Düğün Bahçesinde Eski Sevgilimin Önünde Kendimi Islattım
Selena, 28'inde evli bir kadın, düğün bahçesinde eski sevgilisi Can'ın önünde kocasının gözleri önünde sırılsıklam ıslanıyor.
Bahçenin sıcak yaz akşamı, bülbül sesleri ve uzaktan gelen davul zurnanın ritmiyle doluydu. Selena, yirmi sekiz yaşında, ipek bir gece elbisesinin içinde dik duruyordu; kumaş kalçalarına yapışmış, göğüslerinin dekoltesini hafifçe açıyordu. Yanında kocası Sergio oturuyordu—otuz iki, takım elbisesi düğmeli, eli sürekli kadehini sıkıyordu. Düğün bahçesi açık havaydı, masalar güllerle süslü, dans pisti ışıklı. Selena’nın gözleri kalabalığı tararken birden takıldı: Can. Otuzunda, güçlü omuzları, koyu saçları, o dominant bakışıyla iş adamı haliyle oradaydı. Yıllar önce tutkulu bir ilişkileri vardı; Can’ın sert elleri, kalın siki, onu duvarlara yaslayıp saatlerce siktiği geceler hâlâ teninde yanıyordu.
Sergio fark etti. Karısının bakışını takip etti, çenesi gerildi. “O mu?” diye fısıldadı, sesi kısık. Selena gülümsedi, Can’a doğru. Göz göze geldiler. Can’ın dudağında o eski, kibirli tebessüm belirdi. Selena’nın amı anında sızladı. Tangasının önü nemlendi, sıcak bir ıslaklık yayıldı. Utanç boğazına düğümlendi; kocasının hemen yanında, herkesin içinde, eski sevgilisinin bakışıyla sırılsıklam oluyordu. “Sadece selamlaşacağım,” dedi Sergio’ya, sesi titrek. Ama içi kaynıyordu. Can hâlâ onu istiyor muydu? O güçlü beden, o emreden tavır… Selena bacağını hafifçe sıktı, ıslaklığın arttığını hissetti. Sergio’nun yüzü asılmıştı; karısının eski aşkına bakıp ıslandığını seziyordu sanki. Gerilim masanın üzerinde kalınlaştı.
Dans pisti kalabalıklaşınca Selena kalktı. Can zaten oradaydı, bir kadeh viski elinde. “Selena,” dedi alçak sesle, “hâlâ o kadar güzelsin ki.” Yaklaştılar, hafifçe sohbet. Eski günler: otel odaları, arabada acele sikişler, Can’ın “Aç bacaklarını, amını yiyeyim” emirleri. Flörtöz laflar açıkça dökülüyordu. “Kocan mı o masadaki?” diye sordu Can, gülümseyerek. Selena başını salladı, Sergio’nun onları izlediğini bile bile. Can’ın eli beline kaydı—sıcak, sahiplenici. Selena izin verdi, hatta belini hafifçe ona doğru itti. Kulağına eğildi Can: “Seni hâlâ çok istiyorum. O evlilik yüzüğün altında amın hâlâ benim için ıslanıyor mu?”
Selena’nın nefesi kesildi. Can’ın pantolonundaki sertliği hissetti; kalın, uzun, kumaşa bastıran o sik. “Evet,” diye fısıldadı, utanç ve arzu karışımı. Kocasının gözleri üzerlerindeydi—Sergio masada, eli yumruk, yüzü kızarmış. Selena yavaşça kalçalarını Can’a sürtmeye başladı. Dans bahanesiyle, ritme uydurarak. Amı zaten sırılsıklamdı; tanga iyice ıslanmış, dudakları kaygan, klitori zonkluyordu. Her sürtünüşte Can’ın siki kalçasına batıyor gibi, o sertlik tenine işliyordu. “Sikişiyoruz sanki,” diye düşündü Selena, “kocam bakarken.” Islaklık kontrol edilemezdi artık; bacaklarının arasından sızacak gibi. Sergio utanç içinde izliyordu—karısı eski sevgilisine sürtünüyor, açıkça zevk alıyordu. Can’ın eli belinden kalçasına indi, sıktı. “Bu oyunu istiyorsun, değil mi? Kocanın önünde benim malım olmayı.” Selena başını salladı, gözleri yarı kapalı. “İstiyorum. Onu aşağılayarak… seni istiyorum.” İkisi de belli ediyordu: bu cuckold gerilimi, bu utanç, her ikisinin de aradığı ateşti. Selena’nın amı kasılıyor, tanga tamamen sırılsıklam, nem etek altına sızıyordu.
Bahçenin loş bir köşesine çekildiler—ağaçların gölgesi, uzaktan müzik, kimsenin bakmadığı bir duvar yanı. Sergio hâlâ uzaktan izliyordu; Selena kasten ona döndü, göz teması kurdu. Sonra Can’ın önünde diz çöktü. Elbisesinin eteği bozuldu, dizleri toprağa değdi. Can’ın kemerini açtı, fermuarı indirdi. Kalın siki fırladı dışarı—damarlı, başı parlak, zaten sert. Selena dilini uzattı, yaladı. Tuzlu damlacığı aldı, sonra ağzını açıp yavaşça yuttu. Derinlere kadar, boğazına değdirerek. Can’ın eli saçına gömüldü. “İşte böyle, orospu,” diye homurdandı. Selena inledi, siki boğazında: “Kocamın önünde seni emmek istiyorum… bakıyor, utançtan ölüyor. Amım sızıyor senin için.” Tükürüğü aktı, salyaları siki ıslattı. Emdi, çekti, dilini yaladı baştan aşağı. Can’ın taşaklarını avuçladı, emişlerini hızlandırdı. Sergio’nun bakışını hissetti—karısı diz çökmüş, başka adamın sikini yutuyor. Selena daha da ıslandı; tanga yapışmış, amı açık gibi nabız atıyordu.
Can onu ayağa kaldırdı, duvara yasladı. Selena domaldı, etekini kaldırdı, tangasını kenara çekti. Islak amı göründü—pembe, şiş, parlak. Can arkadan girdi. Bir anda, sertçe, amına kadar. Selena inledi, yüksek sesle: “Ah fuck, doldur beni…” Can hızlı ve derin vuruşlarla sikiyordu. Kalçalar şap şap ses çıkarıyordu, ıslaklık her darbede şapırtılıyordu. “Kocan izlerken ıslanıyorsun, bak,” dedi Can, nefesi sıcak. “Amın benim sikime yapışıyor. O zavallı herif masada otururken ben karısını döllüyorum neredeyse.” Selena duvara tutundu, her itişte ileri sarsılıyordu. Can’ın siki amını geriyor, rahmine vuruyordu. “Daha sert… onu küçük düşür. Beni sikiş, kocamın gözleri önünde.” Can bir eliyle saçını çekti, öbürüyle kalçasını ezdi. Vuruşlar şiddetlendi—hızlı, derin, amını döver gibi. Selena’nın suları aktı, bacaklarına indi. Orgazma yaklaştı ama tuttu; bu henüz bitmemeliydi. Can eğildi, kulağına: “Bu gece bitmeyecek. Kocanı daha çok aşağılayacağız. Amını başka yerlerde de kullanacağım, o izlerken.”
Selena inledi, amı Can’ın sikine kenetlendi. Bahçenin loşluğunda, müzik uzaktan, Sergio’nun utanç dolu bakışları hâlâ üzerlerindeydi. Can yavaşladı ama çıkmadı, siki içinde zonklayarak durdu. “Devam edeceğiz,” fısıldadı. “Senin o ıslak deliğin daha çok şey istiyor. Ve o kocan… her şeyi görecek.” Selena’nın bacakları titriyordu, amı hâlâ doluydu, arzu dinmemişti. Gerilim bahçede asılı kaldı—bitmemiş, daha kirli vaatlerle yüklü.
Can hâlâ içindeydi, kalın siki Selena’nın ıslak amını gererek zonkluyordu. Duvarın soğuk taşları göğüslerine bastırırken Selena kalçalarını geri itti, daha derine almak istedi. “Çıkarma,” diye hırıldadı, sesi boğuk. “Daha sert sik beni. O zavallı kocam her damlamı sayıyor şimdi.”
Can gülümsedi, elini Selena’nın ensesine bastırıp yüzünü duvara yasladı. Bir eliyle eteklerini beline kadar sıyırdı, diğer eliyle göt deliğini yokladı—ıslak amından sızan sular oraya kadar akmıştı. Parmak ucuyla hafifçe bastırdı ama girmedi, sadece tehdit etti. Sonra belinden tutup sertçe geri çekti, sikini neredeyse tamamen çıkarıp bir anda dibine kadar gömdü. Selena’nın çığlığı boğazında boğuldu, “Ahhh fuck… doluyorum, Can, amımı parçala.” Her vuruşta şap şap sesler bahçenin loşluğunda yankılandı; ıslak am dudakları Can’ın taşaklarına çarpıyordu, kaygan et yavaş yavaş köpükleniyordu.
Sergio hâlâ masadaydı. Sandalyeden kalkamamış, eli kadehinde kilitlenmiş, yüzü bembeyaz kesilmişti. Karısının domalmış hali, Can’ın kalın siki her çıkışta parlayıp yeniden kaybolması, Selena’nın bacaklarından süzülen sular… hepsini görüyordu. Selena kasten başını çevirdi, kocasının gözlerine kilitledi. Dudakları aralandı, inlerken fısıldadı ama sesi Can’ın yanındaki duvara çarpıp Sergio’ya kadar gitti: “Bak Sergio… eski sevgilim amımı dolduruyor. Senin hiç ulaşamadığın yerlere vuruyor. Sikinin kalınlığı beni yırtıyor, utançtan sikin bile kalkmıyor dimi zavallı kocacığım?”
Can tempo artırdı. Kalçaları şak şak şak hızla çarpıştı. Bir eliyle Selena’nın saçını doladı, sertçe çekti, boynunu büktü. “Orospu karısı,” diye homurdandı kulağına, “kocanın önünde benim sikime yapışmış, sularını akıtıyor. Amın tıkır tıkır çalışıyor, her itişte emiyor beni. Bak nasıl kenetleniyor… o herifin karısı benim malım olmuş.” Selena’nın klitorisi her sürtünüşte şişmiş, zonkluyordu. Can bir elini öne uzatıp o şiş tomurcuğu parmaklarıyla ezdi, oğuşturdu. Selena’nın bacakları titredi, amı kasılarak Can’ın sikini sıkı sıkı kavradı.
“Boşalacağım,” diye inledi Selena, sesi kırık. “Kocamın gözleri önünde eski sevgelimin sikiyle boşalacağım… ahhh daha hızlı, dölünü içime boşalt, doldur beni.” Can onu bırakmadı. Selena’yı duvardan çekip, bahçenin daha loş bir köşesindeki ahşap banka doğru sürükledi. Orada Selena’yı sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Elbisesinin dekoltesini yırtarcasına indirdi, iri göğüslerini dışarı çıkardı, memelerini avuçlayıp sıkarak emdi, ısırdı. Sonra sikini yeniden amına dayadı ve tek hamlede kökledi.
Bu pozisyonda her darbe rahmine vuruyordu. Selena’nın başı arkaya düştü, boynu gerildi, “Evet… evet sik beni Can, o kocamı ez. Beni senin amın yap, onun yüzüğünü takarken senin dölünü taşıyayım.” Can eğilip ağzını Selena’nın ağzına bastırdı, dilini soktu, tükürüğünü paylaştı. Öpüşürken kalçaları durmaksızın çalışıyordu—derin, ağır, ıslak şapırtılarla. Selena’nın amı tamamen açılmış, pembe dudakları Can’ın damarlı sikine yapışmış, her çıkışta ipler gibi salya ve am suyu sarkıyordu.
Sergio artık ayağa kalkmış, birkaç adım yaklaşmıştı ama hâlâ gölgede, bakmaktan başka bir şey yapamıyordu. Eli pantolonunun üzerinden kendi yumuşak sikine bastırıyordu utançla; karısının bu kadar ıslandığını, bu kadar aç bir orospu gibi inlediğini hiç görmemişti. Selena onu fark etti, gülümsedi, dudaklarını yaladı. “Gel daha yakına kocacığım,” diye seslendi, sesi zevkten titrek. “İzle nasıl sikiliyorum. Amım sırılsıklam, bak sularım banka akıyor. Can’ın taşakları götüme çarpıyor her seferinde… senin hiç yapamadığın gibi domalıyorum.”
Can gülerek Selena’nın bacaklarını daha da açtı, dizlerini göğsüne bastırdı. Bu açıyla sikinin tamamı görünüyordu—giriyor, çıkıyor, amı geriyor, pembe eti dışarı çekiyordu. “Bak zavallı koca,” dedi Can yüksek sesle, bilerek. “Karının amı benim sikime tapıyor. Islak, sıcak, dar… her itişte emiyor, bırakmak istemiyor. Bu gece onu döllüyorum. İçine boşalacağım, sen de izleyeceksin. Sonra karın kalkıp o dölle yanına dönecek.”
Selena’nın orgazmı patladı. Amı şiddetle kasıldı, Can’ın sikini sağar gibi sıktı, bacakları sarsıldı, “Boşalıyorummm… ahhh kocamın önünde eski sevgelimin sikiyle ıslanıyorum, sularım fışkırıyor!” Amından fışkıran sıcak sular Can’ın kasıklarını, taşaklarını ıslattı, bankın ahşabına aktı. Can hızını kesmedi, o kasılmaların içinde daha da sert vurdu. “İyi orospu, boşal benim sikime. Kocana göster kim olduğunu.”
Can da yaklaşmıştı. Birkaç derin, ağır vuruştan sonra sikini dibine kadar gömdü ve homurdanarak boşaldı. Sıcak, koyu döller Selena’nın rahmine fışkırdı, dalga dalga. Selena her fışkırışı hissetti, amı onları emdi, “Evet dölle beni… kocamın karısını dölle, içimi doldur.” Can birkaç saniye içinde kaldı, zonklayarak son damlaları da boşalttı. Sonra yavaşça çıktı. Selena’nın amı açık kaldı bir an—pembe, şiş, kenarları titreşen, içinden beyaz döl sızmaya başladı. Kalın damlalar am dudaklarından süzülüp göt çukuruna, oradan banka aktı.
Can sikini Selena’nın ağzına uzattı. “Temizle,” dedi kısaca. Selena dilini çıkardı, kendi am suyunu ve taze dölü sikin üzerinden yaladı, başını emdi, taşaklarını öptü. Tuzlu, yoğun tadı dilinde eridi. Göz ucuyla Sergio’ya baktı: “Tadına bak kocacığım… senin karının amından gelen döl. Can’ın dölü. Hâlâ sızıyor içimden.”
Can pantolonunu çekti, kemerini bağladı ama acele etmedi. Selena’yı ayağa kaldırdı, eteklerini indirdi. Tanga hâlâ kenarda, amı açık, döl bacaklarının arasından süzülerek topuklarına kadar iniyordu. Selena yürürken her adımda sızıntıyı hissetti, etek kumaşı ıslak kalçalarına yapıştı. Can beline sarıldı, kulağına fısıldadı: “Bu gece bitti ama oyun bitmedi. O kocan şimdi seni eve götürecek, bacaklarının arasından dölüm akarken. Yarın da düşünecek.”
Sergio’nun yanına döndüler. Selena kocasının karşısına dikildi, yüzü terli, ruj bozulmuş, göğüs dekoltesi açık. Bilerek bacaklarını hafif araladı; döl damlası dizine doğru süzüldü, Sergio’nun gözleri oraya kilitlendi. “Eve gidelim,” dedi Selena yumuşak ama alaylı sesle. “Yorgunum. Can beni çok güzel sikti. Amım hâlâ zonkluyor.” Sergio tek kelime edemedi, sadece başını salladı, utanç boğazını yakıyordu.
Bahçeden çıkarlarken Can arkalarından seslendi, sesi alçak ama net: “Selena. Haftaya cuma. Aynı bahçe, başka bir düğün daha var tanıdığın. Sergio’yu da getir. Bu sefer masanın altından başlayacağız… sen otururken ben parmaklayacağım, o da her şeyin farkında olacak. Sonra tuvalette seni iki kez sikip dölle bırakacağım, o da kapıda bekleyecek. Belki bu sefer ona da tadına baktırırız, diz çökertip senin amından akan dölümü yalatırız. İster misin?”
Selena döndü, kocasının kolunda, gülümsedi. Gözleri parlıyordu, amı taze dölle hâlâ sızarken aklı çoktan sonraki sahneye gitmişti. “İsterim,” dedi net. “Cuma akşamı. Sergio da gelecek, izleyecek, utançtan eriyecek. Belki o gece onu köşede diz çöktürüp benim ıslak amımı yalatırız, senin dölünü temizlerken. Sonra seni tekrar alırız… belki arabada, belki bahçenin arkasına. Plan hazır Can. Kocamı daha da küçük düşüreceğiz. Amım şimdiden sırılsıklam oluyor sırf düşününce.”
Arabaya binerlerken Selena bacaklarını açtı, parmağını amına götürüp çıkan dölü aldı, kocasının dudağına sürdü. “Tadına bak,” fısıldadı. “Ve cuma’yı bekle. O gece daha beter olacak. Can’ın siki yine içimde olacak, sen de her saniyesini göreceksin. Belki bu sefer seni de bağlarız, sadece izletiriz… ya da diz çökertip emdiririz. Karar veremedim daha. Ama aklımda her ayrıntı var. Sen utançla otururken ben tekrar ıslanacağım, Can da seni aşağılayarak beni sikecek. Bir sonraki düğün bahçesinde… planım hazır.”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories