Düğün Afterında Eski Flörtümün İçine Alırken Kocam İzledi
Ece kocasıyla düğün afterında eski sevgilisi Terrence'in kalın sikini yalarken, Murat koltukta izleyerek zevkten patlıyor.
Düğün after-partisinin loş ve davetkar salonunda hava ağırlaşmıştı. 28 yaşındaki evli kadın Ece, dar kırmızı elbisesinin içinde kocası Murat’ın yanında dururken kalbinin ritmini kontrol etmekte zorlanıyordu. Murat 32 yaşındaydı, yıllardır bankacılık yapan, sakin görünüşlü bir adamdı ama Ece onun içindeki o gizli ateşi çok iyi biliyordu. Ece’nin elbisesi kalçalarını sıkıca sarıyor, göğüslerinin dolgun kıvrımını ortaya çıkarıyordu; her adım attığında kumaş tenine sürtünüyor, meme uçlarını hafifçe tahriş ediyordu. Murat karısının beline elini koymuş, ara sıra gülümsüyordu fakat gözleri tedirgindi.
Kalabalığın arasında birden onu gördü. Terrence. 30 yaşındaki bu güçlü, yakışıklı adam, geniş omuzları, keskin bakışları ve kendinden emin duruşuyla salona hakim gibiydi. Ece’nin nefesi kesildi. Yıllar önce tanıştıkları o ateşli dönemden beri Terrence’in Ece’ye olan arzusu hiç sönmemişti. Ece ise evlendikten sonra Murat’a o eski geceleri defalarca anlatmıştı; Terrence’in kalın sikinin kendisini nasıl ikiye böldüğünü, saatlerce süren sert sikişmeleri, orgazmlarının nasıl üst üste bindiğini, adamın döllerini içine boşalttığında hissettiği o dolgun sıcaklığı… Murat her seferinde kıskançlıktan delirir, yüzü kızarır ama sikini tutamayıp sertleşirdi. Şimdi o anı yaşıyorlardı.
Terrence yaklaştı, gülümsemesi hem nazik hem tehlikeliydi. “Ece… Seni burada görmek inanılmaz. Hâlâ aynı etkileyici kadınsın,” dedi derin, tok sesiyle. Gözleri Ece’nin dudaklarında, boynunda, göğüslerinde gezindi. Ece dudaklarını ıslattı, “Terrence… Sen de değişmemişsin. O güçlü kollar, o bakış… Hâlâ kadınları dizlerinin üzerine çöktürüyor olmalısın.” Murat’ın parmakları Ece’nin beline gömüldü. Adamın çenesi kasılmıştı ama pantolonunun önündeki kabartı gözden kaçmıyordu. Ece içinden geçirdi: ‘Bakıyor… Kıskanıyor ama sikini hissediyorum oradan. Bu onu hem öldürüyor hem de azdırıyor. Ben de ıslanıyorum.’
Konuşma kısa sürdü ama bakışmalar her kelimeden daha fazla şey anlatıyordu. Terrence Ece’ye bakarken sanki onu duvara yaslayıp hemen sikmek istiyormuş gibiydi. Ece de ona aynı açlıkla karşılık veriyordu. Murat koltuğuna gömülmüş, ikisini izlerken boğazı kupkuru olmuştu. Kıskançlık midesini yakıyordu fakat aynı anda sikinin damar damar zonkladığını, külodunun içine sızan pre-sıvıyı hissediyordu. Ece bunu fark edince bacaklarının arası daha da ıslandı. Am dudakları şişmiş, iç çamaşırı yapış yapış olmuştu.
Müzik yavaşladı. Ece kocasına tek kelime etmeden Terrence’in elini tuttu ve dans pistine çekti. Vücutları birbirine değdiğinde elektrik çarpmış gibi oldular. Terrence’in bir eli Ece’nin ince beline, diğeri yavaşça kalçasına indi. Ece itiraz etmek yerine o eli daha da aşağıya, etli kalçalarının tam ortasına götürdü. “Hatırlıyor musun?” diye fısıldadı Terrence, dudakları Ece’nin kulağına değecek kadar yakın. “Seni bu kalçalarından tutup domalttığım geceleri… Amının nasıl su gibi aktığını…” Ece titredi, kalçalarını hafifçe Terrence’in sertleşmiş sikine bastırdı. Adamın kalınlığı kumaşın üzerinden bile belli oluyordu. “Unutmadım… Senin sikin karnıma değiyordu, içimi nasıl yırtarcasına doldurduğunu da…”
Ece başını çevirip Murat’a baktı. Kocası pistin kenarındaki koltukta taş kesilmiş halde onları izliyordu. Yüzü kıpkırmızı, gözleri faltaşı gibi açılmış, dudakları aralıktı. Utanç, öfke ve sapkın bir zevk o yüzde birbirine karışmıştı. Bu bakış Ece’yi deli etti. İçinden ‘Evet… İzle beni. Karını başka bir adamın kollarında, sikine sürtünürken izle,’ diye geçirdi. Amından sızan ıslaklık şimdi bacak içlerine doğru akıyordu. Terrence’in eli kalçalarını sıktı, parmakları etine gömüldü. Dans yavaşça bir sürtünmeye dönüştü. Ece memelerini adamın göğsüne bastırıyor, sertleşmiş meme uçlarının hissini veriyordu. Terrence’in nefesi hızlandı. “Hâlâ o kadar dar ve ıslaksın değil mi? Kocan seni böyle azdırmayı başaramıyor sanırım.”
