Kocamın İzniyle Yabancıya Teslim Oldum

Emre, 28 yaşında evli adam, kocasıyla açık ilişki izniyle bara gittiğinde 32 yaşındaki dominant Xavier'le tanışıp otel odasında sertçe sikilerek

9 min read September 14, 2026New

Emre bara girdiğinde kalbi göğüs kafesinin içinde deli gibi çarpıyordu. Yirmi sekiz yaşında evli bir adamdı, kocası Terrence ise neredeyse bir aydır süren uzun iş seyahati yüzünden evden uzaktaydı. Terrence’la evliliklerinin ikinci yılında açık ilişki konusunda net bir anlaşma yapmışlardı; ikisi de birbirlerini özgür bırakmayı kabul etmişti. Terrence “İstediğin kadar yaşa, yeter ki güvenli ve karşılıklı olsun” demişti son konuşmalarında. Emre bu gece o izni kullanmaya kararlıydı. Yalnızlık içini kemiriyor, bastırılmış arzuları her geçen gün daha sert bir şekilde su yüzüne çıkıyordu. Barın loş ışıklarında, ağır erkek parfümü ve ter kokusuyla dolu havada bir viski sipariş etti. Bara yaslandı, etrafı süzdü. İşte o anda gözü karşı köşede duran adama takıldı.

Otuz iki yaşındaki Xavier, kaslı kollarını siyah tişörtünün altında zorlukla saklayan, geniş omuzlu, dominant duruşlu bir adamdı. Çene hatları keskin, bakışları ağır ve sahipleniciydi. Xavier de onu fark etmişti. Göz göze geldiklerinde Emre’nin karnında sıcak bir düğüm oluştu. Xavier’in dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi, sanki Emre’nin içindeki teslim olma arzusunu bir bakışta okumuştu. Emre yutkundu. İçinden “Bu adam tam aradığım türden… Sert, kontrolcü… Kocam izin verdi, neden kendimi tutayım ki?” diye geçti. Xavier yavaş adımlarla yaklaştı, bar tezgâhına dirseğini dayadı.

“Burada tek başına duran yakışıklı bir adam görmek nadir. Adın ne?” diye sordu. Sesi kalın, emrediciydi. Emre hafifçe titreyen sesiyle cevap verdi: “Emre. Senin?”

“Xavier. Ve senin gözlerin bana ‘beni al, kullan’ diyor Emre. Yanılıyor muyum?” Laf atmaları direkt ve cesurdu. Emre’nin yanakları kızardı ama inkâr etmedi. “Yanılmıyorsun. Bakışların da aynı şeyi söylüyor.” Aralarında anında güçlü, neredeyse elle tutulur bir çekim oluşmuştu. Xavier’in parmakları Emre’nin bileğine değdi, hafifçe sıktı. Bu dokunuş Emre’nin götünde küçük bir kasılmaya neden oldu. Xavier devam etti: “Beni istiyorsun. Ben de seni. Bunu saklamaya gerek yok. İçinde diz çökmek, emredilmek isteyen bir yan var, hissediyorum.”

Emre’nin nefesi hızlandı. Xavier’in dominant havası, kaslı gövdesinin yakınlığı, kokusu… Hepsi birleşince Emre’nin teslim olma arzusu kabardı. “Evet… İstiyorum,” diye mırıldandı. Xavier gülümsedi, parmağını Emre’nin çenesine koyup hafifçe yukarı kaldırdı. “Güzel. O zaman lafı uzatmayalım. Barın iki sokak ötesinde bir otel odam var. Hemen gidelim. Kocanın izni var mı peki bu iş için?”

Emre başını salladı. “Var. Kocam Terrence izin verdi. Bu beni daha da azdırıyor aslında.” Xavier’in gözlerinde memnun bir parıltı belirdi. “O zaman kalk. Seni orada istediğim gibi istiyorum.”

Emre tereddüt bile etmedi. Birlikte bardan çıktılar, kısa bir yürüyüşten sonra otele girdiler. Asansörde Xavier Emre’yi duvara yasladı, dudaklarını boynuna bastırdı. Dişleri hafifçe derisini sıyırdı. Emre inledi. Odanın kapısı kapanır kapanmaz gerilim patladı. Xavier ceketini çıkardı, kaslı kollarını ortaya serdi. Emre’yi kendine çekti, elleri belinden aşağı kaydı, kıçını avuçladı. “Flört bitti. Şimdi sıra dokunmakta,” dedi emredici ses tonuyla.

Öpüşmeleri sert ve ıslaktı. Xavier’in dili Emre’nin ağzını sahipleniyor, emiyor, bastırıyordu. Emre’nin elleri Xavier’in sırtındaki kasları hissediyordu; her biri taş gibi sertti. Xavier geri çekilip sordu: “Kocanın izniyle mi geldin buraya Emre? Söyle, duymak istiyorum.” Emre nefes nefese “Evet… Kocamın izniyle geldim. Beni istediğin gibi kullanabileceğini söyledi. Bu beni deli ediyor Xavier. Lütfen…” Xavier memnun bir homurtu çıkardı. “İyi cevap. O zaman soyun. Kendini bana teslim ettiğini söyle.”

Kıyafetler hızla çıkarıldı. Emre Xavier’in tişörtünü yukarı sıyırdığında karşılaştığı manzara nefesini kesti: geniş göğüs, belirgin karın kasları, kalın kollar… Pantolon da inince Xavier’in kalın, damarlı, yirmi santimlik siki dışarı fırladı. Emre dizlerinin bağı çözülecek gibi oldu. Kendi sikini eline aldı, sıvazladı. “Kendimi sana teslim ediyorum Xavier. Ne istersen yap. Ben seninim bu gece.”

Xavier homurdandı, Emre’yi sertçe duvara yasladı. Sırtı soğuk duvara çarpınca Emre’nin nefesi kesildi. Xavier dudaklarını yine kaptı, derin, boğucu öpücüklerle ağzını sikti. Elleri Emre’nin boynunu sardı, hafif baskı uyguladı. Sonra omuzlarından aşağı itti. “Diz çök. Ağzını aç.” Emre hemen dizlerinin üzerine indi. Xavier saçını kavradı ve kalın sikini dudaklarına dayadı. Emre ağzını sonuna kadar açtı. Xavier hiç acımadan boğazına kadar soktu. Kalın başlık Emre’nin gırtlağını geriyor, damarları dilinin üzerinde kayıyordu. Xavier kalçalarını ileri geri hareket ettirerek sertçe yüzünü sikmeye başladı. “Evet… Boğazına kadar al orospu. Kocanın izniyle yabancı bir yarrak emiyorsun şimdi. Güzel em, ıslat.”

Emre’nin gözlerinden yaşlar süzülüyordu ama zevk inanılmazdı. Boğazı yanıyor, nefesi kesiliyordu fakat sikinin ucundan sızan prekum tadı ve Xavier’in homurtuları onu uçuruyordu. Xavier birkaç dakika boyunca boğazını kullandı, sonra Emre’yi saçından tutup kaldırdı ve yatağa fırlattı. “Sırtüstü yat. Bacaklarını aç.” Emre itaat etti. Xavier tükürüğünü sikine sürdü, kalın başını Emre’nin dar deliğine dayadı ve tek hamlede köküne kadar gömdü.

Emre yüksek sesle inledi: “Ahh… Çok kalın… Doluyorum!” Xavier duraksamadı. Güçlü kalçalarıyla sert, derin darbeler vurmaya başladı. Her vuruşta yatağın başlığı duvara çarpıyordu. Emre’nin içini tamamen dolduran o kalın et parçası prostatına her çarptığında zevk dalgaları sırtından bey nine vuruyordu. Xavier üstüne eğildi, misyoner pozisyonunda daha da derinlere giriyordu. Terleri karışıyordu. “Bak bana. Kocanın izniyle bu götü bana verdin. Artık benim orospumsun.”

Emre “Evet… Seninim…” diye inledi. Xavier tempo yu artırdı, sonra birden Emre’yi çevirdi. Saçından sertçe tutup başını geriye çekti ve doggy style’a geçti. Kalçalarına tokat atıyor, her seferinde köküne kadar saplıyordu. Ten tene çarpma sesleri odayı dolduruyordu. Emre’nin sesi çıkmıyordu artık, sadece kesik kesik inlemeler ve yalvarışlar: “Daha sert… Lütfen daha sert sik Xavier… Parçala beni!”

Xavier güldü, sesi karanlık ve zafer doluydu. “Daha sert mi istiyorsun? Al bakalım. Kocanın izniyle benim kişisel fahişem oldun şimdi. Bu dar göt sadece benim sikim için açılıyor. Yalvar devam et, duyayım.” Emre’nin sesi titriyordu: “Daha sert… Daha derin… Ben senin orospunum… Lütfen!” Xavier saçını daha sıkı kavradı, ritmini vahşileştirdi. Kasları geriliyor, ter damlaları Emre’nin sırtına düşüyordu. Sonunda Xavier’nin nefesi düzensizleşti. “Boşalıyorum… İçini sıcak spermlerimle dolduruyorum orospu.”

Emre’nin içine ardı ardına fışkıran sıcak, kalın sıvıyı hissetti. Xavier son damlaya kadar derinlerde kaldı, kalçalarını bastırdı. Emre de aynı anda orgazm oldu, çarşafların üzerine fışkırttı. Xavier Emre’nin sırtına tamamen uzandı, ağır, kaslı gövdesiyle onu bastırdı. Hâlâ içindeyken yavaşça, santim santim geri çekilmeye başladı. Sikinin son damlaları Emre’nin hassas kenarlarını ovalarken ikisi de ağır ağır soluyordu. Xavier kulağına eğildi, sesi hâlâ dominant ve aç:

“Henüz bitmedi Emre… Gece yeni başlıyor. Kocan ne derdi bilmem ama ben seni sabaha kadar bu halde tutacağım. Hazır mısın ikinci tur için?”

Emre’nin vücudu hâlâ zevk ürpertileriyle sarsılırken, aklındaki tek şey bu sorunun cevabını verememekti. Gerilim olduğu gibi havada asılı kalmıştı. Xavier’in kalın sikinin ucu hâlâ deliğinin kenarında geziniyor, yeni bir hamle için hazır bekliyordu.

Emre, Xavier'in sıcak nefesini kulağında hissederken titreyen dudaklarıyla cevap verdi: “Evet Xavier, hazırım. Beni sabaha kadar sik, ne istersen yap. Vücudum hâlâ senin.” Kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyordu. İlk orgazmın sarsıntıları hâlâ bacaklarında geziniyor, göt deliği ise Xavier’in kalın sikinin başıyla hafifçe oynandıkça kasılıp gevşiyordu. İçinde hâlâ o sıcak spermler dolaşıyordu; bu ıslaklık yeni bir sikilişe davet gibiydi. Xavier memnun bir homurtu çıkardı, parmaklarını Emre’nin kalçalarına daha sert bastırdı. Tırnak izleri bırakacak kadar güçlüydü tutuşu. Yirmi santimlik damarlı yarağını deliğin kenarında gezdirdi, başını hafifçe içeri çıkarıp sokarak Emre’yi deli ediyordu.

“İkinci tur başlıyor orospu,” dedi Xavier kalın sesiyle. “Kocan Terrence’in izniyle bu dar götü yine yırtacağım. Yalvar bana.” Emre hemen itaat etti, sesi kısık ve arzulu: “Lütfen Xavier… Daha sert sik beni. Götümü parçala, senin orospunum ben.” Xavier bir anda kalçalarından kavradı ve köküne kadar gömdü. Emre’nin boğazından uzun bir inilti koptu. O kalın başlık yine içini geriyor, damarları duvarlarını sıyırıyordu. Xavier hiç durmadan ileri geri vurmaya başladı. Her darbede yatağın başlığı duvara çarpıyor, ten tene şakırtılar odayı inletiyordu. Xavier bir eliyle Emre’nin saçını yumruğuna doladı, başını geriye çekti. Diğer eliyle kalçalarına art arda tokatlar indiriyordu. Kırmızı izler oluşuyordu teninde ama Emre zevkten kasıldıkça daha çok istiyordu.

İçinden “Kocam izin verdi, hem de istediğimi söyledi. Bu yabancı yarrak içimde gidip gelirken kendimi ne kadar özgür hissediyorum,” diye geçti. Bu düşünce sikini taş gibi sertleştirdi. Xavier tempo yu vahşileştirdi, her seferinde tamamen çıkıp tekrar dibine kadar saplıyordu. “Bak nasıl emiyor götün beni. Terrence duysa karısının… yani kocasının ne kadar pis bir fahişe olduğunu görseydi,” diye alay etti Xavier. Emre inleyerek cevap verdi: “O biliyor… İzin verdi diye daha da azıyorum. Daha sert, lütfen! İçimi yırt!” Xavier güldü, sesi karanlık ve zafer doluydu. Emre’yi doggy’den çıkardı, sırtüstü çevirdi. Bacaklarını omuzlarına aldı, misyoner pozisyonunda üstüne kapandı. Kaslı gövdesi Emre’nin üzerinde ezici bir ağırlık yaratıyordu. Terleri karışıyor, Xavier’in geniş göğsü Emre’nin göğsüne yapışıyordu.

Her vuruş şimdi daha derin ulaşıyordu. Prostatına her çarptığında Emre’nin sikinden berrak sular fışkırıyordu. Xavier bir eliyle Emre’nin boynuna hafif baskı uyguladı, tam da sevdiği gibi. “Gözlerime bak. Kocanın izniyle yabancı bir dominant tarafından sikilirken gözlerime bak,” diye emretti. Emre gözlerini ondan ayırmadı. Xavier’in keskin çene hatları, terden ıslanmış saçları, o sahiplenici bakışları Emre’yi tamamen teslim almıştı. “Senin yarrağın için açıldım… Daha fazla, doldur beni,” diye yalvardı Emre. Xavier ritmini bozmadan hızlandı. Odada sadece et sesleri, inlemeler ve Xavier’in ara sıra çıkardığı homurtular vardı. Emre’nin bacakları Xavier’in omuzlarında titriyordu. Kasları geriliyor, parmakları çarşafları avuçluyordu.

Xavier birden doğruldu, Emre’yi yataktan kaldırıp duvara yasladı. Bir bacağını beline doladı ve ayakta soktu. Bu pozisyonda yerçekimiyle birlikte sik daha da derinlere iniyordu. Emre kollarını Xavier’in kalın boynuna sardı, destek almak için ona tutundu. “Ahh… Karnıma kadar giriyorsun,” diye inledi. Xavier dişlerini Emre’nin omzuna geçirdi, hafifçe ısırdı. “İyi misin? Daha sert istiyor musun?” diye sordu ama ses tonu emrediciydi. Emre hemen başını salladı: “Evet, kır beni. Kocamın izniyle buradayım, senin yarrağınla parçalanmak istiyorum.” Xavier kalçalarını tutup sertçe yukarı doğru vurmaya başladı. Her itişte Emre’nin ayak parmakları yerden kesiliyordu. Duvar soğuktu ama sırtı Xavier’in sıcak terli vücuduyla yanıyordu.

Uzun dakikalar boyunca bu şekilde devam etti. Emre’nin sikini Xavier arada sıvazlıyor, başparmağıyla ucunu ovalıyordu. Prekum parmaklarına bulaşıyor, kayganlaştırıyordu. Emre’nin aklı bulanıktı. “Bu adam tam bir dominant… Her hareketi kontrol ediyor, ben sadece alıyorum,” diye düşündü. Bu teslimiyet hissi onu uçuruyordu. Xavier onu yine yatağa fırlattı, bu sefer sırtüstü yatırıp kendi de sırtüstü uzandı. “Üstüme çık. Kendini sik,” diye emretti. Emre titreyen bacaklarıyla doğruldu, Xavier’in kalın, damarlı sikinin üzerine oturdu. Eliyle tutup başını deliğine dayadı ve yavaşça aşağı indi. Santim santim içini dolduran o sıcak et parçası onu yeniden inletti. “Çok kalın… Yine geriyor,” diye mırıldandı.

Tamamen oturunca bir an durdu, alışmaya çalıştı. Xavier’nin elleri beline kenetlendi, onu yönlendirmeye başladı. Emre yukarı aşağı inip kalkmaya başladı. Her inişte sik tamamen içine giriyor, taşakları Xavier’in kaslı karnına çarpıyordu. Kendi sikini de eliyle sıvazlıyordu ama Xavier “Elleri arkana koy,” diye emredince itaat etti. Şimdi sadece kalçalarıyla hareket ediyordu. Xavier aşağıdan güçlü darbelerle karşılamaya başladı. “Hızlan orospu. Kocanın izniyle yabancı yarrak üstünde zıplıyorsun. Göster ne kadar açsın,” dedi. Emre hızlandı, kalçalarını daireler çizdirerek oturtuyordu. Bu hareket ikisini de deli ediyordu. Xavier’in sikinin her kıvrımını hissedebiliyordu. Terleri ikisinin de bedeninden sel gibi akıyordu. Xavier doğrulup Emre’nin göğüs uçlarını ısırdı, emdi. Acı ve zevk karışımı Emre’yi çığlık çığlığa getirdi.

Bir süre sonra Xavier yine pozisyon değiştirdi. Emre’yi yüzükoyun yatırdı, kendi de üstüne kapandı. Prone bone’da tamamen ağırlığını vererek sikmeye başladı. Bu sefer hareketler daha yavaş ama çok daha derindi. Sikinin tamamı her seferinde köküne kadar girip çıkıyordu. Emre yastığa yüzünü bastırmış, boğuk boğuk inliyordu. “Çıkma… İçimde kal,” diye yalvardı. Xavier kulağına eğildi: “Bütün gece içindeyim. Sen artık benim kişisel fahişemsin. Terrence izin verdi, ben de alıyorum.” Ritmi yavaş yavaş artırdı. Kaslı kalçaları Emre’nin kalçalarına her vurduğunda derin bir şakırtı çıkıyordu. Emre’nin sikinin ucu çarşafa sürtünüyor, sürtünme onu orgazmın eşiğine getiriyordu.

Xavier’in nefesi düzensizleşti. “Boşalmak üzereyim… Sen de boşal benimle,” diye homurdandı. Eli Emre’nin altına uzandı, sikini sertçe sıvazlamaya başladı. Emre’nin vücudu kasıldı. “Geliyorum… Xavier içime doldur!” diye haykırdı. İlk fışkırma çarşaflara boşalırken Xavier de derinlerde kaldı ve ikinci kez sıcak, kalın spermlerini Emre’nin içine boşalttı. Ardarda fışkırtmalar devam etti. İkisi de uzun uzun inleyerek, kasılıp gevşeyerek boşaldılar. Xavier son damlaya kadar bastırdı, sonra ağır ağır çekildi. Sik çıktığında Emre’nin deliğinden beyaz spermler sızmaya başladı. İkisi de yan yana yığıldılar. Nefesleri ağır, vücutları ter içinde, kasları yorgunluktan titriyordu.

Uzun bir sessizlik oldu. Xavier kolunu Emre’nin beline doladı, parmaklarını sırtında gezdirdi. Emre’nin gözleri kapalıydı, zevkin yarattığı o tatlı yorgunluk bedenini sarmıştı. Xavier kulağına eğildi, sesi hâlâ biraz dominant ama daha yumuşaktı: “Emre… Sana bir sır vereceğim. Aslında bu gece tamamen rastgele değildi. Terrence’le uzun zamandır tanışıyoruz. O benim eski bir dostum. Uzun seyahate çıkmadan önce bana geldi, senden bahsetti. Senin bastırılmış arzularını, dominant bir adamla sertçe sikilme fantezini anlattı. Bara gitmemi, seni bulmamı ve tam da istediğin gibi kullanmamı istedi. Senin bilmeni istemedi, sürpriz olsun dedi. Ama ben artık içimde tutamıyorum. Her şey karşılıklı rızayla oldu, kocan seni gerçekten seviyor ve mutlu olmanı istedi.”

Emre gözlerini açtı, şaşkınlık içinde Xavier’e baktı. Kalbi yine hızlı atmaya başlamıştı ama bu sefer farklı bir heyecanla. Xavier hafifçe gülümsedi, parmağıyla Emre’nin dudağını okşadı. Gece bitmişti ama aralarında yeni bir sır doğmuştu. Emre’nin dudaklarında hafif bir tebessüm belirdi; bu sırrı öğrendiği için ne hissedeceğini henüz bilemiyordu ama vücudundaki tatlı sızı ve içindeki sıcaklık ona her şeyin çok daha karmaşık ve heyecan verici olduğunu söylüyordu.

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged rough-sex deepthroat doggy-style creampie dirty-talk

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.