Havuz Kenarında Sahte Sevgilimin İlk Dokunuşu
Yara ile üvey ablası 24 yaşındaki Tamara, havuz kenarında sahte sevgili oyununu bırakıp ilk kez karşılıklı rızayla sertçe sikişiyorlar.
Yaz sıcağı villanın bahçesine yapışmış gibi duruyordu. Yirmi iki yaşındaki Yara, mutfak tezgâhına yaslanmış, buz dolu bardaktaki limonatanın damlalarını parmaklarının arasında ezerek izliyordu. Karşısındaki yirmi dört yaşındaki üvey ablası Tamara, ince bir tişörtle ayakta duruyor, saçlarını dağınık bir topuzla toplamış, dudaklarının kenarında o tanıdık, alaycı gülümsemeyi taşıyordu. Aile üç haftalığına yurtdışına gitmiş, lüks villayı onlara bırakmıştı. Akrabaların sürekli “Ne zaman birini bulacaksın?” baskısından bunalmışlardı; bu yüzden sahte sevgili numarasına razı gelmişlerdi. Misafirler geldiğinde el ele tutuşacak, omza yaslanacak, “biz çıkıyoruz” diyeceklerdi. Kimse sorgulamasın diye.
“Bu iş işe yarayacak mı sence?” diye sormuştu Yara o sabah, sesi boğuk.
Tamara omuz silkmişti. “Baskıyı keser en azından. Hem sen yakışıklısın, ben de fena değilim. İnandırması kolay.”
Ama havuz kenarına indikleri andan itibaren numara unutulmaya yüz tutmuştu. Tamara siyah, ince bir bikiniyle şezlonguna uzanmış, teni öğle güneşinde parlıyordu. Az önce suya girip çıkmıştı; damlalar köprücük kemiklerinden kayıp, bikini üstünün arasına süzülüyor, kumaş ıslak ıslak memelerine yapışıyordu. Yara birkaç metre ötede, peştamalının altındaki şortuyla oturmuş, gözlerini zorla çevirmeye çalışıyordu. Yıllardır bastırdığı şey boğazına düğümlenmişti: üvey ablasının kalçalarının o dolgun kıvrımı, bacaklarının açılışı, gülüşünün altındaki o boğuk, kirli ima. Yasaktı. Aptalcaydı. Yine de sikinin şortunda kabarmasını engelleyemiyordu.
Tamara gözlerini yarım araladı, Yara’ya baktı. “Bakışların çok gerçekçi oldu sahte sevgilim,” dedi, sesi tembel ve alaycı. “Akrabalar görse inanır.”
Yara yutkundu. “Sadece… sıcaktan.”
“Tabii.” Tamara doğruldu, su şişesini aldı, boynuna döktü. Su göğüslerinden aşağı aktı, göbeğine indi, bikini altının kenarından kayboldu. “Gel yanıma. Numara yapıyorsak yapalım bari.”
Yara kalktı, şezlongun kenarına oturdu. Tenlerinin arasındaki mesafe bir karıştı. Tamara’nın ıslak omzu kolluna değdi; serin ve yumuşacıktı. Kalbi gürültüyle çarpıyordu.
Tamara şakayla karışık parmaklarını Yara’nın koluna gezdirdi, tırnaklarını hafifçe bastırdı. “Sahte sevgilim ilk defa dokunsa ne olur ki?” diye fısıldadı, dudakları Yara’nın kulağına yakın. “Böyle… rastgele. Kimse yok etrafta. Denesek?”
Gerginlik havayı kalınlaştırdı. Yara’nın nefesi kesildi. Elini istemeden geri çekmek yerine ileri uzattı; parmakları Tamara’nın beline, oradan ıslak bikini altının kenarına, sonra dolgun kalçasına kaydı. Eti avucunun içinde sıkı, sıcak, kıvrımlıydı. Tamara hafifçe inledi—şaşkın değil, onaylar gibi. Yıllardır birikmiş olan şey o an yüzeye çıktı; ikisi de bastırdıkları arzunun ağırlığını aynı saniyede yutkundu.
“Yara…” Tamara’nın sesi boğuldu. “Elin… orada.”
“Biliyorum,” dedi Yara, parmaklarını kalçanın etinde sıkarak. “Çekmemi ister misin?”
Tamara başını yavaşça iki yana salladı. Gözleri kararmıştı. “Hayır. Daha sert tut. Sahte falan değilmiş gibi.”
Yara kalçayı avuçladı, bikini kumaşını kenara çekip çıplak teni hissetti. Tamara bacağını araladı, şezlongda kayarak ona yaklaştı. Göğüsleri Yara’nın göğsüne değdi; ıslak bikini uçları sertleşmiş meme uçlarını belli ediyordu. Yara diğer elini de kaldırıp bikini üstünün bağını çözmeden, sadece avucuyla memeyi kavradı, başparmağıyla ucu ezdirdi. Tamara’nın nefesi titredi.
“İstiyorum,” dedi Tamara açık açık, bakışlarını Yara’nın gözlerine dikerek. “Numarayı bırakıyoruz. Şimdi. Burada. İstiyorsan söyle.”
Yara’nın siki şortunu şişirmiş, ucu kumaşa sürtünüyordu. “İstiyorum,” diye karşılık verdi, sesi kısık ve boğuk. “Seni sikmek istiyorum Tamara. Yıllardır… üvey ablam diye kendimi tuttum. Artık istemiyorum tutmayı. Sen de istiyorsan devam.”
“İstiyorum,” tekrarladı Tamara, bu kez daha sert, ve Yara’nın elini kendi bacaklarının arasına götürdü. Bikini altı sırılsıklamdı; kumaşın altından amının sıcaklığı, şişmiş dudakları belli oluyordu. “Bak ne kadar ıslanmışım senin yüzünden. Sahte sevgili numarasının bokunu çıkardık resmen. Şimdi gerçekten dokun.”
Yara parmaklarını kumaşın kenarından içeri soktu. Islak, kaygan kıvrımlar parmaklarını yuttu. Klitorisine rastlayınca Tamara belini kaldıraırdı, kısa bir inilti kopardı. “İçeri… iki parmak. Acele etme ama sert ol.”
Yara iki parmağını yavaşça soktu, amının sıcak duvarları sıkıca sardı. Başparmağıyla klitorisi ovaladı, diğer eliyle hâlâ kalçayı yoğuruyordu. Tamara’nın bacakları açıldı, birini Yara’nın beline doladı. Havuzun suyu yanlarında şıpırdıyor, güneş tenlerini yakıyordu ama ikisi de umursamıyordu.
“Sikini çıkar,” diye fısıldadı Tamara, Yara’nın şortunun beline elini atarak. “Göreyim. Sahte sevgilinin siki neye benziyor ilk dokunuşta.”
Yara şortunu ve peştamalı aşağı indirdi. Siki sert, damarlı, ucu çoktan ıslak bir şekilde fırladı. Tamara eliye sardı, başparmağıyla başını ovdu, pre-cum’u yaydı. “Kocaman… içime bunla girince sahte falan kalmayacak.” Avucunu aşağı yukarı kaydırırken Yara’nın parmakları hâlâ amındaydı, ıslak sesler çıkarıyordu—şap, şap.
“Daha hızlı sok parmaklarını,” dedi Tamara, kalçalarını Yara’nın eline doğru iterek. “Sikerken böyle yapmanı istiyorum. Derin. Beni doldur.”
Yara parmaklarını hızlandırdı, avuç içiyle klitorisine vururcasına bastırdı. Tamara’nın memeleri her harekette zıplıyor, bikini üstü yarı açık kalmış, pembe uçlar güneşte parlıyordu. Yara eğilip birini ağzına aldı, dilini ucuna doladı, emerken dişlerini hafifçe gezdirdi. Tamara’nın eli sikinde sıkılaştı, “Bok… böyle em, üvey kardeşim gibi değil, sahiplenmiş sevgilim gibi.”
Yara ağzını çekti, dudakları ıslak. “Seni burada, havuz kenarında sikeceğim. Bikiniyi yırtar gibi sıyırıp. İstiyor musun hâlâ?”
“İstiyorum,” dedi Tamara üçüncü kez, net ve yüksek sesle. “Rıza veriyorum, duyuyor musun? Sikini amıma sok, sertçe. Yıllardır biriken ne varsa boşalt. Ama önce… biraz daha dokun. Parmaklarınla boz beni, sonra sikinle bitir gibi hissettir.”
Yara parmaklarını üçledi, amını gererek açtı. Tamara inledi, sırtını şezlonga yasladı, bacaklarını daha da açtı. Islaklık bileklerine kadar iniyordu. Yara’nın siki Tamara’nın avucunda seğiriyor, her sıvazlayışta daha da sertleşiyordu. İkisi de nefes nefese, alınları terli, bakışları kilitliydi.
“Şu bikini altını tamamen çıkar,” dedi Yara. “Amını göreyim. Sahte oyun bitti. İlk gerçek dokunuş bu.”
Tamara kalçalarını kaldırdı. Yara bikini altını ayak bileklerine kadar sıyırdı, ıslak kumaşı kenara fırlattı. Tamara’nın amı kılları düzgün traşlı, dudakları şiş ve parlak, deliği parmaklarının arasında kırpılıyordu. Yara eğildi, dilini yavaşça yarığa sürdü, klitorisi emdi. Tamara’nın kalçaları hopladı. “Oh fuck… dilin… daha aşağı, deliğime sok dilini.”
Yara dilini içeri soktu, amının tadını aldı—tuzlu, tatlı, yasak. Parmaklarını da ekleyip hem yaladı hem sikti gibi hareket ettirdi. Tamara saçlarından tuttu, “Böyle… sahte sevgilim dilini amıma gömüyor, kimse yok, istediğimiz gibi.” Siki boşta seğirirken Yara kendi eliyle birkaç kez sıvazladı, ucundan sızan sıvıyı Tamara’nın uyluğuna sürdü.
Tamara onu yukarı çekti, ağız ağıza öpüştüler—dil, diş, salya. “Sikini sürt şimdi,” diye mırıldandı Tamara öpücüklerin arasında. “Sokmadan, sadece dışarıdan. Dayanabilir miyiz ikimiz de, bakayım.”
Yara sikinin başını amın yarığına yerleştirdi, yukarı aşağı kaydırdı. Kayganlık perfectti; her sürtünüşte başı klitorise çarpıyor, ikisi birden inliyordu. “İçine girmek üzereyim,” dedi Yara, alnı Tamara’nın alnına yaslı. “Son kez soruyorum. İstiyor musun? Gerçekten?”
Tamara bacaklarını beline kilitledi, topuklarıyla bastırdı. “İstiyorum lan. Sok. Sert sok. Üvey ablanı havuz kenarında sik, sahte numarayı unutalım. İlk defa… karşılıklı, rızayla, pis pis.”
Yara belini geri çekti, sikinin ucunu deliğe dayadı. Gerilim kırılamayacak kadar gerilmiş bir tel gibiydi; girmek üzere, nefesler tutulu, eller birbirinin teninde iz bırakırcasına sıkı. Güneş tepelerinde yanmaya devam ediyor, havuzun suyu usul usul çalkalanıyor, villanın boş odaları ise olacakların yankısını bekliyordu. Yara kalçalarını öne verdiğinde hissettikleri şeyin artık hiçbir sahteliği kalmamıştı—sadece ıslak, sıcak, yıllardır ertelenmiş bir arzu ve henüz tamamen gömülmemiş bir sikin vaat ettiği sertliğin eşiği.
Yara belini geri çektiğinde Tamara’nın topukları beline daha sert battı. “Dur,” diye soluk soluğa fısıldadı kadın, gözleri yarı kapalı. “Önce dilin. İlk defa düzgün yala amımı. Bacaklarımı açıyorum, göm yüzünü.”
Yara geriledi, dizlerinin üstüne çöktü şezlongun kenarında. Tamara bacaklarını iyice araladı, birini Yara’nın omzuna attı; ıslak amı güneşte parlıyor, şiş dudakları aralanmış, klitorisi pembe ve kabarık duruyordu. Yara avuçlarını uyluklarına bastırıp yarığı iki yana çekti, dilini kökten içeri soktu. Sıcak, kaygan duvarlar dilini yuttu; tuzlu-tatlı suyu dilinin ucuna aktı. Tamara belini kaldırdı, “Daha derin… amıma dilini götür gibi sok,” diye inledi.
Yara dilini içeri dışarı pompalar gibi hareket ettirdi, burun kemiği klitorise sürtünüyordu. Sonra dilini çekip klitorisi dudaklarının arasına aldı, emdi, hafifçe dişledi, dilinin ucuyla hızlı hızlı dürttü. Tamara’nın parmakları saçlarına gömüldü, kalçaları hopladı. “Siktir… em amcığımı, sahte sevgilim. İlk defa birinin dilini böyle hissediyorum, boşalacağım—” Nefesi kesildi, bacakları titredi, amı Yara’nın diline karşı kasılarak şapırtılı bir ıslaklıkla boşaaldı. Suları Yara’nın çenesine aktı; adam yutkunarak yaladı, her damlayı sildi.
Tamara onu yukarı çekti, öptü, kendi tadını dilinden emdi. “Şimdi sıra sende. Sikini ağzıma ver. İlk defa boğazıma kadar alacağım, ıslatayım ki gireyken kayasın.”
Yara şezlongda diz çöktü, sikini Tamara’nın dudaklarına sürttü. Kadın dilini uzatıp başını yaladı, pre-cum’u yalayarak yuttu, sonra ağzını iyice açıp yavaşça aldı. Kalın damarlı et dudaklarını gerdi, dilinin altından kayarak boğazına dayandı. Tamara gözleri sulana sulana daha derine indi; öğürme refleksi boğazını kasınca Yara’nın eli ensesine gitti ama bastırmadı, sadece tuttu. “Rahat… istediğin kadar.” Tamara burnu kasık kıllarına değene kadar yuttu, tükürüğü çenesinden boynuna aktı, sonra geri çekilip tekrar boğazına kadar sapladı. Islak, boğuk sesler—gluk, gluk—havuza karıştı. Sikini salyasıyla sırılsıklam edene kadar emdi, eliyle taşaklarını sıvazladı, başparmağıyla damarları ovdu.
Yeterince ıslandığına emin olunca Tamara doğruldu, Yara’yı şezlonga sırtüstü yatırdı. Bikini üstünü de sıyırıp attı; dolgun memeleri serbest kaldı, uçları sert. “Üstüne oturuyorum. Cowgirl. Hızlı sikicem seni.” Bacaklarını iki yana açıp amını sikin başına hizaladı, yavaşça indi. Delik gerildi, kalın baş içeri gömüldü; Tamara dişlerini sıktı, “Bok kadar doluyum… yıllardır beklediğim buymuş,” diye homurdandı ve birden kalçalarını indirdi. Sik köküne kadar amına gömüldü, ıslak şap diye ses çıkardı. Tamara ellerini Yara’nın göğsüne basıp zıplamaya başladı—hızlı, sert, memeleri savrula savrula. Her inişte amı şapırdayarak yutuyor, klitorisi Yara’nın kasığına sürtünüyordu. “Bak nasıl sikiliyorum… üvey ablanın amı senin sahte sikini gerçekten yiyor. Daha sert tut kalçalarımı.”
Yara avuçlarını etli kalçalara geçirip sıkıca kavradı, tırnaklarını bastırdı, yukarı doğru itti. Tamara inleyerek hızlandı, amı kasıla kasıla sikin etrafında kıstı. Ter damlaları göğüslerinden göbeğine süzülüyor, güneşten yanmış tenleri birbirine yapışıyordu. “İçimde zonkluyor… boşalma bana, henüz. Misyoner istiyorum. Sertçe sik beni, yatağa mıhlarmış gibi.”
Yara onu çevirdi, sırtüstü yatırdı. Bacaklarını omuzlarına aldı, sikini bir hamlede sonuna kadar soktu. Tamara’nın çığlığı havuzun suyuna karıştı. Yara belini geri çekip sertçe vurdu—derin, ritmik, şezlongun ayakları gıcırtıyla kayıyordu. Her darbede taşakları amın ıslak dudaklarına çarpıyor, klitorise sürtünen bası her seferinde Tamara’yı titretiyordu. “Sik beni… sahte numara bitti, gerçekten sikiliyorum üvey kardeşimden. Doldur amımı, sahiplen.”
Yara eğilip bir memeyi ağzına aldı, emerken kalçalarını şak şak hızlandırdı. Tamara tırnaklarını sırtına geçirdi, iz bıraktı. İçerideki sıcaklık, sıkılık, ıslak sesler ikisini de uçuruma sürüklüyordu. “Beraber… ilk orgazmımızı beraber yaşayalım,” diye soludu Tamara. Yara’nın darbeleri daha da sertleşti, derine gömülüp orada titretti. Tamara’nın amı birden kasıldı, duvarlar sikini sağa sola sıkıştırarak boşaaldı; sıcak sular taştı, Yara’nın taşaklarına aktı. Aynı anda Yara son birkaç sert hamleyle boşaldı—kalın, sıcak döl damarlı siki seğirterek Tamara’nın rahmine doğru fışkırdı, her kasılmada daha fazla doldurdu. İkisi de titreyerek birbirine sarıldı; nefesler boğuk, tenler yapışık, kalpler deli gibi atıyordu.
Uzun saniyeler öyle kaldılar. Yara hâlâ içindeyken Tamara gülümsedi, alnını onun alnına dayadı. “Sahte sevgilimden gerçek orgazm almak harikaydı,” dedi, sesi kısık ve mutlu. Yara yavaşça çıktı; döl amın aralığından sızıp şezlonga damladı. El ele kalkıp havuzun serin suyuna girdiler. Su göğüslerine kadar geldiğinde öpüştüler—yavaş, derin, tuzlu ter ve döl tadı karışık. Ayakları havuzun tabanında birbirine dolaştı, eller belde, kalçada gezinerek yeni başlayan şeyi kutladılar. Serinlik tenlerini yalarken Tamara kulağına fısıldadı: “Bundan sonra numara yok. Gerçek.”
Yara onu öptü, gülümsedi. Ama villanın üst katındaki perdenin aralığından bakan komşu kadının telefonu çoktan kaydı bitirmiş, dosyayı “üvey kardeş havuz pornosu” diye kaydetmişti bile.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories