Lütfen Beni Doldur Diye Fısıldayana Kadar
Lütfen Beni Doldur Diye Fısıldayana Kadar 28 yaşındaki kıvrımlı Türk ev kadını Noelle, spor salonunda 32 yaşındaki kaslı siyahi kom
Noelle, 28 yaşındaki kıvrımlı Türk ev kadını, kocası tam yedi aydır yurt dışında olduğu için evdeki sessizliği spor salonunda bastırmaya çalışıyordu. Apartmanın bodrumundaki küçük salon o akşam da boştu. Siyah taytı kalın kalçalarını ve dolgun uyluklarını ikinci bir deri gibi sarıyor, beyaz spor sütyeni iri göğüslerini zor zapt ediyordu. Aynanın karşısında leg press’e oturdu, bacaklarını yavaşça açıp kaparken ter damlaları boynundan göğüs arasına süzülüyordu. İçinden geçiriyordu: “Yalnızlık amımı sızlatıyor resmen. Kocamın yokluğunda böyle terlemek bile yetmiyor.”
Kapı açıldı. 32 yaşındaki kaslı siyahi Amerikalı komşusu Gideon içeri girdi. Adamın boyu salonu küçültüyordu sanki; geniş omuzları, kalın kolları, damarları fırlamış göğüs kasları ve simsiyah teni terle parlıyordu. Üzerinde sadece gri bir şort ve ıslak atlet vardı. Noelle’in bakışları hemen ona kilitlendi. Kalbi güm güm atmaya başladı. Gideon da onu gördü, dudaklarında yavaş bir gülümseme belirdi. Gözleri Noelle’in aralık bacaklarında, taytın gerildiği am hattında gezindi.
“İyi akşamlar Noelle,” dedi derin, boğuk sesiyle. “Yine yalnız mı çalışıyorsun?”
Noelle utangaç ama istek dolu bir gülümsemeyle karşılık verdi, yanakları kızardı. “Evet Gideon… Sen de geldin işte. Kaslarını göstermeye mi?” Sesindeki o hafif titreme ikisini de ele veriyordu. Gideon bench press’e geçti, ağırlıkları kaldırırken kasları şişiyor, siyah teninden ter akıyordu. Noelle makinesinden kalkmadan onu izliyordu. Her kaldırışta adamın kollarındaki damarlar belirginleşiyor, şortunun önü hafifçe kabarıyordu. Noelle bacaklarını biraz daha araladı, taytının kumaşı ıslak amına yapışmıştı. İçinden “Tanrım şu siyah kaslara dokunsam… Yarağı da herhalde o teniyle uyumlu, kalın ve damarlıdır,” diye geçirdi. Utangaçlığı eriyordu, yerine aç bir bakış yerleşiyordu.
Gideon ağırlıkları bırakıp doğruldu. Terli siyah göğsü ışığın altında parlıyordu. Yaklaştı, Noelle’in tam önüne dikildi. “Beni izlemek hoşuna gidiyor galiba. Gözlerini ayıramıyorsun,” dedi açıkça flört ederek, sesi daha da kalınlaşmıştı.
Noelle geriye yaslandı, bacaklarını bilerek hafifçe daha da açtı. Taytının arasında ıslaklık belli oluyordu. “Evet… Hoşuma gidiyor. Terli siyah tenin, şu kaslar… Beni azdırıyor resmen,” dedi cesaretle. Utangaç gülümsemesi yerini şehvetli bir ifadeye bırakmıştı. Gideon bir adım daha attı, ter kokusu Noelle’in burnunu doldurdu; ağır, erkekçe, baştan çıkarıcı. Eli kadının dizine değdi, parmakları hafifçe yukarı kaydı. Bakışları kilitlendi. Noelle’in gözleri “Beni istiyorum, al beni artık” der gibiydi. Gideon’un nefesi hızlandı.
“Kontrolleri kaybediyoruz değil mi?” diye fısıldadı Gideon ve Noelle’i bileklerinden tutup sertçe aynalı duvara yasladı. Dudakları hemen birleşti. Öpücük vahşiydi; dilleri birbirine saldırıyor, dişler dudakları ısırıyordu. Noelle’in elleri Gideon’un ıslak sırtını tırmaladı, tırnakları kasların arasına gömüldü. Gideon taytının belinden tutup aşağı sıyırdı, külotuyla birlikte dizlerine indirdi. Noelle’in pürüzsüz, ıslak amı ortaya çıktı. Gideon şortunu indirdi; kalın, damarlı, neredeyse bilek kalınlığındaki siyah yarağı dışarı fırladı. Noelle’in gözleri faltaşı gibi açıldı.
“İçime sok… Lütfen,” diye inledi Noelle.
Gideon bir bacağını beline doladı ve yarağının başını ıslak dudaklara dayayıp tek hamlede dibine kadar gömdü. Noelle’in sırtı aynaya vurdu, yüksek sesle inledi. “Ahhh! Çok kalın… Amımı yırtıyor Gideon!” Gideon güçlü kalça darbeleriyle sikmeye başladı. Her seferinde taşakları Noelle’in kalçalarına çarpıyor, ıslak şapırtılar salonu dolduruyordu. Ayna onların her detayını gösteriyordu: Noelle’in titreyen göğüsleri, Gideon’un siyah kaslarının gerilişi, yarağın amından girip çıkışı. Noelle’in iç düşüncesi “Beni böyle kullanıyor… Kocamın yokluğunda nihayet dolduruluyorum,” idi.
Gideon ritmi artırdı, bir eli Noelle’in boğazını hafifçe sıkıyor, diğer eli kalçasını tokatlıyordu. “Sıkı amın var Türk hatunu. Beni emiyor resmen.” Noelle orgazmın eşiğine geldi, bacakları titremeye başladı. Gideon onu halının üzerine yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı ve misyoner pozisyonda çok daha derinlere vurmaya başladı. Her darbede Noelle’in karnı kabarıyordu. “Boşalıyorum… Boşalıyorum!” diye çığlık attı Noelle, amı kasılırken Gideon’un yarağını sıkıyor, suları etrafa sıçratıyordu.
Gideon çekildi, Noelle’i saçlarından tutup dizlerinin üstüne çöktürdü. “Şimdi ağzına al. Boğazına kadar.” Noelle hevesle açtı dudaklarını. Kalın siyah yarak ağzını gererek girdi, boğazına dayandı. Noelle öğürdü ama bırakmadı, gözleri sulanarak emmeye, yalamaya devam etti. Gideon kalçasını ileri geri yapıyor, ağzını sikiyordu. “Güzel emiyorsun… Dilini kullan kaltak.” Noelle’in çenesi akıyordu salyadan. Zevkten ve acısından karışık bir sesle, yarağı boğazındayken “Lütfen… beni doldur…” diye fısıldadı. Ses boğuk ve yalvarır gibiydi.
Gideon onu hemen çevirdi, dört ayak üstüne aldı. Önce amına tekrar girdi, sert sert vurdu. Sonra parmaklarını tükürükleyip göt deliğini açtı ve kalın başını dayadı. Noelle “Yavaş… ama sik yine de,” diye inledi. Gideon yavaşça girdi, sonra hızlandı. Ters köpek stilinde götünü sertçe sikiyordu. Tokat sesleri, inlemeler, ter kokusu… İkisi de hayvani bir açlıkla birbirini kullanıyordu. Gideon Noelle’in saçını çekiyor, “Götün de amın kadar güzel sıkıyor,” diye homurdanıyordu. Noelle defalarca titreyerek boşaldı; bir seferinde amından, bir seferinde götünden sikilirken. Gideon da birkaç kez derinlere boşaldı; sıcak spermi Noelle’in amına ve götüne doluyordu.
Ter içinde, nefes nefese aynada birbirlerine baktılar. Yüzlerinde yorgun ama memnun gülümsemeler vardı. Noelle dizlerinin üstüne çöktü, Gideon’un hâlâ yarı sert yarağını ağzına aldı. Son damlaları da yaladı, temizledi, zevkle yuttu. “Tadın çok güzel… bağımlısı olacağım,” diye mırıldandı.
Gideon çenesini tutup kaldırdı. “Sen de inanılmazsın Noelle.”
Noelle doğrulurken fısıldadı, sesi hâlâ titrek: “Bir dahaki sefere evime gel. Kocam dönene kadar ev boştu… Orada saatlerce devam ederiz.”
Gideon’un gözleri parladı, yarağı tekrar kıpırdanmaya başladı. Tam “Hemen şimdi gidelim o zaman,” diyecekken koridordan ayak sesleri duyuldu. Birisi spor salonuna geliyordu. İkisi de panikle kıyafetlerini topladılar. Noelle taytını aceleyle çekti, amından ve götünden sızan sperm bacak içlerine aktı. Gideon şortunu giyerken hâlâ sertti. Kapı kolunun döndüğünü duyunca Noelle son bir bakış attı; gözlerinde yarınki randevunun ateşi ve bitmemiş açlık vardı.
“Yarın akşam sekizde evimde… Kapıyı açık bırakacağım,” diye fısıldadı aceleyle. Kalpleri hâlâ deli gibi atıyordu. Kapı aralanmadan önce ayrıldılar ama ikisi de biliyordu ki bu sadece başlangıçtı. Noelle asansöre binerken bacakları titriyordu, içi hâlâ dolu hissediyordu ve aklı sadece Gideon’un kalın siyah yarağının evinde onu nasıl dolduracağındaydı. Gerilim olduğu gibi duruyordu; yarınki buluşma ikisini de daha derin, daha uzun, daha hayvani bir geceye çağırıyordu.
Noelle kapıyı aralık bıraktıktan sonra salonda bir süre volta attı, kalbi göğüs kafesini yumrukluyordu. 28 yaşındaki kıvrımlı Türk ev kadını artık beklemekten bıkmıştı; tangası ıslak amına yapışmış, kalçaları her adımda hafifçe titriyordu. Saat tam sekizde kapı usulca itildi ve Gideon içeri girdi. 32 yaşındaki kaslı siyahi komşusu kapıyı arkasından kapattı, gözleri Noelle’in neredeyse çıplak bedeninde gezindi. Üzerindeki tişörtü terden yapışmıştı, gri eşofmanı ise önündeki kabarıklığı saklayamıyordu.
“Gel buraya,” diye homurdandı Gideon, sesi kalın ve emrediciydi. Noelle bir adım attı, adamın geniş göğsüne yapıştı. Dudakları hemen birbirine kenetlendi; dilleri vahşi bir şekilde birbirini yalıyor, dişler dudakları kanatacak kadar ısırıyordu. Gideon’un büyük elleri Noelle’in kalçalarını avuçladı, parmakları etine gömüldü, sertçe sıktı. Noelle inleyerek karşılık verdi, tırnaklarını adamın sırtına geçirdi. “Seni bütün gün düşündüm,” diye fısıldadı Noelle, nefesi kesik kesik. “O siyah yarağın amımı nasıl yırtacağını… Lütfen beni kullan.”
Gideon gömleğini yırttı, Noelle’in iri göğüsleri dışarı fırladı. Dudaklarını bir meme ucuna yapıştırdı, emerken diğerini parmaklarıyla yoğurdu. Noelle’in sırtı kavis yaptı, “Dişlerini kullan, acıt biraz,” diye yalvardı. Gideon güldü, meme ucunu hafifçe ısırdı. Eli aşağı kaydı, tangayı kenara çekip iki parmağını ıslak amına daldırdı. Şapırtılı sesler çıktı, Noelle bacaklarını araladı. “Sırılsıklam olmuşsun hatun. Bu am benim için mi sızlıyor?”
“Senin için… Sik artık beni,” diye cevap verdi Noelle, gözleri şehvetle parlıyordu. Gideon onu koltuğun kolçağına eğdi, eşofmanını indirdi. Kalın, damarlı siyah yarağı dışarı fırladı, başı Noelle’in am dudaklarına değdi. Tek hamlede dibine kadar gömdü. Noelle’in çığlığı odayı doldurdu: “Ahhh! Çok kalın… Amımı geriyorsun Gideon, yırt beni!” Adam güçlü kalça darbeleriyle vurmaya başladı. Her seferinde taşakları Noelle’in dolgun kalçalarına tokat gibi çarpıyor, ıslak şapırtılar karışıyordu. Noelle’in içinden düşünceler geçiyordu: “Kocam yokken bu yabancı siyah et parçası içimi dolduruyor, hem de evimde… Daha sert, daha derin istiyorum.”
Gideon saçını çekti, ritmi artırdı. “Sıkı amın yarağımı emiyor, Türk kaltak. Boşalacağım içine.” Noelle orgazmın eşiğine geldi, bacakları titremeye başladı. “Doldur… Lütfen beni doldur!” diye fısıldadı titrek sesle. Gideon homurdanarak hızlandı, sıcak spermini derinlere fışkırttı. Noelle kasılırken suları bacaklarından süzüldü, ilk boşalışı koltuğu ıslattı.
Ama durmadılar. Gideon onu kucağına aldı, yatak odasına taşıdı. Yatağa fırlattı, Noelle’i sırtüstü yatırıp bacaklarını omuzlarına aldı. Yarağı hâlâ sertti, tekrar amına girdi. Bu sefer daha yavaş, daha derin vuruyordu; karnı her darbede hafifçe kabarıyordu. Noelle göğüslerini kendi elleriyle sıkıyor, “Gözlerimin içine bakarken sik,” diye inliyordu. Gideon terli siyah gövdesini öne eğdi, alınları birbirine değdi. “Bakıyorum işte… Bu amı mahvediyorum.” Noelle ikinci kez boşaldı, tırnaklarını adamın kollarına geçirerek.
Sonra Noelle üstüne çıktı. Kalçalarını indirip kaldırırken yarağı tamamen yutuyordu. Göğüsleri Gideon’un yüzüne çarpıyor, adam onları yalıyordu. “Sür beni,” diye emretti Gideon. Noelle hızlandı, daireler çizerek oturup kalkıyordu. İçinden “Bu siyah yarak bağımlılık yapıyor, her santimini hissediyorum,” diye geçiriyordu. Gideon kalçalarını tokatladı, kırmızı izler bıraktı. Noelle üçüncü orgazmını yaşarken “Lütfen beni doldur yine… Sperminle doldur!” diye yalvardı. Gideon altında kasılıp kaldı, ikinci kez amının derinliklerine boşaldı. Sıcaklık Noelle’in karnını ısıttı.
Yatak odasından çıkıp mutfağa geçtiler. Tezgâha yaslandı Noelle, Gideon arkadan girdi. Bu sefer göt deliğini ıslattı parmaklarıyla, tükürükledi ve kalın başını dayadı. “Yavaş gir önce,” diye inledi Noelle ama gözlerinde açlık vardı. Gideon yavaşça gömdü, sonra ritmi artırdı. Götü her darbede geriliyor, Noelle zevkten ağlıyordu. “Götüm de senin… Doldur orayı da!” Gideon saçını çekti, bir eliyle amını ovuşturuyordu. Noelle defalarca titredi; birinde amından fışkırtarak, birinde götünden sikilirken. Gideon götünün içine de boşaldı, sıcak spermi taşarak bacak içlerine aktı.
Saatler geçmişti. Ter içinde, nefes nefese duşa girdiler. Su altında Noelle diz çöktü, Gideon’un yarağını son kez emdi; damarlarını dilıyla takip etti, taşaklarını yaladı. Gideon duş kabinin duvarına yaslandı, “Son damlaya kadar yut,” dedi. Noelle hepsini yuttu, zevkle.
Yatağa döndüklerinde ikisi de tükenmişti ama hâlâ birbirlerine dokunuyorlardı. Gideon Noelle’i kollarının arasına aldı, sırtını göğsüne yasladı. Son bir kez, yan yatarken yavaşça amına girdi. Hareketleri tembel ama derinydi. Noelle son kez fısıldadı, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısık: “Lütfen… beni doldur.” Gideon son spermlerini de verdi, kolunu beline dolayıp sıkıca tuttu.
Sonra hiçbir şey söylemediler. Oda sessizleşti. Sadece ikisinin ağır ağır yavaşlayan nefesleri duyuluyordu. Terli tenleri birbirine yapışmış, kalp atışları yavaş yavaş ritmini buluyordu. Pencereden sızan sokak lambasının loş ışığı yatak örtüsüne vuruyordu. Dışarıdaki şehrin uğultusu bile uzaklaşmış gibiydi. Noelle gözlerini kapattı, Gideon’un kolunun ağırlığını hissederek. Hiçbir kelime yoktu artık. Sadece derin, tatlı bir sessizlik çöktü üstlerine; nefesler nihayet duruldu, oda tamamen sustu.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories