Yavaşça Kayalara Yaslanırken Kocamın Gözleri Önünde
Kocamın gözleri önünde 42 yaşındaki karısı Ebru’yu 38 yaşındaki rehber sertçe kayalara yaslayıp beceriyor.
Ben Ebru’yum, kırk iki yaşında evli bir kadınım. Kocam Murat’la, kırk beş yaşında, yirmi iki yıllık evliliğimiz boyunca birçok fanteziyi konuştuk ama hiçbirini bu kadar derinlemesine arzulamamıştık. Hotwife hayallerimiz, onun gözleri önünde başka bir erkek tarafından alınmam, yıllardır yatak odamızın karanlığında fısıldadığımız, mastürbasyon yaparken ıslanan amımı parmakladığım o yasak senaryoydu. Bu tatil her şeyi değiştirdi. Ege’nin en ıssız koylarından birine geldik; etrafta sadece kayalar, turkuaz sular ve hafif dalga sesi vardı. Kimse yoktu. Sadece biz ve Kerem.
Kerem, otuz sekiz yaşında, yerli tur rehberiydi. Kaslı kolları, bronz teni, siyah saçlarının arasında beliren gri teller ve o kendinden emin gülümsemesiyle ilk anda dikkatimi çekmişti. Bizi teknesiyle buraya getirmiş, “Burası özel, kimsenin gelmediği bir yer,” demişti. Murat’la bakışmıştık. O an anladım; bu koy, uzun zamandır planladığımız o anın sahnesi olacaktı. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Karnımın içinde kelebekler değil, ateşten toplar dönüyordu. Murat biraz ileride, büyük bir kayanın üzerine oturmuştu. Güneş gözlüğünü takmıştı ama gözlerinin beni izlediğini hissedebiliyordum. Onun da nefesi hızlanmıştı mutlaka. Yıllardır “Eğer bir gün gerçekten olursa, seni izlemek istiyorum,” demişti. Şimdi o gün gelmişti ve ikimiz de korkuyla karışık müthiş bir heyecan içindeydik.
Kerem’le sohbet yavaş yavaş ilerliyordu. Önce denizden, sonra bölgenin tarihinden konuştuk. Sesim titriyordu. O ise rahat, kendinden emindi. “Ebru Hanım, çok güzel bir kadınsınız. Kocanız çok şanslı,” dediğinde yanaklarım yandı. Murat’a baktım uzaktan. Hafifçe gülümsediğini gördüm. O gülümseme onaydı. Yeşil ışık. İçimden “Tamam, başlıyoruz,” diye geçirdim. Kerem’in yanında duruyordum. Rüzgâr ince yazlığımı bacaklarıma yapıştırıyordu. Göğüs uçlarım kumaşın altında belli oluyordu. Kerem fark etti. Gözleri orada bir saniyeden fazla kaldı. Amım o anda zonklayarak ıslandı. Bacaklarımı hafifçe birbirine bastırdım.
Sohbet ederken ilk dokunuş geldi. Elini koluma koydu, sanki bir şeyi gösterirken. Parmakları sıcak ve sertti. Tenimde elektrik çarpmış gibi oldum. “Buradaki kayalar milyonlarca yıllık,” dedi ama sesi daha alçak, daha samimi çıkmıştı. Ben de ona doğru hafifçe döndüm. Vücudumun onun sıcaklığına yaklaştığını hissettim. Murat hâlâ izliyordu. Gözlüğünün arkasından bizi süzdüğünü biliyordum. Bu beni hem utandırıyor hem de inanılmaz tahrik ediyordu. “Kerem… senin gibi bir adamla burada olmak… farklı hissettiriyor,” diye fısıldadım. Sesim kendi kulaklarıma bile yabancı geldi. O da gülümsedi. Dişleri beyaz, dudakları dolgundu. “Farklı mı? Nasıl farklı, Ebru?”
Eli belime indi. Yavaşça. Sanki tesadüfmüş gibi ama değildi. Parmakları ince belimi sardı, tişörtümün altından tenime değdi. Ben de ona yaslandım. Göğüslerim koluna hafifçe sürtündü. Nefesim hızlandı. İçimden “Murat görüyor… ve gülümsüyor,” diye tekrarlıyordum. Kerem’in kokusu deniz, erkek teri ve hafif bir parfüm karışımıydı. Başımı omzuna doğru eğdim. Saçlarım göğsüne değdi. O da beni kendine çekti. Artık aramızda hiç mesafe yoktu. Kalın, sert bir şeyin karnıma bastırdığını hissettim. Yarağı. Pantolonunun içinde zonklayan, kalın yarağı. Amım anında sırılsıklam oldu. İç çamaşırımın kumaşı yapış yapışdı.
Murat’a tekrar baktım. Kayanın üzerinde oturuyordu, bacakları aralık, elleri dizlerinde. Yüzünde o rahat, onaylayan gülümseme vardı. Hafifçe başını salladı. Sanki “Devam et, karıcığım. İstediğini yap,” diyordu. Bu bakış beni özgürleştirdi. Kerem’in kulağına eğildim. “Kocam izliyor… ve hoşuna gidiyor,” diye fısıldadım. Kerem’in eli belimden aşağı kaydı, kalçalarımın üst kısmını sıktı. Sertçe. “Biliyorum,” dedi boğuk bir sesle. “Bana baştan beri öyle bakıyordu. Seni paylaşmak istiyor, değil mi?” Sesindeki o dominant ton bacaklarımın arasında yeni bir dalga yarattı. “Evet,” dedim titreyerek. “Uzun zamandır konuşuyoruz. Benim… başka bir erkek tarafından sertçe becerilmemi istiyor. Özellikle kocamın gözleri önünde.”
Kerem’in parmakları şimdi tişörtümün altından çıplak belimi okşuyordu. Tırnakları hafifçe tenimi çizerken inlememi zor tuttum. Vücudum ona yaslanmıştı. Kalçalarımı hafifçe öne doğru ittiriyordum. Yarağının sertliğini hissediyordum. Kalın, damarlı, hazır bir yarak. İçimden “Tanrım, Murat bunu görüyor ve ben daha şimdiden onun için ıslanıyorum,” diye düşündüm. Kerem yüzümü iki eliyle tuttu. Göz göze geldik. Gözleri koyu kahverengi, ateş gibiydi. “Ebru, seni şu kayalara yaslayıp becermek istiyorum. Sertçe. Kocanın bizi izlediğini bilerek. Sen de istiyor musun?”
O an her şey kontrolden çıktı. Arzu, yıllardır biriktirdiğimiz tüm fanteziler, korku, heyecan… hepsi birleşti. “Evet,” dedim hiç tereddüt etmeden. Sesim neredeyse inilti gibi çıktı. “İstiyorum Kerem. Beni al. Murat’ın önünde. O da bunu istiyor. Bak… gülümsüyor.” İkimiz de Murat’a döndük. Kocam elini hafifçe kaldırdı, başparmağını yukarı dikti. Onay. Tam onay. Bu hareketle içimdeki son çekingenlik de eridi. Kerem’in dudakları boynuma yaklaştı. Sıcak nefesi tenimi yaktı. “O zaman yavaşça o kayalara yaslan, Ebru. Kocanın gözleri önünde seni benim yapacağım.”
Vücudum titriyordu. Adım adım büyük, düz bir kayaya doğru yürüdük. Kerem arkamdaydı. Elleri belimde, ara sıra kalçalarımı okşuyordu. Her dokunuşu amımı daha da ıslatıyordu. İç çamaşırımun içinde sularımın bacaklarımdan süzüldüğünü hissedebiliyordum. Murat yerini değiştirmiş, daha iyi göreceği bir yere oturmuştu. Yüzünde hem gurur hem de şehvet vardı. Ben kayaya yaslandım. Soğuk taş göğüslerime, karnıma değdi. Kerem arkamdan vücudunu bana yapıştırdı. Yarağı tam kalçalarımın arasına oturdu. Kalınlığını, sıcağını hissettim. Elleri önüme dolandı, göğüslerimi avuçladı. Parmakları uçlarımla oynarken inledim.
“Kerem… lütfen…” diye fısıldadım. Sesim yalvarır gibiydi. O da kulağıma eğildi. “Ne istiyorsun Ebru? Kocanın duyacağı kadar yüksek söyle.” İçimdeki fahişe uyanmıştı. “Seni… yarağını içimde istiyorum. Sertçe. Kayalara yaslanırken beni becer. Murat izlesin.” Kerem hafifçe güldü. Elleri şimdi eteğimin altına kaymıştı. Parmakları iç çamaşırımın kenarından ıslak amıma dokundu. “Çok ıslaksın. Kocan için mi bu kadar sırılsıklam oldun?” “Evet… onun için… ve senin için,” diye inledim. Murat’ın bakışlarını üzerimde hissediyordum. O da sertleşmişti. Pantolonunun önü kabarmıştı. Bu görüntü beni daha da azdırdı.
Kerem parmağını yavaşça amımın içine soktu. Kalın parmağı içimi doldururken dizlerim titredi. Kayaya daha sert yaslandım. Göğüslerim taşa bastı. Kerem diğer eliyle saçlarımı tuttu, başımı hafifçe geriye çekti. “İkimiz de istiyoruz bunu. Sen, ben ve kocan. Bu paylaşım gerçekten olacak Ebru. Seni becereceğim. Hem de çok sert.” Parmakları içimde gidip gelirken ben de kalçalarımı ona doğru ittiriyordum. Zevk dalgaları karnımdan memelerime, oradan da boğazıma vuruyordu. Murat’a baktım tekrar. Gözlerimiz buluştu. Dudaklarını oynattı, sessizce “Seviyorum seni,” dedi. Ben de aynı şekilde cevap verdim. Bu an hem çok duygusal hem de müthiş iğrenç derecede seksiydi.
Kerem parmağını çıkardı. Şimdi iki eliyle kalçalarımı kavradı. Eteğimi belime sıyırdı. Rüzgâr çıplak kalçalarımı yaladı. İç çamaşırım sırılsıklamdı, bacaklarımın arasında iplik iplik sular akıyordu. Kerem’in fermuarını açtığını duydum. Yarağının dışarı çıktığını hissettim. Sıcak, ağır, damarlı başı kalçalarıma değdi. “Hazır mısın?” diye sordu. Sesinde dominant bir sahiplenme vardı. Ben de “Evet… yap… kocamın gözleri önünde yap,” diye cevap verdim. Kayaya iyice yaslandım. Göğüslerim taşta eziliyordu. Kalçalarımı geriye çıkarıp ona sundum. Kerem yarağının başını amımın ıslak dudaklarında gezdirdi. Biraz bastırdı. Girişte bekledi. Gerilim dayanılmazdı.
Murat yerinden kalkmadı ama bize doğru hafifçe yaklaştı. İzlemek istiyordu. Her detayı. Kerem’in yarağı amımın girişini zorlarken ben gözlerimi kocama diktim. O da bana bakıyordu. Bu bakışmada aşk, güven, şehvet ve teslimiyet vardı. Kerem yavaşça ilerlemeye başladı. Kalın yarağı içimi germeye, doldurmaya başladı. İnlemem koyda yankılandı. “Ahh… çok kalın…” diye mırıldandım. Kerem bir eli belimde, diğer eli saçımda tutuyordu. “Evet… al onu Ebru. Kocanın önünde al,” dedi dişlerinin arasından.
Vücudum kayaya yapışmıştı. Her santimini hissediyordum. Kerem biraz daha derine girdi. Amım onu emiyordu. Sularım yarağına akıyordu. Murat şimdi sadece birkaç metre ötedeydi. Oturmuş, izliyordu. Eli pantolonunun üzerinde hafifçe geziniyordu. Bu görüntü beni uçurumun kenarına getirdi. Kerem ritmini yavaş ama güçlü tutuyordu. Her vuruşunda kayaya daha sert yaslanıyordum. Göğüslerim acıyordu ama bu acı zevke karışıyordu. “Daha sert…” diye yalvardım. Kerem güldü. “Henüz değil güzelim. Yavaşça… kocanın her şeyi görmesini istiyorum.”
İçimdeki arzu kontrolden tamamen çıkmıştı. Artık durmak imkânsızdı. Kerem’in yarağı içimdeydi, kocamın gözleri önündeydi ve ben daha fazlası için deliriyordum. Kayalara yaslanmış, 42 yaşındaki evli vücudum bir tur rehberinin ellerinde, kocamın onayıyla sarsılıyordu. Gerilim o kadar yüksekti ki nefes almak bile zordu. Kerem kulağıma eğildi, sesi hem şehvetli hem de emir vericiydi:
“Şimdi asıl kısmına geçiyoruz Ebru… kocan hazır mı, sen hazır mısın?”
Kerem'in o sorusuyla birlikte içimdeki son fren de koptu. Kayalara iyice yaslanmış halde, göğüslerim soğuk taşa bastırırken ona döndüm ve “Evet Kerem, hazırız,” dedim sesim titreyerek ama kararlı. “Kocam izliyor, sik beni. İstediğin gibi kullan beni.”
Kerem beni kendine çevirdi, dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Öpüşü sert, aç ve sahipleniciydi; dili ağzımın içinde dolanıyor, emiyor, beni adeta yiyordu. Bir eli eteğimin altına daldı, parmakları iç çamaşırımın kenarından kayıp sırılsıklam amımın dudaklarını araladı. İki kalın parmağı birden içime girdi, yavaş ama güçlü hareketlerle iç duvarlarımı sıvazladı. Islak sesler çıkıyordu, amımdan sular parmaklarına akıyordu. “Çok ıslaksın Ebru, amın resmen su gibi,” diye homurdandı dudaklarımın arasına. Ben kayaya daha sert yaslandım, 42 yaşındaki vücudum zevkten kasılıyordu. Murat’ın bakışlarını üzerimde hissediyordum; o birkaç metre ötede oturmuş, gözlüğünün arkasından bizi yiyordu. Bu bakış içimi yakıyordu. Yıllardır fısıldadığımız o karanlık hayalin tam içindeydim şimdi. Kocamın gözleri önünde, 38 yaşındaki bu kaslı rehber beni parmaklıyor, öpüyor ve ben bundan deli gibi zevk alıyordum. Kalçalarımı parmaklarına doğru bastırdım, inlemelerim boğazımda düğümlendi. “Daha derin Kerem… parmaklarını hissetmek istiyorum,” diye yalvardım öpüşmenin arasında. O da güldü, parmaklarını daha hızlı sokup çıkarmaya başladı. Klitorisimi başparmağıyla ezerken dizlerim titredi. İçimden geçiriyordum; “Murat görüyor, sikini okşuyor olmalı, karısının amının bu halde olmasından keyif alıyor.” Bu düşünce beni daha da azdırdı, amım parmaklarının etrafında kasılıp gevşedi.
Kerem birden öpüşmeyi kesti, önümde diz çöktü. Güçlü omuzları, bronz teni, siyah saçlarının arasındaki gri teller güneşin altında parlıyordu. Eteğimi belime sıyırdı, sırılsıklam iç çamaşırımı bir kenara çekti ve yüzünü amıma gömdü. Dili sertçe, oburca yalamaya başladı. Klitorisimi emiyor, dişlerinin arasından hafifçe çekiyor, sonra dilini amımın derinliklerine sokup çıkarıyordu. Sert, ıslak, aç bir yalayıştı bu. Sesler koyda yankılanıyordu; ıslak emme, yalama, inlemelerim. Ben de gözlerimi kocamın gözlerinden ayırmadım. Murat’ın yüzü kızarmıştı, dudakları aralanmıştı. Ona bakarak inledim, sesimi yüksek tuttum ki duysun. “Ahh Murat… sevgilim… görüyor musun? Kerem amımı nasıl sertçe yalıyor? Dili içimde… ahh evet, tam orada!” İnlemelerim birer haykırışa dönüştü. Kerem iki eliminle saçlarını kavradım, kalçalarımı yüzüne bastırdım. 22 yıllık evliliğimiz boyunca hiç bu kadar ıslak, bu kadar özgür hissetmemiştim. Kırk iki yaşındaydım, evli bir kadındım ama o anda kayaların üzerinde, kocamın gözleri önünde bir tur rehberinin diliyle kendimden geçiyordum. Zevk dalgaları karnımdan memelerime vuruyordu. Bacaklarımın arası tamamen ıslanmıştı, sularım Kerem’in çenesinden damlıyordu. Murat gülümsedi, başını hafifçe salladı. O onay bakışıyla orgazmın eşiğine geldim ama Kerem tam o anda kalktı, beni tekrar kayaya çevirdi.
“Şimdi seni gerçekten becereceğim Ebru,” dedi boğuk bir sesle. Arkamdan yapıştı, kalın yarağının başını amımın ıslak dudaklarında gezdirdi ve tek hamlede köküne kadar gömdü. “Aaaahhh!” diye haykırdım. İçimi tamamen geriyordu, damarlarını hissediyordum. Arkadan ayakta, sertçe sikmeye başladı. Her vuruşta vücudum kayaya çarpıyordu, göğüslerim taşa sürtünüyordu. Elleri göğüslerimi avuçladı, parmakları etimi yoğuruyor, meme uçlarımı sertçe sıkıştırıyordu. Ritmi arttı, kalçalarım her darbede titriyordu. Tenimizin çarpışma sesi, dalga sesine karışıyordu. “Daha sert Kerem! Daha sert sik!” diye bağırdım. Sonra gözlerimi Murat’a diktim, sesimi iyice yükselttim. “Bak kocacığım! Bak Murat, beni nasıl beceriyor! Yarağı amımın dibine kadar giriyor, göğüslerimi nasıl sıkıyor! Görüyorsun değil mi? Karını nasıl sertçe düzüyor!” Sözlerim ağzımdan çıkarken utanç ve zevk birbirine karıştı. Murat’ın pantolonunun önü tamamen kabarmıştı, eli orada ritmik hareket ediyordu. Kerem bir eliyle belimi kavradı, diğer eli göğüslerimden ayrılmıyordu. Saçlarımı çekti, başımı geriye yatırdı. “Al hepsini Ebru, kocanın önünde al,” diye homurdandı. Her vuruşta amım onu emiyor, sularım bacaklarımdan denize doğru akıyordu. Vücudum tamamen onun ellerindeydi; 42 yaşındaki memelerim avuçlarında eziliyor, kalçalarım tokat sesleriyle sarsılıyordu. İçimdeki o fahişe tamamen uyanmıştı. “Evet, bak Murat, beni nasıl beceriyor! Bu senin istediğin gibi mi? Karının başka bir yarakla sikişmesini izlemek hoşuna gidiyor mu?” diye haykırdım. Kerem hızını artırdı, vuruşları daha derin, daha vahşiydi. Göğüs uçlarımı çekiştiriyor, küfrederek “Sıkı amın var Ebru, kocan bunu hak ediyor,” diyordu. Ben de ona katılıyordum, “Evet, al beni, Murat’ın önünde al!”
Gerilim dayanılmaz hale geldi. Kerem birden içimden çıktı, beni omuzlarımdan tutup çevirdi. Yüzüm ona dönüktü. Yarağını sıvazladı ve yüzüme boşalmaya başladı. Sıcak, kalın fışkırtılar dudaklarıma, yanaklarıma, çeneme, göğüslerime vurdu. O anda ben de patladım. Bacaklarım kasıldı, amım boşaldı, zevk sularım bacaklarımdan fışkırdı. “Geliyorum! Yüzüme boşalırken geliyorum ahh!” diye çığlık attım. Orgazmım bütün vücudumu sarstı, gözlerim Murat’ın gözleriyle kilitlendi. Spermlerimle kaplı yüzümle, kayalara yaslanmış halde titriyordum. Kerem son damlaları da sıktıktan sonra geri çekildi, nefes nefese.
Kerem içimden çıktıktan sonra Murat hemen yanıma geldi. Yüzümdeki spermleri umursamadan dudaklarımdan derin derin öptü. Tuzlu tadı öpücüğümüze karıştı. “Bu en güzel hediyeydi,” dedi sevgiyle, sesi duygusal ve heyecanlıydı. “Seni böyle görmek… her şeyi değiştirdi. Seni çok seviyorum.” Ben de gülümsedim, mutluluktan içim aydınlanmıştı. Elimi uzattım, pantolonunu indirdim ve sertleşmiş, zonklayan sikini avuçladım. Yavaşça okşarken “Ben de seni seviyorum kocacığım. Bu bizim hikâyemiz,” diye fısıldadım. Kerem de yanımıza yaklaştı, üçümüz gülümsüyorduk.
Soyunup birlikte denize girdik. Turkuaz sular vücudumuzu sardı, yüzümdeki izler yavaşça denize karıştı. Suyun içinde yüzerken yaşananları konuşmaya başladık. Murat her detayı soruyordu; Kerem’in yarağının nasıl hissettirdiğini, orgazmımın ne kadar güçlü olduğunu, kayalara yaslanırken neler düşündüğümü. Ben de utanmadan anlattım, Kerem de ara sıra gülerek ekliyordu. “Ebru gerçekten ateşli bir kadın, 42 yaşında böyle bir enerji harika,” dedi. Konuşma doğal olarak yeni maceralara kaydı. “Belki bir dahaki tatilde başka bir koyda, belki iki erkekle…” diye önerdim gülerek. Murat’ın gözleri parladı, “Evet, senin istediğin gibi olsun,” dedi. Kerem de “Ben de varım, başka rehber arkadaşlarım da var,” diye katıldı. Denizde birbirimize değerek, gülüşerek yeni planlar yaptık; kimlerle, nerede, nasıl paylaşacağımızı konuştuk. Suyun serinliği tenimizi okşarken içimizdeki ateş hâlâ yanıyordu. Bu deneyim bizi üçümüzü de daha yakın, daha cesur yapmıştı.
Artık ben sadece Murat’ın karısı değildim; onun gözleri önünde paylaşılan, zevk alan ve zevk veren bir kadındım ve bu gerçek ikimizi de sonsuza dek özgürleştirmişti.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories