Bir Gece Daha, Havuzun Kenarında
28 yaşındaki kaslı inşaat işçisi Kerem'le 32 yaşındaki dominant emlakçı komşusu Barış, havuz kenarında uzun zamandır bastırdıkları açlığı karşılıklı
Kerem, 28 yaşındaki kaslı inşaat işçisi, yazlık villanın havuzunda yavaş yavaş kulaç atıyordu. Gece epey ilerlemişti, etrafı sadece ay ışığı ve havuzun mavi ışıkları aydınlatıyordu. Tüm gün şantiyede demir taşıyıp harç karmaktan yorgun düşmüştü ama uyumak yerine buraya gelmişti. Suyun serinliği kaslarını okşuyor, geniş omuzlarından, kalın kollarından ve taş gibi karın kaslarından aşağı süzülüyordu. Hiçbir şey giymemişti. Sikini suyun içinde serbest bırakmıştı, düşünceler aklına doluştukça yavaş yavaş kan doluyordu oraya. Komşusu Barış… 32 yaşındaki o fit, dominant emlakçı aylardır aklını kurcalıyordu. Bahçe duvarının öbür tarafındaki evinde otururken kaç kere birbirlerine bakmışlardı. O kendinden emin gülümseme, o keskin bakışlar… Kerem içinden defalarca geçirmişti: “Bir gün şu adamı duvara yaslayıp sikeceğim ya da o beni domaltıp içimi dolduracak.” Bu gece o bakışmaların anlamı değişmişti. Artık bastıramıyordu.
Bahçe kapısının demir kolu tıkırdadı. Kerem suda doğrulup başını çevirdi. Barış’tı. 32 yaşındaki emlakçı, kapıyı arkasından kapatırken ay ışığında vücudu net görünüyordu. Dar bir tişört ve şort giymişti, fit bacakları ve göğüs kasları belli oluyordu. Adımları yavaş ve kararlıydı. Göz göze geldiler. O anda ikisinin de içinde bir şey koptu. Kerem’in nefesi kesildi. Barış’ın bakışlarında aynı açlık vardı; aylar süren o sessiz arzu artık çıplak ve ham bir şekilde havuz kenarına yayılıyordu. Kerem düşündü: “Lanet olsun, bu adam beni istiyor. Ben de onu. Bu gece birbirimizi becereceğiz, başka yolu yok.” Barış da aynı şeyi hissediyordu. Dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi ama gözleri Kerem’in ıslak, kaslı vücuduna kilitlenmişti.
Barış havuz kenarına kadar geldi, ayakkabılarını çıkarıp kenara oturdu. Bacaklarını hafifçe açmıştı. “Kerem… Bu saatte tek başına ne yapıyorsun burada? Kasların suyun altında parlıyor lan. İnşaat işi seni tam bir hayvan yapmış. Bak, omuzların, kolların… Sikimi kaldırdın bile.” Sesi kalın ve emrediciydi, iltifatları direkt ve arsızdı. Kerem suda bir süre daha durdu, sonra meydan okur gibi sırıttı. Yavaşça kenara yaklaştı, kollarını havuzun kenarına koyup vücudunu yukarı çekti. Su damlaları kaslarından aşağı yuvarlanıyordu. Tamamen çıktı dışarı. Kalın, damarlı sik i yarı sert halde bacaklarının arasında sallanıyordu, suyla ıslanmış, ağır ve davetkâr. Barış’ın gözleri direkt oraya indi.
“Ne o Barış, bakmaya doyamıyor musun?” dedi Kerem, sesinde hem meydan okuma hem de ateş vardı. “Ne zamandır beni süzdüğünü biliyorum. O emlak ofisinden her geçişinde pencereden bakardın. Şimdi açık açık bakıyorsun. Beğendin mi yarağımı?” Barış ayağa kalktı, aralarındaki mesafe kapandı. Elini uzatıp Kerem’in ıslak göğsüne koydu, parmaklarını kaslarının arasında gezdirdi. “Beğendim lan… Çok beğendim. O kalın sikin içime girmesini istiyorum. Ama önce gel de sik beni diye yalvar. Dominant olan benim, sen yalvaracaksın ki nasıl bir gece geçireceğimizi anlayasın.” Sözleri flörtü kızıştırıyordu, ikisi de artık tutuşmuştu. Kerem’in sik i tamamen sertleşti, Barış’ın şortunun önü de kabarmıştı.
Artık dayanmak imkânsızdı. Kerem bir adım attı, Barış’ın tişörtünü yakasından kavradı ve dudaklarını vahşice onun dudaklarına yapıştırdı. Öpücükleri aç ve ıslaktı. Dilleri birbirinin ağzında dolanıyor, emiyor, ısırıyordu. Barış’ın elleri Kerem’in kalçalarını sıktı, parmakları etine gömüldü. Kerem de Barış’ın tişörtünü yukarı sıyırıp fit vücudunu ortaya çıkardı, göğüs uçlarını parmaklarıyla ezdi, sonra ağzıyla emdi. İnlemeleri havuzun sessizliğini bozuyordu. “Uzun zamandır istiyordum seni,” diye fısıldadı Kerem, eli Barış’ın şortunun içine girip kalın sikini avuçlarken. Barış da Kerem’in yarağını sıvazlıyor, başparmağıyla uçundan sızan ıslaklığı yayıyordu. “Ben de… Senin o inşaatçı vücudunu domaltıp sikmeyi hayal ediyordum. Ama bu gece ikimiz de alacağız birbirimizi. Rızan var mı Kerem? Tamamen istiyorsun değil mi?” Kerem başını salladı, gözleri arzuyla yanıyordu. “Evet lan, istiyorum. Sik beni, siktir beni, ne olursa olsun… Dokun bana.”
Barış şortunu indirip attı. İkisi de şimdi tamamen çıplaktı. Havuz kenarındaki geniş şezlonga doğru yürüdüler. Barış dizlerinin üzerine çöktü, Kerem’in önünde. Gözlerini yukarı kaldırıp o dominant bakışıyla sırıttı. Sonra ağzını açtı ve Kerem’in kalın sikini tek seferde boğazına kadar aldı. Gırtlağına kadar inmiş, sıcak ve ıslak ağzıyla sarılmıştı. Kerem’in dizleri titredi. “Ohhh… Sikeyim ne kadar derin alıyorsun.” Barış başını hızlı hızlı ileri geri oynatıyor, salyaları Kerem’in sikinden aşağı akıyordu. Boğazından gelen sesler, emme sesleriyle karışıyordu. Kerem saçlarını tuttu ama nazikçe, rıza içinde. Zevk dalgaları belinden yukarı çıkıyordu.
Bir süre sonra Kerem dayanamadı. Barış’ı kaldırdı, onu şezlongun üzerine domalttı. Barış’ın kalçaları yuvarlak ve sıkıydı. Kerem parmaklarını tükürükleyip ıslattı, önce bir parmağını Barış’ın göt deliğine soktu, yavaşça açtı. Barış inledi: “Daha… Daha fazla parmak sok lan.” Kerem iki parmağını birden sokup kıvırdı, içini hazırladı. Sonra sikini dayadı ve sertçe itti. Kalın başı girdi, arkasından tamamı gömüldü. Ritmik, güçlü darbelerle sikmeye başladı. Etlerin çarpma sesi, Barış’ın inlemeleri havuz kenarını dolduruyordu. “Çok dar ve sıcak götün var… Seni sikerken kendimi kaybediyorum,” diye homurdandı Kerem. Barış da kalçalarını geri geri itiyor, “Daha sert… Daha sert sik beni Kerem,” diye yalvarıyordu ama sesinde hâlâ o dominant ton vardı.
Pozisyon değiştirdiler. Kerem şezlonga sırt üstü uzandı, sik i göğe dikilmiş halde zonkluyordu. Barış üstüne çıktı, bacaklarını iki yana açtı ve yavaşça oturdu. Kerem’in kalın yarağı götüne tamamen gömülünce ikisi de aynı anda inledi. Barış hızlı hızlı inip kalkmaya başladı, kalçaları sertçe çarpıyordu. Terleri birbirine karışıyordu. Kerem ellerini Barış’ın kalçalarına vurdu, tokat sesleri çıkıyordu. “Daha sert bin lan! Daha sert… Sik beni iyi, hadi dominant emlakçı, göster bana!” Barış hızını artırdı, bir eliyle kendi sikini sıvazlarken diğer eli Kerem’in kaslı göğsünü tırmalıyordu. “Senin yarağın içimi dolduruyor… Boşalmak üzereyim ama sen de dayanma.” İkisi de ter içindeydi. Kaslar geriliyor, nefesler kesiliyordu. Kerem kalçaları tokatlamaya devam ediyor, küfürler savuruyor, Barış da üstünde deli gibi inip kalkıyordu. Zevk doruğa yaklaşıyordu, ikisinin de boşalmaya ramak kalmıştı.
Kerem Barış’ın içinde patlayarak boşalırken kalçalarını yukarı doğru sertçe bastırdı, sıcak spermleri Barış’ın derinliklerine fışkırmaya başladı. Barış’ın göt kasları sikinin etrafında kasılıyor, ikisi de aynı anda inliyordu. Henüz bitmemişti. Gece daha uzundu ve bu açlık, bu karşılıklı dominant arzu ikisini de yeni başlangıçlara sürükleyecek gibiydi.
Barış Kerem’in içinde patlamasının sıcaklığını hissedince kendi sikini de hızla sıvazladı ve kalın fışkırmalarla Kerem’in taş gibi karın kaslarının üzerine, göğsüne, hatta çenesine kadar sıcak spermlerini boşalttı. Yapışkan sıvı kasların derin kıvrımlarında parlıyor, ay ışığıyla mavi bir parlaklık kazanıyordu. İkisi de aynı anda kasılıyor, inliyor, titriyordu; Barış’ın göt kasları Kerem’in yarağını son damlasına kadar sıkıyordu sanki her şeyi emmek ister gibi. “Doldurdun içimi lan… Ama kalkma, daha senin götünü parçalayacağım,” diye homurdandı Barış, sesi hâlâ o kalın, emredici tonda çıkıyordu. 32 yaşındaki dominant emlakçı içinden geçiriyordu: bu kaslı inşaat işçisini aylardır pencereden izlerken hayal ettiği an buydu ve şimdi onu tamamen altına almak, inletmek istiyordu. Kerem ise nefes nefese yatarken düşünüyordu; “Bu adamın spermi karnımda, yarağı hâlâ içimde… 28 yaşındayım, şantiyede taş gibi adam oldum ama şu an onun altında eriyorum, daha fazla istiyorum.”
Barış yavaşça kalktı, Kerem’in kalın yarağı içinden çıktığında götünden beyaz bir akıntı süzüldü bacaklarından aşağı. Barış parmağıyla o sızıntıyı aldı, Kerem’in dudaklarına sürdü ve zorla yalattı. “Kendi döllerinin tadını al, inşaatçı. Bu gece benimsin.” Kerem yaladı, tadı tuzlu ve ağırdı, sikinin yeniden zonkladığını hissetti. Barış onu şezlongtan kaldırıp havuzun kenarındaki geniş taş sıraya yasladı, dizlerini büktü ve kalçalarını iki yana açtı. Önce dilini dayadı, uzun uzun yaladı Kerem’in göt deliğini; dili içeri girip çıkıyor, tükürüğü bolca akıtıyordu. Kerem’in kalın bacakları titriyordu, “Ohh sikeyim Barış… Dilin içimi yalıyor, delirtiyorsun beni.” Barış iki parmağını birden soktu, kıvırdı, üçüncü parmağı da ekledi; Kerem’in prostatına bastırınca önünden saydam sular aktı sikinin ucundan. “Açılıyor lan götün… Benim yarağım için hazır şimdi,” diye güldü Barış dominant bakışlarıyla.
Kerem dört ayak üstüne çöktü taşların üzerine, kalçaları havada. Barış arkasına geçti, tükürüğünü sikinin başına sürdü ve kalın başını dayadı. Bir anda köküne kadar gömdü; Kerem’in nefesi kesildi, “Çok kalın… Yırtıyor içimi ama çekme sakın.” Barış kalçalarına iki tokat attı, etin kızarık sesi geceye yayıldı. Hızlı hızlı vurmaya başladı, her darbede kalçalar çarpışıyor, tok tok sesler havuzun mavisine karışıyordu. Barış Kerem’in saçlarını avuçlayıp başını geriye çekti, “Nasıl lan? Dominant emlakçı komşun seni domaltmış sikerken zevk alıyor musun? O şantiye kasların şimdi benim için titriyor.” Kerem geri itiyordu kalçalarını, sesi kısık ve açtı: “Daha sert sik Barış… Götümü kullan, parçala, senin orospun olayım bu gece.” Barış hızını artırdı, teri Kerem’in sırtına damlıyordu; içinden geçiriyordu “Bu 28 yaşındaki hayvanı böyle inletmek inanılmaz, yarağım onun dar deliğinde zonkluyor resmen.”
Uzun dakikalar böyle devam etti, Barış ara sıra çıkıp yine köküne kadar giriyordu. Sonra pozisyon değiştirdiler; Barış sırt üstü uzandı şezlonga, Kerem’i kucağına çekti. Kerem yavaşça oturdu o kalın yarağın üzerine, tamamen içine aldı ve inip kalkmaya başladı. Kalçaları sertçe çarpıyordu Barış’ın kasıklarına, sesler ıslak ve vahşiydi. Barış ellerini Kerem’in kalın kalçalarına vuruyor, tokatlıyor, parmaklarını etine gömüyordu. “Hadi lan, daha sert bin üstüme! O inşaatçı götünle yarağımı ez.” Kerem hızlandı, kendi sikini sıvazlarken Barış’ın göğüs uçlarını tırmalıyordu. Terleri birbirine karışıyor, damlalar havuz kenarına sıçrıyordu. Kerem içinden geçiriyordu: “32 yaşındaki bu fit herifin yarağı içimi doldururken kendimi onun malı gibi hissediyorum, dominant bakışları beni eritiyor, aylardır bunu istiyordum.”
Havuzun içine girdiler sonra. Serin su sıcak, terli vücutlarını yaladı. Barış Kerem’i kenara yasladı, bacaklarını beline doladı ve suda tekrar soktu. Su direnç yaratıyordu ama Barış güçlü darbelerle girip çıkıyordu; dalgalar etraflarında yükseliyordu. “Suyun içinde sikmek daha kaygan, daha derin… Al hepsini,” diye homurdandı Barış. Kerem’in inlemeleri geceye yayılıyor, “Vur içime, prostatımı ez lan!” diye bağırıyordu. Barış bir eliyle Kerem’in boynunu hafifçe kavrıyor, diğer eliyle onun sikini suyun içinde sıvazlıyordu. Ritmi acımasızdı; her itişte Kerem’in geniş omuzları sarsılıyor, kasları geriliyordu. İkisi de üçüncü kez boşalmaya yaklaşıyordu. Barış kasıldı, “İçine boşalıyorum yine… Al sıcak döllerimi orospu!” diye haykırdı ve derinlere fışkırttı. Kerem de aynı anda patladı, spermleri suyun mavisine beyaz bulutlar saçtı. İkisi de uzun uzun inleyerek birbirlerine kenetlendiler, nefesleri karıştı.
Çıktılar sudan, ıslak ve bitkin. Barış Kerem’i çimlere yatırdı, üstüne çıktı ve bu sefer yavaş, derin öpüşmelerle birbirlerini yaladılar. Sonra 69 oldular; Barış Kerem’in kalın yarağını boğazına kadar alırken Kerem de Barış’ın göt deliğini ve sikini emiyordu. Salyalar akıyor, emme sesleri ıslak ıslak çıkıyordu. Kerem düşünüyordu: “Tadı bağımlılık yapıyor, bu adamın her yeri benim için zehir.” Barış da emiyordu deli gibi, başını ileri geri oynatıyor, Kerem’in taşaklarını yalıyordu. Uzun uzun devam etti bu, ta ki sikleri yine demir gibi olana kadar.
Son raunda geçtiler. Barış Kerem’i yüzüstü yatırdı, bacaklarını araladı ve üstünden girdi. Bu sefer en sert haliyle sikiyordu; kalçalarına vuruyor, saçını çekiyor, küfürler savuruyordu. “Senin götün benim artık… Her gece geleceğim, şantiyeden gelip seni burada domaltacağım.” Kerem inliyor, “Gel lan, beklerim seni… İçimi doldur, bitir beni.” Vücutları son kez kasıldı, Barış son kez derinlere boşalırken Kerem de altına fışkırıyordu. Bitkin halde yanyana yığıldılar, kollar birbirine dolandı, ter ve sperm kokusu havayı kapladı. Ay ışığı kaslı vücutlarını son kez aydınlattı.
Bu gece onların en karanlık ve en tatlı sırrını havuzun kenarına gömmüştü.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories