Karaoke Kabininde Kocamın Gözleri Önünde Ona Yalvardım

28 yaşındaki Ece, karaoke kabininde kocası Murat'ın gözleri önünde eski sevgilisi 30 yaşındaki Barış'a yalvararak sikini yalayıp kendini köpek gibi s

8 min read September 08, 2026New

Karaoke kulübünün loş ışıkları Ece’nin tenine kayıyordu. Yirmi sekiz yaşındaki evli kadın, kocası otuz iki yaşındaki Murat’ın koluna hafifçe yaslanmış, arkadaş grubuyla içeri girmişti. Müzik bas bas bağırıyor, her yerde gülüşmeler ve yüksek sesler uçuşuyordu. Ece’nin kalbi birden hızlandı; barın yanında ayakta duran adamı görünce nefesinin kesildiğini hissetti. Otuz yaşındaki Barış. Eski sevgilisi. Güçlü omuzları, keskin çenesi, o dominant duruşu… Hâlâ aynıydı. Belki daha da sert, daha da olgun. Göz göze geldiklerinde aralarındaki o eski çekim bir kibrit gibi alevlendi. Ece’nin bacaklarının arası sızladı. Murat’ın yanındaydı ama bedeni Barış’ı hatırlıyordu; o kalın parmakları, o sert siki, o emir veren sesini.

Barış gülümsedi, ağır ağır yaklaştı. “Ece… Yıllar olmuş.” Sesi alçaktı, kulağına yakın. Ece kocasının elini sıkı tutarken kalçalarını bilinçli şekilde hafifçe salladı, etek kumaşı bacaklarına sürtündü. “Barış,” diye fısıldadı, gözleri dolu dolu. Flörtöz bakışlar attı; dilini alt dudağına gezdirdi, göğüslerini hafifçe öne çıkardı. Murat’ın yanındaydı ama gerilimi bilerek yükseltiyordu. Arkadaşlar Chloe ve Hugo masaya oturmuş şarkı listesine bakarken, Ece kocasının kulağına eğildi. Nefesi sıcacıktı. “Onu istiyorum… Lütfen. İzin ver bana. İçim yanıyor Murat. Ona ihtiyacım var.” Sesinde yalvarış vardı ama aynı zamanda kışkırtma. Murat’ın yüzü kızardı; utanç ve garip bir heyecan karışımı gözlerinde dans ediyordu. Boğazı düğümlendi ama başını hafifçe salladı. “Sadece… izleyeceğim. Aşırıya kaçma.” Ece’nin amı çoktan ıslanmıştı.

Barış durumu çözmüş gibiydi. Özel bir kabin kiraladı; kalın kapılı, loş ışıklı, kanepeli küçük bir oda. Kapı kapanınca müzik dışarıda kaldı, içeride sadece nefes sesleri ve gerilim kaldı. Ece tereddüt etmedi. Murat kanepenin köşesine oturmuş, elleri yumruk olmuşken Ece doğruca Barış’ın kucağına oturdu. Etek yukarı kaydı, çıplak kalçaları Barış’ın kot pantolonuna bastı. Barış’ın elleri hemen beline sarıldı, parmaklar etine gömüldü. Öpüşme vahşi başladı; diller birbirine dolandı, Ece inleyerek Barış’ın alt dudağını emdi. Elleri aşağı indi, pantolonun üzerinden o kalın, sertleşen siki sıvazladı. Uzun ve kalındı; hatırladığı gibi. Murat’a döndü, gözleri yaşlı ve arzuluydu. “Beni izle… Lütfen izin ver. Onu istiyorum kocacığım. Sikini yalamak istiyorum, senin önünde. İzle beni.” Murat’ın nefesi kesik kesikti; pantolonunda belirgin bir şişkinlik vardı ama utanç yanaklarını yakıyordu. “İzliyorum… Yap,” diye boğuk boğuk söyledi.

Ece fermuarı indirdi. Barış’ın siki fırladı dışarı; damarlı, koyu renkli, ucu zaten sızmış. Ece tükürüğünü avucuna alıp sıvazladı, sonra eğildi. Ağzını açtı, kalın başı dudaklarının arasına aldı. Dili yavaş yavaş gezdirdi, sonra boğazına doğru itti. Gözleri dolu, öksürükle boğulur gibi ama bırakmadan derin boğazladı. Her iniş çıkışta Murat’a baktı. “Mmm… Daha fazlasını istiyorum. Kocamın gözleri önünde eski sevgilimin sikini yalıyorum… Bak bana. Ne kadar açım gör.” Salyası aktı, çenesinden damladı. Barış’ın eli saçlarına gömüldü, kalçalarını hafifçe kaldırıp daha derine bastırdı. “Güzel yalıyorsun karıcığım… Kocan izliyor, değil mi? Onun karısısın ama benim sikimi emiyorsun.” Ece boğazı doluyken inledi, titreye titreye emmeye devam etti. Murat koltuğa gömülmüş, elini pantolonunun üzerinden gezdiriyordu; utançla karışık bir arzuyla. Ece siki ağzından çıkardı, dilini altından yukarı kaydırdı. “Daha sert emeyim mi? Sen izlerken… Lütfen söyle Murat, izle beni delirtirken.”

Barış dayanamadı. Ece’yi kaldırıp kanepeye dört ayak üzerine çevirdi. Etek beline sıvandı, külot kenara çekildi. Ece’nin amı sırılsıklamdı; dudakları şişmiş, klitori belirgin. Barış kalın sikini yarığa sürttü, başıyla hafifçe yokladı. “Hazır mısın? Kocanın önünde kökleyeceğim seni.” Ece geriye doğru itti kalçalarını. “Sok… Lütfen sok. İstiyorum.” Barış bir hamlede köküne kadar girdi. Ece’nin çığlığı kabinde yankılandı; doluluk, gerilme, o kalınlığın içini yırtar gibi doldurması. Barış sertçe pompalamaya başladı, kalçalar şapşap sesiyle çarpıştı. Bir eliyle Ece’nin saçını kökünden yakaladı, başını geriye çekti. “Kocanın önünde söyle… Kimin karısısın? Söyle!” Ece zevkten titriyordu; her darbede klitori sürtünüyor, amı kasılıp Barış’ın sikini sıkıyordu. “Barış’ın karısıyım! Kocam sadece izlesin… Ben seninim şimdi, sik beni, doldur beni!” Murat’ın gözleri yaşardı utançtan ama bakışlarını ayıramadı; karısının eskisinin altında inlemesi, o kelimeler…

Barış tempo artırdı. Sonra Ece’yi çevirdi; sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Misyoner pozisyonunda daha da derine indi, kalçaları hızla çalıştı. Ece tırnaklarını Barış’ın sırtına geçirdi. “Ahh sik… Daha sert! Kocam izliyor, utançla bakıyor… Daha fazla ver bana!” Orgazm birden vurdu; amı ritmik kasılmalarla sıkıştı, bacakları titredi, sıcak bir ıslaklık aktı. Barış çıkarıp Ece’yi üstüne bindirdi. Ata biner pozisyonda Ece kendi kendini indirdi o kalın sike, zıplamaya başladı. Göğüsleri hopluyordu, meme uçları sert. Barış’ın elleri kalçalarındaydı, tempo tutuyordu. “Kocana bakarak sik. Söyle ona ne kadar sevdiğini.” Ece Murat’a baktı, gözleri bulanık. “Onun siki… O kadar kalın ki kocacığım… Senin önünde orgazm oluyorum, Barış’ın karısı gibi… İzle, lütfen izlemeye devam et.” İkinci orgazmı daha şiddetli geldi; bağırarak boşaldı, amı şapırdayarak siki emdi.

Barış tekrar çevirdi onu; köpek gibi, yüzü yere yakın, kalçaları havada. Saçını tekrar çekti, diğer eliyle kalçasına sert bir şaplak indirdi. “Söyle daha yüksek! Kimin amısın?” Ece inleyerek haykırdı. “Senin aminim Barış! Kocamın gözleri önünde senin sikini yaladım, senin sikinle doldum… Beni köpek gibi sik, daha derine!” Her pompalamada etleri sarsılıyordu. Barış bazen yavaşlıyor, sadece başını sokup çıkarıyor, sonra birden köküne kadar batırıyordu. Ece’nin salyası kanepeye akıyor, bacakları titriyordu. Murat artık pantolonunu açmış, kendi sikini yavaşça sıvazlıyordu; utanç kırmızısı yüzünde ama bakışları karısına kilitli. Ece her yalamada, her pompalamada kocasına dönüp bakıyor, “Daha fazlasını istiyorum… Onun dölünü içimde hissetmek istiyorum, sen izlerken…” diye inliyordu.

Barış Ece’nin belini kavradı, tempo yeniden yükseldi. Kabin ter ve seks kokuyordu. Ece’nin üçüncü orgazmı yaklaşırken bacakları yine titredi, amı sıkı sıkı sardı o damarlı siki. “Boşalma… henüz… içime boşal ama sonra yine… lütfen bırakma beni böyle…” Barış saçını çekerek eğildi, kulağına fısıldadı. “Bu daha başlangıç. Kocan buradayken seni mahvedeceğim. Birazdan ağzına da vereceğim, amına da… Ama şimdi söyle, kime yalvarıyorsun?” Ece nefessiz, zevkten delirmiş halde haykırdı. “Sana yalvarıyorum Barış… Kocamın gözleri önünde sana… Sikini yalayayım, köpek gibi sik beni, daha… daha sert…” Barış’ın sikinin her damarı içini tarıyordu; Ece’nin bedeni sarsılıyor, Murat’ın utanç dolu ama dikleşmiş bakışları altında gerilim tırmanıyordu. Kapının ardında müzik hâlâ uğulduyordu ama içeride sadece et sesleri, inlemeler ve Ece’nin yalvarışları vardı. Barış bir an yavaşladı, siki hâlâ kökündeyken Ece’nin çenesini çevirip öptü; dilini ağzına soktu, sonra kulağına eğildi. “Bitmedi… Kocan izlemeye devam edecek. Şimdi dizlerinin üzerine geç, dilini çıkar. İkinizi de delirteceğim bu gece.” Ece titreyerek itaat etti, amı hâlâ açık ve akan, Barış’ın kalın sikinin tadı dilinde, Murat’ın kesik nefesleri kulaklarında… Gerilim iyice gerilmiş bir yay gibi bekliyordu bir sonraki darbeyi.

Barış’ın siki hâlâ ıslak ve sertken Ece dizlerinin üzerine çöktü. Kanepe kumaşı dizlerine battı, amından süzülen ıslaklık iç bacaklarını kayganlaştırıyordu. Dilini dışarı çıkardı, bakışlarını yukarı kaldırdı. Murat’ın pantolonunun içinden fırlamış, kendi eliyle sıvazladığı siki gözünün kenarındaydı; kocasının yüzü kıpkırmızı, nefesi boğuk. Utanç onu yiyip bitiriyordu ama gözlerini ayırmıyordu. Ece bunu gördükçe amı yeniden kasıldı.

“Aç ağzını daha fazla,” diye emretti Barış. Kalın sikini Ece’nin diline sürttü, ıslak başıyla dudağının kenarını boyadı. “Kocan görsün nasıl dilini çıkardığını. Yalvar bana.”

Ece salyası damlarken inledi. “Lütfen… Sikinin her yerini yalayayım. Kocamın gözleri önünde köpek gibi yalayayım seni. Boğazıma kadar sok, tükürüğüm aksın. İstiyorum Barış… Yalvarıyorum.”

Barış belini kavrayıp bir hamlede boğazına kadar itti. Ece’nin gözleri yaşardı, burun delikleri genişledi, boğaz kasları sarsıldı ama çekinmedi. Elleri Barış’ın kalçalarına tutundu, her itişte daha derine aldı. Salya çenesinden göğüslerine aktı, meme uçları sertleşmiş, eteğin hâlâ belinde toplanmış hali kalçalarını açıkta bırakıyordu. Murat’a bakarak emdi; her “gluk” sesinde kocasının elinin kendi sikinde hızlandığını gördü.

“Bak ona,” diye hırladı Barış, saçlarını yumruk gibi kavrayarak. “Karın benim sikimi yutuyor. Senin karın… ama benim amcığım şimdi. Söyle ona.”

Ece siki ağzından çıkardı, nefes nefese, sesi boğuk. “Murat… bak bana. Eski sevgilimin sikini yalıyorum senin önünde. Daha kalın, daha sert… Boğazımı sikiyor. Beni izle, lütfen. Utanarak sikini ov. Ben onun köpeğiyim şu an.”

Barış onu yeniden kaldırdı, bu kez yüzüstü kanepenin kenarına yatırdı. Bir bacağını yukarı çekti, kalın sikini amının girişine dayadı. Ece geriye doğru itti, yalvarır gibi. “Sok artık… Köküne kadar. Köpek gibi sik beni. Havlat beni.”

Barış tek hareketle dibine kadar girdi. Ece’nin çığlığı kabinde patladı. İç duvarları gerildi, o damarlı kalınlık her kıvrımı açtı. Barış durmadan pompalamaya başladı; kalçalar şap şap diye çarpışıyor, Ece’nin etleri titreşiyordu. Bir eliyle saçını kökünden çekti, diğer eliyle kalçasına art arda şaplak indirdi. Kızaran tenin sesi odada yankılandı.

“Daha yüksek söyle,” diye hırladı. “Kimin karısısın? Kimin amısın?”

“Senin aminim!” Ece bağırdı, her darbede sesi kırılıyordu. “Barış’ın karısıyım. Kocam sadece izlesin. Köpek gibi sik beni, doldur beni, mahvet beni onun önünde. Daha sert… ahh… daha derine!”

Murat’ın eli kendi sikinde hızlanmıştı. Yüzünde yaşlar belirmişti; utanç ve zevk birbirine karışmıştı. “Ece…” diye boğuk boğuk mırıldandı. “İzliyorum… devam et…”

Barış tempo değiştirdi. Yavaşladı, sadece başını sokup çıkardı, Ece’yi deli gibi kıvrandırdı, sonra birden tüm boyunu gömdü. Ece’nin amı şapırdayarak yutuyordu onu. Üçüncü orgazmı yaklaşırken bacakları kontrolsüz titredi. “Geliyorum… yine… onun sikiyle… kocam bakarken… ahhh!”

Boşaldığında amı ritmik kasılmalarla Barış’ın sikini sıktı, sıcak sıvı kalçalarından aktı. Barış çıkarmadı; aksine daha sert vurdu, orgazm dalgasını uzattı. Ece hıçkırarak inledi, tırnaklarını kanepeye geçirdi.

“Bitmedi,” dedi Barış. Onu çevirdi, sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı. Misyoner pozisyonunda daha da derine indi. Ece’nin bacakları havadaydı, ayak bilekleri Barış’ın boynunda. Her vuruşta klitori eziliyordu. “Kocana bak. Ona yalvararak sikimi yaladın. Şimdi de ona bakarak boşal.”

Ece başını çevirdi, Murat’ın gözlerine kilitlendi. “Murat… onun siki içimde o kadar büyük ki… Senin önünde orgazm oluyorum. Beni köpek gibi sikiyor. İzle… lütfen izle. Daha fazlasını istiyorum. Dölünü içime boşaltsın. Sonra yine yalayayım. Yalvarıyorum size… ikinize de…”

Barış eğildi, Ece’nin memesini ağzına aldı, dişleriyle hafifçe çekti. Aynı anda kalçaları makine gibi çalışıyordu. Ece dördüncü orgazmda neredeyse bayılacak gibi oldu; amı su gibi aktı, bedeni sarsıldı. “Boşal içime,” diye yalvardı. “Lütfen… kocamın gözleri önünde doldur beni. Köpek gibi kullan beni.”

Barış birkaç sert hamle daha yaptı, sonra derin bir inlemeyle boşaldı. Sıcak döl Ece’nin içini doldurdu, her kasılmada daha derine çekildi. Ece hissettikçe yeniden titredi, “Dolu… çok doluyum…” diye mırıldandı.

Barış siki hâlâ içindeyken bir süre öyle kaldı, sonra yavaşça çıkardı. Döl amından aktı, Ece’nin uyluklarını boyadı. “Temizle,” diye emretti.

Ece hiç tereddüt etmeden dizlerinin üzerine indi. Barış’ın yumuşamaya yüz tutmuş ama hâlâ ağır sikini diline aldı, kendi amından karışmış dölü ve suları yaladı. Murat’a bakarak yuttuğu her damlayı gösterdi. “Bak kocacığım… Onun dölünü yalıyorum. Ağzımda tadı var. Senin önünde yutuyorum.”

Murat artık dayanamadı; kendi sikinden fışkıran döl eline, pantolonuna bulaştı. Utançla inledi, başını geriye attı. Ece bunu görünce gülümsedi, dilini Barış’ın sikinin altından yukarı kaydırdı.

Barış Ece’yi kucağına çekti, öptü; dilini ağzına soktu, kendi tadını ona geri verdi. “İyi bir köpek oldun bugün,” diye fısıldadı. “Ama bu yetmez.”

Ece nefes nefese, ter içinde, amı hâlâ sızlarken Murat’a döndü. Sesinde yalvarış ve doymak bilmez bir açlık vardı. “Murat… daha istiyorum. Bu gece bitmesin. Eve gidelim ama… yarın da. Lütfen.”

Murat yutkundu, sesi kısık çıktı. “Ne… ne demek istiyorsun?”

Ece’nin gözleri parladı. Barış’ın göğsüne yaslanmış, parmakları hâlâ o kalın sikin etrafında geziyordu. İçinden geçenleri çoktan kurmuştu. “Arkadaşlarımızın düğünü var cumartesi. Antalya’da otel. İki gece. Barış da gelecek… ‘tesadüfen’. Sen izleyeceksin yine. Ama bu sefer bütün gece. Balkonda, yatakta, duşta. Belki sabah kahvaltıdan önce de. Beni ona teslim edeceksin. Ben yalvaracağım yine. Köpek gibi. Belki bu sefer sen de… daha yakından bakarsın. Belki elinle açarsın beni ona. Düşüncesi bile amımı yeniden ıslatıyor.”

Barış alçak sesle güldü, Ece’nin memesini avuçladı. “Planı beğendim. Otel odasında kocanın önünde seni bağlarım belki. Ağzını kullanır, amını kullanır, sonra yine doldururum. Sen de her seferinde yalvarırsın.”

Ece başını salladı, yanakları hâlâ kızarık, bacakları hâlâ titrek. Murat’ın gözlerindeki utanç ve kabul karışımını gördü. İçinde bir şey kıpırdadı; bu bir kereyle bitmeyecekti. Antalya’daki otele çoktan zihnen yerleşmişti. Odanın düzeni, perdelerin aralığı, Murat’ın koltuğa nasıl oturacağı, kendisinin nasıl dört ayak olacağı… hepsini kuruyordu. Cumartesi gecesi için çoktan yalvarma cümlelerini sıralıyordu zihninde.

Barış’ın siki yeniden sertleşmeye başlamıştı elinin altında. Ece eğilip bir kez daha yaladı, yavaşça, kocasına bakarak. “Bir tur daha… şimdi. Sonra dışarı çıkarız. Ama aklım yarında. Seni de götüreceğim o otele Murat. İkinizi birden delirteceğim. Yalvararak. Köpek gibi. Onun dölüyle dolu dolu.”

Murat başını eğdi; sesi neredeyse duyulmuyordu. “Tamam… cumartesi. İzleyeceğim.”

Ece’nin içinde zafer ve arzu birlikte yükseldi. Kabinin loş ışığında, bacakları açık, amından döl süzülürken bir sonraki seferi çoktan yaşamaya başlamıştı. Barış’ı yeniden üstüne çekti, “Bir kez daha sok,” diye fısıldadı. “Sonra planı netleştirelim. Otelde seni mahvedeceğim… kocamın gözleri önünde yine yalvararak.”

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged deepthroat doggy-style rough-sex dirty-talk creampie

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.