Ece’nin nefesi kesik kesik çıkıyordu. “Başaramıyor… Senin kadar sert ve kalın değil.” Bu sözleri söylerken gözleri Murat’taydı. Kocası koltukta bacaklarını sıkmış, eli farkında olmadan pantolonunun üstünden sikini bastırıyordu. Ece’nin içinde fırtınalar kopuyordu. Yıllardır fantazi kurduğu an buydu. Kocasına yıllarca anlattığı o eski sevgilisinin şimdi gerçekte onu ellemeye, kendisine sahip olmaya bu kadar yakın olması aklını başından alıyordu.
Dans bittiğinde Ece terlemişti. Doğrudan Murat’ın yanına gitti, eğildi ve kulağına fısıldadı: “İzlemek istiyor musun? Terrence’in beni sikmesini, kalın sikini ağzıma, amıma sokmasını… Gerçekten izlemek istiyor musun aşkım?” Murat’ın gözleri kapandı bir an, sonra boğuk, neredeyse inler gibi bir sesle cevap verdi: “Evet… İstiyorum. Lütfen… Gidelim.”
Üçü birlikte asansöre bindiler. Kimse konuşmuyordu ama hava elektrik yüklüydü. Suit odanın kapısı kapanır kapanmaz Ece dizlerinin üzerine çöktü. Terrence’in pantolonunun düğmelerini aceleyle açtı, fermuarı indirdi. Boxerını sıyırdığında o kalın, damarlı sik dışarı fırladı. Damarları kabarmış, başı parlak ve morumsu, ağırlığı inanılmazdı. Ece’nin ağzı sulandı. “Tanrım… Hâlâ aynı canavar,” diye mırıldandı ve hemen ağzına aldı. Dudakları gerildi, çenesi açıldı. Yavaşça köküne kadar indirdi, boğazına kadar aldı. Gözleri sulandı, öğürdü ama durmadı. Başını ileri geri hareket ettirirken salyaları sikten aşağı, taşaklarına damlıyordu. Dilini alt tarafta gezdiriyor, emiyor, yutkunuyor, derin boğazlıyordu. Terrence saçlarını kavradı. “Bak Murat… Karın ne kadar hevesli. Kocanın önünde sikimi emiyor. Ne kadar iyi bir oralcı olduğunu unutmamıştım.”
Murat koltuğa çökmüş, gözlerini ayırmadan izliyordu. Sikini pantolonundan çıkarmıştı, eli yavaş yavaş sıvazlıyordu. Yüzünde derin bir utanç vardı ama gözleri faltaşı gibi açılmış, nefesi hızlanmıştı. Ece ara sıra göz ucuyla kocasına bakıyor, onun bu halini görünce amının daha da sırılsıklam olduğunu hissediyordu. ‘Onu aşağılamak… Onun önünde bu kadar zevk almak… Bu beni uçuruyor.’
Terrence Ece’yi ayağa kaldırdı, elbisesini tek hamlede başından çekip çıkardı. Sütyeni ve tangası da gitti. Ece’nin dolgun memeleri özgür kaldı, pembe uçları sertçe dikilmişti. Amı pürüzsüz, dudakları şiş ve parlıyordu. Terrence onu yatağa yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Bu pozisyonda amı tamamen açıktı. Kalın sikini ıslak am dudaklarında gezdirdi. “Bak kocasına Murat. Karının amcığı nasıl sırılsıklam. Kocanın izlediği bu amcık resmen benim sikim için akıyor.” Sonra bir anda gömdü. Ece’nin ağzından uzun, yüksek bir inilti çıktı: “Aaaahh! Evet… Doldur beni!” Terrence sert, ritimli darbelerle sikmeye başladı. Her vuruşta Ece’nin memeleri sallanıyor, yatak gıcırdıyordu. Sikinin kalınlığı Ece’nin içini tamamen geriyor, en derin noktasına çarpıyordu.
Ece zevkten gözlerini kapatamıyordu. “Daha sert… Kocam izlerken sik beni!” Terrence alaycı güldü: “Duydun mu Murat? Karın benden daha iyi sikilmek istiyor. Senin küçük sikin yetmiyor galiba.” Ece ilk orgazmına ulaştığında bütün vücudu gerildi, amı Terrence’in sikini sıkıca sardı, fışkırarak boşaldı. “Geliyorum… Ahh Tanrım geliyorum!” Suları adamın kasıklarına sıçrıyordu.
Terrence durmadı. Ece’yi çevirdi, dört ayak üstüne domalttı. Kalçalarını iki yana açtı ve arkadan tekrar girdi. Bu sefer daha vahşi, daha hızlı sikiyordu. Odada etlerin birbirine çarpma sesi, Ece’nin ıslak inlemeleri ve Murat’ın hızlı nefesleri yankılanıyordu. Ece başını çevirip kocasına baktı, gözleri zevkten kaymış halde: “Bak Murat… Eski sevgilim benden çok daha iyi beceriyor. Sikini hissediyor musun? İçimi nasıl genişlettiğini? Senin sikinden çok daha kalın, çok daha derin… Beni gerçekten beceriyor!”
Murat’ın eli sikinde hızlanmıştı. Yüzü utançtan yanıyordu ama boşalmamak için kendini zor tuttuğu belliydi. Terrence Ece’nin saçlarını avucuna dolayıp hafifçe çekti, ritmi artırdı. “Bu am artık benim iznimle sikilecek Murat. Karın benim döllerimi almayı seviyor.” Ece ardı ardına orgazmlar yaşıyordu; ikincisi, üçüncüsü… Bacakları titriyor, sesi kısılıyordu. Sonunda Terrence homurdanarak hızlandı. “Boşalıyorum… Al hepsini!” Sıcak, kalın dölleri Ece’nin derinlerine fışkırdı. Adam boşalırken Ece son bir kez daha kasıldı, orgazmının şiddetiyle yatağa yığıldı. Spermler amından taşarak bacak içlerine sızıyordu.
Ece nefes nefese yatakta yatarken Terrence’in sikini hala içinde hissediyordu. Murat koltukta, eli sikinde, donmuş gibi bakıyordu. Ece yavaşça doğruldu, dudaklarında yaramaz bir gülümseme belirdi. Gece daha bitmemişti. Terrence’in gözlerindeki ateş ve Murat’ın utanç dolu ama aç bakışları, her şeyin daha yeni başladığını söylüyordu. Ece parmaklarını amına götürdü, karışan dölleri aldı ve kocasına baktı. “Daha var… Değil mi?”
Ece parmaklarını amına götürdü, karışan dölleri aldı ve kocasına baktı. “Daha var… Değil mi?” Parmağındaki beyaz, yapışkan karışımı dudaklarına sürdü, dilini yavaşça gezdirerek tadını çıkardı. Tuzlu, ağır bir tat ağzını doldururken amının içi yeniden zonkluyordu. Terrence’in kalın sikinin bıraktığı o sıcak dolgunluk hala içindeydi; bacaklarının arası sırılsıklam, dudakları şiş ve kızarmıştı. 28 yaşındaki Ece, dar kırmızı elbisesinin paramparça halde yattığı yatakta doğruldu, dolgun memeleri hafifçe sallandı. Pembe uçları hala sert ve hassastı, her nefeste göğsü inip kalkıyordu.
Murat, 32 yaşındaki bankacı kocası, koltukta bacaklarını sıkıca kapatmış halde kalakalmıştı. Eli sikinin üzerinde donmuştu; damarları zonklayan, küçük ama taş gibi sert organı pre-sıvıyla parlıyordu. Yüzü kıpkırmızı, gözlerinde utanç, kıskançlık ve sapkın bir açlık birbirine karışmıştı. “Ece… Tanrım, bu…” diye mırıldandı ama sesi boğuktu, devam edemedi. İçinden ‘Karım başka adamın döllerini yalıyor, hem de benim önümde… Bu beni bitiriyor ama sikim patlamak üzere,’ diye geçiriyordu. Ece bunu gördü ve gülümsedi. Bacaklarını daha da açtı, amından sızan beyaz sıvı iç bacaklarına aktı. “Gel kocacığım. Yaklaş. Kokla. Terrence’in içime bıraktıklarını yakından gör. Senin sikinden çok daha kalın ve derin olduğunu biliyorsun.”
Murat titreyerek kalktı, yatağın kenarına diz çöktü. Burnu Ece’nin ıslak amına yaklaştığında kadın parmaklarını adamın saçlarına doladı ve yüzünü hafifçe bastırdı. Murat’ın dili istemeden de olsa değdi; tuzlu, kremsi tadı alınca inledi. Ece’nin vücudu elektrik çarpmış gibi sarsıldı. ‘Kocamı bu hale getirmek… Onu eski sevgilimin spermlerini yalatmak… Amım resmen sel oldu,’ diye düşündü. Zevk vücudunun her hücresine yayılıyordu. Terrence, 30 yaşındaki o geniş omuzlu, kendinden emin adam, yatağın diğer yanında dikiliyordu. Sikinin kalınlığı hala etkileyiciydi; damarları kabarmış, başı mor ve parlaktı. Elini yavaşça sıvazlarken güldü. “Bak Murat, karın ne kadar istekli. Bu am artık benim iznim olmadan sikilmeyecek.”
Ece doğrulup Terrence’in önünde diz çöktü. Kocasına bakarak konuştu: “İzle Murat. Eski flörtümün o kalın yarrağını nasıl boğazıma kadar aldığımı izle.” Dudaklarını genişçe açtı, o ağır sik başını ağzına aldı. Dilini alt taraftaki damarlarda gezdirdi, emdi, yaladı. Yavaş yavaş köküne indi; boğazı gerildi, gözleri sulandı, öğürdü ama geri çekilmedi. Salyaları çenesinden aşağı, Terrence’in taşaklarına damlıyordu. Başını ileri geri hareket ettirirken yanakları içe çöküyor, ıslak sesler çıkıyordu. Terrence saçlarını kavradı, hafif ritimle ağzına sikmeye başladı. “Ne kadar iyi bir oralcı oldun hâlâ Ece. Kocanın önünde sikimi emmek seni azdırıyor değil mi? Amından sular akıyor.”
Murat koltuğa geri oturmuş, sikini deli gibi sıvazlıyordu. Gözleri karısından ayrılmıyordu. Ece ara sıra başını çevirip ona bakıyor, bakışlarıyla ‘Evet, izle. Karını bir başkası için diz çökmüş halde gör,’ diyordu. İçinde fırtınalar kopuyordu; bu aşağılama, bu hakimiyet hissi onu uçuruyordu. Terrence’in sikini daha derin emdi, burnu kasıklarına değene kadar. Adam inledi, kalçalarını ileri itti. Beş dakika boyunca Ece’nin ağzı yorulmadan çalıştı; çenesi ağrıyor, boğazı yanıyordu ama durmuyordu. Sonunda Terrence onu ayağa kaldırdı, sertçe öptü. Dilleri birbirine dolandı, Terrence’in eli Ece’nin ıslak amını avuçladı, parmaklarını içine sokup çıkardı.
“Şimdi yine seni sikmek istiyorum,” diye homurdandı Terrence. Ece yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını havaya dikti. “Murat, gel yanıma. Bacaklarımı tut. Karının Terrence tarafından nasıl ikiye bölündüğünü yakından izle.” Murat itaat etti, karısının baldırlarını kavradı. Elleri titriyordu. Terrence sikinin başını Ece’nin şiş am dudaklarında gezdirdi, sonra bir anda köküne kadar gömdü. Ece’nin ağzından uzun bir çığlık koptu: “Aaaahhh! Evet! Yırt içimi! O kalın yarakla doldur!” Her darbeyle vücudu sarsılıyor, memeleri ileri geri sallanıyordu. Terrence ritmi artırdı; hızlı, sert, derin vuruşlar. Odada etlerin şap şap çarpma sesi, Ece’nin ıslak inlemeleri ve Murat’ın hızlı nefesleri yankılanıyordu.
Ece gözlerini kocasına dikti. “Hissediyor musun Murat? İçimi nasıl geriyor? Senin sikinin asla ulaşamadığı yerlere çarpıyor. Beni gerçekten beceriyor… Ahh, daha sert!” Terrence alay etti: “Duydun mu koca? Karın benden daha iyi sikilmek istiyor. Senin bankacı aletin yetmiyor bu amcığa.” Bu sözler Ece’yi zirveye taşıdı. Vücudu kasıldı, amı Terrence’in sikini mengene gibi sıktı. “Geliyorum! Boşalıyorum… Suları fışkırtıyorum!” Orgazmı şiddetle geldi, bacakları Murat’ın ellerinde titredi, suları Terrence’in karnına sıçradı.
Terrence durmadı. Ece’yi çevirdi, dört ayak üstüne getirdi. Kalçalarını iki yana açtı, parmaklarıyla am dudaklarını araladı. “Bak Murat, karının amı nasıl da kırmızı ve açık. Benim sikim için yaratılmış.” Tek hamlede arkadan girdi. Bu sefer daha vahşiydi; kalçalarına tokat atıyor, saçlarını çekiyordu. Ece başını çevirip kocasına bakıyordu: “İzle… Eski sevgilim beni domaltmış sikiyor. Sen hiç böyle yapamadın. Kalınlığını hissediyorum karnımda… Daha derine! Döllerini yine içime ver!”
Murat’ın eli sikinde fırtına gibiydi. Yüzü utançtan yanıyordu, gözlerinden bir damla yaş süzüldü ama boşalmamak için kendini zor tutuyordu. Ece üçüncü orgazmına ulaştığında sesi kısılmıştı; bacakları boşaldı, yatak çarşafları sırılsıklam oldu. Terrence ritmini bozmadan devam etti, terleri Ece’nin sırtına damlıyordu. Oda ağır bir seks kokusuyla doluydu; ter, am suyu, döl ve arzu. Ece’nin düşünceleri bulanıklaşmıştı: ‘Bu kadar zevk… Kocamın önünde bu kadar aşağılanmak… Beni delirtiyor.’
Terrence sonunda homurdanarak hızlandı. “Al hepsini orospu! Amına son yükümü bırakıyorum!” Kalın, sıcak döller derinlere fışkırdı. Ece son kez kasıldı, orgazmının şiddetiyle yüzüstü yatağa yığıldı. Terrence sikini yavaşça çıkardı; amından beyaz karışım taşıyordu, bacak içlerine akıyordu. Adam giyinirken nefes nefese konuştu: “Bu gece unutulmazdı. İkinize de iyi geceler.” Kapı kapandı, oda sessizliğe gömüldü.
Ece yatakta sırtüstü uzanmış, göğsü inip kalkıyordu. Vücudu yorgun, amı zonklayarak sızlıyordu. İçindeki sıcaklık yavaş yavaş soğuyordu. Murat koltukta, eli yapış yapış, sikini pantolonuna sokmuştu. Yüzü ifadesizdi. Bir süre hiçbir şey konuşmadılar. Ece yavaşça doğruldu, kocasına baktı. O eski, güvenli, seven bakış gitmişti. Yerine derin bir kırgınlık, utanç ve boş bir şüphe gelmişti. Murat’ın gözlerinde bir damla daha yaş belirdi, başını çevirdi.
Ece’nin içinde ani bir pişmanlık dalgası yükseldi. Kalbi sıkıştı. ‘Ne yaptım ben? Bu fantazi bizi nereye sürükledi? Terrence’in sikini alırken Murat’ı bu kadar küçük düşürmek, onu dölleri yalatmak, ona “senin sikinden daha iyi” demek… Hepsi zevk için miydi? Şimdi geriye ne kaldı?’ diye düşündü. Vücudundaki zevk izleri yavaşça siliniyordu. Amındaki sızı artık hoş değil, rahatsız ediciydi. Murat’a uzandı ama adam hafifçe geri çekildi. Bu hareket Ece’nin şüphesini büyüttü. ‘Ya evliliğimiz bittiyse? Ya bu geceki aşağılama onu içten içe yok ettiyse? Ben onu gerçekten seviyorum ama bu sapkın oyun… Çok mu ileri gittik? Pişmanım… Tanrım, gerçekten pişmanım.’
Murat sessizce kalktı, pencereye yürüdü. Omuzları çökmüştü. Ece yatağın kenarına oturdu, kollarını kendine sardı. Düğün afterının loş ışıkları şimdi soğuk geliyordu. Zevk bitmiş, geriye sadece ağır bir pişmanlık ve “Bu ilişkiyi kırdık mı?” sorusu kalmıştı. Gece bitmişti ama aralarında açılan o karanlık uçurum yeni başlıyordu. Ece gözlerini kapattı, içinden ‘Keşke durdurabilseydim… Keşke sadece fantazi kalsaydı,’ diye tekrarladı. Murat ise hiçbir şey söylemeden dışarıdaki şehrin ışıklarına bakıyordu. Aralarında derin, rahatsız edici bir sessizlik vardı ve ikisi de bunun kolay kolay geçmeyeceğini biliyordu.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories