Yaz Gecesi Onu Baştan Çıkardı
42 yaşındaki ateşli MILF Kiara, yaz gecesi bahçede 22 yaşındaki komşu oğlu Marco'yu ağzına alıp domaltılarak siktiriyor.
Yaz gecesinin nemi bahçeye yapışmıştı. Ağustosböcekleri aralıksız ötüyor, havuzdan yükselen klor kokusuyla karışık jasmin çiçeklerinin ağır kokusu Kiara’nın ince askılı elbisesinin kumaşına sinmişti. Kırk iki yaşındaydı; teni hâlâ sıkı, kalçaları dolgun, memeleri iri ve ağırdı. Komşu evin bahçe kapısından süzülüp gelen Marco’yu gördüğünde gülümsedi. Yirmi iki yaşındaki genç adam kısa şort ve dar bir tişörtle gelmişti; omuzları geniş, karın kasları tişörtün altından belli oluyordu. Uzun zamandır bakışları birbirine takılıyordu. Marco, Kiara’nın eğilip saksı sularken kalçalarının kumaşa nasıl gerildiğini, memelerinin askıların arasından sarkışını aklından çıkaramıyordu. Kiara da gencin şehvetli bakışlarını, boğazının her yutkunuşunda beliren adem elmasını fark etmişti. O gece ikisi de yalnızdı; komşular tatilde, evin ışıkları sönük, bahçe lambaları loştur.
Kiara bahçe sandalyesine oturdu, bacaklarını hafifçe araladı. Elbisenin etek ucu uyluklarına çıktı; terlemiş derisi parlıyordu. Marco’nun bakışlarını yakaladı. Gencin şortunda bir şişkinlik belirmeye başlamıştı bile. Dayanamadı; yanına yaklaşıp diz çökmeden önce sandalyenin koluna tutundu, parmaklarını Kiara’nın boynuna gezdirdi. Sıcak, ıslak bir dokunuştu. Kiara gülümsedi, elini Marco’nun kaslı göğsüne koydu, parmaklarını sert meme uçlarına sürttü.
“Beni istiyorsan al,” diye fısıldadı, nefesi Marco’nun dudağına değiyordu. “Korkma. Bak, zaten ıslandım senin için.”
Marco’nun eli boynundan omzuna, oradan elbisenin askısını indirerek memesine indi. Dolgun eti avuçladı, başparmağıyla ucunu ovuşturdu. Kiara’nın amı zaten sızıyordu; külotsuz oturduğu için sandalyenin ahşabına yapışan ıslaklık hissediliyordu. Marco’nun siki şortu geriyordu; kalın, sert, damarlı. Karşılıklı dokunuşlar ikisini de çıldırtmıştı. Kiara gencin elini yakalayıp eteklerinin arasına götürdü, parmaklarını amının dudaklarına bastırdı.
“Hisset,” dedi boğuk sesle. “Ne kadar ıslak olduğumu. Senin için.”
Marco inledi. Parmakları kaygan yarığa girdi, iki boğum kadar sokuldu. Kiara kalçasını kaldırıp o parmaklara oturdu, yavaşça sikildi. Gözleri yarı kapalı, dudakları aralıktı. Marco’nun siki artık acı verici derecede sertleşmişti; şortun belinden çıkardı, kalın kamış serbest kaldı. Ucu parlaktı, ön sıvısı sızıyordu.
Kiara sandalyeden kayıp dizlerinin üstüne çöktü. Bahçe taşları dizlerini çiziyordu ama umrunda değildi. Marco’nun sikini iki eliyle kavradı, kökünden tutup dilini ucuna bastırdı. Tuzlu tadı dilinin üstünde eridi. Ağzını açıp başını öne eğdi; kalın eti dudağının kenarlarını gererek boğazına doğru kaydı. Derin yaladı, salyası şapırtıyla aktı. Marco’nun elleri Kiara’nın saçlarına gömüldü, kalçalarını hafifçe ileri itti. Kiara boğazını gevşetti, sikin tamamını neredeyse yuttu; burnu gencin kasık kılına değdi. Gözleri yaşardı ama çekilmedi. Çıkarıp dilini alt taraftan köküne kadar gezdirdi, taşaklarını emdi, sonra yeniden boğazına kadar soktu. Marco’nun bacakları titriyordu.
“Siktir… ağzın çok sıcak,” diye homurdandı.
Kiara sikini ağzından çıkarıp tükürüğünü yaladı, gülümsedi. Sırtüstü uzandı, bahçe şezlonguna yayıldı, bacaklarını geniş açtı. Elbisesini beline kadar sıyırdı; kıllı olmayan, şişmiş, parlak amı ve göt deliği loş ışıkta göründü. Marco’yu kendi yüzüne doğru çekti.
“Gel. Dilini sok. Her yerime.”
Marco hemen eğildi. Dili amın yarığına yapıştı, kalın dilini içeri sokup duvarları yaladı. Kiara’nın suları çenesine aktı. Dilini klitorisine bastırıp emdi, sonra aşağı inip göt deliğine gezindirdi; ıslak, sıkı halkayı yaladı, dil ucunu hafifçe itti. Kiara inledi, kalçalarını Marco’nun yüzüne bastırdı, amını gencin burnuna sürttü. Marco iki parmağını amına sokup dilini göt deliğinde gezdirirken Kiara’nın memeleri sallandı; kendi elleriyle sıkıp uçlarını çekiştirdi.
Marco doğruldu, Kiara’yı çevirdi. Dizleri üstünde, kalçaları havada, dirsekleri şezlongda. Marco arkasından yaklaştı, kalın sikinin ucunu ıslak amın yarığına sürttü, bir kez, iki kez kaydırdı. Sonra belini kavrayıp tek hamlede girdi. Kiara’nın amı gencin sikini yuttu; duvarlar gerildi, ıslak şapırtı geceye yayıldı. Marco derine kadar gömüldü, kalçalarını tokatladı—tok ses bahçede yankılandı—ve hızlı hızlı sikmeye başladı. Her vuruşta Kiara’nın memeleri sarkıp sallanıyor, kalçaları titriyordu. Marco bir eliyle belini tutup diğer eliyle göt yanağını açarak daha derine daldı.
“Sert sik… evet, böyle,” diye inledi Kiara. “Domalt beni, sik kırılana kadar.”
Marco tokatları araladı, ritmi artırdı. Sikinin her çıkışında amın suları damlıyor, her girişinde Kiara’nın boğuk çığlıkları yükseliyordu. Bir ara çıkarıp ucunu göt deliğine bastırdı ama henüz girmedi; sadece ıslattı, tehdit etti, sonra yeniden amına sokup daha da hızlandı.
Sonra Kiara doğrulup Marco’yu şezlonga yatırdı. Üstüne çıktı, cowgirl pozisyonunda sikin ucunu amına yerleştirip yavaşça indi. Kalın et onu doldururken nefesi kesildi. Ellerini Marco’nun göğsüne koydu, zıplamaya başladı. Kalçaları şapırdayarak inip kalkıyor, amı sikin her santimini yutuyordu. Marco başını kaldırıp Kiara’nın sarkan memelerini yakaladı; bir ucunu ağzına alıp emdi, dilini gezdirdi, dişlerini hafifçe bastırdı. Kiara memesini daha derine itti, zıplamayı hızlandırdı. Kendi klitorisini ovuştururken amı kasılıp Marco’nun sikini sıkıyordu.
“Memelerimi ye,” diye fısıldadı. “Sikerken em onları.”
Marco iki memeyi birden sıkıp uçlarını yaladı, emerken Kiara’nın kalçalarını tutup alttan vurmaya başladı. Cowgirl ritmi bozuldu; Marco onu ters çevirip misyoner pozisyonuna aldı. Bacaklarını omuzlarına attı, amını tamamen açtı ve delice sikmeye koyuldu. Derin, sert, aralıksız darbeler. Kiara’nın başı şezlongun kenarından sarkıyor, saçları yere değiyordu. Her vuruşta karnında şişkinlik hissediyor, gencin taşaklarının götüne çarpışını duyuyordu. Marco’nun yüzü terli, bakışları kararmıştı; Kiara’nın boğazını hafifçe kavradı, hızını hiç kesmedi.
Amının içi yanıyordu, suları şezlongu ıslatmıştı. Marco’nun siki damar damar şişmiş, ucu her dalışta rahim ağzına vuruyordu. Kiara tırnaklarını gencin sırtına geçirdi, bacaklarını beline doladı, onu daha derine çekti. İkisi de nefes nefese, tenler birbirine yapışmış, şapırtılar ve iniltiler geceye karışmışken Marco bir an duraksadı—siki hâlâ dipte, nabız gibi atıyordu. Kiara’nın amı ritmik kasılıyor, onu sıkıyordu. Gencin gözleri Kiara’nınkine kilitlendi; henüz boşalmamışlardı, henüz bitmemişti. Marco belini geri çekip yeniden sertçe daldı, Kiara’nın bir bacağını daha yükseğe kaldırarak açıyı değiştirdi; daha da derine girebileceğini hissettiriyordu. Bahçenin nemi, terleri, amın suları birbirine karışmış, yaz gecesi onları yutmuştu. Marco’nun nefesı Kiara’nın kulağına değdi, dudakları boynuna yapıştı; sikin her vuruşuyla gerilim tırmanıyor, ikisi de o anın peşinde, daha fazlasını istiyordu—
Marco belini geri çektiğinde Kiara’nın amı onu bırakmak istemedi; ıslak et duvarları emerek siki tuttu, sonra yeniden sertçe daldı. Daha derin. Kiara’nın bacağı omzunda titredi, topukları Marco’nun sırtına battı. Yaz gecesinin nemi tenlerine yapışmıştı; ter damlaları Kiara’nın boynundan sarkık memelerine akıyor, her vuruşta göğüsleri savrulup Marco’nun göğsüne çarpıyordu.
“Daha sert… kırma beni,” diye hırıldadı Kiara. Gözleri yarı açık, bakışları gencin kararmış yüzüne kilitliydi. Marco boğazındaki parmaklarını sıktı—hafif, kontrollü—ve ritmi bozmadan daha da hızlandı. Taşakları her seferinde Kiara’nın göt deliğine şapırdayarak çarpıyordu. Amın suları şezlongun kumaşına yayılmış, bacak aralarına yapışmıştı.
Kiara tırnaklarını Marco’nun kalçalarına geçirdi, onu içine doğru çekti. “Boşalma… henüz. Beni önce bitir.” İçinden geçiyordu: Bu genç sik onu dolduruyordu, rahim ağzına her vuruşta kıvılcımlar saçıyordu. Yıllardır kimse onu böyle açmamıştı. Marco’nun damarlı eti her çıkışta kenarlarını geriyor, her girişte nefesi kesiliyordu.
Marco bir an durdu, siki dipte zonklayarak. Elleriyle Kiara’nın kalçalarını kavrayıp onu çevirdi—hızlı, aceleci. Kiara dizlerinin üstüne geldi, dirsekleri şezlongda, kalçaları havada. Elbisesi beline buruşmuş, memeleri sarkıp salınıyordu. Marco arkasından yapıştı, kalın ucunu ıslak yarığa sürttü ve tek hamlede girdi. Kiara boğuk bir inilti kopardı. “Siktir… evet, orası. Orayı ez.”
Marco belini kavradı, bir eliyle göt yanağını açtı, başparmağını göt deliğine bastırdı—ıslak, ısrarlı. Parmağın ucu içeri süzüldü, halkayı gerdi. Aynı anda siki amına gömülüp çıktı, hızlı, sert, şapırtılı. Kiara’nın başı düştü, saçları yüzüne yapıştı. “Parmağını da sok… evet… götümü de hisset.” Marco ikinci boğuma kadar bastırdı; Kiara’nın amı o anda sıkılaştı, siki bir mengene gibi kavradı.
“Amın beni sıkıyor,” diye homurdandı Marco, nefesi kesik. “Boşalacaksın. Şimdi.” Diğer elini öne uzatıp klitorisini buldu—şişmiş, kaygan—ve parmak uçlarıyla ovalamaya başladı. Üç yerden aynı anda: siki amında, parmağı götünde, eli klitorisinde. Kiara’nın bacakları titredi. İçinden dalgalar yükseldi; karın kasları kasıldı, nefesleri kesik kesik çıktı.
“Geliyorum… Marco… sikme durma—” Cümlesi yarım kaldı. Amı ritmik kasılmalarla sıkıştı, sıcak sular fışkırır gibi aktı, Marco’nun taşaklarına, uyluklarına bulaştı. Kiara’nın çığlığı boğuk, boğazdan gelen bir hırıltıya döndü; kalçaları geriye itildi, her kası kilitlendi. Orgazm onu sarsarken Marco hızını kesmedi, parmağını götünde oynatmaya devam etti, siki o daralan ete vurmaya devam etti. Kiara’nın memeleri sallanıyor, uçları sertleşmiş, terli derisi parlaktı.
Orgazmın artçıları hâlâ sürerken Marco siki çıkardı—ıslak şapırtıyla—ve ucunu göt deliğine bastırdı. “Bunu da istiyor musun?” sesi kalındı, istek doluydu. Kiara başını çevirdi, gözleri yaşlı, dudakları aralık. “Sok… yavaş yavaş. Aç beni.”
Marco tükürüğünü avucuna alıp sikine sürdü, sonra Kiara’nın amından akanlarla daha da ıslattı. Ucu göt halkasına dayandı, bastırdı. Kiara nefesini tuttu; yanma, gerilme, sonra yavaş yavaş açılma. Baş kısmı içeri süzüldü. “Ah… siktir, kalın…” Marco bir eliyle belini tuttu, diğer eliyle kalçasını okşadı. Santim santim ilerledi. Kiara’nın götü onu yuttu—sıkı, ateşli, nabız gibi atan. Dipte durdu, ikisi de nefes nefese.
“Hareket et,” diye fısıldadı Kiara. “Sik götümü. Yavaş… sonra sert.” Marco geri çekildi, yeniden girdi. İlk hareketler temkinliydi; her girişte Kiara’nın boğuk iniltisi geceye karıştı. Sonra ritmi buldu. Göt deliği gevşedikçe hızlandı, kalçaları tokatladı—tok, tok—ve derine gömüldü. Kiara bir elini kendi amına götürdü, iki parmağını sokup kendi kendini sikti; götünde Marco’nun kalın eti, amında kendi parmakları. Çifte doluluk onu yeniden gerdi.
“Boşal içime,” dedi Kiara, sesi titrek. “Götüme boşal. Doldur beni.” Marco’nun nefesleri bozuldu. Elleri Kiara’nın kalçalarında iz bıraktı, hızı arttı—kısa, sert darbeler. Taşakları şapırdayarak çarpıyordu. “Geliyorum… amına koyayım, geliyorum—” Son bir dalışla dibine kadar gömüldü ve boşaldı. Sıcak, koyu fışkırmalar Kiara’nın götünü doldurdu; her kasılmada daha fazlası aktı. Marco inledi, belini titretti, siki zonklayarak son damlaları bıraktı.
Bir süre öyle kaldılar. Marco yavaşça çıktı; siki yumuşarken delikten sızan döller Kiara’nın uyluklarına aktı, karışık sularla birlikte damladı. Kiara şezlonga yığıldı, yüzüstü, bacakları aralık, nefesi hâlâ düzensiz. Marco yanına uzandı, terli alnını Kiara’nın omzuna yasladı. Elleri tembel tembel memelerini okşadı, uçlarını sıkıştırdı.
“Sikin hâlâ zonkluyor,” diye mırıldandı Kiara, gülümseyerek. Bir elini uzatıp Marco’nun ıslak, yarı sert kamışını kavradı, yavaşça sıvazladı. “Bir tur daha… birazdan. Ağzımla temizlerim önce.” Marco’nun dölü hâlâ götünden sızıyordu; parmaklarıyla karıştırdı, tadına baktı, sonra Marco’nun dudaklarına götürüp öptürdü. “Tadına bak. Senin.”
Marco onu öptü—derin, yavaş, dilini emerek. Elleri Kiara’nın amına kaydı, ıslaklığı hissetti, parmaklarını soktu. “Senin amın hâlâ açık… hâlâ istiyor.” Kiara bacaklarını araladı, ona izin verdi. Bahçenin loş ışığında tenleri parlıyor, ağustosböcekleri hâlâ ötüyor, havuzun kloru jasminle karışıyordu. Marco parmaklarını yavaş yavaş hareket ettirirken Kiara’nın boynunu emdi, iz bıraktı.
“Evine geçmeyelim,” dedi Kiara fısıltıyla. “Burada kalalım. Sabaha kadar sik. Beni yormadın daha.” Marco gülümsedi, parmaklarını çıkarıp amın sularını yaladı. “Tamam. Ama önce şu götündeki dölleri dilimle temizleyeyim.” Eğildi, dilini Kiara’nın göt deliğine bastırdı, sızan sıcaklığı yaladı, halkayı emdi. Kiara inledi, kalçasını geri itti. “Evet… öyle. Sonra amıma sok yine.”
Marco dilini gezdirdi, taşaklarını okşadı, siki yeniden sertleşmeye başladı. Kiara döndü, diz çöküp o sertleşen eti ağzına aldı—halâ tuzlu, kendi sularıyla ve dölle karışık. Derin yaladı, boğazına kadar indirdi, salyası aktı. Marco’nun elleri saçlarına gömüldü. “Siktir, ağzın… yine yutuyorsun.”
Tam o sırada—Kiara sikin yarısını boğazındayken, Marco’nun nefesi hızlanmışken—bahçe kapısının mandalı metalik bir sesle klik etti. Ayak sesleri. Çakıl taşlarında aceleci adımlar. Bir fener ışığı karanlığı yardı, demir parmaklıklardan içeri süzüldü.
“Marco? Orada mısın? Baban aradı, telefonun kapalı—ben de—” Komşu evin diğer oğlu, Marco’nun ağabeyi sesi, kapıdan içeri adım atmıştı bile. Fenerin ışığı şezlonga, terli tenlere, Kiara’nın hâlâ açık bacaklarına, dudaklarının kenarından sarkan ışıklı sik ucuna düştü.
Işık bir saniye dondu. Sonra sessizlik.
Rate this story
Popular Collections
Browse Categories