Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Yağmur Sırılsıklam Ettiği Gece En İyi Arkadaşımın İlk Dokunuşu

Rainy night, married 28-year-old Talia and her 26-year-old best friend Ingrid finally gave in to years of hidden lesbian lust and fucked each other senseless.

8 min read October 06, 2026New

O yağmurlu yaz gecesini her hatırladığımda içim hâlâ yanıyor. Ben Talia, yirmi sekiz yaşında evli bir kadınım. Kocam iş seyahatindeydi, ben de en yakın arkadaşım Yağmur’un evine akşam yemeğine gitmiştim. Yağmur yirmi altı yaşındaydı, kendi hayatını kurmuş, özgür ve cesur bir kadındı. Yıllardır birbirimize o platonik yakınlığı besliyorduk; kahkahalarımız, uzun bakışlarımız, ara sıra omuza konan ellerimiz... Ama altında yatan şeyin ne olduğunu ikimiz de çok iyi biliyorduk. Sadece adını koymamıştık. O gece koyduk.

Yağmur’un evine vardığımda hava hâlâ sıcaktı ama ansızın bastıran yaz fırtınası her şeyi ıslattı. Arabadan inip kapıya koşarken yağmur bizi sırılsıklam etti. Saçlarımız yüzümüze yapışmış, bluzlarımız tenimize ikinci bir deri gibi yapışmıştı. Kapıyı kapatır kapatmaz aynanın karşısında kahkaha attık ama o kahkahanın içinde tuhaf bir elektrik vardı. “Tam bir ıslak kedi gibiyiz,” dedi Yağmur, sesi biraz kısık çıkmıştı. Ben de ona baktım. Beyaz tişörtü memelerinin şeklini, sertleşmiş uçlarını net gösteriyordu. Dar kotu kalçalarını, bacaklarının arasındaki kabarıklığı belli ediyordu. Benim de bluzum aynı haldeydi; dolgun memelerim sutyenimin içinden taşacak gibi duruyordu. “Üstümüzü değiştirelim mi?” diye sordum. Sesim kendi kulaklarıma bile yabancı geldi.

Yağmur başını salladı, yatak odasından iki havlu ve kendi tişörtlerinden getirdi. Salonda, kanepenin yanında soyunmaya başladık. Önce ben bluzumu başımdan çıkardım. Islak sutyenim tenime yapışmıştı, çıkardığım anda memelerim hafifçe sallandı. Soğuk hava ve heyecan yüzünden uçlarım taş gibi sertti. Yağmur durdu, gözlerini ayırmadan baktı. Ben de onun tişörtünü çıkarmasını izledim. Onun memeleri daha küçük ama çok dik ve biçimliydi, kahverengi uçları arzudan kabarmıştı. Pantolonlarımızı da indirdik. İç çamaşırlarımız da sırılsıklamdı. Bir an tereddüt ettik. Sonra ikimiz de aynı anda çıkardık. Tamamen çıplaktık şimdi. Yağmur’un pürüzsüz, traşlı amı hafifçe ıslaktı, dudakları şişmeye başlamıştı. Benimki de aynı durumdaydı; sularım bacaklarımın içinden sızıyordu. Salonun loş ışığında birbirimizi süzdük. Yılların bastırılmış arzusu ilk defa bu kadar çıplak ve açık duruyordu aramızda.

“Senin vücudunu hep merak etmişimdir,” dedi Yağmur alçak sesle. “Evli olmana rağmen... seni böyle görmek içimi yakıyor.” Ben de “Ben de seni. Kaç kere rüyamda seni öpmüşümdür, anlatamam,” diye cevap verdim. Sesim titriyordu. Samimi sohbetimiz yavaş yavaş itiraflara dönüştü. Yağmur “Bazen seni düşünerek kendimi parmakladığımı hatırlıyorum,” dedi. Bu cümleyle aramızdaki gerilim patladı. İkimiz de ne istediğimizi çok iyi biliyorduk. Ve ikimiz de istiyorduk.

Havluyu aldım, onun ıslak saçlarını kurulamaya başladım. Arkasından sarıldım gibi, parmaklarım saçlarının arasından boynuna kaydı. O an ikimizin de nefesi kesildi. Parmak uçlarım onun sıcak, kadife gibi tenine değdikçe benim amım daha da ıslandı. Yağmur hafifçe inledi. “Talia...” diye fısıldadı. Saçlarını bırakmadım. Parmaklarımı boynunda gezdirdim, hafifçe sıktım. Başını geriye attı. Gözlerimiz buluştu. Uzun, çok uzun baktık. O bakışta her şey vardı; yılların gizli lesbian tutkusu, korku, arzu, teslimiyet.

Yağmur birden döndü ve dudaklarını benim dudaklarıma yapıştırdı. İlk dokunuşu yavaş, titrek ama kararlıydı. Dudakları yumuşacık, sıcak ve ıslaktı. Ben de aynı hevesle karşılık verdim. Öpüşmemiz bir anda derinleşti. Dillerimiz birbirine dolandı, emdik, ısırdık, emdik. Elleri belimi kavradı, tırnaklarını etime geçirdi. Ben de onun kalçalarını avuçladım, kendime çektim. Çıplak memelerimiz birbirine bastı, sert uçlarımız sürtüştü. Nefeslerimiz birbirine karıştı. “Bunu çok uzun zamandır istiyorum,” dedi Yağmur dudaklarımı bırakmadan, sesi tamamen arzu doluydu. “Ben de... lütfen durma,” diye yalvardım. “Ne istersen yap bana.” O anda ikimiz de tamamen rızamızla birbirimize teslim olduk. Artık saklanacak hiçbir şey yoktu.

Beni kanepeye yatırdı. Bacaklarımı genişçe açtı. Gözleri amıma kitlendi. “Ne kadar ıslak ve güzel görünüyorsun,” diye mırıldandı. Dilini önce bacaklarımın iç tarafında gezdirdi, sonra amımın dudaklarında uzun uzun yaladı. Yassı diliyle yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya. Klitorisimi bulduğunda etrafında daireler çizdi, sonra emmeye başladı. Sertçe, açlıkla. Ben zevkten sırtımı kanepeye bastırdım, “Ahh Yağmur... evet, böyle...” diye inledim. Parmaklarını da soktu. Önce tek parmak yavaşça girdi, sonra iki parmak. Ritmik, güçlü pompalamalarla içimi doldurdu. G noktama her değdiğinde bacaklarım titriyordu. Saçlarını iki elimle kavradım, yüzünü amıma bastırdım. Sularım çenesinden akıyordu. İçimden “En iyi arkadaşımın dili amımın içinde, parmakları beni sikerken... bu kadar zevk alacağımı bilmiyordum,” diye geçiriyordum. Orgazmın eşiğine gelmiştim ama o durdu, gülümsedi. Gözlerinde vahşi bir ışık vardı.

Yer değiştirdik. Bu sefer ben üstteydim. Yağmur’u kanepeye yatırdım, üzerine oturdum. Bacaklarımı açtım, sırılsıklam amımı onun amına bastırdım. Klitorislerimiz birbirine değdiği anda ikimiz de aynı anda inledik. Sertçe sürtünmeye başladım. Islak, sıcak, kaygan etlerimiz birbirini eziyordu. Her hareketimizde ıslak sesler çıkıyordu. Sertçe öpüştük; dudaklarımızı emiyor, dillerimizi birbirimizin ağzında gezdiriyorduk. Yağmur memelerimi avuçladı, sol mememi ağzına aldı, ucunu emdi, ısırdı, çekti. Sağ mememi de sıktı. “Daha sert,” diye fısıldadı kulağıma, sesi dominant ve kirliydi. “Amını amıma daha sert sürttür. Benim orospum ol Talia. Yıllardır benim orospumdun zaten.” Bu sözler beni delirtti. Kalçalarımı daha hızlı, daha sert hareket ettirdim. Klitorislerimiz birbirine çarpıyor, sürtünüyor, eziliyordu. Zevk sularımız kanepenin kumaşına akıyordu. Memelerim onun yüzünde sallanıyordu, o da emmeye devam ediyordu. “Evet, senin orospunum,” diye inledim. “Daha sert em, daha sert istiyorum.”

Tam zirveye yaklaştığımız anda Yağmur “69 yapalım,” dedi nefes nefese. “Birbirimizi aynı anda yalamak istiyorum.” Hemen pozisyon değiştirdik. Ben üstüne çıktım, dizlerimi iki yanına koydum. Yüzüm onun ıslak, şişmiş amının tam üstündeydi. O da benim amımı ağzına aldı. Aynı anda başladık. Dilimi amının dudaklarında gezdirdim, klitorisini emdim, dilimi içine sokup çıkardım. Tadı inanılmazdı; tatlı, kadınsı, arzudan ağır. Parmaklarımı da soktum, iki parmağımı ritmikçe pompaladım. O da aynı şeyi bana yapıyordu. Dili klitorisimi deli gibi yalıyor, parmakları içime girip çıkıyordu. Kalçalarımızı birbirimize bastırıyor, daha derine, daha sert istiyorduk. İnlemelerimiz birbirimizin amında kayboluyordu. Vücutlarımız ter içinde, yağmur dışarıda deli gibi yağıyordu. Ben onun kalçalarını iki elimle ayırdım, dilimi daha derine soktum. O da benim kalçalarımı çekti, yüzünü amıma gömdü.

Zevk dalgaları ikimizi de sarıyordu. Bacaklarım titriyordu, karnım kasılıyordu. Yağmur’un amı da nabız gibi atıyordu dilimin altında. Daha sert, daha derin, daha aç... Ama tam o anda ikimiz de yavaşladık. Sanki bu gecenin daha bitmesini istemiyorduk. Birbirimizin tadını, sıcaklığını, inlemelerini daha uzun süre hissetmek istiyorduk. Yağmur parmaklarını içimden çıkarmadan hafifçe kıvırdı, ben de onun klitorisini emmeye devam ettim. Gerilim hâlâ yükseliyordu. Bu sadece ilk dokunuşumuzdu. Yağmur’un bacakları hâlâ titriyordu, benim de içim zonkluyordu. Daha fazlası vardı. Çok daha fazlası. Ve ikimiz de o gecenin daha yeni başladığını biliyorduk.

O yağmurlu yaz gecesini her hatırladığımda içim hâlâ yanıyor. Parmaklarımı Yağmur’un amından çekmeden önce bir kez daha derinlere bastırdım, içini sıvazladım. O da aynı anda üç parmağını içime kökledi, kıvırarak o zonklayan noktayı buldu. İkimizin de kalçaları kendiliğinden oynuyordu artık; 69 pozisyonunda birbirimizin yüzüne sürterek, emerek, yalayarak deliriyorduk. Dilim onun şişmiş klitorisini emerken aklımdan sadece bir şey geçiyordu: “En iyi arkadaşımın amını yalıyorum… ve bundan asla vazgeçemeyeceğim.” Yağmur’un tadı ağzımı doldurmuştu; tatlı, ağır, kadınsı bir ıslaklık. Suları çeneme, boynuma akıyordu. O da benim amımı öyle açlıkla emiyordu ki, her yalamada bacaklarım kasılıyor, karnım geriliyordu.

“Üç parmağın yetmiyor… Dördünü sok Talia,” diye inledi Yağmur, sesi boğuk ve dominanttı. “Amımı genişlet, orospum.” Yirmi altı yaşında, özgür ve cesur Yağmur’un bu kirli sözleri beni uçuruyordu. Dört parmağımı birleştirdim, ıslak amına yavaş yavaş soktum. İçerisi sıcak bir kadife gibiydi, kasları parmaklarımı sıkıca sarıyordu. Pompalamaya başladım; dışarı çıkarırken dudaklarını çekiyor, içeri sokarken ıslak sesler çıkarıyordum. O da aynı şeyi bana yaptı. Dört parmağı içime girip çıkarken G noktamı her vuruşta dövüyordu. Zevkten gözlerim kaydı, “Ahh sik beni Yağmur… En iyi arkadaşımın eliyle amımı sikerken boşalacağım,” diye mırıldandım kendi kendime. Dışarıdaki yağmur pencereyi dövüyordu ama bizim çıkardığımız ıslak şapırtılar ondan daha yüksekti.

Birden pozisyonu bozdu, beni sırtüstü çevirdi. Üstüme çıktı, bacaklarını bacaklarımın arasına aldı. Amını amıma bastırdı, klitorislerimiz birbirine sürtündü. “Şimdi seni gerçekten sikeceğim,” dedi gözlerimin içine bakarak. Yirmi sekiz yaşında evli bir kadın olarak kocamı düşünmem gerekirdi ama o an aklımda sadece onun ıslak amı ve sert meme uçları vardı. Kalçalarını daireler çizerek sürtmeye başladı. Her hareketinde klitorislerimiz eziliyor, zevk sularımız birbirine karışıyordu. Memelerimi iki eliyle kavradı, sıkıyor, uçlarını parmaklarının arasında çeviriyordu. Ben de onun kalçalarını avuçladım, tırnaklarımı etine geçirip kendime daha çok bastırdım. “Daha sert… Amını amıma vur Yağmur,” diye yalvardım. O da güldü, o dominant gülümsemesiyle. “Yıllardır benim orospumdun sen. Kocan seni böyle sırılsıklam görmeliydi.”

Sürtünmemiz hızlandı. Vücutlarımız ter içinde kayıyordu. Memelerim onun memelerine çarpıyor, kahverengi uçlarımız birbirini dürtüyordu. Islak amlarımızın çıkardığı sesler odada yankılanıyordu; şap şap, ıslak ve kirli. İçimden geçiriyordum: “Bu kadın beni mahvediyor, amım onun amıyla ezilirken boşalmak üzereyim.” Yağmur eğildi, dudaklarımı ısırdı, dilini ağzımın derinlerine soktu. Öpüşürken bile kalçalarını bırakmıyordu; sert, hızlı, açlıkla sürtüyordu. Klitorislerimiz birbirine çarptıkça elektrikleniyorduk. Bir elini aşağıya kaydırdı, iki parmağını birden içime soktu, sürtünmeye devam ederken parmaklarını da pompalıyordu. Ben de aynı şeyi yaptım; onun amına iki parmağımı kökledim, içini karıştırdım.

“Boşalacağım… Senin yüzünden boşalacağım Yağmur!” diye haykırdım. Bacaklarım titremeye başladı, karnım kasılıyor, içimden sıcak bir lav gibi bir şey yükseliyordu. O da “Birlikte… Beraber boşalalım orospum,” diye inledi. Hızını artırdı, amını amıma deli gibi sürtüyordu. Parmakları içimde deli gibi girip çıkıyordu. Birdenbire her şey patladı. Orgazmım öyle şiddetliydi ki sırtım kanepeye yapıştı, bacaklarım onun beline dolandı. Sularım fışkırarak onun amına, karnına, kanepenin kumaşına aktı. Aynı anda Yağmur da kasılıp titredi, “Taliaaa!” diye çığlık attı. Amı nabız gibi atıyor, suları benim sularımla karışıyordu. İkimiz de zevkten kasılıyor, birbirimize sarılıyor, tırnaklarımızı etimize geçiriyorduk. Orgazmımız uzun sürdü; dalga dalga geliyordu, her dalgada biraz daha sularımız akıyordu.

Nihayet yavaşladık. Yağmur üstümden kaydı, yanıma uzandı. İkimiz de nefes nefese, ter içinde, sırılsıklamdık. Eli yavaşça mememin üzerine kondu, parmak uçlarıyla daireler çiziyordu. Ben de onun pürüzsüz amını okşadım, parmaklarımı dudaklarının arasında gezdirdim. “Bu gece bitmesin istiyorum,” diye fısıldadı. “Seni her şekilde becermek istiyorum Talia. Ağzınla, parmaklarımla, amımla… Hepsi senin.” Yirmi altı yaşındaki bu cesur kadının sözleri içimi yeniden ısıttı. Ben de “Ben de… Evli olsam da seninlesem her şeye varım. Amımı, memelerimi, her yerimi kullan,” diye cevap verdim. Dudaklarımız tekrar buluştu. Bu sefer öpüşmemiz yavaş, derin ve yavaştı; dillerimiz tembel tembel birbirini okşuyordu. Vücutlarımız birbirine dolanmıştı, bacaklarımız iç içe geçmişti. Amlarımız hâlâ hafif hafif birbirine değiyor, arada bir kasılmalarla titriyordu.

Bir süre öylece yattık. Parmaklarım onun saçlarında, boynunda, sırtında geziyordu. O da benim kalçalarımı okşuyor, ara sıra parmağını kıçımın arasından kaydırıyordu. İçimden geçiriyordum: “En iyi arkadaşımla ilk defa bu kadar derinleştik ve hâlâ yetmiyor. Daha çok istiyorum.” Yağmur doğruldu, beni öptü, boynumu emdi, memelerimi tek tek ağzına aldı. Uçlarımı uzun uzun emdi, dişleriyle çekiştirdi. Ben de elimi aşağı kaydırdım, onun ıslak amını tekrar parmaklamaya başladım. İki parmağım rahatça giriyordu. Ritmimi yavaş tuttum, bu sefer tadını çıkarmak istiyordum. O da bana aynı şekilde karşılık verdi. İkimiz de birbirimizin gözlerinin içine bakarak, parmaklarımızla yavaş yavaş sikerek zevkin tadını çıkarıyorduk.

Tam ikinci orgazmın eşiğine geldiğimizde, ikimiz de hızlandık. Parmaklarımız daha sert, daha derin girip çıkıyordu. Klitorislerimiz birbirine sürtünüyordu yine. “Gel benimle… Bir daha boşal benim için,” diye emretti Yağmur. Sesindeki o dominant ton beni delirtti. Bacaklarım yine kasıldı, içimden sıcak bir dalga yükseldi. Bu seferki orgazm daha uzun, daha derin oldu. Sanki bütün vücudum boşalıyordu. Yağmur da aynı anda inleyerek boşaldı, parmaklarımı amının kasılmalarıyla sıktı. İkimiz de uzun uzun inledik, birbirimizin adını sayıkladık. Sonunda tamamen bitkin halde birbirimize sarıldık. Kalp atışlarımız yavaşlıyordu. Yağmur’un alnını alnıma dayadı, “Seni seviyorum… Bu şekilde,” diye fısıldadı. Ben de aynı şeyi hissettiğimi söyledim. Dudaklarımız son bir kez daha buluştu. Salon loş ışıkla, dışarıdaki yağmurun sesiyle, bizim ıslak ve terli vücutlarımızın kokusuyla doluydu. Bu gece gerçekten yeni başlıyordu.

Tam o anda, kanepenin yanındaki sehpadaki telefonum titreşmeye başladı. Ekranda kocamın ismi yanıp sönüyordu. Yağmur’la göz göze geldik. İkimizin de yüzü bir anda gerildi. Telefon çalmaya devam ediyordu. Kocamın sesi mesaj kutusuna düştü: “Talia, seyahat iptal oldu. Eve dönüyorum, yarım saate kalmaz oradayım. Kapıyı açık bırakmışsın galiba, araban da dışarıda. Her şey yolunda mı?”

Yağmur’un eli hâlâ benim ıslak amımın üzerindeydi. Benim parmaklarım ise onun meme ucunu sıkıyordu. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Yağmur’un gözlerinde hem panik hem de hâlâ sönmemiş arzu vardı. Telefon yeniden çalmaya başladı.

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged fingering tribbing 69 dirty-talk cunnilingus

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.