Yaz Gecesi Oda Arkadaşımın Siyahı İçimde
28 yaşındaki Türk ofis çalışanı Renata, Bodrum villasında 31 yaşındaki siyah basketbolcu Darius'un kalın siyah yarağını ağzına alıp zevkle içine al
Bodrum’un yaz sıcağı villanın taş duvarlarını bile terletiyordu. Renata, yirmi sekiz yaşındaki İstanbullu ofis çalışanı, bavulunu kapının önüne bırakırken derin bir nefes aldı. İstanbul’un gri binalarından, ekran başı toplantılarından kaçmak için seçtiği bu villa, şimdi karşısında duruyordu. Fakat ev sahibinden gelen mesaj her şeyi değiştirmişti: villa iki kişi içindi ve diğer kiracı bugün geliyordu. Otuz bir yaşındaki Amerikalı profesyonel basketbolcu Darius’tu gelen. Renata kapıyı açtığında karşısında iki metreyi geçen, geniş omuzlu, kasları tişörtünün altında kabaran, koyu siyah tenli bir adam buldu. Darius’ün spor şortu bacaklarının arasında ağır bir kabarıklık yaratıyordu. Renata’nın gözleri bir an orada takılı kaldı. Kalın, uzun, damarlı bir siyah yarak hayal etti ve amcığının aniden ıslandığını hissetti. “Tanrım, bu adamın aleti içime girerse beni parçalar… ama bunu istiyorum,” diye düşündü, boğazı kuruyarak.
Darius de onu baştan aşağı süzdü. Renata’nın dar tişörtünden taşan dolgun göğüsleri, ince beli, yazlık şortunun altından taşan yuvarlak kalçaları hoşuna gitmişti. “Bu Türk kızı çok olgun ve dar görünüyor. O amcığı germek, kalın siyah yarağımla doldurmak istiyorum,” diye içinden geçirdi. Gülümsedi, beyaz dişleri teniyle kontrast oluşturdu. “Selam Renata. Oda arkadaşıyız galiba. Umarım sorun olmaz,” dedi kalın, derin sesiyle. Renata da gülümsedi, sesine flörtöz bir ton katarak cevap verdi: “Sorun olmaz Darius. Senin gibi güçlü bir adamla aynı villada kalmak kulağa hiç de fena gelmiyor.” Bakışları birbirine kenetlendi. O ilk anda aralarında sessiz bir anlaşma oldu; ikisi de birbirini istiyordu ve bunu saklamıyorlardı.
İlk günler gerilimle geçti. Sabahları havuz kenarında kahve içerken Renata bikini üstünü giymiş, memelerinin dolgunluğunu sergiliyordu. Darius ise sadece şortla oturuyordu. Konuşurlarken dizleri birbirine değiyor, ikisi de çekmiyordu. Bir öğleden sonra Renata havuzdan çıktığında ıslak saçları sırtına yapışmıştı. Darius sudan çıkarken şortu tamamen ıslanmış, kalın yarağının şekli, başının yuvarlaklığı net belli oluyordu. Renata yutkundu. Bacak arası zonkluyordu. “O yarağı ağzıma alsam, boğazıma kadar soksam nasıl bir his olur?” diye düşündü, meme uçları sertleşerek bikini üstünü zorluyordu. Darius de onun bakışlarını fark etmişti. “Bakışlarından anlıyorum, istiyor,” diye geçirdi aklından ve kaslarını biraz daha gererek gerildi. Akşamları mutfakta birlikte yemek yaparken omuz omuza geliyorlar, Renata onun erkekçe kokusunu içine çekiyor, Darius de onun saçlarının kokusuyla sertleşiyordu. Henüz dokunmuyorlardı ama hava elektrik yüklüydü.
O gece terasın hasır koltuklarına oturdular. Deniz aşağıda usul usul vuruyordu. Renata genelde rakı severdi ama Darius “Bu gece soğuk bira içelim, daha serinletir,” demişti. İki şişe açtılar. Buz gibi bira boğazlarından aşağı kayarken sohbet önce tatilden, Bodrum’un maviliğinden, Darius’ün NBA’deki hayatından, Renata’nın ofisindeki stresinden açıldı. Ama bira şişeleri boşaldıkça konu yavaş yavaş cinselliğe kaydı. Renata şişesini kenara koydu, cesaretini toplayarak öne eğildi. Yaz rüzgârı tenini okşarken kalbi deli gibi atıyordu.
“Darius… açık konuşacağım. Seni ilk gördüğüm andan beri aklımda tek bir şey var. O kalın siyah yarağın. Nasıl bir tadı var, içimi nasıl doldurur, dar amcığımı nasıl gerer… Bunları merak ediyorum. Hem de çok,” dedi. Sesi arzudan kalınlaşmıştı, yanakları kızarmıştı ama gözleri cesurdu. Darius’ün bakışları karardı. Elini yavaşça Renata’nın çıplak dizine koydu, parmaklarını hafifçe yukarı kaydırdı. Tenleri ilk defa bu kadar bilinçli temas ediyordu. “Ben de seni istiyorum Renata. O dar Türk amcığını denemek için yanıyorum. Beyaz teninin arasında benim siyah, kalın yarağımın kaybolmasını, seni siktiğimde çıkardığın sesleri duymak istiyorum. Seni ıslatmak, germek, zevkten inletmek istiyorum. Tamamen isteyerek,” diye cevap verdi. Sesinde dominant bir tını vardı ama ikisi de birbirinin rızasını hissediyordu.
Bu itirafların ardından ikisi de aynı anda hareket etti. Renata ona doğru eğildi, Darius de onu kendine çekti. Dudakları sertçe buluştu. Öpücük açtı, ıslaktı, dilleri birbirinin ağzında deli gibi dönüyordu. Renata inledi, ellerini Darius’ün kaslı göğsüne bastırdı, parmaklarını kasların arasında gezdirdi. Darius de bir eliyle onun ensesinden tutmuş, diğer eliyle kalçasını avuçluyordu. Yaz sıcağı terlerini birbirine karıştırıyordu. Renata’nın amcığı sırılsıklam olmuştu, iç çamaşırı ıslanmıştı. Öpüşürken elini aşağı kaydırdı, Darius’ün şortunun üzerinden o devasa sertliği sıvazladı. “Çok kalın… çok sıcak,” diye mırıldandı dudaklarının arasından. Darius de onun şortunun içine elini soktu, parmaklarını ıslak am dudakları arasında gezdirdi. “Burası da çok dar ve ıslak. Tam yarağıma göre,” diye fısıldadı.
Renata’nın bedeni titriyordu. İçinden “Şimdi istiyorum, ağzıma almak istiyorum o siyah yarağı,” diye geçiriyordu. Darius onu kucağına aldı, terastan villanın serin salonuna taşıdı. Ayakları yere değmeden öpüşmeye devam ettiler. Yatak odasının kapısına geldiklerinde Renata nefes nefese “İçeri gir… hadi Darius, daha fazla dayanamıyorum,” dedi. Kapı kapandı. Darius onu yatağın kenarına oturttu, tişörtünü çıkardı. Kaslı, siyah vücudu ay ışığında parlıyordu. Renata da kendi bluzunu ve sütyenini çıkardı, dolgun memeleri özgür kaldı. Darius eğilip meme uçlarını emdi, ısırdı. Renata başını geriye atıp inledi.
Sonra Renata dizlerinin üzerine çöktü. Darius’ün şortunu yavaşça indirdi. Karşısına çıkan manzara nefesini kesti: damarları kabarmış, başı parlak, gerçekten kalın ve uzun siyah yarak dimdik önünde duruyordu. Elini uzattı, parmakları etrafını zor sarıyordu. “Bu… inanılmaz,” diye fısıldadı. Ağzını yaklaştırdı, dilini başının etrafında gezdirmeye başladı. Darius’ün eli saçlarının arasına girdi, hafifçe bastırdı ama tamamen bırakmıyordu. Gerilim tavan yapmıştı. Renata’nın amcığı zonkluyor, Darius’ün yarağı ağzının içinde daha da sertleşiyordu. İkisi de biliyordu ki bu gece daha yeni başlıyordu ve asıl zevk henüz gelmek üzereydi. Renata gözlerini yukarı kaldırıp Darius’ün gözlerine baktı, ağzı dolu halde, bir sonraki hamleyi bekleyerek…
Renata gözlerini yukarı kaldırıp Darius’ün gözlerine baktı, ağzı dolu halde, bir sonraki hamleyi bekleyerek. Darius’ün siyah parmakları saçlarının arasına gömüldü, hafifçe bastırırken kalın sesi odada uğuldadı. “Hele şunu boğazına kadar al Renata, o dar Türk gırtlağınla ıslat şu kalın siyah yarağı.” Renata’nın kalbi deli gibi çarpıyordu. 28 yaşındaki ofis çalışanı kadın içinden “İstiyorum bunu, yıllardır ofis koltuklarında sıkıldım, şimdi bu 31 yaşındaki siyah devin yarağı boğazıma girsin, tadını içime sindireyim,” diye geçirerek dudaklarını daha da açtı. Kalın başı dilinin üzerinden kaydı, damarları dilinde zonkladı. Boğazına kadar ittirdi, gözleri sulandı, öğürme hissi geldi ama zevkten vazgeçmedi. Salyası çenesinden boynuna akıyor, yarağı parlak ve kaygan yapıyordu. Başını ileri geri savurdukça ıslak şapırtılar çıkıyordu. Bir eliyle Darius’ün ağır, dolgun taşaklarını okşuyor, diğer eli kendi sırılsıklam amcığını iki parmağıyla açıyordu.
Darius kalçalarını hafifçe ileri itiyor, “Siktir… ne kadar iyi emiyorsun. Beyaz suratın kızarmış, gözlerin sulu, tam bir oralcı kaltak oldun şu an,” diye homurdandı. Sözleri Renata’yı daha da azdırıyordu; dominant ama tamamen rızalı, ikisi de birbirinin sınırlarını hissediyordu. Renata yarağı bir an çıkarıp başını yaladı, dilini yuvarlak siyah başın altındaki hassas yere bastırdı, sonra tekrar köküne kadar aldı. Burnu Darius’ün siyah kasıklarına değiyordu. Boğazı geriliyor, nefesi kesiliyor ama amcığından sular bacak içlerine akıyordu. “Bu yarak inanılmaz, hem uzun hem kalın, ağzımı tamamen dolduruyor. Tadına, damarlarına, sıcaklığına bağımlı oldum,” diye düşündü. Dakikalar geçti, Renata’nın çenesi ağrıyor, gözlerinden yaşlar akıyordu ama bırakmıyordu. Sonunda Darius onu saçlarından nazikçe çekip kaldırdı. “Yeter. Şimdi seni yatakta parçalayacağım. O dar amcığı germek istiyorum.”
Renata’yı yatağın üzerine sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Misyonere geçti. Kalın siyah yarağı ıslak am dudakları arasında gezdirirken Renata titreyerek “Hadi Darius… içime gir. Yavaş başla ama sonra sert sik beni,” dedi. Darius başını bastırdı. Geniş siyah başlık amcığını gererek girdi, Renata “Ahhh! Çok kalın… amcığımı yırtıyor gibi ama çok iyi geliyor,” diye inledi. Darius yarısına kadar sokup çıkardı, sonra daha derine daldı. Her itişte Renata’nın beyaz karnı hafifçe kabarıyor, içini dolduran siyah etin baskısını hissediyordu. Darius üzerindeyken kasları geriliyor, terleri Renata’nın göğüslerine damlıyordu. Renata bacaklarını onun beline doladı, tırnaklarını siyah sırtına geçirerek “Daha derin Darius! Siyah yarağını hissediyorum, her damarını… daha sert vur içime,” diye yalvardı. Darius ritmi artırdı, kalçaları tok tok Renata’nın kalçalarına çarpıyordu. Oda ıslak ten sesleri, inlemeler ve rakı-bira karışımı ter kokusuyla dolmuştu. Renata içinden “İstanbul’daki gri hayatım buraya göre hiç. Bu siyah dev yarak içimi geriyor, zevkten delirtiyorum,” diye tekrarlıyordu. Meme uçlarını emen Darius’ün dişleri hafifçe ısırınca Renata sırtını yay gibi gerdi, ilk orgazm dalgası yaklaşıyordu.
Darius onu çevirmeden önce bir süre daha misyoner devam etti, her seferinde neredeyse tamamen çıkarıp köküne kadar çakıyordu. Sonra Renata’yı dizlerinin üzerine getirdi, köpek stiline aldı. Yuvarlak beyaz kalçaları havada, amcığı sırılsıklam ve açık duruyordu. Darius arkadan o kalın siyah yarağı bir anda kökledi. Renata yüksek sesle bağırdı: “Aaaah! Çok derin girdi! Siyah yarağını içimde hissediyorum Darius, amcığımı tamamen açıyor… Daha derin, daha sert sik! Yalvarıyorum!” Darius kalçalarından kavradı, vahşi darbelerle pompalamaya başladı. Her itişte topları Renata’nın şişmiş klitorisine çarpıyor, şaplak sesleri duvarlarda yankılanıyordu. Bir eliyle Renata’nın saçını hafifçe geriye çekiyor, diğer eliyle kalçasına tokat üstüne tokat atıyordu. Renata yastığı ısırıyor, “Daha sert! Siyahını daha derin hissetmek istiyorum, parçala beni, amcığımı senin yarağın için açıyorum!” diye haykırıyordu. Tenlerinin rengi kontrastı ikisini de çıldırtıyordu; Renata’nın beyaz kalçalarında Darius’ün siyah parmak izleri beliriyor, yarağın girip çıkarkenki ıslak parlaklık göz kamaştırıyordu. Renata ikinci orgazmın eşiğindeydi, amcığı kasılıyor, Darius’ün yarağını mengene gibi sıkıyordu.
Darius onu ters çevirdi, sırtüstü yatırıp bacaklarını tekrar omuzlarına aldı. Bir eliyle Renata’nın ince boynunu kavradı, hafifçe bastırırken göz göze geldiler. Bakışlarında sadece arzu ve rıza vardı. “Boşalıyorum Renata… sıcak döllerimi derinlerine bırakıyorum,” diye homurdandı ve son sürat pompalamaya başladı. Boğazını tutuşu Renata’yı daha da azdırdı. Orgazmı patladı, bedeni sarsıla sarsıla titredi, “Evet! Doldur içimi! Sıcaklığını hissediyorum, siyah yarağın dölleriyle doldur beni!” diye çığlık attı. Darius kükreyerek boşaldı. Kalın yarağı derinlerde zonkluyor, ardı ardına fışkırtıyordu. Sıcak, yoğun döller Renata’nın amcığının en derin noktasına doluyor, taşacak gibi hissediliyordu. Darius dakikalarca boşalmış gibi geldi, her kasılmasıyla Renata yeni bir zevk dalgası yaşıyordu. Sonunda Darius yavaşladı, eli boynundan çekildi, üzerine yığıldı. İkisi de terden sırılsıklam, nefes nefese, kalp atışları birbirine karışmıştı.
Bir süre sessiz kaldılar. Sonra Renata kıkırdamaya başladı, Darius de ona katıldı. Güçlü, rahat bir kahkaha sardı ikisini. “Bu… hayatımın en iyi sikişiydi,” dedi Renata gülümseyerek, parmaklarını Darius’ün siyah göğsünde gezdirerek. “Sen inanılmazsın. O dar amcığın yarağımı emip bırakmıyordu,” diye cevap verdi Darius, beyaz dişleri parıldayarak. Yarağını yavaşça çıkardı. Renata’nın amcığından beyaz döl karışımı sular sızmaya başladı, bacak içlerine aktı. Darius parmağıyla birazını alıp Renata’nın dudaklarına sürdü, Renata da yaladı. “Hadi duşa girelim, terimizi ve döllerimizi yıkayalım,” dedi Renata. Darius onu kucağına alıp banyoya taşıdı.
Duşu açtılar, sıcak su ikisinin de üzerinde akmaya başladı. Yeniden öpüştüler, bu sefer daha yavaş, daha derin. Dilleri birbirinin ağzında dolaşıyor, elleri sabunlu vücutlarda geziyordu. Renata sabunu alıp Darius’ün geniş siyah omuzlarını, kollarını, karın kaslarını köpürttü. Elleri aşağı kaydı, hâlâ yarı sert olan o kalın yarağı avuçladı, sabunlu parmaklarıyla uzun uzun sıvazladı. Darius’ün yarağı yeniden kan doluyor, sertleşiyordu. “Bak, ikinci raund hemen hazır oluyor,” diye fısıldadı Renata gülerek. Darius de onun dolgun memelerini sabunladı, meme uçlarını çimdikliyor, bir elini aşağı indirip iki parmağını amcığına sokup çıkarıyordu. Sabunlu vücutları birbirine sürtünüyor, kaygan tenler tahrik edici sesler çıkarıyordu. Renata duvara yaslandı, bir bacağını Darius’ün kalçasına doladı. Darius yarağının başını yine o ıslak, dölle kaygan am girişine dayadı, yavaşça bastırmaya başladı. Tam o anda…
Villa kapısı sertçe vuruldu. Ardından kalın bir erkek sesi duyuldu: “Renata? Darius? Ben Akın, villa sahibi. Arabalarınızı gördüm, kapıyı da aralık bırakmışsınız. Bir sorun mu var? Sesler duydum da… İçeride misiniz? Açın kapıyı, kontrol edeyim.”
Donup kaldılar. Darius’ün kalın siyah yarağı Renata’nın am dudaklarının arasında yarı girmiş haldeydi, sıcak su hâlâ üzerlerinden akıyordu. İkisinin de gözleri faltaşı gibi açılmış, kalp atışları kulaklarında zonkluyordu. Renata’nın dudakları aralandı ama tek kelime çıkmadı. Dışarıdaki ses tekrarladı: “Alo? Kimse yok mu?” Yaz gecesi birdenbire kesintiye uğramıştı ve ikisi de ne yapacaklarını bilemiyorlardı.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories