Arkadaşımın Elleriyle Evde İlk Kez Islanan Karım
Kocası Emre’nin gözleri önünde 28 yaşındaki karısı Deniz, 30 yaşındaki arkadaşı Hugo’nun parmaklarıyla ilk kez evde ıslanıyor.
Salonun loş ışığında, kahve sehpası etrafında yayılmış halde oturuyorlardı. 28 yaşındaki Deniz, evliliklerinin sekizinci yılında artık tam bir ev kadını ve eş olmuştu; o gece kısa siyah eteğini ve göğüslerini yarı yarıya açıkta bırakan dar bluzunu giymişti. Bacakları pürüzsüz, kalçaları dolgun, memeleri ağır ve davetkârdı. Kocası Emre, 29 yaşında, yıllardır aynı şirkette yönetici olarak çalışan adam, karısının tam yanına yaslanmış, elini hafifçe Deniz’in dizine koymuştu. Karşı koltukta ise Emre’nin on yıllık dostu, 30 yaşındaki Hugo oturuyordu. Hugo uzun boylu, geniş omuzlu, karanlık bakışlı bir adamdı ve Deniz’e olan arzusunu Emre’ye ilk kez iki yıl önce, bir rakı masasında itiraf etmişti. “Karıma bakarken sikim kalkıyor, kusura bakma,” demişti. Emre o gece şaşırmamış, aksine içinde uzun zamandır taşıdığı fanteziyi ortaya dökmüştü: “Ben de karımın başka bir erkek tarafından, özellikle senin tarafından sikilmesini istiyorum. İzlemek istiyorum.”
Bu itiraflar zamanla derinleşmiş, mesajlar, fotoğraflar, flörtleşmelerle yıllara yayılmıştı. Deniz hepsinden haberdardı. Başta utangaçça gülmüş, sonra kendi kendine parmak atarken Hugo’yu düşünmeye başlamıştı. Emre de karısının telefonuna Hugo’dan gelen “Bu etekle amın nasıl görünüyor acaba?” tarzı mesajları okuyunca sertleşiyordu. Herkes rızalıydı. Bu akşam ise her şey planlanmıştı. Üçü de ayık, heyecanlı ve hazırdı.
Emre kahvesinden bir yudum aldı, gülümsedi. “Hugo, dostum, artık saklamaya gerek yok. Deniz de biliyor. Yıllardır aranızdaki o bakışmalar, dokunmalar… Hepsi birikmiş. Bu gece karımı senin ellerine bırakıyorum. İstediğin gibi dokun, istediğin gibi kullan. Ben izleyeceğim.”
Deniz’in yanakları kızardı ama bacaklarının arası çoktan sırılsıklam olmuştu. Tangası am dudaklarına yapışmış, ıslaklık iç çamaşırından dışına sızmaya başlamıştı. İçinden geçiriyordu: “Kocam gerçekten bunu istiyor. Hugo’nun parmaklarını amımda hissedeceğim… Hem de onun gözleri önünde. Tanrım, neden bu kadar azgınım?” Kalp atışları kulaklarında zonkluyordu. Hugo ise gözlerini Deniz’in dolgun memelerinden ve eteğinin hemen bitimindeki bacaklarından ayıramıyordu. Bakışları aç bir kurt gibiydi.
“Deniz… Gerçekten istiyor musun?” diye sordu Hugo, sesi kalın ve arzulu. Deniz kocasına baktı. Emre’nin gözlerinde sadece teşvik ve şehvet vardı. Başını yavaşça salladı. “Evet… İstiyorum. Yıllardır flörtleşiyoruz. Artık dokunmanı istiyorum Hugo. Kocamın önünde.”
Emre karısının saçını okşadı, sesi alçak ve kirli çıktı: “Bebeğim, bırak Mert seni okşasın. Hayır, Hugo seni okşasın. Biliyorum amın şu an su gibi. Bırak parmaklasın seni. Karımı ıslat Hugo, hadi.”
Deniz utangaç bir iniltiyle bacaklarını hafifçe araladı. Hugo koltuktan kalkıp yanına oturdu. Büyük eli önce Deniz’in dizine kondu, sonra yavaşça yukarı kaydı. Eteğin altına girdi. Parmak uçları sıcak tenine değince Deniz titredi. Hugo tangasının ıslak kumaşını buldu, kenara çekti. Amı tamamen açıktaydı artık. İki parmağıyla ıslak dudakları araladı, ortadaki şişmiş klitorisini buldu ve yavaş dairesel hareketlerle okşamaya başladı.
“Ahh…” Deniz’in nefesi kesildi. Amından sular parmaklara akıyordu. Hugo parmağını iyice ıslattı, klitorisini sıkıştırıp bıraktı, sonra iki parmağını birden am deliğine gömdü. Gidip gelmeye başladı. Sesler çıkıyordu; ıslak, şapırtılı sesler. Deniz koltuğa yaslandı, bacaklarını daha da açtı. Emre karısının yüzünü izliyor, kendi pantolonunun önünü ovuşturuyordu.
“Karımı parmakla Hugo,” dedi Emre, sesi titreyerek. “O amı güzelce ıslat. Bak nasıl sırılsıklam olmuş. Klitorisini ez, karım zevkten titresin. O bizim ortak amımız artık.”
Hugo gülümsedi, parmaklarını daha hızlı sokup çıkarmaya başladı. Üç parmağa çıkardı. Deniz’in amı açılmış, ıslaklık koltuğa damlıyordu. “Deniz’in amı ne kadar sıcak ve dar… Emre, karının amı parmaklarımı emiyor resmen. Sen yıllardır bunu mu istiyordun? Arkadaşının parmaklarını karının amında görmek mi?”
Deniz inledi, gözleri yarı kapalı. “Evet… Daha derine… Kocam izlerken parmakla beni. Amım yanıyor.”
Hugo diğer eliyle Deniz’in bluzunu sıyırdı, memelerinden birini avuçladı, sertçe sıktı. Emre kalktı, karısının yanına yaklaştı, saçlarını tuttu. “Güzel karım… Bak nasıl ıslanıyorsun. Hugo’nun parmakları amının içinde, ben de izliyorum. Bu gece seni onunla paylaşacağım.”
Gerilim zirvedeydi. Deniz’in bacakları titriyordu. Hugo parmaklarını çıkardı, dizlerinin üzerine çöktü. Deniz’i koltuğun kenarına doğru çekti, bacaklarını omuzlarına aldı. Önce dilini amının üzerine yapıştırdı, uzun uzun yaladı. Klitorisini emdi, dişleriyle hafifçe çekiştirdi. Deniz çığlık attı. “Hugo… Dilin… Ahh, amımı yala, lütfen!”
Hugo dilini am deliğine soktu, çıkarıp tekrar soktu. Sonra aşağı indi, ıslak dilini göt deliğinin üzerinde gezdirdi. Orasını da yaladı, ıslattı, parmağıyla hafifçe bastırdı. Deniz’in götü de zonkluyordu. “Götümü de… Evet, orayı da yala… Kocamın önünde her yerimi yala!”
Emre “Karımın göt deliğini de ıslat dostum. O amı ve götü senin için hazırla,” diye teşvik etti. Deniz’in zevkten gözleri kaymıştı. Orgazmın eşiğindeydi ama henüz bırakmıyordu.
Hugo kalktı. Deniz’i koltuktan kaldırdı, öne domalttı. Eteğini beline sıyırdı, kendi pantolonunu indirdi. Kalın, damarlı yarağı dışarı fırladı. Deniz’in ıslak amına dayadı, bir hamlede köküne kadar soktu.
“İşteee!” Deniz haykırdı. Hugo sertçe vurmaya başladı. Kalçalarına tok sesler çıkarak çarpıyordu. Her seferinde derinlere giriyor, amını dolduruyordu. “İzle Emre… Arkadaşının karısını sikerken izle. Bu am artık benim. Bak nasıl yutuyor yarağımı.”
Deniz kalçalarını geri doğru itiyor, “Daha sert! Kocamın izlediği amımı yırt Hugo! Yırt beni, sik beni, parçala!” diye yalvarıyordu. Sesler odayı dolduruyordu; etlerin çarpışması, ıslak am sesleri, inlemeler.
Hugo saçından tuttu, daha hızlı sikti. Deniz’in memeleri öne arkaya sallanıyordu. Emre hemen yanında dikilmiş, sikini sıvazlıyordu. Yüzü karısının zevk dolu ifadesine bakıyordu.
Bir süre sonra Hugo oturdu, Deniz’i kucağına çekti. Ters cowgirl pozisyonunda, sırtı Hugo’ya dönük şekilde yarağın üzerine oturdu. Kalçalarını indirip kaldırmaya başladı. Yarak amının derinliklerine inip çıkıyor, her inişte ıslak sesler çıkarıyordu. Deniz’in götü Hugo’nun kasıklarına çarpıyordu. Emre tam karşısına geçti. Deniz’in yüzü ona dönüktü. Emre sikini hızlı hızlı okşadı, inledi ve karısının açık ağzına, yanaklarına, burnuna sıcak, kalın döllerini fışkırttı.
Deniz yaladı, tadını aldı, gözleri zevkten kaymıştı. Ama Hugo hala durmuyordu. Kalçalarını sıkıca tutmuş, altından sertçe vurmaya devam ediyordu. Deniz’in amı yarağın etrafında kasılıyor, bir orgazm daha yaklaşıyordu. Emre boşalmıştı ama gözleri hala karısının sikilişindeydi. Gece daha bitmemişti. Hugo’nun yarağı hala Deniz’in içinde zonkluyor, yeni zevk dalgaları için hazır bekliyordu. Deniz’in aklındaki tek şey artık “Daha fazla… Kocamın önünde daha fazla sikilmek istiyorum…” idi ve bu düşünceyle kalçalarını daha hızlı indirip kaldırmaya devam etti.
Deniz, Hugo’nun kucağında kalçalarını daha hızlı indirip kaldırmaya devam etti. 28 yaşındaki kadın artık tamamen kontrolden çıkmıştı; dolgun kalçaları Hugo’nun kasıklarına her çarpışında ıslak, şapırtılı sesler çıkarıyor, amının suyu yarağın etrafından fışkırarak bacaklarından aşağı sızıyordu. Hugo’nun kalın, damarlı yarağı her inişinde rahim ağzına vuruyor, Deniz’in içini tamamen dolduruyordu. Memeleri ağır ağır sallanıyor, sert uçları hava alıyordu. Yüzündeki Emre’nin sıcak dölleri hâlâ dudaklarının kenarındaydı; Deniz ara sıra dilini çıkarıp o tadı yalıyor, tuzlu ve yoğun aromanın ağzını doldurmasını istiyordu. İçinden geçiriyordu: “Kocamın spermini yutarken bir başkasının yarağı amımın içinde… Bu kadar iğrenç ve güzel olacağını bilmiyordum. Amım hiç bu kadar aç olmamıştı.”
Hugo iki eliyle Deniz’in belini sıkıca kavramış, altından güçlü darbelerle vuruyordu. Geniş omuzları terden parlıyordu. “Amın resmen yarağımı emiyor Deniz… Sıcacık, ıslak ve daracık. Parmaklarımla az önce ıslattığım o am şimdi beni köküne kadar yutuyor,” diye homurdandı kalın sesiyle. Emre tam karşılarında, koltuğun kenarına oturmuş, karısının zevkten çarpılmış yüzünü izliyordu. 29 yaşındaki koca kendi sikini tekrar eline almış, yavaş yavaş sıvazlıyordu. Gözlerinde hem kıskançlık hem de derin bir arzu vardı. “Devam et Hugo,” dedi titreyen bir sesle. “Karımı kucağında becer, kalçalarını tokatla. Bak nasıl inliyor… O am bizim ortak amımız artık. Yıllardır mesajlarda anlattığın gibi ıslattın işte.”
Deniz bu sözler üzerine iniltisini daha da yükseltti. “Evet… Ortak amım… Hugo parmaklarıyla başladığı işi şimdi yarağıyla bitiriyor. Kocacığım, izle beni… Amım onun için yanıyor.” Kalçalarını daireler çizerek döndürmeye başladı, yarağın her santimini hissedebilsin diye. Klitorisi Hugo’nun kasıklarına sürtünüyor, her sürtünmede elektrik çarpmış gibi zevk veriyordu. Bacakları titremeye başladı, karnının altındaki o sıcak düğüm gittikçe büyüdü. “Geliyorum… Ah tanrım geliyorum!” diye haykırdı birden. Vücudu kasıldı, amı Hugo’nun yarağının etrafında ritmik ritmik sıkıştı. Bolca ıslaklık boşaldı, koltuğu ve Hugo’nun bacaklarını sırılsıklam etti. Orgazmı uzun sürdü; gözleri kaydı, ağzı açık kaldı, memeleri titreyerek sallandı. İçinden “Kocamın gözleri önünde ilk gerçek orgazmım… Hugo’nun yarağı sayesinde… Bundan sonra her şey değişecek,” diye geçti.
Hugo onu kucağından kaldırırken yarağı amından çıktı, ıslak ve parlak bir halde havada zonkluyordu. Deniz’i koltuktan indirip halının üzerine dizlerinin üstüne çökertti. “Şimdi domal,” dedi emir verir gibi. Deniz hemen itaat etti, 28 yaşındaki ev kadını eteğini beline sıyırıp kalçalarını havaya kaldırdı. Hugo arkasından diz çöktü, bir eliyle yarağını tutup ıslak am dudaklarına sürttü. Sonra tek hamlede köküne kadar gömdü. Tok bir ses çıktı. Deniz’in kalçaları dalgalandı. Hugo saçını yumruğunun içine alıp başını geriye çekti, diğer eliyle kalçasına art arda tokatlar atmaya başladı. Kırmızı el izleri teninde beliriyordu.
“Kalçalarımı tokatla… Daha sert sik!” diye yalvardı Deniz. Sesinde utangaçlıktan eser kalmamıştı. Hugo ritmi hızlandırdı, her seferinde yarağını tamamen çıkarıp tekrar dibe kadar sokuyordu. Amının içinden ıslak şapırtılar geliyordu. Emre yaklaşıp karısının yanına oturdu, bir eliyle Deniz’in memesini avuçladı, sertçe sıktı. “Güzel karım… Arkadaşımın yarağı amını nasıl da geriyor. Bak gözlerin kayıyor. Yıllardır bunu istiyorduk değil mi? Hugo’nun elleriyle ıslanman, şimdi de yarağıyla parçalanman.”
Hugo terleyen gövdesini Deniz’in sırtına yasladı, dişlerini boynuna geçirdi. “Emre, karının göt deliğini de hazırlamıştım az önce. Şimdi orayı da istiyorum. İzin veriyor musun?” Emre hemen cevap verdi: “Veriyorum dostum. Karımın her deliğini kullan. O bizim ortak fahişemiz artık.” Deniz bu konuşmayı duyunca amı tekrar kasıldı. Hugo yarağını amından çıkardı, başını göt deliğine dayadı. Önce parmaklarını tükürükleyip deliğin etrafına sürdü, sonra yavaşça bastırdı. Deniz’in dar götü önce direndi ama Hugo’nun daha önce yaladığı ve parmakladığı ıslaklık sayesinde başı kolayca girdi.
“Ahh… Yavaş… Çok kalın,” diye inledi Deniz ama kalçalarını geriye itiyordu. Hugo santim santim gömüldü, sonunda kasıklarının tamamı Deniz’in kalçalarına yapıştı. Götünün içi tamamen dolmuştu. Deniz’in nefesi kesildi. “Götüm dolu… Hugo’nun yarağı götümün içinde… Kocam izliyor,” diye mırıldandı kendi kendine. Hugo yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Her hareketle Deniz’in götü yarağın etrafında geriliyor, inanılmaz bir dolgunluk hissi veriyordu. Hugo bir eliyle Deniz’in klitorisini ovalamaya devam ediyordu. Zevk iki katına çıkmıştı.
Deniz’in inlemeleri artık çığlığa dönüşmüştü. “Daha hızlı… Götümü de sik… Parçala beni Hugo!” Hugo hızlandı. Tokat sesleri, etlerin çarpışma sesleri ve Deniz’in ıslak inlemeleri salonu dolduruyordu. Emre karısının saçını tutmuş, kulağına fısıldıyordu: “Bak bebeğim, arkadaşımın yarağı götünde gidip geliyor. Sen gerçek bir hotwife oldun. Amın ve götün onun için açıldı.” Deniz üçüncü orgazmın eşiğine geldi. Bu seferki daha derinden geliyordu. Götü Hugo’nun yarağını mengene gibi sıktı, bacakları titredi, ağzından salyalar aktı. “Boşalıyorum… Götümle boşalıyorum ahh!” diye haykırdı. Vücudu kasılmalarla sarsıldı, gözleri tamamen kaydı.
Hugo daha fazla dayanamadı. “Ben de… Döllerimi götünün derinliğine boşaltıyorum Deniz!” diye homurdandı. Kalın yarağı götünün içinde zonkladı, sıcak ve bol miktarda döl fışkırttı. Deniz o sıcaklığı hissedince son bir kez daha titredi. Hugo birkaç kez daha derine vurup boşalmayı bitirdi. Sonra yavaşça çıktı. Göt deliğinden beyaz döller sızmaya, bacaklarından aşağı inmeye başladı. Deniz halının üzerine yığıldı, vücudu ter, ıslaklık ve döllerle kaplıydı. Amı ve götü zonkluyor, nefes almakta zorlanıyordu.
Emre karısının yanına uzandı, alnından öptü. Hugo da diğer tarafa uzanmıştı, eli hâlâ Deniz’in kalçasını okşuyordu. Oda seks kokuyordu; ıslak am, döl ve ter kokusu her yanı sarmıştı. Deniz gözlerini yavaşça açtı, önce kocasına, sonra Hugo’ya baktı. Vücudundaki bütün delikler sızlıyor ama inanılmaz tatmin olmuştu. Dudaklarını yaladı, sesi yorgun ama kararlı çıktı: “İtiraf ediyorum, Hugo’nun parmaklarıyla ıslanan amım artık tamamen onun oldu, bir daha ne zaman sikmeye geleceksin?”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories