Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Yasak Kitapçıda Eş Değiştirerek İlk Defa

22 yaşındaki evli çift Ece ve Kerem, yasak kitapçıda tanıştıkları deneyimli çiftle ilk eş değiştirmelerini yaşayıp grup seks yaparak zevkten uçuyor.

9 min read October 03, 2026New

Ece, yirmi iki yaşında, evliliğinin ikinci yılında Kocaeli’den İstanbul’a taşınmış, gündüz muhasebe ofisinde çalışan, geceleri ise aynı pozisyonlarda, aynı tempoda, aynı iç çekişlerle biten seksin sıkıntısını kocasıyla paylaşan bir kadındı. Kerem de yirmi iki, lojistik firmasında vardiya amiri; ikisi de hâlâ birbirlerini seviyorlardı ama yatakta artık birbirlerinin tenini ezbere biliyor, heyecanı zorla zorla çıkarıyorlardı. O gece, yağmur çiselerken, dar bir sokağın sonunda neon tabelası yarı sönük “Yasak Kitapçı” yazan dükkânın kapısını birlikte ittiler. İçerisi toz, deri ve baskı mürekkebi kokuyordu; raflarda açık amcık fotoğraflı kapaklar, zincirli dildo kutuları, yasak erotika basımları yan yanaydı. Ece’nin nabzı boğazında atmaya başladı.

Tezgâhın arkasında, yirmi sekiz yaşında, siyah saçları omzuna dökülen, ince kazak giymiş bir adam gülümsedi. Yanında, aynı yaşta, kalçaları dar kotun içinde belirgin, dudakları kırmızı boyalı bir kadın duruyordu. “Ben Deniz,” dedi adam, sesi düşük ve kaba. “Bu da Aslı. Burada sadece bakmak için gelmiyor insanlar.” Aslı’nın bakışları Kerem’in kasık hizasına indikten sonra Ece’ye kaydı; sıcak, açık, utanmasızdı. Ece’nin memeleri sutyenin içinde sertleşti. Kerem’in eli eşinin beline yapıştı, parmakları terliydi.

Dörtlü, raflar arasında dolaşırken flörtöz bakışmalar başladı. Deniz, Ece’ye “O ince boynun zincir ister gibi duruyor,” diye fısıldadı. Aslı, Kerem’e doğru eğilip “Karın çok tatlı. Onu paylaşmayı hiç düşündün mü?” diye sordu. Kerem yutkundu, Ece’ye baktı. Ece’nin yanakları yanıyordu ama bacakları birbirine sürtünüyordu; amı çoktan ıslanmıştı. “Biz… hiç yapmadık,” dedi Kerem boğuk. “Ama düşünüyoruz.” Deniz gülümsedi, elini Ece’nin beline koydu, parmak ucuyla tişörtünün altından çıplak tenine değdi. “O zaman arka odaya geçelim. Orası daha rahat. Kimse duymaz.”

Arka oda, kırmızı loş ışıkla aydınlanan, deri koltuklu, yerde yastıklar ve açık bir lube şişesi olan geniş bir mekândı. Kapı kapanınca Deniz, Ece’yi koltuğa oturttu, karşısına çömeldi. “Gözlerin çok güzel. Amın da öyle mi acaba?” diye fısıldadı ve boynuna eğilip dudaklarını yapıştırdı. Dilini Ece’nin nabzının attığı yere sürdü, hafif ısırdı. Ece inledi, gözleri Kerem’i aradı. Kerem, Aslı’nın bacaklarına oturmuş, kadının eli çoktan pantolonunun fermuarını indirmiş, kalın sikini dışarı çıkarmıştı. Aslı avucunu yavaşça sikin üzerinde gezdiriyor, başparmağıyla başını ovuyordu. “Kocan sertlenmiş bak,” diye mırıldandı Aslı, Kerem’e bakarak. “Ece, görüyor musun? Aslı benim sikimi okşuyor.”

Ece, Deniz’in dudakları boynunda gezinirken Kerem’e baktı. Kerem de ona baktı. İkisi de aynı anda başını salladı; karşılıklı, açık, net rıza. “Yapalım,” dedi Ece titrek sesle. “İlk defa… ama istiyorum. İkimiz de istiyoruz.” Deniz gülümsedi, Ece’nin tişörtünü başından sıyırdı. Aslı da ayağa kalkıp bluzunu ve sutyenini çıkardı; dolgun memeleri serbest kaldı, pembe uçları sertti. Ece, kocasının gözleri önünde kendi sutyenini çıkardı, sonra etek ve külotunu indirdi. Kıllı, şişmiş amı ışığa çıktı, dudakları parlaktı. Aslı da kotunu ve tanga külotunu çıkardı; tıraşlı amı çoktan sızıyordu. İki koca da pantolonlarını indirdi. Deniz’in siki kalın, damarlı, ucu parlak; Kerem’inki de dimdik, Aslı’nın elinde nabız gibi atıyordu.

“Domal,” dedi Deniz Ece’ye. Ece, yastıklara diz çöküp kalçalarını kaldırdı. İlk defa kocasından başka bir erkeğin sikini hissedecekti; korku ve ateş karışımı bir şey karnına oturdu. Deniz, sikinin başını Ece’nin ıslak amına sürttü, yavaşça içine itti. Ece’nin amı gerildi, etrafını sardı; “Ahhh… sik… kalın…” diye inledi. Deniz belini tutup birden sertçe soktu, ta köküne kadar. Ece’nin memeleri sallanıyor, kıçına her vuruşta şap şap sesi geliyordu. “Kocanın önünde başka sikle sikiliyorsun, değil mi orospu?” diye homurdandı Deniz. “Söyle.” “Evet… başka sik… içimde… sik beni…” Ece’nin tükürüğü dökülüyordu.

Aynı anda Aslı, Kerem’in kucağına ters oturdu, sikini amına hizalayıp yavaşça indirdi. “Vay anasını, ne kalınmış,” diye inledi Aslı ve zıplamaya başladı. Kalçaları şap şap Kerem’in kasıklarına çarpıyor, Aslı’nın amı her inişte ıslak sesler çıkarıyordu. Kerem, Aslı’nın memelerini avuçlayıp sıkıyor, “Amın ne kadar sıcak… Ece’ninkinden farklı… sıkıyor sikimi,” diye homurdanıyordu. Ece, arkasından sertçe sikilirken kocasına baktı; Aslı’nın Kerem’in sikinde zıpladığını görmek hem kıskançlık hem de deli gibi azdırma yaratıyordu. “Daha sert, Deniz… amımı parçala…” diye bağırdı.

Bir süre sonra partner değiştirdiler. Ece, Aslı’yı yere yatırıp bacaklarını ayırdı ve ilk defa bir kadının amını yaladı. Aslı’nın amı tuzlu, kaygan, şişmişti; Ece dilini yarığa sokup klitorise bastırdı, emdi, emdi. Aslı bacaklarını Ece’nin başına doladı. “İyi yalıyorsun, küçük sürtük… dilini daha derin sok.” Deniz, Ece’nin arkasından tekrar girdi, bu sefer daha vahşi, daha hızlı; bir eliyle Ece’nin saçını yakalayıp Aslı’nın amına doğru bastırdı. Kerem de Aslı’nın yüzüne doğru diz çöküp sikini kadının ağzına verdi; Aslı boğazına kadar aldı, salyası aktı. Sonra Kerem, Aslı’yı yan yatırıp bacaklarının arasından girdi, aynı anda Deniz Ece’yi çekip kendi üzerine oturttu. İki erkek, iki kadını sırayla değiş tokuş etti; birinin siki bir amdayken diğeri diğerini döllüyormuş gibi sert sikiyordu. Ece, Kerem’in sikini ağzına alırken Deniz arkadan amına giriyor; sonra Aslı’nın amını yalarken Kerem onu doggy sikiyordu. Ter, am suyu, tükürük ve iniltiler odayı doldurdu.

Ece ilk defa başka bir erkeğin sikiyle orgazm oldu; amı Deniz’in etrafında kasılıp kasılıp boşaldı, bacakları titredi, “Geliyorum… başka sikle geliyorum… ahhh amcık!” diye bağırdı. Aslı da Kerem’in üzerinde tersine binmişken klitorisini ovuşturarak boşaldı, am suyu Kerem’in kasıklarına aktı. Kerem, Aslı’nın amına derinlere kadar girip “Boşalıyorum… Aslı’nın amına… Ece bak…” diye homurdandı ve kalın sikini kadının içinde boşalttı; sıcak döl dışarı taştı. Deniz de Ece’yi yan yatırıp bacaklarını omzuna atmışken boşaldı, dölü Ece’nin amından dışarı sızdı. Hepsi nefes nefese, ter içinde, yatak gibi serilmiş yastıklara yığıldı.

Bir süre kimse konuşmadı. Sonra yavaşça, derince öpüştüler. Ece, Deniz’i öptü; dilini onun diline doladı, kendi amındaki dölün tadını hâlâ ağzında hissederek. Kerem, Aslı’nın dudaklarını emdi, sonra karısına döndü ve Ece’yi de uzun uzun öptü; tuzlu, karışık tatlar ağızlarında birleşti. Deniz ve Aslı da birbirlerini öptü, sonra dörtlü birbirine karışık, yumuşak, yavaş öpüşmelerle vedalaştı. “Bir daha görüşürüz,” dedi Aslı, sesi hâlâ kısık. “Telefon numaramızı aldınız.”

Ece ve Kerem, kıyafetlerini aceleyle giyip yağmura çıktılar. Araba kapılarını kapattıklarında hâlâ titriyorlardı. Kerem direksiyonu tuttu, Ece emniyet kemerini taktı ama bakışları kocasının kasık hizasına kaydı; pantolonunun altında hâlâ hafif şişlik vardı. Arabayı çalıştırdılar, ıslak caddelere çıktılar. Ece, Kerem’in elini tuttu, parmaklarını kenetledi. “Bu gece hayatımızın…” diye fısıldadı, cümleyi bilerek yarım bıraktı; sesi hem doygun hem de hâlâ açtı. Kerem gaz pedalına bastı, yan camdan yağmur damlaları akıyordu. Ece bacaklarını hafif araladı, amındaki döl hâlâ sızıyor, külotunu ıslatıyordu. İkisi de biliyordu ki bu daha bitmemişti; arabanın karanlığında, eve giden yolda, yeni bir ateş çoktan tutuşmuştu.

Ece’nin parmakları Kerem’in elini sıkıyordu; arabanın içi hâlâ o loş odanın kokusunu taşıyor gibiydi—ter, am suyu, döl ve Aslı’nın kırmızı rujunun tatlı-acı karışımı. Yağmur camlara vururken Kerem gazı bastı, Kocaeli yönüne değil, şehrin kenar mahallelerindeki ıssız bir otoparka saptı. Farları kapattı. Motorun uğultusu kesilince sadece damlaların tıkırtısı ve ikisinin de ağır nefesi kaldı.

“Hâlâ içimdesin,” diye fısıldadı Ece, bacaklarını daha da aralayarak. Külotu ıslak ıslaktı; Deniz’in dölü yavaş yavaş dışarı sızıyor, uyluklarının içine yapışıyordu. “Hisset… bak nasıl akıyor.” Elini eteklerinin altına soktu, iki parmağını amına daldırıp çıkardı; parmakları parlak, yapışkan, beyazımsıydı. Kerem’in ağzına götürdü. “Yala. Başka erkeğin dölünü yala, kocam.”

Kerem tereddüt etmeden emdi, dilini parmaklarının arasına soktu, boğuk bir homurtu çıkardı. “Tuzlu… senin amınla karışmış. Orospu karım, başka sikin dölünü taşıyorsun eve.” Eli pantolonunun fermuarına gitti, zaten yarı sert sikiyi çıkardı; damarları şişmiş, ucu yine ıslaktı. “Gel buraya. Hemen. Arabada sikeyim seni, hâlâ açıkken.”

Ece koltuğun üzerinden kaydı, sürücü tarafına geçti, eteklerini beline sıyırdı, külotunu yana çekti. Kerem’in sikinin başına oturdu, yavaşça indirdi. Amı hâlâ şiş ve kaygandı; Deniz’in bıraktığı döl lube gibi iş gördü, Kerem kolayca köküne kadar battı. “Ahhh… doluyum yine… ama bu sefer senin. Hissediyorum, döller birbirine karışıyor içimde.” Kalçalarını sallamaya başladı, arabanın tavanına neredeyse değen memeleri her inişte zıplıyordu. Kerem avuçlarını kıçına yapıştırdı, parmaklarını yarığa sokup amını gererek açtı, daha derin vurdu.

“Anlat,” diye tısladı Kerem, kalçalarını yukarı savururken. “Deniz nasıl soktu seni? Benim önümde o kalın siki nasıl yedi amın?”

Ece inledi, tırnaklarını kocasının omzuna geçirdi. “Kalındı… seninkinden farklı kıvrımı vardı. İlk girdiğinde amım yırtılacak sandım. Sonra o domalttı beni, saçımı yakaladı, Aslı’nın amına bastırdı yüzümü. Dilimi soktum o tıraşlı yarığa, tuzlu suyunu emdim… sen de Aslı’nın boğazına kadar verdin sikini. Gördüm. Karım diye bana bakıyordun ama başka kadının amı sikini yutuyordu. Kıskandım… ama amım fışkırıyordu.” Daha hızlı zıpladı, şap şap sesleri arabanın dar kabininde yankılandı. “Sonra değiştirdik. Sen beni doggy sikerken Deniz ağzıma verdi. İki siki birden… boğazım dolu, amım dolu. İlk defa… ahhh Kerem, ilk defa başka sikle orgazm oldum. Kasılmalar… bacaklarım titredi, ‘başka sikle geliyorum’ diye bağırdım. Duydu mu Aslı? Duydu herkes.”

Kerem bir eliyle Ece’nin memesini yakaladı, ucunu çimdikledi, diğer eliyle klitorisine baskı yaptı. “Amın o kadar sıktı ki onu… gördüm. Boşalırken gözlerin döndü. Ben de Aslı’nın içinde patladım. Sıcak amı emdi dölümü, taştı dışarı. Senin gözlerinin içine bakarak boşaldım başka kadına. Orospu karım, hoşuna gitti değil mi? Paylaşılmak. Sikilmek. Yalatmak.”

“Evet… evet sik beni daha sert, kocam. Aslı’nın amındaki dölün tadını hâlâ dilimde hissediyorum, senin dölünle karışık.” Ece öne eğildi, dilini Kerem’in ağzına soktu; tükürükleri, döl artıkları, ter tuzları birbirine karıştı. Kerem belini kavradı, koltuğu geriye yatırır gibi itti ve alttan sert, kısa, ıslak vuruşlarla pompalamaya başladı. Her darbede Ece’nin amından şapırtılar, döl köpükleri çıktı; arabanın deri koltuğu ıslandı.

Bir ara Ece indi, diz çöktü dar alanda, Kerem’in sikiini ağzına aldı. Diliyle başını yaladı, kendi amından ve Aslı’nın amından kalan tatları emdi, boğazına kadar indirdi. “Böyle… Aslı gibi yut,” diye homurdandı Kerem, saçlarını yakalayıp ritmi tuttu. Ece gözlerini yukarı kaydırdı, salyası çenesinden aktı, “mmmh… döllü sik… hem benim hem onun” diye mırıldandı titreyen sesle. Sonra tekrar bindi, bu sefer tersine; kıçını Kerem’e dönük, ellerini torpidoya dayadı. Kerem amına girdi yeniden, bir eliyle yanaktan yayıp göt deliğine baskı yaptı, parmak ucunu ıslatıp yavaşça soktu.

“Bir gün burayı da açacağız,” dedi Kerem, parmağını ikinci boğuma kadar iterken. “Deniz’in kalın siki götüne girerken ben amını sikerim. Ya da Aslı’nın dildo koleksiyonundan birini sokarız ikimize birden. İstiyor musun?”

Ece’nin cevabı boğuk bir çığlıktı. “İstiyorum… ikimizi birden… amımı ve götümü doldursunlar. Sen Aslı’yı sikerken ben Deniz’e yalvarayım. Daha fazla… ahhh parmağın… amım patlıyor.” Orgazmı birden kesti; kasıklarından elektrik yayıldı, amı Kerem’in sikini çeperleyip sıktı, bacakları seğirdi, “Geliyorum kocam… döllü amımla… grup seks artığı amımla geliyorum!” diye bağırdı. Suları Kerem’in kasıklarına aktı, şapırtı ıslak ıslak çoğaldı.

Kerem dayanmadı. “İçine… yine içine,” diye tısladı ve derinlere kadar gömüldü, sıcak döllerini Ece’nin hâlâ Deniz artığı taşıyan amına boşalttı. Nabız nabız atarak fışkırttı; Ece her spurt’ta kalçalarını geriye basıp aldı, “Doldur… karıştır dölleri…” diye inledi. Boşaldıktan sonra bile birkaç saniye bağlı kaldılar, nefes nefese, camlar buğu içinde.

Ece yavaşça kalktı, sikten ayrılırken koyu, karışık döl seli uyluklarından aktı, koltuğa damladı. Külotunu düzeltmedi bile; eteğini indirdi, yapış yapış oturdu. Kerem pantolonunu kapattı, motoru çalıştırdı. Yağmur hâlâ yağıyordu. Yola çıktılar, sessizlik uzun sürmedi.

“Telefonunu ver,” dedi Ece aniden, sesi hâlâ kısık ama net. Kerem cepten çıkardı, Aslı’nın kaydettiği numarayı açtı. Ece ekrana baktı, parmağıyla kaydırdı. “Yarın yazacağım. ‘Cumartesi gece tekrar yasak kitapçıda mı, yoksa bize mi?’ diyeceğim. Evimiz daha rahat. Yatak büyük. Aynalar var. Beni Aslı’ya bağlasınlar, sen de izle ya da katıl. İsterlerse kayda alalım—kendi telefonumuzla, sadece bizde kalsın. Sonra Deniz’in o kalın sikiyle götümü denemek istiyorum. İlk defa… sen tut elimi. Aslı da klitorisimi emerken.” Gözleri karanlığa dikilmişti ama zihni çoktan sahneyi kuruyordu. “Belki bir oyuncak daha alırız yoldan. O zincirli dildolardan. Boynuma o zinciri taksın Deniz, ‘orospu karı’ desin yine. Sen de Aslı’yı kıskandırmadan, ama sert sik. İkimizi de yorarlar, sabaha kadar. Sonra kahvaltıda döl kokulu öpücükler.”

Kerem yan gözle baktı, dudaklarında çarpık bir gülümseme. “Planın hazır demek. Küçük sürtük karım, daha ilk geceden bir sonrakini diziyor.” Eli Ece’nin ıslak uyluğuna uzandı, parmaklarını am sızıntısına buladı, yaladı. “Tamam. Cumartesi. Ben de Aslı’ya ‘getir o büyük plug’u, Ece’nin götünü hazırlayacağız’ diye yazacağım. Ve… belki bir tur daha eş değiştireceğiz ama bu sefer daha uzun. Seni saatlerce sikecekler, ben de izleyip ara sıra amına tükürüp sokacağım. Anlaştık mı?”

Ece bacaklarını ovuşturdu, taze döl ve eski döl karışımı külotunu yeniden ıslattı. “Anlaştık. Eve gidince duş yok. Beni böyle, döl akıta akıta yatağa yatır. Anlat bana yine nasıl sikildim. Sonra uyu. Sabah kalkınca mesajı atmış olacağım.” Başını camın buğusuna yasladı, nefesinin buharıyla küçük bir daire açtı. Gözleri yarı kapalı, aklı çoktan gelecek cumartesiye gitmişti: kapı zili, Aslı’nın kırmızı dudağı, Deniz’in kalın damarlı siki, Kerem’in kıskanç-azgın bakışları, yatağın gıcırtısı, bağırışlar, “başka sikle geliyorum” çığlıklarının tekrarı. Parmakları telefonun hayali ekranında geziyor gibi kıpırdadı.

Araba ıslak caddelerde kayarken Ece’nin agzında yarım bir gülümseme belirdi. “Bir daha görüşürüz demişti ya Aslı… görüşeceğiz. Hem de daha kirli, daha aç, daha dolu. Bu sadece ilk defaydı, Kerem. Sıradaki gece ikimizi de mahvedecekler—ve biz de onları. Planım bu.” Elini kocasının kasığına koydu, hafifçe sıktı; siki cılız bir seğirme verdi. “Hazırla kendini. Cumartesi akşamı yasaklar yeniden başlıyor.”

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged doggy-style riding cunnilingus rough-sex dirty-talk

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.