Kocasının Gözleri Önünde Siyah Dokunuşu
28 yaşındaki ev kadını Ece, kocasının gözleri önünde 35 yaşındaki iri yarı siyah Tyrone’un kocaman yarağıyla sertçe sikişiyor.
Tatil köyünün turkuaz havuzunun kenarında, 28 yaşındaki ev kadını Ece, kocası Hassan’la birlikte şezlonglarda uzanmıştı. Ece’nin kumral saçları omuzlarına dökülüyor, beyaz teni güneş altında hafifçe kızarmış, dolgun memeleri bikini üstünden taşacak gibi duruyordu. Kalçaları yuvarlak ve davetkâr, bacakları pürüzsüzdü. Hassan, 32 yaşındaki iş adamı kocası, elindeki dergiyi karıştırıyordu ama Ece’nin aklı çok farklı yerlerdeydi. Evliliklerinin son yıllarında bastırdığı o karanlık fantaziler yine su yüzüne çıkmıştı; siyah tenli, iri yapılı erkeklerin kocaman yaraklarıyla kendini sertçe siktirdiği, beyaz amının onların altında nasıl açıldığını hayal ettiği fanteziler. Bunları Hassan’la hiç paylaşmamıştı, utanıyordu ama o ateş içini kemiriyordu.
Tam o anda Hassan yerinden kalktı, sesi heyecanlıydı. “Tyrone! Lan bu ne tesadüf be!” 35 yaşındaki iri yarı siyah Amerikalı atlet Tyrone yaklaşıyordu. Adam tam bir devdi; iki metreye yakın boyu, geniş omuzları, kalın kolları ve parlak siyah teniyle kasları her hareketinde oynuyordu. Eski iş arkadaşıydı Hassan’ın. Tyrone gülümsedi, beyaz dişleri kontrast yaratıyordu. Gözleri hemen Ece’ye kaydı, bakışları onu baştan aşağı süzdü. “Hassan, dostum, yıllar geçmiş. Bu muhteşem hanım da eşin olmalı. Merhaba güzelim, ben Tyrone.”
Ece doğrulup elini uzattı. Tyrone’un büyük, sıcak eli elini tamamen sardı, tokalaşma biraz fazla uzun sürdü. “Ece... Tanıştığımıza memnun oldum,” dedi Ece, sesi hafif titrek. Tyrone’un derin sesi kulaklarını okşadı. “Ece, vallahi sen bir sanat eserisin. O beyaz ten, o dolgun dudaklar, şu bikini içinde gizlenemeyen memeler ve kalçalar... Hassan senin gibi bir beyaz karıyı hak etmiyor bence. Yanında durunca siyah tenimle nasıl da güzel kontrast veriyorsun, farkında mısın?” Sözler Hassan’ın önünde, açıkça söylenmişti. Hassan hafifçe güldü, konuyu değiştirmeye çalıştı ama Ece’nin içi cayır cayır yanıyordu. İçinden geçiriyordu: “Tanrım, bu adam tam fantezilerimdeki gibi. O siyah yarağının beni nasıl dolduracağını hayal ediyorum. Kocamın gözü önünde böyle iltifat etmesi... Amım şu an sırılsıklam, içimde bir şey kıpırdıyor, karşılıklı istiyoruz bunu belli ki.”
Tyrone yanlarına oturdu, sohbet koyulaştı. Her cümlesinde Ece’ye dönüyor, beğenisini saklamıyordu. “Ece, hareketlerin bile seksi. O kalçaları sallayarak yürürken insanın aklına sadece seni domaltmak geliyor.” Ece gülümsüyor, bacaklarını hafifçe ovuşturuyor, bakışlarını Tyrone’un kaslı göğsünden ayıramıyordu. Hassan fark etmişti ama garip bir sessizlikle izliyordu. Ece ile Tyrone arasında elektrikli bir çekim doğmuştu; ikisi de hissediyordu. Ece’nin yıllardır bastırdığı interracial arzu alev almış, Tyrone’un da gözlerindeki açlık her geçen dakika artıyordu. Havuzun suyu şırıldıyor, güneş tenlerini yakıyordu ama asıl yangın içlerindeydi.
Akşam bara geçtiklerinde müzik yavaş ve şehvetli çalıyordu. Üçü bir masaya oturdular, kokteyllerini yudumluyorlardı ama kimse sarhoş değildi; her şey bilinçli ve istekliydi. Hassan tuvalete kalkınca masada sadece ikisi kaldı. Tyrone hemen Ece’nin yanına kaydı, eli cesurca çıplak bacağına kondu. Parmakları dizinden yukarı, iç bacağına doğru ağır ağır okşadı. Derin, kalın sesiyle kulağına eğildi: “Nihayet yalnızız beyaz karı. Bu bacaklar ne kadar yumuşakmış. Elim biraz daha yukarı çıksa o ıslak amını bulacağım, değil mi? Senin gibi evli bir beyaz kadının amı siyah yarak görünce sızlıyor mu? Kocan dönecek ama umurumda değil. Seni burada parmaklamak istiyorum.”
Ece’nin nefesi hızlandı, bacakları kendiliğinden aralandı. Amı zonkluyor, külodu yapış yapış olmuştu. İçinden “Bu iğrenç, pis sözler beni neden bu kadar azdırıyor? Parmaklarını amımda hissetmek istiyorum. Tehlike heyecan veriyor,” diye geçti. Tyrone’un eli eteğinin altına girdi, Ece daha fazla dayanamadı. Elini tutup kendi ıslak amına bastırdı. Parmakları hemen dudaklarını araladı, klitorisini buldu ve dairesel hareketlerle okşamaya başladı. Ece hafifçe inledi, dudaklarını ısırdı. “Hisset Tyrone... Ne kadar ıslak olduğunu gör. Senin için akıyor. Kocam dönecek bile bile bunu yapıyorum. İkimiz de istiyoruz bunu. O tehlikeli oyunu oyna benimle. Sınırı geçelim, kocamın gözleri önünde seni istiyorum.”
Tyrone iki parmağını yavaşça amının içine soktu, ileri geri pompalarken başparmağı klitorisini ezmeye devam etti. “Kahretsin Ece, amın daracık ve sıcak. Beyaz karı amı siyah parmaklara bayılıyor. Evet, istiyoruz. Seni odanda, kocanın koltukta otururken domaltıp o kocaman siyah yarağımla köküne kadar sikeceğim. Anlaştık mı? Kararlı mısın?” Ece kalçalarını hafifçe oynatarak parmaklara sürtündü, “Evet... Kararlıyım. Haydi odamıza çıkalım. Hassan da gelsin ve izlesin. Bu bizim oyumuz.”
Hassan döndüğünde gerilim havada asılıydı. Ece direkt konuyu açtı, hepsi birlikte odaya çıktılar. Kapı kapanır kapanmaz Ece kocasına baktı. “Hassan, şu koltuğa otur. Rahat ol ve sadece izle. Bu benim fantazim, uzun zamandır içimde taşıdığım şey. Tyrone beni sertçe siksin istiyorum, senin gözlerinin önünde. Razı mısın? Hepsi consensual, herkes istiyor.” Hassan koltuğa çöktü, şaşkın ama pantolonunun önü belirgin şekilde kabarmıştı. “Madem ikiniz de bu kadar istiyorsunuz... İzleyeceğim.”
Ece Tyrone’un önünde diz çöktü. Şortunu indirdiğinde devasa siyah yarak dışarı fırladı; kalın, damarlı, en az yirmi beş santim uzunluğunda, ağır ve tehditkâr. Ece’nin gözleri faltaşı gibi açıldı. “Tanrım... Bu ne kadar büyük bir yarak. Kocamınkinin iki katı.” Ellerini uzattı, iki eliyle kavradı, damarlarını hissetti. Sonra dudaklarını araladı, mor başı ağzına aldı. Dilini etrafında döndürdü, tadını çıkardı. Yavaş yavaş derinlere aldı, gırtlağına kadar soktu. Boğazı şişti, gözleri sulandı, salyaları çenesinden akıyordu ama durmadı. Derin gırtlak darbeleriyle emiyor, başını ileri geri hareket ettiriyordu. Gözlerini ayırmadan kocası Hassan’ın gözlerinin içine bakıyordu. Hassan izliyor, eliyle kendi sikini sıvazlıyordu.
Tyrone Ece’nin saçlarını kavradı, kalçalarını hafifçe ileri itti. “Aferin beyaz karı. Kocanın gözleri önünde siyah yarağımı boğazına kadar yut. Ne kadar iyi emiyorsun orospu. Salyalarını akıt, ıslat beni.” Ece daha hızlı emdi, boğulur gibi sesler çıkarıyor, burnundan nefes alıyordu. Yarağın tadı, kokusu, damarlarının dilindeki hissi aklını uçuruyordu.
Tyrone sonunda Ece’yi kaldırdı, yatağın kenarına domalttı. Kalçalarını iki yana açtı, parmaklarıyla amının ıslaklığını kontrol etti. Kocaman siyah yarağını girişe dayadı ve tek hamlede köküne kadar gömdü. Ece yüksek sesle inledi, “Ahh! İçimi yırtıyor... Çok kalın, dolduruyor her yanı!” Tyrone ritmik, sert darbelerle sikmeye başladı. Her seferinde kalçalarına çarpıyor, tok sesler çıkarıyordu. Elleri Ece’nin belini kavramış, çekerek daha derine sokuyordu. “Al bunu beyaz karı! Senin o dar beyaz amın siyah yarak için yaratılmış. Kocana bak, izlerken nasıl sikiştiğini görsün. Söyle bana, ne hissediyorsun orospu?”
Ece’nin sesi titrek ve şehvet doluydu, “Sik beni Tyrone... Sertçe sik! Beyaz karınım ben, amımı parçala o kocaman siyah yarağınla. Kocam izliyor ve ben daha da azıyorum!” Tyrone aşağılayıcı konuşmayı sürdürdü, her darbede “Beyaz karı... Siyah sik için açılan orospu... Kocanın önünde ver kendini,” diyordu. Ritmi hızlandı, Ece’nin ilk orgazmı patladı. Vücudu sarsıldı, amı yarağın etrafında kasılıyor, berrak suları bacaklarından aşağı akıyordu. Çığlıkları odayı doldurdu.
Tyrone çekip çıkardı, Ece’yi sırtüstü yatırdıktan sonra tekrar üstüne aldı. Bu sefer Ece kendi istedi, Tyrone’un kaslı göğsüne tırmandı, yarağı amına oturttu ve zıplamaya başladı. Memeleri Tyrone’un yüzünde sallanıyordu. Tyrone iki eliyle memeleri kavradı, sertçe sıktı, meme uçlarını parmakları arasında çevirdi, emdi, ısırdı. “Zıpla beyaz karı, o güzel memeleri ver bana. Amın yarağımı sıkıyor, çok iyi sikiyorsun.” Ece hızlı hızlı inip kalkıyor, her inişte yarağın dibine kadar oturuyordu. İkinci, üçüncü orgazmları ardı ardına geldi; vücudu ter içinde kalmış, saçları yüzüne yapışmıştı. Tyrone da boşaldı, sıcak dölleri Ece’nin derinlerine fışkırdı ama yarağı inmedi. Devam ettiler.
Ece dördüncü orgazmında titrerken Tyrone da ikinci kez boşaldı, ikisi de terli ve nefes nefese kalmıştı. Ece son orgazmının ardından Tyrone’un geniş, siyah, terden parlayan göğsüne yaslandı, başını oraya gömdü. Kalp atışlarını hissediyor, amından taşan dölleri bacaklarından süzülürken kocasına bir bakış attı. Hassan koltukta hâlâ izliyordu, gözlerinde karışık duygular vardı. Ece’nin aklından geçen tek şey, bu gecenin bitmediği, çok daha fazlasının geleceğiydi.
Ece, Tyrone’un geniş siyah göğsüne yaslanmış halde bir süre daha kaldı. Terleri birbirine karışmış, kalp atışları yavaş yavaş senkronize oluyordu. Amından taşan sıcak döller bacaklarının içini yakıyor, her nefeste o kalın yarağın bıraktığı boşluk zonkluyordu. Gözlerini kocası Hassan’a çevirdi; adam koltukta sessizce oturuyor, eli hâlâ pantolonunun üzerinden sikini sıvazlıyordu. Gözlerinde şaşkınlık, kıskançlık ve tuhaf bir heyecan vardı. Ece’nin içi yeniden kaynamaya başladı. Bu gece bitmeyecekti. Daha sert, daha derin, daha rezilce devam edecekti.
Tyrone’un eli yavaşça Ece’nin terli sırtından aşağı kaydı, parmak uçları kalçalarının arasını araladı. Hâlâ yarı sert duran o dev yarak karnına baskı yapıyordu. “Daha bitmedi beyaz karı,” diye fısıldadı derin sesiyle. “O amın daha fazla siyah yarak istiyor. Kocan da izlemekten bıkmadı galiba.” Ece doğruldu, memeleri Tyrone’un yüzüne doğru sarktı. 28 yaşındaki ev kadını artık tamamen farklı bir kadındı; utangaç Ece gitmiş, yerini kocası önünde siyah bir yarak için yanıp tutuşan bir orospu almıştı. Elleriyle Tyrone’un kaslı omuzlarına tutundu, kalçalarını hafifçe kaldırıp yarağın başına sürttü. Islak am dudakları mor başı yalıyor, kalan döller kayganlaştırıyordu.
“İçime tekrar gir,” dedi Ece titrek ama kararlı bir sesle. “Hassan izlerken beni yine doldur. Bu sefer daha sert olsun.” Tyrone gülümsedi, beyaz dişleri parladı. İki eliyle Ece’nin yuvarlak kalçalarını kavradı, parmakları etine gömüldü. Tek hamlede tekrar köküne kadar soktu. Ece’nin boğazından uzun bir inilti koptu. “Ahhh… Evet… Yine yırtıyor içimi!” Yarağın kalın damarları amının duvarlarını geriyor, en derin noktasına vuruyordu. Tyrone bu sefer yavaş başlamadı; hemen sert, vahşi ritme geçti. Her darbede kalçalar tok tok ses çıkarıyor, Ece’nin memeleri şiddetle sallanıyordu.
Hassan’ın bakışları altında Ece kendini tamamen bıraktı. İçinden geçiriyordu: “Kocamın gözleri önünde bu kadar rezil olmak… Amımın bu siyah yarak tarafından parçalanması… Neden bu kadar ıslanıyorum? Daha fazla aşağılanmak istiyorum.” Tyrone bir eliyle Ece’nin kumral saçlarını kavradı, başını geriye çekti. “Kocana bak orospu. Gözlerinin içine bakarken söyle. Siyah yarak nasıl hissettiriyor?” Ece, Hassan’a dönük yüzüyle, her darbede kesik kesik konuştu: “Hassan… Bak… Amım onun için açılıyor… Kocaman siyah yarak içimi dolduruyor… Seninkinden iki katı… Ve ben… seviyorum bunu!”
Tyrone onu yatağın ortasına fırlattı, bacaklarını omuzlarına aldı. Bu pozisyonda daha derine giriyordu. Her vuruşta Ece’nin karnı hafifçe kabarıyor, yarağın şekli dışarıdan belli oluyordu. Ece’nin parmakları çarşafları sıkıca kavramıştı. Üçüncü orgazmı gelirken amı şiddetle kasıldı, berrak suları Tyrone’un siyah kasıklarına fışkırdı. “Boşalıyorum yine… Sıkıyor yarağını… Allah’ım!” Çığlığı odayı inletiyordu. Tyrone durmadı, ritmini bozmadan devam etti. Ter damlaları Ece’nin beyaz memelerine düşüyor, kayıyordu.
Bir süre sonra Tyrone yatağın kenarına oturdu, Ece’yi kucağına aldı. Sırtı Tyrone’un kaslı göğsüne yaslandı, bacakları iki yana açık. Bu şekilde, Hassan’ın tam karşısında, her şeyi net görebileceği bir pozisyondu. Tyrone yarağını tekrar amına oturttu ve kalçalarından tutup yukarı aşağı pompalamaya başladı. Ece’nin vücudu her inişte tamamen doluyordu. Memeleri zıplıyor, klitorisi Tyrone’un kalın köküne sürtünüyordu. “Bak kocana,” diye homurdandı Tyrone. “Ona anlat nasıl sikiştiğini. İtiraf et.”
Ece’nin gözleri Hassan’la kilitlendi. Kocası artık sikini dışarı çıkarmış, hızlı hızlı sıvazlıyordu. Ece, her darbede inleyerek konuştu: “Hassan… Bak… Bu siyah yarak amımı mahvediyor… İçimi fışkırtıyor… Ben… senin karın değilim artık… Bu odada sadece Tyrone’un beyaz orospusuyum…” Sözler ağzından çıktıkça daha da azıyordu. Tyrone bir eliyle Ece’nin klitorisini parmaklıyor, diğer eliyle memesini sertçe sıkıyordu. Meme ucu parmaklarının arasında eziliyor, acı ve zevk karışıyordu.
Ece dördüncü kez boşaldığında bacakları titremeye başladı. Amından sular fışkırıyor, yatağı ıslatıyordu. Tyrone onu kaldırmadan devam etti, hızını artırdı. “Şimdi senin için boşalacağım beyaz karı. Kocanın gözleri önünde döllerimi derinlere akıtacağım.” Ece kalçalarını kendi de indirip kaldırarak ona yardım ediyordu. “Doldur beni… Döllerinle doldur… Hassan görsün nasıl taştığını…”
Tyrone homurdanarak boşaldı. İkinci kez fışkıran sıcak, kalın döller Ece’nin amını yeniden doldurdu. Fazlası kenarlardan taşarak yarağın etrafında köpük yaptı. Ece de son bir orgazmla sarsıldı, başı geriye düştü, ağzı açık kaldı. Uzun bir süre öyle kaldılar; Tyrone’un yarağı hâlâ içinde atıyordu. Ece’nin beyaz teni terden parlıyor, siyah tenli dev adamın kolları arasında küçücük görünüyordu.
Sonunda Tyrone yavaşça çıkardı. Ece yatağa yığıldı, bacakları aralık kaldı. Amı kıpkırmızı, açık ve dopdolu görünüyordu. Döller içinden yavaş yavaş sızıyor, kalçalarının altına birikiyordu. Ece nefes nefese doğruldu, gözleri önce Tyrone’un hâlâ yarı sert sallanan dev yarağına, sonra kocasına kaydı. Hassan da boşalmıştı; eli ve karnı spermiyle kaplıydı ama gözleri hâlâ aç ve karışık bakıyordu.
Ece yavaşça yataktan kalktı, bacaklarının arası sızlayan, döller bacaklarından süzülerek yürüdü. Tyrone’un önünde diz çöktü, yarağı ağzına aldı. Kendi suları ve Tyrone’un dölleriyle kaplı olan o kalın eti temizlemeye başladı. Dilini damarların üzerinde gezdiriyor, son damlaları da emiyordu. Tyrone saçlarını okşadı. “Aferin… İyi bir temizlikçi orospu oldun.”
Ece bir süre sonra kalktı, kocasına doğru yürüdü. Amından hâlâ döller akıyordu. Hassan’ın önünde durdu, bir eliyle kendi memesini sıkarken diğer eliyle kocasına uzandı. Göz göze geldiler. Ece’nin sesi yorgun ama kararlı ve şehvet doluydu. İçinden geçiriyordu: “Artık saklayacak bir şey yok. Bu gece her şeyi değiştirdi. Daha fazlasını istiyorum ve bunu açıkça söyleyeceğim.”
Sonra eğildi, dudaklarını kocası Hassan’ın kulağına yaklaştırdı ve fısıldadı:
“Bir daha Tyrone’u buraya davet edelim mi, yoksa bu sefer seni de amımı yalatırken izlememi ister misin?”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories