Yasak Komşusunun Kızını Evde Kalırken İzlerken
42 yaşındaki evli Kerem, karşı daireden 22 yaşındaki Nehir’in perdeleri açıkken soyunup kendini tatmin edişini gizlice izlerken yakalanıyor.
Kerem, kırk iki yaşındaki evli adam, karısının iki haftalığına yurtdışına gitmesinin ardından apartmanın sessiz dairesinde bunalmıştı. Yaz geceleri sıcak yapış yapış bir ağırlık gibi çöküyordu üzerine. Karısı gittikten sonra televizyonun karşısına geçmek yerine pencere kenarına oturmak alışkanlık olmuştu. Karşı bloktaki dairede yaşayan Nehir, yirmi iki yaşında, moda sektöründe freelance çalışan, evini stüdyo gibi kullanan genç ve özgür bir kadındı. Perdelerini çoğu zaman açık bırakır, ışıkları açıkken evinde rahatça dolaşırdı. Kerem ilk başta tesadüfen fark etmişti onu. Bir akşam, karşı pencereden sızan sarı ışık dikkatini çekmiş, perde aralığından Nehir’in siluetini görmüştü.
O gece her şey başladı. Nehir müziği açmış, yavaş yavaş soyunuyordu. İnce askılı bluzunu başının üzerinden sıyırırken dolgun göğüsleri özgür kaldı. Kerem’ün boğazı kurudu. Genç kadının teni loş ışıkta pürüzsüz ve davetkâr görünüyordu. Nehir kalçalarını ritme uydurarak eteğini de indirdi. Siyah dantelli tangası kaldı sadece. Parmak uçlarını kendi boynunda, göğüslerinde gezdirdi, meme uçlarını hafifçe sıktı. Kerem koltukta geriye yaslandı, kalbi hızlanmıştı. “Bu yanlış… Komşunun kızı, hem de bu kadar genç,” diye düşündü ama gözlerini pencereden ayıramıyordu. Nehir tangasını da yavaşça bacaklarından aşağı kaydırdı. Pürüzsüz, pembemsi amı ortaya çıktı. Bacaklarını hafif araladı, koltuğa oturdu ve parmaklarını ıslaklığına götürdü.
Kerem’ün siki pantolonunun içinde zonklayarak sertleşti. Elini usulca kasıklarına bastırdı. Nehir parmaklarını klitorisinde daireler çizerek ovuşturmaya başladı. Başını arkaya atmış, alt dudağını ısırıyordu. Parmaklarından biri yavaşça amının içine girdi, çıkarken ıslak bir ses çıkardığını hayal etti Kerem. Genç kadın inlemeye başlamıştı. Vücudu dalgalanıyor, kalçaları koltuktan kalkıp iniyordu. Kerem pantolonunun fermuarını indirdi, kalın yarrağını avucuna aldı. Nehir’in her hareketini takip ederek sıvazlamaya başladı. Suçluluk duygusu göğsünü sıkıştırıyordu ama zevk o kadar yoğundu ki bırakamıyordu. “Her akşam bunu mu yapacak? Beni delirtiyor,” diye mırıldandı kendi kendine. O gece Nehir orgazma ulaştığında bedeni şiddetle sarsıldı, parmakları amının içinde kalakaldı. Kerem de aynı anda pencerenin önünde boşaldı, spermleri eline aktı. Utanç ve tatmin karışımı bir duyguyla oracıkta kaldı.
Bu yasak ritüel her akşam tekrarlandı. Kerem işten gelir gelmez duş alır, bir bira açar ve pencereye yerleşirdi. Nehir de sanki onun izlediğini biliyormuş gibi perdeleri açık bırakıyordu. Bazense daha da cesur davranıyor, vibratörünü çıkarıp amına sokarken doğrudan karşı pencereye bakıyordu. Kerem her seferinde daha sert sıvazlıyor, “Keşke orda olsam, o amı yalasam,” diye içinden geçiriyordu. Suçluluk azalmıyor, aksine tutkusuyla birleşip daha ağır bir hal alıyordu. Karısını düşündükçe midesi bulanıyordu ama Nehir’in çıplak vücudunu, parmaklarının amında gidip gelişini izlerken aklına başka hiçbir şey gelmiyordu.
Bir gece her şey değişti. Nehir yine koltukta bacaklarını açmış, iki parmağını amına sokup çıkarıyordu. Gözleri kapalı, inlemeleri camdan sızıyordu. Tam orgazma yaklaştığı anda başını kaldırdı ve doğrudan Kerem’ün penceresine baktı. Kerem dondu. Yakalandığını anlamıştı. Kalbi göğüs kafesini dövmeye başladı. Geri çekilmeye yeltendi ama Nehir’in yüzünde şaşkınlık yoktu. Aksine, dudaklarında yaramaz, davetkâr bir gülümseme belirdi. Doğruldu, pencereye yaklaştı ve perdeleri sonuna kadar açtı. Aralarında hiçbir engel kalmamıştı. Nehir doğrudan gözlerinin içine bakarak meme uçlarını parmaklarının arasında ezdi, kalçalarını kıvırdı. Sonra koltuğa geri oturdu, bacaklarını iyice açtı ve amını ona gösterdi. Parmaklarını ıslak dudaklarında gezdirdi, klitorisini şişirdi. Dudaklarını oynatarak sessizce “İzle beni,” dedi. Kerem çıldırmıştı. Yarrağı pantolonundan fırlayacak gibiydi. Pencereye iyice yaklaştı, fermuarını indirdi ve kalın, damarlı sikini dışarı çıkardı. Elini üzerine kapatıp ağır ağır sıvazlamaya başladı.
Nehir bunu görünce gözleri parladı. Daha provokatif hareketlere başladı. Dört parmağını birden amına sokup çıkarıyor, diğer eliyle göğüslerini yoğuruyordu. Bedenini ona doğru eğiyor, “Gel buraya,” der gibi eliyle işaret ediyordu. Kerem’in aklı başından gitmişti. Karşılıklı bakışları, Nehir’in ıslak amını sergilemesi, “seni istiyorum” diyen gözleri ikisini de yakıyordu. Kerem daha hızlı sıvazladı. Nehir orgazm olurken gözlerini ondan ayırmadı, bedeni kasılırken bile gülümsüyordu. Sonra doğruldu, kapıya doğru yürüdü ve “Gel,” diye işaret etti. Kerem tereddüt etmedi. Hızla kendi dairesinden çıktı, koridoru geçti. Nehir’in kapısı aralıktı.
İçeri girer girmez Nehir kapıyı kapattı ve üzerine atladı. Dudakları vahşi bir açlıkla birleşti. Dilleri birbirini delice yalıyor, dişler dudakları ısırıyordu. Kerem’in elleri Nehir’in çıplak kalçalarını avuçladı, parmakları etine gömüldü. Nehir ise elini aşağı indirip Kerem’in sert yarrağını sıktı. “Beni izlerken bu kadar sert mi oluyordun her gece?” diye fısıldadı ateşli bir sesle. Kerem cevap veremedi, sadece inledi. Nehir dizlerinin üzerine çöktü, sikini ağzına aldı. Önce başını diliyle ıslattı, sonra derinlere aldı. Boğazına kadar sokup geri çıkardı, salyaları çenesinden akıyordu. Kerem saçlarını kavradı, “Ah siktir Nehir… Ne kadar iyi emiyorsun,” diye homurdandı. Genç kadın gözlerini yukarı kaldırıp bakarak daha derine aldı, gırtlağından gelen ıslak sesler odayı doldurdu.
Kerem dayanamadı. Nehir’i kaldırıp koltuğa yatırdı. Bacaklarını omuzlarına aldı ve amına gömüldü. Dili klitorisini yalıyor, emiyor, dişleriyle hafifçe ısırıyordu. Nehir kalçalarını kaldırıp yüzüne bastırdı. “Daha sert yala… Amımı parçala dilinle,” diye inledi. Kerem iki parmağını içine soktu, hızlı hızlı pompalarken dili deli gibi çalışıyordu. Nehir’in suları yüzünü, çenesini ıslattı. Genç kadın ilk orgazmında titreyerek bağırdı, bacakları Kerem’in boynunu sıktı.
Nehir soluk soluğa doğruldu, Kerem’i koltuğa itti ve üstüne bindi. Islak amını yarrağın başına dayadı ve tek hareketle oturdu. “Çok kalın… İçimi dolduruyor,” diye inledi. Deli gibi zıplamaya başladı. Göğüsleri Kerem’in yüzünde hopluyordu. Kerem kalçalarından tutup aşağıdan sertçe vuruyordu. Terleri birbirine karışıyor, deri deri sesleri odayı inletiyordu. Nehir tırnaklarını Kerem’in göğsüne geçiriyor, “Daha hızlı sik beni,” diye yalvarıyordu.
Kerem onu koltuktan kaldırdı, domalttı. Arkadan köküne kadar soktu. Saçını yumruğuna doladı, başını geriye çekti. Hızlı, hayvani darbelerle sikmeye başladı. “Seni izlerken her gece boşalmak istiyordum… Şimdi içini dolduracağım, seni aç orospu,” diye homurdandı. Nehir “Evet, doldur… Boşal içime,” diye cevap verdi. Kerem’in darbeleri hızlandı, topları Nehir’in amına çarpıyordu. İkisi de ter içinde, hayvan gibi birbirlerini kullanıyordu. Nehir’in amı yarrağın etrafında kasılıyor, Kerem’in boşalması yaklaşıyordu.
Sonunda Kerem derin bir homurtuyla boşaldı, sıcak spermleri Nehir’in içine fışkırdı. Nehir de aynı anda ikinci kez şiddetle orgazm oldu, bacakları titriyordu. İkisi de nefes nefese kaldılar. Kerem koltuğa oturdu, Nehir kucağına yerleşti. Terli vücutları birbirine yapışmıştı. Genç kadın başını Kerem’in boynuna gömdü, dudaklarını kulağına yaklaştırdı ve fısıldadı:
“Yarın yine izle beni… Ama bu sefer gelip içime boşal, yetmiyor artık. Daha fazlasını istiyorum.”
Kerem’in kalbi hâlâ deli gibi atıyordu. Karısının dönüşüne bir hafta vardı. Bu işin burada bitmeyeceğini, aksine yeni yeni başladığını ikisi de biliyordu. Nehir kucağında hafifçe kıpırdandı, ıslak amını hâlâ yarrağına sürttü ve gülümsedi. Gece daha bitmemişti.
Gece daha bitmemişti. Nehir kucağında hafifçe kıpırdanırken ıslak amını Kerem’in yarrağına bastırarak ovalamaya devam etti. Yirmi iki yaşındaki genç moda tasarımcısı dudaklarını adamın kulağına yaklaştırdı, sıcak nefesiyle fısıldadı: “Daha bitmedi Kerem… Senin kalın yarağını yine içimde istiyorum. Bu sefer pencerenin önünde, herkesin izleyebileceği gibi.” Kerem’in kırk iki yıllık evli bedeni gerildi. Kalbi göğüs kafesini yumrukluyordu. Karısının dönüşüne bir hafta vardı ama bu ateşli vücut karşısında mantığı çoktan devre dışı kalmıştı. Elleri Nehir’in terden kayganlaşmış kalçalarını avuçladı, parmakları etine gömüldü. Yarrağı yeniden kan dolup zonklayarak sertleşti, genç kadının am dudaklarının arasında kaygan bir şekilde ileri geri sürtünmeye başladı.
Nehir doğrulup bacaklarını iki yana daha fazla açtı. Islak amını yarrağın başına dayadı ve yavaşça üzerine oturdu. “Ahh… yine çok kalın, içimi geriyor,” diye inledi, alt dudağını ısırarak. Kalçalarını daireler çizerek indirip kaldırırken memelerini Kerem’in yüzüne doğru sarkıttı. Kerem bir meme ucunu ağzına alıp emmeye başladı. Dişiyle hafifçe çekiştiriyor, diliyle hızlı hızlı yalıyordu. Nehir’in inlemeleri odada yankılanıyordu. “Em daha sert… memelerimi morartana kadar em,” diye yalvardı. Kerem diğer elini genç kadının boynuna götürdü, hafifçe sıkarken bakışlarını gözlerine kilitlemişti. İçinden “Bu kız beni mahvediyor, komşunun kızı ama amı resmen bana aitmiş gibi sarıyor yarrağımı,” diye geçiriyordu. Suçluluk bir anlığına göğsünü sıkıştırdıysa da Nehir’in amının ritmik kasılmaları o hissi silip süpürdü.
Nehir tempo yu artırdı. Kalçaları hızlı hızlı inip kalkıyor, her oturuşta yarrağı köküne kadar yutuyordu. Islak sesler, tenlerin birbirine çarpma sesiyle karışıyordu. Terleri birbirine karışıyor, Nehir’in göğüsleri Kerem’in yüzünde hopluyordu. Kerem kalçalarından tutup aşağıdan sert darbelerle vurmaya başladı. “Seni izlerken her gece boşaldım, şimdi de içini dolduracağım orospu,” diye homurdandı. Nehir gözlerini devirip gülümsedi: “Evet, doldur… amımı sperminle doldur. Karşı daireden izleyen olursa izlesin, umurumda değil.” Bu sözler Kerem’i çıldırttı. Yarrağını daha vahşi pompalamaya başladı. Nehir’in amından sular bacaklarından aşağı süzülüyor, koltuğu ıslatıyordu.
Bir süre sonra Nehir kalktı, Kerem’in elini tutup onu pencerenin önüne sürükledi. Perdeler tamamen açıktı. Apartmanın loş ışıklı pencereleri karşılarında uzanıyordu. Serin gece havası açık camdan içeri doldu, terli tenlerini ürpertti. Nehir cama iki elini dayadı, bacaklarını aralayıp kalçalarını geriye çıkardı. “Şimdi buradan sik beni. İzle beni önce, sonra da gel içime gir,” dedi sesi titreyerek. Kerem bir adım geriye çekilip genç kadının açık amını, sırılsıklam dudaklarını, bacaklarının içindeki ıslak parıltıyı seyretti. Eli istemsizce yarrağına gitti, ağır ağır sıvazladı. Nehir bir elini arkaya atıp amını parmaklarıyla araladı. “Bak… hepsi senin için ıslak. İzlerken yarrağın nasıl zonkluyor gör.” Kerem’in nefesi hızlandı. Karşı binada bir pencerede ışık yandı mı diye bir an baktı ama o risk bile yarrağını daha da sertleştirdi.
Dayanamayıp yaklaştı. Yarrağının başını Nehir’in amına sürttü, klitorisine bastırdı, sonra tek hamlede köküne kadar gömdü. Nehir “Ohh siktir… çok derin,” diye bağırdı. Kerem kalçalarından kavradı, hızlı ve sert vuruşlarla sikmeye başladı. Her darbede topları Nehir’in şişmiş klitorisine çarpıyor, şap şap sesleri apartman boşluğuna yayılıyordu. Nehir cama yaslanıyor, memeleri soğuk camda eziliyordu. “Daha hızlı… komşular duysun sesimi, seni izlesinler,” diye inliyordu. Kerem saçını yumruğuna doladı, başını geriye çekti. “Sen benim gizli orospumsun Nehir. Perdeleri bilerek açık bırakıyordun değil mi? Beni delirttin.” Nehir sadece gülümsedi, amını yarrağın etrafında kasarak cevap verdi.
Kerem ritmini bozmadan bir elini öne uzattı, Nehir’in klitorisini parmaklarıyla ovuşturdu. Genç kadın kısa sürede sarsılmaya başladı. Bacakları titredi, amı şiddetle kasıldı. “Geliyorum… boşalıyorum Kerem!” diye haykırdı. Suları Kerem’in bacaklarına fışkırdı. Kerem sikmeye devam etti, orgazmın verdiği kasılmaları yarrağında hissediyordu. Sonra Nehir’i çevirdi, bacaklarını beline doladı ve duvara yasladı. Yüz yüze, göz göze. Yarrağını tekrar soktu, bu sefer daha yavaş ama çok derin girip çıkıyordu. Nehir kollarını boynuna doladı, tırnaklarını sırtına geçirdi. “Öp beni… sikilirken öp,” diye yalvardı. Dilleri vahşice birbirine saldırdı. Kerem’in ter damlaları Nehir’in memelerinin arasına akıyordu.
Yatağa geçtiklerinde ikisi de nefes nefese kalmıştı ama durmadılar. Nehir sırtüstü uzandı, bacaklarını omuzlarına aldı. Kerem üzerine kapandı, yarrağını ıslak amına kökledi. Bu pozisyonda her şeyi görebiliyordu; Nehir’in yüzündeki zevk ifadesini, memelerinin her darbede sallanışını, amının yarrağını nasıl yuttuğunu. “Amın resmen emiyor beni,” diye homurdandı. Hızını artırdı. Nehir “Parçala… amımı parçala yarrağınla,” diye bağırıyordu. Üçüncü orgazmı geldiğinde tırnaklarını Kerem’in kollarına geçirdi, bedeni yay gibi gerildi. Kerem de boşalmak üzereydi. Topları kasılmış, yarrağı şişmişti.
Nehir’i domalttı, son kez arkadan girdi. Saçını çekiyor, kalçalarını tokatlıyor, hayvani darbelerle sikiyordu. “Al orospu… hepsini al,” diye küfrediyordu. Nehir “Doldur içimi, karın dönmeden doldur,” diye cevap verdi. Kerem son bir kez derinlere gömüldü ve homurtuyla boşaldı. Sıcak spermleri Nehir’in amının en derin noktasına fışkırırken genç kadın da dördüncü orgazmıyla sarsılıyordu. İkisi de yatağa yığıldı. Ter, ıslaklık ve seks kokusu odayı sarmıştı. Kalp atışları yavaşlarken Nehir başını Kerem’in göğsüne yasladı, parmaklarını yavaşça gezdiriyordu.
Kerem gözlerini kapatmış, gelecek günleri düşünüyordu. Tam o anda Nehir kıkırdadı, başını kaldırıp gözlerinin içine baktı ve son cümleyi fısıldadı: “Aslında karın hiçbir yere gitmedi, her şeyi o planladı ve şu anda karşı daireden bizi izliyor.”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories