Geceyarısı Yabancının Soğuk Odada Kalçalarımı İlk Defa Yırtışı
28 yaşındaki mutsuz evli kadın, yakışıklı komşusu Reid’in soğuk odasında ilk defa sertçe götünden sikiliyor.
O buz gibi kış gecesini her hatırlayışımda bedenim hâlâ ürperiyor. Ben Colette, yirmi sekiz yaşında, mutsuz bir evli kadınım. Kocam Franklin’in yurtdışındaki uzun iş seyahati yüzünden ev bomboş kalmıştı. Aramızdaki ilişki zaten yıllardır sadece bir formaliteydi; ne dokunuşu heyecan veriyordu ne de sohbeti. O gece apartmanın kaloriferleri ansızın arızalanınca daire buz kesmişti. Dişlerim takırdayarak kalın bir hırkaya sarınmış, merdivenlerden aşağı iniyordum. Tam o sırada karşıma o çıktı. Reid. Otuz beş yaşında, apartmana yeni taşınan komşumuz. Uzun boylu, geniş omuzlu, karanlık bakışlı, dominant bir adamdı. Keskin çene hatları, kalın kolları ve o kendinden emin yürüyüşüyle merdivende karşılaştığımız anda gözlerim ona takılı kaldı. “Bu soğukta donacaksın Colette,” dedi kalın, derin sesiyle. Bakışları yüzümde, boynumda, göğüslerimin üstünde geziniyordu. “Soğuk odamda kal. Isıtıcıyı açarım, en azından sabaha kadar üşümezsin.” Teklifi masum gibiydi ama gözlerindeki o aç, kararlı parıltı ikimizin de ne istediğini ele veriyordu. Ben de içimde yıllardır bastırdığım o ateşi hissederek “Tamam… teşekkür ederim Reid,” diye fısıldadım. Merdivenleri birlikte çıktık. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki, soğuğu bile unuttum.
Dairesine girdik. Oda gerçekten de serindi ama onun varlığı her şeyi değiştiriyordu. Kanepeye oturduk. Önce havadan sudan konuştuk; yeni taşındığından, işinden, benim de evdeki yalnızlığımdan. Konuşurken dizimin üstüne koyduğu eli yavaş yavaş, hiç acele etmeden yukarı kaymaya başladı. Önce baldırım, sonra kalçamın yumuşak etine ulaştı. Parmakları güçlü ve ısrarcıydı. Ben de karşılık verdim; elimi onun sert uyluğuna koydum, hafifçe sıktım. Göz göze geldik. O an ikimiz de anladık. Bu geceyarısı karşılaşması sohbetle bitmeyecekti. Soluklarımız hızlanmıştı. Reid’in parmakları kalçamı yoğururken içimden “Kocam hiçbir zaman böyle dokunmadı bana,” diye geçti. Arzudan bacaklarımın arası ıslanmaya başlamıştı bile.
“Kalçalarını istiyorum,” dedi aniden, sesi kalın ve emrediciydi. “O dolgun, yuvarlak götünü… Seni arkanı dönüp sikmek istiyorum.” Kelimeleri doğrudan, utanmasızdı. Bedenim ateş gibi oldu. Yıllardır merak ettiğim, kocamın asla cesaret edemediği şeyi ilk defa yaşayacaktım. Boğuk bir sesle “İlk defa analımı al Reid,” diye fısıldadım. “Göt deliğimi daha önce hiç kimse sikmedi. Sen al… lütfen. İstiyorum.” Rızam açıktı, netti, arzu doluydu. O anda dudaklarımız sertçe birleşti. Öpüşü vahşiydi; dili ağzımın içinde sahip olur gibi dolaşıyordu. Elleri hırkamı, bluzumu çıkardı, sütyenimi çözdü. Memelerimi avuçladı, başparmaklarıyla uçlarını sertçe sıktı. Ben de onun gömleğini yırttım neredeyse. Kaslı göğsü, karnındaki sert çizgiler, pantolonunun önündeki kalın kabartı… Hepsi benim içindi. Pantolonunu indirdim, kalın, damarlı siki dışarı fırladı. Dizlerimin üstüne çöktüm, bir an yaladım ama o beni kaldırıp halının üzerine domalttı.
Kalçalarımı iki eliyle araladı. Soğuk havada göt deliğim gerildi. Bolca tükürüğünü doğrudan deliğimin üzerine akıttı; ıslak, yapışkan hissiyle ürperdim. “Çok güzel bir delik,” diye mırıldandı. İlk parmağı yavaşça girdi. Acı ve zevk aynı anda vurdu. Parmaklarını döndürerek, ileri geri yaparak uzun uzun açtı beni. Bir parmak, iki parmak… Tükürükle ıslattı, parmaklarını makas gibi açtı, içimi esnetti. “Ahh… Reid… devam et,” diye inledim. İçimden “İlk defa bu kadar dolu hissediyorum,” diye düşünüyordum. Hazırlığı bitince sikinin kalın başını deliğime dayadı. Yavaşça bastırdı. Gerilme inanılmazdı; sanki yırtılıyordum. Santim santim, nefesimi tutarak içime aldı. Tamamen girdiğinde dolu dolu, yabancı bir dolgunluk sardı götümü. Önce nazik, yavaş ritimle sikmeye başladı. Kalçalarım her çekilişte titriyordu. Zevk yavaş yavaş acıyı bastırıyordu.
Sonra saçımı sıkıca kavradı, başımı arkaya çekti. Ritmi sertleşti. Kalın siki götümü yırtarcasına girip çıkmaya başladı. Her darbede etime çarpıyor, sesler çıkıyordu. “Al hepsini… dar götünü parçalıyorum,” diye homurdandı dominant sesiyle. Acı inanılmaz zevke dönmüştü. “Daha sert! Götümü parçala Reid! Yırt içimi!” diye haykırdım, sesim odada yankılandı. Zevkten deliriyordum; gözlerim kayıyor, ağzım açık inliyordum. Kalçalarım kıpkırmızıydı, her vuruşta daha fazla istiyordum. Sonra pozisyon değiştirdi. Beni sırtüstü yatırdı, bacaklarımı omuzlarına aldı. Yüz yüze bakıyorduk şimdi. Sikini tekrar, bu sefer daha derin soktu. Her vuruşu rahimime kadar ulaşıyor gibiydi. “İçimi dolduruyorsun… oh tanrım… daha derine,” diye yalvardım. Terlerimiz birbirine karışıyordu, soğuk oda tamamen unutulmuştu. Bedenim sadece onun ritmine, onun sikiyle yırtılan götüme odaklanmıştı.
Boşalmak üzere olduğunu hissettim. Kasları gerildi, homurtuları arttı. “Derinlere boşalıyorum,” dedi ve götümün en derin noktasına sıcak, kalın döllerini fışkırttı. Dölünün sıcaklığını içimde hissedince ürperdim. Sikini çıkarmadan parmaklarını ıslak amıma götürdü, klitorisimi sertçe, dairesel hareketlerle okşamaya başladı. Orgazmım aniden patladı. Şiddetli, sarsıcı, götümün onun sikiyle kasılmasıyla birleşen bir orgazm. Bütün vücudum titredi, çığlık attım, bacaklarım kasıldı. “Geliyorum… ahh Reid!” diye haykırırken zevk sularım parmaklarına aktı.
Ter içinde, nefes nefese birbirimize sarıldık. Kalbim hâlâ deli gibi çarpıyordu. Sikini hâlâ içimde tutuyordu. Kulağıma eğilip derin, karanlık bir sesle “Bu gece sadece başlangıç Colette… seni daha birçok şekilde, daha uzun saatler boyunca istiyorum,” diye fısıldadı. Ben de gülümseyerek, ama içimde yeni uyanan bu açlığın ve kocamın yakında dönecek olmasıyla karışık bir heyecanla ona baktım. Bedenim hâlâ zonkluyor, götüm onun dölleriyle dolu halde, yarının ve bu gecenin devamının ne getireceğini merak ederek sessizce bekliyordum. Bu sadece ilk yırtılıştı ve daha bitmemişti…
Reid’in siki hâlâ içimde hafif hafif zonklarken o fısıltıyı duyduktan sonra içimdeki açlık büsbütün kabararak geri döndü. Yirmi sekiz yaşında, yıllardır dokunulmadan kalmış bir kadın olarak bu yabancı erkeğin dölleri götümün derinliklerinde dolaşırken kendimi yeniden canlı hissediyordum. Kalçalarımı hafifçe oynattım, onu içimde sıktım. O da anladı. Elleri belime yapıştı, tırnakları etime gömüldü ve yavaş ama kararlı hareketlerle sikmeye başladı tekrar. Her çekilişte deliğim dışarı taşar gibi geriliyor, her itişinde ise köküne kadar doluyordum. Soğuk odanın havası terli sırtıma çarpıyor, ürpertiyle karışık zevk veriyordu. “Daha sert istiyorum,” diye fısıldadım, sesim kendi kulaklarıma yabancı geliyordu. Reid homurdandı, “O zaman al bakalım, dar götlü karı.” Saçımı avucunun içine topladı, başımı arkaya çekti ve ritmi vahşileşti. Kalçalarımıza çarpan etin sesi, ıslak şaplaklar halinde yükseliyordu. İçimden geçiriyordum; Franklin’in hiç cesaret edemediği bu sertlik, bu sahiplenme beni eritiyordu. Götüm ilk defa bu kadar yoğun kullanılıyordu ve her santimi yanıyor, zonkluyor ama daha fazlasını istiyordu.
Beni domaltıp halının üzerine bastırdı, göğüslerim yere yapışırken kalçalarımı iki eliyle iyice araladı. Sikini çıkardı, deliğimin etrafına tükürük akıttı ve parmaklarını iki tane birden sokup makas gibi açtı. Acı keskin bir bıçak gibi saplandı ama hemen ardından o tuhaf, derin zevk sardı her yanımı. “Bak nasıl esniyor,” dedi alaycı bir sesle. “Kocan görse şok olurdu herhalde, karısının göt deliği bu kadar açılmış.” Utandım ama aynı anda amımdan sular aktığını hissettim. “Utandırma beni… sadece sik,” diye yalvardım. O güldü ve parmaklarını çekip yerine kalın başını dayadı. Bu sefer hazırlıksız, sert bir hamleyle yarısına kadar gömdü. Nefesim kesildi. Gözlerim doldu, dudaklarımı ısırdım. Santim santim ilerliyordu, içimi yırtarcasına genişletiyordu. Tamamen oturduğunda karnımın alt kısmında baskı hissettim, dolu dolu, yabancı bir ağırlık. “Tamam… hepsini aldım,” diye inledim. Reid kalçalarımı tokatladı, tenimde kırmızı izler kaldı. “İyi kız. Şimdi kendini ver.”
Saçımı bırakmadı, dizlerinin üzerinde yükselip beni sertçe sikmeye başladı. Her darbede vücudum öne savruluyor, memelerim halıya sürtünüyor, boğazımdan kontrolsüz sesler çıkıyordu. Zevk acıyı tamamen bastırmıştı artık. Götüm onun ritmine göre kasılıyor, gevşiyor, tekrar kasılıyordu. Klitorisimi halıya sürtmek bile yetiyordu. “Daha hızlı… parçala götümü Reid,” diye haykırdım. O da hızlandı. Ter damlaları sırtıma düşüyordu. Odanın soğuğu unutulmuştu, ikimizin çıkardığı ısı duvarlara çarpıyordu. Bir ara parmaklarını amıma daldırdı, iki parmağını ileri geri yaparken başparmağıyla klitorisimi sertçe ovuşturdu. Bu ikili saldırı beni uçurumun kenarına getirdi. Bacaklarım titremeye başladı, karnımın içi kasılıyor, götüm onun sikini mengene gibi sıkıyordu. “Geliyorum… ahh yine geliyorum!” Orgazmım patladı. Şiddetli, sarsıcı, götümün içinden gelen bir patlama. Sularım parmaklarına aktı, bacaklarımın arası sırılsıklam oldu. Reid ritmini bozmadı, orgazmımın kasılmalarından faydalanarak daha derin, daha sert vurdu.
Pozisyon değiştirmek için beni sırtüstü çevirdiğinde bacaklarım hâlâ titriyordu. Omuzlarına aldı, neredeyse katlanmış haldeydim. Yüzüme bakarak, gözlerimin içine girer gibi sikini tekrar soktu. Bu açıdan çok daha derin ulaşıyordu. Her vuruşunda rahimime kadar dayandığını hissediyordum. “Bak bana,” dedi emredici sesiyle. “Kimin sikiyor seni? Kimin götü bu?” Gözlerim kaymıştı ama ona odaklanmaya çalıştım. “Senin… sadece senin götüm Reid. Yırt içimi, doldur beni.” Terlerimiz birbirine karışıyor, damlalar göğüslerimin arasına süzülüyordu. Memelerimi avuçladı, uçlarını sertçe çimdikledi. Acı ve zevk yine birbirine girdi. Üçüncü orgazmım yaklaşıyordu, bu sefer daha yavaş, daha derin bir dalga gibi yükseliyordu. “Dayanamıyorum… içimde hissediyorum her şeyini,” diye mırıldandım. O da homurdanmaya başladı, kasları gerildi. Sikinin şiştiğini, damarlarının zonkladığını götümün içinde net hissediyordum.
Beni kucağına çekti, oturur pozisyonda sikmeye devam etti. Kollarımı boynuna doladım, kalçalarımı kendim indirip kaldırıyordum artık. Göğüslerim yüzüne çarpıyor, o da dudaklarını emiyor, dişlerini geçiriyordu. “Ne kadar heveslisin,” diye fısıldadı kulağıma. “Mutsuz evli kadın birden anal orospusuna döndü.” Kelimeleri beni hem utandırıyor hem de deli gibi azdırıyordu. “Evet… orospunum senin,” diye cevap verdim nefes nefese. Hareketlerim hızlandı, götüm köküne kadar inip kalkıyordu. Dördüncü orgazmım burada yakaladı beni. Bütün vücudum gerildi, tırnaklarımı sırtına geçirdim, boğazımdan uzun bir çığlık koptu. Kasılmalarım onun da sınırını aştı. “Boşalıyorum… derinlere al,” diye homurdandı ve kalın, sıcak döllerini yine götümün en dibine fışkırttı. İkimizin orgazmı birbirine karıştı, uzun, sarsıcı, tükenmiş bir zirve.
Sikini yavaşça çıkardığında götümden bolca döl sızdı, bacaklarımın içini kapladı. Beni yanına çekti, göğsüne yasladı. Hiç konuşmadık. Elleri sırtımda geziniyordu ama artık sert değildi, sadece okşuyordu. Kalbimin atışları yavaşladı, onun da. Soğuk oda yeniden kendini hissettirmeye başladı ama üşümüyorduk. Terli bedenlerimiz birbirine yapışmıştı. Pencereden sızan ay ışığı tavanda hareketsiz duruyordu. Dışarıda rüzgar hafif hafif esiyordu ama içeride en ufak bir ses bile yoktu. Ne bir inleme, ne bir fısıltı, ne bir nefes fazlası. Sadece derin, ağır, bitkin bir sessizlik çöktü üstümüze. Bedenim zonkluyor, götüm yanıyor, dölleri içimde soğumaya başlıyordu. Gözlerimi kapattım. Düşüncelerim bile sustu. Sadece o sessizlik kaldı, kalın, kadife gibi bir sessizlik. Ve gece öylece, kıpırtısız devam etti.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories