Dare ile Islanan En İyi Arkadaşımın İlk Dokunuşu
28 yaşındaki lezbiyen Ece, 24 yaşındaki utangaç arkadaşı Deniz’i cesaret oyunuyla koltukta parmaklayıp 69’da defalarca orgaz
Yazlık evin loş salonunda, koltuğun yumuşak minderlerine gömülmüş halde oturan 28 yaşındaki tecrübeli lezbiyen Ece ile 24 yaşındaki utangaç ama içten içe meraklı en yakın arkadaşı Deniz, o geceyi farklı kılmak için bir cesaret oyunu başlatmıştı. Dışarıda deniz hafifçe kıyıya vururken içerisi sadece tek bir abajurun sıcak ışığıyla aydınlanıyordu. Ece, yıllardır bastırdığı arzuyu artık gizleyemiyordu; Deniz’in dolgun dudaklarına, ince beline ve o masum bakışlarına her baktığında amının yavaş yavaş ıslandığını hissediyordu. “Bu kızın tadına bakmak istiyorum… onu parmaklayıp inlemesini duymak istiyorum,” diye düşünüyordu içinden, kalbi hızlı hızlı atarken.
Deniz ise bacaklarını sıkıca kapatmış, yanakları hafif pembeleşmiş halde oturuyordu. Ece’nin bakışları onu hem utandırıyor hem de tuhaf bir sıcaklıkla dolduruyordu. “Hiçbir kız beni gerçekten orgazm etmedi ama… Ece yapabilir mi acaba?” diye merak ediyordu utangaçça. “Hadi başla,” dedi Ece gülümseyerek, sesi biraz kalınlaşmıştı. “Doğruluk mu cesaret mi?”
İlk sorular masumdu. En sevdiği yemek, ilk sevgilisi, en komik anısı… Ama oyun ilerledikçe hava ağırlaştı. Ece sordu: “En son ne zaman mastürbasyon yaptın?” Deniz kıpkırmızı oldu ama cevap verdi: “Dün gece… sen uyuduktan sonra.” Ece’nin gözleri parladı. Sıra Deniz’e gelince o da cesaretini topladı: “Hiç bir kızın amını yaladın mı?” Ece dürüstçe “Evet, birkaç kez. Ve çok zevk aldım,” dedi. Bu itiraflar ikisinin de nefesini hızlandırmıştı. Aralarındaki uzun zamandır gizlenen çekim artık su yüzüne çıkıyordu. Ece, Deniz’in bacaklarının hafifçe açıldığını fark etti; Deniz ise Ece’nin göğüs uçlarının bluzunun altından belirginleştiğini görüyordu. İkisi de birbirine dokunmayı istiyordu, bunu bakışlarıyla, gergin gülümsemeleriyle açıkça belli ediyorlardı.
Deniz derin bir nefes aldı ve utangaç sesiyle itiraf etti: “Aslında… hiçbir kız beni orgazm etmedi. Birkaç kez öpüştük, dokunduk ama hep eksik kaldı. Utangaçlığımdan mıdır bilmiyorum.” Ece’nin içi yandı. Bu tam aradığı fırsattı. Elini Deniz’in dizine koydu, parmaklarını hafifçe okşayarak “İstersen sana göstereyim,” dedi. Sesi hem şefkatli hem de arzulu çıkmıştı. “Seni parmaklayayım, amını yalayayım… nasıl boşalacağını öğreteyim. İstiyor musun?”
Deniz’in gözleri heyecanla büyüdü. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki göğsünden dışarı fırlayacaktı. Bir an tereddüt etti ama sonra başını salladı. “Evet… istiyorum. Lütfen Ece.” Bu kabulle birlikte ikisi de yavaşça birbirine yaklaştı. Ece’nin dudakları Deniz’in dudaklarına değdiğinde elektrik çarpmış gibi oldular. İlk öpücük yumuşaktı, keşif doluydu. Sonra dilleri birbirine değdi, ıslak ve sıcak bir şekilde dans etmeye başladı. Ece’nin eli Deniz’in ensesinden saçlarına kaydı, hafifçe çekerek öpücüğü derinleştirdi. Deniz de cesaretini toplayıp Ece’nin beline sarıldı, parmaklarını tişörtünün altına sokup sıcak tenini hissetti. Öpüşürlerken ikisinin de amı hızla ıslanıyordu; Deniz’in külodu yapış yapış olmuş, Ece’ninki ise sızlamaya başlamıştı.
Eller vücutlarda dolaşıyordu. Ece, Deniz’in göğüslerini avuçladı, başparmağıyla sertleşmiş uçlarını okşadı. Deniz inleyerek Ece’nin boynunu öptü, dişlerini hafifçe geçirerek “Çok ıslak oldum… amım zonkluyor,” diye fısıldadı. Ece gülümsedi, “Göster bana o ıslaklığı,” dedi ve eli Deniz’in eteğinin altına kaydı. Külodun üstünden amını sıvazladı; kumaş sırılsıklamdı. Arzu tamamen karşılıklı ve istekliydi. Hiçbir zorlama yoktu, sadece uzun zamandır bastırılmış bir çekim patlıyordu.
Ece, Deniz’i koltuğun minderlerine sırtüstü yatırdı. Üzerine eğilip uzun uzun öptü; diller birbirinin ağzında dolaşıyor, salyalar birbirine karışıyordu. Öpücükler boyna, köprücük kemiğine indi. Ece tişörtünü yukarı sıyırdı, Deniz’in sertleşmiş meme uçlarını emmeye başladı. Sonra eli aşağı kaydı, Deniz’in külodunu tamamen çıkardı. Karşısında pürüzsüz, kıpkırmızı ve sırılsıklam bir am duruyordu. “Ne kadar güzel ıslanmışsın,” diye mırıldandı Ece ve iki parmağını birden o kaygan deliğe soktu. Deniz sırtını koltuktan kaldırarak “Ahh!” diye inledi. Ece parmaklarını hızlı hızlı sokup çıkarmaya başladı, ıslak sesler odayı dolduruyordu. “Seni böyle parmaklamak istiyordum,” dedi Ece, sesi domine ediciydi. “Amcığın parmaklarımı emiyor, duyuyor musun?”
Deniz kalçalarını Ece’nin eline doğru bastırıyor, “Daha sert… lütfen daha sert sik beni,” diye yalvarıyordu. Ece parmaklarını kıvırıp iç duvarlarını ovaladı, başparmağıyla da klitorisini baskı altına aldı. Deniz’in ilk orgazmı sert geldi; bacakları titredi, amından bolca sular aktı. Ama Ece durmadı. “Şimdi 69 yapacağız,” dedi ve pozisyon değiştirdiler. Ece üstteydi. Deniz’in yüzüne ıslak amını dayadı, o da Deniz’in amcığını ağzıyla kapattı.
İkisi aynı anda yalamaya başladılar. Ece, Deniz’in şişmiş klitorisini emiyor, dilini hızlı hızlı döndürüyordu. İki parmağını yine içine sokup kıvrık şekilde G-noktasını sertçe uyarırken emmeye devam etti. Deniz ise Ece’nin amını deli gibi yalıyor, dilini deliğin içine sokup çıkarıyor, klitorisini emiyordu. “Senin amın çok tatlı,” diye inledi Deniz, ağzı Ece’nin sularıyla doluyken. Ece karşılık verdi: “Em amımı, hadi… iyi yala o ıslak yarayı.” İkisi de birbirini domine ediyor, sert ve ıslak hareketlerle birbirlerinin zevkine saldırıyordu. Parmaklar hızla girip çıkıyor, diller emiyor, dişler hafifçe ısırıyordu.
Deniz ikinci orgazmını Ece’nin parmakları ve diliyle yaşadı; fışkırır gibi boşaldı, Ece’nin çenesine sular sıçradı. Ece de aynı anda boşaldı, Deniz’in ağzına doğru inleyerek kalçalarını bastırdı. Ama durmadılar. Üçüncü, dördüncü orgazmlar peş peşe geldi. Bedenleri ter içinde kalmıştı, koltuk ıslak lekelerle dolmuştu. Amlarından akan sular birbirinin yüzünü, göğüslerini ıslatıyordu. İkisi de defalarca sarsılarak, inleyerek, küfrederek orgazm oldular; aralarında hiçbir sınır kalmamıştı.
Yoğun orgazmların ardından terden sırılsıklam halde birbirlerine sarıldılar. Kalp atışları yavaş yavaş normale dönüyordu. Uzun uzun öpüştüler, bu sefer daha yavaş, daha duygusal. Dilleri hâlâ birbirinin tadını alıyordu. Deniz, Ece’nin gözlerinin içine bakarak gülümsedi ve nefes nefese “Bu ilk dokunuş hayatımın en iyi cesareti oldu,” dedi. Sonra utangaç ama istekli bir sesle sordu: “Bir daha ne zaman yapıyoruz?”
Ece onun dudaklarını tekrar derinlemesine öptü, eli yine Deniz’in hâlâ zonklayan ıslak amına kaydı ve parmaklarını hafifçe içeri soktu. “Sabah tekrar ıslanıncaya kadar uyumayacağız,” diye fısıldadı, sesinde yeni bir açlık vardı. Deniz’in gözleri yeniden parladı, kalçası Ece’nin parmaklarına doğru hafifçe kıpırdadı. İkisinin de bedenleri hâlâ yanıyordu; bu gece bitmemişti, daha çok ıslaklık, daha çok inleme ve daha derin dokunuşlar için yer vardı. Ece parmaklarını yavaşça oynatırken Deniz’in kulağına “Şimdi de sen beni domine et… hadi,” diye mırıldandı. Aralarındaki ateş hâlâ yükseliyordu ve sabahın ilk ışıklarına kadar sönmeyecekti.
Deniz’in gözleri parıldadı, utangaç 24 yaşındaki kadın birdenbire içindeki açlığı serbest bıraktı. Ece’nin kulağına eğildi, sıcak nefesi tenini yakarken parmaklarını hâlâ Ece’nin amının içinde yavaşça oynatıyordu. “Sen istedin ya… şimdi seni ben domine edeceğim,” diye fısıldadı, sesi hem heyecanlı hem de buyurgandı. Ece 28 yıllık tecrübesine rağmen bu yeni haliyle titredi; yıllardır bastırdığı arzusunun tam da böyle, en yakın arkadaşı tarafından tersine çevrilmesi içini yakıyordu. “Hadi Deniz, göster bana,” diye cevap verdi, bacaklarını daha da açarak teslim oldu.
Deniz Ece’yi koltuğun minderlerine sertçe bastırdı, kendi ince bedenini üzerine yerleştirdi. Dudaklarını Ece’nin dudaklarına yapıştırdı, bu sefer öpücük agresifti; dili Ece’nin ağzının derinliklerini talan ediyor, salyaları birbirine karışırken dişlerini alt dudağına geçiriyordu. Eli aşağı kaydı, Ece’nin sırılsıklam amını avuçladı. İki parmağını birden köküne kadar soktu, sonra üçüncüsünü de ekledi. Parmaklarını hızla sokup çıkarırken iç duvarları sertçe ovalıyor, başparmağıyla da şişmiş klitorisini acımasızca bastırıyordu. Islak şapırtılar o loş salonda yankılanıyordu. Ece kalçalarını yukarı doğru itiyor, “Daha sert parmakla amımı Deniz, yırt içimi!” diye inliyordu. İçinden “Bu kızın parmakları beni parçalıyor, utangaç Deniz birden canavara döndü, boşalmak üzereyim,” diye geçiriyordu. Deniz’in bileği hızlandı, parmak boğumları Ece’nin am dudaklarını geriyor, G-noktasını tekrar tekrar dövüyordu. Ece’nin bedeni birden gerildi, bacakları titredi ve güçlü bir fışkırtıyla boşaldı; suları Deniz’in koluna, koltuğun minderlerine aktı. Ama Deniz çekmedi parmaklarını, ritmi bozmadan devam etti. “Bir tane daha ver bana, hadi orospu gibi boşal,” diye emretti, sesindeki hakimiyet ikisini de şaşırtıyordu.
Ece nefes nefese kalırken Deniz onu çevirdi, dizlerinin üzerine getirdi. Arkadan eğildi, dilini Ece’nin ıslak amına yapıştırdı. Uzun uzun yalıyor, dilini deliğin içine sokup çıkarıyor, klitorisini emerken iki parmağını da tekrar amına gömüyordu. Ece’nin kalçaları Deniz’in yüzünde hareket ediyor, “Yala o amcığımı, dilin içimde olsun,” diye yalvarıyordu. Deniz bir elini Ece’nin saçlarına doladı, hafifçe çekerek başını geriye yatırdı ve daha sert yalamaya başladı. Ece’nin ikinci orgazmı da sert geldi; bacakları titrerken “Deniz… ahh sik beni!” diye haykırdı, suları Deniz’in çenesinden damlıyordu. Deniz yutkundu, tadı damağında kalıyordu. İçinden “Ece’nin tadı bağımlılık yapıyor, onu böyle inleterek boşaltmak benim yeni favorim,” diye düşünüyordu. Terleri karışmıştı, salonun havası ağırlaşmış, sadece inlemeler ve ıslak sesler duyuluyordu.
Deniz Ece’yi tekrar sırtüstü yatırdı ve kendi bacaklarını onun bacaklarının arasına yerleştirdi. Amını Ece’nin amına bastırdı, ıslak dudaklar birbirine sürtünmeye başladı. Kalçalarını dairesel ve ileri-geri hareketlerle oynatıyor, klitorisleri birbirine çarpıyordu. Bu tribbing hareketi ikisini de delirtiyordu. Ece’nin dolgun göğüsleri Deniz’in göğüslerine değiyor, sert meme uçları birbirini tahrik ediyordu. “Amın amıma sürtünürken ne kadar güzel zonkluyor,” diye inledi Deniz. Ece de kalçalarını ona doğru bastırıyor, “Daha hızlı sürt, yarıklarımızı birbirine yapıştır,” diye cevap veriyordu. Islak etleri birbirine yapışıp ayrılıyor, her sürtünmede yeni bir zevk dalgası yaratıyordu. Deniz hızını artırdı, ritim sertleşti; ikisinin de nefesleri kesiliyor, ter damlaları göğüslerinden aşağı süzülüyordu. Ece üçüncü kez, Deniz ise ilk kez bu pozisyonda şiddetle boşaldı. Orgazmlar aynı anda patladı, am suları birbirine karışıp koltuğu tamamen ıslattı. Bedenleri sarsılırken birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı; utangaç Deniz’in bakışlarında şimdi saf bir açlık ve zafer vardı.
Durmadılar. Deniz Ece’yi üzerine çekti, 69’a geçtiler ama bu sefer tamamen Deniz kontrolü ele almıştı. Ece’nin ıslak amını yüzüne oturttu, elleriyle kalçalarını sıkıca kavrayıp amını ağzına bastırdı. Dilini deliğe sokup hızlı hızlı çıkarıyor, emiyor, ısırır gibi çekiyordu. Aynı anda Ece de Deniz’in amını yalıyordu ama Deniz ritmi dikte ediyordu; kalçalarını Ece’nin yüzünde gezdirerek ne zaman, ne kadar bastıracağını kendisi belirliyordu. “Em amımı Ece, boğulana kadar yala,” diye emretti Deniz. Parmaklarını da Ece’nin amına iki tane soktu, kıvırarak G-noktasını döverken dilini klitorise vuruyordu. Ece’nin dördüncü orgazmı geldiğinde bedeni kasılıyor, Deniz’in ağzına bolca su fışkırtıyordu. Deniz de aynı anda Ece’nin yüzüne boşaldı, inlemeleri boğuk ve vahşiydi. “Tadın birbirine karıştı… daha fazla istiyorum,” diye mırıldandı Deniz, sesi yorgun ama hâlâ aç.
Beşinci ve altıncı orgazmlar peş peşe geldi. Deniz Ece’yi yan yatırdı, bacaklarını kendine doladı ve amlarını tekrar birbirine bastırarak sürtünmeye devam etti. Terden sırılsıklamdılar, saçları yüzlerine yapışmıştı. Parmaklar ara ara amların içine giriyor, klitorisleri ovuşturuyor, dudaklar emiliyordu. Ece’nin iç sesi “Bu kız beni mahvetti, hiçbir kadın beni böyle defalarca boşaltmamıştı,” diye tekrarlıyordu. Deniz ise “Ece’nin amı benim amımla dans ediyor, bu ıslaklık bitmesin istiyorum,” diye düşünüyordu. Son orgazmlarda ikisi de küfür ederek, adlarını haykırarak boşaldılar. Bedenleri son bir kez sarsıldı, sonra bitkin halde birbirlerine sarıldılar. Kalp atışları yavaşlarken uzun uzun, yavaşça öpüştüler; dilleri hâlâ birbirinin tadını alıyordu.
Deniz parmaklarını Ece’nin hâlâ zonklayan amına hafifçe soktu, nazikçe okşadı. Ece gülümsedi, “Senin ilk dokunuşun bu kadar yıkıcı olur diye tahmin etmemiştim.”
Bu gece ikimizi de sonsuza dek değiştirdi.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories