arkadan istiyorsan al,” diye kulağına fısıldadı Renata, sesi boğuk ve istek dolu. “Uzun zamandır bunu hayal ediyorum. Götümü aç, doldur beni. Hepsi senin.”

Bu açık davet ikisini de serbest bıraktı. Sergio kollarını sımsıkı sardı, onu koltuğun kenarına doğru yürüttü. Renata’yı öne eğdi, avuçlarını koltuğun yaslandığı yere koydurdu. Eteğini beline sıyırdı, kalçalarını iyice açığa çıkardı; pembe, gergin göt deliği ve altında parlayan ıslak amı görünür oldu. Diz çöktü, elleriyle kalçalarını ayırdı. Önce dilini uzattı, amının dış dudaklarından yukarı doğru yaladı, tadını aldı, sonra dar deliğin etrafında dairesel hareketlerle gezdirdi. Tükürüğünü bolca bıraktı, dil ucuyla deliği yokladı, yavaşça içeri itti. Renata zevkten inledi, kalçalarını geriye iterek dilini daha derine aldı.

“Ah… Sergio, daha… parmaklarını da kullan.”

Sergio bir parmağını tükürüğüyle ıslatıp yavaşça deliğe soktu, çevirerek gevşetti; aynı anda dilini amında gezdirdi, klitorisini emdi. İkinci parmağını ekledi, yavaş yavaş açtı, parmaklarını makas gibi hareket ettirdi. Renata’nın inlemeleri yükseldi, “İçeri… daha derin, götümü hazırla” diye mırıldandı. Sergio uzun uzun oynadı; dil, parmak, tükürük… delik parlaktı, hafifçe kasılıp açılıyordu. Amından sızan sular uyluklarına akıyordu.

Sonunda ayağa kalktı, pantolonunu indirdi. Siki dimdik, damarlı ve kalındı; başını Renata’nın kalçasına sürttü. Bolca tükürdü, avucuyla sıvazlayarak kayganlaştırdı, sonra başını gergin deliğe dayadı. Yavaşça itti. Renata’nın nefesi kesildi, “Yavaş… kalın, doluyor” diye homurdandı ama kalçalarını geriye verdi. Santim santim girdi; sıcak, dar et sikini sımsıkı sardı. Dibine kadar battığında ikisi de durdu, nefes nefese.

“Hareket et,” dedi Renata titreyen sesle. “Yavaş başla, sonra sert.”

Sergio belini kavradı, önce derin ve ağır vuruşlarla çekip soktu. Her girişte Renata’nın götü şap diye ses çıkardı, amı boşta sallanırken sular damladı. Tempo arttı; kalçalar birbirine çarptı, etler titredi. Sergio bir elini öne uzatıp Renata’nın klitorisini ovuşturdu, diğer eliyle kalçasını savurarak domalttı. Hızlandı, sertleşti; sikinin tamamı girip çıkıyor, delik kenarları beyaz köpükle parlaktı.

“Daha sert!” diye bağırdı Renata, bir eliyle kendi klitorisini ovuştururken. “Hepsini alıyorum, sik beni, götümü parçala… ah evet, orası, daha derine!”

Sergio domaltarak hızla sikti, taşakları amına çarpıyordu. Renata’nın inlemeleri çığlığa döndü, “Boşalıyorum… götümle boşalıyorum” diye haykırırken kasılmaları sikini sıktı. Sergio da dayanamadı; derin bir hamleyle içine boşaldı, sıcak dölünü derinlere pompaldı, her sarsıntıda daha fazla vererek inledi. İkisi de titreyerek zevkten sarsıldı, terli tenleri birbirine yapıştı.

Sergio yavaşça çıktı; sikinden ve Renata’nın açık deliğinden döller sızdı, uyluklarından aşağı aktı. Renata nefes nefese, dizlerinin üzerine…

Renata nefes nefese, dizlerinin üzerine yığıldı; kalçaları hâlâ titriyor, açık göt deliğinden Sergio’nun sıcak dölü yavaş yavaş sızıyor, uyluklarının içinden aşağı doğru ince bir çizgi halinde kayıyordu. Plak hâlâ dönüyordu, iğne hafifçe cızırtı çıkarıyor, o tanıdık melodi odanın tozlu havasında salınmaya devam ediyordu. Sergio geride durdu, pantolonu ayak bileklerinde, siki hâlâ yarı sert, parlak ve ıslak; kendi dölüyle kaplı başını seyretti. Renata’nın belini, o açılmış pembe halkayı, damlayan beyazı seyretti ve içinde yeniden bir ateş yükseldi.

“Kalkma,” dedi boğuk sesle. “Öyle kal. Dizlerinin üstünde, götün bana dönük.”

Renata itaat etti; avuçlarını yere bastırdı, sırtını kamburlaştırdı, kalçalarını daha da yukarı kaldırdı. Delik hâlâ aralık, hafifçe kasılıp açılıyor, her seferinde biraz daha döl sızdırıyordu. Sergio diz çöktü, iki eliyle o dolgun etleri ayırdı, parmak uçlarıyla kenarları gerdi. “Bak… ne kadar açıldın. İçim hâlâ sende.” Başparmağını deliğe bastırdı, kaygan dölün içine yavaşça soktu, çevirdi, çıkardı; parmağı ıslak ve parlak çıktı. Renata inledi, “Parmakla… daha fazla aç” diye fısıldadı.

Sergio iki parmağını birden soktu bu kez. Dölün kayganlığıyla kolayca kaydılar içeri; makas hareketiyle kenarları gerdi, üçüncü parmağını ekledi. Renata’nın götü şap şap sesler çıkararak yutuyordu parmakları. “Ah siktir… doluyor yine… Sergio, dilini de koy.” Sergio eğildi, dilini parmaklarının yanından deliğe değdirdi, tuzlu-tatlı karışımı yaladı, dölünü kendi tükürüğüyle karıştırarak geri itti. Renata kalçalarını geriye savurdu, “Daha derine… boğazına kadar yala götümü” diye inledi.

Sergio parmaklarını çıkardı, yerine dilini soktu, mümkün olduğunca derin itti, sonra geri çekip kenarları emdi. Bir eliyle amına uzandı; klitoris hâlâ şiş ve ıslaktı, iki parmağını amına daldırırken dilini götte çalıştırıyordu. Renata titredi, “İkisi birden… evet, amımı da parmakla, götümü ye.” Sergio tempo tuttu; dil götte, parmaklar amda, başparmak ara sıra klitorise sürtünüyordu. Renata’nın bacakları titremeye başladı, “Boşalacağım… dilinle… ah…” diye boğuk boğuk bağırırken ikinci orgazmı geldi; amı parmaklarını sıktı, göt deliği dilinin etrafında ritmik kasıldı, berrak sular uyluklarından aktı.

Sergio doğruldu, siki yeniden dimdikti; damarları kabarmış, başı morarmış, ucundan kaygan bir damla süzülüyordu. Renata’yı kollarından tutup kaldırdı, yüzünü kendine çevirdi, öpüştüler. Dilini ağzına soktu, kendi dölünün tadını onun diline verdi; Renata emdi, yuttu, “Beni yine sik” diye mırıldandı dudaklarının arasından. “Ama bu sefer ayakta. Plak dolabına yasla beni.”

Sergio onu dolaba doğru itti. Renata göğüslerini ahşaba dayadı, yanaklarını soğuk yüzeye bastırdı, kalçalarını geriye çıkardı. Sergio arkasında konumlandı, sikinin başını o hâlâ ıslak, aralık deliğe sürttü. “Hazır mısın? Daha sert gireceğim.” Renata “Gir… hepsini bir anda sok” diye cevap verdi. Sergio belini kavradı, tek bir hamleyle dibine kadar battı. Renata’nın çığlığı odada yankılandı; “Ahhh… kalın… içime kadar!” Delik kenarları beyaz köpükle köpürdü, her santim onu gerdi.

Sergio durmadı. Hemen ritme girdi; kısa, sert, derin vuruşlar. Kalçaları şap şap şap sesiyle çarpıştı, etler titreşti, taşakları Renata’nın amına ritmik vurdu. Bir eliyle saçlarını yakaladı, başını geriye çekti, boynunu ısırdı. “Götün beni yutuyor… ne kadar dar, ne kadar sıcak.” Renata “Daha hızlı… parçala beni… uzun yılların acısını götüme boşalt” diye haykırdı. Sergio hızlandı; her girişi daha şiddetli, her çıkışı neredeyse tamamen dışarı, sonra tekrar dip. Döl hâlâ içerideydi, kayganlık mükemmeldi; sikinin şaftı parlaktı, her hareketinde ıslak sesler yükseldi.

Plak birden bitti, iğne cızırdadı. Sergio bir an durdu, nefes nefese, sikini dibine gömülü tuttu. “Başka plak koy,” diye fısıldadı Renata’nın kulağına. “Ama siki çıkarma. İçimde kalırken koy.” Renata titreyen elleriyle dolabı açtı, parmakları plakların arasında gezindi; Sergio o sırada yavaş yavaş, mini vuruşlarla içini yokluyordu. Renata bir plağı buldu, pikaba koydu, iğneyi indirdi. Yeni notalar yükselirken Sergio yeniden sertleşti; bu sefer daha uzun, daha ağır darbelerle sikiyor, her seferinde kalçalarını savurarak domaltıyordu.

“Ellerini aç,” dedi. Renata kollarını yanlara uzattı, avuçlarını dolabın kenarlarına bastırdı. Sergio bir elini öne kaydırdı, amının dudaklarını ayırdı, üç parmağını birden amına soktu. Götünde siki, amında parmakları… Renata delirdi. “İkisini birden… doldur her deliğimi… ah Sergio, daha, daha!” Sergio parmaklarını amda bükerek o hassas noktaya bastırırken götünü acımasızca sikiyordu. Tempo çılgınlaştı; odanın ahşap zemininde ayak sesleri, et şapırtıları, inlemeler karıştı.

Renata’nın bacakları yine titredi. “Geliyorum… götümle, amımla… her yerimle boşalıyorum!” Kasılmaları başladı; amı parmaklarını emdi, götü siki demir gibi sıktı. Sergio dayanamadı, “İçine… yine içine” diye homurdanarak ikinci kez boşaldı; sıcak jetler derinlere fışkırdı, her sarsıntıda daha fazla pompaladı. Döl fazlası kenarlardan fışkırdı, uyluklara aktı, yere damladı. İkisi de titreyerek durdu, Sergio hâlâ içinde, nabız gibi atan sikiyle.

Ama siki tamamen yumuşamadı. Renata’nın içinde yarım sert kaldı. Sergio yavaşça çıktı; delik bir an açık kaldı, yuvarlak, kırmızı, dölle dolu, sonra yavaşça daraldı ama hâlâ aralıktı. Renata döndü, dizlerinin üzerine çöktü, Sergio’nun sikini iki eliyle kavradı. “Temizleyeceğim,” dedi, dilini uzattı, kendi götünden ve amından karışmış dölü yaladı. Başını ağzına aldı, derin boğazladı, dilini alt damarına gezdirdi, taşaklarını emdi. Sergio inledi, parmaklarını saçlarına doladı. “Öyle em… yeniden sertleşsin. Bu gece bitmeyecek.”

Renata emmeye devam etti; tükürük boğazından aktı, çenesine damladı. Siki yeniden kabardı, damarlandı, boğazını doldurdu. “Yeter,” dedi Sergio, onu ayağa kaldırdı. “Şimdi yatağa. Ama önce… bir şey daha istiyorum.” Renata’yı salonun ortasındaki eski halının üzerine indirdi, sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. “Götünü göreyim yine. Bacaklarını daha aç.” Renata dizlerini göğsüne çekti, elleriyle kalçalarını ayırdı; delik tamamen görünür, ıslak, davetkâr.

Sergio eğildi, dilini bir kez daha deliğe soktu, uzun uzun yaladı, sonra amına geçti, klitorisi emdi, dilini amın içine daldırdı. Renata “Sik beni… bu pozisyonda sik götümü” diye yalvardı. Sergio doğruldu, sikinin başını deliğe dayadı, bu sefer yüz yüze, bacaklar omuzda, yavaş yavaş girdi. Derinlik farklıydı; her santimde Renata’nın gözleri kısıldı, dudakları aralandı. “Dibine… evet, orası… rahmime kadar geliyor gibi.” Sergio ağır ağır hareket etti, sonra tempo arttırdı; her vuruşta taşakları amına çarptı, döl köpükleri oluştu.

Bir eliyle memelerini sıktı, uçlarını burdu, diğer eliyle boğazına hafif baskı yaptı. Renata “Daha sert… boğ beni hafiften, götümü ez” diye inledi. Sergio baskıyı arttırdı, hızlandı; halı üzerinde kayıyorlardı, ter damlıyordu. “Senin götün… yıllarca hayalini kurduğum göt… şimdi benim, her santimi benim,” diye homurdandı. Renata “Hepsi senin… istediğin kadar kullan… boşal içime, dölünü biriktir” diye cevap verdi.

Sergio birden çıktı, Renata’yı ters çevirdi, diz çöktürdü, yüzünü halıya bastırdı, kalçalarını yukarı kaldırdı. “Köpek gibi… daha alçak.” Renata alçaldı, göğüsleri yere değdi, götü en yukarıdaydı. Sergio arkasından girip yeniden başladı; bu sefer vahşi, düzensiz, derin. Her darbe Renata’yı ileri itti, inlemeleri boğuklaştı. “Ah… ah… götüm yanıyor… ama durma… yak beni.” Sergio tükürdü deliğe, kayganlığı arttırdı, iki eliyle kalçaları ezerek sikiyordu.

Plak yine bitmek üzereydi. Sergio hızını kesti ama çıkmadı; yavaş, derin, öğütür gibi hareketlerle içini yokladı. “Bir plak daha,” diye fısıldadı. “Ve bu sefer… sen üste geçeceksin. Götüne oturup zıplayacaksın. Ben seyredeceğim.” Renata nefes nefese “Evet… plak koyayım, sonra sikine oturayım” dedi. Sergio yavaşça çıktı, siki zıpladı, parlaktı. Renata ayağa kalktı, bacakları titreyerek dolaba gitti; döl uyluklarından ince çizgiler halinde akıyordu, her adımda damlıyordu.

Yeni bir plağı seçti, kapağına baktı, gülümsedi. “Bu… bizim ilk gecemizdeki plak.” İğneyi indirdi, notalar yükseldi. Sergio koltuğa oturdu, siki dimdik havada. Renata ona doğru yürüdü, bacaklarını iki yana açarak kucağına oturdu, ama amına değil; geriye dönük, göt deliğini sikin başına hizaladı. Elleriyle kalçalarını ayırdı, yavaşça indirdi. Baş girdi, sonra şaft, santim santim… “Ah… doluyor yine… ne kadar kalın.” Dibine oturduğunda ikisi de inledi.

Renata zıplamaya başladı. Elleri Sergio’nun dizlerinde, kalçaları yukarı aşağı; her inişte göt şap diye ses çıkardı, her çıkışta sik neredeyse tamamen görünür oldu. Sergio belinden tuttu, “Daha hızlı zıpla… götünü siki gibi kullan” diye emretti. Renata tempo tuttu, memeleri salındı, ter boynundan aktı. “Sert… daha sert oturuyorum… içimi dolduruyor.” Sergio alttan da itmeye başladı; her zıplayışta yukarı doğru hamle yapıyor, daha derine batırıyordu.

Renata’nın inlemeleri yükseldi, “Geliyorum… otururken… götümle boşalıyorum!” Kasılmaları siki sıktı, amından sular fışkırdı, Sergio’nun taşaklarına aktı. Sergio “Tut… içinde tut, boşalma henüz” diye dişlerini sıktı ama Renata’nın darlığı onu da sınırda tutuyordu. Birkaç saniye daha dayandı, sonra “İçine… şimdi” diye homurdanarak üçüncü kez boşaldı; sıcak döl fışkırdı, Renata’nın götünü doldurdu, fazlası kenarlardan taştı, Sergio’nun kasıklarına aktı.

Renata titreyerek üzerine yığıldı, siki hâlâ içinde. Notalar çalmaya devam ediyordu. Sergio kollarını beline doladı, boynunu öptü, “Bu gece bitmedi,” diye fısıldadı. “Biraz dinlen. Sonra seni mutfağa götüreceğim. Tezgâha yatırıp yine götünden sikmek istiyorum. Pencereden ay ışığı vururken. Ve bu sefer… parmaklarımı da amına sokacağım, ikisini birden dolduracağım ta ki çığlıkların evi inletinceye kadar.”

Renata nefesi hâlâ düzensiz, “Hazırım… ne kadar istersen,” diye mırıldandı, kalçalarını hafifçe kıpırdattı; siki içinde kaydı, döl şapırdadı. “Ama önce… dilini yine götüme koy. Dölünü yala, temizle, sonra yeniden aç. Çünkü daha fazla istiyorum. Daha sert, daha derin, daha kirli.” Sergio gülümsedi, onu yavaşça kaldırdı, siki plop diye çıktı; delik aralık kaldı, beyaz döl sızdı. Renata dört ayak üzerine geçti, kalçalarını Sergio’ya doğru itti.

Sergio diz çöktü, dilini uzattı, o açık, dölle dolu deliği yalamaya başladı yeniden; tuzlu tadı aldı, kenarları emdi, dilini içeri itti, Renata’nın inlemeleri taze notalarla karıştı. Parmaklarını amına soktu, klitorisini ovuşturdu, götü dilledi. “Bu sadece başlangıç,” diye mırıldandı dilini çekerken. “Uzun ayrılığın bütün gecelerini bu götte telafi edeceğim. Plaklar bitene kadar, sesin kısıksana kadar, yürüyemeyene kadar.” Renata “Öyle yap… lütfen öyle yap” diye fısıldadı, kalçalarını geriye bastırarak dilini daha derine aldı; plak dönüyordu, hava ağırlaşmıştı, ve ikisinin de bedeninde hâlâ yanmakta olan o açlık, bir sonraki hamleyi bekliyordu.

Sergio dilini bir kez daha derinlere ittiğinde Renata’nın göt deliği hâlâ sıcacık ve kaygandı; kendi dölünün tuzlu tadı dilinin üzerinde erirken parmaklarını amına sokup bükerek o şişkin noktaya bastırdı. Renata dört ayak üzerinde sarsıldı, “Ah siktir… dilin götümde eriyor, parmakların da amımı yırtıyor” diye boğuk boğuk inledi. Sergio başını kaldırdı, çenesine kadar ıslak, “Mutfağa gidiyoruz şimdi. Tezgâha yatıracağım seni, pencereden ay ışığı vururken götünü yeniden açacağım. İkisini birden dolduracağım ta ki çığlığın camları titretsin.”

Renata titreyen bacaklarıyla ayağa kalktı; uyluklarından ince döl çizgileri hâlâ süzülüyordu. Sergio belinden tutup onu mutfağa sürükledi. Eski tezgâh soğuktu, ay ışığı yarım açık pencereden beyaz bir şerit halinde düşüyordu. Sergio Renata’yı yüzüstü tezgâha yatırdı, eteğini beline kadar sıyırdı, bacaklarını iyice araladı. “Ellerini uzat, kenarları tut. Kıpırdama.” Renata avuçlarını tezgâhın kenarına bastırdı, yanağını soğuk mermere dayadı. Sergio arkasında pantolonunu tamamen sıyırdı, siki dimdik ve parlaktı; başını o aralık, kırmızı deliğe sürttü. “Bak ne kadar kolay girecek… hâlâ dolusun benimle.”

Tek hamlede dibine kadar battı. Renata’nın çığlığı mutfakta yankılandı, “Ahhh… kalın… içime kadar geliyor yine!” Sergio belini kavradı, hemen sert ritme girdi; her vuruşta kalçalar şap şap şap sesiyle çarpıştı, etler titreşti, taşakları amına ritmik vurdu. Bir eliyle saçlarını yakalayıp başını geriye çekti, diğer eliyle amının dudaklarını ayırıp üç parmağını birden soktu. Götünde kalın siki, amında parmakları… Renata delirdi. “İkisini birden… doldur her deliğimi… daha derine, parmaklarını kıvır, götümü parçala!”

Sergio tempo tuttu; parmaklarını amda o hassas noktaya bastırırken götünü acımasızca sikiyordu. Her girişte döl köpükleri kenarlardan fışkırıyor, uyluklara akıyor, tezgâha damlıyordu. “Senin götün yıllarca hayalini kurduğum yer… şimdi benim, her santimi yutuyor,” diye homurdandı boynuna eğilerek. Renata “Hepsi senin… istediğin kadar kullan, boşal içime, biriktir dölünü” diye haykırdı. Sergio hızlandı; tezgâh gıcırdadı, ay ışığında ter damlacıkları parlıyordu. Bir elini boğazına kaydırdı, hafif baskı yaptı. Renata “Daha sık… boğ beni, götümü ez” diye inledi.

Kasılmaları başladı. Amı parmaklarını demir gibi sıktı, göt deliği siki ritmik emdi. “Geliyorum… götümle, amımla… her yerimle boşalıyorum!” diye bağırırken berrak sular fışkırdı, Sergio’nun eline aktı. Sergio dayanamadı; “İçine… yine derinlere” diye dişlerini sıktı, dördüncü kez boşaldı. Sıcak jetler fışkırdı, her sarsıntıda daha fazla pompaladı, fazlası kenarlardan taştı, tezgâha aktı. İkisi de titreyerek durdu, Sergio hâlâ içinde nabız gibi atıyordu.

Ama siki tamamen yumuşamadı. Yavaşça çıktı; delik bir an yuvarlak ve açık kaldı, beyaz döl sızdı, sonra yavaşça daraldı ama hâlâ aralıktı. Renata nefesi kesik, “Dilini koy… dölünü yala, temizle, sonra yeniden aç” diye fısıldadı. Sergio diz çöktü, dilini uzattı; tuzlu-tatlı karışımı yaladı, kenarları emdi, dilini mümkün olduğunca derin itti. Parmaklarını amına geri soktu, klitorisini ovuşturdu. Renata kalçalarını geriye savurdu, “Daha… boğazına kadar ye götümü.”

Sergio ayağa kalktı, onu çevirdi, sırtüstü tezgâha yatırdı. Bacaklarını omuzlarına aldı, dizlerini göğsüne doğru bastırdı. “Yüz yüze… götünü göreyim iyice.” Renata elleriyle kalçalarını ayırdı; delik ıslak, davetkâr, hafifçe kasılıp açılıyordu. Sergio sikinin başını dayadı, yavaş yavaş girdi. Derinlik farklıydı; her santimde Renata’nın gözleri kısıldı, “Dibine… rahmime kadar geliyor gibi… ah Sergio.” Sergio ağır ağır hareket etti, sonra tempo arttırdı; her vuruşta taşakları amına çarptı, döl köpükleri oluştu. Bir eliyle memelerini sıktı, uçlarını burdu, diğer eliyle boğazına baskı yaptı.

“Daha sert… götümü ez, boğ beni,” diye yalvardı Renata. Sergio baskıyı arttırdı, hızlandı; tezgâh üzerinde kayıyorlardı. “Uzun ayrılığın acısını bu götte çıkarıyorum… her damlasını içine basacağım,” diye homurdandı. Renata “Boşalt… biriktir içimde, daha fazla istiyorum” diye cevap verdi. Sergio birden çıktı, onu ayakta çevirdi, pencereye doğru itti. “Ellerini cama koy. Ay ışığında sikeyim seni.”

Renata avuçlarını soğuk cama bastırdı, kalçalarını geriye çıkardı. Sergio arkasından girdi, bu sefer ayakta, vahşi. Her darbe onu cama doğru itti; memeleri camda ezildi, nefesı buğulanıyordu. “Bak dışarı… kimse yok ama olsaydı görürlerdi nasıl götünü yuttuğumu,” diye kulağına fısıldadı. Renata “Görsünler… sik beni daha sert, parçala” diye inledi. Sergio bir eliyle amını ovuşturdu, klitorisini sıkıştırdı; diğer eliyle kalçasını savurarak domalttı. Tempo çılgınlaştı; ıslak şapırtılar, inlemeler, camın titremesi karıştı.

Renata’nın bacakları titredi. “Yine geliyorum… camdayken… götümle boşalıyorum!” Kasılmaları siki sıktı. Sergio “Tut… içinde tut” diye dişlerini sıktı ama dayanamadı; beşinci kez derinlere boşaldı, sıcak döl fışkırdı, fazlası uyluklara aktı, yere damladı. İkisi de sarsılarak durdu. Sergio yavaşça çıktı; delik aralık, kırmızı, dölle dolu kaldı.

Renata döndü, diz çöktü, siki iki eliyle kavradı. “Temizleyeceğim… yeniden sertleştir.” Dilini uzattı, kendi götünden ve amından karışmış dölü yaladı, başını boğazına kadar aldı, dilini alt damara gezdirdi. Sergio parmaklarını saçlarına doladı, “Öyle em… bu gece bitmeyecek. Seni yatağa götüreceğim şimdi. Orada bacaklarını başına kadar katlayacağım, götünü sonuna kadar açacağım, belki de… parmaklarımı da sikimle birlikte sokacağım. İkisini birden yutacaksın ta ki yürüyemeyene kadar.”

Renata emmeye devam etti; tükürük çenesine damladı, siki yeniden kabardı, damarlandı. “Yeter,” dedi Sergio, onu ayağa kaldırdı. Kollarından tutup salona doğru yürüttü, ama mutfak kapısında durdu. “Bir plak daha koy. Sonra yatağa. Ve bu sefer… sen üste geçeceksin yine, ama tersine. Yüzün ayaklarıma bakacak, götünü sikiime oturtup zıplayacaksın. Ben de alttan amını parmaklayacağım.”

Renata titreyen adımlarla pikaba gitti; döl hâlâ uyluklarından süzülüyordu. Yeni bir plağı seçti, iğneyi indirdi. Notalar yükselirken Sergio onu yatağa doğru çekti. Eski yatak gıcırtılıydı. Sergio sırtüstü uzandı, siki havada. Renata tersine bindi, kalçalarını ayırdı, deliğini başa hizaladı, yavaşça indirdi. “Ah… doluyor yine… ne kadar kalın, içimi geriyor.” Dibine oturduğunda ikisi de inledi.

Renata zıplamaya başladı; her inişte göt şap diye ses çıkardı, her çıkışta sik neredeyse tamamen görünür oldu. Sergio alttan itti, bir eliyle amına üç parmak soktu, diğer eliyle kalçasını savurdu. “Daha hızlı… götünü siki gibi kullan, amını da yut parmaklarımı.” Renata tempo tuttu, memeleri salındı, ter boynundan aktı. “Sert… daha sert oturuyorum… ikisini birden alıyorum.”

İçinde o açlık hâlâ yanıyordu. Sergio’nun parmakları amında bükülürken götü siki emiyordu. “Geliyorum… otururken… her deliğimle!” diye haykırırken kasılmaları başladı. Sergio “Biraz daha… sonra seni bağlayacağım gibi tutacağım, plaklar bitene kadar bu götte kalacağım” diye homurdandı ama Renata’nın darlığı onu sınırda tutuyordu. Birkaç saniye daha dayandı, sonra “İçine… şimdi hepsini” diye boşaldı; sıcak döl fışkırdı, Renata’nın götünü doldurdu, fazlası taştı.

Renata titreyerek üzerine yığıldı, siki hâlâ içinde kayıyordu. Notalar çalmaya devam ediyordu. Sergio kollarını beline doladı ama çıkmadı. “Dinlen biraz… ama çıkarma. İçinde kalsın. Sonra seni yan yatıracağım, bacağını omzuma alıp yavaş yavaş öğüteceğim. Ve bu sefer… dildo gibi parmaklarımı da ekleyeceğim, dört parmak ve sik… götünü sonuna kadar açacağım. Yürüyemeyeceksin sabah. Plaklar bitsin, sesin kısılsın istiyorum.”

Renata nefesi düzensiz, kalçalarını hafifçe kıpırdattı; döl şapırdadı. “Hazırım… ne kadar istersen. Ama önce dilini yine koy. Dölünü yala, sonra o dört parmağı sok. Çünkü daha kirli, daha derin istiyorum. Uzun ayrılığın her gecesini bu götte bitir.” Sergio gülümsedi, onu yavaşça kaldırdı; siki plop diye çıktı, delik aralık kaldı, beyaz sızdı. Renata yan yattı, bacağını kaldırdı, kalçalarını Sergio’ya doğru itti. Sergio diz çöktü, dilini o açık deliğe soktu yeniden; tuzlu tadı aldı, kenarları emdi, parmaklarını hazırladı. Hava ağırlaşmıştı, plak dönüyordu, ve ikisinin bedeninde o doymak bilmeyen ateş bir sonraki, daha vahşi hamleyi bekliyordu—yatağın gıcırtısı, ay ışığının solgun şeridi ve hâlâ dolmak isteyen o dar, sıcacık delik.

Sergio dilini o aralık deliğe bir kez daha soktuğunda Renata yan yatmış bacağını omzuna dayamış, kalçalarını geriye iterek her yalamayı daha derine alıyordu. Tuzlu döl tadı dilinin üzerinde erirken Sergio iki parmağını birden amına daldırdı, bükerek o şişkin noktaya bastırdı; Renata’nın inlemesi boğuk çıktı, “Ah siktir… dilin götümde eriyor, parmakların amımı parçalıyor, daha sok” diye dişlerini sıktı. Sergio çenesine kadar ıslanmış halde başını kaldırdı, parmaklarını çıkarıp dördüncü parmağını da ekledi; dölün kayganlığıyla dört parmak birden o dar halkayı gererek içeri kaydı. Renata’nın gözleri kısıldı, “Dört… evet dört, aç beni sonuna kadar, götümü yırt” diye haykırırken kalçaları titredi.

Sergio parmaklarını makas gibi açıp kapadı, her seferinde daha derin itti, kenarları beyaz köpükle parlattı. “Bak ne kadar yutuyorsun… yıllarca bu götü hayal ettim, şimdi dört parmağımı birden alıyor,” diye homurdandı. Renata “Sikini de sok… parmaklarınla birlikte sikimi yutayım, ikisini birden doldur” diye yalvardı, sesi boğuk ve istek dolu. Sergio parmaklarını çıkarmadan sikinin başını o gerilmiş deliğe dayadı; kaygan döl ve tükürükle tek hamlede yarısına kadar battı. Renata’nın çığlığı yatağı inletmişti, “Ahhh… kalın… parmakların da içerde, doluyor her yerim, parçalanıyorum!”

Sergio belini kavradı, parmaklarını sikinin yanında tutarak yavaş yavaş dibine kadar itti. Dört parmak ve kalın sik bir arada o sıcacık etin içinde; Renata’nın göt deliği gerilmiş, kenarları beyaz, her nefeste kasılıp açılıyordu. “Hareket et… öğüt beni, daha sert,” diye mırıldandı Renata, bir eliyle kendi klitorisini ovuştururken. Sergio ritme girdi; kısa, ağır, derin vuruşlar. Her girişte parmakları da birlikte kayıyor, sikin şaftı parlaktı, ıslak şapırtılar odayı dolduruyordu. Taşakları amına çarpıyor, döl fazlası kenarlardan fışkırıp çarşaflara akıyordu. “Götün beni yutuyor… dört parmakla birlikte ne kadar dar kalmış hâlâ,” diye dişlerini sıktı Sergio, tempo arttırarak.

Renata bacağını daha fazla açtı, “Daha hızlı… götümü ez, parmaklarını kıvır, amımı da unutma” diye bağırdı. Sergio bir elini öne uzatıp üç parmağını amına soktu; götünde sik ve dört parmak, amında üç parmak… Renata delirdi, “İkisini birden… her deliğim dolu, ah siktir geliyorum!” Kasılmaları başladı; göt deliği siki ve parmakları demir gibi sıktı, amı parmaklarını emdi, berrak sular fışkırdı. Sergio dayanamadı, “İçine… hepsini derinlere basıyorum” diye homurdanarak altıncı kez boşaldı; sıcak jetler fışkırdı, parmaklarının arasından taştı, uyluklara aktı, yatağa damladı. İkisi de titreyerek sarsıldı ama Sergio çıkmadı, parmaklarını da çekmedi; nabız gibi atan siki ve parmaklarıyla içinde kaldı.

“Çıkarma… daha istiyorum,” diye nefes nefese fısıldadı Renata. Sergio yavaşça parmaklarını çıkardı, sikini dibine gömülü tutarak onu sırtüstü çevirdi, bacaklarını başına kadar katladı. Dizleri omuzlarına değiyordu, göt deliği tamamen açık, kırmızı, dölle dolu. “Bu pozisyonda sonuna kadar açacağım seni,” dedi Sergio, sikinin başını yeniden dayayıp tek seferde dibine battı. Derinlik farklıydı; her santim Renata’nın karnını şişirir gibi geliyordu. “Rahmime kadar… evet orası, götümü parçala,” diye inledi Renata, elleriyle kalçalarını daha fazla ayırarak. Sergio vahşi ritme girdi; yatak gıcırdıyor, her darbe Renata’yı ileri itiyor, memeleri zıplıyor, ter damlacıkları ay ışığında parlıyordu.

Bir eliyle boğazına baskı yaptı, diğer eliyle amının dudaklarını ayırıp klitorisini sıkıştırdı. “Boğ beni… götümü ez, uzun ayrılığın acısını bu deliğe boşalt,” diye yalvardı Renata. Sergio baskıyı arttırdı, hızlandı; ıslak şapırtılar, et şapırtıları, inlemeler karıştı. “Senin götün… her santimi benim, dölümü biriktiriyorum içine, sabah taşacak,” diye homurdandı. Renata’nın bacakları titredi, “Yine… götümle boşalıyorum, amım fışkırıyor!” diye haykırırken kasılmaları siki sıktı, berrak sular Sergio’nun kasıklarına aktı. Sergio “Tut… içinde tut, şimdi hepsini al” diye dişlerini sıktı, yedinci kez derinlere boşaldı; sıcak döl fışkırdı, fazlası kenarlardan köpük köpük taştı, çarşafları ıslattı.

Sik hâlâ yarı sert kalmıştı. Sergio yavaşça çıktı; delik bir an yuvarlak, açık, kırmızı kaldı, beyaz döl sızdı, sonra yavaşça daraldı ama hâlâ aralıktı. Renata nefes nefese “Dilini koy… dölünü yala, dört parmağını sok, sonra sikini de ekle yeniden” diye emretti. Sergio diz çöktü, dilini o açık deliğe soktu, tuzlu-tatlı karışımı uzun uzun yaladı, kenarları emdi, dilini mümkün olduğunca derin itti. Parmaklarını hazırlayıp dördünü birden soktu, çevirdi, gevşetti; Renata kalçalarını savurdu, “Daha… boğazına kadar ye, parmaklarını götüme göm.” Sergio parmaklarını çıkarıp sikini yeniden dayadı, bu sefer iki parmağını da yanında tutarak girdi; üç parmak ve sik bir arada. Renata’nın çığlığı kısıldı, “Daha fazla… doldur, yırt, her yerimi kullan!”

Sergio onu dört ayak üzerine çevirdi, yüzünü yastığa bastırdı, kalçalarını yukarı kaldırdı. “Köpek gibi alçalt… götün en yukarıda,” diye emretti. Renata göğüslerini yatağa dayadı, götü en tepedeydi. Sergio arkasından girdi, parmaklarını da ekleyerek vahşi, düzensiz darbelerle sikiyordu. Her vuruş Renata’yı ileri itti, inlemeleri boğuklaştı. “Ah… götüm yanıyor… ama durma, yak beni, daha sert,” diye mırıldandı. Sergio tükürdü deliğe, kayganlığı arttırdı, iki eliyle kalçaları ezerek domalttı. Plak cızırdayarak bitmek üzereydi; tempo çılgınlaştı, et şapırtıları, döl fışkırtıları odayı doldurdu.

Renata “Geliyorum… yine… her deliğimle!” diye bağırırken kasılmaları başladı. Sergio “İçine… sonunu da basıyorum” diye homurdanarak sekizinci kez boşaldı; sıcak jetler fışkırdı, o kadar çoktu ki kenarlardan fışkırarak uyluklara, yatağa, yere aktı. İkisi de sarsılarak durdu ama Sergio çıkmadı. Sik hâlâ sert, içinde nabız gibi atıyordu. “Bitmedi,” diye tısladı. “Plak yeniden koyulacak, sen üste geçeceksin, götüne oturup zıplayacaksın ta ki taşaklarım boşalana kadar. Sonra seni bağlar gibi tutup yan yatıracağım, bacağını omzuma alıp yavaş yavaş öğüteceğim, dört parmak ve sik… yürüyemeyeceksin.”

Renata titreyen bacaklarıyla kalktı, döl uyluklarından sel gibi akıyordu. Pikaba gitti, iğneyi indirdi, notalar yükseldi. Sergio sırtüstü uzandı, siki dimdik, dölle kaplı. Renata tersine bindi, deliğini başa hizaladı, yavaşça indirdi; baş girdi, şaft, santim santim… “Ah… doluyor… ne kadar kalın, içimi geriyor yine.” Dibine oturduğunda ikisi inledi. Renata zıplamaya başladı; her inişte göt şap diye ses çıkardı, her çıkışta sik neredeyse tamamen görünür oldu, döl köpükleri saçıldı. Sergio alttan itti, bir eliyle amına dört parmak soktu, diğer eliyle kalçasını savurdu. “Daha hızlı zıpla… götünü siki gibi kullan, amını yut parmaklarımı, ikisini birden al!”

Renata tempo tuttu, memeleri salındı, ter boynundan aktı, “Sert… daha sert oturuyorum… her deliğim dolu, geliyorum otururken!” diye haykırdı. Kasılmaları siki sıktı, amından sular fışkırdı. Sergio “Biraz daha… hepsini içine basacağım” diye dişlerini sıktı, birkaç saniye dayandı, sonra “Şimdi… al dölümü götüne” diye boşaldı; sıcak fışkırtılar Renata’nın içini doldurdu, fazlası taştı, Sergio’nun kasıklarına aktı. Renata titreyerek yığıldı ama Sergio onu kaldırmadı. “Çıkarma… içinde kalsın, zıpla daha,” diye emretti. Renata güçlükle yeniden zıpladı, her inişte döl şapırdadı, delik şap diye ses çıkardı.

Sergio birden onu çevirdi, yan yatırdı, bacağını omzuna aldı, sikini çıkarmadan yavaş yavaş öğütmeye başladı. Dört parmağını yeniden soktu, sikin yanında; göt deliği gerilmiş son noktadaydı. “Sonuna kadar… açıyorum seni, yürüyemeyeceksin,” diye tısladı. Renata “Evet… yırt, doldur, daha kirli, daha derin, uzun ayrılığın her gecesini bu götte bitir” diye inledi. Tempo arttı, vahşileşti; yatak gıcırdadı, ıslak sesler yükseldi, döl her yerdeydi. Renata’nın orgazmı peş peşe geldi, amı fışkırttı, götü siki emdi. Sergio “Son… hepsini basıyorum götüne” diye homurdanarak son kez boşaldı; döl fışkırdı, o kadar boldu ki delikten fışkırarak çarşafları, uylukları, yeri kapladı.

Sergio sikini çıkardı; delik aralık, kırmızı, dölle taşmış kaldı, her kasılmada daha fazla beyaz sızdırıyordu. Renata dört ayak üzerine geçti, kalçalarını savurdu, “Dilini sok… dölünü yala, yut, sonra parmaklarını sok yeniden, çünkü götüm hâlâ aç, hâlâ istiyor, plak bitsin sesim kısılsın istiyorum” diye boğuk boğuk mırıldandı. Sergio dilini o açık, dölle dolu deliğe soktu, tuzlu tadı yaladı, yuttu, kenarları emdi, dört parmağını birden daldırdı çevirerek; Renata kalçalarını geriye bastırarak “Daha derine… götümü ye, doldur, sikini de sok, her santimini yutayım ta ki döl akmaktan kesilene kadar” diye inledi, plak cızırdarken göt deliği parmaklarını şapırdatarak yutuyor, taze döl sızdırıyordu.

Rate this story

Thanks for rating
Tagged dirty-talk grinding slow-dancing breast-play

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.