Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Dul Yüreğin İlk Karaoke Fısıltısı

32 yaşındaki evli iş kadını Sonia, karaoke sırasında kocası varken 28 yaşındaki satış müdürü Roman'ın parmaklarına ve kalın sikine ıslak amını vererek onu

6 min read September 29, 2026New

Sonia otuz iki yaşındaydı ve kocasının şirketinin yılbaşı partisinde bir bardak şarabı avucunda eziyordu. Lorenzo yanındaki masada iş arkadaşlarıyla gülüyor, omzunu sık sık omzuna dayıyordu ama Sonia’nın aklı çoktan dağılmıştı. Salonun öbür ucunda yirmi sekiz yaşındaki satış müdürü Roman, karısı Hana’nın elini tutsa da bakışları boştu; o da aynı sıkıntıyla bakıyordu. İkisi de eşlerinin gölgesinde eriyip bitmişti.

Karaoke sırası gelince rastlantı ikisini aynı mikrofona itti. “Birlikte mi?” diye sordu Roman, sesi alçak ve pürüzlü. Sonia omuz silkti, gülümsedi. “Neden olmasın.” Şarkı başladığında mikrofon ikisinin de dudaklarına değiyor, nefesleri birbirine karışıyordu. Masanın altında dizleri bir anda birbirine yaslandı. İnce kumaşın altındaki sıcaklık ikisini de elektrik gibi çarptı. Sonia’nın bacağı istemeden gerildi, Roman’ın dizi daha sert bastı. O an yasak bir kıvılcım ikisinin de kasıklarına indi. Sonia mikrofona yaklaşırken amının hafif ıslandığını hissetti; Roman’ın pantolonunda ise sertleşme başlamıştı bile.

Şarkı bitince alkışlar arasında Roman kulağına eğildi. “Sesin çok ıslak çıkıyor,” diye fısıldadı, dudakları neredeyse Sonia’nın küpesine değiyordu. Sonia güldü, bacağını bilinçli olarak biraz daha açtı. “Seninki de pantolonunda şişiyor gibi.” İkisi de evli olduklarını biliyordu; Lorenzo üç metre ötede kadeh kaldırıyor, Hana ise bar’a doğru yürüyordu. Bu bilgi flörtü daha da kirletti. Roman’ın eli yavaşça masa örtüsünün altına kaydı, Sonia’nın eteğinin kenarını buldu. Kadın isteyerek bacaklarını araladı, nefesini tuttu. Parmaklar naylon çorabın üzerinden yukarı tırmandı, ıslak külotun kenarına ulaştı.

“Kocamın yanında beni parmakla,” diye fısıldadı Sonia, gözleri yarı kapalı. Roman’ın kalın parmağı külotu kenara çekti, kaygan am dudaklarını ayırdı. Orta parmağı yavaşça içeri gömüldü. Sonia’nın içi sıcacık ve kıvranan bir ıslaklıktı; Roman bir ek parmak daha soktu, başparmağıyla klitorisine bastırdı. “Siktir,” diye homurdandı adam, “kocanın karısı masanın altında parmak yiyor.” Sonia kalçalarını hafifçe öne itti, daha derine almaya çalıştı. “Daha sert… Hemen şimdi.” Roman’ın parmakları ıslak şapırtılar çıkararak girip çıkıyordu; Sonia’nın eteğinin altı tamamen ıslanmış, çorabı uyluğuna yapışmıştı. Kontrol ikisinin de elinden kaydı. Bakışları kilitlendi: “Koridorun sonundaki boş oda,” dedi Roman. Sonia başını salladı.

Lorenzo’ya bir bahane uydurup tuvalete gideceğini söyleyerek kalktı. Roman birkaç dakika sonra peşinden gitti. Koridorun sonundaki depo gibi odanın kapısı kilitlenir kilitlenmez Sonia dizlerinin üstüne çöktü. Roman’ın kemerini açtı, fermuarı indirdi, kalın sikini dışarı çıkardı. Bastırılmış damarlı bir yaraktı; başı çoktan parlıyordu. Sonia dilini yalayıp yutkunarak ağzına aldı, ta boğazına kadar indirdi. Salyası çenesinden boynuna aktı. Roman saçını kavradı, kalçalarını ileri itti. “Boğazını sikeyim, evli orospu,” diye homurdandı. Sonia gözleri yaşararak derin boğaz yaptı, öğürme sesleri odada yankılandı, tükürüğü Roman’ın taşaklarına damladı. Birkaç kez daha boğazına kadar alıp çıkardıktan sonra ayağa kalktı, masaya yüzüstü yığıldı, etekini beline sıyırdı.

Roman külotu yana çekti, amını iki parmağıyla araladı, kalın sikini bir seferde köküne kadar soktu. Sonia’nın amı gergin bir ıslaklıkla etrafını sardı. “Ahhh… sik beni,” diye inledi. Roman bir eliyle saçını yakalayıp geriye çekti, diğer eliyle kalçasını ezdi. “Kocanın karısını sikerken ne kadar ıslak olduğunu söyle,” dedi, her hamlede daha sert girerek. Sonia dişlerini sıktı, kalçalarını geriye doğru itti, amını yarağa iyice gömdü. “Çok ıslağım… kocamın yanında parmak yiyen amım senin kalın sikinle dolu… daha sert sik, Roman.” Adam saçını çekerek tempo tuttu, taşa gibi sikin her girişi Sonia’nın rahmine vuruyordu. Islak şapırtılar, deri şaklamaları, Sonia’nın bastırılmış inlemeleri odayı doldurdu.

Sonra Roman onu kaldırdı, duvara yasladı. Sonia bacaklarını adamın beline doladı; Roman elleriyle kalçalarını kavradı, ayakta sertçe sokmaya devam etti. Açı değişince sik daha da derine battı. Sonia’nın sırtı duvara sürtünürken klitorisi her hareketle Roman’ın kasığına sürtüyordu. “İçime boşal,” diye fısıldadı, tırnaklarını adamın sırtına geçirerek. Roman’ın tempo’su bozuldu, Sonia’nın amı ritmik kasılmalarla sıkıştı. İkisi de aynı anda geldi: Sonia’nın bacakları titreyerek boşaldı, sıcak sıvı Roman’ın sikinin etrafından aktı; Roman da derin bir iniltiyle Sonia’nın içine boşaldı, kalın döllerini rahmine püskürttü. Birkaç saniye öyle kaldılar, nefes nefese, terli, hâlâ bağlı.

Roman yavaşça içinden çıkarken dölleri Sonia’nın kalçalarının arasından sızmaya başladı, uyluklarına doğru aktı. Sonia hâlâ duvara yaslanmış, bacakları açık, amı seğirerek akıyordu. Roman parmağıyla sızan beyazı toplayıp Sonia’nın dudaklarına sürdü; kadın dilini uzatıp yaladı, gözlerini indirmeden baktı. Kapının dışından boğuk müzik ve kahkahalar geliyordu; Lorenzo’nun sesi salonda hâlâ yankılanıyordu. Sonia eteğini indirdi ama külotunu giymedi, ıslaklığını ve dölleri uyluklarında taşıyarak. Roman pantolonunu kapattı, Sonia’nın kulağına eğildi: “Bu gece bitmedi. Hana uyuduktan sonra mesaj at. Seni yine böyle, kocanın dölleri hâlâ içindayken sikmek istiyorum.” Sonia kapı koluna uzanırken bacaklarının arasından sızmaya devam eden sıcaklığı hissetti ve gülümsedi; kalbindeki dul kıvılcım yeni yeni alevleniyordu.

Sonia salona döndüğünde bacaklarının arasından sızan sıcaklık her adımda uyluklarını kayganlaştırıyordu. Külotsuz hali eteğin altında her kıpırtıda hatırlatıyordu kendini; Roman’ın dölleri hâlâ yavaş yavaş akıyordu, ince bir çizgi gibi çorabının üstüne kadar iniyordu. Lorenzo kadehini kaldırıp gülümseyerek “Uzun sürdü tuvalet işi,” dedi. Sonia omuz silkti, sesini olabildiğince düz tuttu. “Kuyruk vardı.” Gözleri istemeden Roman’a kaydı; adam karısı Hana’nın yanında oturmuş, parmaklarıyla bardağının kenarını okşuyordu. Bakışları bir an kenetlendi: “Daha bitmedi,” der gibi.

Parti dağılırken Roman koridorda yanından geçti, eli bir saniye beline değdi. “Hana uyur uyumaz yazacağım. Kapıyı açık bırak.” Sonia başını hafifçe eğdi, kalbi boğazına vuruyordu. Arabada Lorenzo’nun eli dizine konduğunda amı hâlâ sızlıyordu; kocasının masum dokunuşu o an daha da kirli hissettiriyordu her şeyi. Evde duş alırken aynada bacaklarının arasını izledi: şişmiş, kızarmış, döl kalıntıları hâlâ yapışkan. Parmaklarını amına götürüp o beyazı topladı, diline sürdü, Roman’ın tadını yeniden hatırladı. “Siktir… yine istiyorum,” diye fısıldadı kendi kendine.

Saat ikiyi geçiyordu. Lorenzo horlamaya başlamıştı. Telefon titreşti. Roman: “Bahçe kapısı. On dakika.” Sonia kalktı, ince bir sabahlık giydi, altına yine külot almadı. Bahçe kapısında Roman bekliyordu; arabasının farları sönük, motor çalışıyordu. Sonia binince kapıyı kilitledi, hemen üzerine eğildi. “Hâlâ içimdesin,” diye fısıldadı, adamın elini eteğinin altına götürerek. Roman iki parmağını birden soktu, kaygan, döl kalıntılı amı hissetti. “Kocanın yatağından kalkıp benim parmaklarıma mı geldin, orospu?” Sonia bacaklarını daha da açtı, arka koltuğa uzandı. “Evet… hâlâ senin döllerinle doluyum. Daha fazla doldur.”

Roman pantolonunu indirdi, kalın sikini çıkardı; yarım sert, damarları kabarık. Sonia hemen ağızına aldı, boğazına kadar itti, tükürük sesleri arabanın içinde yankılandı. Roman saçını yakaladı, kalçalarını yukarı itti. “Boğazını sikeyim yine… kocan yan odada horlarken.” Sonia gözleri dolarak derin boğaz yaptı, salyası taşaklara aktı, öğürme sesleri bastırılmış inlemelere karıştı. Adam birden çekti, Sonia’yı ters çevirdi, sabahlığı beline sıyırdı. Amını araladı, kalın başı ıslak dudaklara dayadı. “Şimdi söyle… kocanın karısı ne istiyor?”

“Sikini köküne kadar… içime boşalana kadar bırakma,” diye inledi Sonia. Roman bir hamlede girdi, Sonia’nın amı gergin bir şapırtıyla sardı onu. Araba hafifçe sarsıldı. Her vuruşta taşaklar ıslak am dudaklarına çarpıyordu. Roman bir eliyle belini kavradı, diğer eliyle ensesinden tutup yastığa bastırdı. “Bak ne kadar açık… kocanın yanında parmak yiyen, sonra koridorda sikilen am. Şimdi de arabada. Daha sert mi istiyorsun?” Sonia kalçalarını geriye vurdu, her girişi daha derine almaya çalıştı. “Daha sert… amımı parçala, Roman. Kocamın siki asla böyle doldurmuyor… ahhh siktir…”

Tempo arttı. Roman eğilip Sonia’nın kulağına yapıştı, dişlerini kulak memesine geçirdi. “Boşaldığında bağırmayacaksın. Kocan duymasın diye amını benim sikime tıkayacaksın.” Sonia’nın klitorisi her sürtünmede yanıyordu; parmaklarını oraya götürüp ovaladı, Roman’ın kalın yarrağı rahmine vurdukça titredi. “Geliyorum… içimde tut, döllerini tekrar bas,” diye boğuk boğuk inledi. Amı ritmik kasılmalarla sıkıştı, sıcak bir sıvı fışkırır gibi aktı Roman’ın sikinin etrafından. Adam birkaç sert hamle daha yaptı, sonra derin bir homurtuyla boşaldı; kalın, sıcak döller Sonia’nın içini tekrar doldurdu, fazlası uyluklarına taşıp araba koltuğuna aktı.

Bir süre öyle kaldılar, nefes nefese, terli. Roman yavaşça çıktı, sızan beyazı parmaklarıyla toplayıp Sonia’nın ağzına verdi. Kadın dilini uzatıp yaladı, yuttu, gözlerini indirmeden baktı. “Hâlâ daha istiyorum,” dedi, sesi kısılarak. Roman gülümsedi, sikini tekrar amına sürttü, yarı sert haliyle dudakları araladı. “O zaman bu gece bitmeyecek. Hana sabah kalkmadan seni bir kez daha, belki iki kez daha sikmek istiyorum. Belki de seni evinin bahçesinde, kocan içerideyken duvara yaslayıp.”

Sonia sabahlığını düzeltirken bacaklarını kapadı, ama sızma devam ediyordu; iki adamın dölü gibi hissettiriyordu kendisini, kirli ve doyumsuz. Roman’ın elini tuttu, parmaklarını kendi ıslak amına götürdü bir kez daha. “Yarın ofiste… toplantı odasında. Kilitli kapının arkasında. Kocam katta olsun, sen de beni masaya yatır.” Roman parmaklarını bir kez daha içeri sokup çıkardı, ıslak şapırtı duyuldu. “Tamam. Ama önce şunu söyle… bu gece kimin karısısın?”

Sonia arabanın kapısını açmadan önce eğildi, adamın kulağına fısıldadı, sesi hem itiraf hem tahrik dolu: “Senin… sadece senin ıslak orospun. Yarın ofiste beni nasıl sikmek istersin, Roman?”

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged fingering deepthroat doggy-style standing-sex creampie

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.