Şarap Mahzeninde Arkadaşımın Karısına İlk Anal Teslimiyet
Arkadaşının 28 yaşındaki karısı Ece, şarap mahzeninde Kerem'e götünü ilk kez anal olarak teslim ediyor.
Loş şarap mahzeninin taş duvarları arasında yıllanmış meşe fıçıların ağır kokusu havayı sarmıştı. 32 yaşındaki evli iş adamı Kerem, elindeki tozlu şişeyi yavaşça rafa geri koyarken gözleri sürekli karşısında duran kadındaydı. En yakın arkadaşı Theo’nun 28 yaşındaki karısı Ece’ydi bu. Theo’nun uzun iş gezisi sayesinde ikisi burada, Kerem’in ailesinden miras kalan bu eski mahzende tamamen yalnızdı. Ece o gün özellikle baştan çıkarıcı görünüyordu; diz üstü siyah bir etek kalçalarının dolgun kıvrımını mükemmel şekilde ortaya çıkarıyor, beyaz bluzunun üstten iki düğmesi açık bırakılmıştı ve dolgun göğüslerinin başlangıcı loş ışıkta davetkâr bir gölge yaratıyordu.
Ece hafifçe öne eğilip bir şişeyi incelerken kalçalarını bilinçli bir şekilde geriye doğru bastırdı. Yıllardır Kerem’e karşı içinde tuttuğu o karanlık arzu artık kontrol dışına çıkıyordu. Bakışları flörtöz, dudaklarının kenarında küçük bir gülümseme vardı. Parmak uçları “kazara” Kerem’in koluna değdi, sıcak ve yumuşak bir temas. “Burası gerçekten çok etkileyici Kerem… Senin ailenin yeri olması her şeyi daha yasak, daha heyecanlı kılıyor sanki,” dedi alçak, biraz nefes nefese bir sesle. Kerem yutkundu. Gözleri Ece’nin o yuvarlak, sıkı kalçalarına kaymıştı yine. O kalçalar onu yıllardır deli ediyordu; rüyalarında kaç kez o dolgun etleri avuçladığını, parmaklarını arasına soktuğunu hayal etmişti. Dolgun dudaklarını ise aklından hiç çıkmıyordu. İçinden geçirdi: “Theo’nun karısı… Ama tanrım, şu götü sikmeden ölürüm herhalde. Bakışları da ne öyle, sanki beni yiyecek.”
Gerilim ikisinin arasında elle tutulur hale gelmişti. Ece bir kadeh şarap doldururken bile vücudunu Kerem’e yaslıyor, memelerinin yumuşaklığını koluna hafifçe değdiriyordu. Kerem’in eli farkında olmadan Ece’nin beline gitti, parmakları ince kumaşın üzerinden sıcak tenini hissetti. “Ece… Senin burada olman tehlikeli oluyor,” diye mırıldandı, sesi kalınlaşmıştı. Ece dönüp ona baktı, gözlerinde açık bir davet vardı. “Tehlikeli olmasını istiyorum Kerem. Yıllardır istiyorum. Saklamaktan bıktım.”
İkisi de bir süre sessiz kaldılar. Mahzenin loş lambası Ece’nin teninde altınsı yansımalar yaratıyordu. Kerem onun boynundaki ince ter damlasını, dudaklarının ıslak parıltısını, kalçalarının eteğin altında nasıl gerildiğini fark ediyordu. Aralarındaki o uzun biriken istek artık konuşmadan bile ortadaydı; her bakış, her küçük dokunuş o gerilimi katlıyordu. Ece kadehini dudaklarına götürürken gözlerini Kerem’den ayırmadı, dili hafifçe şarabı yaladı. Kerem’in sikinin pantolonunun içinde zonkladığını hissedebiliyordu neredeyse.
Kadehlerini yudumlamaya başladıklarında sohbet yavaş yavaş derinleşti. Önce şarapların tadından, sonra Theo’nun uzun seyahatlerinden bahsettiler. Ama Ece konuyu ustaca kaydırdı. Loş ışıkta yan yana oturdukları eski ahşap sıranın üzerinde bacağını hafifçe Kerem’in bacağına yasladı. “Theo iyi bir adam… Ama yatakta bazı şeyler eksik kalıyor,” dedi açıkça. Kerem’in kaşları kalktı. Ece devam etti, sesi titrek ama kararlıydı: “Beni anal olarak hiç tatmin edemedi. Hiç denemedik bile. O kadar darım ki, korkuyor. Ama ben… ben bunu istiyorum Kerem. Senin kalın, damarlı sikinin götümde olmasını yıllardır fantezimde yaşıyorum. Buraya gelirken içimden geçiriyordum; belki bu sefer cesaret edebilirim diye. Seninle… ilk analımı seninle yaşamak istiyorum.”
Kerem’in nefesi kesildi. Eli kendiliğinden Ece’nin dizine gitti, sonra yavaşça eteğinin altına kaydı. Parmakları sıcak, ıslak bir amla buluştu. Ece’nin amcığı sırılsıklamdı, suları bacak içlerine akmıştı. “Ece… Sen ciddi misin?” diye sordu kalın bir sesle. Ece bacaklarını biraz daha açtı, kalçalarını öne doğru itti. “Çok ciddiyim. Dokun… hisset ne kadar ıslandığımı. Bu göt deliğim senin için hazırlandı yıllardır.”
Kerem’in parmakları ıslak am dudaklarını araladı, sonra yukarı kaydı ve daracık, pembe göt deliğini buldu. Tıpkı hayal ettiği gibi sımsıkı ve sıcak. İşaret parmağıyla daireler çizmeye başladı, hafifçe bastırarak. Ece inledi, başını Kerem’in omzuna yasladı. “Ahh… Evet, orası… Yıllardır seni istedim Kerem. Theo’nun yokluğunda kaç gece parmaklarımı götüme sokup senin adını söyledim. Şimdi lütfen… beni al.” Dudakları birleşti. Öpüşmeleri aç, ıslak ve vahşiydi. Dilleri birbirine dolanırken Kerem iki parmağını birden Ece’nin amına soktu, başparmağı ise göt deliğinin kenarını okşuyordu. “Seni ne kadar istediğimi biliyor musun Ece? O dolgun kalçalarını her gördüğümde sikimi elimde hayal ettim. Şimdi o daracık götünü genişletip derinlemesine sikmek istiyorum seni,” diye fısıldadı öpüşmenin arasında.
Ece zevkten titreyerek öpücüğü kesti, dizlerinin üzerine çöktü. Mahzenin serin taş zemini dizlerini acıtıyordu ama umurunda değildi. Titreyen parmaklarla Kerem’in pantolonunu açtı. Kalın, damarlı sik dışarı fırladı; başı morarmış, damarları kabarmıştı. Ece’nin dolgun dudakları hemen etrafını sardı. Sıcak, ıslak ağzına aldı, dilini başının etrafında döndürdü. “Mmm… Bu siki analım için hazırlıyorum Kerem. Yalağım, ıslatayım ki götüme rahat girsin,” diye mırıldandı sik ağzındayken. Başını ileri geri hareket ettiriyor, derinlere alıyor, boğazının darlığına kadar sokuyordu. Kerem saçlarını kavradı, inliyordu. İçinden geçiriyordu: “Theo’nun karısı şu an dizlerimin önünde sikimi yalıyor… ve ben onun götünü delmek için sabırsızlanıyorum.”
Ece bir süre daha emdi, salyaları sikinin üzerine akıyordu. Sonra ayağa kalktı, eteğini beline sıyırdı. Dört ayak üstüne geçti, muhteşem kalçalarını geriye doğru uzattı. Daracık, pembe göt deliği tamamen açıktaydı, amı ise sular içinde parlıyordu. “Hadi Kerem… Önce parmaklarınla genişlet. Şarap ve tükürük kullan, ıslat beni. Sonra o kalın sikini götüme sok. İlk analımı sana teslim ediyorum.”
Kerem dizlerinin üzerine çöktü. Kadehinden bir yudum şarap aldı, sonra ağzındaki şarabı Ece’nin göt deliğinin üzerine tükürdü. Soğuk şarap ve sıcak tükürük karışımı deliğin etrafını ıslattı. Parmağını bastırdı, yavaşça ilk boğumuna kadar soktu. Ece yüksek sesle inledi, kalçalarını geri itti. “Daha… Daha derin.” Kerem ikinci parmağını da ekledi, yavaşça açıp kapatarak göt deliğini genişletiyordu. Dar halka parmaklarının etrafında zonkluyordu. Bir yandan da diğer eliyle Ece’nin ıslak amını ovuşturuyor, klitorisini sıkıştırıyordu. “Ne kadar dar ve sıcak… Senin bu götün yıllardır benim olmalıydı Ece. Şimdi seni yavaş yavaş dolduracağım.”
Sonunda parmaklarını çıkardı. Sikinin başını tükürük ve şarap karışımıyla iyice ıslattı, Ece’nin dar deliğine dayadı. Yavaşça bastırdı. Baş kısmı zorlanarak girdi, Ece’nin anüsü etrafını sımsıkı sardı. “Ahh! Çok kalın… Yavaş Kerem, ama devam et… İstiyorum,” diye inledi Ece. Kerem santim santim ilerledi, kalın sikinin yarısına kadar gömüldü. Sıcaklık ve baskı inanılmazdı. Derin bir nefes aldı, sonra yavaş ve derin vuruşlara başladı. Her seferinde biraz daha derin giriyor, Ece’nin bağırsaklarını dolduruyordu.
Tempo arttıkça Kerem bir eliyle Ece’nin uzun saçlarını kavradı, hafifçe geriye çekti. Diğer eliyle amının içine iki parmak sokup hızlı hızlı parmaklamaya başladı. Artık sert ve hızlı sikiyordu götünü; her çekilişte dar halka sikinin etrafını emiyor, her girişte ıslak şapırtılar çıkıyordu. Mahzen Ece’nin zevk inlemeleriyle dolmuştu. “Evet… İşte böyle… Daha sert sik götümü Kerem! Daha sert, lütfen! Götüm senin artık, parçala beni!” diye haykırıyordu. Kalçaları Kerem’in kasıklarına çarpıyor, vücudu titriyordu. Kerem’in sikinin her santimi o daracık anüsün içinde kaybolup çıkıyor, Ece’nin zevkten gözleri kayıyordu. Gerilim doruktaydı, ikisi de nefes nefese, ter içinde, daha fazlası için yanıyordu…
Kerem’in kalçalarına vuruşları artık vahşi bir ritme dönüşmüştü. Her sert darbeyle Ece’nin dolgun, yuvarlak kalçaları dalgalanıyor, tenlerinin tok tok çarpışma sesi loş mahzenin taş duvarlarında yankılanıyordu. Kalın, damarlı siki o daracık göt deliğinin en derinlerine kadar gömülüyor, çıkan her seferinde pembe halka etrafını emerek dışarı kayıyordu. Ece’nin ıslak amından sızan sular bacak içlerinden taş zemine damlıyor, şarap kokusuyla karışan ağır seks kokusu havayı tamamen sarmıştı.
“ Daha sert… Ahh, sik götümü Kerem! Parçala o dar deliğimi!” diye haykırdı Ece, sesi titrek ve zevkten kırık. Yirmi sekiz yaşındaki kadın dört ayak üstünde kalçalarını daha da geriye itiyor, o muhteşem kalçalarını Kerem’in kasıklarına çarpıyordu. Kerem saçlarını daha sıkı kavradı, diğer eliyle amının içinde üç parmağını birden hızlı hızlı sokup çıkarıyordu. Başparmağı da klitorisini sertçe ezerken Ece’nin bütün vücudu zevk kriziyle sarsılıyordu.
“ Theo’nun karısını böyle götünden sikerken görmek… Tanrım, Ece, senin bu kalın götün sikimi koparacak kadar sıkıyor,” diye homurdandı Kerem dişlerinin arasından. Otuz iki yaşındaki adamın aklından sadece bir şey geçiyordu: yıllardır fantezisinde siktiği o yasak göt deliği sonunda onun olmuştu. Her vuruşta sikinin başı Ece’nin bağırsaklarının en derin noktasına çarpıyor, o sıcak, kadife gibi iç duvarlar onu deli gibi sarıyordu. Tükürük, şarap ve Ece’nin kendi suları karışımı sikinin üzerine akıyor, her giriş çıkışta ıslak, edepsiz sesler çıkarıyordu.
Ece başını geriye attı, uzun saçları terden ıslanmış sırtına yapışmıştı. “Yıllardır… ahh… parmaklarımı götüme sokup senin adını sayıklıyordum Kerem. Theo’nun ince sikini değil, senin bu kalın canavarı istiyordum içimde. Daha derin! Götümü genişlet, kirlet beni!” Kalçalarını daireler çizerek döndürüyor, sikini içinde hissederek zevkten inliyordu. Kerem bir an durdu, sikini tamamen çıkarıp o açılmış, hafif kızarmış göt deliğine baktı. Delik şimdi hafif aralık kalmıştı, içinden şarap ve salya karışımı sızıyordu. Hemen yine dayadı ve tek hamlede köküne kadar gömdü. Ece’nin boğazından kopan çığlık mahzenin tavanına kadar yükseldi.
Tempo artık acımasızdı. Kerem bir eliyle Ece’nin dolgun memelerinden birini avuçluyor, sert sert sıkıyordu. Meme ucunu parmakları arasında ezince Ece’nin amı parmaklarının etrafında kasılıyor, göt deliği de siki daha da sıkı sarıyordu. “Boşalacağım… Kerem… götümden boşalacağım ilk defa!” diye inledi Ece. Vücudu gerildi, bacakları titremeye başladı. Kerem parmaklarını amından çıkarmadan daha hızlı hareket ettirdi, sikini de kısa ve sert darbelerle götünün derinliklerine vuruyordu. Ece’nin orgazmı patladı; bütün bedeni kasılıyor, göt deliği sikinin etrafında ritmik ritmik sıkıyordu. Islak bir fışkırtıyla amından sular boşaldı, taş zemini ıslattı. Gözleri kaymış, ağzı açık, sadece zevk iniltileri çıkarıyordu.
Kerem dişlerini sıktı. O muazzam baskı sikini patlatmak üzereydi. “Al hepsini Ece… Theo’nun karısının ilk anal boşalması… Şimdi de ben dolduracağım seni!” diye homurdandı. Birkaç sert vuruş daha yaptı, sonra kalçalarını Ece’nin kalçalarına yapıştırıp kaldı. Kalın sikinin ilk fışkırtısı Ece’nin götünün en derinlerine boşaldı. Sıcak, yoğun spermlerini ardı ardına pompalıyordu. Ece hâlâ orgazmın artçı sarsıntılarıyla titrerken onun boşaldığını hissediyor, “İçime boşal… doldur götümü… hepsini ver,” diye mırıldanıyordu. Kerem’in sikinden fışkıran her damla Ece’nin içinde hissediliyordu; sıcaklık bağırsaklarını kaplıyor, taşma noktasına getiriyordu.
Uzun saniyeler boyunca ikisi de kımıldamadan öylece kaldılar. Kerem’in sik i hâlâ Ece’nin götünde zonkluyor, son damlaları da bırakıyordu. Sonunda yavaşça geri çekildi. Sikinin başı çıktığında Ece’nin şimdi iyice açılmış göt deliğinden beyaz spermler karışık şarap ve salyayla birlikte sızmaya başladı. Kalın bir damla ağır ağır kalçasından aşağı süzüldü. Ece bitkin halde yana devrildi, sırtüstü taş zemine uzandı. Göğüsleri hızlı hızlı inip kalkıyor, bacakları aralık kalmıştı. Kerem de yanına uzandı, terden sırılsıklam vücudunu onunkine yasladı. Eliyle Ece’nin kalçasını okşadı, parmaklarını hâlâ hafif aralık duran göt deliğine götürdü ve sızan spermlerini etrafa yaydı.
“Bu… hayatımın en iyi sikişiydi,” diye fısıldadı Ece, sesi halsiz ama mutlu. “Götüm hâlâ yanıyor ama senin spermlerini içimde hissetmek… inanılmaz. Theo bunu asla yapamazdı. Seninle ilk analımı yaşadım Kerem. Artık bu göt tamamen senin.” Kerem dudaklarını Ece’nin nemli dudaklarına bastırdı, uzun ve derin bir öpücük verdi. Dilleri birbirine dolanırken eli hâlâ Ece’nin ıslak amını ve spermlenmiş götünü okşuyordu. İçinden geçiriyordu: “Theo’nun 28 yaşındaki karısını mahzenimde götünden sikmek ve içini doldurmak… Bundan sonra her görüşümde bunu hatırlayacağım.”
Ece gülümseyerek doğruldu, Kerem’in hâlâ yarı sert sikini eline aldı ve yavaşça sıvazladı. “Birazdan yine sertleşir mi acaba? Bu sefer üstüme çıkmanı istiyorum. Götümü ikinci kez de…” Cümlesini bitiremedi. Mahzenin üst katındaki ağır meşe kapı gıcırdayarak açıldı. Taş merdivenlerden aşağı doğru ayak sesleri yankılandı. İkisi de donup kaldı. Kerem’in eli Ece’nin kalçasında, Ece’nin parmakları hâlâ Kerem’in sikindeydi. Spermler hâlâ Ece’nin götünden sızmaya devam ediyordu.
“Kerem? Aşağıda mısın? Arabayı garajda gördüm de… Ece de seninle mi? Erken geldim, sürpriz yapmak istedim!” Theo’nun neşeli sesi merdivenlerden aşağı doğru indi. Adımları gittikçe yaklaşıyordu. Ece’nin gözleri korku ve şokla kocaman açıldı. Kerem’in kalbi güm güm atıyordu. İkisi de çıplak, ter içinde, seks kokusu içinde ve Ece’nin götünden hâlâ onun spermleri akarken orada öylece kalmışlardı. Theo’nun ayak sesleri bir sonraki basamakta duyuldu.
Mahzenin loş ışığında, ikisinin de yüzünde aynı soru vardı: Şimdi ne yapacaklardı?
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories