Yatın Güvertesinde Komşu Boşanıktan İlk Analı
34 yaşındaki boşanmış komşu Ece, yazın lüks yatta Xavier’le ilk anal sikişini zevkle yaşar.
Ece otuz dört yaşında, boşanmasının üzerinden neredeyse bir yıl geçmişti ve hâlâ teninin her santiminde o yalnızlık acısını hissediyordu. Yazın ortasında, komşusu Xavier’in lüks yatının güvertesine adım attığında güneş tenini yakıyordu; bikini üstü beyaz, altı da o dar peştamal gibi oturan kırmızı parçaydı. Xavier kırk iki yaşındaydı, karısından yeni ayrılmıştı, omuzları geniş, göğsü kıllı ve bronz, kısa sakalıyla o yakışıklı komşu hali hâlâ yerindeydi. İkisi de aynı sitede yıllardır yan yana yaşayıp durmuş, balkondan birbirlerine bakmış, selamlaşmış ama hiç bu kadar yakın olmamışlardı.
“Karından yeni ayrıldığını duydum,” dedi Ece, şezlongun kenarına oturup bacaklarını uzatarak. Gözleri Xavier’in yüzünde gezindi. “Nasıl dayanıyorsun?”
Xavier gülümsedi, elindeki soğuk birayı yudumladı. “Dayanmak zorundayım. Sen de boşandın ya… belki anlarsın.” Parmağı Ece’nin bileğine hafifçe değdi, sanki tesadüfen. O dokunuş ikisinin de içinde bir şeyleri titretti. Ece’nin kalbi hızlandı; yıllardır bastırdığı o flörtöz bakışlar şimdi açıkça ortadaydı. Xavier’in eli biraz daha kalktı, omzuna indi, parmakları askı ipine sürtündü. Ece geri çekilmedi. Aksine, biraz daha yaklaştı, dizini onun bacağına değdirdi.
“İstiyorum seni,” fısıldadı Ece, sesi alçak ama net. “Uzun zamandır bakıyorum. Sen de bakıyorsun, değil mi?”
Xavier’in cevabı bir bakıştı sadece; o bakışta her şey vardı. Güneşin altında sohbet devam ederken Ece öne eğildi, bikinisinin askıları kaydı. Göğüsleri neredeyse tamamen ortaya çıktı, pembe uçları güneşte parladı. Xavier’in gözleri önce oraya, sonra kalçalarına kaydı. Ece kasten ayağa kalktı, peştamal gibi bikinisi poposunu ikiye ayırıyordu; kalçalarını hafifçe sallayarak ona doğru yürüdü. “Beğeniyor musun?” diye sordu, sesi alaylı ve ateşli.
Xavier ayağa kalktı, elini Ece’nin beline sardı. “Siktir, nasıl beğenmem.” Dudakları Ece’nin dudaklarına yapıştı. Öpüşme yavaş başlamadı; ikisi de açtı, dil birbirine dolandı, dişler dudak ısırdı. Ece’nin eli Xavier’in şortuna indi, şişkinliği kavradı. Xavier’in parmakları bikininin kenarından içeri süzüldü, Ece’nin amına ulaştı. Zaten sırılsıklamdı; iki parmak kolayca kaydı içeri, ıslak duvarlar sıkıca sardı.
“Ah… Xavier…” Ece inledi, kalçalarını ileri itti. Parmağını daha derine soktu adam, başparmağıyla klitorisine baskı yaptı. Ece de şortu aşağı çekti, Xavier’in kalın, damarlı sikini avucuna aldı. Sertleşmişti, ucundan sızan sıvı parmaklarını kayganlaştırıyordu. Okşadı, sıvazladı, başparmağıyla glansını ovmaya başladı. “Beni arkadan istiyorum,” diye fısıldadı Ece, dudakları Xavier’in kulağına değerek. “Götümü sik. İlk kez olacak… ama istiyorum. Hazırım.”
Xavier’in nefesi kesildi. “Emin misin?”
“Eminim. Yap.”
Xavier Ece’yi güverte minderlerinin üzerine doğru itti. Ece dizlerini mindere koydu, kalçalarını kaldırdı, yüzünü kollarının arasına gömdü. Poposu güneşte parlıyordu; dar göt deliği hafifçe seğiriyordu. Xavier diz çöktü, tükürüğünü bolca avucuna tükürdü, sonra güneş yağından da bir miktar alıp Ece’nin kıvrımına sürdü. Parmaklarıyla deliği ovmaya başladı, bir parmağını yavaşça içeri soktu. Ece inledi, “Daha fazla… kaygan olsun.”
Xavier sikinin ucunu Ece’nin dar göt deliğine dayadı. Başını yavaşça itti. Ece’nin nefesi tutuldu; yanma ve doluluk bir arada geldi. “Siktir… kalın… yavaş,” diye mırıldandı ama kalçalarını geri itti. Xavier santim santim ilerledi, ta ki sikinin yarısı içeri girene kadar. Durdu, Ece’nin nefes almasını bekledi, sonra biraz daha soktu. Dar, sıcak, sıkı et onu boğuyordu. “Vay anasını… götün ne kadar dar, Ece.”
İlk hareketler nazikti. Xavier yavaşça geri çekildi, tekrar itti. Her girişte biraz daha derin. Ece inlemeye başladı, sesi güverteye yayıldı. “Ah… evet… böyle… götümü doldur.” Xavier ritmi artırdı. Elleri Ece’nin kalçalarını kavradı, parmak izleri bıraktı. Bir elini Ece’nin saçına doladı, hafifçe çekti. Diğer eliyle kalçasına şaplak indirdi; et titredi, kırmızı iz kaldı. “Daha sert,” diye yalvardı Ece. “Götümü parçala. Sik beni.”
Xavier hızlandı. Kalçaları şap şap sesiyle Ece’nin poposuna çarpıyordu. Her itişte sikinin tamamı kayboluyordu o dar delikte. Ece’nin amı da sızıyordu, bacaklarının arasından damlalar akıyordu mindere. “Küfür et,” dedi Xavier, saçını daha sert çekerek. “Söyle ne istediğini.”
“Sik götümü… daha derin… ah siktir, götümü parçala Xavier! Daha sert vur!”
Xavier pozisyon değiştirdi. Ece’yi sırtüstü çevirdi, bacaklarını omuzlarına aldı. Dizleri neredeyse göğsüne değiyordu. Bu açıyla daha da derine giriyordu. Xavier eğildi, Ece’nin memelerini avuçladı, uçlarını çimdikledi. Sikini tekrar o ıslak, yağlı deliğe dayayıp bir hamlede sonuna kadar soktu. Ece çığlık attı, ama zevk çığlığıydı. “Evet… işte böyle… götüm senin, sik kırarcasına!”
Ritim vahşileşti. Xavier’in karın kasları kasılıyor, her vuruşta Ece’nin kalçaları sarsılıyordu. Ece bir elini amına götürdü, iki parmağını klitorisine bastırıp kendi kendini parmaklamaya başladı. “Boşalacağım… götümde sikinle boşalacağım…” Xavier eğildi, Ece’nin boynunu ısırdı. “Ben de… senin götünün içine boşalacağım. Al hepsini.”
Saniyeler içinde Xavier’in sikı seğirdi, kalın damarlar şişti. Derin bir iniltiyle Ece’nin götünün en dibine boşaldı; sıcak cum dalga dalga doldurdu o dar kanalı. Ece aynı anda parmaklarını daha hızlı oynattı, amı kasılarak kendi orgazmına ulaştı. Bacakları titredi, göt deliği Xavier’in sikini ritmik sıkıp bıraktı, adeta sağıyordu. “Ah… ah siktir… geliyorum… götüm yanıyor ama çok iyi…”
Xavier hâlâ içindeyken Ece’nin üzerine yığıldı. İkisi de ter içindeydi; güneş hâlâ yakıyordu tenlerini, güverte minderleri ıslak ve yapışkan. Xavier yavaşça sikini çıkardı; Ece’nin göt deliğinden beyaz cum sızdı, kalçalarının arasından aktı. Xavier parmağıyla o sızıntıyı topladı, Ece’nin dudağına sürdü. Ece dilini uzatıp yaladı, gözleri yarı kapalı.
Birbirlerine sarıldılar. Xavier’in eli Ece’nin kalçasına indi, parmakları hâlâ o hassas, şişmiş deliğin etrafında gezindi. Ece başını Xavier’in göğsüne yasladı, nefesleri yavaş yavaş düzene giriyordu ama bedenleri hâlâ titriyordu. Xavier’in sikı yarı sert kalmıştı, Ece’nin uyluğuna değiyordu. Ece parmaklarını Xavier’in göğsünde gezdirdi, sonra aşağı kaydırıp o ıslak sikı yeniden kavradı.
“Daha bitmedi,” fısıldadı Ece, sesi kısık ve aç. “Götüm hâlâ yanıyor… ama içimde hâlâ seni istiyorum. Bu sefer daha uzun… daha derin. Yatın kamaraına inelim mi, yoksa burada mı devam?”
Xavier’in parmakları Ece’nin amına kaydı, hâlâ ıslak ve hassas. “Burada. Herkes görsün istiyorsan… ya da kamara. Ama bitmeyecek, Ece. Bu gece senin götünü unutmayacağım. Ve sen de unutmayacaksın.”
Ece gülümsedi, bacaklarını Xavier’in beline doladı. Güneş alçalmaya başlamıştı ama güverte hâlâ sıcaktı, ve ikisinin de içindeki ateş yeni yeni alevleniyordu. Xavier’in eli Ece’nin kalçalarını sıktı, parmak uçları yine o dolu, cum’lu deliğe doğru ilerledi.
Xavier’in parmakları hâlâ o ıslak, cum’lu deliğin kenarında gezerken Ece kalçalarını geri itti, sanki daha fazla istemeye utangaçlık duymuyormuş gibi. Güneş alçalmıştı ama güverte hâlâ sıcak, minderler ter ve sperm kokuyordu. Ece’nin otuz dört yaşındaki bedeni titriyordu; göt deliği şişmiş, yanmış, yine de açılmış halde seğiriyordu. Xavier kırk iki yaşındaki o bronz, kıllı göğsüyle üzerine eğildi, kalın sikini yeniden sertleştirmek için Ece’nin avucuna bastırdı.
“Sikini yala,” diye hırıldadı Xavier. “Kendi götünden çıkan cum’u temizle, sonra yine gireceğim.”
Ece dizlerinin üzerine doğruldu, saçları dağınık, dudakları şiş. Xavier’in damarlı, hâlâ yapışkan sikini avuçlayıp dilini uzattı. Tuzlu, ağır tat diline yayıldı; kendi götünden sızan beyazı yaladı, glansın etrafını emdi, topuklarını dilinin ucuyla sıyırdı. Xavier’in eli saçına girdi, ensesinden tutup daha derine bastırdı. Ece boğazına kadar aldı, gözleri sulandı, salyası damladı. “Mmm… sikin hâlâ götümün tadında,” diye mırıldandı ağzından çıkarınca. “Tekrar sok. Daha sert. İlk seferde yavaş gittin… şimdi parçala.”
Xavier gülümsemedi. Ece’yi yine yüzüstü çevirdi, bu sefer minderlerin kenarına doğru sürükledi ki gövdesi eğilsin, kalçaları daha yükseğe kalksın. Güneş yağından kalanı avucuna sürdü, kalın parmaklarını Ece’nin amına daldırıp ıslaklığı topladı, sonra o şişmiş göt deliğine üç parmağı birden soktu. Ece inledi, “Ah siktir… parmakların kalın… götümü açıyor.” Xavier parmaklarını burgu gibi çevirdi, içeri-dışarı yaptı, deliği esnetti. “Bak nasıl yutuyor,” dedi. “Az önce bakire gibi kıstı, şimdi orospu deliği gibi açılıyor.”
Parmaklarını çekti. Sikini köküne kadar dayadı. Bir hamlede, yavaşlatmadan, sonuna kadar soktu. Ece’nin çığlığı güverteye yayıldı; yanma ve doluluk aynı anda geldi, bağırsakları sanki kayıyordu. “Vay… anasını… götüm yanıyor Xavier… ama çıkarma… vur!”
Xavier vurdu. Kalçaları şap şap şap diye Ece’nin poposuna çarptı. Her darbede sikinin tamamı kayboluyor, yumurtalıkları göt deliğinin kenarına vuruyordu. Ece’nin amı yine sızmaya başlamıştı; bacaklarının arasından şeffaf iplikler mindere damlıyordu. Xavier bir eliyle Ece’nin belini bastırdı, diğer eliyle kalçasına art arda şaplaklar indirdi. Kırmızı izler belirdi, et titredi. “Küfür et,” diye hırladı. “Ne istediğini söyle, boşanmış komşu orospusu.”
“Götümü sik… daha derin… ah siktir götümü parçala… sikinle götümü genişlet… amımı unuttur bana… sadece göt… sadece göt!” Ece’nin sesi boğuklaşmıştı, yüzü mindere gömülü, salyası akıyordu. İçinden geçen tek düşünce o kalın liyakatin ne kadar derine gittiğiydi; her itişte midesine vuruyormuş gibi hissediyordu, midede bir baskı, bağırsakta bir yanma, klitoriste ise deli gibi zonklama.
Xavier pozisyon değiştirdi. Ece’yi yan yatırdı, üst bacağını omzuna aldı, alttaki bacağı düz tuttu. Bu açıyla sik daha da sert giriyordu; Ece’nin göt deliği yuvarlak açılmış, pembe et dışarı dönmüş gibi görünüyordu her çıkışta. Xavier eğildi, Ece’nin memesini avuçlayıp ucunu çimdikledi, sonra boynunu ısırdı. “Sikini say,” dedi. “Kaç santim girdiğini söyle.”
“Hepsi… hepsi içinde… ah yirmi santim götümde… damarlarını hissediyorum… glansın bağırsaklarımı okşuyor… sik beni kırarcasına…”
Ritim vahşileşti. Xavier’in karın kasları kasılıyor, ter damlaları Ece’nin sırtına düşüyordu. Her vuruşta Ece’nin amından daha fazla su akıyor, göt deliği de sikin etrafında köpükleniyordu; yağ, cum artığı ve salya karışımı beyazımsı bir halka oluşturmuştu. Ece bir elini amına götürdü, üç parmağını birden sokup kendi kendini parmakladı, başparmağıyla klitorisini ezdi. “Boşalacağım… götümde sikinle… amım da geliyor… ah Xavier götümü doldururken boşalacağım…”
Xavier hızını kesmedi. “Bekle. Ben söylemeden boşalma. Götünü daha fazla sikmek istiyorum.” Ece inledi, parmaklarını yavaşlattı ama durduramadı; duvarları zaten kasılıyordu. Xavier sikini köküne kadar sokulu tuttu, kıpırdatmadan, sadece kalçalarını daireler çizerek ezdirdi. Ece çıldırıyordu. “Kıpırda… lütfen… götüm yanıyor ama kıpırdat… sik beni…”
Xavier birden geri çekildi, neredeyse tamamen çıktı, sonra bir hamlede tekrar sonuna kadar gömüldü. Ece çığlık attı. Bunu üç kez, dört kez, beş kez tekrarladı; her seferinde Ece’nin bacakları titredi. “İşte böyle… göt deliğini sikinle döv… ah evet… orospu götümü kullan…”
Xavier Ece’yi tekrar diz çöktürdü, bu sefer daha alçak, neredeyse göğsü mindere yapışık. Elleriyle kalçalarını iki yana ayırdı, deliği iyice açtı, tükürüğünü doğrudan o pembe, şişmiş halkaya tükürdü ve yeniden girdi. Bu sefer ritmi uzun ve derin tuttu; yavaş çekiş, sert itiş. Her girişte “Al götüne” diye hırlıyordu. Ece’nin aklı bulanmıştı; sadece doluluk, yanma, şap sesi ve kendi inlemeleri vardı. “Daha… daha sert… götümü unutulmaz hale getir… yarın yürüyemeyeceğim şekilde sik…”
Xavier bir elini Ece’nin boğazına doladı, hafifçe sıktı, diğer eliyle saçını çekti. Kalçaları şimdi makineli gibi çalışıyordu. “Götün benim,” diye homurdandı. “Boşanmış komşu götü… yıllarca balkondan bakıp hayal ettiğim o dar delik… şimdi sikimin kılıfı. Sık. Sık götünü.”
Ece sıktı. Delik Xavier’in sikini demir gibi kavradı, her çıkışta direndi, her girişte yuttu. Xavier’in nefesleri hızlandı. “Yaklaşıyorum… ama önce sen. Parmakla amını. Götümdeyken boşal. İstiyorum o anı.”
Ece iki parmağını klitorisine bastırdı, daireler çizdi, aynı anda amına da soktu. Orgazm bir dalga gibi geldi; amı kasıldı, göt deliği ritmik olarak Xavier’in sikini sağdı, bacakları titredi, boğazından boğuk bir inilti koptu. “Geliyorum… ah siktir geliyorum… götümde sikinle… amım boşalıyor… götüm de… hepsi… hepsi senin…” Suları mindere fışkırır gibi aktı, vücudu seğirdi.
Xavier o sıkı, titreyen deliğin içinde birkaç saniye daha vurdu, sonra derin bir iniltiyle boşaldı. Sıcak cum fışkırdı; dalga dalga, kalın, bol. Ece’nin götünün en dibini doldurdu, fazlası kenarlardan taştı, Xavier hâlâ pompalaren beyazı dışarı itti. “Al… al hepsini götüne… boşanmış götünü doldurdum… cum’um bağırsaklarında…”
Ama bitmedi. Xavier sikini çıkarmadı. Yarı sönmüş haliyle bile içeride kaldı, Ece’nin hâlâ kasılan deliğinde bekledi. Ece nefes nefese, “Çıkarma… yumuşasa bile içinde kalsın… götüm onu istiyor…” dedi. Xavier birkaç dakika öyle kaldı, sonra yavaşça sertleşmeye başladı yeniden; Ece’nin sıcak, cum’lu, şişmiş kanalı onu tekrar kaldırmaya yetmişti.
“Yine,” diye fısıldadı Ece. “Yorulana kadar. Götümü sikmekten yorulana kadar.”
Xavier başladı. Bu sefer daha yavaş, daha eziyetli; her santimi hissederek, glansıyla iç duvarları tarayarak. Ece’nin ikinci orgazmı daha çabuk geldi; klitorisi hâlâ aşırı hassastı, parmakları hafifçe değince bile titredi. “Ah… yine… götümden boşalıyorum… sikin götümdeyken amım sızıyor…” Xavier eğildi, kulağına küfretti: “Orospu götün… cum’lu götün… sabah balkona çıktığında hâlâ hissedeceksin… yürürken göt deliğin yanacak… benim sikimin şeklini hatırlayacak.”
Saatler gibi geldi ama güneş iyice alçalmıştı. Xavier Ece’yi sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı, dizlerini göğsüne bastırdı ve yeniden girdi. Bu açıyla en derine iniyordu; Ece’nin karnında şişkinlik bile belli oluyordu her itişte. Xavier memelerini avuçladı, uçlarını çimdikledi, sonra eğilip birini ağzına aldı, emdi, ısırdı. Sikini ise kısa, sert darbelerle çalıştırıyordu. “Bak… götün nasıl yutuyor… hiç direnmiyor artık… tamamen açıldı… sikimin kalıbı oldu.”
Ece’nin gözleri yarı açıktı, ağzı aralık, salya akıyordu. “Sik… götümü sik… başka bir şey düşünme… sadece göt… doldur… boşalt… yine doldur…” Xavier üçüncü kez boşaldı; bu sefer daha az ama hâlâ sıcak, hâlâ bol. Cum öncekiyle karıştı, Ece’nin deliğinden taştı, kalçalarının arasına, mindere, bacaklarının içine yayıldı. Xavier sikini çıkardı, ucunu Ece’nin şişmiş, kırmızı, aralanmış göt deliğine sürttü, kalan damlaları oraya bastırdı.
Ece hâlâ bacakları açık, deliği seğirerek yatıyordu. Xavier parmaklarını o cum’lu çukura soktu, karıştırdı, çıkarıp Ece’nin ağzına uzattı. Ece dilini uzatıp yaladı, emdi, yuttu. “Daha,” dedi. Xavier iki parmağını yeniden götüne daldırdı, daha fazla sperm toplayıp dudağına sürdü. Ece hepsini yaladı.
Xavier sikini Ece’nin yüzüne yaklaştırdı, hâlâ yapışkan, yarı sert. “Aç ağzını. Son damlaları da al, sonra götüne geri süreceğim.” Ece ağzını açtı, Xavier glansını diline sürttü, kalanı tükürttü neredeyse. Sonra o ıslak sikle tekrar Ece’nin bacaklarının arasına döndü, cum’lu, şiş, yanmış deliğe bir kez daha dayadı ve yavaşça, köküne kadar soktu. Ece inledi, “Ah… yine… götüm dolu… cum’unla dolu… sikinle dolu…”
Xavier birkaç uzun, yavaş vuruş daha yaptı; her birinde Ece’nin deliği şap diye ses çıkarıyordu, fazla cum dışarı fışkırıyordu. “Bu göt,” diye hırladı, “bu gece boyunca sikilecek. Sabaha kadar göt deliğin benim sikimin evi. Amını unut. Sadece göt. Sadece bu dar, yanmış, cum akıtan göt.”
Ece kalçalarını kaldırdı, daha fazla almak için. “Sik götümü… sabaha kadar… taşşakların boşalana kadar… götümü senin cum’unla rekor kırarcasına doldur… ah siktir… göt deliğim senin orospu kılıfın… vur… daha sert vur… götümü parçala Xavier… komşunun götünü sik kırığına çevir… içime boşal… yine boşal… götümün içine son damlasına kadar boşal ve sikini çıkarma, cum’un dışarı akmasın, götümde kalsın, sabah bile götümden senin dölün aksın amına koduğumun yatağında.”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories