Maskeli Baloda Yasak Flingin Ateşli Vedası
28 yaşındaki evli iş kadını Monica, 32 yaşındaki cesur lezbiyen Vanessa'yla maskeli baloda gizlice buluşup ateşli bir lezbiyen veda seksi yaş
O geceyi size itiraf ediyorum, çünkü içimdeki yangın hala sönmedi. 28 yaşında evli bir iş kadını olarak, kocam Damon’la birlikte katıldığımız o lüks maskeli baloda her şeyin değişeceğini hissetmiştim. Salonun dev avizeleri kristal ışıklar saçıyor, orkestranın yumuşak melodisi havayı ağırlaştırıyordu. Yüzümde siyah dantel bir maske, bedenimi saran kırmızı elbise ve yüksek topuklarım ile anonimlik bana cesaret veriyordu. Damon yanımda bir şeyler anlatırken gözlerim kalabalığı taradı ve onu gördü. Vanessa. 32 yaşındaki o cesur, özgür lezbiyen. Yıllardır görmediğim eski arkadaşım, şimdi tam anlamıyla kendi istediği gibi yaşayan bir kadın. Maskesinin altından bakan o keskin, davetkar gözleri hemen tanıdım. O da beni fark etmişti. Aramızdaki o eski, bastırılmış çekim maskelerin verdiği gizlilikle birden elektrik akımına dönüştü.
Yaklaştı. Damon’a nazik bir selam verdi ama bakışları sadece bendeydi. “Bu maskenin altında saklanan o dolgun dudakları tanıyorum,” dedi alçak, boğuk bir sesle. Kalbim göğsümden fırlayacak gibiydi. İçimden “Yapma Monica, evlisin, Damon burada” diye kendimi uyarsam da bacaklarımın arası çoktan ısınmaya başlamıştı. “Sen de değişmemişsin Vanessa… hâlâ o aynı cesur halinle geliyorsun karşıma,” diye cevap verdim, sesim titriyordu. Konuşmamız kısa sürdü ama her kelime flört doluydu. Eli hafifçe belime değdiğinde içime bir kıvılcım düştü. Yıllardır bastırdığımız o karşılıklı arzu, şimdi açıkça ortaya dökülüyordu. Maskeler sayesinde kimse kim olduğumuzu bilmiyordu. Bu anonimlik ikimizi de cesur kılıyordu. Vanessa’nın gözlerindeki açlık beni ıslatıyordu. Amım sızlamaya başlamıştı bile. Damon başka bir çiftle sohbete dalınca Vanessa kulağıma eğildi. “Bu gece seni istiyorum Monica. Uzun zamandır seni düşünüyorum.” O cümleyle aramızdaki gerilim patlama noktasına geldi. Bedenim ona doğru çekiliyordu, göğüs uçlarım elbisenin içinde sertleşmişti.
Dans pistine geçtiğimizde gerilim dayanılmaz hale geldi. Yavaş, şehvetli bir parça çalıyordu. Vanessa beni piste çekti, maskelerimizin altında gözlerimiz kilitlendi. Vücutlarımızı birbirine yapıştırdık. Kalçalarımız yavaşça, ritme uyarak ovuşturuluyordu. Onun sert kalçalarını benimkine bastırması, elbisenin ince kumaşı üzerinden bile ateş gibi yakıyordu. Elleri belimden aşağı kaydı, parmak uçları kalçalarımı sıktı. Ben de kollarımı boynuna doladım, göğüslerimi onun göğsüne sürttüm. Nefeslerimiz birbirine karışıyordu. Kulağıma eğildi, dudakları neredeyse kulağımın memesine değiyordu. “Maskenin altında o güzel amının ıslaklığını hayal ediyorum,” diye fısıldadı. “Kalçaların bu kadar dolgunken sana sahip olmamak büyük kayıp.” Bedenim titredi. Amımdan sızan ıslaklık iç çamaşırımı sırılsıklam etmişti. Ben de ona yaslandım, kalçamı hafifçe ileri geri oynatarak sürtündüm. “Senin dilinin nasıl hissettirdiğini hep merak etmişimdir Vanessa,” diye mırıldandım. Gerilim zirvedeydi. Sonra o cümleyi söyledi, sesi kalın ve arzulu: “Seni yalamak için sabırsızlanıyorum Monica. Dilimi klitorisine bastırıp seni inletmek istiyorum. Amının tadını almak için deliriyorum.”
O an karar verdim. Hiç düşünmeden “Hadi,” dedim. “Arka koridordaki boş odaya gidelim. Kimse yok orada.” Maskelerimizi düzelterek kalabalıktan sıyrıldık. Koridor loştu, ayak seslerimiz halıda boğuluyordu. Boş bir odaye girdik, kapıyı arkamızdan kapattım. Anahtar çevirme sesi bile heyecan vericiydi. Daha kapı kapanır kapanmaz Vanessa üstüme geldi. Dudaklarımız sertçe, açlıkla birleşti. Dillerimiz birbirinin ağzında dolaşıyor, ıslak öpücük sesleri odayı dolduruyordu. Elleri elbisenin askılarını indirdi, kırmızı kumaş belime kadar sıyrıldı. Beni masaya yasladı, bacaklarımı araladı. Soğuk masa tahtası sırtıma değince ürperdim. Vanessa’nın parmakları hemen iç çamaşırımın kenarından içeri süzüldü. Amımın dudaklarını okşadı, orta parmağıyla klitorisimi daireler çizerek sıvazladı. “Çok ıslakmışsın aşkım,” diye inledi. “Bütün bunlar benim için mi?” İki parmağını birden içime soktu, yavaşça ama kararlı bir ritimle gidip gelmeye başladı. İç duvarlarımı sıvazlıyor, G noktamı bulup bastırıyordu. İnlemem odada yankılandı. “Ah Vanessa… evet… parmakla beni.”
Parmaklarını çıkardı, diz çöktü. Maskesi hala yüzündeydi ama bu daha da seksiydi. Dilini amımın üzerine koydu, önce yavaş yavaş yaladı, sonra klitorisime bastırıp sertçe emmeye başladı. Dilinin ucuyla hızlı hızlı vuruyor, dudaklarını emiyor, arada bütün ağzıyla amımı öpüyordu. Zevkten saçlarını kavradım, başını amıma daha çok bastırdım. Bacaklarım titriyordu. “Daha sert Vanessa… yala… dilini içime sok,” diye yalvardım. O da dediğimi yaptı. Dilini amımın içine daldırıp çıkarıyor, klitorisimi emerken parmağını da G noktamda gezdiriyordu. İçimdeki fırtına büyüyor, orgazmın eşiğine geliyordum ama onu da tatmak istiyordum.
Yer değiştirdik. Vanessa’yı koltuğa oturttum, elbisesini beline kadar sıyırdım. Hiç iç çamaşırı yoktu. Amı pürüzsüz, şişmiş ve sırılsıklam parlıyordu. Bacaklarını omuzlarıma aldım, yüzümü o ıslaklığa gömdüm. Dilimi uzun uzun, kökünden klitorisine kadar sürdüm. Tadını içime çektim; tuzlu, tatlı, tamamen kadınsı bir tat. Klitorisini emdim, dilimin ucuyla hızlı hızlı yaladım. İki parmağımı birden içine soktum, kıvırarak G noktasını buldum ve hızlı hızlı bastırdım. Vanessa kalçalarını kaldırıyor, inliyordu. “Monica… kahretsin… tam orası… parmaklarını daha derin sok.” Saçlarımı çekiyor, beni amına bastırıyordu. Bedeni gerildi, bacakları omuzlarımda titremeye başladı. Şiddetli bir orgazm ile boşaldı. Amı parmaklarımın etrafında kasılıyor, zevk suları dudaklarıma fışkırıyordu. Onu yalamaya devam ettim, orgazmının son damlalarına kadar.
Hemen 69 pozisyonuna geçtik. Halının üzerine uzandık, birbirimizin bacaklarının arasına girdik. Aynı anda amlarımızı yalamaya başladık. Onun dili klitorisimde deli gibi çalışırken ben de onun sırılsıklam amını emiyordum. Parmaklarımız da devreye girmişti. Ben iki parmağımı onun içine sokup G noktasını uyarırken o da aynı şeyi bana yapıyordu. Eş zamanlı inlemelerimiz, ıslak yalama sesleri, ter kokusu… Hepsi birbirine karışmıştı. “Boşalıyorum Vanessa,” diye mırıldandım ağzım onun amındayken. O da “Ben de… birlikte…” diye cevap verdi. Orgazmlarımız aynı anda patladı. Bedenlerimiz sarsıldı, titredi, zevk sularımız birbirimizin yüzünü ıslattı. Uzun uzun, şiddetli boşaldık. Soluk soluğa, ter içinde kaldık.
Titreyerek birbirimize sarıldık. Kalp atışlarımız yavaşlıyordu. Vanessa maskesini çıkardı, o güzel, yorgun ama mutlu yüzü ortaya çıktı. Bana derin, ıslak bir öpücük daha verdi. Dudaklarımız uzun uzun buluştu. Ben gülümseyerek “Bu veda ateşimizi ömür…” diye başladım ama cümlemi bitiremedim. Dışarıdan koridordan gelen ayak sesleri duyduk. Damon’ın sesi uzaktan “Monica?” diye sesleniyordu. Vanessa ile göz göze geldik. Bedenlerimiz hala birbirine yapışık, amlarımız sırılsıklam, dudaklarımız şişmiş haldeydik. Bu veda gerçekten veda mıydı? Yoksa bu ateşli karşılaşma daha yeni mi başlıyordu? Damon’ın sesi yaklaşıyordu. Kalbim yine deli gibi atmaya başladı. Vanessa’nın gözlerinde aynı soruyu gördüm: Bu gece burada bitmeyecekti.
O geceyi size itiraf ediyorum, çünkü o sessiz vedanın içimde bıraktığı yangın hâlâ sönmedi. Damon’ın sesi koridorda “Monica?” diye bir kez daha yankılandığında Vanessa ile göz göze geldik. Bedenlerimiz hâlâ birbirine yapışıktı; bacaklarımın arası sırılsıklam, dudaklarım onun tadıyla şişmiş, göğüs uçlarım elbisenin kenarından dışarı fırlamış halde. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki kulaklarımda zonkluyordu. 28 yaşındaki evli bir iş kadını olarak orada, o lüks otel odasında, kocam kapının hemen ötesindeyken bu kadar ıslak ve aç olmamalıydım. Ama Vanessa’nın 32 yaşındaki o keskin bakışları, o özgür gülümsemesi her şeyi bastırıyordu.
Parmağını dudaklarıma koydu, “Şşşt… Ses çıkarma,” diye fısıldadı. Sesindeki o boğuk arzu beni yeniden titretti. Kapıya doğru bir adım attım ama o beni belimden yakaladı, sırtımı sertçe duvara yasladı. Eli hemen kırmızı elbisenin sıyrık eteğinin altına daldı, iç çamaşırımın kenarını kenara çekti ve iki parmağını birden içime soktu. Soğuk duvar sırtıma değince ürperdim ama parmakları G noktamı bulduğu anda boğazımdan bir inilti yükseldi. Hemen ağzımı kapattı, avucu dudaklarımın üzerine kapandı. “Sessiz ol Monica… yoksa yakalanacağız,” dedi kulağıma, parmaklarını içimde yavaş yavaş kıvırırken. Islak sesler odada yankılanıyordu; amımın suyu parmaklarından damlıyordu. Bacaklarımı araladım, kalçamı öne doğru ittim. İçimden “Bu delilik, Damon kapıda, ama durmak istemiyorum,” diye geçiyordu. Her parmak darbesiyle klitorisimin şiştiğini, iç duvarlarımın onun parmaklarını emdiğini hissediyordum.
Vanessa dizlerinin üzerine çöktü, maskesini tamamen çıkardı. Yüzü şimdi tamamen açıktı; o cesur, güzel hatları, arzuyla kızarmış yanakları. Elbisesini de beline sıyırdı, pürüzsüz amı yine parlıyordu. Beni duvara daha sert yasladı, bacaklarımı omuzlarına aldı ve yüzünü amıma gömdü. Dilini uzun uzun, kökünden klitorisime kadar sürdü. Tadı hâlâ ağzımdaydı, şimdi ise o beni yalıyordu. Klitorisimi dudaklarının arasına aldı, emmeye başladı. Sert, aç bir emiş. Dilinin ucuyla hızlı hızlı vururken bir parmağını da içime soktu, G noktamı dairesel hareketlerle ovalıyordu. Saçlarını kavradım, başını amıma bastırdım ama ses çıkarmamak için alt dudağımı o kadar sert ısırdım ki kan tadı aldım. “Vanessa… Tanrım… Dilin… İçime sok,” diye fısıldadım titreyerek. O da dediğimi yaptı; dilini amımın derinliklerine daldırıp çıkarıyor, emerken burnu klitorisime sürtünüyordu. Bacaklarım omuzlarında kasılıyor, kalçalarım istemsizce titriyordu. Orgazm yaklaşıyordu, çok yakındı. İçimdeki fırtına büyüyor, karnımın altını yakıyordu.
Damon’ın ayak sesleri kapının hemen yanında durdu. “Monica, balo salonuna dönmedin mi?” diye seslendi. Sesinden endişe okunuyordu. O anda Vanessa parmaklarını daha hızlı hareket ettirdi, dilini klitorisimin üzerinde deli gibi dolaştırdı. Korku ve zevk birbirine karıştı; kalbim deli gibi atarken amım onun ağzının etrafında kasılmaya başladı. Sessizce boşaldım. Bedenim sarsıldı, zevk sularım Vanessa’nın çenesine, boynuna fışkırdı. Dişlerimi sıkmıştım, sadece boğuk bir nefes çıktı ağzımdan. Orgazm o kadar şiddetliydi ki gözlerimin önünde yıldızlar uçuştu. Vanessa yalamaya devam etti, son damlaya kadar içti beni. Sonra doğruldu, dudakları benim sularımla parlıyordu. Beni öptü; tadımı kendi ağzımda hissettim. Dilleri birbirine dolanırken elleri göğüslerimi yoğuruyordu.
Sıra bendeydi. Onu çevirdim, şimdi o duvara yaslandı. Elbisesini tamamen sıyırdım, dolgun kalçalarını avuçladım. Diz çöktüm, yüzümü amına gömdüm. Kokusu ağır, kadınsı ve baştan çıkarıcıydı. Dilimi şişmiş dudaklarının arasından geçirerek klitorisinden başladım. Emdim, yaladım, dilimi iç duvarlarında gezdirdim. İki parmağımı birden soktum, hızlı hızlı gidip gelirken G noktasını bastırıyordum. Vanessa bir elini ağzına kapadı, diğer eliyle saçlarımı çekiyordu. “Monica… Kahretsin… Tam orası… Daha derin,” diye fısıldadı titreyen bir sesle. Parmaklarımı kıvırdım, hızımı artırdım. Amı parmaklarımın etrafında kasılıyor, suları bileğime akıyordu. Dilimle klitorisimi emerken parmaklarımı içinden çıkarmadan hızlı hızlı bastırdım. Bedeni gerildi, kalçaları duvara vuracak gibi titredi. Orgazmı da sessizdi; sadece boğazından derin bir hırıltı çıktı, bacakları kasıldı, amı parmaklarımın etrafında ritmik ritmik sıkıştı. Zevk suları dudaklarıma, çeneme aktı. Onu son damlasına kadar yaladım, tadını içime çektim.
Ayağa kalktığımda ikimiz de nefes nefese, ter içindeydik. Ama yetmiyordu. Bu veda ateşi hâlâ yanıyordu. Vanessa beni yere, kalın halının üzerine çekti. Bacaklarımızı birbirimizin beline doladık, amlarımızı birbirine bastırdık. Islak, sıcak, şişmiş dudaklarımız birbirine değdiğinde ikimiz de aynı anda inledik. Kalçalarımızı yavaşça, sonra daha sert ovuşturmaya başladık. Klitorislerimiz birbirine sürtünüyor, her harekette elektrik çarpması gibi zevk veriyordu. Islak sesler – o çıtırtılı, ıslak sürtünme sesi – odada yankılanıyordu. Ellerimiz birbirimizin göğüslerini sıkıyor, tırnaklarımız sırtımızda iz bırakıyordu. “Amın… amıma sürt… hissediyor musun?” diye fısıldadı Vanessa, sesi kısık ve vahşi. “Evet… Senin klitorisin… Benimkine değiyor… Boşalacağım yine,” diye cevap verdim. Ritmimiz hızlandı. Kalçalarımız ileri geri, dairesel, sertçe birbirine çarpıyordu. Terlerimiz karışıyor, göğüslerimiz birbirine baskı yapıyor, sert uçlar birbirine sürtünüyordu.
Damon’ın ayak sesleri uzaklaşmaya başladı. Belki başka bir odaya bakıyordu, belki pes etmişti. Bu bilgi bize cesaret verdi. Daha sert sürtündük. Am sularımız birbirine karışıyor, bacaklarımızın içini kayganlaştırıyordu. Klitorislerimiz birbirinin üzerinde baskı yapıyor, her ovuşturuşta orgazm dalgası yükseliyordu. Vanessa’nın bacağı benim belime daha sıkı sarıldı, ben de onun kalçasını avuçlayıp kendime çektim. “Birlikte… Şimdi…” diye yalvardım. Bedenlerimiz aynı anda gerildi. Orgazmımız sessiz ama şiddetliydi. Amım onun amına karşı kasılıyor, zevk sularım onun bacaklarına fışkırıyordu. O da aynı anda boşaldı; bedeni sarsılıyor, kalçası istemsizce titriyordu. Uzun, derin, dalga dalga boşaldık. Dişlerimiz birbirimizin omzuna gömülü, sesimizi bastırarak.
Sonra… her şey durdu.
İkimiz de sırtüstü halının üzerine yığıldık. Bedenlerimiz terden parlıyor, göğüslerimiz inip kalkıyor, amlarımız hâlâ ıslak ve seğiriyordu. Damon’ın sesi artık duyulmuyordu. Koridor sessizdi. Oda sessizdi. Sadece ikimizin solukları, ağır, yavaşlayan solukları duyuluyordu. Vanessa’nın eli benim elimin üzerine düştü. Parmaklarımız birbirine dolandı. Bakıştık. Maskeler yerde, elbiseler buruşuk, dudaklarımız şiş, saçlarımız dağılmış halde. Hiçbir şey söylemedik. Ne veda cümlesi, ne “bir daha” sözü, ne de pişmanlık. Sadece baktık.
Ve sonra sessizlik. Tam bir sessizlik.
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories