Sıkı Rakibin Terli Teslimiyeti

Roxanne ve Gwen, spor salonunda terli amlarını yalayarak rakip lesbiyen sevişmeye teslim oluyorlar.

8 min read September 07, 2026New

Spor salonunun flüoresanları neredeyse tamamen sönmüştü; sadece soyunma odasına giden koridorun ucundaki loş ışık, lastik matların üzerine soluk bir huzme düşürüyordu. Roxanne, bench press’ten kalktığında omuzları hâlâ titriyordu. Yirmi üç yaşındaydı ve aynı salonda, aynı saatlerde, aynı ağırlıklarla üç yıldır Gwen’le didişiyordu. İkisi de eğitmendi; ikisi de birbirinin formunu, ter kokusunu, kalça kaslarının nasıl oynadığını ezbere bilirdi. Ama gurur, dilin ucuna gelen her itirafı yutuyordu.

Gwen squat rafının yanında durmuş, nefes nefese, spor sutyeninin altından süzülen ter damlalarını silmeye çalışıyordu. Kumaş göğüslerine yapışmış, koyu hale getirmişti. Roxanne’in bakışları orada takıldı. İçinden “Siktir, ne kadar da dolgun” diye geçirdi; dışarıya ise alaycı bir gülümseme sızdırdı.

“Bu kadar mı terliyorsun yenilince?” diye sordu, çenesini Gwen’in ıslak sutyenine doğru kaldırarak. “Göğüslerin resmen ağlıyor.”

Gwen güldü; o gülüşte hem hırs hem de başka bir şey vardı. Adım adım yaklaştı. Matın üzerindeki ter kokusu ikisinin de burnuna dolmuştu: tuzlu, sıcak, kadınsı. “Senin de amın ıslak değil mi benden korkunca?” diye fısıldadı, sesi kalınlaşmış. “Bakıyorum bakıyorsun. Yıllardır bakıyorsun.”

Roxanne’in boğazı düğümlendi. Gururu hâlâ direniyordu ama bacaklarının arası çoktan kayganlaşmıştı. “Korkmuyorum,” dedi, yine de geri adım atmadı. Gwen’in parmakları onun terli boynuna değdi; tuzlu teni yaladı, dilini köprücük kemiğine indirdi. Roxanne titredi. Karşılık olarak Gwen’in karnını öptü, dilini göbek deliğinin etrafında gezdirdi, spor taytının kenarındaki tuz kabuklarını dilinin ucuyla söküp aldı. İkisi de soluk soluğa, birbirinin terini tadarak flörtü ateşe verdi.

Sonra Gwen birden Roxanne’in yüzünü tuttu ve dudaklarına yapıştı. Öpücük sertti, dil dilin üstüne bindi, dişler dudak ısırdı. Roxanne’in beyninde tek bir cümle yankılandı: Teslimiyet başlıyor. Elleri Gwen’in kalçasına kaydı, ıslak taytı sıvazladı. Gwen de onun saçlarını kavradı, öpüşmeyi derinleştirdi. Matın üstünde, kimsenin olmadığı salonda, rekabet bir anda açlığa dönüştü.

Roxanne Gwen’i yavaşça halının üzerine yatırdı. Taytını ve külodunu tek hamlede çekti; Gwen’in amı sırılsıklam, pembe ve şişmişti. Ter, kalçalarının kıvrımına birikmişti. Roxanne eğildi, dilini yarığa bastırdı. Tuzlu-tatlı bir tat patladı ağzında. “Siktir ne kadar da ıslaksın,” diye mırıldandı amına karşı, sonra dilini klitorise sardı, emdi, yaladı. Gwen bacaklarını açtı, inledi, Roxanne’in saçlarını sıkıca yakaladı.

“Parmaklarını sok… acele etme, ama derin,” diye boğuk boğuk buyurdu. Roxanne iki parmağını birden soktu; ıslak et onu hemen yuttu. Hızlı hızlı pompalamaya başladı, dilini de ritme uydurdu. Gwen’in kalçaları matta sıçrıyordu. “İşte böyle… amımı yala, rakibim,” diye inledi, sesi hem alaylı hem de teslimiyet dolu. Roxanne parmaklarını kıvırıp o nokta buldu; Gwen’in bacakları titredi. İçinden “Bu gece ikimiz de kaybediyoruz, ama sikeyim kaybetmeyi” diye geçirdi.

Pozisyon değiştirdiler. Gwen, Roxanne’i altına alıp 69’a getirdi. İkisi de birbirinin amına gömüldü. Gwen’in dili Roxanne’in ıslak yarığına daldı, klitorisini emdi, aynı anda parmağını Roxanne’in göt deliğine götürüp yavaşça okşadı, ıslaklığı oraya sürdü. Roxanne inleyerek kalçalarını geriye itti; “Daha sert… götümü de hisset,” diye mırıldandı Gwen’in amına karşı. Sonra o da Defne’nin—hayır, Gwen’in—klitorisini dudağının arasına alıp emmeye koyuldu, dilini deliğe sokup çıkardı. Ter akıyordu alınlarından, boyunlarından, göğüslerinin arasından. Dominantlık sürekli el değiştiriyordu: bir an Gwen saçları çekip “Daha hızlı ye amımı” diyordu, bir an Roxanne parmaklarını derinlere gömüp “Sen de inle bakalım eğitmen” diye hırlıyordu.

Gwen’in parmağı Roxanne’in göt deliğinde dolaşırken Roxanne de Gwen’in klitorisini acımasızca emiyordu. Islak sesler, şapırtılar, iniltiler salonu doldurdu. “Boşalıyorum… siktir Roxanne, dilini çekme,” diye haykırdı Gwen. Roxanne çekmedi; aksine parmaklarını daha hızlı pompaladı, dilini klitorise bastırdı. Gwen’in amı kasıldı, sular fışkırır gibi aktı Roxanne’in çenesine. Aynı anda Gwen de Roxanne’in amını emmeye devam ediyor, göt deliğini okşuyordu; Roxanne’in bacakları sarsıldı, o da şiddetle boşaldı, “Ahhhh… amın tadı… daha…” diye boğuk boğuk inlerken kalçaları titredi. İkisi de ter ve am suyu içinde, matın üstünde sarsılarak orgazmı paylaştı; roller silinmiş, sadece ıslak, çiğ bir teslimiyet kalmıştı.

Nefesleri yavaş yavaş düzene girerken Gwen, titreyen bacaklarıyla doğruldu ve Roxanne’in kucağına oturdu. Göğüsleri birbirine yapıştı, terli ten teni okşadı. Uzun uzun öptü onu; dudakları tuzlu, şiş, hâlâ am tadı taşıyan. Elleri Roxanne’in saçlarında gezindi, alnını onun alnına yasladı.

“Artık her antrenmandan sonra burada…” diye fısıldadı, cümleyi bilerek yarım bırakarak, gülümseyerek. Gözlerinde hem zafer hem de yeni bir açlık vardı. “Ama bu sefer sıranın kimde olacağına… belki de ağırlıklarla karar veririz. Ya da dilimizle.”

Roxanne’in parmakları hâlâ Gwen’in ıslak kalçalarındaydı. İçinden “Bu sadece başlangıç” diye geçirdi; rekabet bitmemişti, sadece şekil değiştirmişti. Salondaki loş ışık ikisinin de terli vücutlarını yalıyordu. Gwen, Roxanne’in alt dudağını bir kez daha ısırdı, sonra kulağına eğildi:

“Yarın geç saatte yine yalnız kalırız. Ve bu sefer… ben seni matın üstünde dize getiririm. Amını öyle yalarım ki ismimi unutursun. Hazır mısın, rakibim?”

Roxanne gülümsedi, hâlâ nefes nefese. Cevap vermedi; bunun yerine elini Gwen’in hâlâ ıslak amına götürüp yavaşça sıvazladı, klitorisine dokundu. “Göreceğiz,” dedi sadece. Gerilim, orgazmdan sonra bile dağılmamıştı; aksine, bir sonraki turu, bir sonraki teslimiyeti, belki de sabaha kadar sürecek bir savaşın vaadini taşıyordu. Dışarıda şehir uyuyordu ama salonda, terin ve kadının kokusu içinde, iki rakip hâlâ birbirinin teninde yanıyordu.

Roxanne’in parmakları Gwen’in amını sıvazlamaya devam ederken Gwen inleyerek kalçalarını ileri itti. “Hâlâ açsın demek,” diye hırladı, sesi boğuk. “Az önce boşaldın ama amın hâlâ sızıntı yapıyor. Bak, parmaklarım ıslanıyor yine.” Roxanne iki parmağını birden içeri soktu, ıslak etin sıcaklığına gömüldü. Gwen’in tırnakları onun sırtına battı, terli tenini çizdi. “Daha sert… sik gibi kullan parmaklarını,” diye buyurdu. Roxanne dinledi; parmaklarını hızla pompaladı, avuç içiyle klitorise vurdu, her darbede şapırtı sesi yükseldi. Gwen’in göğüsleri zıplıyordu, spor sutyeni hâlâ yapışıktı, memelerini sıkı sıkı kavramıştı. Roxanne diğer eliyle sutyeni yukarı sıyırdı, bir memeyi ağzına aldı, sert meme ucunu dişledi, emerken tuzlu teri yaladı. “Amın kokuyor, rakibim,” diye mırıldandı meme ucuna karşı. “Terin, suların, her şeyin… yemek istiyorum seni baştan.”

Gwen aniden Roxanne’i ters çevirdi, sırtüstü yatırdı matın üzerine. Taytını ve külodunu yırtar gibi sıyırdı, Roxanne’in bacaklarını omuzlarına aldı. Amı boynuna kadar açılmıştı, pembe dudaklar şiş, klitoris zonkluyordu. Gwen dilini yarığa bastırdı, uzun uzun yaladı, am suyunu ve teri karıştırarak yuttu. “Tuzlu… tatlı… siktiğimin amı,” diye homurdandı. Dilini deliğe soktu, girip çıktı, sonra klitorisi dudağının arasına alıp emdi, emdi, emdi. Roxanne’in kalçaları havaya kalktı, “Ahhh… dilini sok daha derin, yala amımı,” diye haykırdı. Gwen iki parmağını birden soktu, bükerek pompaladı, dilini de ritme uydurdu. Diğer eliyle Roxanne’in göt deliğine gitti, tükürüğünü sürdü, bir parmağını yavaşça içeri itti. Roxanne’in nefesi kesildi. “Götümü de sik… parmakla, dilinle, ne bokun varsa,” diye inledi. Gwen parmağını göt deliğinde gezdirirken amını yalamaya devam etti; ıslak sesler, şapırtılar, emişler salonu doldurdu. Ter damlaları Gwen’in alnından Roxanne’in amına damlıyordu, her damla yaladığı yere karışıyordu.

Pozisyon değişti yine. Roxanne doğruldu, Gwen’i dört ayak üstüne getirdi. Kalçalarını kavradı, amını ve götünü bir bir yaladı. Dili göt deliğinin etrafında daireler çizdi, tuz kabuklarını söküp aldı, sonra deliğe bastırdı, soktu. Gwen “Siktir… götümü yala, rakibim, dilini sok,” diye boğuk boğuk inledi, yüzünü mata gömdü. Roxanne dilini göt deliğinde gezdirdi, aynı anda üç parmağını Gwen’in amına gömdü, hızla pompaladı. “Amın benim dilime tükürüyor,” diye mırıldandı. “Bak ne kadar ıslak, sularım akıyor bileğine.” Gwen kalçalarını geriye itti, Roxanne’in yüzüne oturur gibi bastırdı. “Ye götümü… amımı da ye… ikisini birden yala, orospu,” diye buyurdu. Roxanne itaat etti; dilini götten ama, amdan göte gezdirdi, her yeri ıslattı, her yeri emdi. Parmakları amın içinde kıvrılıp o noktaya bastı, Gwen’in bacakları titredi. “Boşalacağım yine… dilini çekme, yut sularımı,” diye bağırdı. Roxanne çekmedi; aksine daha hızlı yaladı, parmaklarını daha derin soktu. Gwen’in amı kasıldı, sular fışkırır gibi aktı Roxanne’in çenesine, boğazına. Roxanne hepsini yaladı, yuttu, “Tadı… am suyunun tadı… daha ver,” diye homurdandı.

Gwen hâlâ sarsılırken Roxanne’i altına aldı, bacaklarını ayırdı, amını amına sürttü. İki ıslak yarık birbirine yapıştı, klitoris klitorise sürtündü. Terli kalçalar şapırdıyordu. Gwen kalçalarını ileri geri oynattı, “Amını amıma sürt… sik gibi sürt,” diye hırladı. Roxanne karşılık verdi, kalçalarını kaldırıp indirdi, ıslak sesler yükseldi. Elleri Gwen’in memelerini kavradı, sıktı, meme uçlarını burdu. “Daha hızlı… amlarımızı birbirine sürt, boşalana kadar,” diye inledi. Gwen hızlandı, sürtünme sertleşti, klitorisler birbirine çarptı. “Siktir ne kadar da kaygansın… amın amıma tükürüyor,” diye homurdandı Gwen. Roxanne bir elini araya soktu, iki klitorisi birden okşadı, sıvazladı. “İkimizin de amı… bak ne kadar şişmiş, ne kadar pis,” diye fısıldadı. Sürtünme devam etti, ter aktı, am suları karıştı, mat ıslandı. Gwen aniden eğildi, Roxanne’in dudağını ısırdı, dilini boğazına kadar soktu. “Yut dilimi… amımı yediğin gibi yut,” diye mırıldandı. Roxanne emdi, ısırdı, tükürüğü karıştı.

Sonra Gwen Roxanne’i yine 69’a getirdi, ama bu sefer daha vahşi. Roxanne’in amına oturdu, tüm ağırlığıyla bastırdı. “Yüzümü amınla boğ… yala, em, yut,” diye buyurdu. Roxanne dili dışarı çıkardı, Gwen’in amını yaladı, klitorisini emdi, deliğe dilini soktu. Aynı anda Gwen de Roxanne’in amına gömüldü, göt deliğini de parmakladı, iki parmağını birden götüne soktu. Roxanne “Götüm… amım… her yerim senin dilinde,” diye boğuk boğuk inledi. Gwen parmaklarını götte pompalarken amını yalıyordu; Roxanne de Gwen’in klitorisini acımasızca emiyor, dişliyordu. Islak şapırtılar, iniltiler, ter kokusu her yeri kapladı. “Boşal… amımı yüzüme boşalt,” diye haykırdı Roxanne. Gwen kalçalarını salladı, amı kasıldı, sular Roxanne’in yüzüne aktı, burnuna, ağzına. Roxanne yuttu, yaladı, “Daha… tüm sularını ver,” diye homurdandı. Aynı anda kendi amı da kasıldı, Gwen’in diline fışkırdı; bacakları sarsıldı, “Ahhh… amını yiyorum… götünü yiyorum… siktir,” diye bağırdı.

Nefesleri kesik kesik, hâlâ matın üstünde birbirine dolanmış haldeydiler. Gwen Roxanne’in bacaklarını omuzlarına aldı yine, amını yalamaya devam etti, bu sefer daha yavaş ama daha derin. Dili her kıvrımı gezdirdi, klitorisi emdi, parmaklarını amına ve götüne birden soktu. “Hâlâ akıyor… hâlâ ıslaksın,” diye mırıldandı. Roxanne saçlarını kavradı, yüzünü amına bastırdı. “Yala… yala amımı, yut her damlasını, rakibim,” diye hırladı. Gwen itaat etti; dilini, dudaklarını, dişlerini kullandı, am suyunu emdi, göt deliğini yaladı. Roxanne’in kalçaları titredi, bir orgazm daha geldi, sular fışkırdı. Gwen hepsini yaladı, çenesini sildi, “Tadı… amının tadı… bir daha istiyorum,” diye homurdandı.

Roxanne doğruldu, Gwen’i sırtüstü yatırdı, bacaklarını ayırdı. Amına tükürdü, tükürüğü parmaklarıyla yaydı, sonra dilini bastırdı. “Senin amın… terli, şiş, pis… yemek istiyorum sabaha kadar,” diye mırıldandı. Dilini klitorise sardı, emdi, parmaklarını soktu, pompaladı. Gwen “Daha sert… amımı parçala dilinle,” diye inledi. Roxanne parmaklarını kıvırdı, o noktaya bastı, dilini de hızlandırdı. Gwen’in bacakları omuzlarında sarsıldı, “Boşalıyorum… yut… yut sularımı,” diye bağırdı. Amı kasıldı, sular aktı; Roxanne yuttu, yaladı, “Am suyun… boğazıma kadar… daha ver,” diye homurdandı. Gwen hâlâ titrerken Roxanne parmaklarını çıkardı, göt deliğine götürdü, ıslak parmakları yavaşça soktu. “Götün de benim… bak ne kadar sıkı, ne kadar aç,” diye fısıldadı. Parmaklarını götte gezdirdi, amını yalamaya devam etti. Gwen “Sik götümü parmaklarınla… amımı ye,” diye haykırdı. Roxanne hızlandı; götte parmak, amda dil, her yer ıslak, her yer şapırtılı.

İkisi de tekrar boşaldı, sular karıştı, ter aktı. Roxanne hâlâ Gwen’in amına gömülüydü, dili deliğe girip çıkıyordu. Gwen saçlarını çekti, “Daha… yala… amımı yala, götümü yala, her yerimi yala, siktiğimin rakibi,” diye boğuk boğuk buyurdu. Roxanne dilini çekmedi; am suyunu, göt terini, her damlayı yaladı, emdi, yuttu. Kalçaları hâlâ sarsılıyordu, nefesleri hâlâ kesikti. Gwen’in amı zonkluyordu, suları hâlâ akıyordu Roxanne’in çenesine. Roxanne dilini bir kez daha göt deliğine soktu, amını parmakladı, “Amın… götün… suların… hepsi dilimde, hepsi boğazımda,” diye mırıldandı. Gwen kalçalarını kaldırdı, yüzüne bastırdı. “Ye… ye amımı sonuna kadar… yut her şeyi… am sularımla boğul, rakibim.” Roxanne yaladı, emdi, yuttu; dilini amın en derinlerine soktu, göt deliğini parmakladı, suları çenesinden boynuna aktı. Son bir inilti, son bir fışkırma; Gwen’in amı Roxanne’in yüzüne tükürür gibi boşaldı, sular aktı, aktı, aktı. Roxanne hepsini yaladı, dilini çekmeden, “Amın suları… boğazımda… hâlâ akıyor… siktir ne kadar da pis, ne kadar da lezzetli, amını yalamaya doyamıyorum, götünü yalamaya doyamıyorum, sularını yutmaya doyamıyorum.”

Rate this story

Thanks for rating
Tagged dirty-talk kissing sweat-play body-worship rough-kissing

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.