Fırtınada Başka Çiftin Zevkini Paylaşmak
Fırtınada komşu villa 35 yaşındaki Selin'le 38 yaşındaki Can'ı ateşin önünde sertçe sikişirken izleyen 28 yaşındaki Ece'yle
Fırtına dağın yamacını inletiyordu. Şiddetli yağmur camlara vuruyor, gök gürültüsüyle birlikte şimşekler her şeyi anlık bir aydınlığa boğuyordu. 28 yaşındaki Ece ile 32 yaşındaki kocası Mert, dağ evlerindeki tatillerinin ikinci gecesinde elektriklerin kesilmesiyle birden karanlıkta kalmışlardı. Soğuk duvarlar arasında titreyen Ece, kalın bir battaniyeye sarılmıştı ama dişleri birbirine çarpıyordu. Mert, elindeki fenerle etrafı tararken kararlı bir sesle konuştu: “Burada kalamayız güzelim. Komşu villa sadece iki yüz metre ötede. Orada ateş yakmışlardır kesin. Gidelim.”
Ece tereddüt etmedi. Montlarını giydiler, ıslanmayı göze alıp kapıyı açtılar. Dışarı adım attıklarında rüzgar onları neredeyse yere serecekti. Yağmur anında kıyafetlerini tenlerine yapıştırdı. Ece’nin bluzu ıslanınca dolgun memelerinin hatları belirginleşmişti ama şu an tek düşündükleri sıcak bir sığınaktı. Şimşeklerin ışığında koştular. Sonunda büyük, ahşap villanın kapısına vardılar. Mert kapıyı yumrukladı.
Kapıyı 35 yaşındaki Selin açtı. Deneyimli, olgun vücutlu bir kadındı; dar bir kazak ve etekle karşıladı onları. Yanında 38 yaşındaki eşi Can duruyordu, geniş omuzlu, kendinden emin bir adam. “Tanrım, bu havada dışarıda ne işiniz var? Hemen içeri girin,” dedi Selin samimi bir telaşla. Kapıyı arkalarından kapattılar. İçerisi sıcaktı. Salonun ortasındaki dev şömine alev alev yanıyor, odanın her köşesini turuncu bir ışıkla dolduruyordu. Selin hemen havlu getirdi, Ece’nin ıslak saçlarını kurulamasına yardım etti. Can da Mert’e bir kadeh sıcak şarap ikram etti ama ikisi de nazikçe reddetti; kimse sarhoş olmak istemiyordu.
Kısa bir sohbet başladı. Selin ve Can’ın bu villada sık sık geldikleri, fırtınalara alışkın oldukları anlaşıldı. Ece, Selin’in kendine güvenen gülüşüne, Can’ın kalın kollarına bakarken garip bir heyecan duydu ama hemen bastırdı. Koltuklara yerleştiler. Mert ile Ece biraz uzakta, gölgeli bir köşedeki geniş koltuğa oturmuştu. Ateşin önündeki büyük halının üzerinde Selin ve Can da minderlere yaslanmıştı. Fırtına dışarıda uğuldarken şimşekler salonu sık sık aydınlatıyordu. Konuşma yavaş yavaş azaldı. Selin, Can’ın dizine elini koydu, parmaklarını hafifçe gezdirdi. Can da karısının belini kavradı ve onu kendine çekti.
Ece ile Mert ilk başta ne olduğunu anlamadılar. Selin’in dudakları Can’ın boynuna değdiğinde, kadın hafif bir inilti koyuverdi. Can’ın eli Selin’in kazağının altına kaydı, olgun memelerini avuçladı. Ece’nin nefesi kesildi. “Bunlar... sevişmeye mi başlıyorlar?” diye düşündü. Kalkıp gitmek tuhaf olurdu, üstelik fırtına hâlâ deli gibiydi. Gözlerini ayıramadılar. Selin kazağını başından çıkardı. 35 yaşındaki kadının ağır, dolgun memeleri ortaya çıktı; pembe uçları already sertleşmişti. Ateşin ışığında parlıyorlardı. Can memelerden birini ağzına aldı, emerken Selin’in parmakları adamın saçlarına gömüldü. “Can... ateş gibi oldum,” diye mırıldandı Selin.
Bu görüntü Ece’nin bacaklarının arasını anında ıslattı. 28 yaşındaki genç kadının amı zonkluyordu. Yanındaki Mert’in de nefesi hızlanmıştı. Hiçbir şey konuşmadılar. Ece’nin eli farkında olmadan Mert’in kalın bacağına kaydı, parmakları kasların üzerine kapandı. Mert’in eli de yavaşça Ece’nin göğsüne çıktı, bluzunun üzerinden memesini sıktı. İkisi de birbirlerine bakmıyordu. Gözleri sadece ateşin önündeki çifte kilitlenmişti. Selin şimdi Can’ın pantolonunu açıyordu. Adamın 38 yaşındaki kalın, damarlı yarağı dışarı fırladı. Selin hayranlıkla baktı, dilini uzatıp başını yaladı. Sonra dudaklarını araladı ve yarağı ağzına aldı. Derin derin emiyor, başını ileri geri hareket ettiriyordu. Salyası çenesinden akıyordu. “Hmm... ne kadar sert... Boğazıma kadar sok,” diye inledi Selin, yarağı bir an çıkarıp. “Sik beni Can. Lütfen... amımı istiyorum. Sertçe.”
Ece bu manzarayla sarsıldı. Amından sızan ıslaklık iç çamaşırını tamamen ıslatmıştı. “Bu çok yanlış... ama izlemek beni delirtiyor,” diye düşündü. Selin’in o olgun, tecrübeli ağzıyla yarağı yalaması, inleyerek yalvarması Ece’nin içindeki her şeyi uyandırmıştı. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki şakaklarında duyuyordu. Mert’in kulağına eğildi, titreyen bir sesle fısıldadı: “İzlemek istiyorum Mert... Sen de izle beni. Lütfen. Beraber...”
Mert’in gözleri karanlıkta parladı. “Tamam Ece... Bakalım ne kadar ıslak olmuşsun,” diye fısıldadı karşılık olarak. Bu karşılıklı rıza ikisini de serbest bıraktı. Gizli izlemenin heyecanı damarlarında ateş gibi yayıldı. Ece koltuğa iyice yaslandı, bacaklarını yavaşça iki yana açtı. Eteğini beline sıyırdı, tangasını kenara çekti. Pürüzsüz, traşlı amı ortaya çıktı; dudakları şişmiş, içleri parlak ıslaklıkla kaplıydı. Orta parmağını klitorisinin üzerine koydu, daireler çizmeye başladı. Sonra iki parmağını birden ıslak deliğine soktu. İçeri dışarı hareket ettirirken ıslak sesler çıkıyordu ama fırtınanın gürlemesi her şeyi örtüyordu. “Ahh...” diye içinden geçirdi. Gözleri Selin’den ayrılmıyordu.
Selin şimdi dört ayak olmuştu. Kalın, yuvarlak kalçalarını havaya kaldırmış, ateşin turuncu ışığında parlıyordu. Can arkasına geçti, yarağının başını Selin’in sırılsıklam amına dayadı ve tek hamlede köküne kadar gömdü. Selin’in boğazından vahşi bir inilti koptu: “Evet! Doldur beni!” Can güçlü kalçalarını ileri geri savurmaya başladı. Her darbede ten şakırtıları salonu dolduruyordu. Selin’in dolgun memeleri ileri geri sallanıyor, uçları sertçe titreşiyordu. Can bir eliyle Selin’in saçını kavradı, hafifçe çekerek ritmi hızlandırdı. “Al orospum, al hepsini,” diye homurdandı. Selin zevkten titriyordu: “Daha derin... amcığımı yırt Can!”
Ece parmaklarını aynı ritimle amına sokup çıkarıyordu. Üç parmağı şimdi içinde gidip geliyordu. Klitorisini başparmağıyla ovuştururken bacakları titremeye başlamıştı. Mert yanında sikini tamamen çıkarmıştı. Kalın, damarlı yarağı avucunda zonkluyordu. Yavaş yavaş sıvazlıyor, başından sızan sıvıyı yayıyordu. İkisi de hâlâ birbirlerine bakmıyordu; gözleri sadece ateşin önündeki vahşi sikişteydi. Mert dayanamadı. Ece’yi belinden kavradı, kucağına çekti. Ters oturuş pozisyonunda yerleştirdi. Ece’nin sırtı Mert’in göğsüne yapıştı, bacakları iki yana açıldı. Mert yarağını Ece’nin sırılsıklam amının girişine dayadı ve kalçalarından aşağı bastırarak tamamen içine aldı.
Ece’nin dudaklarından boğuk bir inilti kaçtı: “İçimi dolduruyor... Onları izlerken seni içimde hissetmek... Tanrım.” Mert güçlü kollarıyla Ece’yi kaldırıp indiriyordu. Her inişte yarağı dibine kadar giriyor, Ece’nin amının ıslak duvarlarını geriyordu. Ritimleri tamamen Selin ve Can’la senkronize olmuştu. Selin’in kalçaları Can’ın kasıklarına çarpıyor, kadın haykırıyordu: “Daha sert sik beni! Daha sert! Amımı kullan, parçala!”
Ece bu haykırışla birlikte parmaklarını Mert’in koluna geçirdi. Vücudu gerilmiş, orgazmın eşiğine gelmişti. Amı Mert’in yarağının etrafında kasılıyor, sıcak sularını akıtıyordu. Mert de hızını artırmış, nefesi kesik kesik Ece’nin ensesine çarpıyordu. İkisi de gözlerini diğer çiftin ateşin önündeki sert, hayvani sikişinden ayırmıyordu. Selin’in sesi tekrar yükseldi, fırtınanın gök gürültüsünü bastıracak kadar güçlü: “Daha sert sik beni Can! Daha sert!”
Ece’nin bedeni bu sözlerle birlikte iyice gerildi. Zevk dalgası boğazına kadar yükseldi ama henüz patlamamıştı. Mert’in yarağı içinde nabız gibi atıyor, her darbeyle daha da derinlere gidiyordu. Fırtına dışarıda hâlâ deli gibi esiyor, şimşekler salonu aydınlatmaya devam ediyordu. Bu gizli, karşılıklı izleme ve paylaşma onları bambaşka bir yere sürüklemişti. Ece’nin aklından sadece bir soru geçiyordu: Bu gece daha nereye gidecekti?
Fırtına dışarıda hâlâ deli gibi esiyor, şimşekler salonu aydınlatmaya devam ediyordu. Bu gizli, karşılıklı izleme ve paylaşma onları bambaşka bir yere sürüklemişti. Ece’nin aklından sadece bir soru geçiyordu: Bu gece daha nereye gidecekti?
Mert’in kalın yarağı tam o anda Ece’nin amının en dibine kadar gömüldü ve genç kadın dişlerini sıkarak inledi. Ters oturuşta kucağında yükseltip indirirken Mert’in kaslı kolları Ece’nin belini mengene gibi kavramıştı. Her inişte Ece’nin dolgun kalçaları Mert’in kasıklarına şapır şapır çarpıyor, ıslak amının suyu yarağın üzerine akıyordu. Ateşin turuncu ışığı Selin’in dört ayak pozisyonundaki vücudunu yalarken Ece gözlerini ondan ayıramıyordu. 35 yaşındaki Selin’in kalın, olgun kalçaları Can’ın güçlü darbeleriyle dalgalanıyor, adamın damarlı yarağı her seferinde kadının sırılsıklam amını köküne kadar yırtarcasına girip çıkıyordu.
“ Daha sert sik beni Can! Amcığımı parçala, hadi!” diye bağırdı Selin. Sesi fırtınanın gök gürültüsünü zor bastırıyordu. Can homurdanarak karısının saçlarını daha sıkı kavradı ve ritmini vahşileştirdi. Kalçaları Selin’in yuvarlak poposuna öyle hızlı çarpıyordu ki ten şakırtıları salonun her köşesini dolduruyordu. Selin’in ağır memeleri ileri geri sarkıyor, pembe uçları sert sert titreşiyordu. Ateşin ışığında terle parlayan teni, her kasılmada daha da kızarıyordu.
Ece’nin amı bu manzarayla birlikte Mert’in yarağının etrafında deli gibi kasılıyordu. “Ahh… onları izlerken içimde böyle kalın bir şey hissetmek… deliriyorum,” diye düşündü. 28 yaşındaki genç kadının bacakları titriyordu. Mert’in kulağına eğildi, nefesi kesik kesik fısıldadı: “Bak… Selin nasıl zevk alıyor… Sen de beni öyle sik Mert. Lütfen. Onlar gibi.”
Mert’in cevabı sert bir itiş oldu. Ece’yi kucağından kaldırıp koltuğun kenarına doğru eğdi, hâlâ arkadan içine gömülü halde. Şimdi ikisi de aynı pozisyondaydı; Ece dört ayak olmuş, Mert arkasından vuruyordu. Eteği belinde kalmıştı, tangası bir kenara itilmişti. Pürüzsüz, traşlı amı Mert’in kalın yarağını sıkıca yutuyor, her çekilişte iç duvarları dışarı taşacak gibi oluyordu. Mert bir eliyle Ece’nin kalçasını kavrarken diğer eliyle saçını hafifçe çekti, tam Can’ın Selin’e yaptığı gibi.
“ İzle onları,” diye homurdandı Mert, sesi kalın ve arzulu. “Selin’in amı nasıl sulanıyor görüyorsun değil mi? Senin amın da aynı. Sırılsıklam, sıcacık. Al hepsini Ece.”
Ece gözlerini kırpmadan Selin ve Can’a bakıyordu. Can şimdi Selin’i tamamen domaltmış, kadının belini aşağı bastırarak daha derin giriyordu. Selin’in yüzü halının üzerine yapışmış, ağzı açık inliyordu. “Evet… evet… yarağın amımın dibine vuruyor… boşalmak üzereyim Can!” 38 yaşındaki adamın terden parlayan geniş omuzları her darbede geriliyor, kasları belirginleşiyordu. Yarağının damarları Selin’in ıslak dudaklarını gererken çıkardığı fış fış sesleri Ece’nin kulaklarında uğulduyordu.
Ece de aynı ritimle kendini geri itiyordu. Mert’in yarağı her girdiğinde klitorisi kasıklarına sürtünüyor, zevk dalgaları karnından göğüslerine kadar yayılıyordu. “Bu çok yanlış… ama izlemek beni uçuruyor,” diye içinden geçirdi. Selin’in olgun vücudunun bu kadar serbestçe zevk alması, inlemeleri, yalvarmaları Ece’nin içindeki her utancı eritiyordu. Kendi amının nasıl zonkladığını, nasıl aktığını hissediyordu. Mert’in topları her çarpışta bacaklarının arasına vuruyor, ıslaklık dizlerine kadar iniyordu.
Selin birden başını kaldırdı ve gözleri Ece’yle buluştu. Bir anlık şimşek aydınlığında ikisinin bakışları kilitlendi. Selin’in yüzünde yorgun ama şehvet dolu bir gülümseme belirdi. “İzleyin… izleyin bizi,” diye inledi yüksek sesle. “Siz de sikişin… aynı anda… ahh!” Bu sözler Ece’nin bedenini elektrik çarpmış gibi yaptı. Demek farkındaydılar. Demek umursamıyorlardı. Aksine, bu onları daha da azdırıyordu.
Can da karısının bakışını takip etti ve homurdanarak güldü. “Bakın nasıl ıslanıyor orospum,” dedi, sesi gururlu ve kalın. Sonra Selin’in kalçasına sert bir şaplak attı. Selin zevkle haykırdı ve amı Can’ın yarağının etrafında kasılmaya başladı. “Boşalıyorum… boşalıyorum Can! Sikmeye devam et!”
Selin’in orgazmı bütün salonu inletmişti. Vücudu şiddetle sarsılıyor, kalçaları titriyordu. Amından fışkıran sular Can’ın yarağının üzerinden halıya damlıyordu. Kadın yüzünü halıya gömmüş, boğuk boğuk uluyordu. Bu görüntü Ece’yi de eşiğe getirdi. Mert’in yarağı arkasından daha hızlı girip çıkarken Ece parmaklarını halıya geçirdi.
“Ben de… ben de geliyorum Mert!” diye fısıldadı titreyen sesiyle. Mert hemen hızlandı. İki eliyle Ece’nin belini kavradı ve hayvan gibi sikmeye başladı. Her darbe amının en hassas noktasını dövüyordu. Ece’nin memeleri bluzunun içinden fırlayacak gibi sallanıyordu. Klitorisi zonkluyor, amının içi sıcak bir ateş gibi yanıyordu.
“Boşal Ece… onları izlerken boşal,” diye emretti Mert.
Ece’nin orgazmı patladı. Bütün vücudu kasıldı, amı Mert’in yarağını sıkıca sardı. Gözleri hâlâ Selin’in sarsılan vücudundaydı. Zevk dalgaları üst üste çarptı, bacakları titredi, boğazından uzun bir inilti koptu. “Ahh… tanrım… içimde atıyor… çok derin!” Suları Mert’in yarağından aşağı akıyordu. Orgazmı o kadar şiddetliydi ki bir an görüşü bulandı.
Can da Selin’in orgazmının son dalgalarında daha sert vuruyordu. “Al orospum… şimdi de ben dolduracağım seni,” diye homurdandı. Birkaç güçlü darbeden sonra Can’ın kalın yarağı Selin’in amının içinde nabız gibi atmaya başladı. Adamın kalçaları kasılıyor, sıcak döllerini Selin’in derinliklerine boşaltıyordu. Selin zevkten kendinden geçmiş halde inliyor, “Doldur… hepsini içime ver,” diye yalvarıyordu.
Mert de Ece’nin orgazmının son kasılmalarını hisseder hissetmez boşalmaya başladı. Yarağını sonuna kadar kökleyip kalçalarına yapıştı ve sıcak, kalın fışkırtmalarını Ece’nin amının içine pompalamaya başladı. “Sikiyorum… senin amına boşalıyorum Ece…” diye dişlerinin arasından tısladı. Ece o sıcaklığın içini doldurduğunu, amının duvarlarını kapladığını hissediyordu. İkisinin orgazmı birbirine karışmış, ritimleri tamamen Selin ve Can’la senkronize olmuştu.
Salon şimdi sadece ağır nefes sesleri, fırtınanın uzaklaşan uğultusu ve şöminenin çıtırtısıyla doluydu. Ece’nin vücudu hâlâ titriyordu. Mert’in yarağı içinde hafif hafif atarken, Selin halının üzerinde yorgun bir halde uzanmış, Can’ın eli kalçasını okşuyordu. Ece’nin amından taşan karışık sular bacaklarının içinden süzülüyordu. Kalbi hâlâ deli gibi çarpıyor, zevkin artçı sarsıntıları karnında dolaşıyordu. Ateşin ışığı terli tenlerinde parıldıyor, herkesin yüzünde aynı tatmin olmuş, biraz da şaşkın ifadeler vardı. Ece gözlerini kapattı, o sıcak dolgunluğun içinde erirken aklına sadece bir düşünce geldi: bu fırtına bitmeden…
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories