Yolun İlk Gecesi Kocasının Onayıyla

Ece kocası Mert'in onayıyla Barış'ın kalın sikini yalayıp amına aldı.

8 min read September 18, 2026New

O geceyi hâlâ her hatırlayışımda bacaklarımın arasını ıslak buluyorum. Ben Ece, yirmi sekiz yaşındayım. Mert’le beş yıldır evliyiz. O otuz bir, yakışıklı, sevecen… ve karısının başka bir adamın altında inlemesini izlemek isteyen bir adam. Bunu uzun zamandır konuşuyorduk. Bazen yatağımızda, benim parmaklarım amımda, onun eli sikinde, fısıltılarla. “Başka bir erkeğin senin içine girmesini izlemek istiyorum,” demişti ilk kez net net. “Onaylamak, emretmek, izlemek.” Ben utanmıştım, heyecanlanmıştım, korkmuştum. Amım ıslanmıştı ama aklım “ya pişman olursam” diye dönüyordu.

Ta ki Barış’ı tanıyana kadar.

Barış, Mert’in iş arkadaşı. Otuz beş yaşında, geniş omuzlu, koyu sakallı, bakışları doğrudan amına inen türden bir adam. Ofis yemeğinde tanıştık. Elini sıktığında parmakları iri geldi, avuç içi sıcaktı. “Ece… Mert’in bahsettiği güzel kadın,” dedi, sesi alçaktan, baskın. Göz göze geldik. Mert yanımızdaydı, gülümsüyordu. O gece eve dönerken arabada bacaklarımı ovuşturdum. “Onu istiyorum,” dedim kocama, sesim titreyerek. “Senin izlemeni istiyorum.” Mert direksiyonu sıktı, “Tamam,” dedi. “Onu çağıracağız.”

Bir hafta sonra Barış evimize akşam yemeğine geldi. Üçümüz masadayız, şarap kadehleri dolu ama kimse sarhoş değil; herkes ayık, herkes hevesli. Konuşmalar uzadı, bakışmalar keskinleşti. Barış’ın bacağı masanın altında benimkiyle sürtündü. Bilerek. Mert gördü, kaşını kaldırdı, sonra yavaşça başını salladı. İzin.

Yemek bittiğinde salona geçtik. Koltukta otururken Barış yanına çağırdı beni. “Gel,” dedi basitçe. Mert koltuğun karşısında oturmuş, bacak bacak üstüne atmış, izliyordu. Ben kalktım, kısa elbisenin eteği uyluğuma yapışmış halde Barış’ın kucağına oturdum. Kalçalarım onun sertleşen sikinin üzerine oturdu. Kalın, uzun, pantolonun kumaşını geriyordu. Elimi yavaşça indirdim, avucumla o sertliği hissettim. Mert’in gözlerinin içine baktım. “İstiyor musun bunu?” diye fısıldadım kocama. Barış da dönüp sordu, sesi kalın: “Mert… karını sikmemi istiyor musun?”

Mert’in cevabı gecikmedi. “Evet. Karımı istediğin gibi sik. İzleyeceğim.”

O kelimeler amımın dudaklarını daha da ayırdı. Barış’ın eli eteğimin altından kaydı, külotumun kenarını çekti, parmakları ıslak yarığıma değdi. “Sırılsıklam,” diye homurdandı. “Kocan izlerken ıslanıyorsun ha.” İki parmağını yavaşça soktu, kıvrımlarıma bastırdı. Ben Mert’e bakarak inledim. “Mert… çok ıslağım. Onun parmakları içimde.” Mert sikini pantolonunun üzerinden ovuşturuyordu artık. “Devam et,” dedi. “Onun sikini hisset.”

Barış parmaklarını çıkardı, ıslak parmaklarını dudağıma sürdü. Yaladım. Sonra beni kucağından indirdi, ayağa kalktı, pantolonunun düğmesini açtı. Kalın siki dışarı fırladı; damarlı, başı parlaktı, ucundan bir damla pre-cum sızıyordu. Mert’in gözleri o sike kilitlendi. Ben diz çöktüm, kocamın tam karşısında, halının üzerine. Barış’ın sikini avuçladım, ağırlığını tarttım. “Bu kadar kalın…” diye mırıldandım. Sonra dilimi başının altındaki o hassas yere bastırdım, yaladım, tuzlu tadını aldım. Ağzımı açtım, yavaşça içine aldım. Boğazıma kadar itmeye çalıştım; gözlerim yaşardı, salyam çeneime aktı. Barış saçımı kavradı, “Daha derine, orospu,” dedi ama sesi henüz sertleşmemişti, tadını çıkarıyordu. “Kocan izliyor. Göster ona ne kadar iyi yaladığını.”

Mert koltuğundan kalkmış, daha yakına gelmişti. “Ece… boğazına kadar al. İzliyorum.” Ben inleyerek emdim, tükürükler sikin boyunca süzülürken sesler ıslak ıslak çıktı. Bir elimi amıma götürdüm, klitorisimi ovdum. Barış geri çekildi, siki salyamla parlıyordu. “Ayağa kalk. Domal.”

Kanepenin kenarına eğildim, dirseklerim mindere, kalçam havada. Elbise belime sıyrılmış, külotum yanımda bir yerde. Barış arkamda durdu, sikinin başını amımın ıslak girişine sürttü. “Kocanın izlediği orospu,” dedi, bir eliyle saçımdan tutup başımı hafifçe geri çekerek. “Sikimi iste. Söyle.”

“Sik beni,” diye yalvardım. “Kocamın izlediğini bilerek… daha sert sik beni, Barış. Amımı doldur.”

Bir hamlede girdi. Kalın siki beni gererek açtı, ta dipte hissettim. İnledim, yüksek sesle. Mert karşımda, sikini çıkarmış, yavaşça sıvazlıyordu. Göz göze geldik. “Nasıl hissediyorsun?” diye sordu kocam, nefesi kesik. “Onun siki… senin amında.”

“Dopdolu,” diye inledim her itişte. “Çok kalın… Mert, izle… izle nasıl sikiyor beni.” Barış hızlandı, kalçalarıma şap şap vurarak. Saçımdan çekiyor, diğer eliyle kalçama sert tokatlar atıyordu. “Kocanın karısı… benim sikimi alıyorsun. Sık amını. Daha sık.” İçeride kıyım kıyım oluyordum. Her girişte rahmim o kalın başı hissediyor, her çıkışta boşluk acısıyla inliyordum. “Daha sert,” diye bağırdım. “Kocamın izlediğini bilerek sik beni! Orospun oluyorum önünde…”

Barış eğildi, sırtıma yapıştı, kulağıma fısıldadı: “Mert’e söyle. Ne kadar sevdiğini söyle.”

Başımı kaldırdım, gözlerim yaşlı, salyalı, amım şapırdayarak sikilirken kocama baktım. “Mert… Barış’ın siki beni deliyor. Çok iyi… senin izlemeni seviyorum. Karını siktiriyorsun ve ben… ben geliyorum neredeyse.”

Mert yaklaştı, sikinin başını dudağıma sürttü. Yaladım, hem kocamın sikini emerken hem arkamdan Barış’ın kalın etiyle dövülürken. İki erkek, iki sik, benim bedenim. Barış aniden çıktı, beni çevirdi. “Pozisyon değişiyoruz,” dedi. Beni sırtüstü kanepeye yatırdı, bacaklarımı omuzlarına aldı. Sikini tekrar amıma dayadı, yavaş yavaş boğum boğum girdi. Bu sefer yüz yüze. Mert yanımızda, hâlâ izliyor, hâlâ okşuyor kendini. Barış derin bir itişle kökledi beni, durdu, dipte titreterek. “Hisset,” dedi. “Kocanın önünde karnına kadar geliyorum.”

Ellerimi omuzlarına doladım, tırnaklarımı geçirdim. “Hareket et,” diye yalvardım. “Boşaltma henüz… sik beni. Daha… Mert izlesin nasıl geldiğimi.” Barış yavaş ama sert, uzun vuruşlarla devam etti. Her seferinde klitorisime sürtünen o baskı, amımın duvarlarını gerip bırakan o kalınlık… Zevk karnımda birikiyordu. “Orası… orası,” diye inledim. Saçımı yastığa sürterek başımı savurdum. Barış bir elini boğazıma koydu, hafif baskı, kontrol. “Kocanın izlediği tatlı amcık,” diye homurdandı. “Sık beni. Boşalmak üzereyken sık.”

Mert’in sesi araya girdi, kalın, arzulanan: “Ece, bak bana. Onun sikini alırken bana bak. Seni paylaştığımı bil. Bu gece senin ilk gecen… yolun ilk gecesi. Onayımla.”

Gözlerim Mert’teyken Barış hızını artırdı. Şap sesleri, ıslak sürtünmeler, benim boğuk inlemelerim. Bacaklarım titriyordu. Amım ritmik kasılmalara başlamıştı. “Geliyorum… Mert, bak… Barış’ın sikiyle geliyorum…” Barış eğilip dudağımı ısırdı, siki dipte vururken. “Gel. Kocanın önünde gel.”

Orgazm dalgası karnımdan yayıldı, amım Barış’ın sikini kavrayıp bıraktı, kavrayıp bıraktı. Çığlık gibi bir inilti koptu benden. Mert “İşte böyle,” dedi, hayranlıkla. Barış yavaşlamadı; orgazmımın içinde sikişmeye devam etti, fazla hassas etimi eziyor, zevki uzatıyordu. “Bitmedi,” diye fısıldadı. “Daha yeni başlıyoruz. Kocan izin verdi. Bu gece amını doyuracağım.”

Beni tekrar çevirdi, bu kez yan yatarak kaşık pozisyonuna çekti. Bacağını kaldırdı, sikini yandan yeniden soktu. Bir eli mememi yoğuruyor, parmakları meme ucumu buruyordu. Mert artık çok yakındı, diz çökmüş, yüzümü okşuyordu. “Devam et,” dedi bize. “İzliyorum. Karımı sik, Barış. Ece… onun sikini yut amınla.”

Barış’ın nefesi boynumdaydı. “Şimdi,” dedi alçak sesle, “seni Mert’in kucağına yatıracağım. O senin yüzüne bakarken ben arkandan gireceğim. İkiniz de göreceksiniz. Hazır mısın?”

Başımı salladım, hâlâ titreyerek, amım hâlâ açık ve ıslak, siki her an içinde istiyor. Mert koltuğa oturdu, beni çağırdı. Ben sürünerek kocamın kucağına tırmandım, yüzüm onun yüzüne, göğsüm onun göğsüne. Arkadan Barış yaklaşıyordu; kalın sikinin başı yine amımın girişine değdi, kaygan, hazır.

Mert dudağımı öptü, “Söylesene,” diye fısıldadı. “Ne kadar istediğini.”

“İstiyorum,” dedim, sesim boğuk. “Barış’ın sikiyle, senin kucağında, senin izlemenle… yolun ilk gecesinde her şeyi istiyorum. Sok… lütfen sok.”

Barış’ın elleri kalçama yapıştı, yavaşça itmeye başladı yeniden. Mert’in gözlerinin içine bakarak, kocamın nefesini yüzümde hissederek, arkamdan o kalın siki tekrar içime aldım. Gerilim yeniden tırmanıyordu; henüz boşalmamıştı ikisi de, ben yeni bir dalganın eşiğindeydim, ve gece daha yeni kıvılcımlanıyordu. Barış dibine kadar gömüldüğünde Mert’e döndü, “Şimdi asıl eğlence başlıyor,” dedi. Ben kocamın omzuna yüzümü gömdüm, amım doluyken inledim, çünkü biliyordum: bu sadece başlangıçtı, ve bedenim ikisine birden teslim olmaya can atıyordu.

Barış’ın kalın siki yavaş yavaş içime gömülürken Mert’in göğsüne yapıştım, nefesim boğuk boğuk çıktı. “Daha… daha derine,” diye fısıldadım kocama, dudaklarım onun boynunda. Barış kalçalarımı kavradı, parmakları etime battı, bir hamlede ta dibine kadar girdi. Karnımda o doluluk patladı; amımın duvarları gerildi, her damarı hissettim. Mert yüzümü iki eliyle tuttu, göz göze. “Bak bana,” dedi, sesi titrek ama kararlı. “Onun sikini senin içinde hissederken bana bak. Karım… benim karım başka bir adamın sikiyle dolu.”

İtişler başladı. Barış arkadan uzun, sert vuruşlarla sikiyor, her seferinde topuklarıma kadar sarsıyordu beni. Mert’in sikinin sertliği göbeğime değiyordu; pantolonu hâlâ açık, kendi kendini yavaşça sıvazlıyordu arada. Ben iki eli birden kullanmak istedim ama dayanamadım, bir elimi arkaya uzatıp Barış’ın kalçasına yapıştım, “Daha sert… kocamın kucağında sik beni,” diye yalvardım. Barış eğildi, sırtıma yapıştı, kulağıma homurdandı: “Sık amını. Mert’e göster nasıl yutuyorsun beni.” Amımı sıktım, o kalın eti kavradım. Mert inledi, “İşte böyle Ece… orospum ol, izliyorum.”

Pozisyon değişti aniden. Barış çıktı, beni Mert’in kucağından kaldırdı, kollarımın altından tutup ayağa kaldırdı. “Diz çök,” dedi. Halıya dizlerim değdi. Mert hâlâ koltuktaydı, siki dimdik. Barış arkamda durdu, bacaklarımı açtırdı, yine kaşık gibi ama bu sefer daha alçakta. Sikini amıma dayayıp bir anda kökledi. Aynı anda Mert’in sikini avuçladım, ağzıma aldım. İki sik birden… boğazım dolu, amım dolu. Barış saçımı yakaladı, başımı Mert’in sikine doğru itti. “Em kocanı. Ben senin amını döverken em.” Tükürükler aktı, ıslak sesler salonu doldurdu. Mert başımı okşadı, “Aferin karıcığım… ikimizi birden alıyorsun. Yolun ilk gecesi… bak nasıl açıldın.”

Barış hızlandı. Şap şap sesleri, etime çarpan kalçalar, boğazıma kadar giren Mert’in siki. Gözlerim yaşardı ama zevkten, utançtan değil. Amım şapırdıyordu her girişte, klitorisim Barış’ın taşaklarına sürtünüyordu. “Geliyorum yine,” diye mırıldandım Mert’in sikinden çekilince. “İkinizin arasında… dolup taşıyorum.” Barış elini öne uzattı, parmaklarıyla klitorisimi ovdu, siki dipte vururken. “Gel o zaman. Kocanın önünde boşal, amcık.” Orgazm patladı. Bacaklarım titredi, amım Barış’ın sikini ritmik kasmalarla sıktı, inlemem boğuk bir çığlığa döndü. Mert sikini dudağıma sürttü, “Yala… gelirken yala beni.” Dilimi gezdirdim, tuzlu tadı aldım.

Barış henüz boşalmamıştı. Beni çevirdi, sırtüstü yatırdı salondaki kalın halıya. Bacaklarımı omuzlarına aldı, amımı iyice açtı. “Şimdi yüz yüze,” dedi. “Mert de yanımızda dursun.” Mert diz çöktü başımın yanında, sikini avucunda tutarak izliyordu. Barış yavaş yavaş girdi, boğum boğum, her santimi göstererek. “Hisset,” diye fısıldadı. “Kocanın izlediği bu am… benim sikiyle geriliyor.” Derin vuruşlar. Her seferinde rahmime vuruyor, karnımda şişkinlik yapıyordu. Ellerimi göğsüme götürdüm, meme uçlarımı burdum. “Mert… bak… ne kadar derin. Karnıma kadar geliyor.”

Mert eğildi, mememi ağzına aldı, dilini gezdirdi. İki erkek… biri emiyor, biri sikiyor. Zevk karnımda yeniden birikiyordu. Barış bir elini boğazıma koydu, hafif baskı, kontrol. “Söyle,” dedi. “Kime aitsin bu gece?” “İkinize,” diye boğuk boğuk cevap verdim. “Kocama… ve senin kalın sikine. Doldur beni. İçime boşal… Mert izlesin.” Barış’ın gözleri karardı. Hızını artırdı, deri sesleri, ıslak sürtünmeler. Mert sikini daha hızlı sıvazlıyordu. “Ece… onun dölünü al. Karımın amına başka bir adamın dölü… izleyeceğim.”

Barış aniden çıktı, siki parlaktı, damarları şişmiş. “Ağzına,” dedi. Dizlerimin üzerine doğruldum, Mert’in de sikiyle birlikte. İkisini yan yana tuttum, dilimi gezdirdim, başlarını yaladım. “İkinizi de… emmek istiyorum,” diye mırıldandım. Barış saçımı kavradı, ağzıma soktu, boğazıma kadar. Mert de yakınımdaydı, yanaklarıma, dudaklarıma sürtünüyordu. Tükürük aktı, gözlerim yaşardı ama bırakmadım. Barış geri çekildi, “Amına geri,” diye gürledi. Beni dört ayak çevirdi, arkadan bir hamlede girdi. Bu sefer acımasız, hızlı. Kalçalarıma tokat üstüne tokat. “Kocanın karısı… benim orospum. Sık!”

Mert önüme geçti, sikini ağzıma verdi. Yine ikisi birden. Barış amımı döverken Mert boğazımı. İnlemelerim titreşim oldu siklerin üzerinde. “Boşalacağım,” diye uyardı Barış, nefesi kesik. “Nereye istiyorsun?” Mert cevap verdi yerine: “İçine. Karımın amına boşal. İzleyeceğim.” Barış birkaç sert hamle daha yaptı, sonra dibine kadar gömüldü, titreyerek boşaldı. Sıcak döl fışkırdı içime, nabız nabız, amımı doldurdu. Ben de o anda yine geldim, amım onu sağar gibi kasıldı, inledim Mert’in siki boğazımdayken. Mert dayanamadı, ağzımdan çekti, sikini yüzüme doğru tuttu, “Aç,” dedi. Dilimi uzattım. Kendi dölünü yüzüme, dilime, dudaklarıma fışkırttı. Sıcak, yapışkan… iki erkeğin dölü, biri içimde, biri yüzümde.

Barış yavaşça çıktı, amımdan döl sızdı, uyluğumdan aşağı aktı. Yere yığıldım, nefes nefese, vücudum titreye titreye. Mert yanımda diz çöktü, yüzümü okşadı, döllerini parmağıyla silip dudağıma sürdü. “Yala,” dedi yumuşak. Yaladım. Barış da uzandı, elini amıma götürdü, parmaklarını sokup dölünü karıştırdı, çıkarıp bana yalattı. “Kocanın onayıyla… ilk gece,” diye fısıldadı. “Ama bitmedi. Daha kaç kez…”

Üçümüz yerde, terli, yapışkan, nefesler karışık uzanıyorduk. Mert beni kucağına çekti, öptü, “Nasıl hissediyorsun?” diye sordu. “Dolu… kullanılmış… senin… ve onun,” diye cevap verdim, sesim kısık. Barış gülümseyerek kalçama bir tokat daha attı, “Sabah olana kadar devam,” dedi. Amım hâlâ sızlıyor, döl akıyordu, bedenim yeniden istekliyken…

Kapı zili çaldı.

Keskin, uzun bir zil. Üçümüz donduk. Saat gece yarısını geçmişti. Kimse beklemiyorduk. Mert’in gözleri büyüdü, Barış ayağa fırladı, sikini pantolonuna sokmaya çalıştı. Zil bir daha, ısrarla çaldı.

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged blowjob deepthroat doggy-style creampie facial

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.