Anonim Sesin Kalçalarımı İlk Defa Yırttığı Stüdyo

28 yaşındaki seslendirme sanatçısı Fiona, prodüktör Everett’in stüdyoda kalın sikini ilk defa kıçına kökleyerek onu sertçe analdan parçalıyor.

9 min read September 21, 2026New

Stüdyonun loş ışıkları gece yarısını çoktan geçmişti. Fiona kulaklıklarını takmış, mikrofonun önünde son replikleri tekrarlarken yan odadaki camın arkasından Everett’in bakışlarını hissediyordu. Yirmi sekiz yaşındaki seslendirme sanatçısı bu gece yeni projede geç saatlere kadar kalmıştı; otuz beş yaşındaki prodüktör ise her cümlesini sabırla dinliyor, arada kalın ve derin sesiyle yönlendirme yapıyordu. Everett’in sesi kulaklıklarından doğrudan beynine, oradan da beline, kalçalarına iniyor gibiydi. Her “Daha alçaktan, Fiona… yavaşça… hisset” dediğinde karnında sıcak bir gerilim toplanıyor, pantolonunun içindeki külotu nemleniyordu.

Fiona bir ara kulaklığını biraz kaydırıp bakışlarını kaldırdı. Everett stüdyo koltuğunda oturmuş, elindeki kalemi yavaşça döndürüyor, dudaklarında hafif bir gülümseme vardı. Göz göze geldiklerinde Fiona’nın yanakları kızardı ama kaçmadı. Everett mikrofonu açtı, sesi yine o boğuk, düşük frekansla kulaklarına doldu:

“Sesimi kıçında hissetmek ister misin, Fiona?”

Cümle o kadar net ve doğrudan gelmişti ki Fiona bir an nefesini tuttu. Uzun zamandır bastırdığı o arzuyu, dar deliğinin gerilmesini, kalın bir siki ilk kez oraya almayı hayal ettiği geceleri bir anda yüzeye çıkarmıştı. Kalbi güm güm atıyordu. Everett’in gözlerindeki ciddiyet şakadan değildi; flört uzun süredir birikiyordu, bakışlar, geç saatler, o ses… Hepsi buraya gelmişti. Fiona yavaşça mikrofonu kendine çekti, sesi kısık ama net çıktı:

“Evet. Hadi yırt beni.”

Everett hiçbir şey söylemeden kalktı, stüdyo kapısını kilitleyip yan odaya geçti. Fiona’nın yanına geldiğinde boyu ve omuz genişliğiyle onu eziyor gibi duruyordu. Elini Fiona’nın beline koydu, parmakları tişörtünün altından çıplak tenine değdi. Fiona titredi. Everett onu yavaşça stüdyo koltuğuna doğru eğince Fiona kendi iradesiyle öne eğildi, dirseklerini koltuğun kollarına dayadı, kalçalarını geriye doğru çıkardı. Kot pantolonunun fermuarı açılırken Everett’in nefesini ensesinde hissediyordu.

“Bu kalçalar bugün benim,” dedi Everett, sesi hâlâ o derin tınıdaydı, iğneleyici ve sahiplenici. Pantolonu ve külotu birlikte aşağı çekti, Fiona’nın çıplak kalçaları loş ışıkta parlıyordu. Avucunu bir yanağına bastırıp sıktı, sonra diğerine. Fiona inledi, bacaklarını biraz daha açtı. Everett iki parmağını ağzına götürüp bolca tükürükledi, ıslak uçları Fiona’nın dar, pembe göt deliğine sürttü. Yavaşça bastırdı. İlk boğum içeri girerken Fiona’nın nefesi kesildi, ama kalçalarını bilinçli olarak geriye itti, deliğini parmaklara doğru açtı.

“Siktir… yavaş… ah—” diye mırıldandı Fiona, alnını koltuğa dayamış, gözleri yarı kapalı. Everett ikinci parmağı da ekledi, tükürükle kayganlaşmış deliği nazikçe ama ısrarla genişletiyordu. İçerideki sıcak, sıkı et parmaklarını sıkıyordu. Everett eğilip kulağına fısıldadı:

“Ne kadar dar’sın. Sesimi hatırla… her inleyişini kaydedeceğim gibi dinliyorum seni.”

Fiona’nın klitorisi zaten şişmiş, amı sızıntıyla ıslanmıştı ama asıl yanma o parmakların götünde ileri geri hareket etmesinden geliyordu. Everett tempo tutturdu, parmaklarını daha derine, daha hızlı sokup çıkarmaya başladı. Fiona kalçalarını ritme uyduruyor, “Daha sert… sesinle birlikte parçala beni,” diye yalvarıyordu. Everett’in diğer eli saçlarını yakaladı, hafifçe geri çekti; Fiona’nın boynu gerildi, iniltisi daha yüksek çıktı. Stüdyonun yalıtımlı duvarları sesi yutuyordu ama ikisi de umursamıyordu.

Everett parmaklarını çıkardığında Fiona boşluktan homurdandı. Prodüktör onu koltuktan kaldırıp stüdyo masasının üzerine yüzüstü yatırdı. Script kâğıtları kenara savruldu. Fiona’nın göğüsleri soğuk masa yüzeyine bastı, kalçaları kenarda havada kaldı. Everett kemerini açtı, kotunu indirdi. Kalın, damarlı siki serbest kaldığında Fiona yana bakıp gördü; uzun, ağır ve ucu parlaktı. Everett avucuna tükürdü, sikini yukarı aşağı sıvazladı, bol tükürükle kapladı, fazlasını Fiona’nın göt deliğine de sürdü. Bir eliyle Fiona’nın bir kalçasını açtı, diğer eliyle sikinin başını dar girişe dayadı.

“Hazır mısın?” diye sordu, sesi hâlâ o boğuk, kontrol sahibi tonda. Fiona başını çevirmeden, nefes nefese cevap verdi:

“Evet… kök le beni. Yırt.”

Everett kalçalarını tuttu ve tek, kararlı bir hamleyle içeri girdi. Baş kısmı o dar halkayı zorlayıp geçerken Fiona’nın ağzından uzun, titrek bir çığlık koptu. “Aahh—siktir!” Kalınlık içeri doğru ilerlerken yanma ve doluluk bir arada geldi; Fiona masayı tırnakladı, ayak parmakları gerildi. Everett yarıya kadar sokmuş, orada durmuş, Fiona’nın nefes alışını dinliyordu. Sonra yavaş yavaş daha derine kaydı, ta ki kalçaları Fiona’nın çıplak etine çarpana kadar. Fiona gözlerini sımsıkı yummuş, “Dolu… çok doluyum…” diye inliyordu.

Everett önce yavaş, derin darbelerle sikişmeye başladı. Her girişte sikinin tamamını neredeyse dışarı çekiyor, sonra köküne kadar geri sokuyordu. Fiona’nın göt deliği her seferinde onu sıkıca kavrıyor, ıslak sesler stüdyoda yankılanıyordu. Everett bir elini kaldırıp Fiona’nın kalçasına sert bir tokat indirdi; et titredi, kızardı. Fiona “Daha… daha derine, parçala kıçımı!” diye bağırınca Everett tempo değiştirdi. Artık vahşi ve hızlı sikiyordu. Kalçaları şapırdayarak çarpışıyor, her darbede masa hafifçe sarsılıyordu. Fiona’nın iniltileri ağlamaya dönüşmüştü; zevkten gözleri dolmuş, salyası masaya akıyordu.

Everett bir eliyle Fiona’nın saç köklerinden yakalayıp başını hafifçe geri çekti, diğer elini öne uzatıp bacaklarının arasından klitorisine ulaştı. Şişmiş tomurcuğu iki parmağıyla ovuştururken siki hâlâ o vahşi tempoyla götünü dövüyordu. Fiona’nın bacakları titriyordu; amı kasılıyor, göt deliği her darbede sikini daha da sıkıyordu. Everett’in nefesleri de bozulmuştu artık, alnından ter damlıyordu.

“Al… al bütününü,” diye hırlıyordu, saçı hâlâ çekili, klitorisi acımasızca ovulurken. Fiona’nın sesi kırık kırık çıkıyordu: “Evet—ahhh—daha sert, Everett, kıçımı parçala, sesinle… sikinle…”

Everett hızını kesmeden Fiona’nın belini daha da aşağı bastırdı, açı değiştirip daha derin noktalara vurdu. Her vuruşta Fiona’nın klitorisi parmakların altında seğiriyor, götü yanıyor, doluluk hissi karnının altına kadar yayılıyordu. İkisi de uçurumun kenarındaydı; Fiona’nın kasılmaları artmış, Everett’in sikinin nabız gibi atan damarları her girişte hissediliyordu. Ama Everett bir an için yavaşladı, sikini dibine kadar gömülü tuttu, Fiona’nın saçını bırakmadan kulağına eğildi. Sesi yine o kalın, alçak tınıya indi, nefes nefese ama hâlâ dominant:

“Bitirmedik daha. Bu stüdyoda kalçalarını daha ne kadar yırtabileceğimi göstereceğim. Hareket etme.”

Fiona masanın üzerinde titreyerek, sik hâlâ götünü tamamen doldurmuş halde, gözleri yaşlı ve arzulu, bir sonraki hamleyi bekliyordu. Everett’in parmakları klitorisinden çekilmemişti; hafifçe daireler çizerek onu o gerilimde tutuyordu. Dışarıda şehrin sesi yoktu, sadece ikisinin ağır nefesleri ve ıslak, etin ete sürtünme sesleri kalmıştı. Fiona kalçalarını mikroskobik bir hareketle geri itti, deliğini daha da açmaya çalıştı; Everett’in elinin altında, hâlâ sahiplenilmiş ve aç, devamını istiyordu.

Everett hâlâ dibine kadar gömülüydü; kalın sik Fiona’nın göt deliğini gererek tutuyordu. Parmakları klitorisinde yavaş daireler çizerken Fiona masanın soğuk yüzeyine yapışmış, her nefeste o doluluğu daha derine indiriyordu. Yirmi sekiz yaşındaki seslendirme sanatçısı bacaklarını biraz daha açtı, ayak parmakları yerde gerildi. Everett belini bastırdı, kalçalarını geriye çekti; sik neredeyse tamamen dışarı kaydı, pembe halka onu ıslak ıslak kavradı, sonra tek hamlede köküne kadar geri girdi.

“Aahh—siktir, evet!” Fiona’nın çığlığı stüdyonun yalıtımlı duvarlarına çarptı. Everett tempo tutturdu. Artık yavaş değildi. Kalçaları Fiona’nın etine şapır şapır vuruyor, her darbede masa gıcırdıyor, script kâğıtları yere savruluyordu. Fiona’nın götü yanıyordu; o kalınlık her girişte bağırsaklarının dibine kadar geliyor, çıkarken deliği tersine çekiyordu. Everett saç köklerinden yakalayıp başını geri çekti, boynu gerildi, salyası masaya damladı.

“Bak ne kadar açıldın,” diye hırladı Everett, otuz beş yaşındaki prodüktörün sesi boğuk ve sahipleniciydi. “Az önce parmaklarımı zor alan o dar delik şimdi sikimi yutuyor. Daha sert ister misin?”

“İsterim—ahhh—parçala, kök le beni,” diye inledi Fiona. İçinde bir şey kırılıyordu; utanç ve açlık birbirine karışmıştı. Everett’in her vuruşu karnının altına vuruyor, klitorisi parmakların altında seğiriyordu. Amı sızıntıyla ıslanmış, uyluklarından akıyordu ama asıl yanma götündeydi. Everett bir elini kaldırıp kalçasına sert bir tokat indirdi; et kızardı, titredi. İkinci tokat daha sert geldi. Fiona kalçalarını bilinçli olarak geriye itti, her darbede sikini daha derine almaya çalıştı.

Everett açı değiştirdi. Fiona’nın bir bacağını masanın kenarından yukarı kaldırdı, dizini büküp yana açtı. Böylece göt deliği daha fazla gerildi, sik her seferinde farklı bir noktaya çarpıyordu. Fiona’nın gözlerinden yaş süzülüyordu; zevkten, doluluktan, o acı-tatlı yanmadan. “Daha… daha derine, Everett, kıçımı yırt,” diye yalvardı, sesi kırık kırık. Everett onun belini iki eliyle kavradı, parmakları etine gömüldü ve vahşi bir ritimle dövmeye başladı. Kalçalar şak şak şak birbirine çarpıyor, ıslak sesler stüdyoda yankılanıyordu. Fiona’nın göt deliği her çıkışta büzülüyor, her girişte onu yutuyordu; etin ete sürtünmesi, tükürük ve sızıntının şapırtısı, ikisinin de boğuk nefesleri…

Everett bir an için durdu, sikini dibine kadar gömdü ve orada tuttu. Fiona titreyerek homurdandı, deliği nabız gibi atıyordu. Everett eğilip kulağına fısıldadı, sesi hâlâ o derin, prodüktör tınısındaydı: “Hareket etme. Bu stüdyoda senin o götünü tam anlamıyla sikeceğim. Sesini kaydetmiyorum ama her inleyişini ezberliyorum.” Fiona masaya tırnaklarını geçirdi. Everett sikini yavaşça çekmeye başladı, ta ki sadece başı içeride kalana kadar, sonra birden köküne kadar geri soktu. Fiona’nın çığlığı boğuk bir hıçkırığa dönüştü. “Siktir—çok kalın… doluyum, çok doluyum…”

Tempo yeniden yükseldi. Everett artık acımasızdı. Her darbe daha sert, daha derin, daha hızlıydı. Fiona’nın kalçaları kızarmış, tokat izleri belirmişti. Everett bir elini öne uzatıp klitorisini iki parmağıyla yakaladı, ovuşturdu, sıkıştırdı. Aynı anda siki götünü dövüyordu. Fiona’nın bacakları titremeye başladı; amı kasılıyor, göt deliği her vuruşta sikini daha da sıkıyordu. “Alıyorum—ahhh—hepsini alıyorum,” diye bağırdı Fiona. Karnının altındaki gerilim birikiyordu, her darbede o gerilim biraz daha şişiyordu. Everett saçını tekrar çekti, başını yan çevirdi, yüzüne baktı; Fiona’nın gözleri yaşlı, ağzı açık, salyalıydı.

“Bak bana,” dedi Everett. “Kıçın sikimi nasıl yutuyor, gör. İlk defa götünden sikiliyorsun ve hâlâ daha istiyorsun, değil mi?”

“İstiyorum—daha sert, yırt beni, parçala o deliği,” diye nefes nefese cevap verdi Fiona. Everett gülümsedi, vahşi bir gülümseme. Kalçalarını tutup Fiona’yı masadan biraz geriye çekti, ayakta, bacakları açık, yüzüstü eğik tuttu. Böylece her girişi daha da derinleşti. Sik tamamen çıkıp giriyor, her seferinde o dar halkayı zorluyordu. Fiona’nın memeleri masaya sürtünüyor, uçları sertleşmişti. Everett tempo kesmeden Fiona’nın amına bir parmağını soktu, ıslak duvarları hissetti, sonra iki parmak. Amını parmaklarken götünü sikiyordu; Fiona çıldırıyordu. “Aahh—ikisini birden… siktir, doluyum, her yerim dolu…”

Everett parmaklarını amından çıkarıp tükürüklü parmaklarını Fiona’nın ağzına götürdü. “Em,” diye emretti. Fiona itaat etti; kendi sızıntısını ve tükürüğü yaladı, parmakları dilledi. Everett sikini götünden çekmeden Fiona’yı çevirmeye başladı—yavaşça, dikkatle—sırtüstü masaya yatırdı. Bacaklarını omuzlarına aldı, kalçalarını yukarı kaldırdı. Bu açıyla sik yeniden göt deliğine dayandı ve tek hamlede içeri girdi. Fiona’nın sırtı masadan kalktı, boynu gerildi. “Ohhh—evet, bu açı… daha derin!” Everett eğildi, neredeyse katlayarak sikiyordu. Her vuruşta taşakları Fiona’nın kalçalarına çarpıyor, sikin damarları deliğin içinde nabız gibi atıyordu.

Fiona’nın eli kendi klitorisine gitti; ovuşturmaya başladı, hızlı, acımasız. Everett onun elini ittirmedi, aksine tempoyu daha da yükseltti. “Boşal götünden sikilirken,” diye hırladı. “Kıçını sık bana, sık o deliği.” Fiona’nın kasılmaları artmıştı. Göt deliği ritmik olarak sikini kavrıyor, bırakıyor, yeniden sıkıyordu. Amından sular akıyor, masaya damlıyordu. Everett alnından ter damlatıyordu; nefesleri bozulmuş, kontrol hâlâ onda ama bedeni de uçuruma yaklaşıyordu. “Sikinin tamamını alıyorsun… bak ne kadar açıldın, Fiona. Bu göt artık benim.”

“Senin—ahhh—kıçım senin, yırt, kök le, boşal içime,” diye yalvardı Fiona. Everett bir eliyle boğazını hafifçe kavradı—sıkmadan, sadece sahiplenerek—diğer eliyle kalçasını tuttu ve son bir vahşi tempo tutturdu. Darbeler kısa, sert, dibine kadar. Fiona’nın çığlığı kesik kesik çıkıyordu; klitorisi kendi parmaklarının altında seğiriyor, götü yanıyor, doluluk karnına vuruyordu. Birden her şey koptu. Fiona’nın bedeni kasıldı, bacakları Everett’in omuzlarında titredi, göt deliği sikini demir gibi sıktı. “Geliyorum—ahhh siktir, götümden geliyorum!” Amı boşaldı, sıvı fışkırır gibi aktı; götü dalga dalga kasılarak Everett’in sikini sağdı. Everett o sıkışmayı hisseder hissetmez hızını kesti ama dibine kadar gömülü kaldı, Fiona’nın orgazmını sikinin üzerinde bitirmesine izin verdi.

Fiona henüz titrerken Everett yeniden hareket etti. Orgazmın artçı kasılmaları içinde götünü dövmeye devam etti—daha sert, daha bencil. “Bitirmedim,” diye hırladı. “Kıçını daha da yırtacağım.” Fiona inledi, aşırı uyarıldığı halde kalçalarını geriye itti. “Yırt… boşalt o kalın siki götüme…” Everett bacaklarını daha da açtı, dizlerini göğsüne bastırdı ve köküne kadar, acımasızca sikişmeye devam etti. Her darbe ıslak, şapırtılı, etin ete vuruşu. Fiona’nın ikinci bir orgazmı kabarıyordu; klitorisi hâlâ şiş, götü yanık ve açık. Everett’in nefesleri kesik kesik oldu, damarlar şişti. “Alıyorum—kıçına boşalıyorum,” diye homurdandı ve son birkaç sert darbeyle dibine kadar gömüldü. Sıcak, koyu döller Fiona’nın götünün içine fışkırdı; dalga dalga, nabız nabız. Everett kalçalarını yapıştırıp her damlasını içine pompaladı. Fiona o sıcağı hissedince yeniden kasıldı, göt deliği dölleri sağarak sikini sıktı.

Everett henüz inmemişken sikini yavaşça çekmeye başladı. Baş kısmı dışarı kayarken döl Fiona’nın açık, kıpkırmızı, şişmiş göt deliğinden boşa aktı; kalın beyaz damlalar kenarından süzülüp amına, uyluklarına indi. Everett sikinin başını deliğin ağzına sürttü, kalan dölleri o yanık halkaya yaydı, sonra iki parmağını sokup dölleri içeri itti, karıştırdı. Fiona titreyerek inledi. Everett parmaklarını çıkarıp Fiona’nın ağzına dayadı; o da döl ve kendi tadını yaladı, emdi. Everett sikini hâlâ yarı sert, ıslak ve döllü halde Fiona’nın açık göt deliğine yeniden dayadı, sadece başını soktu, çıkardı, yine soktu—o şişmiş halkayı oynamaya devam etti.

Fiona masanın üzerinde bacakları açık, götü akıta akıta, sesi boğuk: “Daha… o döllü siki yine kök le, kıçımı tekrar yırt.” Everett gülümser gibi yaptı ama gülmedi; kalın sikini bir kez daha o yanık, döl sızan deliğe köküne kadar soktu ve Fiona’nın kalçalarını iki eliyle açarak son bir sert, derin, sahiplenici darbeler serisine girdi—her vuruşta döller şapırdayarak dışarı taşıyor, Fiona’nın götü şap şap seslerle sikini yutuyor, stüdyonun loşluğunda sadece etin ıslak şapırtısı ve Fiona’nın “Sik o götü, boşalt yine, yırt amına koyayım kıçımı” diye boğuk, kirli yalvarışları kalıyordu.

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged anal rough-sex fingering creampie dirty-talk

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.