Yol Boyu Bakışlarla Yanan Arkadaşım

İki yakın arkadaş, 28 yaşındaki kaslı tamirci Kerem ile 26 yaşındaki ofis çalışanı Can, yaz sıcağında arabada uzun yolda dayanamayıp vahşi

8 min read September 24, 2026New

Yazın kavurucu sıcağı arabanın içini fırın gibi yapmıştı. 28 yaşındaki kaslı tamirci Kerem, direksiyonda otururken tişörtü terden ikinci bir deri gibi vücuduna yapışmıştı. Geniş omuzları, kalın kollarındaki damarlar terle parlıyordu; her vites değiştirdiğinde pazıları şişiyor, boynundan süzülen ter damlaları göğüs kıllarının arasına karışıyordu. Kısa şortunun içinden kalın bacakları fışkırıyor, pedallara her bastığında kasları gerilip Can’ın dizine değiyordu. Yan koltukta 26 yaşındaki ofis çalışanı Can ise pencereden dışarı bakar gibi yapıyordu ama gözleri sürekli Kerem’in terli kollarına, gergin uyluklarına ve arada bir şortunun önündeki kabarıklığa kayıyordu. Yıllardır yakın arkadaştılar; Kerem’in garajında geçirdikleri geceler, Can’ın evindeki bira muhabbetleri, her şeyi paylaşmışlardı. Ama bu uzun yol yolculuğu her şeyi değiştiriyordu. Arabanın dar kabini, yaz sıcağı ve o bakışlar ikisini de yavaş yavaş yakıyordu.

Kerem ara sıra dikiz aynasından ya da doğrudan Can’a uzun uzun bakıyordu. O bakışlarda sadece yol arkadaşı merakı yoktu; aç bir erkek açlığı, yutmak ister gibi bir istek vardı. Can da bunu fark ediyordu. Kendi bacak arası gittikçe daralıyordu. İçinden geçiriyordu: “Lan Kerem, şu kollara bak, ter kokun arabayı doldurdu resmen. Yıllardır seni böyle mi izliyordum da şimdi sikim taş gibi? O da biliyor, hissediyorum. İkimiz de istiyoruz bunu.” Kerem’in aklından benzer düşünceler geçiyordu: “Can’ın şu ince beli, dar pantolonunun içindeki götü… Bu yolculukta bir şey olacak. Bakışları kaçırmıyor, o da istiyor. Dayanmak zorlaşıyor.” Arabanın içi erkek teri, hafif bir parfüm ve bastırılmış arzu kokuyordu. Bacakları birbirine değdikçe ikisi de sessizce geriliyordu. Radyodaki şarkı bile bu gerilimi artırıyordu. Saatler geçti, sıcak arttı, bakışlar uzadı. İkisi de artık saklamıyordu; göz göze geldiklerinde hafifçe gülümsüyorlardı ama o gülümsemenin içinde vahşi bir açlık vardı.

İlk mola bir benzin istasyonunda oldu. Arabadan inince sıcak daha da vurdu. Kerem kaputu açıp motora baktı, tişörtünü sıyırınca karın kasları ve o terli V hattı ortaya çıktı. Can su şişelerini alırken gözlerini oradan alamadı. Konuşma yavaş yavaş çift anlamlılaştı. “Bu sıcak insanı deli ediyor abi,” dedi Can. Kerem sırıttı, “Özellikle dar bir arabada böyle bir arkadaşla olunca. Her yerim ter içinde, taşaklarım bile yapış yapış.” Can güldü ama sesi biraz titredi: “Yapış yapış yerlerini kaşımamı ister misin?” Kerem’in gözleri karardı, ama güldü. “Dikkat et Can, lafını tart. Benimki kalktı kalkacak.” İkinci molada orman kenarında durdular. Oturup sigara yakarlarken laflar direkt argo muhabbete döndü. Kerem, “Yolda sikim şişti resmen, senin o yan bakışlarından,” dedi açıkça. Can da cesaretlendi: “Benimki de senin kalın bacaklarını görünce. Ne zamandır istiyorsun bunu Kerem?” “Uzun zamandır. Seni domaltıp o götüne gömmeyi düşünüyorum yol boyu.” İkisi de güldü, ama gülüşlerinde utangaçlık yoktu; sadece heyecan ve onay vardı. “Tamam o zaman,” dedi Can, “ben de senin o kalın yarağını emmek istiyorum. Bakalım dayanabilecek miyiz?”

Arabaya bindiklerinde gerilim patladı. Kerem direksiyondayken bir elini Can’ın bacağına koydu, sonra kendi şortunun önünü açtı ve Can’ın elini sertleşmiş sikine götürdü. “Hadi, dokun. Senin yüzünden böyle oldu. Kalın mı?” Can’ın parmakları o sıcak, damarlı etin etrafını sardı. Şortun içinden çıkardığı yarak avucunda zonkluyordu; başı ıslaktı, kalınlığı Can’ı şaşırttı. “Siktir Kerem… Gerçekten kocaman. Sıcak ve ağır.” Elini yavaşça sıvazladı, başparmağıyla ıslak ucu daireler çizdi. Kerem inledi, arabayı düz tutmaya çalışıyordu. “Sen de çıkar bakalım. İstediğini hissediyorum.” Can pantolonunu indirdi, kendi sert sikini çıkardı. İkisi de birbirlerinin yaraklarını okşarken gülüyor, küfürleşiyor, tahrik oluyorlardı. “Yolun kenarına çek lan,” dedi Can nefes nefese. “Dayanamıyorum artık.” Kerem gaza bastı, ıssız bir orman yoluna saptı. Ağaçların arasına girer girmez arabayı kenara çekti, el frenini çekti ve “Artık sikicem seni,” diyerek Can’ın üstüne atladı.

Dudakları sertçe buluştu. Dilleri birbirinin ağzında dolaşıyor, dişler dudakları ısırıyordu. Elleri aceleyle tişörtleri, pantolonları sıyırdı. Arabanın koltuklarını arkaya yatırdılar, arka koltuğa geçtiler. Kerem’in kaslı vücudu Can’ın üzerinde baskı yapıyordu; terleri birbirine karışıyordu. Kerem doğruldu, kalın yarağını Can’ın dudaklarına dayadı. “Aç ağzını. Boğazıma kadar alacağım.” Can hevesle ağzını açtı. Kerem kalçalarını ileri itti, kalın başı Can’ın dilini ezerek boğazına girdi. “Evet… İşte böyle. Em lan, iyi em. Boğazın sikimi sıkıyor.” Kerem ritmik şekilde pompalamaya başladı; topları Can’ın çenesine çarpıyordu. Islak sesler, gırtlaktan gelen boğulma inlemeleri arabayı doldurdu. Can’ın gözleri sulandı ama sikini kendi eliyle sıkıyor, zevkten inliyordu. Kerem saçlarını kavradı, “Ağzın am gibi sıcak. Yıllardır hayal ettiğim buydu,” diye homurdandı. Birkaç dakika boyunca Can’ın ağzını kullandı, sonra çıkardı, salyalar ip gibi aktı.

Kerem Can’ı çevirdi, arabanın arka camına ellerini yaslattı, dizlerini açtırdı. Götünü tükürükledi, parmağıyla açtı, sonra kalın yarağını dayadı ve tek hamlede kökledi. “Ahhh siktir! Götün ne kadar dar ve sıcak. Sarıyor yarağımı.” Sertçe gidip gelmeye başladı. Her vuruşta Can’ın kalçaları dalgalanıyordu. “Daha sert sik! Parçala götümü Kerem!” diye inledi Can. Kerem bir eliyle Can’ın belini kavradı, diğer eliyle saçını çekti. “Al işte… Senin gibi bir orospu götü için yaratılmış bu yarak. Ter içinde sikiyorum seni.” Vücutları terden kayganlaşmıştı; damlalar sırtlarından aşağı akıyordu. Araba hafifçe sallanıyordu. Küfürler, hayvani homurtular, et çarpma sesleri birbirine karışıyordu. “Sik beni abi, içimi doldur,” diye yalvardı Can. Kerem hızını artırdı, bir süre böyle devam etti.

Sonra pozisyon değiştirdiler. Kerem sırt üstü uzandı, Can üzerine bindi. Yarağı yavaşça içine aldı, yüzü zevkten buruştu. “Çok kalın… Ama seviyorum.” Oturup kalkmaya başladı; önce yavaş, sonra deli gibi hızlandı. Kalçaları inip kalkarken şap şap sesler çıkıyordu. Kerem altından kalçalarını tutup yukarı vuruyor, Can’ın sikini eliyle sıkıyordu. “Bin üstüme lan, kullan beni. Götün yarağımı yutuyor.” Can’ın inlemeleri yükseldi; her inişte prostatına çarpan yarak onu delirtiyordu. Terleri birbirinin üzerine damlıyor, arabayı ağır bir seks kokusu sarıyordu. “Boşalacağım Kerem… Sik beni!” Kerem de aynı noktadaydı. Can’ı bir süre daha üstünde zıplattı, sonra kaldırıp sikini çıkardı ve Can’ın sırtına, bel çukuruna, göt yanaklarına kalın fışkırtmalar halinde boşaldı. Sıcak, yoğun döller aktı. Can da aynı anda fışkırdı; spermleri Kerem’in kaslı karnına ve göğsüne sıçradı.

İkisi de nefes nefese, ter içinde yan yana yığıldılar. Bir süre sessizce güldüler; o gülüşte rahatlama, mutluluk ve hâlâ sönmemiş bir ateş vardı. Kerem doğruldu, Can’ın dudağını sertçe ısırdı, sonra öptü. “Bu yol daha yeni başladı,” dedi kalın bir sesle, gözleri hâlâ aç. “Daha çok sikilecek götün var.” Camları açtı; serin orman havası içeri doldu, terli vücutlarını yaladı. Ama ikisi de biliyordu ki bu sadece ilk patlamaydı. Arabayı yeniden çalıştırdılar, yola devam ettiler. Kerem’in eli hâlâ Can’ın bacağındaydı, Can’ın parmakları Kerem’in şortunun içine girmiş hafifçe oynuyordu. Ormanın derinliklerinde yol uzayıp gidiyordu; gerilim dinmemişti, aksine daha da büyüyordu.

Kerem’in eli Can’ın bacağından yukarı tırmanırken parmakları pantolonun kumaşını zorluyordu. Can da karşılık verdi; şortun içindeki o kalın, damarlı yarağı avucunun içine alıp ağır ağır sıvazladı. İkisinin de nefesi daralmıştı. Orman yolu gittikçe daralıyor, ağaçlar arabayı neredeyse yutuyordu. Kerem birden direksiyonu kırdı, ıssız bir açıklığa çekti arabayı. Motor sustu. Sadece ikisinin solukları ve dışarıdaki böcek sesleri kaldı.

“İn lan dışarı,” dedi Kerem, sesi kalın ve buyurgan. “Bu sefer seni açıkta istiyorum. Arabanın içi yetmiyor bana.” Can kapıyı açtı, kalbi güm güm atıyordu. 26 yaşındaki ofis çalışanı bedeninin her yanı gerilmişti. Yıllardır Kerem’in garajda eğilirkenki o geniş sırtını, terli boynunu izlemenin bedelini şimdi ödüyordu ve bundan memnundu. “Sik beni nasıl istiyorsan,” diye cevap verdi, sesi titremiyordu artık. İstek açıktı, karşılıklıydı.

Dışarı çıktıklarında yaz sıcağı hâlâ yakıyordu. Kerem önce kendi tişörtünü sıyırdı. 28 yaşındaki kaslı tamirci’nin göğüs kılları terden parlıyordu. Karın kasları belirgin, o derin V hattı şortunun beline iniyordu. Kollarındaki damarlar şişmiş, pazıları gerilmişti. Can da pantolonunu ve boxer’ını indirdi. İkisi de şimdi neredeyse çıplaktılar. Kerem yaklaştı, Can’ı arabaya sertçe yasladı. Göğüs göğüse geldiler. Terleri birbirine karıştı. Kerem’in kalın yarağı Can’ın karnına değiyor, zonkluyordu.

Öpüşmeleri ilk seferkinden daha vahşiydi. Dişler dudakları ısırıyor, diller birbirinin ağzını talan ediyordu. Kerem bir eliyle Can’ın ensesinden tutup başını geriye çekti, boynunu yaladı, ısırdı. “Kokun değişti lan,” diye homurdandı. “Seks kokuyorsun artık. Benim kokumu almışsın.” Can’ın eli Kerem’in geniş göğsünde geziniyordu; parmakları kılların arasından ter toplayıp aşağı kaydırıyordu. İçinden geçiriyordu: Bu adamın teri bile beni deli ediyor. Taşakları, yarağı, her şeyi ağır ve erkek. Dayanmak istemiyorum.

Kerem Can’ı çevirdi, göğsünü arabaya bastırdı. Elleri Can’ın belini kavradı, sonra göt yanaklarını ayırdı. Diz çöktü. Sıcak nefesi önce göt deliğinin üzerinde gezindi. Sonra dili değdi. Islak, kalın dili daireler çizerek yalıyordu. Can’ın dizleri titredi. “Ahh siktir Kerem… Dilin içimde dolaşıyor. Daha derine sok.” Kerem homurdandı, tükürüğünü bolca sürdü, iki parmağını birden ittirdi. Göt deliği parmakların etrafında kasılıyor, açılıyordu. Kerem parmaklarını çıkarıp yerine dilini soktu, emdi, yaladı. Can’ın inlemeleri ormanda yankılanıyordu. Eli kendi sikini sıkıca kavramış, yavaş yavaş sıvazlıyordu.

Kerem doğrulduğunda yarağı inanılmaz sertti. Başını Can’ın ıslak göt deliğine dayadı. “Al şimdi,” dedi ve kalçasını ileri itti. Kalın başı zorlanarak girdi. Can’ın nefesi kesildi. “Çok kalın… Yırtıyor resmen.” Ama sesinde acı yoktu, sadece doluluk ve zevk vardı. Kerem durmadı. Köküne kadar gömdü. Topları Can’ın taşaklarına çarpıyordu. “Götün yarağımı emiyor lan. Sıcak am gibi sardı.” Ellerini Can’ın beline kenetledi ve sertçe çekmeye başladı. Her çekişte kalın yarak neredeyse tamamen çıkıyor, sonra köküne kadar geri giriyordu. Şap şap sesleri, ter damlalarının sıçrama sesiyle karışıyordu.

Can arabaya tutunmuş, götünü geriye doğru itiyordu. “Daha sert abi. Parçala götümü. Senin orospun olayım.” Kerem bir eliyle Can’ın saçını kavradı, diğer eliyle kalçasına tokat attı. Kırmızı izler çıktı. “Orospu götü mü? Evet lan, tam bir yol orospusu oldun. Yıllardır bana yan yan bakıyordun, şimdi alıyorsun işte.” Hızı arttı. Arabanın amortisörleri bile hafif hafif ses çıkarıyordu. Kerem’in teri Can’ın sırtına damlıyor, aşağı kayıyordu. Her vuruşta Can’ın prostatına sertçe çarpıyor, Can’ın sikinden şeffaf sular akıyordu.

Bir süre böyle devam ettikten sonra Kerem yarağını çıkardı. Can’ı omzundan tutup çevirdi, bu sefer arabının kaputuna sırt üstü yatırdı. Can’ın bacaklarını omuzlarına aldı. Yüz yüze geldiler. Kerem yine tükürdü, yarağını ıslattı ve tek hamlede yeniden girdi. Bu açı daha derindi. Can’ın gözleri kaydı. “İçimi dolduruyorsun… Sikini hissediyorum karnımda.” Kerem üstüne abandı. Kaslı gövdesi Can’ın ince bedenini eziyordu. Kalçalarını hızlı hızlı indirip kaldırıyor, her seferinde dibine kadar vuruyordu. Dudakları yine buluştu. Öpüşürken bile sikmeye devam ediyordu.

Can’ın eli kendi sikine gitmişti. Hızlı hızlı sıvazlıyordu. “Boşalmak üzereyim Kerem… Sen de içime boşal.” Kerem’in gözleri kararmıştı. “İçine mi? Al o zaman hepsini.” Tempo çıldırmış gibiydi. Kaputun metalı ikisinin teriyle kayganlaşmıştı. Kerem’in kalın kollarındaki damarlar patlayacak gibi görünüyordu. Can’ın inlemeleri yükseldi, vücudu gerildi ve ilk fışkırtmalar göğsüne, boynuna çıktı. Sıcak, yoğun spermleri kendi karnına aktı.

Kerem de sınırdaydı. Birkaç sert vuruş daha yaptı, sonra derinlerde kaldı. “Al… Al döllerimi orospu.” Kalın yarak götün içinde zonkladı. Kerem’in boşalması uzun sürdü; sıcak fışkırtmalar Can’ın içini dolduruyordu. Taşakları kasılıyor, her kasılmasıyla yeni bir fışkırtma geliyordu. İkisinin de bedenleri zangır zangır titriyordu. Orman sessizdi, sadece onların hayvan gibi solumaları duyuluyordu.

Kerem yavaşça çekildi. Kalın yarağından hâlâ döller sızıyordu. Can’ın göt deliği hafif aralık kalmıştı, içinden beyazlar akıyordu. İkisi de bir süre kaputun üzerinde, birbirlerine yaslanmış halde kaldılar. Kerem Can’ın dudağını son bir kez ısırdı, ama bu sefer öpücük yumuşaktı. Sonra doğrulup arabaya bindiler. Hiç konuşmadılar. Pantolonlarını giydiler ama tişörtleri hâlâ çıplaktı. Kerem kontağı çevirdi. Motor çalıştı.

Uzun bir sessizlik çöktü. Ne bir laf, ne bir gülüş. Sadece derin nefes alışları, arada bir yutkunma sesleri ve yolun hafif uğultusu. Kerem’in eli yine Can’ın bacağına kondu ama bu sefer okşamak için değil, sadece orada durmak için. Can pencereden dışarı bakıyordu. Gözleri ormanın yeşiline dalmıştı. Arabanın içi hâlâ ter, sperm ve erkek kokusuyla ağırdı. Yol uzayıp gidiyordu. İkisi de biliyordu ki bu ateş sönmemişti, sadece bir süre dinleniyordu. Ama şimdi, o vahşi patlamadan sonra, sadece sessizlik vardı. Derin, ağır, doygun bir sessizlik.

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged deepthroat doggy-style anal creampie riding

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.