Dare Oyunuyla Arkadaşının Kalçalarına Teslim Oldum

28 yaşındaki emlakçı Kerem, en yakın arkadaşı 26 yaşındaki Ece’nin dolgun kalçalarına anal oyunda teslim oldu.

8 min read September 13, 2026New

Kerem’in evindeki koltuklar yumuşak ışık altında gölgelenirken 28 yaşındaki yakışıklı emlakçı Kerem ile 26 yaşındaki ofis çalışanı en yakın arkadaşı Ece film izlemek yerine birbirlerine bakıyorlardı. Ece bacaklarını hafifçe açmış, dar kotunun içinde kalan dolgun kalçalarını koltuğa bastırarak oturuyordu. “Hadi Kerem,” dedi gülümseyerek, sesi hem meydan okur hem de davetkâr. “İçkisiz, tamamen isteyerek dare oyunu oynayalım. Cesaretin varsa tabii.”

Kerem’in gözleri bir an Ece’nin kalçalarına kaydı. O yuvarlak, sıkı ve davetkâr hatlar kotun dikişlerini zorluyordu. Yıllardır arkadaşlıkları hep masum kalmıştı ama Kerem içinden defalarca o kalçaları avuçladığını, yüzünü aralarına gömdüğünü hayal etmişti. Şimdi Ece’nin bakışlarında aynı ateşi görüyordu. “Tamam,” dedi boğuk bir sesle. “İkimiz de biliyoruz bu oyunun nereye varacağını. Yine de oynayalım.”

İlk dare’lar hafifti. Ece bir şarkı mırıldandı, Kerem de komik bir hareket yaptı. Ama her seferinde bakışları birbirine kenetleniyor, hava ağırlaşıyordu. Ece kalkıp su alırken kalçalarını bilerek salladı. Kerem’in sik’i pantolonunun içinde yavaş yavaş kabarıyordu. Ece bunu fark edince dudaklarını yaladı. “Gözlerin kalçalarımda kaldı yine,” dedi alçak sesle. “Beğeniyorsan söyle, oyun sertleşsin.”

Kerem yutkundu. “Ece, o kalçalar… Dar kotunun içinde nasıl da taşıyor. Dokunmak istiyorum.” Ece’nin yanakları kızardı ama gözleri parladı. “O zaman dare’ımı veriyorum: Bana arkadan dokun. Kalçalarımı elle, sık, ne istiyorsan yap. Cesaretin varsa.”

Kerem kalktı, Ece’nin arkasına geçti. Elleri önce kotun üzerinden kalçalarının üstüne kondu. Yumuşak, sıcak ve inanılmaz dolgunlardı. Parmakları etine gömüldü, yavaşça sıktı. Ece boğuk bir inilti koyuverdi, kalçalarını geriye doğru itti. “Ahh… Evet Kerem. Daha sert. Sık onları.”

Kerem’in nefesi hızlandı. “Sen ne kadar azgınmışsın Ece. Arkadaşım diye duruyordum yıllardır, meğer kalçalarını böyle sunmak istiyormuşsun.” Ece başını çevirip ona baktı, gözleri arzu doluydu. “Sen de azgınsın. Yarrak’ın kotunun içinde zonkluyor, hissediyorum. Kalçalarımı istiyorsan açık açık söyle. ‘Kalçalarını istiyorum’ de ve al onları. Teslim oluyorum.”

Kerem’in sesi kalınlaştı. “Kalçalarını istiyorum Ece. O dolgun, sıkı götünü istiyorum.” Ece’nin dudaklarından memnun bir mırıltı çıktı. Kotunun düğmesini açtı, fermuarı indirdi ve dar kotuyla birlikte tangasını bacaklarından sıyırdı. Dizlerinin üzerine çöktü, kalçalarını havaya kaldırıp Kerem’e sundu. Beyaz tenli, yuvarlak, hafifçe ayrık kalçalar ortadaydı. Aralarındaki dar, pembe deliği görünce Kerem’in sik’i acıyla zonkladı.

Bolca tükürük biriktirdi ağzında, parmaklarını ıslattı. Önce deliğin etrafını daireler çizerek okşadı. Ece titredi, “Dokun… Par-mağını sok.” Kerem işaret parmağını yavaşça bastırdı. Daracık, sıcak ve inanılmaz sıktı. Santim santim girdi, Ece’nin iç duvarlarını hissediyordu. Ece inledi, sesi odada yankılandı. “Daha derin Kerem… Daha derine sok, aç beni.”

Kerem parmağını çıkarıp daha fazla tükürük sürdü, bu sefer iki parmağını birleştirdi. Yavaşça itti, deliği genişletirken Ece kalçalarını geriye doğru bastırıyordu. “Evet… Parmaklarınla sik beni. Zevkten titriyorum, hissediyor musun?” Kerem diğer eliyle Ece’nin sol kalçasını sıkıca tutmuş, parmak izi bırakıyordu. İçinden “Bu kadar dar, bu kadar istekli… Arkadaşım Ece şu an götünü parmaklatıyor ve yalvarıyor” diye geçiriyordu. Dakikalarca parmaklarını sokup çıkardı, döndürdü, esnetti. Ece’nin inlemeleri gittikçe yükseldi, bacakları titriyordu.

“Artık sik beni,” diye yalvardı Ece, sesi kırık. “Kalın yarağını istiyorum. Yavaşça sok, sonra sertçe sik.”

Kerem pantolonunu indirdi. Damarları kabarmış, başı parlak mor sik’i dışarı fırladı. Ucunu bol tükürükle ıslattı, Ece’nin ıslak deliğine dayadı. Yavaşça bastırdı. Baş kısmı girerken Ece’nin nefesi kesildi. “Büyük… Ama devam et, hepsini alacağım.” Kerem kalçalarını iki eliyle araladı, santim santim gömdü. Dar et halkası sik’ini muhteşem bir şekilde sarıyordu. Tamamen köküne kadar girdiğinde ikisi de aynı anda inledi.

Sonra ritim tuttu. Önce yavaş, derin darbelerle sikmeye başladı. Ece’nin kalçaları her vuruşta dalgalanıyordu. Ece bir eliyle kendi klitorisini hızlı hızlı ovuşturuyor, diğer eliyle halıya tutunuyordu. “Sik beni Kerem… Bu kalçalar senin. Götüm senin yarrak için açıldı. Daha sert vur, tok ses çıkarsın.”

Kerem hızlandı, kalçalarını sıkıca kavrayıp çekiyor, sonra köküne kadar çarpıyordu. “Senin kalçaların benim Ece. Bu dar göt deliğin sik’imi emiyor, bırakmıyor. Ne kadar kirli bir kızsın, arkadaşımın götünü böyle veriyorsun. Boşalacağım içine, dolduracağım seni spermlerimle.”

Ece’nin sesi yükseldi. “Evet, doldur… Kalçalarımı sahiplen. Senin anal karın oldum ben. Daha hızlı, sik beni sikerken boşalt beni.” Konuşmalar ikisini de çıldırtıyordu. Kerem’in kasıkları Ece’nin yumuşak kalçalarına çarpıyor, ıslak sesler çıkıyordu. Ece’nin parmakları klitorisinde deli gibi dönüyordu. Vücudu gerildi, bacakları titremeye başladı.

“Geliyorum… Sikinin içinde boşalıyorum!” diye haykırdı Ece. Orgazmı şiddetle vurdu, göt deliği Kerem’in sik’ini ritmik ritmik sıktı. Kerem de dayanamadı. Son birkaç sert darbe vurdu, köküne kadar gömülüp kaldı ve sıcak, kalın döllerini Ece’nin derinliklerine fışkırttı. Boşalırken Ece’nin adını tekrar tekrar söyledi, kalçalarını son kez sertçe sıktı.

Nefesleri yavaş yavaş düzelirken Kerem sik’ini çok yavaşça çıkardı. Ece’nin hâlâ hafifçe aralık duran, titreyen, kırmızılaşmış kalçalarını son bir kez okşadı, parmak uçlarıyla izlerini takip etti. İkisi de ter içinde, yanakları kızarmış halde gülümsediler. Ece doğrulup Kerem’e sarıldı, başını göğsüne yasladı. Vücutları hâlâ birbirine yapışıyordu, oda seks kokuyordu.

Ama Ece’nin eli Kerem’in karnından aşağı kaydı, hâlâ ıslak ve yarı sert sik’ini hafifçe sıktı. Gözlerini kaldırıp ona baktı, sesi hem tatlı hem de tehlikeliydi. “Bu sadece ilk dare’ımızdı Kerem… Oyun bitmedi. Kalçalarım hâlâ yanıyor ve senin yarağın hâlâ sertleşiyor. Şimdi sıra bende. Sana vereceğim sonraki dare… çok daha ileri gidecek. Hazır mısın?”

Kerem’in kalbi yeniden hızlandı. Sarılmaları derinleşirken ikisi de biliyordu ki bu gece daha yeni başlıyordu ve gerilim hiç azalmamıştı. Ece’nin titreyen kalçaları hâlâ onun elinin altındaydı ve ikisi de bir sonraki hamleyi bekliyordu.

Ece’nin titreyen kalçaları hâlâ Kerem’in avucunun içindeyken parmakları etine daha derin gömüldü, o yumuşak ama sıkı kıvrımları yoğuruyordu. Ece göğsünden başını kaldırdı, gözleri yarı kapalı, dudakları aralık haldeydi. Eli Kerem’in karnından aşağı kaydı, hâlâ ıslak ve yapışkan olan yarrağı parmaklarının arasında sıktı, başparmağıyla morarmış başını daireler çizerek okşadı. Yarak hemen tepki verdi, damarları yeniden kabarmaya başladı. “Dare’ım hazır Kerem,” dedi Ece, sesi hem tatlı hem de tehlikeli bir tonla çıkıyordu. “Beni yatak odana götür. Orada dört ayak üstüne getireceksin ama önce o ateş gibi dilini kalçalarımın arasına sokacaksın. Göt deliğimi uzun uzun yalayacaksın, dilini içime kadar iteceksin, emeceksin, ıslatacaksın. Sonra sikini ağzıma vereceksin, boğazıma kadar sokacaksın ki kendi tadımı ve senin döllerini yalayayım. Ardından o kalın yarağını götüme bir daha gömeceksin. Bu sefer acımadan, kemiklerimi sarsacak kadar sert sik beni. Kalçalarımı tokatla, kızarana kadar vur. Saçımı çek, belimi kavra, beni senin kişisel anal fahişen gibi kullan. Anlaştık mı?”

Kerem’in boğazı kurumuştu. 28 yaşındaki emlakçı, yıllardır masum tuttuğu arkadaşının bu kadar pervasızca yalvarmasını dinlerken sikinin zonkladığını hissetti. İçinden “Bu kız deli. O dolgun, beyaz kalçaları yüzüme bastırıp göt deliğini yalatmak istiyor. Ben de deli gibi istiyorum. Artık durmak yok” diye geçirdi. “Anlaştık Ece,” dedi kalın bir sesle. “O kalçaları yalamak için sabırsızlanıyorum. Senin azgınlığın beni mahvediyor.”

Ece gülümsedi, doğrulup Kerem’in elini tuttu ve onu yatak odasına sürükledi. Kalçaları her adımda ağır ağır sallanıyordu, önceki sikişmenin izleri hâlâ bacaklarının arasında parlıyordu. Odaya girdiklerinde loş ışık altında yatağın kenarına çıktı, dizlerini yatağın ortasına gömdü, gövdesini öne eğdi ve kalçalarını havaya dikti. İki eliyle yuvarlak etleri araladı, pembe deliği hafifçe aralık ve ıslaktı. “Başla Kerem. Yüzünü göm. Götümü yala.”

Kerem hemen arkasına diz çöktü. Sıcak nefesi Ece’nin kalçalarına çarpıyordu. Burnunu derinlere dayadı, o yoğun, seks kokan ıslaklığı içine çekti. Dudaklarını önce sol kalçanın etli kısmına bastırdı, ısırdı, emdi. Sonra dilini dışarı çıkardı ve kalçaların tam ortasından aşağıya, deliğin etrafında ıslak, uzun yalamalar yapmaya başladı. Tadı tuzlu, hafif acı ve inanılmaz tahrik ediciydi. Dilini sertleştirip deliğin kenarlarında daireler çizdi, sonra ucunu bastırarak içeri itti. Santim santim dilini sokup çıkarıyor, iç duvarlarını yalıyordu. Ece kalçalarını geriye doğru bastırdı, yüzünü tamamen içine gömdü. “Ahhh… Evet Kerem… Dilin içimde dönüyor… Daha derine sok, götümü dilinle sik. Ne kadar pis bir arkadaşmışım, senin dilini götümde hissetmek için deliriyorum.”

Kerem’in elleri Ece’nin kalçalarını iki yandan sıkıca kavramıştı, parmakları etine gömülüyor, morartıyordu. Dilini içeri çıkarıp tekrar sokuyor, emiyor, tükürüğünü akıtıyordu. İç düşüncesi karmaşıktı: “En yakın arkadaşım Ece şu an dizlerinin üzerinde, kalçalarını aralamış halde göt deliğini yalatıyor. Bu daracık halka dilimi sıkıyor, sıcaklığı inanılmaz. Yıllarca hayalini kurduğum o kalçalar şimdi yüzümde ve ben daha fazlasını istiyorum. Sikim patlamak üzere.”

Ece’nin inlemeleri yükseldi, bir eli yatağı pençeliyor, diğeri kendi ıslak amını hızlı hızlı ovuşturuyordu. Bacakları titremeye başladı, kalçaları Kerem’in yüzünde kasılıyordu. Kerem dilini daha sert, daha derin soktu, burnu da kalçaların arasına gömülmüştü. Dakikalar geçti, Ece’nin sesi çatallaştı. “Yeter… Sikini ver şimdi. Ağzıma sok.”

Kerem doğruldu, damarları kabarmış, başı parlak mor sikini Ece’nin dudaklarına dayadı. Ece hemen ağzını açtı, dilini dışarı sarkıtıp yalamaya başladı. Sonra başını ileri uzattı ve yarrağı boğazına kadar aldı. Gırtlağı şişti, salyaları çenesinden sızıyordu. Kerem saçlarını tuttu, yavaşça ağzına sokup çıkarmaya başladı. “Em şunu Ece. Götünden yeni çıktım, kendi tadını yalıyorsun. Ne kadar aç bir kızsın sen. Arkadaşımın ağzı şu an sikimi emiyor.”

Ece boğuk sesler çıkararak emiyordu, gözleri yaşarmıştı ama bakışları zevk doluydu. Dilini alt damarda gezdiriyor, boğazıyla sıkıyordu. Kerem birkaç kez boğazına kadar gömdü, Ece’nin burnu kasıklarına değiyordu. Sonra sikini çıkardı, ip gibi salya bağlamıştı. Hemen arkasına geçti, sikinin başını Ece’nin tükürükle ıslattığı deliğe dayadı. Bir eliyle kalçasını araladı, diğer eliyle belini kavradı ve sertçe bastırdı. Bu sefer başı kolayca girdi, ardından kalın gövde de santim santim kaydı. Tamamen köküne kadar gömüldüğünde ikisi de aynı anda inledi.

“Şimdi sert sik beni,” diye yalvardı Ece, sesi kırık ve arzulu. Kerem hiç beklemedi. Kalçalarını iki eliyle kavradı, çekti ve köküne kadar vurdu. Tok sesler odada patlıyordu. Her çekişte Ece’nin kalçaları dalgalanıyor, her vuruşta etleri sarsılıyordu. Kerem sağ elini kaldırıp sert bir tokat attı, kırmızı iz hemen belirdi. Ece zevkle haykırdı. “Daha sert! Tokatla kalçalarımı! Ben senin anal karınım Kerem, kullan beni.”

Kerem hızlandı. Kalçalarına art arda tokatlar indiriyor, saçını arkadan yumruğuna dolayıp hafifçe geriye çekiyordu. Sikini çıkarırken deliğin etrafı hafifçe dışarı dönüyor, tekrar soktuğunda ise emiliyordu. “Bu göt deliğin sikimi bırakmıyor Ece. Ne kadar dar, ne kadar sıcak. Seni yıllarca masum sandım, meğer kalçalarını böyle sert sikilmeye hazırlıyormuşsun. Boşalacağım yine içine, dolduracağım seni.”

Ece parmaklarını amının içinde hızlı hızlı gezdiriyordu. Vücudu ter içinde parlıyordu, sırtı kıvrılıyor, kalçaları Kerem’in kasıklarına çarpıyordu. “Evet… Sahiplen o kalçaları. Saçımı daha sert çek. Götüm senin yarrağın için açıldı. Daha hızlı, içimi yırtarcasına sik. Boşalt beni yine.”

Tempo çıldırttı ikisini de. Kerem’in kasıkları Ece’nin yumuşak, dolgun kalçalarına şap şap çarpıyor, ıslak sesler yükseliyordu. Ter damlaları Ece’nin sırtından aşağı kayıyordu. Kerem içinden “Bu kızın kalçaları bağımlılık yaptı. Her tokatta daha da kızarıyor, her darbede daha da daralıyor. Onu böyle sikmek hayatımın en iyi şeyi” diye düşünüyordu. Ece’nin orgazmı yaklaştığını anladı çünkü göt deliği sikinin etrafında ritmik ritmik kasılmaya başladı.

Ece birden gerildi, parmakları amında dondu. “Geliyorum Kerem… Götümle boşalıyorum… Sikinin içinde patlıyorum!” diye haykırdı. Vücudu şiddetle sarsıldı, iç duvarları Kerem’in sikini mengene gibi sıktı. Bu baskı Kerem’i de uçuruma sürükledi. Son on saniye deli gibi vurdu, kalçalarını sıkıca tuttu, saçını çekti ve köküne kadar gömülüp kaldı. Sıcak, kalın dölleri ikinci kez Ece’nin derinliklerine fışkırdı. “Al… Hepsi senin içinde… Dolduruyorum seni Ece!”

Boşalması uzun sürdü, her fışkırtmayla birlikte Ece’nin adı dudaklarından döküldü. Sonunda ikisi de yatağın üzerine yığıldı, Kerem sikini yavaşça çıkardı. Ece’nin göt deliği hafifçe aralık kalmış, içinden beyaz sperm sızıyordu. Kerem parmak ucuyla o sızan dölleri alıp kalçalarına sürdü, okşadı. Nefesleri düzelirken Ece yan döndü, terden ıslak vücudunu Kerem’e yasladı. Gözleri hâlâ arzu doluydu. Uzun bir sessizlikten sonra dudaklarını kıpırdattı ve sordu: “Şimdi söyle Kerem, üçüncü dare’de götümü vibratörle birlikte doldurmana ne dersin?”

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged anal doggy-style fingering creampie dirty-talk

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.