Kaybettiği Bahis Yüzünden En İyi Arkadaşımın Kalçalarına Kendini Sundu
Yirmi üç yaşındaki Yakup, bahsi kaybeden yirmi dört yaşındaki en iyi arkadaşı Cody’nin kalın kalçalarına sertçe anal girerek doyasıya sikip zevkten inlet
Yirmi üç yaşındaki Yakup ile yirmi dört yaşındaki en yakın arkadaşı Cody, yıllardır her hafta sonu futbol maçlarına iddialı bahisler yapıyorlardı. Koltuklarında oturup bağırarak takımlarını destekler, maç bitince kaybeden bira ısmarlar ya da ev işlerini üstlenirdi. Bu seferki maçta Cody’nin takımı perişan olmuş, skor 4-0’a çıkmıştı. Bahisleri basitti ama o gece farklıydı: “Kaybeden, kazananın her istediğini yapacak.” Cody maç biter bitmez gülerek omuz silkmişti ama Yakup’un bakışlarındaki o aç, kararlı ifadeyi görünce gülümsemesi dondu. İkisi de yıllardır birbirlerine karşı bastırdıkları çekimi ilk defa bu kadar net hissediyordu. Cody’nin kalın kalçaları kot pantolonunun içinde gerilmiş, Yakup’un gözleri istemeden oraya kayıyordu. Oturma odasındaki loş ışık, televizyonun kapanmasıyla daha da yumuşak bir karanlık yaratmıştı. Cody yutkundu, avuç içleri terlemişti. “Hadi ama, yine mi abartıyorsun?” diye mırıldandı ama sesi titriyordu. Yakup cevap vermedi; sadece bakıyordu, sanki yıllardır biriktirdiği her şeyi o bakışla dışarı döküyormuş gibi.
Yakup yavaşça Cody’nin yanına oturdu, kanepe hafifçe çöktü. Dizleri birbirine değdi. Yakup öne eğilip Cody’nin kulağına fısıldadı: “Artık borcunu ödeme zamanı.” Sıcak nefesi Cody’nin kulağını yaladı. Cody’nin kalbi göğüs kafesinde deli gibi çarpmaya başladı; boğazı kurudu. İkisi de uzun süredir bu anı istiyordu, geceleri yalnızken hayal etmişlerdi ama hiç dile getirmemişlerdi. Cody utangaç bir gülümsemeyle başını çevirdi, dudakları aralandı. “Tamam… istediğin gibi olsun,” diye fısıldadı. Cümle biter bitmez Yakup’un eli Cody’nin ensesine kaydı, parmakları saçlarının diplerine gömüldü ve dudakları birbirine çarptı. Öpücük ilk başta temkinliydi, sonra derinleşti; diller birbirine dolaştı, Cody’nin ağzından kaçan hafif bir inilti Yakup’un belinden aşağı ateş gibi indi. Cody kendi isteğiyle kımıldadı, bacaklarını açıp Yakup’un kucağına oturdu. Kalın kalçaları Yakup’un sertleşmeye başlayan sikinin üzerine oturdu, kumaşlar arasından bile sıcaklık ve baskı hissediliyordu. Cody kalçalarını yavaşça ileri geri sürtmeye başladı; Yakup’un elleri onun beline sarıldı, parmakları tişörtün altından çıplak tenine değdi. “Siktir, ne kadar sertsin,” diye fısıldadı Cody, utangaç ama istekli. Yakup onun alt dudağını emdi. “Senin o kalın götün için sertleşiyorum. Yıllardır bakıyorum, dayanamıyorum artık.” Karşılıklı flört ve açık rıza gerilimi kontrolden çıkardı; Cody tişörtünü başından çıkardı, Yakup da kendi kıyafetlerini hızla sıyırdı. İkisi de nefes nefese, çıplak göğüsler birbirine sürtünürken öpüşmeye devam ettiler.
Yakup Cody’yi kucağından indirdi, yumuşak halının üzerine domalttı. Cody’nin kalın, dolgun kalçaları havaya kalktı; Yakup avuçlarıyla onları ayırdı, ortadaki pembe, dar deliği gördü. “Bak ne kadar güzel,” diye mırıldandı, sonra eğilip dilini doğrudan o deliğe bastırdı. Cody irkildi, boğuk bir inilti kopardı. “Ah… Yakup…” Yakup diliyle yavaş yavaş daireler çizdi, tükürüğünü bolca bıraktı, ucunu içeri sokup çekti. Cody’nin bacakları titredi; o da kendini daha fazla açtı, kalçalarını geriye doğru itti. Yakup tükürüğünü parmaklarına bulaştırdı, yanındaki çekmeceden çıkardığı kayganlaştırıcıyı da ekledi. İlk parmağını yavaşça soktu; Cody’nin içi sıcacık ve sıkıydı, kaslar istemeden sıkılıp gevşedi. “Rahatla,” dedi Yakup yumuşak ama buyurgan bir sesle. İkinci parmağı ekledi, yavaşça makas hareketi yaptı, deliği açtı. Cody alınını yere dayamış, parmaklarını halıya gömmüştü. “Daha… daha sert istiyorum,” diye yalvardı, sesi boğuk ve istekli. Yakup üçüncü parmağını da soktu, Cody’nin prostata yakın o noktasına bastırdı; Cody’nin sikinden ince bir pre-cum sızıntısı halıya damladı. Yakup parmaklarını çekti, kendi kalın, damarlı sikini Cody’nin yarıklarına sürttü, başını deliğe dayadı. “Hazır mısın?” “Evet… sok içime, lütfen.” Yakup yavaşça ama kararlılıkla ileri itti; kalın baş içeri girdi, Cody’nin kalın kalçaları gerildi, bir inilti koptu. Yakup durdu, Cody’nin nefes almasını bekledi, sonra santim santim daha derine gömüldü ta ki taşakları Cody’nin kalçalarına yapışana kadar. “Siktir, ne kadar darsın,” diye homurdandı Yakup. Önce yavaş yavaş anal sikişmeye başladılar; Yakup geri çekilip tekrar girdi, her seferinde Cody’nin içini doldurdu. Cody kendini tamamen sundu, kalçalarını geriye doğru iterek her vuruşu daha derin aldı.
Yakup hızlandı. Elleri Cody’nin kalçalarını kavradı, parmak izleri bıraktı, sertçe çarpmaya başladı. Deri deriye şap şap sesleri odayı doldurdu, Cody zevkten inleyerek “Daha sert… evet böyle…” diye bağırdı. Yakup doggy pozisyonunda onu döverken bir elini öne uzatıp Cody’nin sert sikini yakaladı, aynı ritimle sıvazladı. Cody’nin bacakları titriyordu. Bir ara Yakup onu yan yatırdı; Cody’nin bir bacağı Yakup’un omzuna kalktı, bu açıda sik daha da derine girdi. Yakup eğilip Cody’nin boynunu, omzunu ısırır gibi öptü, kulağına “Götün beni deli ediyor, her vuruşta sıkıyorsun” diye fısıldadı. Cody’nin gözleri yaşarmıştı ama zevkten; “Daha… boşalma, devam et” diye yalvardı. Sonra Yakup sırtüstü yattı, Cody’yi üstüne çekti. Cody yavaşça oturdu, kalın kalçaları Yakup’un sikini tamamen yuttu; bu pozisyonda kontrol Cody’deydi. Kalçalarını kaldırıp indirdi, yavaş başlayıp hızlandı, Yakup’un elleri onun göğüslerine, beline sarıldı. Cody başını geriye attı, uzun iniltiler saldı; her inişte sik boğazına kadar geliyormuş gibi hissetti. “İçimde… çok doluyum,” diye inledi. Yakup belini yukarı savurarak karşılandı, Cody’nin kalçaları şapırtıyla çarpıştı. Ter damlaları göğüslerinden süzülüyor, Cody’nin deliği her çıkışta Yakup’un sikine yapışıyor, her inişte yeniden yutuyordu.
Yakup onu tekrar öne eğdi, bu sefer Cody’nin sırtına yapışarak arkadan sarıldı, kolları göğsünü sardı. Derin, yavaş ama güçlü vuruşlarla devam etti; Cody’nin kulağına küfürler ve övgüler fısıldıyordu. “Bu kalçalar benim… bahsi kaybettin ama sen de istiyordun, değil mi?” Cody başını salladı, “Evet… istiyordum, sik beni daha fazla.” Ritim tekrar hızlandı, Cody’nin sikinden damlayan sıvılar uyluklarına bulaşmıştı. Yakup bir anlığına dışarı çıktı, Cody’yi sırtüstü yatırıp bacaklarını omuzlarına aldı, yeniden daldı; bu açıda Cody’nin yüzünü görebiliyordu—kızarmış, ağzı açık, zevkten bunalmış. Göz göze geldiler; Cody utangaç ama doyumsuz bir gülümsemeyle “Boşalma henüz… daha bitmesin” dedi. Yakup gülümsedi, yavaşladı ama derinliği korudu, her vuruşta Cody’nin içini taradı. Cody’nin elleri Yakup’un kollarını, sırtını tırmaladı. “Daha… lütfen, o noktaya vur.” Yakup açıyı değiştirdi, Cody’nin iniltisi keskinleşti; prostatına her değişinde Cody’nin sikinin ucundan taze pre-cum fışkırıyordu.
Saatler ilerlemiş gibi geliyordu ama henüz ikisi de zirveye ulaşmamıştı; bedenleri ter içinde, nefesleri kesik, kalpler deli gibi atıyordu. Yakup Cody’yi tekrar domalttı, bu sefer ayakta, Cody ellerini duvara dayamışken arkadan girdi. Kalın kalçalar her çarpışmada titreşti, Yakup bir eliyle Cody’nin saçını nazikçe çekti, diğer eliyle belini kavradı. “Söyle bana ne kadar istediğini.” “Çok… götümü sik, doldur beni.” Yakup daha sert vurdu, Cody’nin bacakları sendeledi ama o kendini daha fazla açtı, tamamen sundu. Yakup’un taşakları Cody’nin kalçalarına çarpıyordu; ıslak sesler, iniltiler, küfürler birbirine karışmıştı. Cody bir ara elini geriye uzatıp Yakup’un kalçasına bastırdı, daha derine çekmek ister gibi. “Durma… devam et, daha fazla istiyorum.” Yakup eğilip boynunu öptü, ısırdı, dilini gezdirdi. “Bu sadece başlangıç,” diye fısıldadı, sesi boğuk. “Bahsin karşılığı bu gece bitmeyecek.” Cody’nin içindeki sıkılık Yakup’u her seferinde zorluyordu; damarları zonkluyor, ama bilinçli olarak ritmi kontrol altında tutuyordu. Cody’nin kendi siki de sert ve ıslaktı, Yakup ara sıra elini öne götürüp sıvazlıyor, sonra bırakıyordu—Cody’yi kenarda tutmak için.
Kanepeye geri döndüler. Cody Yakup’un kucağına ters oturdu, bu sefer yüzü dışarı bakarken kalçalarını indirdi; Yakup’un siki yeniden o sıcacık deliğe gömüldü. Cody kalçalarını salladı, daireler çizdi, Yakup’un elleri onun göğüslerini, karın kaslarını okşadı. Aynanın yansımasında kendilerini gördüler—terli tenler, birleşmiş bedenler, Cody’nin dolgun kalçalarının her iniş-çıkışta Yakup’u yutması. Cody aynaya bakarak inledi: “Görüyor musun nasıl alıyorum seni?” Yakup onun boynunu öptü. “Görüyorum. Ve daha da alacak, götün beni bırakmayacak.” Hız tekrar arttı; Cody’nin bacakları yorulmaya başlamıştı ama durmuyordu, zevk her şeyin üstündeydi. Yakup birden Cody’yi kucaklayıp kaldırdı, ayakta tutarak sikiyor, Cody’nin bacakları beline dolanmışken onu duvara dayadı. Derin, güçlü vuruşlar; Cody’nin başı geriye düştü, boğazından uzun bir inilti koptu. “Yakup… ah siktir… içimde yanıyor.” Yakup nefes nefese “Henüz boşalmıyorum, sen de bekle… bu gece daha çok pozisyon var” diye homurdandı. Cody’nin tırnakları Yakup’un sırtına gömüldü. Gerilim zirveye tırmanmış ama patlamamıştı; ikisinin de bedenleri titreşiyor, zevk eşiğinde salınıyordu. Yakup yavaşladı, siki hâlâ tamamen içerideyken Cody’yi öptü—derin, ıslak, sahiplenici. “Bahsi kaybettin,” diye fısıldadı dudaklarının arasından, “ama ikimiz de kazandık. Ve henüz bitirmedik.” Cody’nin cevabı sadece başka bir inilti ve kalçalarını kıpırdatması oldu; Yakup’un siki içinde zonklarken, ikisi de bir sonraki hamleyi, daha derin bir teslimiyeti bekliyordu.
Yakup hâlâ Cody’nin içindeyken onu yavaşça yere indirdi, sırtını yumuşak halıya yasladı. Cody’nin bacakları hâlâ Yakup’un beline dolanmıştı; kalın kalçaları terden parlıyor, deliği her nefeste Yakup’un damarlı sikini sıkıp bırakıyordu. Yakup öne eğilip Cody’nin ağzını kapadı, dilini derinlere gönderdi. Cody inleyerek karşılık verdi, tırnaklarını Yakup’un sırtına gömdü. “Daha sert… lütfen, dayanamıyorum artık,” diye fısıldadı dudakları ayrılınca. Gözleri buğulu, yanakları kıpkırmızıydı. Yakup gülümsedi, kalçalarını geri çekip birden sertçe ileri vurdu. Cody’nin başı geriye düştü, boğazından boğuk bir çığlık koptu. “Ah siktir… işte orası!”
Yakup ritmi bozmadan hızlandı. Her vuruşta taşakları Cody’nin kalçalarına şapırdayarak çarpıyor, deri deriye sesler odayı dolduruyordu. Cody’nin siki ikisinin karınları arasında eziliyor, pre-cum’la kayganlaşmış gövdesi her sürtünmede zonkluyordu. Yakup bir elini Cody’nin boynuna götürdü, parmaklarını nazikçe kapadı ama boğmadan; sadece baskı uygulayarak. Cody’nin gözleri açıldı, zevkten sulandı. “Evet… boğazımı tut, sik beni,” diye yalvardı. Yakup boynunu sıkı tutarak daha derin, daha acımasız vuruşlara geçti. Cody’nin içi her seferinde onu yutuyor, kaslar kasılıp gevşiyordu. “Götün beni yiyor,” diye homurdandı Yakup, nefesi kesik. “Yıllardır hayal ettiğim bu kalçalar… şimdi benim.”
Pozisyonu değiştirdi. Cody’yi yana çevirdi, kaşık pozisyonuna geçti. Bir bacağını yukarı kaldırıp omzuna dayadı, siki hâlâ içerideyken açıyı değiştirdi. Bu sefer her giriş prostatına tam isabet ediyordu. Cody’nin iniltisi keskinleşti, elini geriye uzatıp Yakup’un kalçasını kavradı, daha derine bastırdı. “Oraya vur… evet, oraya! Daha fazla!” Yakup belini savurarak karşılık verdi. Ter damlaları Cody’nin boynundan omzuna süzülüyor, Yakup dilini uzatıp onları yalıyordu. Tuzlu ten, sıcak nefes, ıslak şapırtılar… Cody’nin aklı bulanıyordu. İçinden geçenler netti: Bu anı yıllarca bastırmıştı, şimdi bedeni tamamen teslim oluyordu. Her vuruşta “daha” diye düşünüyor, utancını zevke boğuyordu.
Yakup aniden dışarı çıktı. Cody homurdandı, boşalmış hissi kısa sürdü çünkü Yakup onu kollarından tutup kaldırdı, kanepeye yüzüstü yatırdı. Cody’nin kalın kalçaları kenardan sarkıyordu. Yakup arkasına geçti, kayganlaştırıcıyı bolca sikine ve Cody’nin şişmiş deliğine sürdü. Başını dayayıp bir hamlede boğazına kadar gömdü. Cody’nin çığlığı yastığa boğuldu. “Siktir lan! Ne kadar derinsin…” Yakup eğilip Cody’nin sırtına yapıştı, kollarıyla göğsünü sardı, meme uçlarını sıkıştırdı. Aynı anda belini pompalamaya başladı—hızlı, sert, acımasız. Kanepe gıcırdıyor, Cody’nin kalçaları her çarpışmada titreşiyordu. “Bahsi kaybettin,” diye fısıldadı Yakup kulağına, sesi boğuk ve sahiplenici. “Ama bak nasıl da istiyorsun. Götün ne kadar aç, ne kadar açgözlü.” Cody başını yana çevirdi, dudakları aralık: “İstiyorum… sik beni mahvet, doldur beni.”
Yakup hızını artırdı. Bir elini Cody’nin saçına doladı, hafifçe çekti. Cody’nin boynu gerildi, iniltisi uzadı. Diğer eliyle Cody’nin sikini yakaladı, sertçe sıvazladı. Başparmağıyla glans’ı ovuşturdu, pre-cum’u yaydı. Cody’nin bacakları titremeye başladı. “Boşalacağım… Yakup, dayanamıyorum,” diye uyardı. Yakup yavaşlamadı. “Bekle. Benimle birlikte.” Ritmi bir an yavaşlattı, siki neredeyse tamamen çıkarıp tekrar boğazına kadar itti. Cody’nin deliği ıslak ıslak şapırdıyor, her çıkışta kenarları Yakup’un damarlarına yapışıyordu. Yakup eğilip Cody’nin omzunu ısırdı, diş izi bıraktı. “Bu kalçalar benim. Bu göt benim. Söyle.” “Senin… tamamen senin,” diye inledi Cody. İçinden geçen zevk dalgaları bedenini sarsıyordu; prostatı her vuruşta ateş gibi yanıyor, siki zonkluyordu.
Birden Yakup onu çevirdi. Cody sırtüstü, bacakları omuzlara kalkmışken yeniden daldı. Bu açıda göz göze geldiler. Cody’nin yüzü terli, kızarık, ağız açık; Yakup’unki kararlı ve aç. Yakup yavaş ama derin vuruşlara geçti, her seferinde tamamen gömülüp bir saniye bekledi. Cody’nin elleri Yakup’un göğsüne bastı, parmakları kıllı teni tırmaladı. “Daha hızlı… lütfen, bitir beni.” Yakup gülümsedi, ritmi tekrar yükseltti. Deri deriye çarpışmalar hızlandı, Cody’nin siki ikisinin arasında sürtünüp zıplıyordu. Yakup bir eliyle onu sıvazladı, diğer eliyle Cody’nin bir bacağını daha açık tuttu. “Sık beni. Götünle yut.” Cody kaslarını sıktı; Yakup’un iniltisi odaya yayıldı. “Siktir, evet… böyle.”
Zirve yaklaşırken Yakup Cody’yi kucağına çekti. Cody dizlerinin üstünde, Yakup’un sikine otururken kalçalarını kaldırıp indirdi. Kontrol ondandı ama Yakup belini yukarı savurarak karşılık veriyordu. Her inişte Cody’nin kalın kalçaları şapırtıyla çarpıyor, siki boğazına kadar giriyormuş gibi hissediyordu. “İçimde yanıyor… çok doluyum,” diye bağırdı Cody. Başını geriye attı, boynu gerildi. Yakup onun meme uçlarını emdi, dilini gezdirdi, hafifçe ısırdı. Cody’nin siki kendi karnına sürtünüyor, damlayan sıvılar her ikisini de kayganlaştırıyordu. “Boşal bana,” diye fısıldadı Yakup. “Sikini sık, götünü kas.”
Cody’nin bedeni birden kilitlendi. İniltisi kesik kesik oldu, siki Yakup’un elinde ve karnında fışkırarak boşaldı. Beyaz sıcak roketler Yakup’un göğsüne, çenesine sıçradı. Aynı anda deliği şiddetle kasıldı, Yakup’un sikini demir gibi sıktı. Yakup dayanamadı. Birkaç sert, düzensiz vuruştan sonra Cody’nin içine boşaldı—sıcak, yoğun, nabız nabız. Her fışkırışta belini bastırdı, ta ki taşakları boşalana kadar. Cody’nin iniltisi kendi boşalmasıyla karıştı; “Doldur… evet, içime boşal,” diye yalvardı hâlâ titreyerek.
Yakup siki hâlâ zonklayan halde Cody’nin üstüne yığıldı. İkisi de nefes nefese, ter içinde, kalpleri deli gibi atıyordu. Yakup yavaşça dışarı çıktı; Cody’nin deliğinden kendi dölü sızdı, uyluklarından aşağı aktı. Cody homurdandı, bacaklarını gevşetti ama Yakup’u bırakmadı. Kolları hâlâ Yakup’un sırtındaydı. Yakup başını Cody’nin göğsüne yasladı, sıcak teni dinledi. Cody’nin parmakları tembel tembel Yakup’un saçlarında gezindi. Oda hâlâ ıslak seslerin, karışık nefeslerin ve ter kokusunun içindeydi. Yakup dudaklarını Cody’nin göğsüne bastırdı, yavaşça öptü. Cody gözlerini kapadı, dudaklarından tatmin dolu bir homurtu kaçtı. İkisi de kıpırdamadan öylece kaldı; bedenleri hâlâ titriyor, Yakup’un siki yavaş yavaş yumuşarken Cody’nin kalçaları arasında dinleniyordu.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories