Şafak Öncesi Çift Randevu, İki Arkadaşın Karılarını Değiştirdi
İki evli arkadaş, 28 ve 29 yaşındaki karılarını şafak öncesi karşılıklı rızayla anal olarak değiştirdi.
32 yaşında evli bir adam olarak, o geceyi asla unutamayacağım. En yakın arkadaşım 34 yaşındaki Mert’le yıllar süren dostluğumuzun içinde, karılarımız da yavaş yavaş bu dostluğun en ateşli parçası haline gelmişti. Benim 29 yaşındaki karım Ayşe ve Mert’in 28 yaşındaki karısı Deniz… Dördümüz uzun zamandır aynı grup sohbetinde, önce masum şakalarla başlayan mesajları zamanla tamamen cinsel ima ve flörtle doldurmuştuk. “Bu kalçalar kime ait acaba?” diye başlayan laflar, “Şafak sökmeden önce bir çift randevu ayarlasak mı?” gibi cümlelere evrilmişti. Ayşe bazen Mert’e “Senin sert ellerin altında olmak nasıl bir şey acaba?” diye yazıyor, Deniz de bana “Arkadan yavaş yavaş girsen, bütün gece inlerim” diye cevap veriyordu. Her mesajda sikim pantolonumun içinde zonkluyor, Ayşe’nin ise amı sırılsıklam olduğunu biliyordum. Hepimiz evliydik, ama bu fantezi hepimizi ele geçirmişti.
O gece şafak öncesi, Mert’in evinin salonunda dördümüz karşılıklı otururken konuyu açık açık konuştuk. Kimse sarhoş değildi, kimse zorlamıyordu. Herkesin rızası tamdı. Mert karısına baktı, ben Ayşe’ye… Sonra Deniz’in gözlerine. “Eş değiştirelim mi?” dediğim anda Ayşe ile Deniz birbirlerine gülümsediler. O gülümsemede utangaçlık yoktu; sadece aç bir beklenti vardı. Ayşe, “Bu gece onları değiştirelim,” dedi yumuşak ama kararlı bir sesle. Deniz de hemen başını salladı. “Evet… istiyorum. Hem de çok.” İçimde bir ateş topu patladı. Yıllardır hayalini kurduğumuz şey gerçek oluyordu. Kalbim öyle hızlı atıyordu ki nefesim daraldı. Mert’in de gözleri parlıyordu; eli karısının dizinde geziniyordu ama bakışları Ayşe’nin dolgun memelerindeydi.
Konuşma fantezilere kaydı. Deniz, “Uzun zamandır senin kalın sikinin götümde nasıl hissedeceğini düşünüyorum,” diye fısıldadı. Ses tonu hem utangaç hem de davetkârdı. Ben de elimi yavaşça onun kalçasına koydum. Kotunun üzerinden bile o yuvarlak, sıkı etin sıcaklığını hissediyordum. Parmaklarımı hafifçe bastırdım, okşadım. Deniz hafifçe kıpırdandı, bacağını araladı. Kulağıma eğilip, “Arkadan istiyorum… götümü senin için açacağım,” diye fısıldadı. O cümleyle gerilim tavan yaptı. Ayşe’nin yanakları kızarmış, nefesi hızlanmıştı. Mert kalktı, karısının bluzunun düğmelerini açmaya başladı. Kimse dur demedi. Hepimiz aynı anda soyunmaya başladık.
Deniz’in vücudu ortaya çıktıkça gözlerim faltaşı gibi açıldı. 28 yaşında, sporla şekillenmiş bir vücut; dolgun ama sıkı kalçalar, ince bel, dik memeler. Amının üstündeki ince şerit tüy ıslaklaşmıştı bile. Ben de gömleğimi çıkardım, pantolonumu indirdim. Sikim zaten taş gibi sertti, damarları dışarı fırlamıştı. Mert de Ayşe’yi soymuştu. Karımın 29 yaşındaki o muhteşem kalçaları ortaya çıkınca Mert’in sikinin seğirdiğini gördüm. Herkes birbirinin rızasını gözleriyle teyit ediyordu. “İstiyorum,” dedi Deniz bir kez daha. “Hepiniz istiyoruz,” diye cevap verdi Ayşe. Arzu tamamen kontrolü ele almıştı. Salonun havası ağırlaşmış, sadece nefes sesleri ve kumaş hışırtıları duyuluyordu.
Deniz hiç vakit kaybetmeden koltuğun üzerine dört ayak oldu. Dizlerini açtı, belini iyice çukurlaştırdı ve elleriyle kalçalarını iki yana ayırdı. O dar, pembe göt deliği tamamen açıktaydı. Titriyordu. “Hazırım,” dedi. Sesinde hem korku hem de büyük bir arzu vardı. Yanına bol kayganlaştırıcı ve tükürük getirdim. Önce parmağımı tükürükledim, deliğinin etrafında daireler çizdim. Yavaşça bastırdım. Sıcak, inanılmaz derecede dar bir his sardı parmağımı. Deniz inledi. “Devam et… aç beni.” İkinci parmağımı da soktum, yavaş yavaş gidip geldim, deliğini esnettim. Kayganlaştırıcıyu da bolca döktüm. Üç parmağım rahatça girip çıkmaya başlayınca Deniz’in inlemeleri yükseldi. “Ahh… sikini istiyorum artık.”
Mert de Ayşe’yi aynı pozisyonda, tam yanımıza yerleştirmişti. Karımın götü de aynı şekilde açılmış, Mert’in kalın sikini yutmak için hazır bekliyordu. Mert tükürüğünü akıttı, parmakladı, sonra sikinin başını dayadı ve sertçe itti. Ayşe yüksek sesle inledi: “Evet! Daha sert!” İkimiz de yan yana, karılarımızı domaltmış halde ritme girdik. Ben Deniz’in belini kavradım, sikimin başını o şimdi biraz daha açılmış deliğe bastırdım. Yavaşça, santim santim girdim. Darlık inanılmazdı. Götünün iç duvarları sikimi mengene gibi sıkıyordu. Deniz dişlerini sıktı, ama “Durma… hepsini alıyorum,” diye yalvardı. Tamamen kökledim. Taşaklarım kalçalarına değiyordu. Sonra ritmik şekilde pompalamaya başladım. Çıkıyor, tekrar dibine kadar sokuyordum.
Yanımızda Mert de Ayşe’yi hızlı hızlı sikiyordu. Ayşe’nin memeleri ileri geri sallanıyor, “Daha derin Mert… götümü parçala!” diye bağırıyordu. Deniz de aynı anda inliyordu: “Senin sikin… çok kalın… içimi dolduruyor!” İkimizin ritmi birbirine uymuştu. Salon ıslak şapırtılar, inlemeler ve tokat gibi çarpma sesleriyle dolmuştu. Deniz’in götü artık tamamen alışmıştı; sikim rahatça girip çıkıyordu. Terli sırtı parlıyordu. Elleriyle kalçalarını daha da açıyor, “Daha hızlı… lütfen daha hızlı sik beni!” diye yalvarıyordu.
Pozisyon değiştirmek istedim. Deniz’i sırtüstü çevirdim. Bacaklarını omuzlarıma aldım, misyoner tarzı anal için mükemmel bir açı oluştu. Göz göze geldik. Bakışlarında sadece şehvet vardı. Sikimi yine o ıslak, açılmış deliğe dayadım ve bu sefer daha derin girdim. Bu pozisyonda her santimini hissediyordum. Deniz’in gözleri kaydı, ağzı açık kaldı. “İçime boşal… lütfen içime boşal,” diye inledi. Yanımızda Mert de Ayşe’yi aynı şekilde yatırıp sertçe götünden düzerken Ayşe de “Boşal içime, Mert! Hissediyorum seni!” diye bağırıyordu.
Ritmimiz hızlandı. Deniz’in götü sikimin etrafında kasılıyor, beni emiyordu. Artık dayanamıyordum. Mert’le aynı anda boşaldık. Ben Deniz’in derinliklerine sıcak sıcak fışkırtırken o da Ayşe’nin içine boşalıyordu. İki kadın da aynı anda zevkten titreyerek geldiler; anal orgazm vücutlarını sarsıyordu. Deniz’in bacakları titriyordu, gözleri kaymıştı.
Boşaldıktan sonra ter içindeki bedenlerimizi toparladık. Deniz’i uzun uzun öptüm. Dili ağzımın içindeydi, hâlâ inliyordu. Ayşe de Mert’in boynuna sarılmış, nefes nefese onu öpüyordu. Deniz kulağıma eğildi, sesi titrek ama kararlıydı: “Bundan sonra her ay yapalım… ama bu yeterli değil. Daha fazlasını istiyorum. Seninle, Mert’le, Ayşe’yle… şafak tamamen sökene kadar devam etmek istiyorum.”
Gözlerindeki o açlık bitmemişti. Mert ve Ayşe de birbirlerine aynı bakışla bakıyorlardı. Gece daha yeni başlıyordu ve hiçbirimiz kalkmak istemiyorduk.
32 yaşında evli bir adam olarak o gece salonun ortasında, terli ve spermlenmiş bedenlerin arasında dururken içimde kopan fırtına dinmek bilmiyordu. Deniz’in kulağıma fısıldadığı “daha fazlasını istiyorum” cümlesi kulaklarımda yankılanıyordu. 28 yaşındaki o sporcu karısının göt deliğinden kendi sıcak spermlerim yavaşça sızarken sikim yine taş gibi sertleşmeye başladı. Mert’le göz göze geldik; 34 yaşındaki arkadaşımın bakışlarında aynı açlık vardı. Ayşe, 29 yaşındaki karım, onun kucağında hafifçe kıpırdanıyordu, memeleri hala sert ve uçları kabarmış haldeydi. Kimse kalkmak istemiyordu. Gece daha yeni başlıyordu.
Deniz hiç beklemeden dört ayak üstüne kalktı, bu sefer daha kaba bir şekilde kalçalarını iki yana ayırdı. Parmakları kendi göt deliğinin kenarlarını geriyor, pembe halkayı iyice açıyordu. “Parmaklarını sok önce… üçünü birden,” diye yalvardı. Sesinde utangaçlık yoktu, sadece hayvani bir ihtiyaç vardı. Tükürüğümü bolca akıttım, üç parmağımı birden bastırdım. Sıcak, ıslak ve hala biraz yapışkan olan içini esnettim. Deniz’in beli çukurlaştı, inlemeleri alçak ve boğuk çıkıyordu. “Evet… aç beni kocacığım… Mert’in karısını senin için genişletiyorum.” O kelimeler sikimi zonklattı. İçimden geçiriyordum: en yakın arkadaşımın karısını parmaklarımla genişletmek, onun rızasıyla götünü hazırlamak, yıllardır bastırdığımız her fanteziyi realize ediyordu.
Mert de Ayşe’yi aynı pozisyona getirdi, tam yanımıza. Karımın o dolgun, yuvarlak kalçaları Mert’in avuçlarında eziliyordu. Mert tükürüğünü akıttı, iki parmağını birden sokup çıkarıyordu. Ayşe’nin sesi yükseldi: “Daha fazla parmak Mert… götümü hazırla ki sikin rahat girsin.” Yan yana domalmış iki kadın, iki koca… Salon sadece ıslak şapırtılar ve inlemelerle doluyordu. Ben Deniz’in belini kavradım, sikimin başını o şimdi daha açık olan deliğe dayadım ve tek harekette kökledim. Darlık hala inanılmazdı ama bu sefer alışmıştı. Taşaklarım kalçalarına vurdukça tok sesler çıkıyordu. Hızımı artırdım, neredeyse vahşice pompalamaya başladım. Her çıkışta götünün kenarları sikimin damarlarına yapışıyor, her girişte içini tamamen dolduruyordum.
Deniz başını geriye attı, “Sik beni… arkadaşımın kocası olarak götümü parçala!” diye bağırdı. Bu kirli konuşma beni uçuruma sürüklüyordu. Yanımızda Mert de Ayşe’yi aynı sertlikte düzüyordu. Karımın memeleri ileri geri sallanıyor, “Daha hızlı… götüm senin olsun Mert!” diye haykırıyordu. Ritmimiz birbirine girmişti. İkimiz de karılarımızın kalçalarına tokatlar indiriyor, saçlarını hafifçe çekiyorduk. Deniz’in götü sikimin etrafında kasılıyor, beni emiyordu. Terimiz birbirine karışıyor, damlalar halının üzerine düşüyordu. İçimde yükselen orgazm dalgasını zor tutuyordum ama henüz bitirmek istemiyordum.
Pozisyon değiştirdik. Deniz’i sırtüstü yatırdım, bacaklarını iyice omuzlarıma aldım. Bu misyoner anal pozisyonuyla göz göze geldik. Bakışlarında sadece teslimiyet ve açlık vardı. Sikimi yine o ıslak, kızarmış deliğe bastırdım ve bu sefer milim milim, çok yavaş girdim. Her santimini hissetmek istiyordum. Deniz’in ağzı açık kaldı, gözleri kaydı. “İçimi dolduruyorsun… çok kalın… ahh!” İnlemeleri yükseldikçe ben de hızlandım. Bacakları titriyordu. Parmaklarımı amına sokup klitorisini okşadım. Çift uyarımla birlikte vücudu gerildi, anal orgazmı bütün kaslarını kilitledi. Götü sikimin etrafında öyle şiddetle kasılıyordu ki boşalmamak için dişlerimi sıktım.
Mert de Ayşe’yi aynı pozisyona almış, sert darbelerle götünden sikiyordu. Karımın “Boşalmak üzereyim… içime ver Mert!” çığlıkları odayı inletiyordu. İki kadın neredeyse aynı anda geldiler. Vücutları sarsılıyor, bacakları titriyordu. Biz ise hala içlerindeydik, ritmimizi bozmadan devam ediyorduk. Sonra Mert’le bakışıp anlaştık. Artık değiştirmenin zamanıydı. Geceyi tam anlamıyla eş değiştirerek yaşamak istiyorduk.
Deniz ve Ayşe gülümsediler, terli yüzlerinde onay vardı. Yer değiştirdik. Şimdi Ayşe karşımdaydı, kendi karımın götü Mert’in spermiyle parlıyordu. Bu görüntü beni delirtti. Sikimi o kaygan, sıcak deliğe dayadım ve tek seferde dibine kadar soktum. Ayşe yüksek sesle inledi: “Evet kocacığım… şimdi senin sıran… arkadaşımın sperminin üstüne sikini sok.” O kelimeler beni vahşileştirdi. Hızlı ve derin darbelerle karımı götünden düzmeye başladım. İçindeki Mert’in izlerini hissetmek tuhaf bir zevk veriyordu. Ayşe’nin tırnakları sırtıma geçti, “Daha sert… götümü mahvet!” diye yalvardı.
Mert ise Deniz’in üstüne çıkmıştı. 28 yaşındaki karısını bacakları omuzlarında, sertçe anal olarak sikiyordu. Deniz’in sesi artık kısık ve yalvaran tondaydı: “Mert… senin kalın yarrağın içimi yırtıyor… devam et!” İki çift yine yan yanaydı ama bu sefer partnerler değişmişti. Bu değişimle birlikte her şey daha yasak, daha yoğun hale geldi. Ben Ayşe’nin memelerini sıkıyor, sertçe emiyordum. O da belimi kavrıyor, kalçalarını bana doğru itiyordu. Her sokuşta ıslak şapırtılar ve et çarpma sesleri yükseliyordu.
Daha fazla dayanamadık. Kadınları yan yana, dizlerinin üstüne getirdik. Mert’le sırayla ikisini de sikmeye başladık. Bir ben Ayşe’nin götüne giriyordum, bir Mert Deniz’inkine. Sonra yer değiştiriyorduk. Bu tam bir eş değiştirme şöleniydi. Kadınlar birbirlerine dönmüş, dilleri birbirinin ağzında, memeleri birbirine sürtünüyordu. Ayşe Deniz’in dudaklarını emerken ben Ayşe’nin götünü sikerken, Mert de Deniz’in kalçalarına tokat atıyordu. Herkesin rızası tamdı, herkes daha fazlasını istiyordu.
Son raunda geçtik. Deniz’i kucağıma aldım, ters oturttum. Sikim götündeyken yavaşça üstüne oturttu kendini. Kalçaları dizlerime değdikçe tamamen içine alıyordu. Elleriyle bacaklarımı kavrıyor, inleyerek inip kalkıyordu. “Götüm seni emiyor… hissediyor musun?” diye soruyordu. Ben de kalçalarını avuçlayıp ritmi hızlandırıyordum. Ayşe de Mert’in kucağında aynı şekilde, ters cowgirl pozisyonunda anal olarak biniyordu. İki kadın da birbirine bakıyor, göz göze geldiklerinde gülümsüyorlardı. Bu görüntü, bu sesler, bu kokular beni zirveye taşıdı.
Mert’le neredeyse aynı anda boşaldık. Ben Deniz’in derinliklerine ikinci kez sıcak sıcak fışkırtırken o da Ayşe’nin götünün içine boşalıyordu. Kadınlar da son anal orgazmlarını yaşıyorlardı. Deniz’in vücudu kucağımda kasılıyor, tırnakları kollarıma geçiyordu. Ayşe’nin çığlıkları tavanı inletiyordu. Hepimiz ter içinde, nefes nefese, birbirimizin üzerine yığıldık. Salon ağır bir seks kokusuyla dolmuştu. Uzun uzun öpüştük, dillerimiz birbirine dolandı. Kimse konuşmuyordu ama herkes aynı şeyi düşünüyordu: bu gece bitmemeliydi.
Fakat pencereden ilk gri ışıklar sızmaya başlamıştı. Şafak yaklaşıyordu. Deniz son bir kez kulağıma eğildi, sesi yorgun ama mutlu: “Her ay… her seferinde daha sert.” Ayşe de Mert’in boynuna sarılmış, aynı şekilde fısıldıyordu. Hepimiz gülümsedik. Bedenlerimiz birbirine yapışmış halde öylece kaldık.
Ve o şafak öncesi çift randevu, dört hayatı da sonsuza dek değiştirmişti.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories