Arkadaşımın Bağları Arasında Kaybolmak

Arkadaşım 30 yaşındaki mimar Kerem’in bağ evinde BDSM odasında kelepçelenip sertçe sikildim.

7 min read September 19, 2026New

Ece, yirmi sekiz yaşındaki özgür ruhlu kadın, arabasını bağ evinin çakıl yolunda durdurduğunda bile kalbi boğazında atıyordu. Kerem’in davetini alır almaz gelmişti; otuz yaşındaki mimar arkadaşı yıllardır tasarladığı binalar gibi her şeyi kontrol etmeyi seven biriydi ve Ece de bunu çok iyi biliyordu. Kapıyı açtığında Kerem karşısındaydı, geniş omuzları ve o kendinden emin bakışıyla. “Hoş geldin Ece. Bu hafta sonu seni bekliyordum,” dedi gülümseyerek. Ece de gülümsedi, arabanın kapısını kapatırken kalçalarını hafifçe sallayarak. “Ben de seni bekliyordum Kerem. Hem de her zamankinden fazla. Üniversiteden beri o şakalaşmalarımız… artık şaka gibi gelmiyor.”

İçeri girdiler. Ev şarap kokusu ve eski ahşap kokusuyla doluydu. Kadehleri doldurup salonda oturdular. Konuşma çabuk alevlendi. Kerem kadehini masaya bırakıp Ece’nin dizine elini koydu. “Biliyor musun, seni her gördüğümde içimden seni bağlamak, diz çöktürmek geçerdi.” Ece’nin nefesi kesildi ama gözleri parladı. İçinden yıllardır bastırdığı o karanlık arzuyu hissediyordu; amı daha o anda hafifçe sızlamaya başlamıştı. “O zaman neden hiç söylemedin? Ben de seni efendi gibi hayal ediyordum, Kerem. Güçlü, dominant… beni kullanan.” Flörtleri şakadan çıkmış, açık bir itirafa dönüşmüştü. Kerem kalktı, elini uzattı. “Gel. Sana bir şey göstereceğim.”

Bodruma indiler. Kerem gizli bir düğmeye bastı ve ağır kapı açıldı. İçerisi loş kırmızı ışıklarla aydınlatılmıştı. Deri kokusu burnuna doldu Ece’nin. Tavanda metal halkalar, duvarlarda asılı kırbaçlar, deri kelepçeler, zincirler… Tam bir BDSM odası. Ece’nin gözleri parladı, meme uçları sertleşti. Bacaklarının arası anında ıslanmıştı. İçinden “Tanrım, bunu istiyordum. Tam da bunu,” diye geçirdi. Dönüp Kerem’e baktı, sesi titremeden konuştu: “Beni gerçekten bağlamak ister misin? Çünkü ben evet diyorum. Tam rıza ile. Senin kölen olmak istiyorum bu hafta sonu.” Kerem yaklaştı, parmaklarını Ece’nin çenesine koydu. “Güzel. O zaman her şey açık olacak. Güvenli kelimen ‘kırmızı’. Ne kadar sert istersen o kadar vereceğim. Ama itaat edeceksin.” Ece başını salladı, “Anlaştık efendim.”

Gerilim tavan yapmıştı. Kerem Ece’nin arkasına geçti, dudaklarını boynuna yapıştırdı. Yavaş, ıslak öpücükler… dili teninde dolaşıyor, dişleri hafifçe ısırıyordu. Ece’nin vücudu titredi. “Diz çök,” diye emretti Kerem, sesi derin ve otoriter. Ece gülümsedi, gözlerinde meydan okuma ve teslimiyet karışımı bir parıltıyla dizlerinin üzerine indi. Kerem’in kemerini açtı, pantolonunu indirdi. Karşısında kalın, damarlı, zaten sertleşmiş yarak duruyordu. Ece gözlerini Kerem’inkilerden ayırmadan uzandı, dilini baş kısmında gezdirdi, sonra ağzına aldı. Yavaşça emmeye başladı. Boğazına kadar sokuyor, çıkarıyor, diliyle alt tarafını yalıyordu. Salyası çenesinden süzülüyordu. Kerem saçlarını kavradı, alçak sesle homurdandı: “İyi bir köle olacaksın sen Ece. Bak nasıl da hevesle yalıyorsun.”

Ece’nin amından sular bacak içlerine akıyordu. Bu kadar ıslanmayı hiç beklememişti. Yıllardır Kerem’in onu domine etmesini, kullanmasını istiyordu ve şimdi gerçek oluyordu. Bir an durdular. Kerem Ece’yi ayağa kaldırdı, göz göze geldiler. “Sınırlarımızı net konuşalım. Anal ister misin?” Ece nefes nefese cevap verdi: “Evet… ama ilk başta yavaş. Orgazmımı kontrol et, beni kenarda tut. Sert konuş, aşağıla, ama her an durabilirim. Kırmızı dediğimde bitecek.” Kerem başını salladı, parmağını Ece’nin ıslak amına sokup çıkardı. “Tamam kölem. Bu gece seni kırbaçlayacağım, asacağım, amını ve götünü sikeceğim. Ve ağzına boşalacağım. Hazır mısın?” Ece’nin sesi arzudan kısılmıştı: “Evet efendim. Lütfen başla.”

Kerem Ece’yi tamamen soydu. Dolgun memeleri, sertleşmiş pembe uçları, pürüzsüz amı ve yuvarlak kalçaları ortaya çıktı. Deri kelepçeleri bileklerine geçirdi, tavandaki halkalara bağladı. Ece şimdi kolları yukarıda gerilmiş, ayak parmakları ucunda duruyordu. Vücudu tamamen açık, savunmasızdı. Kerem eline ince deri kırbacı aldı. İlk vuruş kalçasına indi. Hafif ama keskin bir acı… Ece inledi. İkinci, üçüncü vuruşlar sırtına, memelerine geldi. Her darbede zevk dalgası amına iniyordu. “Ahh… daha fazla,” diye mırıldandı. Kerem kırbacı bıraktı, önüne geçti. Meme uçlarından birini ağzına aldı, emdi, ısırdı. Diğerini parmaklarıyla yoğurdu. Ece’nin inlemeleri odayı dolduruyordu. Bacaklarından sızan sular yere damlıyordu.

Kerem kelepçeleri ayarladı, Ece’yi dom pozisyonuna getirdi. Kalçaları havada, başı aşağıdaydı. Kalın yarağını ıslak amına dayadı ve tek harekette köküne kadar soktu. Ece’nin çığlığı zevkle karışıktı. Sert, hızlı darbelerle sikmeye başladı. Tenlerin çarpışma sesi, Ece’nin ıslak amının şapırtısı odayı kapladı. Saçını sertçe kavradı, başını geriye çekti. “Kimin orospususun sen?” Ece titreyerek cevap verdi: “Senin efendim! Senin orospunum! Lütfen daha sert sik!” Kerem çıkardı, sikini tükürükleyip göt deliğine bastırdı. Yavaşça ama kararlı şekilde girdi. Ece’nin nefesi kesildi, acı ve inanılmaz bir dolgunluk hissi sardı içini. Kerem ritmini artırdı, bir amına bir götüne geçirerek sikiyordu. “Boşalamazsın,” diye emretti her seferinde. Ece deliriyordu. Vücudu ter içinde, kasları titriyordu. Orgazmı kenarda bekletiliyordu, her seferinde daha da artıyordu.

Sonunda Kerem Ece’yi dizlerinin üzerine indirdi. Kelepçeleri bileklerinden çıkardı ama oyunu bitirmedi. Yarağını Ece’nin dudaklarına dayadı. Ece hevesle açtı ağzını, boğazına kadar aldı. Kerem saçlarından tutup ağzını sikti. “Al hepsini köle. Ağzına boşalacağım.” Sonunda kalın fışkırtılar Ece’nin diline, boğazına doldu. Ece yuttu, damla bile kaçırmadı. Kendi orgazmı da aynı anda serbest bırakılmıştı; titreyerek, inleyerek boşaldı, bacakları sarsılıyordu.

Kerem onu yavaşça çözdü, güçlü kollarıyla kucağına aldı. Ter içindeydiler. Kanepenin üzerine oturdu, Ece’yi göğsüne yasladı. Uzun uzun, derin derin öpüştüler. Dilleri birbirine dolanıyor, nefesleri karışıyordu. Ece gülümseyerek, sesi hala titreyerek fısıldadı: “Bunu her hafta sonu yapalım Kerem… Ama sanırım bu yeterli değil. İçimde hala daha fazlası var. Daha karanlık, daha derin şeyler denemek istiyorum. Acaba bir dahaki sefere…”

Kerem parmağını Ece’nin dudaklarına koydu, gözlerinde yeni bir parıltıyla gülümsedi. Henüz bitmemişti. Bu sadece başlangıçtı ve Ece’nin sorduğu sorunun cevabı, bir sonraki hafta sonuna saklıydı. Ece kucağında kıpırdandı, amı hala sızlıyor, götü hafifçe yanıyordu. Merakı ve arzusu dinmemişti; tam tersine, daha da alevlenmişti. Kerem’in bir sonraki hamlesini beklerken, ikisi de biliyordu ki bu oyun daha yeni başlıyordu.

Kerem Ece’nin kucağında kıpırdanışını hissedince kollarını daha sıkı sardı. Otuz yaşındaki mimar, terli göğsünü kızın sırtına yasladı, parmak uçları Ece’nin bel çukurunda dolaşıyordu. Ece’nin amı hâlâ zonkluyor, göt deliği ise önceki sert darbelerden dolayı hafifçe yanıyordu ama bu yanma bile içini kaşındırıyordu. “Daha fazlasını istiyorsun demek… Daha karanlık, daha derin,” diye fısıldadı Kerem, sesi boğuk ve otoriter. Eli Ece’nin çenesini kavradı, başını geriye yatırdı. “O zaman kalk köle. Bu sefer seni gerçekten kıracağım. Bağladığım zaman kaçış olmayacak.”

Ece titreyerek doğruldu. Yirmi sekiz yaşındaki kadın, bacaklarının arasındaki ıslaklığı hissedebiliyordu. İçinden ‘Onun ellerinde erimek istiyorum. Yıllardır bastırdığım her şeyi alsın benden,’ diye geçirdi. Kerem onu elinden tutup bodruma indirdi. Kapı açılır açılmaz o ağır deri ve seks kokusu ikisini de sardı. Kırmızı ışıklar Ece’nin çıplak tenini kan kırmızısına boyadı. Kerem onu odanın ortasındaki X şeklindeki metal çerçeveye götürdü. “Kollarını ve bacaklarını tam aç. Hiç kıpırdamadan duracaksın.”

Ece itaat etti. Bilekleri ve ayak bilekleri deri kelepçelerle halkalara geçirildi. Vücudu gerildi, ayak parmakları ucunda yükselmek zorunda kaldı. Memeleri öne fırlamış, pürüzsüz amı ve kızarmış göt deliği tamamen ortadaydı. Kerem önünde durdu, parmaklarını Ece’nin ıslak dudaklarında gezdirdi. “Bak şuna… Daha yeni boşaldın ama amın yine su içinde. Ne kadar aç bir orospu oldun sen.” Ece’nin nefesi hızlandı. İçinden ‘Evet, senin orospunum. Üniversiteden beri seni böyle hayal ediyordum,’ diye düşündü.

Kerem dolaptan iki gümüş meme ucu klipsi çıkardı. Önce Ece’nin sol meme ucunu parmaklarıyla sertçe yoğurdu, uzattı, sonra klipsi taktı. Keskin acı Ece’nin ciğerlerine kadar indi ama hemen zevke dönüştü. “Ahh… efendim!” İkinci klips de takıldığında Ece’nin gözleri sulandı. Klipsler her nefeste çekiyor, memelerini ateş gibi yakıyordu. Kerem zincirleri çekerek klipsleri salladı. Ece’nin iniltisi odayı doldurdu. Bacak içlerinden sızan sular yere damlıyordu.

Kerem eline ağır deri flog aldı. “Her darbede ‘Teşekkür ederim efendim’ diyeceksin. Sesini duymak istiyorum.” İlk darbe sol kalçaya indi. Ece irkildi ama hemen saydı: “Bir… teşekkür ederim efendim.” Darbeler hızlandı. Kalçaları, sırtı, uyluklarının içleri kıpkırmızı oldu. On beşinci darbede sesi titremeye başlamıştı. Acı ve zevk birbirine karışıyor, amını zonklatıyordu. Kerem flogu bıraktı, arkasına geçti. Parmaklarını Ece’nin amına iki tane soktu, sonra üçüncüyü de zorladı. “Açıl köle. Bu am benim kullanım için.”

Ece’nin dizleri titriyordu. Bağlı olduğu için kaçamıyor, sadece alabiliyordu. Kerem parmaklarını çıkarıp yerine kalın bir vibratörü dayadı. Aleti en yüksek ayara getirince Ece’nin çığlığı yükseldi. Titreşim klitorisini deliyordu. Orgazm hızla yaklaşıyordu. “Lütfen… boşalmama izin ver efendim!” Kerem vibratörü tam kenarda çekti. Ece frustrasyonla inledi, bedeni gerildi, kasları boşalmak için yalvarıyordu. Kerem gülümsedi. “Henüz değil. Senin acını izlemek hoşuma gidiyor.”

İkinci turda vibratörü amının içine soktu, plugu da göt deliğine yerleştirdi. İki delik de doluydu. Ece’nin gözleri kaydı. ‘Deliriyorum… daha fazla dayanamayacağım,’ diye düşündü. Kerem plugu çıkarıp kendi kalın yarağını götüne bastırdı. Bu sefer yavaş davranmadı. Köküne kadar tek harekette girdi. Ece’nin nefesi kesildi, acı inanılmazdı ama zevk de aynı şiddetteydi. Kerem ritmi artırdı, her sokuşta kalçaları tokatlıyordu. “Al hepsini pis köle. Götün benim sikiş deliğim. Yalaşırken nasıl da yalvarıyordun hatırlıyor musun?”

Ece’nin sesi kısılmıştı. “Evet efendim… senin orospunum… daha sert sik!” Kerem yarağını çıkardı, Ece’yi zincirlerden çevirdi, şimdi sırtı çerçeveye yaslanmış, bacakları iyice açılmıştı. Yarağını ıslak amına gömdü. Sert, hızlı, acı verici darbelerle sikmeye başladı. Klipsler her harekette memelerini çekiyor, Ece’yi çığlık çığlığa getiriyordu. Terleri birbirine karışıyor, odada sadece ten çarpışması, ıslak şapırtılar ve Ece’nin inlemeleri duyuluyordu.

Kerem bir eliyle Ece’nin boğazını hafifçe sıktı, diğer eliyle klitorisini ovuşturdu. “Boşalmak istiyorsun değil mi? Yalvar.” Ece’nin gözlerinden yaşlar süzülüyordu. “Lütfen efendim… boşalmama izin ver… seni hissetmek istiyorum.” Kerem hızını artırdı, yarağı Ece’nin en derinlerine vuruyordu. “Şimdi. Boşal köle. Amınla yarağımı sık.”

Ece’nin bedeni şiddetle kasıldı. Orgazmı tüm kaslarını sardı, amı fışkırarak boşaldı, suları Kerem’in bacaklarına aktı. Aynı anda Kerem de derinlere boşaldı, sıcak spermini Ece’nin amına doldurdu. İkisi de titriyordu. Kerem uzun süre içinde kaldı, sonra yavaşça çıktı. Ece’nin kelepçelerini tek tek çözdü, kızın tükenmiş bedenini kucağına aldı. Yumuşak mindere yatırdı, üzerine battaniye örttü. Saçlarını okşadı, dudaklarını alnına, sonra dudaklarına bastırdı.

Ece gözlerini araladı. Vücudu yorgun, morarmış, ama mutluydu. Kerem’in göğsüne yaslandı, parmaklarını onun kolunda gezdirdi. Sesinde hem teslimiyet hem de yeni bir meydan okuma vardı. “Efendim… bir dahaki sefere beni kalıcı bir tasma takıp gerçekten sahip olacak mısın?”

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged bondage rough-sex anal dirty-talk creampie

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.