Oda Arkadaşımın Siyahı Terzinin Kabininde İlk Kez İçimde
28 yaşındaki evli Türk Carmen, siyah terzi Rafael’in kabininde kocaman yarağını ilk kez içinde hisseder.
Carmen butiğin prova kabinine adım attığında kalbi boğazında atıyordu. Yirmi sekiz yaşındaki evli Türk kadın, kocası için özel diktirdiği o pahalı yazlık elbiseyi denemek üzere gelmişti buraya. Kapıda onu karşılayan Rafael ise otuz iki yaşında, siyah Amerikalı bir terziydi; uzun boyu neredeyse tavana değecek gibiydi, koyu teni loş ışıkta parlıyor, kaslı kolları ve geniş göğsü dar tişörtünün altından belli oluyordu. Carmen’in daracık yazlık elbisesi vücuduna ikinci bir deri gibi yapışmıştı; dolgun memeleri kumaşın altında özgürce sallanıyor, ince beli ve yuvarlak, davetkar kalçaları her hareketinde göz alıyordu. Rafael’in bakışları hemen o kıvrımlara kaydı, koyu gözlerinde aç bir parıltı belirdi. Carmen ise adamın o iri, güçlü bedenine bakarken bacaklarının arasında ani bir sıcaklık hissetti. “Tanrım, bu adamın yanında kendimi neden böyle çıplak hissediyorum?” diye geçti içinden. Kocası evde televizyonun karşısında uyuklarken o burada, bu yabancı siyah adamın karşısında ıslanmaya başlamıştı. Aralarında anında, elle tutulur bir çekim doğdu; hava ağırlaştı, nefesleri birbirine karıştı.
Rafael kapıyı usulca kapattı. Klik sesi kabinini daha da dar, daha da mahrem bir yere çevirdi. Yaklaştığında kokusu Carmen’in burnuna doldu; temiz, erkeksi, hafif ter karışımı bir koku. “Bence bu elbise seni daha da ateşli gösteriyor,” diye fısıldadı Rafael doğrudan kulağına, sesi kalın ve kadifemsiydi. Carmen’in tüyleri diken diken oldu. Fısıltıdaki o samimi, şehvetli ton bacak arasına kadar inip amını zonklattı. Utangaç bakışlarını yere indirdi ama kalçalarını hafifçe kıpırdattığını fark etti. “Teşekkürler… ama bu sadece bir prova,” diye mırıldandı titrek bir sesle. İçinden ise “Kocamın aldığı elbise mi bu hissettiren, yoksa bu dev siyah adamın varlığı mı?” diye soruyordu kendine. Rafael gülümsedi, beyaz dişleri koyu teninde parladı. Gerilim tavan yapmıştı; ikisi de susuyordu ama bakışları birbirinin dudaklarında, boynunda, göğüslerinde dolaşıyordu.
Carmen aynanın karşısına geçti, elbisenin arkasındaki fermuarı indirmeye çalıştı. Parmakları heyecandan titriyordu, fermuar takılmıştı. Rafael hemen arkasına geçti. “Yardım edebilir miyim?” diye sordu kibarca ama sesindeki o derin istek gizlenmiyordu. Carmen başını evet anlamında salladı. Rafael’in büyük, sıcak parmakları ensesinden beline doğru indi. Fermuarı yavaşça açarken parmak uçları Carmen’in çıplak sırtında gezindi; her dokunuş elektrik gibiydi. Carmen istemeden, kontrol edemeden bir inilti kaçırdı dudaklarından: “Ahh…” Ses kendi kulağına bile yabancı geldi. Rafael duraksamadı, parmaklarını biraz daha bastırarak sırtını okşadı. Aynadan bakışları kesişti. Carmen’in gözleri arzuyla buğulanmıştı, Rafael’in ise çenesi kasılmış, nefesi hızlanmıştı.
“Bunu istemiyorum demiyorum,” dedi Carmen nefes nefese, sesi neredeyse iniltiye dönüşmüştü. Bu cümle ikisini de serbest bıraktı. Rafael eğildi, dudaklarını Carmen’in boynuna bastırdı. Sıcak, ıslak öpücükler teninde dolaşıyor, dili hafifçe emiyordu. Carmen’in gözleri kapandı, başı yana düştü. “Ne yapıyorum ben… ama durmak istemiyorum,” diye düşündü. Dönüp Rafael’in kalın, etli dudaklarını yakaladı. Öpüşmeleri tutkulu, ıslak ve açtı; dilleri birbirine dolanıyor, dişleri birbirine çarpıyordu. Carmen’in eli aşağı kaydı, Rafael’in pantolonunun önündeki dev kabartıyı avuçladı. “Vay be… bu gerçek olamaz,” diye iç geçirdi. Yarağın kalınlığı, sıcaklığı ve uzunluğu avucunun içinde zonkluyordu. Rafael homurdandı, kalçalarını öne doğru itti. “Evet, istiyorum,” dedi boğuk bir sesle. Carmen de dudaklarını ayırmadan cevap verdi: “Ben de istiyorum Rafael… sik beni.”
Rafael onu nazik ama kararlı bir şekilde kabin duvarına yasladı. Dizlerinin üstüne çöktürdü. Pantolonunun fermuarını indirdi ve kocaman, damarlı siyah yarağını dışarı çıkardı. Carmen’in gözleri faltaşı gibi açıldı. “Bu kadar kalın, bu kadar siyah ve uzun bir yarak… kocamınkinin iki katı var,” diye düşündü, ağzı sulanmıştı. Rafael yarağının başını Carmen’in dolgun dudaklarına sürdü. Carmen ağzını sonuna kadar açtı, dilini alt tarafına bastırarak almaya başladı. Rafael yavaşça kalçalarını ileri itti, yarağı boğazına kadar girdi. Carmen’in gözlerinden yaşlar süzüldü ama zevkten inliyordu. “Mmmph… gluck… gluck…” Sesleri kabinde yankılanıyordu. Rafael saçlarını kavradı, ritmi kontrol ederek derin boğaz yaptırdı. Carmen’in boğazı geriliyor, nefesi kesiliyor ama amından sular bacak içlerine akıyordu. Yarağın tadı, kokusu, damarlarının dilindeki hissi onu delirtiyordu. Rafael’in kalın sesi üstünden geldi: “İyi kız… o güzel Türk ağzınla yala şunu.”
Birkaç dakika sonra Rafael onu ayağa kaldırdı, aynanın tam karşısına çevirdi. Elbisesini beline sıyırdı, ıslak külodunu kenara çekti. Carmen’in pürüzsüz, pembe amı aynada parlıyordu. Rafael arkadan yaklaştı, yarağının kocaman başını am dudaklarının arasına yerleştirdi ve tek hamlede köküne kadar gömdü. “Ahhhhhh!” Carmen’in çığlığı kabininde patladı. Acı ve zevk karışımı inanılmazdı; amı ilk kez bu kadar dolduruluyordu. Rafael sertçe, hızlıca vurmaya başladı. Her seferinde kalçaları Carmen’in yumuşak etine çarpıyor, tok sesler çıkarıyordu. Bir eliyle önden memelerini avuçluyor, sertçe sıkıyor, parmaklarını meme uçlarında gezdiriyordu. Diğer eli aşağı inmiş, şişmiş klitorisini dairesel hareketlerle ovuşturuyordu. Aynadan izliyorlardı; Carmen’in beyaz, kıvrımlı vücudu Rafael’in koyu, kaslı bedenine yaslanmış, siyah yarak amına girip çıkıyordu. “Bak kendine… nasıl da yutuyor o kalın siyah yarağı,” diye fısıldadı Rafael kulağına. Carmen’in bacakları titriyordu, “Daha sert… lütfen daha sert sik,” diye yalvardı.
Rafael birden pozisyon değiştirdi. Carmen’i kolayca kucağına aldı, bacaklarını beline doladı. Duvara yaslanarak derin ve hızlı vuruşlara devam etti. Her inişte yarağı tamamen içine giriyor, rahmini zorluyordu. Carmen kollarını boynuna dolamış, inliyordu. “İçime boşal… lütfen Rafael, içime doldur,” diye yalvarıyordu her vuruşta. Amının kasları yarağın etrafında sıkılıyor, zevk dalgaları belkemiğinden yukarı tırmanıyordu. Rafael’in alnında ter birikmişti, kasları gerilmişti, ama tempo değiştirdi, daha yavaş, daha derin vurmaya başladı. Göz göze geldiler. Carmen’in dudakları aralandı, “Bitirme… henüz boşalma… devam et,” diye inledi. Rafael gülümsedi, yarağını tamamen çıkarıp tekrar kökledi. Gerilim havada asılı kalmıştı; ikisinin de orgazmı yakındı ama henüz değildi. Carmen’in bedeni titriyor, amı daha fazla istiyor, Rafael’in koyu teninde ter damlaları süzülüyordu. Kabin sıcak ve ıslak kokuyordu; ikisi de biliyordu ki bu sadece başlangıçtı.
Rafael’in güçlü kolları Carmen’in dolgun kalçalarını iyice kavradı, parmakları etine gömülürken yarağını daha da derine bastırdı. Otuz iki yaşındaki siyah adamın kaslı bedeni ter içinde parlıyordu, koyu teni Carmen’in beyaz vücuduna yapışmıştı. Kabin o kadar dar ve sıcak olmuştu ki nefes almak bile zorlaşıyordu. Carmen yirmi sekiz yaşındaki evli Türk kadının bacakları Rafael’in beline dolanmış halde titriyordu, her yavaş ve ezici sokuşta amının duvarları o damarlı siyah yarağı sıkıca sarıyordu. “Ahhh… sik beni… daha derine… rahimimi döv,” diye inledi Carmen, sesi kısık ve açgözlüydü. İçinden geçenler karmakarışıktı; kocası evde uyurken burada bu dev yarağın içinde eridiğini, amının hiç bu kadar gerilmediğini, zevk dalgalarının belkemiğinden beynine vurduğunu düşünüyordu. Rafael’in kalın başı her seferinde en derin noktasına çarpıyor, karnının içinde bir baskı yaratıyordu. Aynadan izledikleri görüntü onları daha da azdırıyordu: Carmen’in dolgun memeleri Rafael’in göğsüne sürtünüyor, pembe uçları sertleşmiş halde sallanıyordu.
Rafael birden hızını artırdı, kucağında taşıdığı kadını duvara daha sert yaslayarak kısa ve hızlı darbelerle vurmaya başladı. Tok… tok… tok… sesleri kabinde yankılanıyordu. Carmen’in ıslak amından fışkıran sular Rafael’in toplarına kadar sıçrıyordu. “Bak şuna… evli Türk amın nasıl da yutuyor benim kalın siyah yarağımı,” diye homurdandı Rafael, sesi kalın ve alaycıydı. Carmen gözlerini aynadan ayırmadan başını salladı, “Evet… yutuyorum… kocamın sikinden iki katı büyük bu yarak… amımı mahvediyor… devam et!” Rafael’in ter damlaları Carmen’in boynuna düşüyor, ikisinin karışan kokusu –erkeksi ter, kadınsal ıslaklık ve pahalı elbisenin kumaşı– kabini tamamen doldurmuştu. Carmen’in eli Rafael’in ensesine gitti, tırnaklarını batırdı. Orgazmı yaklaşıyordu, amının kasları kontrolsüzce kasılıyor, yarağın etrafında ritmik şekilde sıkıyordu. “Boşalmak üzereyim… durma… siktir et beni!” diye yalvardı. Rafael gülümsedi, beyaz dişleri loş ışıkta parladı ve ritmi bozmadan, her sokuşta klitorisine sürtünecek şekilde kalçalarını oynattı.
Carmen’in bedeni birden kasıldı. İlk orgazmı şiddetli bir şekilde patladı. Bacakları Rafael’in belini kırarcasına sıktı, amından sıcak sular fışkırdı, yarağın üzerine boca oldu. “Aaaahhhhh! Geliyorum… amım boşalıyor!” diye çığlık attı. Gözleri kaydı, ağzı açık kaldı, salyası dudağından sızdı. Rafael onu bırakmadı, orgazmının tam ortasında daha sert vurmaya devam etti. Carmen’in vücudu sarsılıyor, zevkten gözlerinden yaş geliyordu. “İyi kız… evli orospum… amın benim yarağımın etrafında fışkırtıyor,” diye fısıldadı Rafael kulağına, sesindeki hakimiyet Carmen’i daha da delirtiyordu. İçinden “Bu adam beni mahvediyor, kocamı düşünemiyorum bile, sadece bu siyah yarak var,” diye geçti Carmen’in aklından. Orgazmı uzadıkça uzadı, bacakları titremeye devam etti.
Rafael onu yavaşça yere indirdi ama yarağını içinden çıkarmadı. Carmen’in ayakları yere değdiği anda onu çevirdi, aynanın karşısındaki küçük prova taburesine eğdi. Elbisesi belinde toplanmış halde, yuvarlak kalçaları havada, ıslak ve kızarmış amı tamamen açıkta kalmıştı. Rafael arkasından yaklaştı, kocaman elleriyle kalçalarını ayırdı ve yarağının başını tekrar o pembe dudaklara dayadı. Tek hamlede kökledi. “Oofff!” Carmen’in sesi boğuk çıktı. Bu açıdan daha derine giriyordu, rahmini zorluyordu. Rafael iki eliyle belini kavradı ve piston gibi sikmeye başladı. Her çekilişte yarağı neredeyse tamamen çıkıyor, sonra ıslak bir şlap sesiyle tekrar gömülüyordu. Carmen’in memeleri tabureye doğru sarkmış, ileri geri sallanıyordu. Rafael bir eliyle saçlarını çekti, başını kaldırttı ki aynadan izlesin. “Bak kendine… şu haline bak… kocasının aldığı elbiseyi giymiş, amına siyah yarak yediriyorsun,” dedi alaycı bir sesle.
Carmen aynadaki görüntüye baktı: yüzü kızarmış, makyajı akmış, dudakları şişmiş, gözleri arzu dolu. Rafael’in koyu bedeni arkasında dev gibi duruyor, kalın siyah yarak amına girip çıkıyordu. “Evet… bakıyorum… daha sert sik… amımı yırt… ben senin orospunum bugün,” diye cevap verdi Carmen, sesi tamamen teslim olmuştu. Rafael’in tempo’su arttı, topları Carmen’in klitorisine çarpıyor, ıslak sesler çıkıyordu. Terleri birbirine karışıyor, damlalar yere düşüyordu. Carmen ikinci orgazmın yaklaştığını hissetti. Amı yine kasılmaya başladı, duvarları yarağı mengene gibi sıktı. “Yine geliyorum… içime… boşal içime Rafael!” diye yalvardı. Rafael saçını daha sert çekti, “Henüz değil kaltak… önce ağzınla temizle şunu.”
Yarağını birden çıkardı, Carmen’i tabureden kaldırıp dizlerinin üzerine çöktürdü. Kocaman, damarlı, kadın sularıyla parlayan siyah yarak Carmen’in yüzünün önünde zonkluyordu. Carmen hemen ağzını açtı, dilini dışarı uzattı. Rafael yarağını boğazına kadar soktu, iki eliyle başını tutup yüzünü sikmeye başladı. “Gluck… gluck… mmmph…” Sesleri kabini doldurdu. Carmen’in gözlerinden yaşlar akıyor, boğazı geriliyor ama zevkten amı hâlâ sızlıyordu. Rafael’in yarağı ağzının içinde nabız gibi atıyordu, tadı kendi sularıyla karışmıştı. “Em şunu… iyi bir Türk orospusu gibi yala o siyah yarağı,” diye emretti Rafael. Carmen bütün yeteneğini kullandı, dilini damarların üzerinde gezdirdi, toplarını yaladı, boğazını rahatlattı. Birkaç dakika boyunca Rafael yüzünü kullandı, sonra onu tekrar ayağa kaldırdı.
Bu sefer Carmen’i tabureye oturtup bacaklarını omuzlarına aldı, misyoner pozisyonda üzerine abandı. Yarağı yine amına gömüldü, bu sefer daha kontrollü ama çok daha derin. Carmen’in sırtı tabureye yapışmıştı, Rafael’in ağırlığı altında eziliyordu. Her sokuşta “plak… plak…” sesleri çıkıyordu. Carmen kollarını Rafael’in boynuna doladı, tırnaklarını sırtına geçirdi. “Daha… daha sert… amımı doldur… içimi hisset,” diye inliyordu. Rafael’in alnından ter akıyor, kasları şişmişti. Göz göze geldiler, Rafael’in bakışları vahşiydi. “Bu am artık benim… kocan bir daha giremeyecek kadar genişleteceğim,” dedi. Carmen başını salladı, “Evet… senin… sadece senin siyah yarağın için açacağım bacaklarımı…” Üçüncü orgazmı yaklaşıyordu. Bedeni gerildi, amı yarağın etrafında deli gibi kasıldı ve patladı. Bu seferki daha şiddetliydi, bütün vücudu sarsıldı, çığlığı kabin duvarlarında yankılandı. “Geliyorum again… aaahhh… siktirrr!”
Rafael tempo’yu hiç düşürmedi. Carmen orgazmının içinde kıvranırken o daha hızlı, daha vahşi sikmeye devam etti. Sonunda kendi doruğuna yaklaştığını hissetti. Yarağı şişti, damarları daha da belirginleşti. Carmen’i tabureden kaldırdı, duvara dayadı ve arkadan son kez girdi. Kalçalarını sıkıca tutup makineli tüfek gibi vuruyordu. “Boşalacağım… al hepsini,” diye homurdandı. Carmen yorgun ama hâlâ aç bir sesle, “Doldur… evli amımı siyah dölünle doldur… içime boşal,” diye yalvardı. Rafael son birkaç vuruşu yaptı, köküne kadar gömülü halde kaldı ve patladı. Kalın, sıcak fışkırmalar Carmen’in amının derinlerine boşaldı, rahmini doldurdu. Dölü taşarak bacaklarından aşağı süzülmeye başladı.
Rafael yarağını yavaşça çıkardı, Carmen’in amı açık kaldı, kırmızı ve şiş, içinden beyaz siyah karışımı döller akıyordu. Carmen dizlerinin üzerine çöktü, yorgunluktan nefes nefese. Rafael yarağını Carmen’in dudaklarına sürdü, son damlaları da ağzına verdi. Carmen yaladı, tadını içine çekti. Rafael son kez saçlarını tutup yüzüne baktı ve pis pis sırıttı: “Şimdi git kocana, amındaki siyah dölümle otur, orospu.”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories